Yeni kabinenin tartışmalı ‘imar’ işleri

Print Friendly, PDF & Email

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy (solda) ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca (sağda)

Eski CHP’li İBB Meclis Üyesi Hüseyin Sağ: ‘İBB eski başkanı Topbaş bugüne dek Medipol’e ilişkin ne kadar plan değişikliği varsa hepsini onayladı’ ETS’nin ise Kissebükü Adalıyalı’da yapmak istediği otele karşı mücadele sürüyor. Son olarak yatırım sahasındaki sit dereceleri düşürülmüş.

Eski CHP’li İBB Meclis Üyesi Hüseyin Sağ, yeni kabinenin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sahibi olduğu özel hastane zinciri Medipol’ün bağlı olduğu Medipolitan Sağlık ve Eğitim A.Ş’ye ilişkin “Medipol grubuna ait ne kadar bina varsa tamamı İBB’de parsel bazında plan değişikliği yapılarak hayata geçmiştir. Aynı gün İBB’de 2 plan değişikliğinin yapıldığı bile oluyordu” dedi. Yeni Sağlık Bakanı Koca’nın sahibi olduğu Medipolitan Sağlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş’ye ait binalara ilişkin bugüne dek pek çok imar değişikliği yapıldı. Eski İBB Meclis üyesi Hüseyin Sağ, “Bugün Fahrettin Koca’nın ne kadar hastanesi, neyi varsa hepsi İBB’de parsel bazında plan değişikliği yapılarak hayata geçirilmiştir. Eski İBB Başkanı Kadir Topbaş, İBB bugüne dek Medipol’e ilişkin hiçbir plan değişikliğini reddetmemiştir. Aynı gün iki plan değişikliğinin bile yapıldığı olmuştur” değerlendirmesini yaptı.

İşte Koca’nın sahibi olduğu şirketlere ilişkin yapılanlardan bazıları şöyle:

-Medipol Bağcılar Hastanesi: Türkiye’nin en büyük özelüniversite hastanesi kompleksi olarak adlandırılan ve 2012’de açılışı yapılan Bağcılar’daki Medipol Mega hastanesininimar planlarına aykırı ruhsatlandırıldığı iddia edilmişti. O dönem CHP Bağcılar Meclis Üyesi olan Muzaffer Yedigöl, 1 Ekim 2012 tarihinde Meclis toplantısında söz alarak “Burada kaçak bir inşaat olduğu ortaya çıkmaktadır. Yapılan kanundışı işlemlere karşıyız” demişti.

-Unkapanı’ndaki TEKEL binası Medipol Grup’a verildi: Maliye Bakanlığı, 2010 yılında TEKEL’e ait Unkapanı binasının 49 yıl süre ile Medipol Grup’a verildiğini açıklamıştı. Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, o dönem başbakan olan Tayyip Erdoğan’a Unkapanı’ndaki TEKEL binasının 49 yıllığına Metropol Grubu’na devredilmesini sormuş ve binanın yandaşa peşkeş çekildiğini söylemişti. Maliye Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, hazineye ait taşınmazların kamu yararı gözetilerek eğitim, sağlık, kültür ve sportif faaliyetlerde kullanılmak üzere irtifak hakkı kurulmak suretiyle bu alanlarda görev yapan kamu yararına çalışan derneklere, vergi muafiyeti tanınan vakıflara, vakıflarca kurulan yüksek öğretim kurumlarına, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına verilebildiğini kaydetmişti.

 -Medipol Üniversitesi’nin yeni kampusu için Beykoz Kavacık’taki 220 bin metrekarelik arazinin planları değiştirildi: 2010 yılında İstanbul Medipol Üniversitesi’nin yeni kampusu için Beykoz Kavacık’taki 220 bin metrekarelik arazinin planları CHP’lilerin hayır oylarına karşın değiştirilmişti. CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi yüksek Mimar- Mühendis Mehmet Yıldız imar planı değişikliği ile 1.5 emsal inşaat artışı ve 10 kat yapılaşma izni verildiğini anımsatarak “Bu kadar yüksek yoğunlukta bölgenin doğal yapısı kalır mı? Koruma Kurulları buna nasıl onay verecek? Normal dönemlerde olsa, 10 yıl önce olsa bu plan için dünya ayağa kalkardı” demişti.

-Belediye onardı, özel üniversiteye verildi: Fatih Belediyesi’nin onarım yaptıktan sonra Bilgi Evi olarak kullandığı ve mülkiyeti İstanbul Veremle Mücadele Cemiyeti’ne ait Cibali’deki eski Verem Savaş Dispanseri binası ise geçen günlerde 10 yıllığına Medipol Üniversitesi’ne tahsis edildi. Sağ, “Kamu parası harcanarak onarılan bu bina Fatih için Bilgi Evi olarak gerekli. Verem Savaş Derneği neden kendi binasında sağlık hizmeti vermeyip özel bir üniversiteye tahsis ediyor” demişti.

Bodrum Ersoy’u tanıyor!

