Yargıtay: Cemevleri ibadethanedir, faturalarını devlet karşılamalı

2014 yılında AİHM de cemevlerinin ibadethane olduğunu ilişkin karar vermişti.

Alevilerin cemevlerinin ibadethane olduğuna ilişkin yürüttüğü hukuk mücadelesi uzun yıllardan beri sürüyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014 yılında cemevlerinin ibadethane olduğuna ilişkin verdiği kararın ardından, Cem Vakfı’nın açtığı davada Yargıtay, cemevlerinin ibadethane olduğuna, tıpkı diğer ibadethaneler gibi elektrik faturalarının da devlet tarafından karşılanması gerektiğine hükmetti.

Sendika.org’da yer alan habere göre, davayı takip eden avukat Ulaş Cam, en başından beri cemevlerinin ibadethane olduğuna ve elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğine ilişkin düzenleme talep ettiklerini ve buna istinaden faturaları ödemediklerini belirtti. Bunun üzerine BEDAŞ’ın fatura borcu nedeniyle icra takibi başlattığını belirten Cam, “Biz itiraz ettik. Akabinde BEDAŞ itirazın iptali için dava açtı. Bu davalar 2012 yılında önce aleyhimize sonuçlandı ve BEDAŞ yönünden tahsilat kararı çıktı” dedi.

AİHM’in 2014 yılındaki kararının ardından Yargıtay’ın dosyayı bozma kararı verdiğini belirten Cam şunları söyledi: Yeniden inceleme yapılması için mahkemeye gönderdi. Mahkeme dosyaları yeniden ele aldı. Bilirkişi incelemesi yapıldı, tespitler yapıldı. Cemevlerinin elektrik giderlerinin karşılanması yönünde mahkeme olumlu bir şekilde BEDAŞ’ın açtığı davaya reddetti. BEDAŞ temyiz etti. Dosya Yargıtay’a gitti tekrar ve Yargıtay, BEDAŞ’ın aleyhine olan bu kararları onadı.

Bundan sonraki sürece ilişkin ise Cam şunları söyledi: Yargıtay kararı bu şekilde kesinleşecek gibi görünüyor. Bu kararın kesinleşmesinden sonra artık elektrik faturası ödeme yükümlülüğü tamamen ortadan kalkmış olacak. Çünkü elektrik kuruluşları icra takipleri yaptıklarında ya da dava açtıklarında önlerine bu karar çıkacak. Dolayısıyla hem davayı kaybedecek, vekalet ücreti ödeyecekler, bir sürü masraf yapacaklar. Bu durumdan çıkış adına tek şey, devletin cemevlerinin ibadethane olduğuna ilişkin düzenleme yapmasıdır. Bu aşamada önemli bir karar, uzun zamandır bunun peşindeydik. Beklentimiz bundan sonrası adına yasal düzenleme. Yasal düzenleme olursa hepimiz adına olumlu bir gelişme olur.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Okluk Koyu’nda arazi pazarlığı: Fiyatı beğenmeyen mahkemeye gitsin!

Bölgede arazisi bulunanlara dönüm başına önce 95 bin, ardından 160 bin lira para teklif edildi.

Muğla’nın Marmaris İlçesi Okluk Koyu’nda yapımı devam eden Cumhurbaşkanlığı Yazlık Konutu’nun ardından 200 dönüm arazinin acil kamulaştırılma kararı sonucu koydaki arazi sahipleriyle pazarlık başladı. İçinde avukatların da bulunduğu Ankara’dan gelen heyet dönümüne deniz kıyılarına 160, arka bölümlere ise 95 bin lira fiyat biçti. Kabul etmeyenlere ise “Mahkemeye gidin” denildi. 

Mustafa Sarıipek’in Sözcü’de yer alan haberine göre, pazartesi günü Okluk Koyu’nun karşı tarafında bulunan Malderesi Koyu’nda arazisi bulunan 4 kişi ile Marmaris Mal Müdürlüğü’nde pazarlığa oturuldu. Edinilen bilgiye göre ilk rakam dönüm başına 95 bin lira olarak belirtildi. İtiraz üzerine rakam 160 bin liraya çıkarılırken “Bu rakamı da arazinin deniz kenarında olmasından dolayı veriyoruz” denildi.

