“On başını çavuş yapamıyor, düğünlerde siyasilerin eteğine yapışıp geziyor”

CHP’li Ağababa’dan Hulusi Akar’a; “On başını çavuş yapamıyor. düğünlerde siyasilerin eteğine yapışıp geziyor”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, kendisi hakkında TBMM’ye sunulan fezleke ile ilgili, “İstedikleri kadar fezleke hazırlasınlar, biz gerçekleri söylemeye devam edeceğiz” dedi.

Parti binasında düzenlenen basın toplantısına CHP İl Başkanı Enver Kiraz’ın yanı sıra il yönetimi katıldı. Ağbaba, bir süre önce yaptığı basın toplantısı ile ilgili TBMM’ye fezleke geldiğini belirtti. Fezlekede, 3 Şubat 2017 tarihinde CHP Malatya İl Başkanlığı’nda basın toplantısı yapan Ağbaba’nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayına sunulan yeni anayasa değişikliğine değindiği. Anayasa değişikliği referandum kampanyasını Genelkurmay Başkanı’nın, Kardak çıkışı ile birlikte başlattığını öne sürerek, “Siyasi şov yapacağına gitsin El-Bab’da katil sürüsü ile uğraşın” dediği ifade edildi.

Fezlekeyi bugün değerlendiren Ağbaba, Genelkurmay Başkanı’nın kendisi hakkında suç duyusunda bulunduğunu hatırlatarak, şöyle dedi:

“Bununla ilgili bir yargılamam var. Buradan tekrar söylüyorum Genelkurmay Başkanı, on başını çavuş yapamıyor. Genelkurmay Başkanı davetlerde düğünlerde siyasilerin eteğine yapışıp geziyor. Bir daha söylüyorum Genelkurmay Başkanına on başını çavuş yapamadığı gibi bütün yetkileri elinden alınmış o basın toplantısında bir şeyi de eksik bırakmışım. Darbeciler tarafından esir alınmış bir genelkurmay başkanı var. O Genelkurmay Başkanı’nın o koltukta 1 dakika bile oturması Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) şanlı tarihi için zül sayılır. Bunlar istediği kadar fezleke hazırlasın biz gerçekleri söylemeye devam edeceğiz.”

Kaynak : odatv.com/

Nedim Şener: İhbar mektubu yazan FETÖ’cü, “15 Temmuz’da Hande Fırat’ın pejmürde kıyafeti bile senaryoydu” dedi

“Darbe suçlamasını FETÖ’nün üzerine yıkmak için seyahatin planlandığını yazıyor”

Posta yazarı Nedim Şener, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit ismi olan Adil Öksüz‘ün “MİT ajanı olduğu” iddiasını ortaya atan @denizbayrak83 uzantılı Twitter hesabının mailinden CHP’ye bir ihbar mektubu gönderildiğini yazdı. “İhbarcı, mektubunda 15 Temmuz darbe girişiminin MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar tarafından kurgulanan bir ‘tiyatro’ olduğunu yazıyor” diyen Şener, “Darbe suçlamasını FETÖ’nün üzerine yıkmak için seyahatin planlandığını yazıyor. Dahası Hande Fırat’ın, 15 Temmuz gecesi CNNTürk’te Cumhurbaşkan Erdoğan’ın halkı sokağa çağırdığı Facetime görüşmesini 14 Temmuz günü MİT’ten N.Y. ile planladığını yazıyor” ifadesini kullandı.

Nedim Şener’in Posta’da “Hande Fırat’ın ‘pejmürde’ kıyafeti senaryo muydu?” başlığıyla yayımlanan (31 Mart 2017) yazısı şöyle:

FETÖ lideri Gülen ve FETÖ’cüler darbeyle amaçlarına ulaşamayınca ilk anda “senaryo, tiyatro” demeye başladılar. FETÖ’cüler bu yalanı herkese “yutturmak” için hâlâ maşaları aracılığıyla servis ettikleri sahte belgeleri kullanıyorlar.

Tabii ki her yalanın bir müşterisi olur, yeter ki işine yarasın. Biz gerçeğe bakalım.