Mavi yolculuğun en önemli duraklarından Kissebükü Adalıyalı Koyu’nda tüm tepkilere karşın otel yapmak isteyen ETS Tur şirketinin sahibi Mehmet Ersoy , yeni Kültür ve Turizm Bakanı oldu. Son olarak şirket için Adalıyalı’daki SİT derecelerinin 1’den 3’e düşürüldüğü ortaya çıktı. Doğa katliamına karşı yıllardır mücadele veren, dava açan yurttaşlar, şimdi “temkinli iyimserlik” beklentisine girdi. Ersoy’un artık “81 milyonun bakanı” olması ve yatırdığı 5 milyon dolarını geri alarak, yatırımdan vazgeçtiğini açıklaması isteniyor. Dünyanın en güzel koyları listesinde de yer alan Adalıyalı, Kissebükü’nün girişinde bulunuyor. Adını, kıyıya yakın küçük bir adadan alıyor ve olumsuz hava koşullarında teknelerin sığınacağı doğal liman özelliğiyle biliniyor. Bodrum’da 3 oteli bulunan ETS, Adayalı’ya 4.’sünü yapmak için bakanlıklardan tahsis izni ve “ÇED gerekli değildir” kararı aldı. Bölgenin yapılaşmaya açılmasından endişe duyanlar da, özellikle 2004 yılından itibaren davalar açtılar, eylemler ve imza kampanyaları düzenlediler. Yatırımla ilgili son birkaç yıldır ses seda çıkmazken, çalışmaların kamuoyu gündeminden uzakta sürdürüldüğü öğrenildi.

Sit değişikliği

Bodrum Deniz Ticaret Odası ve Bodrum Denizciler Derneği adına, hazırlanan imar planları ve “ÇED gerekli değildir!” kararına karşı açtıkları davalar sürerken, bölgedeki sit derecesinin 1’den 3’e düşürüldüğünü öğrendiklerini vurgulayan Avukat Betül Sümer Cinmen, “Bu karar neye dayandırıldı, bilmiyorum” dedi. Buraya yapılacak bir otelin, mavi yolculuğa ağır bir darbe vuracağına dikkat çeken Cinmen, “Adalıyalı küçük bir koy. Doğal sığınak işlevi görüyor. Bodrum’dan Gökova yönüne giden mavi yolculuk tekneleri ilk molayı orada verir. Hava bozduğunda sığınacak ilk yerdir. Burada bırakın oteli, yapılacak iskeleler bile telafisi imkânsız bir bozulma yaratır” diye konuştu. Bugüne kadar hiçbir bakanlığın şirkete engel çıkarmadığını vurgulayan Cinmen, şunları söyledi: “Zaten ETS’nin sahibi bakanmış gibiydi. Şimdi bakanlığın başına, çevreye, turizme onun gibi bakan birinin geçmiş olması, bizim özelimizde bütün Gökova Körfezi’ni sarsacak bir durum. Çünkü ‘nereye otel yapalım’ düşüncesindeler.Otel ne kadar lüks, tüketime dönük ve zengin Arap müşteriyi ağırlayacak özelliklere sahipse, mükemmel bir yer yaptıklarından emin oluyorlar. Oysa Gökova’da buna ihtiyaç yok. Buraya gelenler teknelerinden baktıklarında otel değil, doğa görmek istiyor.” Mavi Yol Girişimi’nden Rüştü Tezcan, sit derecelerinin son 1 aylık süreçte düşürüldüğünü belirterek, Ersoy’un bakanlığını “Kuzuyu kurda emanet etmişler. Daha önce yatırımcıydı ama şimdi 81 milyonu temsil ediyor. Sürdürülebilir turizm için bu yatırımından vazgeçmesini umut ediyoruz” sözleriyle yorumladı.

Bodrum Denizciler Derneği ve Bodrum Kent Konseyi Başkanı Mustafa Demiröz de, öncelikle kutladığı yeni bakana büyük bir sorumluluk ve görev düştüğünü vurguladı. Ersoy’u, 81 milyonun bakanı olarak yatırımdan vazgeçtiğini açıklamaya çağıran Demiröz, “Ersoy’un, ‘Çok da içimize sinmiyor bu güzel doğa parçasına yatırım yapmak. Ama 5 milyon dolar para yatırdık, bakanlık geri verse vazgeçeriz’ gibi söylemleri olmuştu. Şimdi kendisi bakan oldu. Alsın 5 milyonunu vazgeçsin. Gelecek kuşakların hakkını gaspetmeye kimsenin hakkı yok. Artık ETS’nin sahibi değil tüm ülkenin bakanı” dedi.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Bloomberg: Erdoğan’ın yeni hanedanlığı, Türkiye’yi yatırım yapılamaz hale getirdi.

Print Friendly, PDF & Email

“Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı’na getirilmesi mali konularda sağduyu ve sorumluluğun hüküm süreceğine dair tüm umutları tüketiyor”.

Dünyanın önde gelen ekonomi kanallarından Bloomberg’in internet sitesinde, “Erdoğan’ın Yeni Hanedanlığı Türkiye’yi yatırım yapılamaz hale getiriyor” başlıklı bir makale yayımlandı.

Bloomberg’in Avrupa piyasaları uzmanı, otuz yıl bankacılık sektöründe çalışmış Marcus Ashworth’un imzasını taşıyan analizde “Türkiye’nin kaderi tamamen Erdoğan’ın elinde. Yatırımcıları endişelendiren de bu” yorumunda bulunuldu. 

“Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın ikisi de görevden ayrıldı. Küresel yatırımcıların görmek istedikleri türden, salim finansal yönetim ve standart ekonomik ilkeleri benimsemiş yetkililerdi. Erdoğan ülke üzerindeki hakimiyetini artırırken yatırımcıların gerginliğini yatıştırmak için çok şey yaptılar. Artık bu rolü yerine getirecek kimse kalmamış gibi görünüyor” değerlendirmesinde bulunulan yazıda “Cumhurbaşkanı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, damadı olan Berat Albayrak’ın yeni birleştirilmiş Hazine ve Maliye bakanlığını yürüteceğini söyledi. Bu, mali konularda sağduyu ve sorumluluğun hüküm süreceğine dair tüm umutları tüketiyor. Erdoğan ayrıca kendisine Merkez Bankası yöneticisini belirleme yetkisini, ve böylelikle yüksek faiz oranlarının daha hızlı bir enflasyona yol açtığına dair alışılmışın dışındaki görüşlerini sağlamlaştırma imkanını tanıdı” ifadeleri kullanıldı.