“Parayı az bulan mahkemeye gitsin”

Arazi sahipleri bölgede deniz kenarındaki arazilerin dönümünün milyon lira olduğu, Karacasöğüt’ün denizden uzak bölümlerinde bile tarlaların dönümünün 500 bin lira ettiğini belirtmeleri üzeri pazarlığı sürdürmeyen heyet “Verilen rakam eğer size az geliyorsa mahkeme yolu açık. Buyurun dava açabilirsiniz” denildiği öğrenildi.

“Görüşmeler hafta sonuna kadar sürecek”

Heyet ile konutun şantiyesinin kurulduğu arazi sahipleriyle görüşme yapılacak. Önümüzdeki günlerde ise koydaki restoran sahipleri ve konut yakınındaki arazi sahipleriyle masaya oturulacak.

“Kimsenin konuşması istenmiyor”

Adının açıklanmasını istemeyen bir bölge yaşayanı “Kimsenin gazetecilerle konuşması istenmiyor. Bölgeye gazeteci geldiği anda jandarmaya bildirilmesi istendi. Herkes korkuyor. Kimse ne yapacağını bilmiyor. Pazarlıklar bittikten sonra hepimiz bir araya gelerek bir yol belirleyeceğiz” dedi.

İmza sayısı 60 bini geçti

Öte yandan bölgede başlatılan “Gökova, koylar hepimizin” imza kampanyasının ise 60 bini geçtiği açıklandı. Marmaris Haziran Hareketi üyeleri, kamulaştırmanın gerçekleşeceği haberi üzerine bölgedeki 200 dönüm arazinin sahipleriyle görüşme gerçekleştirdiğini sosyal medya aracılığıyla tüm üyelerine duyurdu. Duyuru şöyle:

“Bir avuç denizci ile başladığımız yolculuğumuz katılımlarınızla 60 bini geçti. Bizler bu arada boş durmadık, kamulaştırılması söz konusu olan 200 dönüm arazinin pay sahiplerine ulaştık. Tabii hepsi de bölgenin yerlileri olan dededen toruna hak sahipleri. Elbette devletle oturacakları bir masadan mağlup kalkacakları endişesi gözlerinden okunuyor. Onlara hukuki destek vererek, korkularını bir nebze olsun hafiflettik.
Bodrum’un Kent Konseyi’nin bileşenleri olan Bodrum Deniz Derneği, Belediye Başkanı, Bodrum Deniz Ticaret odası, Bodrum Ticaret Odası’na direkt veya dolaylı olarak ulaştık. Muğla Çevre Platformu’ndan samimi destek aldık, her nefesimizde yanımızda oldular.  Destek büyüdükçe, bu çabaları destek alabileceğimiz tüm paydaşların içinde olduğu bir platformdan yürütme gereği doğdu. Bu ihtiyacı Facebook’da oluşturduğumuz ‘Gökova Hepimizin’ sayfasından yürütmekte karar kıldık. Şimdi her bir imza sahibinin, bu sayfayı beğenmesini ve paylaşarak destekleyenlerin 100 binlere ulaştırmasını bekliyoruz.”

Kaynak : http://t24.com.tr/

‘O günü’ anlatacak

Muharrem İnce

24 Haziran’da CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce, günler sonra ilk kez televizyona çıkacak. İnce’nin 24 Haziran ve sonrasına ilişkin konuşması bekleniyor.

24 Haziran seçimlerinin ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay çağrısı yapmaması üzerine bayrak açan Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce , günler sonra ilk kez bugün televizyon programına çıkacak. İnce’nin konuşmasında hangi zorlukları yaşadığını, cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinden önceki süreci, 24 Haziran gecesi neden açıklama yapmadığını ve son çıkışlarının nedenini açığa kavuşturacağı belirtiliyor. Sert bir konuşma yapması beklenen İnce’nin resmi imza toplama girişimine de açıklamalarının ardından başlayacağı belirtiliyor. Siyasi kulislerde ise olağanüstü kurultay karşısında genel merkez’in en büyük kozunun yerel seçimler olduğu konuşuluyor.