Son yazımda, darbenin planlayıcılarından FETÖ’cü Adil Öksüz’ün, “Timsah” kod adıyla MİT ajanı olduğuna dair sahte belgenin, üç ayrı dokümandan montajlanarak oluşturulduğunu ve Öksüz’ün hiçbir zaman MİT ile ilişkisinin olmadığını anlatmıştım.

Belgede imzası bulunan MİT yöneticilerinin ise o tarihte bahsedilen görevde olmadığını yazmıştım. Sahte MİT belgesi 18 Kasım 2016 günü @denizbayrak83 isimli Twitter hesabından servis edilmişti. Meğer sahte belgeler 4 Kasım 2016 tarihinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, CHP Milletvekili Aytun Çıray’a, gazeteci C.A’ya da ulaştırılmış. Ulaştıran tanıdık, “denizbayrak83@gmail.com” isimli mail hesabı.

Aynı kişi sahte belgeleri “@denizbayrak83” isimli Twitter hesabı üzerinden kamuoyuna, denizbayrak82@gmail.com mail hesabı üzerinden CHP’ye göndermiş. İhbarcı, sahte belgelerle birlikte yalan bilgiler içeren bir de ihbar mektubu yollamış.

CHP Milletvekili Aytun Çıray, ihbar mektubunu ve belgeleri İzmir Cumhuriyet Savcılığı’na iletmiş. Okuduğumda, “Kumpas davaları sürecindeki sahte ihbar mektuplarından  biri” dedim. O zaman “yurtsever subay” rumuzu kullanılırdı, bu mektupta “yurtsever MİT’çi” süsü verilmiş, ama üslup aynı.

Her yalanın müşterisi var

İhbarcı, mektubunda 15 Temmuz darbe girişiminin MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar tarafından kurgulanan bir “tiyatro” olduğunu yazıyor. “Tiyatro” kelimesini özellikle kullandığı belli çünkü müşterisi bir hayli var. İhbarcı, mektupta 2014 yılında “MİT Ajanı” yapılan Adil Öksüz’ün 11 Temmuz’da ABD’ye gidip 13 Temmuz’da dönmesinin bile kurgu olduğunu anlatıyor.

Darbe suçlamasını FETÖ’nün üzerine yıkmak için seyahatin planlandığını yazıyor. Dahası Hande Fırat’ın, 15 Temmuz gecesi CNNTürk’te Cumhurbaşkan Erdoğan’ın halkı sokağa çağırdığı Facetime görüşmesini 14 Temmuz günü MİT’ten N.Y. ile planladığını yazıyor.

İhbarcı, Erdoğan’ın Facetime görüşmesinin planlandığı gibi 15 Temmuz gecesi yanında olan MİT’ten N.Y.’nin telefonuyla yapıldığını anlatırken şu cümleyi yazmış; “Şu kadarı var ki Hande Fırat’ın yayına pejmürde kıyafetlerle çıkması bile planın parçasıydı.”

Sadece internet aramasıyla Erdoğan’ın Facetime görüşmesinin Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan’ın telefonuyla yapıldığı, N.Y.’nin de 15 Temmuz gecesi Ankara’da MİT Müsteşarlığı’nda olduğu gerçeğini öğrenmek mümkün. Peki FETÖ bu yalanı niye servis ediyor?

Dedim ya; nasılsa her yalanın bir müşterisi vardır, yeter ki işine yarasın.

Kaynakhttp://t24.com.tr/

Bahçeli: Yunanistan tekrar denize dökülmek istiyorsa Ege’ye kurşun gibi saplanmasını biliriz; akıllı olun!