Sputnik’in çevirisiyle Bloomberg’in analizi şöyle:

Erdoğan maalesef sözünün eri. Seçim kampanyası sırasında para politikasının kontrolünü daha fazla ele alacağına söz verdi ve bunu yapmak için hiç zaman kaybetmedi. Türkiye’nin güvenlik ağındaki son bağları da koparıp attı ve milletini tümüyle yatırım yapılamaz bir hale getirdi.

Şimşek ve Ağbal’ın kabine dışı kalması

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Maliye Bakanı Naci Agbal’ın ikisi de görevden ayrıldı. Küresel yatırımcıların görmek istedikleri türden, salim finansal yönetim ve standart ekonomik ilkeleri benimsemiş yetkililerdi. Erdoğan ülke üzerindeki hakimiyetini artırırken yatırımcıların gerginliğini yatıştırmak için çok şey yaptılar. Artık bu rolü yerine getirecek kimse kalmamış gibi görünüyor.

Cumhurbaşkanı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, damadı olan Berat Albayrak’ın yeni birleştirilmiş hazine ve maliye bakanlığını yürüteceğini söyledi. Bu, mali konularda sağduyu ve sorumluluğun hüküm süreceğine dair tüm umutları tüketiyor. Erdoğan ayrıca kendisine Merkez Bankası yöneticisini belirleme yetkisini, ve böylelikle yüksek faiz oranlarının daha hızlı bir enflasyona yol açtığına dair alışılmışın dışındaki görüşlerini sağlamlaştırma imkanını tanıdı.

“Sadece ziyadesiyle cesur olanlar oynar”

Piyasaların salı günkü acı verici reaksiyonu muhtemelen sadece bir başlangıç. Liranın Dolar karşısında zayıflamasıyla, 10 yıllık getiri yüzde 17’nin üzerine çıktı, kredi temerrüt takasları arttı ve stoklar düştü. Bankacılık sektörü yüzde 3.7’lik düşüşle başı çekti. Kredi derecelendirme şirketlerinin yeni politik gerçekleri olumsuz bulmaması ve Türkiye’nin notlarını daha da çöpe çevirmemesi zor. Yatırımcılar için en iyi rota neredeyse kesinlikle uzak kalmak. Para biriminin değerini sabitleyecek hiçbir şey yok. Kısa vadede de iyi bir hedef değil. Lira borçlanıp daha sonra daha ucuza satın almak, en azından yüzde 17.75 gibi inanılmaz yüksek bir orana mal olacaktır. Bu oyunu sadece ziyadesiyle cesur olanlar oynar.

“Doların 5 TL olması normal görülüyor”

Bu bir tedavül krizi mi? Bu onu nasıl tanımladığınıza bağlı. Çok az likidite var ve 5 liralık dolar/TL kuru yeni normal görünüyor. Dar bir piyasada bu türden bir temel kayma kesinlikle kriz kokuyor, özellikle şu anda sadece resmi bir müdahalenin yatırımcıların korkularını yatıştırabileceği düşünüldüğünde.

Bunun yakında olacağını görmek zor. Yatırımcıların güvence için bakabileceği normal gelişmeler umutsuz görünmekte. Herhangi bir bütçe duyurusu büyük olasılıkla Albayrak’ın iktidardaki AKP’nin daha az desteğe sahip olduğu büyük şehirler gibi seçimlere duyarlı bölgelerdeki harcamaları artırmak için kesenin ağzını açmasını içerecektir. 24 Temmuz’daki bir sonraki merkez bankası toplantısı, oranları artırarak fiyat artışlarını dizginlemek için bir fırsat. Erdoğan’ın herhangi bir artışı onayladığını görmek zor ve kesinti talebi de olası. Enflasyon haziran ayında yüzde 15,4’e yükseldi, hükümet politikaları ve daha zayıf para birimi bunu daha da artıracak gibi.

“Türkiye’nin büyük cari açığı, ülkeyi dolara bağımlı hale getirdi”

Cumhurbaşkanı hâlâ işleri tersine çevirmeye karar verebilir. Nisan ayından bu yana 500 baz puanlık faiz artırımına izin vermişti. Bu durum, Türkiye’nin büyük cari açığı ülkeyi Dolar fonuna bağımlı hale getirmişken değer kaybeden liranın etkilerine karşı duyarsız olmadığını gösteriyor. Ancak para politikası konusundaki saçma görüşlerine ve tarafını belli ettiğine göre, bu pek de mümkün görünmüyor.

“Türkiye’nin kaderi tamamen Erdoğan’ın elinde, yatırımcıları endişelendiren de bu”

En zayıf halka bankacılık sistemi. Borç verenler, kısa vadeli ucuz dolar ve Euro finansmanına dadanmıştı, bu da yükselen oranlara büyük ölçüde bağışıktı. Alacaklıların çoğu Batı Avrupa bankaları ve ciddi şekilde geri çekildiklerine dair herhangi bir işaret, Türk finans kurumlarının istikrarı hakkında sorular doğuracaktır. Bu türden bir değişim, büyük Türk şirketleri kesinlikle etkileyecek, zira birçoğu gelecek yıl gibi büyük kısmı Dolar cinsinden büyük borçlar ödeyecek. Türkiye’nin kaderi tamamen Erdoğan’ın elinde. Yatırımcıları endişelendiren de bu.