Edinilen bilgiye göre; İnce Habertürk TV’de katılacağı programda, cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinden önceki sürecin detaylarını kamuoyuyla paylaşacak. Siyasi kulislerde aday belirleme sürecinde Kılıçdaroğlu’nun İnce’yi aday göstermeye “mecbur” kaldığını savunanların yanı sıra anketlerin İnce’yi işaret etmesi nedeniyle İnce isminin öne çıktığı belirtiliyor. İnce’nin tüm bu sürece kendi açısından netlik kazandırması bekleniyor. Programda İnce’nin 24 Haziran gecesi neden açıklama yapmadığını ve son çıkışlarının nedenini açığa kavuşturacağı kaydediliyor. Kampanya sürecinde parti nedeniyle yaşadığı sorunları da kamuoyuyla paylaşması beklenen İnce’nin, verilen söz verilmesine karşın listelerde ekibinin büyük çoğunluğunun yer almamasına karşı duyduğu tepkiyi de dile getireceği belirtiliyor. İnce’nin kamuyoyuna yapacağı açıklamaların ardından imza toplama işlemine resmen başlanacağı dile getiriliyor. İnce’ye yakın isimler, imza sayısının 500’e yaklaştığını belirterek, resmi imza toplama girişiminden sonra 3 gün içinde yeterli imza sayısı olan 630’u bulacaklarına inanıyor.

Toplasalar tartışma biterdi

Genel Merkez kanadı ise İnce ve ekibinin yeterli imzayı bulamayacağı görüşünde ısrarlı. Yeterli imza bulunabilseydi bugüne kadar olağanüstü kurultay çağrısının çoktan yapılacağına dikkat çeken Genel Merkez, yeterli imza bulunsaydı tartışmaların da son bulacağını belirtiyor.

Yeni dönem masaya yatırılacak

İmza tartışmalarının yanı sıra genel merkezde yeni döneme ilişkin hazırlıklar başladı. Bugün seçimden sonraki ikinci kapalı grubuna toplayacak olan CHP , özellikle yeni gelen milletvekillerine yönelik oryantasyon gerçekleştirecek. Toplantıda yeni sistemin ve nasıl bir muhalefet izleneceğinin detaylarıyla konuşulacağı belirtiliyor.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Adnan Oktar ve 235 destekçisine operasyon; inanç istismarı, cinsel saldırı ve casusluk suçlaması var

Suçlamalar arasında ‘yaşı küçük çocuklara taciz, uluslararası ajanlık, kara para aklama, tehdit ve şantaj’ yer alıyor.

A9 kanalında yaptığı programla tartışılan ve kamuoyunda Adnan Hoca ismiyle bilinen Adnan Oktar ile yaklaşık 200 destekçisi gözaltına alındı. Oktar’ın İstanbul Çengelköy’deki evinde kaçmaya çalışırken yakalandığı kaydedildi.

Operasyon kapsamında 166 şüpheli gözaltına alınırken; Adnan Oktar’ın malvarlığına el kondu.

Operasyon kapsamında, Türkiye’nin adını ilk olarak 1999 yılında düzenlenen geniş katılımlı ilik bağışı kampanyasıyla duyduğu Oktar Babuna da gözaltına alındı. 

Operasyonun başlamasının ardından gözaltına alınmadan önce Cumhuriyet gazetesine konuşan Oktar, seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’yi desteklediklerini belirterek, “Biz vatanına milletine bağlı insanlarız. PKK’ye, vatan millet düşmanlarına operasyon yapılaması gerekirken bize yapılıyor. Bu operasyondan Tayyip Bey’in de İçişleri Bakanının da haberi olduğunu düşünmüyorum. Kırgın değilim ama şaşkınım” dedi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Oktar ile beraber 235 kişi hakkında 4 ilde toplam 120 adreste operasyon başlatıldı. İstanbul, Ankara, Antalya ve Muğla’daki operasyonlarda gözaltı kararı verilenlerden 106’sının kadın olduğu öğrenildi.

İstanbul’da 22 ilçede 115 adres, Ankara’da 2 ilçede 3 adres ve Muğla ile Antalya’da 1’er adrese baskın yapıldığı öğrenildi. Yaşları 11 ile 40 arasında değişen çok sayıda şikayetçi olduğu belirtildi. Operasyonda gözaltına alınanlar sağlık kontrollerinin ardından emniyet müdürlüğüne getirildi.

Hangi suçlamalar yöneltiliyor?

