‘O günü’ anlatacak

Muharrem İnce

24 Haziran’da CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce, günler sonra ilk kez televizyona çıkacak. İnce’nin 24 Haziran ve sonrasına ilişkin konuşması bekleniyor.

24 Haziran seçimlerinin ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay çağrısı yapmaması üzerine bayrak açan Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce , günler sonra ilk kez bugün televizyon programına çıkacak. İnce’nin konuşmasında hangi zorlukları yaşadığını, cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinden önceki süreci, 24 Haziran gecesi neden açıklama yapmadığını ve son çıkışlarının nedenini açığa kavuşturacağı belirtiliyor. Sert bir konuşma yapması beklenen İnce’nin resmi imza toplama girişimine de açıklamalarının ardından başlayacağı belirtiliyor. Siyasi kulislerde ise olağanüstü kurultay karşısında genel merkez’in en büyük kozunun yerel seçimler olduğu konuşuluyor.

Edinilen bilgiye göre; İnce Habertürk TV’de katılacağı programda, cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinden önceki sürecin detaylarını kamuoyuyla paylaşacak. Siyasi kulislerde aday belirleme sürecinde Kılıçdaroğlu’nun İnce’yi aday göstermeye “mecbur” kaldığını savunanların yanı sıra anketlerin İnce’yi işaret etmesi nedeniyle İnce isminin öne çıktığı belirtiliyor. İnce’nin tüm bu sürece kendi açısından netlik kazandırması bekleniyor. Programda İnce’nin 24 Haziran gecesi neden açıklama yapmadığını ve son çıkışlarının nedenini açığa kavuşturacağı kaydediliyor. Kampanya sürecinde parti nedeniyle yaşadığı sorunları da kamuoyuyla paylaşması beklenen İnce’nin, verilen söz verilmesine karşın listelerde ekibinin büyük çoğunluğunun yer almamasına karşı duyduğu tepkiyi de dile getireceği belirtiliyor. İnce’nin kamuyoyuna yapacağı açıklamaların ardından imza toplama işlemine resmen başlanacağı dile getiriliyor. İnce’ye yakın isimler, imza sayısının 500’e yaklaştığını belirterek, resmi imza toplama girişiminden sonra 3 gün içinde yeterli imza sayısı olan 630’u bulacaklarına inanıyor.

Toplasalar tartışma biterdi

Genel Merkez kanadı ise İnce ve ekibinin yeterli imzayı bulamayacağı görüşünde ısrarlı. Yeterli imza bulunabilseydi bugüne kadar olağanüstü kurultay çağrısının çoktan yapılacağına dikkat çeken Genel Merkez, yeterli imza bulunsaydı tartışmaların da son bulacağını belirtiyor.

Yeni dönem masaya yatırılacak

İmza tartışmalarının yanı sıra genel merkezde yeni döneme ilişkin hazırlıklar başladı. Bugün seçimden sonraki ikinci kapalı grubuna toplayacak olan CHP , özellikle yeni gelen milletvekillerine yönelik oryantasyon gerçekleştirecek. Toplantıda yeni sistemin ve nasıl bir muhalefet izleneceğinin detaylarıyla konuşulacağı belirtiliyor.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Kılıçdaroğlu’nun dosyasından, ’17 Aralık’ta ‘Kucağa düşecek’ denen işadamı da çıktı

Sıtkı Ayan

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ailesi ve yakınlarıyla ilgili iddiasının odağındaki işadamı Sıdkı Ayan’ın adı, 17-25 Aralık sürecinde geçiyordu. Dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’ın Ayan için, “Kucağa düşecek” dediği öne sürülmüştü.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına göre, Erdoğan’ın ailesi ve yakınlarının para gönderdiği Man Adası’ndaki şirketi Sıdkı Ayan kuruyor, daha sonra Kasım Öztaş’a devrediliyor. Erdoğan’ın ailesi ve yakınları bu şirkete peyder pey gönderiyor.

Ayan 2013’te İran ve Türkmen doğalgazını Türkiye üzerinden Almanya’ya taşıyacak boru hattını inşaa etmeye talip olmasıyla gündeme gelmişti. 11.5 milyar dolara mal olacak proje için devlet teşviği verilmesi gündemdeydi. Ayan daha sonra yaptığı açıklamalarda bu teşviki almadığını söylemişti.

17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları sürecinde Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği öne sürülen bir telefon görüşmesinde, Bilal Erdoğan olduğu belirtilen kişi Ayan’ın 10 milyon dolar önerdiğini söylüyor, buna karşılık Tayyip Erdoğan olduğu belirtilen kişi miktarı yeterli bulmayarak, “Sakın alma. Kucağımıza düşecek” diyordu.

Hükümet bu tape dahil tüm kayıtların ‘sahte’ olduğunu savunmuştu.

New York’taki ‘Sarraf davası’nın dosyasına Ayan’ın adının karıştığı gelen haberler arasındaydı.

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

YouTube Preview Image

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Belediye başkanlarımız yetkiyi saraydan almıyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendi belediyelerine müfettişin gelebileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yanıt verdi: “Bu, ‘Bizimkiler suçluydu’ demek.”

Erdoğan, ‘kulağına AKP’li olmayan bazı belediyelerle ilgili de sorunlar geldiğini’ ifade ederek “İlgili partiler problemi kendileri çözmek isterlerse gereğini yaparlar. Aksi takdirde mülkiye müfettişleri devreye girmek durumunda kalabilir” demişti.

Bursa’nın İnegöl ilçesinde işadamlarıyla bulunan Kılıçdaroğlu, Erdoğan’nın sözlerinin itiraf niteliğinde olduğunu söyledi.

Fotoğraf: DHA

Bu, ‘Bizim belediye başkanları suçluydu. Ben gereğini yaptım. Diğer partilerin de belediye başkanları suçlu. Onlar da gereğini yapsın’ anlamına geliyor” diyen CHP lideri, kendi başkanlarının suçlu olmadığını kaydetti.

İstifa eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur’un ailesinin tehdit edildiği yönündeki sözlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, halkın seçtiği başkanlara saygılı olduklarını, tehdit ve şantajların demokraside yeri olmadığını aktardı.

CHP lideri sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim zaten belediye başkanlarımızın hemen hemen 24 saatinde müfettişler var. Biz çekinmiyoruz ki. Ne eksiğimiz var? Kendilerinin hesabını veremeyeceği çok şey var. Bizim bu millete hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey yoktur. Ne yapıyorsak milletin gözleri önünde yapıyoruz. Belediye başkanlarına talimatımdır, her kuruşun hesabını belde halkına vereceksiniz. Bizim bütün belediye başkanlarımız, bu görevlerini yapıyor. Her şey hükümetin bilgi ve denetimindedir. Gizlenecek, saklanacak hiçbir şeyimiz yoktur. Bizim belediye başkanlarımız yetkiyi saraydan almıyor, halktan, milletten alıyor. Hesabı da millete veriyor. Siyaset anlayışımız da budur.”

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a erken seçim çağrısı: 17 ay beklemeyelim, hodri meydan!

Erdoğan’ın “İstanbul’a ihanet ettik” ifadesine eleştiri: Hainsen o koltuktan kalkacaksın!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın “metal yorgunluğu” eleştirileri sonrası AKP’li belediyelerde başlayan istifalara tepki gösterdi. Erdoğan’ın “En kısa sürede istifalarını vereceklerine inanıyorum” sözleri sonrası Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe‘den gelen “istifa” açıklamalarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Böyle bir adam Türkiye’de cumhurbaşkanlığı makamını işgal edemez” dedi. Kılıçdaroğlu, sözlerinin devamında “erken seçim” çağrısı yaparak “Tehditle, şantajla baskıyla devlet yönetilir mi? Hodri meydan,  17 ay beklemeyelim seçimler için buyrun gelin seçimleri erken yapalım” ifadesini kullandı.

Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2018’de erken seçim yapılacağı” yolunda ileri sürülen iddialarla ilgili olarak “Erken seçim gündemimizde yok” demişti.

“Hainsen o koltuktan kalkacaksın”

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın İstanbul’da yürütülen inşaat çalışmalarıyla ilgili olarak kullandığı “Biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz. Ben de bundan sorumluyum” ifadesini de eleştirdi.

“İtirafı” için Erdoğan’a teşekkür eden Kılıçdaroğlu, sözlerine “Eğer itiraf etmeseydi biz bu şekilde konuşamazdık. Hainsen o koltuktan kalkacaksın arkadaş” diye devam etti.

İhsan Eliaçık’a yönelik saldırıya tepki

İlahiyatçı, “Anti-Kapitalist Müslüman”  olarak tanınan yazar İhsan Eliaçık‘ın Kayseri Kitap Fuarı’nda uğradığı saldırıyı da kınayan Kemal Kılıçdaroğlu, “Eliaçık’a yapılam, düşünce özgürlüğüne getirilen büyük bir kısıtlamadır” ifadesini kullandı.

“Bizimkiler namuslu adamlardır”

Kılıçdaroğlu, AKP’li belediyelere yönelik olarak başlayan “istifa” çağrılarının CHP’li belediyelere uzanacağı yolundaki iddiaları da şöyle değerlendirdi:

“Belediyelerimizin üzerine gideceklermiş. Gidin. Demirden korkan trene binmez. Bizim belediye başkanları namuslu adamlardır.”

“İnsan düşmanına dahi insanca davranmalı”

Kılıçdaroğlu’nun, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalar şöyle:

Taşeron işçilerle ilk toplantı yapan bu kardeşinizdi. Taşeronların haklarını sonuna kadar savunmak bir sendikalı işçi kadrolu işçi gibi haklara sahip olacak taşeron işçi de. Hiçbir fark olmayacak. Sizin hakkınızı savunmak boynumuzun borcudur.

Enis Berberoğlu aylardır hapiste. Bir de fıtık ameliyatı oldu. Beni üzen havuz medyası tarafından istismar edilmesi. İnsan düşmanına dahi insanca davranmalıdır. İnsanda biraz ahlak olur. Bunların gözü o kadar kararmış ki yanında olmayanın yakılmasını istiyorlar. Berberoğlu boş durmadı içeride, kitap yazdı. Bu kitabın bütün gelirlerini gazetecilik stajı yapan öğrencilere verecek.

Ergenekon Balyoz davalarında bir Silivri Külliyatı oluşturulmuştu. Onlarca kitap çıktı böyle. Şimdi 20 Temmuz Silivri darbesi sonunda da böyle külliyat çıkacak.

“Bütün gazeteciler serbest bırakılsın”

Bugün Birgün Gazetesi’nden Mahir Kanaat’in duruşması var. Gazeteciler aylardır içeride bir türlü yargı önüne çıkarılamıyor. Bütün gazetecilerin serbest bırakılmasını istiyoruz. Cumhuriyet yazarları neredeyse 1 yıllarını dolduracaklar. Eğer bir ülkede gazeteci hapisteyse o ülkede demokrasi yoktur.

İnsan hakları savunucuları da hapiste. Efendim bu gizli toplantı. Ne gizli toplantısı? Bu aktivistler daha önce AK Parti’nin Bakanlıklarında da göreve yapmışlar. Ne yaptı bu insanlar? Ellerine silah alıp bir yer mi bastılar? Bunları yaptığınız zaman Türkiye dünyada itibar kaybeder. İtibarı demokrasiyle düşünce özgürlüğüyle kazanabilirsiniz. Onlar itibarı parayla kazandıklarını zannediyorlar.

Kayseri’de kitap fuarı yapılıyor. İhsan Eliaçık hepimizin bildiği bir isim. Düşünce, inanç özgürlüğünü savunur. Çok sayıda dini içerikli eseri vardır. Fuarı düzenleyen belediye İhsan Eliaçık’ın oraya gelip kitabını imzalamasını ve konuşmasını yasaklar. Bu Belediye Başkanı en büyük hakareti Kayserililere yapıyor. Demokrattır Kayserililer, düşünce özgürlüğünü savunur. İhsan Eliaçık 28 Şubat’ta mağdur olan bir isim. İbrahim Kaboğlu için de yasak getirilmiş. Bunlar bizde demokrasi olmadığını tek adam rejimi olmadığını gösteriyor. Büyük ihtimalle telefon etmiştir içeri sokmayın diye.

“Herkesin oturup düşünmesi lazım”

Şırnak’ta acı bir olay yaşadık 8 işçimiz kömür madeninde hayatını kaybetti. Biri Sıddık’tı.17 yaşında…Okula gitmek yerine kömür madenine gidiyorsa herkesin oturup düşünmesi lazım. Olaydan sonra açıklama yapıldı, maden ocağı kaçak diye. Kaçak değildi ihaleyle verilmişti. Ya bir Bakan yalan söyler mi? Dokularına işlemiş. Yalan söyleyen bakanın görevini bırakması lazım. 8 işçinin kanı onun boynundadır. Kendi kabahatini gizlemek için maden ocağı kaçaKtır diyorsun. İhaleyi sen yaptın!

“Uyuşturucu için verdiğimiz önergeyi parti reddetti”

Uyuşturucu sorununun çözümüyle ilgili verdiğimiz önergeyi AK Partililer reddetti. Buradan özellikle annelere sesleniyorm. AK Partili vekil size “Bir derdiniz var mı?” diye sorarsa deyin ki ‘CHP’nin önergesine niye hayır dediniz? Siz uyuşturucu baronlarını mı koruyorsunuz, çocuklarımızı mı?’

“OHAL bir yılı geçti”

Yine OHAL uzatıldı. Darbe girişiminde sonra Binali Yıldırım ile Çankaya’da bir araya gelmiştik. Çok kısa bir süre için OHAL’in ilan edileceğini söylemişti. Bir yılı geçti.

Her darbe kendi hukukunu yaratıt. 20 temmuz 2016 sivil darbesi kendi hukukunu yarattı ve öyle devam ediyor. Meclis’te bir komisyon kuruldu. O komisyonu engellediler. Gelip ifade vermesi gereken kişileri komisyona davet etmediler. Adil Öksüz’ü serbest bıraktılar. Cep telefonuyla serbest bıraktılar. Takip de etmediler. Dürüst savcıları görevden aldılar. 1 milyon aileyi mağdur ettiler. Ya darbeyi yapanı yakala. Askeri öğrencilerin ne günahı var? Dayısı olanlar parası olanlar dışarıda. Hele bir kayınpederin iyyise damat olarak her yere gideriz. 20 Temmuz’dan sonra yaratılan iklim nedeniyle hakimler adalet dağıtamaz hale geldiler.

“Hainler devlet yönetemez”

Tek adamı kandırırsanız ülkeyi felakete götürürsünüz. Trump kandırdı,PKK kandırdı, Esad kandırdı, Obama kandırdı, FETÖ kandırdı. Herkesin kandırdığı adamın ülkeye faydası olur mu? Her gece sarayda başka odada yatıyor. Niye korkuyorsun? Çık git kahvede otur çiftçiyle sohbet et. Devleti yöneten aldatılırsa ne olur? Devletin kozmik odasını teröre teslim eder. Türkiye devletinin bütün sırlarını terör örgütüne teslim eden vatan hainidir. Sen Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün sırlarını terör örgütüne açtın bunun hesabını verdin mi? Vereceksin!