Kaynak : http://t24.com.tr/

‘O günü’ anlatacak

Print Friendly, PDF & Email

Muharrem İnce

24 Haziran’da CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce, günler sonra ilk kez televizyona çıkacak. İnce’nin 24 Haziran ve sonrasına ilişkin konuşması bekleniyor.

24 Haziran seçimlerinin ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay çağrısı yapmaması üzerine bayrak açan Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce , günler sonra ilk kez bugün televizyon programına çıkacak. İnce’nin konuşmasında hangi zorlukları yaşadığını, cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinden önceki süreci, 24 Haziran gecesi neden açıklama yapmadığını ve son çıkışlarının nedenini açığa kavuşturacağı belirtiliyor. Sert bir konuşma yapması beklenen İnce’nin resmi imza toplama girişimine de açıklamalarının ardından başlayacağı belirtiliyor. Siyasi kulislerde ise olağanüstü kurultay karşısında genel merkez’in en büyük kozunun yerel seçimler olduğu konuşuluyor.

Edinilen bilgiye göre; İnce Habertürk TV’de katılacağı programda, cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinden önceki sürecin detaylarını kamuoyuyla paylaşacak. Siyasi kulislerde aday belirleme sürecinde Kılıçdaroğlu’nun İnce’yi aday göstermeye “mecbur” kaldığını savunanların yanı sıra anketlerin İnce’yi işaret etmesi nedeniyle İnce isminin öne çıktığı belirtiliyor. İnce’nin tüm bu sürece kendi açısından netlik kazandırması bekleniyor. Programda İnce’nin 24 Haziran gecesi neden açıklama yapmadığını ve son çıkışlarının nedenini açığa kavuşturacağı kaydediliyor. Kampanya sürecinde parti nedeniyle yaşadığı sorunları da kamuoyuyla paylaşması beklenen İnce’nin, verilen söz verilmesine karşın listelerde ekibinin büyük çoğunluğunun yer almamasına karşı duyduğu tepkiyi de dile getireceği belirtiliyor. İnce’nin kamuyoyuna yapacağı açıklamaların ardından imza toplama işlemine resmen başlanacağı dile getiriliyor. İnce’ye yakın isimler, imza sayısının 500’e yaklaştığını belirterek, resmi imza toplama girişiminden sonra 3 gün içinde yeterli imza sayısı olan 630’u bulacaklarına inanıyor.

Toplasalar tartışma biterdi

Genel Merkez kanadı ise İnce ve ekibinin yeterli imzayı bulamayacağı görüşünde ısrarlı. Yeterli imza bulunabilseydi bugüne kadar olağanüstü kurultay çağrısının çoktan yapılacağına dikkat çeken Genel Merkez, yeterli imza bulunsaydı tartışmaların da son bulacağını belirtiyor.

Yeni dönem masaya yatırılacak

İmza tartışmalarının yanı sıra genel merkezde yeni döneme ilişkin hazırlıklar başladı. Bugün seçimden sonraki ikinci kapalı grubuna toplayacak olan CHP , özellikle yeni gelen milletvekillerine yönelik oryantasyon gerçekleştirecek. Toplantıda yeni sistemin ve nasıl bir muhalefet izleneceğinin detaylarıyla konuşulacağı belirtiliyor.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Yeni bakanın tarikat bağlantısı

Print Friendly, PDF & Email

Yeni sistemin ilk Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Nakşıbendi tarikatının kolu olan İskenderpaşa cemaatine yakınlığı tartışılıyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önceki gün açıkladığı bakanlar arasında dikkat çeken isimlerden biri Sağlık Bakanı olarak atanan Fahrettin Koca oldu. Nakşibendi tarikatının kolu olan İskenderpaşa cemaatine ait olduğu iddia edilen Medipol Üniversitesi ve Hastanesi’nin kurucusu olan Koca, aynı zamanda Erdoğan’ın “aile hekimi” olarak da tanınıyor.

Odatv’de yer alan habere göre Sağlık Bakanlığı’ndaki tarikat ve cemaat yapılanması uzun zamandır tartışılıyor. Nakşıbendi Tarikatı’nın kolu olan Adıyaman merkezli Menzilcilerin Sağlık Bakanlığındaki yapılanmasının boyutları gündemdeki yerini korurken, Erdoğan’ın yeni bakan olarak bir başka Nakşıbendi kolu olan İskenderpaşa cemaatine yakınlığıyla bilinen Fahrettin Koca’yı ataması dikkat çekti.

FAHRETTİN KOCA KİMDİR?

1965’te Konya’da doğan, ilk ve orta öğrenimini doğduğu kentte, liseyi Bursa Erkek Lisesi’nde bitiren Koca, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 1988’de tamamlayarak tıp doktoru unvanını aldı.

İhtisasını İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nda tamamlayarak 1995’te Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olan Koca, çeşitli sağlık kurumlarında hekimlik ve medikal direktörlük görevlerinde bulundu. 2009’a gelindiğinde Haksağ Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi’nin yönetim kurulunda İskenderpaşa cematinin trafik kazasında hayatını kaybeden lideri Mahmud Esad Coşan’ın oğlu ve cemaatin yeni lideri Nureddin Coşan ile birlikte olan Fahrettin Koca başkanlığında, bugünkü adıyla Türkiye Sağlık, Eğitim ve Araştırma Vakfı’nı (TESA) kuruldu. Medipol Üniversitesi’nin kurulma girişimi de başladı. YÖK tarafından 2009 Haziran’da yapılan duyuruda, “İstanbul’da Medipolitan Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamu tüzel kişiliğine sahip İstanbul Medipol Üniversitesi adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur” ifadeleri kullanıldı. Mayıs 2009’da Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından ‘kamu yararına dönük’ eğitim hizmetlerinde kullanılması koşuluyla Maliye Bakanlığı’na devredilen TEKEL’in Unkapanı’nda bulunan binası üniversiteye 49 yıllığına tahsis edilen ilk yer oldu. Mayıs 2009’da ‘eğitim hizmeti için kullanılacak’ denilen alan, Temmuz 2009’da jet hızıyla kuruluşu tamamlanan Medipol Üniversitesi’ne verildi. 2010’da ise TEKEL arazisinin ardından Beykoz Kavacık’ta bulunan yaklaşık 220 bin metrekarelik arazinin imar planlarının değiştirilmesi ve tahsisi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi karar aldı. Kavacık’ta da Medipol Üniversitesi’nin kampusu kuruldu. Ayrıca Medipol Üniversitesi’nin Halkalı’da da bir hastanesi bulunuyor.