Adnan Oktar ve çevresindekilere yöneltilen suçlamalar arasında ‘yaşı küçük çocuklara taciz, organize suç örgütü kurmak, uluslararası ajanlık, kara para aklama, tehdit ve şantaj’ yer alıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada da, gruba şu suçlamaların yöneltildiği kaydedildi:

“Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması cinsel taciz, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, siyasi ve askeri casusluk, dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, özel hayatın gizliliğini ihlal, resmi belgede sahtecilik, terörle mücadele kanununa muhalefet, tehdit, cebir, iftira, halkı askerlikten soğutma, hakaret, suç uydurma, yalan tanıklık, nitelikli dolandırıcılık, kaçakçılıkla mücadele kanuna muhalefet, vergi usul kanununa muhalefet, rüşvet, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, eziyet, kişisel verilerin kaydedilmesi siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin engellenmesine dair kanuna muhalefet”

“İngiliz derin devletinin bir komplosuyla karşı karşıyayız”

Adnan Oktar’ın televizyon kanalı A9 ‘da programlar yapan Hüma Babuna isimli kişi de sosyal medya hesabından opersayon bilgisini doğrulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Şu anda bütün Adnan Oktar hocam ve arkadaşlarımın evlerine polis baskını var. İngiliz derin devletinin oyunu bu son zamanlarda yaptığımız faaliyetler neticesinde oluyor. Allah tuzaklarını başlarına geçirsin.

“Sayın Cumhurbaşkanımı buradan bilgilendiriyorum şu anda yine İngiliz derin devletinin bir komplosuyla karşı karşıyayız Adnan Oktar Bey’in ve arkadaşlarının bulunduğu evkere polis baskını oluyor komplolara karşı müdahalesini istirham ediyorum.”

Kaynak : http://t24.com.tr/

Erdoğan, yeni sistemin ilk kabinesini açıkladı

Cumhurbaşkanı: Ülkemiz tarihinin en önemli demokratik dönüşümlerinden biri bugün başarıyla tamamlanmıştır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni kabineyi açıkladı. Yeni kabinede eski bakanlardan dördü yer alırken; Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da Milli Savunma Bakanı oldu. Eski bakanlardan Abdulhamit Gül Adalet Bakanı, Süleyman Soyluİçişleri Bakanı, Mevlüt Çavuloğlu Dışişleri Bakanı ve Berat Albayrak da Hazine ve Maliye Bakanı olarak görevlendirildi. 

Kabinede kamuoyunun adını pek duymadığı sürpriz isimler de yer aldı. Medipol Üniversitesi’nin mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Koca Sağlık Bakanı oldu. Kültür ve Turizm Bakanı ise ETS Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ersoy oldu. Milli Eğitim Bakanı koltuğuna da Talim ve Terbiye Kurulu’ndan Ziya Selçuk oturdu. Eski Karayolları Genel Müdürü Mehmet Cahit Turan da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, eski TOKİ Başkanı Murat Kurum Çevre ve Şehircilik Bakanı oldu.

Yeni kabine şöyle:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Fuat Oktay
Adalet Bakanı: Abdulhamit Gül
Dışişleri Bakanı: Mevlüt Çavuşoğlu
İçişleri Bakanı: Süleyman Soylu
Milli Savunma Bakanı: Hulusi Akar
Milli eğitim Bakanı: Ziya Selçuk
Sağlık Bakanı: Fahrettin Koca
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı: Fatih Dönmez
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı: Mehmet Cahit Turan
Çevre ve Şehircilik Bakanı: Murat Kurum
Tarım ve Orman Bakanı: Bekir Pakdemir
Kültür ve Turizm Bakanı: Mehmet Ersoy
Gençlik ve Spor Bakanı: Mehmet Kasapoğlu
Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı: Zemra Zümrüt Selçuk
Hazine ve Maliye Bakanı: Berat Albayrak
Ticaret Bakanı: Ruhsar Pekcan
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Mustafa Varank

Erdoğan, kabineyi ilan etmeden önce yaptığı açıklamada, “Ülkemiz tarihinin en önemli demokratik dönüşümlerinden biri bugün başarıyla tamamlanmıştır” dedi. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

-Dünyada yönetim sistemini demokratik yollardan değiştirebilen az sayıdaki ülke arasına girdik. 16 Nisan halk oylaması ve 24 Haziran seçimleri demokrasinin ispatı olmuştur. Gerek katılım itibariyle, gerekse kesin sonuçlara baktığımızda ortaya çıkan tabloyla eşi benzeri olmayan bir seçim gerçekleşmiştir.