Korgeneral Alkiviadis Stefanis, ilk ziyaretini Ege Denizi’ndeki Koyun Adası’na yaptı

“Enosis kuyruklu yalandır, uyduruk masaldır ve ayaklarımızın altındadır”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yunanistan’da kısa süre önce Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nı devralan Korgeneral Alkiviadis Stefanis‘in ilk ziyaretini Ege Denizi’ndeki Koyun Adası’na yapmasına ilişkin sert konuştu. “Bu çürümüş general, işgalci Yunan askerleriyle poz vermiştir. Yunanistan, Balkan savaşlarında işgal edilmeyen, Lozan’da verilmeyen adalıkları düşmanca işgale almıştır” ifadesini kullanan Bahçeli, “Eğer ki tekrar denize dökülmeyi istiyorsa buyursun, Türk milleti buna hazırdır. Bunu bir kez daha yapacak güçte ve imandadır. Biz yine Ege’ye kurşun gibi saplanmasını bilir, tekrar tarihi öğretiriz. Yunanistan yönetimine diyorum ki, dedeleriniz başarılı olamadı akıllı olun” diye konuştu.

15 Temmuz darbe girişimine katılan 8 askerin iadesini reddeden Yunanistan ile kriz yaşanırken Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, 30 Ocak’ta kuvvet komutanlarıyla birlikte Kardak kayalıkları bölgesinde dolaşıp fotoğraf çektirmişti.

Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli’nin açıklamalarından Yunanistan’la ilgili bölümü şöyle:

“Tüm bunlar olurken Kıbrıs konusu yine çıkmaza girmiştir. Rum Meclisi, 13 Şubat’ta Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması demek olan Enosis referandumunun kutlanması kararını almıştır. Rum lideri masadan kalkıp kapıyı sert bir şekilde vurarak gitmiştir. Gerçeklerle yüzleşmekten kaçan, adadaki Türk varlığına tahammül edemeyenler şunu anlasın ki; Kıbrıs Türk’tür, Türk’ün yurdudur. Enosis kuyruklu yalandır, uyduruk masaldır ve ayaklarımızın altındadır. Enosis inkardır, kindir, nefrettir, nefesimizle gömülmeyi hak etmektedir. Rum yönetimi ille de Yunanistan’a bağlanmak istiyorsa adayı terk edip Atina’ya gitmesi, Yunanistan’a yerleşmesi samimi dileğimizdir. Kimin yurdundan kimi çıkaracaklarmış.

“Ege’ye kurşun gibi saplanmasını bilir, tekrar tarihi öğretiriz”

“Yunanistan’ın yeni atanan kara kuvvetleri komutanı, soluğu Koyun adasında almıştır. Bu çürümüş general, işgalci Yunan askerleriyle poz vermiştir. Türkiye’nin Kardak kayalıklarındaki faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu, bir dahakine tolerans göstermeyeceklerini söylemiştir. Yunanistan, Balkan savaşlarında işgal edilmeyen, Lozan’da verilmeyen adalıkları düşmanca işgale almıştır. Yunanistan’ın amaç ve hedeflerini anlayamıyoruz. Eğer ki tekrar denize dökülmeyi istiyorsa buyursun, Türk milleti buna hazırdır. Bunu bir kez daha yapacak güçte ve imandadır. Biz yine Ege’ye kurşun gibi saplanmasını bilir, tekrar tarihi öğretiriz. Yunanistan yönetimine diyorum ki, dedeleriniz başarılı olamadı akıllı olun. Boşuna heveslenmeyin, Türkiye’yi asla geçemezsiniz. Yunanistan halkı, kendi yönetimlerini ikaz etmeli, densizlere haddini bildirmelidir.”

Kaynak : http://t24.com.tr/


YouTube Preview Image

Erdoğan’dan ‘Karargah rahatsız’ haberine tepki: Bedelini ağır ödeyecekler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan’a gidişi öncesi Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, Hande Fırat’ın Hürriyet gazetesindeki ‘Karargah rahatsız’ başlıklı haberiyle ilgili, “Açık ve net söylüyorum; terbiyesizliktir, seviyesizliktir. Bizi kendi içimizde kim birbirimize düşürmek istiyorsa, açık ve net söylüyorum bedelini ağır ödeyecektir. ” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan ziyareti öncesinde Atatürk Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin sorulara yanıt verdi.