“16/9 İhanet kuleleridir”

Sayın Erdoğan açıklama yapıyor. ‘Biz bu şehre ihanet ettik ben de bundan sorumluyum’ diyor. Hainler devlet yönetemez. 16/9 kuleleri ihanet kuleleridir. Danıştay kararını hiç kimse takmadı. Hukuk yok ki. Ben bildiğimi okurum diyor. Şimdi ihanet ettik diyor. İhanet ettiysen hain kim? Sensin! ‘Silueti yık’ diyoruz yapan adam ‘ben yıkmam’ diyor. Erdoğan diyor ki ‘Yıkmıyorsan ben seninle küstüm.’ ‘Danıştay kararıyla yık’ demiyor. Geçen yine beraber kurdele kestiler. Hainliğe hala devam ediyoruz diyor. Kendini hain ilan ettiysen o koltuktan kalkacaksın. Nurettin Sözen’i hatırlayın. Otelin kaçak katlarını devletten destek almadan tıraşladı. Bunların yatacak yeri yok bunlar sadece doların yeşilini seviyorlar. İhanetini itiraf ediyor, teşekkür ederiz. Etmese böyle konuşamazdık. Kendisine yürekten teşekkür ediyorum. ‘Benim haberim yoktu’ diyemez. Bir bakanı vardı uzun yıllar TOKİ başkanlığı yaptı. Bir bakanı Çevre ve Şehircilik bakanlığı yaptı. Ne dedi? Ne yaptıysam Erdoğan’ın talimatıyla yaptım dedi. İstifa etti. O etmedi. İhanete devam edecek. CHP’li belediyelerin üzerine gidecekmiş. Gidin. Demirden korkan trene binmez. Bizim belediye başkanları namuslu adamlardır.

Erken seçim çağrısı

Yüzde 49,5 oy alan Başbakanı görevden aldı. Milli iradeyi hiçe saydı. Milli irade benim diyor. Sonra seçimle gelen belediye başkanlarını istifaya zorluyor. Böyle bir adam Türkiye’de cumhurbaşkanlığı makamını işgal edemez. Bir daha söylüyorum, namus ve şeref kavramını yüreğinde taşımayan insanların o koltukta oturmaya hakları yoktur. Tehditle, şantajla baskıyla devlet yönetilir mi? Ben bunları söylediğim zaman siz belediye başkanını mı koruyorsunuz diyorlar. Biz demokrasiyi koruyoruz. 17 ay beklemeyelim seçimler için buyrun gelin seçimleri erken yapalım.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Bir yanda gübreli, mermili ‘protesto’lar, bir yanda yeni katılımlar; ‘Adalet Yürüyüşü’nde son 169 kilometre

HABER : Gonca Tokyol

Kılıçdaroğlu: Ellerimiz şiddete asla kalkmadı, kalkmayacak.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun öncülüğünde, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu‘nun tutuklanması sonrası başlatılan “adalet yürüyüşü” on dördüncü gününü geride bıraktı. 432 kilometrelik yürüyüşte bugüne dek yaklaşık 251 kilometre yol katedildi. Dün (27 Haziran 2017) konaklama alanına gübre dökülen yürüyüşte, bugün yol üzerinde mermi bulundu. CHP’li yetkililer, merminin yoldan geçen bir arabadan atıldığını ifade etti.

Yürüyüş öncesi açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, kortejin zaman zaman “protesto” edildiğini hatırlatarak, “Bizim ellerimiz asla şiddete kalkmadı, kalkmayacak. Her provokasyondan sonra alkışlıyoruz. Bu bizim adalete olan tutkumuz, güzel bir örnek olma açısından çok çok önemli” dedi.

Kılıçdaroğlu, sözlerinin devamında şunları kaydetti:

“Adalet adalet dedik. Bu bağlamda yürüyüşe devam ediyoruz. İstanbul’a kadar gülerek, eğlenerek yolumuza devam edeceğiz. Biz her türlü provokasyona karşılıklı hazırlıyız. Bizi sevgiyle karşılayan Düzce halkına da sevgilerimi iletiyorum.”

Adalet Yürüyüşü’nde kamp kurulan yere gübre döküldü!

Korteje bugün, Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri Luis Ayala, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ve Birleşik Haziran Hareketi heyeti, oyuncular Rutkay Aziz ve Taner Barlas da katıldı.  T24‘e konuşan Luis Ayala, “Özgürlükleri kısıtlayan otoriter rejimler asla başarılı olamazlar” mesajını verdi.

Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri: Yürüyüş, ortak mücadeleyi yönlendirmek için güzel bir yol

“Mermi değil, otomatik tüfek de atsalar bizi korkutmaya güçleri yetmeyecek”

CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı, bugün ikinci kez güzergâh üzerinde gerçekleştirildi. Saat 12:30’de başlayan toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, korteje yöneltilen “protesto”lar ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Son dönemlerde mafya babaları beyanatta bulunma yarışına girdiler. Mermi atma olayı ilk değildir. Biliyorsunuz ki Karadeniz’de bir suikast girişimindeydiler. Sadece şunu söylüyorum. Mermi değil, otomatik tüfek de atsalar bizi korkutmaya güçleri yetmeyecek. Bu tehditlere, şantajlara pabuç bırakmayacağız. Biz bu yola tehditleri düşünerek yola çıkmadık. O nedenle bu saldırılara itibar etmiyoruz.”

CHP’den Maltepe’de miting çağrısı: Türkiye’nin artık bir adalet sözcüsü vardır, o da Kılıçdaroğlu’dur.

Kaynaşlı’da korteje katılan siyah bir köpek yaklaşık 30 kilometredir yürüyüşçülerle birlikte yol alıyor. Dün geceyi kamp alanında geçiren ve yürüyüşçüler tarafından beslenen köpeğe birçok kişi ‘Adalet’ diye sesleniyor. Adalet, yol boyunca da susuz kalmaması için sık sık kontrol ediliyor.

İşte dakika dakika yaşananlar

19:00 – Adalet Yürüyüşü, konaklama için Gümüşova’da mola verdi.

18:40 – Yürüyüş, ismi Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından konan Selamlar Köyü’nde ayranla karşılandı.

18:30 – Çaybükü merkezinde bir grup yürüyüşü Rabia işaretleriyle protesto etti. Yürüyüşçüler, grubun yanından “Hak, hukuk, adalet” sloganları ve alkışlarla geçti.

18:20 – Yürüyüşçüler, Melen Çayı’nı geçti.

18.10 – Yürüyüşe devam ediliyor.

17:10 – Kendini kötü hisseden katılımcıların, 112 araçlarına giderek tansiyonlarını ölçtürmeleri gerektiği anons edildi.

17:05 – Kortej, Hacıkadirler mevkinde mola verdi. Söz konusu mola, 45 dakika sürecek.

16:30 – Düzce-Çilimli Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin yanından geçerken el sallayan yolcular için “Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu hepinize hayırlı yolculuklar diler” anonsunda bulunuldu.

15:50 – Yürüyüş, yeniden başladı. Hava sıcaklığının 31 derece olması nedeniyle hasta ve yaşlı katılımcıların otobüse binmeleri ya da eve dönmeleri çağrısında bulunuldu. Bayram tatili nedeniyle çok sayıda kişinin desteğe geldiği yürüyüşe, katılımın, önceki günlerden daha az olduğu görüldü.

15:30 – Düzceliler Derneği Başkanı Semih Kıbrıs, Kılıçdaroğlu’nu arayarak dünkü olaylar nedeniyle özür diledi. Kılıçdaroğlu ile telefonda yaklaşık 10 dakika görüşen Kıbrıs’ın daha önce AKP’den hem milletvekili hem de belediye başkanı aday adayı olduğu kaydedildi.