-Yüreğinde ülke ve millet sevdası olan herkesle çalışmaktan memnuniyet duyacağız.

“MHP’yle işbirliğimizi inşallah Meclis’te de sürdüreceğiz”

-MHP’ye, başta Genel başkan Bahçeli olmak üzere teşekkür ediyorum. İşbirliğimizi inşallah Meclis’te de sürdüreceğiz.

-Yeni yönetim mimarisini seçimden önceki günlerde milletimizle de paylaşmıştık. Geçen hafta aski sistemden yeni sisteme geçişin altyapısı mahiyetindeki kanun değişiklikleri Resmi Gazete’de yayınlandı.

-1 numaralı Cumhurbaşkanlığı kararnamesini yayınladık. Yeni yönetim yapısının çatısını resmen hayata geçirmiş olduk. Yeni sistemi en üstten en alta kadar devletimizin bütün hücrelerine nüfus ettirmeye kararlıyız. Yürütme görevi konusunda aksaklıklar, eksiklikler konusunda öne sürülecek bahane kalmamıştır. Anayasanın cumhurbaşkanına verdiği yürütme yetkileri konusunda hiçbir mazerete sığınma hakkımız bulunmuyor.

-En önemli yetkilerimizden biri de kabineyi hiçbir sınırlama olmadan oluşturabilme imkanıdır. Başkan yardımcımızla birlikte kabinedeki bakan sayısını 17’ye indirdik.

-Yeni yönetim sistemimizi reformist bir anlayışla en aşağıdaki memura kadar indireceğiz. Özel sektörden STK’ya tüm dinamiklerin kendilerini yenileyeceklerine de inanıyorum. Yasama ve yargı organlarımızın da kendilerini geliştireceklerini ümit ediyorum. Bizden sonraki nesillere de çok güçlü bir zemin hazırlamış olacağız.

-Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesinde yer alan alan bakanlar yarın (10 Temmuz Salı) saat 15.00’te yemin edecek.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Çorlu’da tren kazası: Hayatını kaybedenlerin sayısı 24’e yükseldi

Fotoğraflar: DHA

Tekirdağ’ın Muratlı ile Çorlu ilçeleri arasındaki Sarılar Mahallesi yakınlarında meydana gelen tren kazasında beş vagon devrildi; en 24 kişi hayatını kaybetti, 338 kişi de yaralandı.

Bakanlık açıklamasına göre aşırı yağışla menfez altı toprak kayması nedeniyle meydana gelen kazadaki trenin 362 yolcusu, altı da personeli vardı. Tren, Uzunköprü-Halkalı seferini yapıyordu. Kaza, Balabanlı-Çorlu arası 162’nci kilometrede meydana geldi.

Karadan ulaşımın güçlükle yapıldığı bölgeye ilk ulaşabilen sağlık ekipleri yaralılara müdahale etmeye başladı.

Bölgeye 100’ün üzerinde ambulans ve askeri helikopterler de sevk edildi. Yaralılar hava ambulanslarıyla tahliye edildi.

Yaralıların çoğunun tahliye edildiğini aktaran Tekirdağ valisi, “Ölülerimiz var, çok sayıda yaralı var, arazi çamurlu, bölgeye araçlar giremiyor, paletli araçlar sevk ediyoruz” dedi.

NTV yayınına bağlanan İHA muhabiri Serdar Şahin şunları aktardı: “Bölgede şu an can pazarı yaşanıyor. Kazanın olduğu bölge hemzemin geçide 2 kilometre uzaklıkta. Buraya ulaşmak isteyenler 2 kilometrelik bir yolu yürümek zorunda kalıyor. Araçlar gelemiyor. Bölgede ise sağlık ekiplerinin rayların kenarına getirdiği yaralılar traktörlerle römorklarla yaralıları taşımaya çalışıyor.”

Kazanın yaşandığı rayların görüntüsü:

YouTube Preview Image

Çorlu belediyesi, yaralılar için acil kan ihtiyacı olduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir mesaj yayınladı: “Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bu akşam meydana gelen tren kazası, milletçe hepimizi derinden üzmüştür. Kazanın hemen ardından, devletimiz ilgili tüm birimlerini ve tüm imkanlarını seferber etmiştir. Yolcu trenindeki bazı vagonların raydan çıkması neticesinde meydana gelen kaza, her boyutuyla soruşturulmaktadır. Elim kazada hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.”

