Haddini bil!


T24 Yazarı
Mehmet Y. Yılmaz

Müjdat Gezen, Cumhurbaşkanı’na “Haddini bil” dediği için, polis refakatinde savcılığa götürüldü ve mahkeme tarafından ‘yurt dışına çıkma yasağı ve haftada bir kez karakolda imza atması koşuluyla’ serbest bırakıldı.
Bu bizim hukukumuzda tutuklamanın alternatifi olan bir uygulama. Daha iddianame yazılacak ve yargılama yapılacak.
Demek ki Gezen’in “Haddini bil” demesi savcılarımıza göre bir hakaret ifadesi.
Bence hakaret sayılmaz.
Bu deyimi cümle içinde kullanırsak, daha iyi anlaşılabilir diye düşündüm.
Ama tembel bir tabiata sahip olduğum için cümleleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarından aldım. Şimdi kim uğraşacak, yeni cümleler kurmak için, hazır en yetkili ağız tarafından kurulmuşları varken?
Buyurun, birlikte okuyalım ve savcılarımız da karar versin: Birisine “Haddini bil” demek hakaret sayılmalı mı, sayılmamalı mı?

Devamı »

Sandıktan soru işaretleri çıktı

24 Haziran seçimlerinin üzerinden 1 hafta geçti, kesin sonuçlar 5 Temmuz’da açıklanacak. Ancak sorular yanıtsız, sorunlar çözümsüz.

Seçim günü yaşananların birçoğu soru işaretine dönüştü, aradan geçen bir haftada soru işaretleri büyüdü, birçoğu net ve akılcı bir yanıt verilmedi. Yaşananlar ve akılda kalan sorular şöyle:

YSK sandık sayısını bilmiyor mu?

YSK’nin sandık sayısı ile ilgili kararı 4 Mayıs cuma günü Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı. YSK’nin söz konusu 371 No’lu kararında, “Yurt içinde 181 bin 129 sandıkta 56 milyon 345 bin 891 seçmen oy kullanacaktır. Yurtdışında ise; ‘tahmini’ 3 milyon 10 bin 725 seçmen 3 bin 167 sandıkta oy kullanacaktır” ifadeleri yer aldı. Yani YSK işe, yurtiçinde ve yurtdışında toplam 184 bin 296 sandık “tahmini” ile başladı. AA ise aynı gün YSK Başkanı Sadi Güven’in “tahmini” sandık sayısını 180 bin 896 olarak bildirdiğini aktardı. Ancak 26 Haziran’da açıkladığı kesin olmayan sonuçlarına göre YSK, 188 bin 8 sandığın yüzde yüzünü açtı. Açıklamalar arasındaki rakam farkları açıklanamadı.

Devamı »

Şeytan üçgeni

Yılmaz Özdil

İngiltere’yle Suudi Arabistan arasında “Al-Yamamah” adı verilen bir silah anlaşması imzalanmıştı. Devlet şirketi British Aerospace Systems, toplam bedeli 80 milyar dolarlık savaş uçağı satıyordu.

*

Şak diye soruşturma açıldı. Çünkü, Suudi Arabistan’a uçak satılırken, Suudi Arabistan’a rüşvet verildiği tespit edilmişti!

*

Tuhaf bir durumdu.
Suudi Arabistan uçak almak için para ödüyor, İngiliz şirketi de Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçiliği’ne rüşvet ödüyordu. 2007 itibariyle, peyderpey, iki milyar dolar rüşvet transfer edilmişti.

Devamı »

Erdoğan 36 başdanışmana ne danışıyor acaba?

Ahmet Sever

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşülürken milletvekillerinin sorusu üzerine açıklamış:

“Külliyede 36 başdanışman var”…

Sayı vermiyor ama, “Danışman düzeyinde de çok sayıda hizmet eden arkadaşımız var” diyor…

Başdanışmanların eline, “6 bin 400 ek göstergeye tabi devlet memurlarının aldığı ücretin” geçtiğini, ayrıca özel bir ücret almadıklarını, sadece uçak bileti ödendiğini, harcırah verilmediğini söylüyor…

Devamı »

İstanbullu yazarlar kusura bakmasın, bu yazı ‘bizim’ hakkımız!

Murat Sevinç

Melih Gökçek, artık Ankara büyükşehir belediyesinin başkanı değil. Ne güzel bir 29 Ekim.

İnsanlık için bir önemi olmayan ancak ‘bizler’ için büyük bir adım bu! Gönül isterdi ki ‘Seçimle gelen seçimle gider’ gibi ‘ilkeler’e boyun büküp hiç olmazsa bir an olsun ‘TV tartışma programı konuğu performansı’ sergileyeyim ancak hiç gerek yok. Çünkü demokratik ilkeler, demokratik sistemlerde işlevseldir. Evet, yarın pek farklı olmayacak, Ankara’nın yaşadığı travma kolay kolay tedavi edilemeyecek ve belki daha iyisi de gelmeyecek. Kabul. Buna mukabil Gökçek’in artık olmaması başlı başına müjdeli bir haber.

Melih Gökçek gibi gelen, Melih Gökçek gibi davranan biri, Melih Gökçek gibi gitmeliydi ve öyle gitti. Gönderilerek.