11:50 – T24‘e konuşan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, korteje mermi atılmasıyla ilgili olarak “Bana göre, kimin attığının ya da oraya kimin koyduğunun belirlenmiş olması lazım” dedi. Tanal, bunların adalet yürüyüşünü engelleyemeyeceğini ifade etti. Tanal, dün gece verilen mola yerine gübre dökülmesi olayının geçiştirilemeyecek kadar önemli olduğuna dikkati çekti; “Bu organize, örgütlü bir suçtu. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın olduğu bir yere hayvansal bir gübre dökülseydi ne olurdu” ifadesini kullandı.

11:05 – Mola yerine varıldı. Kortej, yürüyüşüne saat 15:30’de İhsaniye’den devam edecek.

10:40 – MHP’li olduğunu ifade eden bir vatandaş, bozkurt işareti yaparak “MHP’liyim, ülkeyi kurtarın. Size kaldı, ülkemiz elden gidiyor” dedi.

10:25 – Yol üzerinde yer yer Rabia işaretiyle protestoda bulunanlar olsa da, yürüyüşün ikinci etabı da sakin geçiyor.

10:28 – Kortej, Düzce merkezi geride bıraktı.

10:15 – Yürüyüş güzergâhında mermi bulundu. CHP’li yetkiler, merminin yoldan geçen bir arabadan atıldığını ifade etti.

09:23 – 5.3 kilometrelik yürüyüşün ardından ilk mola yerine varıldı.

09:15 – Düne göre oldukça sakin geçen 14. günün ilk etabında tek tük tekil protestolar yaşandı. Yürüyüşe dışarıdan korna ve alkışlarla destek verenler olurken, bir vatandaş da Kılıçdaroğlu’nu elinde çiçeklerle bekledi.

08:55 – Anons otobüsünden olası provokasyonlara karşı sakin kalınması yönünde yapılan çağrılar yol boyunca tekrarlandı. Yürüyüşün ‘sesi’ Barış Bozkurt, anonslarla geçmiş bayramlarını kutladığı Düzcelilere misafirperverlikleri için teşekkür etti.

08:10 – CHP’li yetkililer tarafından, gübreli ‘protesto’ya ilişkin
olarak yapılan açıklamada, “Dün yaşanan çirkinliğe en çok Düzceliler üzüldü. 3-5 kişi, provokasyon için sürekli önümüze çıkartılıyor” dendi.

Hürriyet yazarı Yalçın Bayer…

08:00 – Kortej, yürüyüşüne başladı. Kortejin güvenliği için milletvekilleri bugün de kitlenin içinde görev yapacak. Yürüyüş kolunun en önünde Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, en arkasında ise İzmir Milletvekili Musa Çam yer alacak. Diğer görevli vekiller ise aralıklı olarak kitlenin içinde yer alacak.

07:47 –  Düzce merkezin geçileceği 14’üncü gün öncesinde konaklama alanında hazırlıklar başladı. Dün yürüyüşün en uzun etaplarından birini tamamlayan yürüyüşçülerin bugün de 20 kilometreden fazla yol alması bekleniyor.

Bugüne kadar neler yaşandı?

MİT TIR’ları davası kapsamında 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Berberoğlu, 14 Haziran’da mahkeme salonunda tutuklandı. Kılıçdaroğlu, aynı gün söz konusu tutuklama kararına tepki gösterdi; “Herkes için adalet” diyerek ertesi gün (15 Haziran 2017) Ankara Güvenpark’ta “adalet yürüyüşü”ne başladı.

Çok sayıda vatandaşın destek verdiği yürüyüşe katılan siyasiler arasında AKP kurucularından Fatma Bostan İnsal,  kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilen, HAS Parti kurucularından Prof. Cihangir İslam, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ve MYK üyesi Levent Tüzel de yer aldı.

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar da 17 Haziran 2017’de “Birlikte yürümek için üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi.

Ankara’dan İstanbul’a doğru gerçekleştirilen yürüyüş kapsamında Kemal Kılıçdaroğlu dün, 16 kilometre yol kat etti. Yürüyüşün 28 gün sürmesi bekleniyor.

Hasan Cemal: Hem gazeteci olarak izlemek, hem de desteklemek için Adalet Yürüyüşü’ndeyim

Kavurmacı’nın tutuklanmasına tepki

Yürüyüşün üçüncü gününde Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş‘ın “FETÖ üyeliği” suçlamasıyla tutuklanıp daha sonra “sağlık sorunları” gerekçesiyle tahliye edilen damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın yeniden tutuklanmasına da tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Zaman zaman eleştirdik, zaman zaman yargının bu tip tutumlarının toplumu ayrıştırdığını ifade ettik. Kesim mahkumiyet kararı çıkmadığı sürece insanların tutuklanmalarını doğru bulmuyorum” dedi.

Adalet Yürüyüşü üçüncü gününde; G9 Gazeteciler Platformu da Kılıçdaroğlu’na eşlik ediyor

“Yargı sizi de davet ederse şaşırmayın”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise dün yürüyüşe ilişkin olarak ilk kez açıklama yaptı. “Yollar yürümekle aşınmaz. Bu yolla hukuk elde edeceklerini zannediyorlarsa bu da mümkün değil” diyen Erdoğan, sözlerinin devamında “Adalet pankartlarıyla dolaşmak adaleti getirmez. Yargı yarın sizi de davet ederse şaşmayın” ifadesini kullandı.

Kalp krizi geçiren vatandaş hayatını kaybetti

Yürüyüşün dördüncü gününde kalp krizi geçiren 79 yaşındaki Hasan Tatlı, ertesi gün (19 Haziran 2017) hayatını kaybetti. Kılıçdaroğlu, “Adalet yolundaki ilk kaybımız. İnşallah, bundan sonra buna benzer bir olayla karşılaşmayız” dedi; Tatlı’nın ailesine baş sağlığı diledi.

Adaleti düşünme eylemi

Dün, Türkiye genelinde adaleti düşünme eylemi başlatıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, saat 18:00’de başlatılan eylemle ilgili olarak “Herkes durarak adaleti düşünecek” dedi.

Grup toplantısı, Çamlıdere yol ayrımında yapıldı

Partisinin Çamlıdere yol ayrımında gerçekleştirdiği grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın “adalet yürüyüşü”ne yönelik olarak kullandığı “Unutmayın ki 138’inci madde sadece siyasetçiler için çalışmaz, A’dan Z’ye herkes için çalışır ve yargı yarın eğer sizi de bir yerlere davet ederse şaşmayın” ifadesine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Senin ve hükümetinin hakimlere, mahkemelere talimat verdiğini ispat edersem ben, sen namuslu bir insan gibi görevinden istifa edecek misin?” diye konuştu.


Anayasanın 138’inci maddesi şöyle:

MADDE 138: Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.


2019 yılında, demokrasinin şaha kalkacağı bir dönemin başlayacağını iddia eden Kılıçdaroğlu, sözlerinin devamında şunları kaydetti:

“Her firavunun ‘Musa’sı vardır. Firavun belli, ‘Musa’lar burada. Biz zulme karşı direneceğiz, adaleti savunacağız.” 

MYK toplandı

CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı da dün, yürüyüş güzergâhı üzerinde gerçekleştirildi. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, iktidara yönelttiği eleştirisinde “Şimdi siz, kalkacaksınız, yargıyı tahakküm altına alacaksınız. Baskı altına alacaksınız. Ondan sonra döneceksiniz, diyeceksiniz ki; Kemal Kılıçdaroğlu yürümesin. Yürütmeye alışanlar, yürümekten korkarlar” ifadesini kullandı.

Tezcan, “adalet yürüşü”ne katılan vatandaşlara teşekkür ederek, “Siyasi görüşü ne olursa olsun 7 gündür bu yana Genel Başkanımızın arkasında, dağ tepe demeden, yağmurda, çamurda, güneşte adaleti arıyorlar. Kararlılıkla arayanlar, biliyoruz ki adaleti bulacaklar” diye konuştu.