Yaralıların tedavilerine Tekirdağ, Çorlu, Muratlı, Çerkezköy ve Kapaklı hastanelerinde devam ediliyor.

Ekipler devrilen vagonların altında yolcu olabileceğini tahmin ediyor. Aydınlatılan kaza bölgesinde kaza kırım ekipleri vagonların kaldırılması için çalışmalarını sürdürüyor.

Hayatını kaybedenlerin sayısı 24’e yükseldi

Bu sabah saatlerinde Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve Sağlık Bakanı Ahmet Demircan kazayla ilgili açıklama yaptı.

Akdağ, dün saat 17.20’de meydana gelen kazanın ardından sürdürülen arama ve kurtarma çalışmalarının bu sabah saat 06.00 itibariyle sonlandırıldığını söyledi. Akdağ, aşırı yağış nedeniyle menfez altında toprak kayması sonucu meydana geldiğini belirttiği kazada 24 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Sağlık Bakanı Ahmet Demircan ise kazadan sonra 338 kişinin hastanelere getirildiğini, bunlardan 194’ünün ayakta tedavi gördükten sonra taburcu edildiğini belirtti. Bakan Demircan, halen 124 hastanın müşahede ve tedavi altında bulunduğunu söyledi.

Bakan Arslan ise kazayla ilgili teknik bilgiler verdi.

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Bu 5 bankadan para çekmek ücretsiz

Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım müşterileri imzalanan protokol ile bu bankaların tüm ATM’lerini işlem limitleri dâhilinde hiçbir ücret ödemeden kullanabilecek.

Ziraat Bankası, Halkbank, VakıfBank , Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım müşterileri, bu bankaların tüm ATM’lerini işlem limitleri dahilinde hiçbir ücret ödemeden kullanabilecek.

Söz konusu bankaların ortak açıklamasına göre, banka müşterilerinin başka bir banka ATM’sini kullanarak kendi hesabı ya da kredi kartına ilişkin finansal işlemler gerçekleştirmesini sağlayan “Ortak ATM Sistemi”, Bankalararası Kart Merkezi nezdinde kurulan sistemle 2009 yılından beri uygulanıyor.

Mevcut sistemde, bir başka banka ATM’sini kullanan müşteri, alınan hizmet karşılığında komisyon/masraf ücreti ödüyor. İşlemlerin masraf ya da komisyona tabi olması, ATM sisteminden yeteri düzeyde faydalanılamamasına yol açıyor.

Diğer taraftan bankalar, müşterilerine daha yaygın bir kanaldan ulaşabilmek adına ATM ağlarını yüksek maliyetlere katlanarak genişletiyor. Kullanılan ATM’lerin ithalat yoluyla edinilebildiği, bir ATM’nin ortalama 20 bin euro civarında maliyeti olduğu göz önüne alındığında bu bedellerin Türkiye’nin dış ticaret açığına olumsuz etkileri bulunuyor.

Ortak ATM sisteminden arzu edilen sonuçların elde edilebilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar neticesinde, ilk etapta Ziraat Bankası , Halkbank, VakıfBank , Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım bankaları bir araya gelerek “Ücretsiz Ortak ATM Kullanımı” sistemini 4 Nisan 2018’de imzalanan protokol ile hayata geçirmişti.

15 BİN ATM’DE GEÇERLİ

Buna göre, söz konusu bankalara ait yaklaşık 15 bin adet ortak ATM’den yapılabilen para yatırma, para çekme, bakiye sorgulama, kredi kartı borç sorgulama, kredi kartı limit sorgulama ve kredi kartı borç ödeme işlemleri bu bankaların müşterileri tarafından işlem limitleri dahilinde ücretsiz yapılabilecek.

Protokole imza atan bankalarca, aynı noktada yan yana bulunan ATM’ler ile ilgili verimlilik esasına göre optimizasyon çalışmaları da başlatıldı. Böylelikle mevcut ATM’lerin çok daha verimli konumlandırılması, müşterilerin finansal hizmetlere erişim düzeyinin arttırılması, ayrıca orta ve uzun vadede ATM cihazı ithalatının azalarak Türkiye’nin dış ticaret dengesine olumlu katkı sağlanması hedefleniyor.

