| 
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada, iktidar medyası tarafından FETÖ’cülükle suçlanan hâkimin AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la fotoğrafları çıktı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada, ‘siyasi telkin’ altında bulunduğunu söyleyen hâkim Hüseyin Zengin’in, 17 Aralık’tan sonra AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la fotoğrafları çıktı. 11 Nisan 2014’te başbakan olarak görev yapan Erdoğan, Avukatlar Haftası kapsamında Hukukçular Derneğinin düzenlediği Hukuk Okulu 2. Sertifika Töreni’ne katıldı. Törende, 17 Aralık operasyonları sonrasında, o dönem “Gülen Cemaati” olarak adlandırılan FETÖ’ye sert eleştirilerde bulunan Erdoğan, “Silahların gölgesinde darbe yapma dönemi kapanınca vesayet düzeninin aktörleri yargı üzerinde bir kısım müdahalelerde bulunmak istemişlerdir. 
 Sıtkı Ayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ailesi ve yakınlarıyla ilgili iddiasının odağındaki işadamı Sıdkı Ayan’ın adı, 17-25 Aralık sürecinde geçiyordu. Dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’ın Ayan için, “Kucağa düşecek” dediği öne sürülmüştü. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına göre, Erdoğan’ın ailesi ve yakınlarının para gönderdiği Man Adası’ndaki şirketi Sıdkı Ayan kuruyor, daha sonra Kasım Öztaş’a devrediliyor. Erdoğan’ın ailesi ve yakınları bu şirkete peyder pey gönderiyor. 

“Erdoğan, neler olduğunun farkındaydı” Çeviri: Gonca Tokyol Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 27 Kasım’da New York’ta görülecek olan ‘Zarrab davasına’ yönelik eleştirilerinin temelindeki asıl kaygının, hâkim karşısına çıkacak isimlerden bir ya da birkaçının suçlamaları kabul ederek anlaşmaya gitmesi olduğu iddia edildi. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının delinmesine dair davanın, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri gerginleştirdiğini kaydeden New York Times gazetesi, Erdoğan’ın sürece yönelik itirazlarının ‘vatansever’likten öte sebepler içerdiğini savundu. 

İnan Ketenciler – Oğuz Bakır 17-25 Aralık operasyonlarının ardından görevinden istifa eden eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın da sanık sıfatıyla dahil edildiği ABD’deki Reza Zarrab davasının ek iddianamesi, New York Güney Bölgesi Savcılığı tarafından kamuoyuna sunuldu. 17 / 25 Aralık operasyonlarının odağındaki Azeri asıllı İranlı işadamı Reza Zarrab, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan, eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla ve Levent Balkan, Reza Zarrab’ın kardeşi Muhammed Zarrab ile 29 yaşındaki İran vatandaşı Kamelya Cemşidi ve Mellat Excange’in üst düzey yöneticisi olan 65 yaşındaki İran vatandaşı Hüseyin Necefzade de iddianamede sanık sıfatıyla yer alıyor. 9 sanığa yönelik suçlamalar 2010 yılından 2015 yılına kadar olan dönemi kapsıyor. 

AKP‘nin “FETÖ” ile mücadelede 17-25 Aralık miladı çöktü…15 Temmuz darbe girişimi davasının çatı iddianamesinde savcı, FETÖ’nün mücadele edilmesi gereken bir örgüt olduğu kararının 2004’teki MGK’de alındığını yazdı… Cumhuriyet gazetesinden Alican Uludağ’ın haberine göre, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin hazırlanan çatı iddianamenin satır aralarında yer alan çarpıcı bir bilgi, AKP iktidarının bir dönem ittifak yaptığı Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadelede 17 Aralık 2013 tarihini “milat” alarak “sorumluluktan kurtulma” çabasını boşa çıkardı. 
 Mehmet Tezkan Başbakan diyor ki; FETÖ’nün siyasi ayağı yok, olanlarla ilgili temizliği yaptık.. CHP lideri de diyor ki; 120-180 arasında byLock’çu siyasetçi var.. Var mı yok mu? Elimizde belge bilgi yok ama siyasi ayağının da olması lazım.. FETÖ’nün.. Yargı ayağı varsa.. Polis ayağı varsa.. Asker ayağı varsa.. 
 Amberin Zaman Dün Washington’da birkaç haftadır gösterimde olan ve ABD’li eleştirmenler tarafından övgü yağmuruna tutulan Kedi belgeselini izledim. İstanbul’da çekilen film İstanbulluların sokak kedileriyle iç içe geçen yaşamlarını anlatıyor. Belgesel, devletin on milyonlarca dolarla akıtarak yıllardır başaramadığını 80 dakikada başarıyor. İzleyiciye Türkiye’yi ve Türk insanını sevdiriyor. Türkiye’ye derhal gitme arzusunu uyandırıyor. Film neden bu kadar etkili? Gerçek olduğu için. İstanbul’a özgü, sahici bir hikayeyi anlattığı için. Süslemeden püslemeden, tüm yalınlığıyla ama mizah da katarak. Bir filmin başaramadığını Türk devletinin neden başaramadığına gelince… Ne şekilde ambalajlarsanız ambalajlayın, hangi lobi şirketine milyonlarca dolar akıtırsanız akıtın, anlattıklarınız doğru değilse, hikayeniz özünde kötüyse ve haksızsanız kimseyi kandıramazsınız. 
| |