Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Fethullah Gülen‘in gözaltına alındığı ve sabah saatlerinde Türkiye’ye getirileceği iddiası ile ilgili konuştu. Kalın, “Bize ulaşan böyle bir şey yok” dedi. Kalın açıklamasının devamında şunları söyledi:
![]()
“NATO müttefiki kalıbı, Türkiye’nin eylemlerinin ne kadar düşmanca ve otokratik olduğunu saklıyor” Çeviri – Gonca Tokyol Washington Post gazetesinde David Ignatius imzasıyla yayınlanan yazıda, Türkiye ile ABD arasındaki gerilimin merkezinde, ABD’de tutuklu yargılanan İran ve Türkiye vatandaşı Reza Zarrab‘ın serbest bırakılmasının yattığı iddia edildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Zarrab davasının olası sonuçlarından ‘korktuğunu’ savunan Ignatius, meselenin Washingon-Ankara arasında yapılan birçok görüşmede dile getirildiğini kaydetti. Yazıda, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde görev yapan üst düzey bir yetkilinin, “Erdoğan’ın takıntısının sebebinin ortaya çıkacak bilginin ailesine ve en sonunda da kendisine zarar vermesi ihtimali olduğunu düşünüyoruz” ifadelerine de yer verildi.
Belgeler, Flynn’in Türk hükümetinin çıkarlarını korumak üzere 500 bin dolar kabul ettiğini gösteriyor. Cumhuriyetçi Kongre üyesi Jason Chaffetz, ABD Başkanı Donald Trump’ın eski ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn’in, lobicilik faaliyetleri için Türkiye ve Rusya’dan aldığı yüzbinlerce doları geri ödemesi için çaba harcayacağını söyledi. Amerikan’nın Sesi‘nin haberine göre, Temsilciler Meclisi Devlet Denetleme Komisyonu’nun en kıdemli Cumhuriyetçi üyesi olan Chaffetz, Devlet Denetleme Dairesi’ne Flynn’e yapılan ödemeleri soracağını bildirdi.
![]() Amberin Zaman Dün Washington’da birkaç haftadır gösterimde olan ve ABD’li eleştirmenler tarafından övgü yağmuruna tutulan Kedi belgeselini izledim. İstanbul’da çekilen film İstanbulluların sokak kedileriyle iç içe geçen yaşamlarını anlatıyor. Belgesel, devletin on milyonlarca dolarla akıtarak yıllardır başaramadığını 80 dakikada başarıyor. İzleyiciye Türkiye’yi ve Türk insanını sevdiriyor. Türkiye’ye derhal gitme arzusunu uyandırıyor. Film neden bu kadar etkili? Gerçek olduğu için. İstanbul’a özgü, sahici bir hikayeyi anlattığı için. Süslemeden püslemeden, tüm yalınlığıyla ama mizah da katarak. Bir filmin başaramadığını Türk devletinin neden başaramadığına gelince… Ne şekilde ambalajlarsanız ambalajlayın, hangi lobi şirketine milyonlarca dolar akıtırsanız akıtın, anlattıklarınız doğru değilse, hikayeniz özünde kötüyse ve haksızsanız kimseyi kandıramazsınız.
Dünyaca ünlü yazar Paul Auster, eşi yazar Siri Hustvedt’le birlikte Türkiye’deki siyasi iklimi değerlendirdiği bir yazı kaleme aldı. Auster, 2012 yılında gazeteci ve yazarların tutuklu bulunmasından dolayı Türkiye’ye gelmeyi reddetmişti. Bunun üzerine dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan, Auster için ‘cahil adam’ demiş ve eklemişti: “Gelsen ne olur gelmesen ne olur.” ‘Darbe girişimi bahane’Auster ve Hustvedt’in Cumhuriyet’te yayınlanan yazısında, Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin göstericileri ‘acımasızca’ bastırdığı ve parkın ‘savaş alanı’na çevrildiği belirtilerek, “Bütün dünyanın tanık olduğu ürkütücü olaylardan sonra bizler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de gücünün kıskacını nasıl daha da sıktığını gitgide daha da umutsuzluğa kapılarak izledik” dendi.
15 Temmuz’dan önce Türkiye’de darbe olacağını öne süren ABD’li analist Michael Rubin, ABD’de ‘kara para aklama’ suçlamasıyla yargılanan 17 Aralık soruşturmasının kilit ismi Rıza Sarraf’ın yargılanması durumunda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sakladığı nakit paranın yerinin ortaya çıkacağını savundu. ANF’den Amed Dicle’ye konuşan Rubin, Erdoğan ve ailesine ait Avrupa ve Rusya’da açılmış çok sayıda banka hesabı bulunduğunu öne sürerek, “Erdoğan’ın yolsuzluğu herkes tarafından bilinen bir durum. Bu ülkelerin istihbarat ajansları muhtemelen kendisinin nakit paraları nerede sakladığını biliyorlar” dedi.
| |||||||||||
42 sorgu. 0,415 saniye. | |||||||||||