Veli Ağbaba hem çaldı, hem oynadı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, mola yerinde davul çaldı; zurna eşliğinde “Ördeği ipek ile bağlamışlar” türküsünü seslendirdi. Yürüyüş, bu sırada renkli anlara sahne oldu.

Destici’ye yanıt

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici’nin “adalet yürüyüşü”nün “hayır” bloğunu ayakta tutmak için yapıldığı eleştirilerine de cevap veren Kılıçdaroğlu, “Adalet yürüyüşü içinde ‘o onu dedi bu bunu yaptı’ya odaklanmamak gerekiyor” ifadesini kullandı.

Gülmen ve Özakça için pankart

Kortejde, kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile ihraç edilen ve “İşimizi geri istiyoruz” diyerek başlattıkları açlık grevinin 76’ncı gününde tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça için de pankartlar açıldı. Ankara’da işlettiği kuruyemiş dükkanını yürüyüşe katılmak için kapatan esnaf Hıdır Aydun, bugün de korteje katılanlar arasındaydı.

“Şehadet için koşar, öldürürüz” tehdidi

CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır dün (23 Haziran 2017) sabah saatlerinde yürüyüşe ilişkin olarak  “Bizler ümmetin liderinin, reisin ağzından çıkacak tek bir kelimeye bakıyoruz. Tek kelimesiyle bu hak yolda bırak senin gibi yürümeyi ölürüz, şehadet için koşar öldürürüz” tehdidini dile getiren bir grup vatandaştan şikâyetçi oldu.

Berberoğlu için AYM’ye başvuru

12 milletvekilinden oluşan heyet dün İstanbul’da bulunan Maltepe Cezaevi’nde Berberoğlu’nu ziyaret etti. Heyet, Fatma Kaplan Hürriyet, Dursun Çiçek, Turabi Kayan, Sibel Özdemir, İlhan Kesici, Lale Karabıyık, Tahsin Tarhan, Mustafa Balbay, Zeynel Emre, Hüsnü Bozkurt, Haluk Pekşen ve Erdin Bircan’dan oluştu. Berberoğlu’nun avukatları, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

Cenaze izni

Enis Berberoğlu’na, üç gün önce hayatını kaybeden kayınpederinin cenazesine katılması için bir günlük izin verildi. Cami avlusunda kısa bir açıklama yapan Berberoğlu, şunları söyledi:

“Bakanlıkların çok hızlı çalışması sayesinde, ailemin acısını paylaşmak üzere, cenazeye yetiştim. Çok üzgünüm. Murat Aydın, köy enstitüsü mezunu. Yıllarca öğretmenlik yapmış bir aydınlık savaşçısıydı. Kendisi bana Oya’yı hediye etti. Ben de ona bir torun vererek bir ölçüde karşılığını verdim. Durumum malum. Burası bir cenaze. Buna uygun davranmamız gerekiyor. Siyaset konuşmak istemiyorum. Sadece, benim gibiler için adalet uğruna yollara düşenlere çok minnettarım, çok teşekkür ederim.”

Avukatlar, cübbeleriyle katıldı.

İstanbul Barosu’na bağlı avukatlar, dün korteje cübbeleriyle katıldı. Eski İstanbul Barosu Başkanı avukat Turgut Kazan, yürüyüşle ilgili olarak hukukçulara yönelik çağrısında “Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve barolar başta olmak üzere, hukuk konusunda duyarlı kim varsa bu eyleme katılmalı” demişti.

Avukat Turgut Kazan, ‘adalet yürüyüşü’nde: Tüm hukukçular bu çığlığa katılmalı

Korteje, “Bir CHP milletvekili, makam odasındaki Atatürk portresini indirdi” iddiası nedeniyle mart ayında partiden ihraç edilen Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da katıldı. Nazlıaka, yürüyüş boyunca Kılıçdaroğlu’na eşlik etti.

Provokasyon uyarısı yapılmıştı; gübreli saldırı

Kılıçdaroğlu 13. günündeki yürüyüşüne başlamadan önce olası provokasyonlara dikkat çekerek 12 maddelik bir genelge hazırladıklarını açıkladı. Kılıçdaroğlu “Şu veya bu nedenle bizi protesto edenlere bir saldırı, bir şiddet, bir ağır söz kullanmayın. Ne söylerlerse söylesinler, sadece onları alkışlayın’ dedik” ifadesini kullandı. Ayrıca Gezi eylemleri sırasında öldürülen Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük’ün aileleri ve Cumhuriyet yazarı Ali Sirmen de Adalet Yürüyüşü’ne destek verdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Kılıçdaroğlu’nun yönlendirmesiyle, megafondan anons yaparak balkonlarından Rabia işareti yapan AKP’li bir ailenin bayramını kutladı. Kortej, İstanbul’a yaklaştıkça protestoların arttığı görüldü. Düzce’de, Adalet Yürüyüşü’ne katılanların konakladığı yere gübre döküldü. Polis, gübreyi döken aracı yol kenarında plakası gizlenmiş bir şekilde buldu şoförün aracı terk ettiği belirlendi. Bölgeye yönlendirilen belediyelerin araçları, dökülen gübreyi temizledi.

Kaynakhttp://t24.com.tr/

Erdoğan kendini yalanladı: ‘Hayır’ diyenler terörist demedim

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘partili cumhurbaşkanlığı’ referandumunda ‘Hayır’ oyu verecek yurttaşlara ‘terörist’ yakıştırması yapmadığını savundu.

Kral FM’e konuşan Erdoğan, Kandil’in ve ‘FETÖ‘nün ‘Hayır’ dediği iddiasını bir kez daha dile getirerek, “Ben daha önceden de ‘Hayır’ diyenler terörist demedim. ‘Hayır’ diyenlere bir çağrıda bulunuyorum, ‘Hayır’ diyenleri anlayışla karşılarım dedim” dedi.

Ancak Erdoğan, referandum kampanyası sürecinde ‘Hayır’ diyecek yurttaşların ‘terörist’ olduğunu sık sık söylemişti.

Fotoğraf: Reuters

‘2019’da aday olacağım kesin değil’

Getirilecek yeni sistemin kendisiyle ilgisi olmadığını ileri süren Erdoğan, 2019’daki seçimde aday olup olmayacağının da kesin olmadığını söyledi: “Bu Tayyip Erdoğan meselesi değil. 2019’a kadar elimde belge var mı? Ben Rabbimin bize emrettiği şekilde hayatı yaşıyorum. Her an ölebiliriz ama hiç ölmeyecekmiş gibi de makamımızda hizmetlerimizi sürdürürüz. 2019 seçiminde aday olup olmayacağım kesinleşmiş şeyler değil. Milletimizin idrakine saygı duyacağız.”

‘Kılıçdaroğlu’nun darbecilerle iletişim kurduğunu bilsem davet eder miydim?’

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ilişkin eleştirilerini de şöyle sürdürdü: “7 Ağustos’ta Yenikapı buluşması yapıyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’yi davet edin diyorum. Havalimanında darbecilerle iletişim kurduğunu bilseydim davet etmezdim. Darbecilerle anlaşmış olan birini nasıl davet ederim?”

Kaynakhttp://www.diken.com.tr/

Erdoğan: Kılıçdaroğlu, havalimanında darbecilerle temas kurdu!

“Bilseydim Yenikapı’ya davet etmezdim”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 16 Nisan’da yapılacak referandum için “Ben daha önceden de hayır diyenler terörist demedim” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu 15 Temmuz gecesi “darbecilerle temas kurmakla” suçlayan Erdoğan, “Havalimanında darbecilerle iletişim kurduğunu bilseydim Yenikapı’ya davet etmezdim” dedi. 