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile dün Beylerbeyi Sarayında yaptığı görüşmeye ilişkin bir soruyu yanıtlayan Erdoğan, “Genelkurmay Başkanımızla dün Beylerbeyi Sarayındaki görüşmemiz birinci derecede malum El Bab operasyonunun tamamlanması sürecine yönelik yapılan bazı çalışmalar var. Türkiye Amerika Rusya arasındaki bu görüşmelerde nerelere geldik, bundan sonra onlarla yapılacak, görüşmelerde ne durumdayız onların bir değerlendirmesini yapma fırsatı bulduk. Malum El Bab operasyonu tamamlandı. Ama bu oradaki sürecin bitmesi anlamına gelmiyor. Bizim buradaki hedefimiz Cerablus, Dabık, El Bab ve ondan sonra da koalisyon güçleri ile mutabık kalmamız halinde Münbiç ve Rakka’ya yönelik atılacak adımlar var. Bunları birliktelik içinde yürütmek önemli bir hedefimiz. Bunları uzaktan seyretmek gibi bir durum içerisinde olamayız. Daha önce bunları çok uzaktan seyrettik. Seyrettik ama bunların bize beli bedelleri oldu. ‘Artık hem masada, hem arazide olacağız’ dedik. Bunları dost ve müttefik ülkelerimize de söyledik” ifadelerini kullandı.

“BEDELİNİ AĞIR ÖDEYECEKLER”

“Karargah rahatsız” manşetini de değerlendiren Erdoğan, “Bu gazetede ön sayfada atılan başlık tabii içeride atılan başlık, çok çok daha çirkindi. ‘7 soruya 7 cevap’, öbür tarafta ‘Karargah rahatsız’ gibi ifadeler bizleri rahatsız ettiği gibi Türk Silahlı Kuvvetlerini hayda hayda rahatsız etmiştir. Bizim rahatsız olduğumuz bir konudan silahlı kuvvetlerimizin rahatsız olmaması mümkün değildi. Biz aynı vücudun azaları gibiyiz. Silahlı kuvvetler rahatız olmuşsa biz rahatsız oluruz. Bu işin başı devlettir, hükümettir. Silahlı kuvvetler devletin bir uzvudur. Burada yapılan atılan başlık bir terbiyesizliktir, seviyesizliktir. Böyle bir başlığı atmaya bu gazetenin ne yönetimi, ne patronaj kadrosu muktedir, değildir, olamaz. Bu işini hukuki süreci neyse şu anda bazı adımlar atılmış vaziyette. Bizler bunun takipçisi olacağız. Devleti kendi içinde birbirine düşürmeye kimsenin hak ve yetkisi yoktur. Bunların bu eski alışkanlıkları. Herkes yerini ve konumunu bilecek. Yerini ve konumunu bilerek adım atacaklar. Siz kalkıp da ‘7 soruya 7 cevap’ derken bir defa silahlı kuvvetlerimizi zan altında bırakıyorsunuz. Öbür tarafta kalkıp işi daha da ileri götürüp ‘Cumhurbaşkanı nereye giderse, Genelkurmay yanında’ gibi ifadelerle ayrıca terbiyesizlik yapıyorsunuz. Bir Genelkurmay Başkanının Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile uluslararası bir toplantıya gitmesinden daha doğal ne olabilir. Bunlar dünyayı tanımıyorlar. Dünyanın tüm liderleri ülkemize geldikleri zaman yanlarında Genelkurmay Başkanlarını da, güvenlikle ilgili yetkililerini de alır gelirler. Sorduğun zaman ‘yok amiral gemisiymiş’, ‘yok şuymuş’ gibi hava atarlar. Kusura bakmasınlar artık böyle bir şey yok. Bizi kendi içimizde kim birbirimize düşürmeye çalışıyorsa bunun bedelini ağır ödeyecektir. Bizler şu anda bir ekonomik zirve toplantısına gidiyoruz. Bu zirve birçok konuyu görüşeceğimiz bir zirvedir. Bunun içinde savunma vardır, ticaret alanları vardır. Bunları biz görüşürken bu işin sorumlusu olan kişilerin bizim yanımızda olmasından daha doğal ne olabilir. Bu ne densiz bir yaklaşımdır. Böyle bir şey olabilir mi? Kusura bakmasınlar. Bunu da tabii sayın Genelkurmay Başkanımızla görüştük. Biraz sonra kendileri de bu konu ile ilgili biraz daha detaylı açıklamayı kendi sitelerinde yapacaklar. Bunu da oradan almak mümkün olacaktır. Bunlar yani bizleri ciddi manada üzmektedir. Her zamankinden daha fazla birliğe beraberliğine kardeşliğe ihtiyacımızın olduğu dönemde bu tür yaklaşımları kusura bakmasınlar affedilir bulmuyorum” şeklinde konuştu.