Koca’nın başkanlığında kurulan TESA’nın yönetim kurulunda İskenderpaşa cemaatinin önemli isimlerinden Zeki Ağralı da Genel Sekreter görevini yürütüyor.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Adnan Oktar ve 235 destekçisine operasyon; inanç istismarı, cinsel saldırı ve casusluk suçlaması var

Print Friendly, PDF & Email

Suçlamalar arasında ‘yaşı küçük çocuklara taciz, uluslararası ajanlık, kara para aklama, tehdit ve şantaj’ yer alıyor.

A9 kanalında yaptığı programla tartışılan ve kamuoyunda Adnan Hoca ismiyle bilinen Adnan Oktar ile yaklaşık 200 destekçisi gözaltına alındı. Oktar’ın İstanbul Çengelköy’deki evinde kaçmaya çalışırken yakalandığı kaydedildi.

Operasyon kapsamında 166 şüpheli gözaltına alınırken; Adnan Oktar’ın malvarlığına el kondu.

Operasyon kapsamında, Türkiye’nin adını ilk olarak 1999 yılında düzenlenen geniş katılımlı ilik bağışı kampanyasıyla duyduğu Oktar Babuna da gözaltına alındı. 

Operasyonun başlamasının ardından gözaltına alınmadan önce Cumhuriyet gazetesine konuşan Oktar, seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’yi desteklediklerini belirterek, “Biz vatanına milletine bağlı insanlarız. PKK’ye, vatan millet düşmanlarına operasyon yapılaması gerekirken bize yapılıyor. Bu operasyondan Tayyip Bey’in de İçişleri Bakanının da haberi olduğunu düşünmüyorum. Kırgın değilim ama şaşkınım” dedi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Oktar ile beraber 235 kişi hakkında 4 ilde toplam 120 adreste operasyon başlatıldı. İstanbul, Ankara, Antalya ve Muğla’daki operasyonlarda gözaltı kararı verilenlerden 106’sının kadın olduğu öğrenildi.

İstanbul’da 22 ilçede 115 adres, Ankara’da 2 ilçede 3 adres ve Muğla ile Antalya’da 1’er adrese baskın yapıldığı öğrenildi. Yaşları 11 ile 40 arasında değişen çok sayıda şikayetçi olduğu belirtildi. Operasyonda gözaltına alınanlar sağlık kontrollerinin ardından emniyet müdürlüğüne getirildi.

Hangi suçlamalar yöneltiliyor?

Adnan Oktar ve çevresindekilere yöneltilen suçlamalar arasında ‘yaşı küçük çocuklara taciz, organize suç örgütü kurmak, uluslararası ajanlık, kara para aklama, tehdit ve şantaj’ yer alıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada da, gruba şu suçlamaların yöneltildiği kaydedildi:

“Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması cinsel taciz, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, siyasi ve askeri casusluk, dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, özel hayatın gizliliğini ihlal, resmi belgede sahtecilik, terörle mücadele kanununa muhalefet, tehdit, cebir, iftira, halkı askerlikten soğutma, hakaret, suç uydurma, yalan tanıklık, nitelikli dolandırıcılık, kaçakçılıkla mücadele kanuna muhalefet, vergi usul kanununa muhalefet, rüşvet, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, eziyet, kişisel verilerin kaydedilmesi siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin engellenmesine dair kanuna muhalefet”

“İngiliz derin devletinin bir komplosuyla karşı karşıyayız”

Adnan Oktar’ın televizyon kanalı A9 ‘da programlar yapan Hüma Babuna isimli kişi de sosyal medya hesabından opersayon bilgisini doğrulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Şu anda bütün Adnan Oktar hocam ve arkadaşlarımın evlerine polis baskını var. İngiliz derin devletinin oyunu bu son zamanlarda yaptığımız faaliyetler neticesinde oluyor. Allah tuzaklarını başlarına geçirsin.

“Sayın Cumhurbaşkanımı buradan bilgilendiriyorum şu anda yine İngiliz derin devletinin bir komplosuyla karşı karşıyayız Adnan Oktar Bey’in ve arkadaşlarının bulunduğu evkere polis baskını oluyor komplolara karşı müdahalesini istirham ediyorum.”

Kaynak : http://t24.com.tr/

Erdoğan, yeni sistemin ilk kabinesini açıkladı

Print Friendly, PDF & Email

Cumhurbaşkanı: Ülkemiz tarihinin en önemli demokratik dönüşümlerinden biri bugün başarıyla tamamlanmıştır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni kabineyi açıkladı. Yeni kabinede eski bakanlardan dördü yer alırken; Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da Milli Savunma Bakanı oldu. Eski bakanlardan Abdulhamit Gül Adalet Bakanı, Süleyman Soyluİçişleri Bakanı, Mevlüt Çavuloğlu Dışişleri Bakanı ve Berat Albayrak da Hazine ve Maliye Bakanı olarak görevlendirildi. 