Erdoğan, referandum için yaptığı birçok mitingte iddia ettiğinin aksine Kılıçdaroğlu’nun idama ‘evet’ demediğini ifade etti. Erdoğan, “Kılıçdaroğlu ‘evet’ derse benim önüme gelir ve ben bunu onaylarım”

Erdoğan, Kral FM canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Radyonun olmazsa olmaz özelliği var. Eskiden sadece evde ağırlıklıydı, şimdi ise araçlarda daha hakim. Evlerde televizyon biraz ön aldı. Çünkü Türkiye’nin refah düzeyi arttı, televizyonun girmediği ev yok gibi. Evlerde de kısmen de olsa radyo bir arkadaş olarak var. 

Karamsarlık diye bir şey hayatıma sinmiş olsaydı bu noktalara gelemezdik. İnanmış insanlar için karamsarlık söz konusu olamaz. Aşkınan koşan yorulmaz, biz böyle koşuyoruz. Biz özellikle halka hizmet hakka hizmet anlayışına inanmışız. Cezaevine giderken Kazlıçeşme’de bir milyona yakın insan oradaydı. Bizi yanlız bırakmadı. O zaman İstanbul’un nüfusu 8 milyondu.

Demek ki bir sevgi, muhabbet var. 4.5 yıl içerisinde yapılanlar demek ki meyvesini vermiş. Durup dururken insanlar sizi sevmez. İstanbul ciddi bir badireden çıktı. CHP belediye başkanlığının İstanbul’a getirdiği susuzluğu, çöp dağlarını, hava kirliliğini İstanbul’un unutması mümkün mü? CHP bizi çağdışılıktan kurtaracak diyorlar. İstanbul çağdışılığı mı yaşıyor. 1994 öncesi Türkiye’yi düşünün. A’dan Z’ye her alanda getirdiğimiz yere bakalım. Herkes dürüst olması lazım. Yalanın da bir sermayesi var. Bu 16 Nisan’ı yalanların ayak altına alındığı, hakikatin zirve yaptığı bir gün olarak görüyorum. 

“Ülke batsın ama Erdoğan olmasın”

Ülkesinin batmasını böyle bir yanlış mantıkla izah edenlere ne denebilir ki? Ülke batsın ama Erdoğan olmasın. Bunun vicdani bir yanı olur mu? Ülkesinin batmasını istiyor. Bu tamamen faşizan mantığın tezahürüdür. Bu anlayışa ülkeyi teslim edemeyiz. Ülkeyi bu mantıktan zor temizledik. Bir de Atatürk’ün partisiyiz diyorlar. Atatürk ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyor. Bu millete efendilik yoktur, bu millete hizmetkarlık vardır. Hiçbir ayrım yapmadık. 80 milyona hizmetlerimiz var. Bizi ancak böyle tanımlayabilirler. 

“Kendime bir sistem istemiyorum böyle bir derdim yok”

Bu teklif saçma sapan bir teklif. kendime bir sistem istemiyorum böyle bir derdim yok. Ben faniyim. Ben baki değilim ki. Sayın Kılıçdaroğlu’nun öyle lafları var ki ne ipe gelir ne sapa gelir. İkide bir tek adamlıktan bahsediyor.

“Riski olmayan şey hayatta olmaz”

Gelecek ihtimaller üzerine inşa edilmez. Biz faniler üzerine değil sistem üzerine inşa edelim. Bu sistemin değişmesi lazım. Riski olmayan şey hayatta olmaz. Ticaret, siyaset, yaşam risktir. Riski olmayan şey yoktur. Risk paylaştıkça azalır. Eğer bu sistemi hakikaten 16 Nisan’da milletimiz geçirdiği takdirde milletimizin bu sistemde ittifak etmesi oy çokluğuyla olacak. Buna milletçe saygı duyacağız. Saygı duyduğumuz takdirde millet yeni sisteme sahip çıkacak. 

“2019 seçiminde aday olup olmayacağım kesinleşmiş şeyler değil”

Bu Tayyip Erdoğan meselesi değil. 2019’a kadar elimde belge var mı? Ben Rabbimin bize emrettiği şekilde hayatı yaşıyorum. Her an ölebiliriz ama hiç ölmeyecekmiş gibi de makamımızda hizmetlerimizi sürdürürüz. 2019 seçiminde aday olup olmayacağım kesinleşmiş şeyler değil. Milletimizin idrakine saygı duyacağız.

Kılıçdaroğlu neden rahatsız oluyor? Kılıçdaroğlu madem bu kadar başarılı bir yönetici aday olur yüzde 50 artı oy alır ve ülkeyi yönetir. Kalkıp Erdoğan yönetsin sonra 2019’dan sonra bu yetkilerden vazgeçsin… Biz bunları şimdi uygulamaya koymuyoruz ki. 18 maddeyi okumamış. Tayyip Erdoğan bu maddelerle bu süreci yönetmeyecek.

“Hayır diyen teröristtir demedim”

Ben daha önceden de hayır diyenler terörist demedim. Hayır diyenlere bir çağrıda bulunuyorum, hayır diyenleri anlayışla karşılarım dedim. Ancak şu anda hayır’ı kim savunuyor; Kandil hayır diyor mu? Diyor. Bölücü başı İmralı’dan hayırı savunuyor mu? Savunuyor. Pensilvanya hayır diyor mu? Diyor. Ben de söyle bana arkadaşını söyleyeyim sana arkadaşını diyorum. Bu adamların Türkiye ile ilgili gördükleri hayırlı bir rüya yok.

Birinci köprü yapılırken o zamanın komünistleri kıyameti kopardılar. İkinci köprü için hayır dediler. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne karşı çıktılar. Marmaray’a, Avrasya tüneline hayır dediler. Biz de bu kadar güzel şeylere karşı olanlarla bir olma diyoruz.”

“Bizden önceki CHP iktidarları neden yapmadı”

Şu andaki şartlarda cumhurbaşkanı ancak vatana ihanetten yargılanabiliyor. Yeni sistemde kişisel suçlardan da yargılanabiliyor. Vatandaşlarım bu gelişmeleri bilmiyor. Şu 18 maddeyi iyi okumaları ve anlamaları lazım. Köprü, hastane, okul tabi yapacaklar diyor.

Bizden önceki CHP iktidarları neden yapmadılar peki? Biz iktidar geldiğimizde sadece Türk Hava Yolları vardı. Şimdi uçak bile fiyati lüks otobüs fiyatına düştü. Ülkemizin 4 bir yanına uçakla gidilebiliyor. Bunları vatandaşlarımızın vergileriyle yaptık. Ülkemizi güvenli liman haline getirdik. Bunun adı finansmanı yönetmektir. Bizden öncekilerde böyle bir kabiliyet yoktu. Bunlar meseleye ideolojik yaklaşıyorlar. 

“Disiplin işletmesi yapıldı mı?”

Biz terörün egemen olduğu bir ülkeyi devraldık. Hayır diyenler teröristtir diye bir kavram kullanmadık. Terör estirme noktasında terör estiren CHP Konya Milletvekili. Sayın Baykal ‘adeta denize dökmüş gibi mutlu olacağız’ diyor. Kılıçdaroğlu ‘denize dökeceğiz’ diyen adamına kesin ihraç talebiyle bir disiplin işletmesi yaptı mı?

“Benim partimde olsa bir dakika tutmam”

İşi Kılıçdaroğlu o şekilde saptırdı. Bu adamın millet iradesine saygısı yok. Samsun millet iradesine saygılı olan bir yerdir. Bu kafa yapısı Samsun’a giremez. Samsun’dan, Sivas’tan, Amasya’dan ne kadar evet çıkacak göreceğiz. İzmir’deydik dün bekledim gelir denize döker diye. Gelseydin dökseydin. Sen ne dediğinin farkında mısın? Partimin içinde böyle adam olsa bir dakika tutmam.