Protokolde yer alan bankaların toplam kredi kartı sayıları yaklaşık 13 milyon adet, banka kartı sayıları 55 milyon adede ulaşıyor. Söz konusu bankaların Eylül 2017’de vardığı mutabakat çerçevesinde, toplamda 360 bin adede ulaşan POS terminallerinin ortak kullanıma açılması ile de önemli bir maliyet kalemi minimize edildi.

Bu ve kurulacak benzeri operasyonel birliktelikler ile katılımcı bankaların operasyonel maliyetlerinin düşürülmesine, dolayısıyla faizin unsurlarından biri olan operasyonel maliyetlerin bu şekilde azaltılması ile faizlerin aşağı doğru seyrine pozitif katkı sağlanacak.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

7 Helikopterle Mitinge Geldi

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan Mersin mitingine biri cankurtaran helikopteri olmak üzere toplam 7 helikopterle  geldi. MHP’li Büyükşehir Belediyesi de, belediye otobüslerini görevli yazısı eşliğinde mitinge insan taşımakta kullandı.

7 Helikopterle Mitinge Geldi

Biri polis, biri cankurtaran helikopteri olmak üzere toplam 7 helikopterle Mersin’e gelen Erdoğan’ın mitingi dolayısıyla Mersin’in en işlek caddesi olan İnönü Bulvarı saatlerce trafiğe kapalı kaldı.Mitingin geç başlaması ve sıcak havanın etkisiyle çok sayıda kişi Erdoğan’ın konuşmasını beklemeden miting alanından ayrıldı. Erdoğan, Mersin’de geçmiş yıllarda yaptığı mitinglerdeki kalabalıklardan daha az sayıda insana hitap etti.

Çevre ilçelerde otobüslerle çok sayıda kişi Mersin’e getirilirken MHP’li Büyükşehir Belediyesi de, belediye otobüslerini görevli yazısı eşliğinde mitinge insan taşımakta kullandı. Erdoğan mitingde Tevfik Sırrı Gür Stadı’nın yerine millet bahçesi yapacaklarını belirterek “Çoluk çocuğu ile millet bahçesinde yatıp yuvarlanacaklar” dedi.

Millet kıraathaneleri vaadi

Ardından Hatay’da konuşan Erdoğan, “Millet kıraathaneleri” açacaklarını söyledi. Erdoğan, “Bunu Bay İnce yanlış anlayabilir. İskambil oynanan değil, kitaplarla döşeli, içeride kahvesi, keki olacak. Gençlerimiz yaşlılarımız gelecek. Hem kitabını okuyacak hem kekini alacak, çayını kahvesini alacak; ücretsiz. 24 saat açık olacak” dedi.

Kaynak : http://gazeteport.com/

“Mehmet Cengiz’in 425 milyon liralık borcu silindi, 81 yaşındaki kadın, su borcunu ödeyemediği için gözaltına alındı”

Cengiz’in vergi borcunun silindiği, dönemin Maliye Bakanı tarafından doğrulanmıştı.

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda “Miletin a…. koyacağız” dediği iddia edilen iş insanı Mehmet Cengiz’in 425 milyon liralık vergi borcunun silinmesi yeniden gündeme geldi. Adana’da 81 yaşındaki bir kadının su sayacındaki mührü kaldırıp suyu kullandığı için gözaltına alındığını hatırlatan Twitter’da bir kullanıcı iki olayı birleştirerek yeni bir tweet attı.

Twitter’da “Kaç Saat Oldu?” ismiyle tweet atan kullanıcı, “Milletin A…k diyen işadamı Mehmet Cengiz’in, 425 milyon TL’lik borcu silineli 2 yıl, su borcunu ödemediği için 81 yaşındaki kadın gözaltına alınalı birkaç saat oldu” dedi.

Cengiz’in vergi borcunun silindiği, dönemin Maliye Bakanı Naci Ağbal tarafından doğrulanmıştı.

Adana’da 81 yaşındaki kadın su sayacındaki mührü kaldırıp suyu kullandı. Fark edildikten sonra gözaltına alınan kadına, mahkeme 3 bin lira para cezası verip serbest bıraktı.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Üstüne düşeni yapıp milletin yakasından düşecek misin?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a seslendi: “Ben üstüme düşeni yaptım. Acaba sen üstüne düşeni yapıp bu milletin yakasından düşecek misin?”