“AMERİKALI DOSTLARIMIZLA NE YAZIK Kİ ANLAŞAMADIK”

“Fırat Kalkanı” operasyonunda gelinen son nokta ve Suriye’de bundan atılacak adımlarla ilgili bir soruya da yanıt veren Erdoğan şunları söyledi:

“Başından beri bu süreci Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile beraber yürüttük. Ta başından beri hatırlayın benim hep kullandığım bir ifade var. Burada 3 başlık uygulamada olmalı. Eğit donat, terörden arındırılmış güvenli bölge, uçuşa yasak bölge. Bunu Amerikalı dostlarımızla ne yazık ki anlaşamadık çünkü onar eğit-donat fikrine bir yere kadar olumlu bakarken, uçuşa yasak bölge olayına sıcak bakmadılar, hatta terörden arındırılmış güvenli bölge olayına ‘gayet güzel’ demiş olmalarına rağmen bu konuda adım atmadılar. Biz burada yalnız kaldık. Gaziantep’teki malum olaya kadar. Gaziantep’te 56 vatandaşımız şehit edilince ‘artık durmak yok’ dedik. ÖSO ile birlikte buraya girildi ve biz de kendilerine destek verdik. Bu desteğin birçok boyutu var. Amerika yine burada ÖSO’ya başta olumlu yaklaşmasına rağmen daha sonra Suriye demokratik güçleri diye bir yapı ortaya koydu. Biz buna karşı çıktık çünkü bu yapı içinde PYD, YPG gibi terör örgütü mensupları da var. Biz kesinlikle PYD ve YPG’den kimse ile beraber olmamız mümkün değil. Bunlarla birlikte böyle bir mücadele içine girmeyiz. Çünkü biz bir terör örgütün diğer terör örgütünün karşısı gibi görmemiz mümkün değil. Terör örgütlerinin biri iyi biri kötü diye bir şey olmaz. Mücadelemizi bu kararlılıkla ÖSO ile yürüttük. Cerablus’ta başarı, Rai’de başarı, El Bab’a geldik başarı. ÖSO’nun çok şehitleri oldu. Bizim de şehitlerimiz var. Ama DEAŞ’a yükü bri bedel ödetti kahramanlarımız. 3 bini geçti oradaki sayı. Şimdiki safha daha önce belirlediğimiz Münbiç’tir. Münbiç Araplara ait olan bir yerdir. ‘Fırat’ın doğusuna kesinlikle PYD ve YPG’nin geçmesi gerekir’ dedik. Onlar ‘geçti geçiyor’ sürekli bunu söylediler ama halen geçmiş değil. Oraya Münbiç’in yerel halkının gelmesi lazım. Bezim buradaki mücadelemiz DEAŞ iledir. Eğer hakikaten müttefiklerimiz DEAŞ mücadelesinde samimi iseler biz diyoruz ki birlikte hareket ederiz. Gelin DEAŞ’ı Rakka’dan da temizleyelim. Türkiye olarak bizim burada kalma derdimiz yok. Buranın sahipleri kimse onlar gelsin. Buralar bize tehdit oluşturuyor. Biz tehdit oluşturacak bölge istemiyoruz”

TSK’DE BAŞÖRTÜSÜ YASAĞININ KALKMASINI DEĞERLENDİRDİ

Cumhurbaşkanı Türk Silahlı Kuvvetleri’nde başörtüsü yasağının kalkmasına ilişkin bir soruya ise şöyle yanıt verdi:

“Bu konu tabii yeni bir konu değil. Bu konuda arkadaşlarımız değerlendirmelerini yaptıktan sonra konu ile ilgili olarak adım atıldı. Hayırlısı ile başlamış vaziyette. Temennimiz odur ki hazırlanan bu noktadaki mevzuata göre hanım kardeşlerimiz de kendilerinin inanç hürriyetinden, bu noktadaki emek noktasında iş temini noktasındaki özgürlüklerinden her yerde ifade edebilmesidir. Bu silahlı kuvvetlerimizde de, emniyet teşkilatımızda da, yargıda da, eğitimde de her yerde bu ön açılmış vaziyette. Bundan sonraki süreçte de tüm bu mağdur hanım kardeşlerimiz bundan istifade etmek suretiyle tüm kurumlarla yerlerini alacaktır. Dünyada bakıyorsunuz he yerde var. Amerika’da da var. Oradaki Müslümanlar inancının gereği neyse yapabiliyorlar. Oralarda bu oluyor da halkının yüzde 99’u Müslüman olan ülkemizde niye olmasın. Temennim odur ki hiçbir aşırılığa fırsat vermeden bunların çerçeve içerisinde devamı. İnanıyorum ki bütün gerilimleri bunlara alacak, bu kurumlarımız inşallah rahat şekilde yoluna devam edecektir”

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

‘Karargâh rahatsız’ manşetine soruşturma!

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Hürriyet’in “Karargâh rahatsız” başlığıyla yayınlanan haberi için soruşturma başlattı. Gazetenin Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın ifadeye çağırıldığı öğrenildi.

Hande Fırat’ın imzasını taşıyan haberde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a yönelik eleştiriler ve bazı iddiaların TSK’da rahatsızlık yarattığı iddia edilmişti. Haberde şu ifadelere yer verilmişti:

“Bu kritik süreçte Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a yönelik eleştiriler ve bazı iddialar da gündeme geliyor. İddia ve eleştiriler, TSK’yı yıprattığı gerekçesiyle Genelkurmay’da rahatsızlık yaratıyor. TSK, ‘Ayarı kaçmış eleştiriler ile gerçekdışı bilgilere dayalı bazı haberlerle’ ordunun başarısının gölgelenmeye çalışıldığını düşünüyor”

HÜRRİYET: İFTİRADA SINIR TANIMIYORLAR

Hürriyet, “Karargâh rahatsız” başlığıyla yayınlanan habere yöneltilen eleştirilerle ilgili olarak cumartesi günü (25 Şubat 2017) açıklama yapmıştı. “Bu hadise başlı başına, Türkiye’de iftirada sınır tanımazlığın en uç örneklerinden biri olarak hafızalara yerleşecektir” denen açıklamada “Herkesin kabul ettiği üzere, sergilediği gazetecilikle darbe girişiminin püskürtülmesinde ve demokrasimizin korunmasında hayli önemli bir rol oynamış olan Ankara Temsilcimiz Hande Fırat’a atılan bu iftiranın pespayeliğini en iyi değerlendirecek olan Türk kamuoyunun sağduyusudur” ifadesine yer verilmişti.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM DA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Kahramankazan’da konuşan Başbakan Binali Yıldırım, Hürriyet’in söz konusu haberine yönelik tepkisini şu sözlerle dile getirmişti: “Bugünlerde birilerine bir şeyler oluyor. Eskiden, manşetlerle hükümetlere ayar verirlerdi. AK Parti geldi, artık manşetlerle hükümet kurmak, yıkmak tarih oldu. ‘Karargah Rahatsız’ bu manşeti hatırlıyorsunuz değil mi? 28 Şubat öncesi büyük denen gazeteler bu manşetleri atarak halkın seçtiği iktidarı alaşağı etmek için her türlü tezgahı kurdular. Manşet atarak hükümete ayar vermeye çalışıyorlar”

“HÜKÜMETİN İCRAATLARINI ÖNLEMEYE YÖNELİK CUNTA YAPILANMASI…”

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Hakan Sağlam tarafından yapılan suç duyurusunu işleme koyan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma başlattı. Savcılık tarafından yapılan açıklamada, ”25 Şubat 2017 tarihinde Hürriyet gazetesinde yayımlanan ‘karargah rahatsız’ başlıklı haber içeriğinde bahsedilen karargahın hükümetin icraatlarını önlemeye yönelik bir cunta yapılanması olabileceği izlenimi edinildiğinden ve bu hususta bir şikayet dilekçesi verilmesi de nazara alınarak konu hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır” denildi.