Kılıçdaroğlu ne diyor; bir gece yatarsınız sabah kalktığınızda lokantalar, muhtarlıklar kapatılabilir… Anayasanın cumhurbaşkanına verdiği böyle bir yetki yok. Hakkında anayasada madde yer almayan konuda cumhurbaşkanı kararname çıkarınca bu kararname meclis tarafından reddedilebilir.

“Hayırcılar ders çalışmıyor”

Hayırcılar ders çalışmıyor. Şu işin gündeminde yemin metni yok. Cumhurbaşkanı ile başbakanı birleştirdiğinde ne fark edecek? Cumhurbaşkanı ülkede hizmette başarılı olursa halk tarafından sevilecektir. Halkın sevmesi durumunda beş artı beş şeklinde olacak. Fesih yetkisi söz konusu değil. Yeniden seçim söz konusu. Yeniden seçimde parlamento buna uyarsa olur.

Cumhurbaşkanı nasıl yargılanırsa aynı şey kabine üyeleri için de geçerlidir. Çoğunluklar meclisten geçtiği anda onlar da Anayasa Mahkemesi yani Yüce Divan’a hepsi gider. Yalanlara cevağ yetiştirmek mümkün değil. Geçmişte kendileriyle ilgili yaşadığımız şeyler var. Her şey bir hukuk devleti içerisinde yasalarla devam ediyor. Rastgele yoldan geçenleri hakim-savcı yapmıyorsunuz.

“Darbecilerle temasta bulundu”

Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz gecesi Atatürk Havalimanı’nda VIP’teki görüntüleri kameralara takıldı. Işıldakları olan araçlarla tankların yanına geliyorlar. Orada bir görüşme söz konusu. Darbecilerle temasta bulunuyorlar. Hadi sen gidebilirsin diye ona yol veriyorlar.

“Kasetle geldi, kasetle gidecek”

Oradan Bakırköy İlçe Başkanı’nın evine gidiyor. Oturduğu koltuk kontrollü bir koltuktur. Oradaya kasetle geldi, kasetle gidecek. Dürüst değildir bu adam. 7 Ağustos’ta Yenikapı buluşması yapıyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’yi davet edin diyorum. Havalimanında darbecilerle iletişim kurduğunu bilseydim davet etmezdim. Darbecilerle anlaşmış olan birini nasıl davet ederim?

15 Temmuz başarılı olsaydı, Türkiye’yi kan gövdeyi götürecek duruma getirebilirdi. Milletimizin feraseti o gece her şeyi kurtarmıştır. Kılıçdaroğlu gibi muhalefet olursa… Size tankın üzerine ilk ben çıkarım dedi. A Haber’de bakın nasıl yakalandı.

Kılıçdaroğlu evet derse benim önüme gelir ve ben bunu onaylarım”

16 Nisan’ı hayırlısıyla bir atlatalım. Kılıçdaroğlu evet derse benim önüme gelir ve ben bunu onaylarım. Geriye işler mi işlemez mi bilemem. En azından darbe girişiminin halli bile bu ülkenin başka bir yere getirebilir. George, Hans rahatsız olsun, benim için önemli olan Ayşe, Mehmet rahatsız olmasın. 

“İstikrar için seçim barajı olmalı”

Bunu benimle ilgili söylüyorsan benim gündemimde ve yetkimde değil. Ben baraj olayını özellikle şuanda mevcut yapı içerisinde doğru bulmuyorum. İstikrar için baraj olmalı diyorum.

Lider ülke için, güçlü Türkiye için, müreffeh bir Türkiye için evet. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet için evet diyoruz.” 

Kaynak : http://t24.com.tr/

Kılıçdaroğlu: Darbenin üstünü kapatmaya çalışıyorlar, buna izin vermeyeceğim, 248 şehidin hesabını soracağım!

Hem zulüm edeceksin hem Müslüman geçineceksin ben bunu kabul etmiyorum.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz’a ilişkin olarak “kontrollü darbe girişimi” iddiasını sürdürerek, “Darbenin üstünü kapatmaya çalışıyorlar. Allah ömür verdikçe ben buna izin vermeyeceğim. 248 şehidin hesabını soracağım” dedi.

“Seksen milyon için de adalet istiyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “Zulüm istemiyorum. Hem zulüm edeceksin hem Müslüman geçineceksin ben bunu kabul etmiyorum” ifadesini kullandı.

Kahramanmaraş’ta konuşan Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

OHAL ilan ettiler ne oldu? 1 milyondan fazla aileyi mağdur ettiler. Darbenin üstünü kapatmaya çalışıyorlar. Allah ömür verdikçe ben buna izin vermeyeceğim. 248 şehidin hesabını soracağım. Seksen milyon için de adalet istiyorum. Zulüm istemiyorum. Hem zulüm edeceksin hem Müslüman geçineceksin ben bunu kabul etmiyorum. Kimsenin kimliğiyle uğraşmadım. Giderken sandığa elinizi vicdanınıza koyun. Çocuklarınızı düşünün. Nasıl bir Türkiye bırakacağız çocuklarımıza? Bu işin sağı solu yok. Bu iş demokrasiyle ilgili bir iştir.

“Bir partinin genel başkanı hakim tayin ederse, orada adalet olur mu?”

Üstünler hukuku kuruyorlar. Hukukun üstünlüğünü değil. Garibanın da hakkını koruyacak, çiftçinin de hakkını koruyacak bir anayasa istiyoruz. Getirilmek istenen rejimde partinin başkanı hakim tayin ediyor. Bir partinin genel başkanı hakim tayin ederse, orada adalet olur mu? Birikimlerimize yazık değil mi? Bu devlete yazık değil mi?

“Kenan Evren seçimle mi geldi?”

Bütün bunları düşünün. Bütün bunları. Sevgili muhtar arkadaşlarım. Sizler bulunduğunuz mahalle ve köylerinin kanaat önderlerisiniz. Çünkü der ki; bunu biz seçip buraya getirdik. Biz seçtiysek bu bizim derdimizi çözer. Sayın Cumhurbaşkanı bir yere gittiğinde ona TBMM Başkanı vekalet eder. Çünkü TBMM Başkanı seçimle gelmiştir ve tarafsızdır. Niye vekalet eder? Çünkü cumhurbaşkanlığı makamı da tarafsızdır. Şimdi size önemli bir soru. Seçimle gelmeyenler cumhurbaşkanlığı makamını ne zaman temsil etmişlerdir? Darbe dönemlerinde. Kenan Evren seçimle mi geldi? Hayır. Biz darbecilerden yana tavır alıyoruz. Yazıktır, günahtır. Benim sorumluluğum var ben konuşuyorum. Sizlerin de sorumluluğunuz var. Dün Gaziantep’te ‘evet’ çadırını ziyaret ettim. Orada bir çocuk, “Niye 18’e yaşına karşısınız?” dedi. Kendisine şunu söyledim; “Hiçbir zaman 18 yaşındaki çocuğun milletvekili olmasına karşı çıkmadım. Ama hem milletvekili olacak, hem de askerlikten muaf olacak. Ben buna karşıyım. Ben bunu yemem, garibanın çocuğu askere gidecek beylerin çocuğu paşa paşa vekillik yapacak.”

Kaynak : http://t24.com.tr/

Kılıçdaroğlu bir kez daha ‘kontrollü darbe’ye işaret etti: Üstünü kapatarak suç işliyorsunuz

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ‘FETÖ’nün siyasi ayağı’ olmadığını söyleyen hükümete seslendi: “Darbeyi kapatmak suç işlemek demektir. Darbenin siyasi ayağını ortaya çıkarmamak suç işlemek demektir.”