Kabinede kamuoyunun adını pek duymadığı sürpriz isimler de yer aldı. Medipol Üniversitesi’nin mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Koca Sağlık Bakanı oldu. Kültür ve Turizm Bakanı ise ETS Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ersoy oldu. Milli Eğitim Bakanı koltuğuna da Talim ve Terbiye Kurulu’ndan Ziya Selçuk oturdu. Eski Karayolları Genel Müdürü Mehmet Cahit Turan da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, eski TOKİ Başkanı Murat Kurum Çevre ve Şehircilik Bakanı oldu.

Yeni kabine şöyle:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Fuat Oktay
Adalet Bakanı: Abdulhamit Gül
Dışişleri Bakanı: Mevlüt Çavuşoğlu
İçişleri Bakanı: Süleyman Soylu
Milli Savunma Bakanı: Hulusi Akar
Milli eğitim Bakanı: Ziya Selçuk
Sağlık Bakanı: Fahrettin Koca
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı: Fatih Dönmez
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı: Mehmet Cahit Turan
Çevre ve Şehircilik Bakanı: Murat Kurum
Tarım ve Orman Bakanı: Bekir Pakdemir
Kültür ve Turizm Bakanı: Mehmet Ersoy
Gençlik ve Spor Bakanı: Mehmet Kasapoğlu
Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı: Zemra Zümrüt Selçuk
Hazine ve Maliye Bakanı: Berat Albayrak
Ticaret Bakanı: Ruhsar Pekcan
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Mustafa Varank

Erdoğan, kabineyi ilan etmeden önce yaptığı açıklamada, “Ülkemiz tarihinin en önemli demokratik dönüşümlerinden biri bugün başarıyla tamamlanmıştır” dedi. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

-Dünyada yönetim sistemini demokratik yollardan değiştirebilen az sayıdaki ülke arasına girdik. 16 Nisan halk oylaması ve 24 Haziran seçimleri demokrasinin ispatı olmuştur. Gerek katılım itibariyle, gerekse kesin sonuçlara baktığımızda ortaya çıkan tabloyla eşi benzeri olmayan bir seçim gerçekleşmiştir.

-Yüreğinde ülke ve millet sevdası olan herkesle çalışmaktan memnuniyet duyacağız.

“MHP’yle işbirliğimizi inşallah Meclis’te de sürdüreceğiz”

-MHP’ye, başta Genel başkan Bahçeli olmak üzere teşekkür ediyorum. İşbirliğimizi inşallah Meclis’te de sürdüreceğiz.

-Yeni yönetim mimarisini seçimden önceki günlerde milletimizle de paylaşmıştık. Geçen hafta aski sistemden yeni sisteme geçişin altyapısı mahiyetindeki kanun değişiklikleri Resmi Gazete’de yayınlandı.

-1 numaralı Cumhurbaşkanlığı kararnamesini yayınladık. Yeni yönetim yapısının çatısını resmen hayata geçirmiş olduk. Yeni sistemi en üstten en alta kadar devletimizin bütün hücrelerine nüfus ettirmeye kararlıyız. Yürütme görevi konusunda aksaklıklar, eksiklikler konusunda öne sürülecek bahane kalmamıştır. Anayasanın cumhurbaşkanına verdiği yürütme yetkileri konusunda hiçbir mazerete sığınma hakkımız bulunmuyor.

-En önemli yetkilerimizden biri de kabineyi hiçbir sınırlama olmadan oluşturabilme imkanıdır. Başkan yardımcımızla birlikte kabinedeki bakan sayısını 17’ye indirdik.

-Yeni yönetim sistemimizi reformist bir anlayışla en aşağıdaki memura kadar indireceğiz. Özel sektörden STK’ya tüm dinamiklerin kendilerini yenileyeceklerine de inanıyorum. Yasama ve yargı organlarımızın da kendilerini geliştireceklerini ümit ediyorum. Bizden sonraki nesillere de çok güçlü bir zemin hazırlamış olacağız.

-Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesinde yer alan alan bakanlar yarın (10 Temmuz Salı) saat 15.00’te yemin edecek.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Çorlu’da tren kazası: Hayatını kaybedenlerin sayısı 24’e yükseldi

Print Friendly, PDF & Email

Fotoğraflar: DHA

Tekirdağ’ın Muratlı ile Çorlu ilçeleri arasındaki Sarılar Mahallesi yakınlarında meydana gelen tren kazasında beş vagon devrildi; en 24 kişi hayatını kaybetti, 338 kişi de yaralandı.

Bakanlık açıklamasına göre aşırı yağışla menfez altı toprak kayması nedeniyle meydana gelen kazadaki trenin 362 yolcusu, altı da personeli vardı. Tren, Uzunköprü-Halkalı seferini yapıyordu. Kaza, Balabanlı-Çorlu arası 162’nci kilometrede meydana geldi.

Karadan ulaşımın güçlükle yapıldığı bölgeye ilk ulaşabilen sağlık ekipleri yaralılara müdahale etmeye başladı.

Bölgeye 100’ün üzerinde ambulans ve askeri helikopterler de sevk edildi. Yaralılar hava ambulanslarıyla tahliye edildi.

Yaralıların çoğunun tahliye edildiğini aktaran Tekirdağ valisi, “Ölülerimiz var, çok sayıda yaralı var, arazi çamurlu, bölgeye araçlar giremiyor, paletli araçlar sevk ediyoruz” dedi.