Devamı »

Allah’ın iradesinden Erdoğan’ın iradesine

Levent Gültekin

AK Partili belediye başkanlarının istifaya zorlanmasının tartışılacak birçok yönü var.

Seçmen iradesinin hiçe sayılıp demokrasinin bütünüyle yok edilmesi…

Eğer bir suçları varsa, yargıya göndermek yerine istifaya zorlanarak hukukun bütünüyle devre dışı bırakılması…

Tek adamın görüşünün, kanaatinin her şeyin önüne geçmesi…

Bütün bunlar elbette büyük sorunlar.

Devamı »

Erdoğan’ın Soros bağlantıları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2003 yılında eski AB Bakanı Egemen Bağış ve halen AB Bakanı olan Ömer Çelik’le birlikte, Davos’ta George Soros’la bir araya gelmişti.

Ahmet Sever

Osman Kavala gözaltına alındı…
Yandaş medya her zaman olduğu gibi aynı manşetlerle çıktı:
“Kızıl Soros gözaltında…”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında, Kavala için, “Türkiye’nin Soros’u” tanımlamasını yaptı:

FETÖ ile irtibatı sebebiyle birisini gözaltına alıyorsunuz. ‘STK temsilcisiydi, medya mensubuydu, güzel vatandaştı’ gibi güzellemelerle hedef saptırmaya çalışılıyor. O STK mensubu dedikleri, Türkiye’nin Soros’u denilen kişinin havası çıktı meydana, bağlantıları çıktı ortaya. Siz kime neyi yutturmaya çalışıyorsunuz?”

Devamı »

Bu ifade AKP’yi de devleti de sallar

Müyesser Yıldız

15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra hemen hemen tüm devlet kurumlarında “FETÖ” operasyonu yapıldı.

Bunlardan birisi de Maliye Bakanlığı’ydı. Geçen yılki operasyonda 60 dolayında çalışan gözaltına alındı, bir kısmı tutuklandı, bir kısmı bırakıldı.

İşin ilginç yanı bu soruşturmada toplu değil, tek kişilik iddianameler hazırlanması yoluna gidildi.

İşte bu iddianamelerin birisinde bırakın Maliye Bakanlığı’nı, doğrudan AKP’yi, devleti ve ekonomi dünyasını sarsacak öyle bir “itirafçı” ifadesine yer verildi ki, “Türkiye AKP’li belediyeleri değil, bu iddiaları konuşacak” dense yeridir.

Çünkü iddialar yenilir yutulur, isimler de inanılır gibi değil…

Devamı »

AK Parti’nin ‘Yeni Türkiye’si kapitalizm öncesi devlet projesidir

Tarık Ziya Ekinci

Atatürk ve arkadaşlarının 1923’te kurdukları Kemalist rejim 16 Nisan 2017’de kabul edilen anayasa değişikliği ile ustaca tasfiye edildi. Yerine Sayın Erdoğan’ın riyasetinde ve Sünni İslam ekseninde yeni bir rejim kuruluyor. Bu bir yorum değil, Sayın Erdoğan’ın tasfiye amaçlı bir KHK münasebetiyle “Türk devletindeki tasfiyeler sayesinde ‘sıfır kilometre’ bir devlet” kuracaklarını açıklamasıyla resmiyet kazanan bir gerçekliktir.

Kemalist Devlet, Kurtuluş Savaşı’nın bitimini izleyen ortamda devrimci bir yöntemle kuruldu. Yeni Rejim ise evrimci bir yöntemle kuruluyor. Yeni Türkiye’nin kuruluşunda tedrici geçiş yolunun seçilmesinin nedeni Kemalist rejim yandaşlarının tepkisini asgari düzeyde tutmak ve yeni rejimin sorunsuz biçimde kurulup yaygınlaşmasını sağlamak olduğu açıktır. Yeni Türkiyemimarlarının diğer bir becerisi de Kemalist rejimin sözel dayanaklarını anayasada koruyarak onu işlevsizleştirmeyi başarmış olmalarıdır.

Devamı »

O zarflar kimlerin eline geçti?

Saygı Öztürk

Halk oylamasının yapıldığı saatte, AKP Temsilcisi eski Milletvekili Recep Özel, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanlığı’na el yazısıyla yazdığı dilekçeyi verdi. Dilekçesinde “16 Nisan 2017 tarihinde yapılmakta olan halk oylamasında bazı sandıklarda oy pusulalarının veya oy zarflarının İlçe Seçim Kurulu ve Sandık Kurulu mührü ile mühürlenmediğini yoğun bir biçimde tespit etmiş bulunmaktayız” iddiasında bulundu. Recep Özel, zarflarda mühür bulunmadığını nereden biliyordu? İşte, işin “püf” noktası ve araştırılması gereken de bu…
Recep Özel, dilekçe verdi vermesine ama zarflarda ilçe seçim kurulunun mührünün bulunmaması halinde, sandık kurulları oy verme işlemini başlatamaz. Oylamanın başlatılmadığına ilişkin hiçbir şikayet ve tespit yok. Konuyu biraz açalım:

Devamı »