Meclis’te kurulan ‘darbe komisyonu’nun AKP’li başkanı Reşat Petek, “Darbenin siyasi ayağıyla ilgili yapılan incelemelerde iktidardan ve muhalefetten bir isim tespit edilmiş değil” demişti.

Başbakan Binali Yıldırım ise geçen hafta katıldığı bir televizyon programında “FETÖ’nün siyasi ayağı yok. Olanlarla ilgili temizliği yaptık, bizim bilmediğimiz bir şey var da Kılıçdaroğlu biliyorsa açıklasın” demişti.

‘Başarısızlığa mahkum edilen bir darbe girişimi’

NTV yayınına katılan Kılıçdaroğlu, komisyon kurulması için teklifin kendilerinden geldiğini belirterek, “Önce mırın kırın ettiler ama sonra komisyon kuruldu. Özel kuvvetler komutanı Zeki Aksakallı’nın ifadesi, ‘TSK’da kriz ve olağanüstü durumlarda ilk haber alınır alınmaz personel kışlayı terk etmesin emri verilir. Her zaman uygulanan bu temel ve basit kural 15 Temmuz 2016’da ilk haber alındığı zaman uygulanmamıştır.’ Ben bunu kime soracağım. FETÖ iddianamesini yazan savcı görevden neden alındı? Bu iddianame neden Adalet Bakanlığı’na gider ve içi boşaltılır? Siyasi iktidar benim haberim yoktur diyemez. HSYK da diyemez. Kim aldı bu savcıyı görevden?” dedi.

Komisyonun çalışmaya başlamasından kısa bir süre önce hükümetin darbenin ‘üstünü kapatmak’ istediğini anladıklarını dile getiren CHP liderine, darbe girişiminin ‘kontrollü’ olduğuna dair iddiası da soruldu.

‘Rapor bize verilmiyor’

Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “Başarısızlığa mahkum edilen bir darbe girişimi. Hiçbir günahı olmadan linç edilen askerler vardı. Saray’da da söyledim: Asker emri sorgulayamaz. 6 Haziran 2016 tarihli FETÖ terör örgütü iddianamesinde ‘FETÖ/PDY’nin kuvvet komutanlıkları, jandarma ve emniyet teşkilatları içindeki mensuplarından oluşan ve 10 binleri bulan devletten ayrı hiyerarşiye bağlı silahlı bir yapılanmasının olduğu’, ‘FETÖ’nin anayasal düzeni değiştirecek veya ortadan kaldıracak silahlı güce ulaştığı ve bir askeri darbe yapabilecek tek organize güç olduğu’ darbeden önce söyleniyor. Aynı iddianamede, ‘FETÖ/PDY’nin darbe teşebbüsünde bulunma tehlikesinin açık ve yakın olduğu’ da ifade ediliyor. Bunu hükümet bilmez mi? Bu iddianameye dayanarak Anayasa Mahkemesi’nin iki üyesi şu anda hapiste. Bunu bilmiyorlar mıydı? Biliyorlardı. Tamamı savcılar tarafından tespit edilmişti.”

Darbe komisyonun raporunun kendilerine henüz verilmediği ve tarih olarak 16 Nisan sonrasının söylendiğini aktaran CHP lideri, raporu alamadıkları için son halini veremedikleri CHP raporunu da açıklayamadıklarını kaydetti.

‘Çocuk mu kandırıyorsunuz’

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti. “Adil Öksüz’ün ismini ilk kim telaffuz etti. Bir televizyon programında ilk ben söyledim. Adil Öksüz’ün çok önemli bir isim olduğunu, dikkat edilmesi gerektiğini söyledim. Önce bana saldırdılar şimdi onlar da telaffuz etmeye başladılar. İki cep telefonunu kullanır GPS cihazı vardır. Herkesin telefonları alınır, Adil Öksüz’ün alınmaz. GPS cihazı ve telefonlarıyla birlikte serbest bırakılır. Kapatmıyorum diyorlarsa darbeyi neden araştırma komisyonuna en önemli isimlerine gelmesine engel oldunuz?”

Darbenin ‘siyasi ayağı’ olmadığına inanmadığını söyleyen CHP lideri, “Darbenin memur ayağı var, sendikacı ayağı var, işveren ayağı var, çikolatacı ayağı var, baklavacı ayağı var siyasi ayağı yok. Siz çocuk mu kandırıyorsunuz. Ellerinde ‘ByLock’ listesi var neden açıklamıyorlar? ‘ByLock’ kullananların sayısı 215 bin 92 kişi. Sayın başbakana göre bunların içinde bir tane bile siyasetçi yok. Bizim aklımızla alay mı ediyorlar? Sayın Devlet Bahçeli gibi olsam hayatlarından çok memnun olacaklar, beni el üstünde tutacaklar. İyi de bu şehitlerin hesabını kim soracak? Ben soracağım.”

Kaynakhttp://www.diken.com.tr/


YouTube Preview Image

YouTube Preview Image

YouTube Preview Image

Fıkra!..

Uğur Dündar

Önceki gece Niğde’de Halk Arenası canlı yayınını yaparken, değerli seyircimiz eğitimci Hilmi Taşkın‘dan bir mesaj geldi.
Baktım, bir fıkra!
“Bunda ne var” diyeceğinizi bildiğim için hemen söyleyeyim:
Tehdit var, nefret suçu var!

*  *  *

‘viratrabzon.com’ ve ‘ilk-kursun.com’ haber sitelerinin iddiasına göre; olay Trabzon’da yaşanıyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mitinginden önce kürsüye Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli çıkıyor ve şu fıkrayı anlatıyor:
“Birbirini çok seven iki yaşlı arkadaştan biri hastalanmış. Diğeri hastaya ‘Öbür dünyada futbol var mı, yok mu çok merak ediyorum. Bana bildirirsen sevinirim’ demiş.
Hasta kısa bir süre sonra vefat etmiş.
Geride kalan arkadaşı üzüntülü günler geçirirken bir gece, merhumu rüyasında kendisine bir şeyler anlatırken görmüş.
Şöyle diyormuş:
‘Sana iki haberim var. Önce güzel olanından başlayayım; Evet burada futbol oynanıyor!..
Kötü habere gelince; Pazar günkü maçta kaleyi sen koruyacaksın!”

*  *  *

“Ne var bunda? Bilinen bir fıkra” dediğinizi duyar gibiyim.
Sözünü ettiğim vahim durum, bundan sonra başlıyor.
Zira Başbakan Yardımcısı Canikli kahkahalarla gülen kalabalığa şöyle sesleniyor:
“Kemal Kılıçdaroğlu, Pensilvanya ve tüm terör örgütlerini referandumdan sonra kaleye geçireceğiz!.. Gazanız mübarek olsun!”

*  *  *

Bakan’a sorarlar:
Bir: Terör örgütlerini kaleye geçirmek için neden referandumu beklediniz?
İki: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu neye dayanarak terör örgütü ilan ettiniz?
Üç: Kılıçdaroğlu’nu referandumdan sonra kaleye geçireceğiz” derken, yani ölümle tehdit edip nefret suçu işlerken aklınızı, vicdanınızı ve insanlığınızı nerede bıraktınız?..

*  *  *

Sözün özüne gelirsek:
Algı operasyonlarıyla bizi bölemeyecek, kardeşliğimizi asla bozamayacaksınız!
Çünkü biz, Çanakkale tepelerinde yan yana şehit düştükten sonra kaynaşıp yekvücut olmuş ataların torunlarıyız ve hâlâ o ruhla yaşıyoruz.
Yaşasın lâik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti!..

Kaynak : Uğur Dündar – http://www.sozcu.com.tr/

Sayfa1 → 101234Son Sayfa »