NTV yayınına bağlanan İHA muhabiri Serdar Şahin şunları aktardı: “Bölgede şu an can pazarı yaşanıyor. Kazanın olduğu bölge hemzemin geçide 2 kilometre uzaklıkta. Buraya ulaşmak isteyenler 2 kilometrelik bir yolu yürümek zorunda kalıyor. Araçlar gelemiyor. Bölgede ise sağlık ekiplerinin rayların kenarına getirdiği yaralılar traktörlerle römorklarla yaralıları taşımaya çalışıyor.”

Kazanın yaşandığı rayların görüntüsü:

YouTube Preview Image

Çorlu belediyesi, yaralılar için acil kan ihtiyacı olduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir mesaj yayınladı: “Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bu akşam meydana gelen tren kazası, milletçe hepimizi derinden üzmüştür. Kazanın hemen ardından, devletimiz ilgili tüm birimlerini ve tüm imkanlarını seferber etmiştir. Yolcu trenindeki bazı vagonların raydan çıkması neticesinde meydana gelen kaza, her boyutuyla soruşturulmaktadır. Elim kazada hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.”

Yaralıların tedavilerine Tekirdağ, Çorlu, Muratlı, Çerkezköy ve Kapaklı hastanelerinde devam ediliyor.

Ekipler devrilen vagonların altında yolcu olabileceğini tahmin ediyor. Aydınlatılan kaza bölgesinde kaza kırım ekipleri vagonların kaldırılması için çalışmalarını sürdürüyor.

Hayatını kaybedenlerin sayısı 24’e yükseldi

Bu sabah saatlerinde Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve Sağlık Bakanı Ahmet Demircan kazayla ilgili açıklama yaptı.

Akdağ, dün saat 17.20’de meydana gelen kazanın ardından sürdürülen arama ve kurtarma çalışmalarının bu sabah saat 06.00 itibariyle sonlandırıldığını söyledi. Akdağ, aşırı yağış nedeniyle menfez altında toprak kayması sonucu meydana geldiğini belirttiği kazada 24 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ise kazadan sonra 338 kişinin hastanelere getirildiğini, bunlardan 194’ünün ayakta tedavi gördükten sonra taburcu edildiğini belirtti. Bakan Demircan, halen 124 hastanın müşahede ve tedavi altında bulunduğunu söyledi.

Bakan Arslan ise kazayla ilgili teknik bilgiler verdi.

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Bakan Albayrak’ın kardeşine ait Nun Vakfı, vergiden muaf tutuldu

Print Friendly, PDF & Email

Arşiv fotoğraf: DHA

Bakanlar kurulu, 10 Mayıs 2018 tarihli kararıyla Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın kardeşinin kurucusu olduğu Nun Eğitim ve Kültür Vakfı’na vergi muafiyeti tanıdı. Beykoz’daki ikinci sınıf sit alanı üzerine okul inşa eden vakıf, böylece ‘kamu yararına çalışan dernek’ statüsü almış oldu.

Birgün’den Mustafa Mert Bildircin’in haberine göre Albayrak’ın, AKP döneminde yıldızı parlayan Kalyon İnşaat’ın sahibi Ömer Faruk Kalyoncu ile birlikte ‘yüksek düzeyde eğitim hizmetlerinin yerine getirilmesine katkıda bulunmak’ amacıyla kurduğu vakfın mal varlığı, 150 bin lira olarak belirlenmişti.

Vakıf ilk kez ikinci derece sit ve orman içi dinlenme alanında kalan arazide yapılan okul inşaatıyla gündeme geldi. Vakfın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2015 yılında eğitim tesisleri yapılmasına onay verdiği Beykoz’daki sit alanında inşa ettiği okul, ‘Toplamda 150 dönümlük yemyeşil bir tabiatın koynunda’ diye tanıtıldı.

Büyükşehir belediyesinin ormanlık alanı korumak gerekçesiyle reddettiği ikinci derece sit ve orman içi alana yapılan konut teklifi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından özel eğitim tesisleri yapılması şartıyla onaylandı. İstanbul Kuzey Kesimi Karadeniz Kuşağı Doğal Sit Alanı içerisinde kalan ve ‘tarla ve meyve bahçesi’ olarak nitelenen alan, Nun Eğitim ve Kültür vakfı için imara açıldı. Vakfın, meyve bahçelerinde büyük tahribata yol açan okulu kız ve erkek olmak üzere iki ayrı yerleşke olarak düzenlendi. Nun Okulları’nın yerleşkesine idari binalar, yurtlar, kongre merkezleri, açık ve kapalı spor alanları, yüzme havuzları ve atölyelerin yanısıra rasathane, saat kulesi ve cami de inşa edildi.

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Binali Yıldırım: Hoşuma Gitmeyen Proje 15 Temmuz

Print Friendly, PDF & Email
YouTube Preview Image

Başbakan Binali Yıldırım gazetecilerin “Hoşunuza gitmeyen, sizi en çok zorlayan proje neydi” sorusuna “Hoşuma gitmeyen proje 15 Temmuz” yanıtını verdi.

Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz darbe girişimini “hoşuna gitmeyen proje” olarak niteledi.

Anadolu Ajansı’nı  ziyaret eden Binali Yıldırım, gazetecilerin “Sizi çok zorlayan, ‘Bu işe girmeseydik’ dediğiniz bir proje oldu mu” sorusuna “Hangi birini söylesem… Hoşuma gitmeyen proje 15 Temmuz” yanıtını verdi.

Bunun üstüne gazetecilerle Yıldırım arasında gülüşme gerçekleşti.