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında, “Yanıt bekliyorum”dedikten sonra Erdoğan’ın oğlu, kardeşi, eniştesi, dünürü ve eski özel kalem müdürünün bir vergi cennetindeki bir şirkete 2011 yılında gönderdiği milyonlarca doları tek tek sıraladıktan sonra swift mesajlarını ve dekontlarını göstermişti.

Erdoğan, avukatı aracılığıyla belgeleri yalanlamıştı: “Kılıçdaroğlu tarafından müvekkillerim hakkında ileri sürülen iddiaların tamamı yalan, gösterdiği kağıtların da tamamı sahtedir. Kılıçdaroğlu, söz konusu kağıtları mesai bitimine kadar derhal bir cumhuriyet savcılığına vermeli ve suç duyurusunda bulunmalıdır.”

‘Eğer haysiyetli bir adamsan gereğini yaparsın’

Twitter hesabından iki mesaj paylaşan Kılıçdaroğlu, Erdoğan’dan ‘sözünü tutmasını’ istedi.

CHP lideri şöyle yazdı: “Akrabaların vergi vermemek için yurt dışında şirket kuracak, milyon dolarları o şirketlere gönderecek, sen de çıkıp millete ‘dolarlarınızı bozdurun’ diyeceksin! Yine inkar ettin, ispat istedin, ispat ettim. Eğer haysiyetli bir adamsan, sözünü tutar, gereğini yaparsın… Ben üstüme düşeni yaptım. Akrabalarının ve senin nasıl kirli bir düzen içinde olduğunuzu, belgeleriyle milletimin gözünün önüne serdim. Ben hiçbir zaman haksızlık karşısında susan olmadım, olmayacağım. Acaba sen üstüne düşeni yapıp, bu milletin yakasından düşecek misin? Ortaya çıkardığımız belgeler yüzünden beni ve CHP’yi karalayacaksın. Şunu bil ki, benim hiçbir şeyden korkum yok çünkü alnım ak! Senin hiddetini ve korkunu ise çok iyi anlıyorum. Sen, yıllarca Türkiye’nin altını oymuş bir yönetimin baş aktörüsün!”

Ne olmuştu?

Kılıçdaroğlu, partisinin geçen haftaki grup toplantısında şöyle konuşmuştu: “Sevgili Erdoğan, ‘Bila’e anlatır gibi’ soruyorum sana: Çocuklarının, eniştenin, kardeşinin, dünürünün ve eski özel kalem müdürünün bir vergi cennetindeki bir off-shore şirkete milyonlarca dolar gönderdiğini biliyor musun?”

Bu sözlerle ilgili 1.5 milyon lira tazminat talebiyle dava açan Erdoğan ise Kılıçdaroğlu’nu ‘müfteri, yüzsüz’ diye niteleyip şu resti çekmişti: “Öne sürdüğün iddiaların belgesi var mı? Varsa çıkar hemen ben gereğini yapayım. Yoksa çık milletin önüne iftira ettiğiniz söyle, özür dile. İspatlarsan ben hem siyaseti hem cumhurbaşkanlığı makamını bırakacağım.”

CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, dün yaptığı açıklamada şöyle demişti: “Bilal’e anlatır gibi tane tane söylüyoruz Recep Tayyip Erdoğan! Yarın işi gücü bırak genel başkanımızın yapacağı grup toplantısını pür dikkat izle!”

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin de, “Hep beraber göreceğiz. Kılıçdaroğlu’nu takip edin” demişti.

Erdoğan bugünkü grup toplantısında bir kez daha hedefe oturttuğu Kılıçdaroğlu’nun ‘işi müptezelliğine vurduğunu’ belirterek şunları söylemişti: “Biraz sonra güya belge açıklayacakmış. Geçmiş konuları ısıtıp ısıtıp yeniden gündeme getirecektir. Kendisine bir yerlerden bir şey gönderiliyor. Benim yurt dışına milyonlarca dolarlık paralar gönderdiğimi söylüyor. Belgesi var mı? Yok. Meselenin dünürlere kadar götürülmesi zaten saçmalığın dik alası.”

Kaynak : http://www.diken.com.tr/