15 Temmuz darbe girişiminde 248 kişi hayatını kaybetti, 2196 kişi yaralandı.

Tutuklananlar

Adalet Bakanlığı’nın 13 Temmuz 2017 verilerine göre, hakkında işlem yapılan kişi sayısı 169 bin 13, tutuklanan kişi sayısı 50 bin 510’du.

Bunlardan 169’u general, 7 bin 98’i albay ve alt rütbeler, 8 bin 815’i emniyet mensubu, 24’ü vali, 73’ü vali yardımcısı, 116’sı kaymakam, 2 bin 431’i yargı mensubu ve 31 bin 784 diğer olarak sınıflandırılmıştı.

Yargı mensuplarından ise 2 bin 431 kişi tutuklandı.

İhraçlar, kapatmalar

İnsan Hakları Ortak Platformu’nun (İHOP) 21 Temmuz 2016-20 Mart 2018 tarihlerini kapsayan ve 17 Nisan 2018’de güncellenen raporuna göre;

* Bakanlıklar, yargı kurumları ve askeriye ile çeşitli devlet kuruluşları ve üniversitelerden 112.679 kişi ihraç edildi. Bunlardan 7080 kişi üniversitelerden ihraç edilenler. 5705’i akademisyen, 1375’i idari kadrolardan.

* Başbakanlık ve bağlı kuruluşlardan ihraç edilenlerin sayısı 4237.

* 47 özel sağlık merkezi kapatıldı.

* 2271 özel öğretim kuruluşu kapatıldı. 21 bin 860 yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin çalışma izni onayları iptal edildi ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi yönünde uygulamalar yapıldı.

* 174 medya kuruluşu kapatıldı.

* 1414 sivil toplum örgütü ve dernek kapatıldı.

* 145 vakıf kapatıldı.

* İki konfederasyona bağlı toplam 19 sendika kapatıldı.

* 99 belediyeye kayyum atandı. Bu belediyelerden 94’ü DBP, 4’ü AKP, 1’i MHP’li belediyeler.(EKN)

Kaynak : https://bianet.org/

Bu 5 bankadan para çekmek ücretsiz

Print Friendly, PDF & Email

Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım müşterileri imzalanan protokol ile bu bankaların tüm ATM’lerini işlem limitleri dâhilinde hiçbir ücret ödemeden kullanabilecek.

Ziraat Bankası, Halkbank, VakıfBank , Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım müşterileri, bu bankaların tüm ATM’lerini işlem limitleri dahilinde hiçbir ücret ödemeden kullanabilecek.

Söz konusu bankaların ortak açıklamasına göre, banka müşterilerinin başka bir banka ATM’sini kullanarak kendi hesabı ya da kredi kartına ilişkin finansal işlemler gerçekleştirmesini sağlayan “Ortak ATM Sistemi”, Bankalararası Kart Merkezi nezdinde kurulan sistemle 2009 yılından beri uygulanıyor.

Mevcut sistemde, bir başka banka ATM’sini kullanan müşteri, alınan hizmet karşılığında komisyon/masraf ücreti ödüyor. İşlemlerin masraf ya da komisyona tabi olması, ATM sisteminden yeteri düzeyde faydalanılamamasına yol açıyor.

Diğer taraftan bankalar, müşterilerine daha yaygın bir kanaldan ulaşabilmek adına ATM ağlarını yüksek maliyetlere katlanarak genişletiyor. Kullanılan ATM’lerin ithalat yoluyla edinilebildiği, bir ATM’nin ortalama 20 bin euro civarında maliyeti olduğu göz önüne alındığında bu bedellerin Türkiye’nin dış ticaret açığına olumsuz etkileri bulunuyor.

Ortak ATM sisteminden arzu edilen sonuçların elde edilebilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar neticesinde, ilk etapta Ziraat Bankası , Halkbank, VakıfBank , Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım bankaları bir araya gelerek “Ücretsiz Ortak ATM Kullanımı” sistemini 4 Nisan 2018’de imzalanan protokol ile hayata geçirmişti.

15 BİN ATM’DE GEÇERLİ

Buna göre, söz konusu bankalara ait yaklaşık 15 bin adet ortak ATM’den yapılabilen para yatırma, para çekme, bakiye sorgulama, kredi kartı borç sorgulama, kredi kartı limit sorgulama ve kredi kartı borç ödeme işlemleri bu bankaların müşterileri tarafından işlem limitleri dahilinde ücretsiz yapılabilecek.

Protokole imza atan bankalarca, aynı noktada yan yana bulunan ATM’ler ile ilgili verimlilik esasına göre optimizasyon çalışmaları da başlatıldı. Böylelikle mevcut ATM’lerin çok daha verimli konumlandırılması, müşterilerin finansal hizmetlere erişim düzeyinin arttırılması, ayrıca orta ve uzun vadede ATM cihazı ithalatının azalarak Türkiye’nin dış ticaret dengesine olumlu katkı sağlanması hedefleniyor.

Protokolde yer alan bankaların toplam kredi kartı sayıları yaklaşık 13 milyon adet, banka kartı sayıları 55 milyon adede ulaşıyor. Söz konusu bankaların Eylül 2017’de vardığı mutabakat çerçevesinde, toplamda 360 bin adede ulaşan POS terminallerinin ortak kullanıma açılması ile de önemli bir maliyet kalemi minimize edildi.

Bu ve kurulacak benzeri operasyonel birliktelikler ile katılımcı bankaların operasyonel maliyetlerinin düşürülmesine, dolayısıyla faizin unsurlarından biri olan operasyonel maliyetlerin bu şekilde azaltılması ile faizlerin aşağı doğru seyrine pozitif katkı sağlanacak.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Sayfa1 → 1.2351234Son Sayfa »