Adliye çıkışında basın mensuplarına konuşan Mehmet Hakan Sağlam, karargahta rahatsız olan kişilerin kimler olduğunu öğrenmek istediklerini belirterek, “Türkiye, 15 Temmuz gibi bir olay yaşadı. 15 Temmuz’da bu ülke 250 şehit verdi, yaklaşık 3 bine yakın insan da gazi durumuna düştü. Ülke neredeyse bir kan gölüne dönecekti. Belki Türkiye Cumhuriyetinin bölünmesiyle 10-15 devletin çıkarılması mümkün olacaktı. Bu kadar olaya rağmen hala ordu içerisinde bu tür eylemi düşünebilecek insanlar varsa, vatan hainleri varsa bunların tespit edilmesi amacıyla suç duyurusunda bulundum” dedi.

İşte Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusu:

Kaynak : http://www.yenicaggazetesi.com.tr/


Kaynak : http://t24.com.tr/

Emekli Albay’dan Kardak ve Referandum Yorumu

Emekli Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar‘ın Kardak ziyaretinde yaşanan gerilimin ardından Emekli Albay Ali Türkşen‘den çok konuşulacak bir Kardak krizi ve referandum yorumu geldi…

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar sürpriz bir kararla Kardak Kayalıkları’nı ziyaret etmişti.. Ziyaret sırasında Genelkurmay Başkanı Akar’ı taşıyan geminin önüne bir Yunan botunun geçtiği, önleme yapmaya çalıştığı iddia edildi. TSK bu iddiayı yalanlarken Balyoz davası mağdurlarında Emekli Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen’den çok konuşulan bir paylaşım geldi.

Ali Türkşen yaptığı paylaşıma “Dün başkanlık yokken iki üsteğmen on astsubayla gittiğin kayalığa bugün omzu yıldızlar geçidi general ve amirallerinle gidemiyorsan arıza sistemde değil yönetenlerdedir. Babanın oğlu gelse başkanlığa #hayır #hayır #hayır de…” ifadelerini kullandı.

Kaynak : http://gazeteport.com/

 

Akar ve Fidan dinlenmeden kilit! Darbe Komisyonu ‘son’ dedi

TBMM Darbe Girişimini araştırma komisyonu ek süre almaya gerek görmedi ve çalışmalarını tamamladı. Komisyon Başkanı Reşat Petek, üyelere yazı göndererek ‘inceleme-araştırma’ safhasının bittiğini, rapor yazımına devam edildiğini bildirdi. Petek gönderdiği yazıda şöyle dedi:

“Komisyonumuz, görev süresinin sona erdiği 03.01.2017 tarihi itibariyle çalışmalarının inceleme ve araştırma safhasını tamamlamıştır. Bilgi ve belge talep ettiğimiz kişi ve kurumlardan gelmekte olan cevaplar da değerlendirilmek suretiyle komisyon taslak raporunun yazım çalışmalarına komisyon uzmanlarınca devam edilmekte olup rapor taslağı tamamlandıktan sonra tüm komisyon üyelerine dağıtılacak ve komisyon üyeleriyle rapor değerlendirme toplantıları yapılacaktır. Komisyon üyelerinden gelen görüş, bilgi ve öneriler komisyon başkanlık divanınca değerlendirilip rapor taslağına son şekli verildikten sonra raporumuz TBMM Başkanlığına sunulacaktır.”

AKAR VE FİDAN YOK

7 Ekim’de ilk toplantısı yapan komisyon, aradan geçen süre içinde 50’ye yakın kişiyi dinleyerek bilgi aldı.  Ayrıca Ankara’da özel hareket ziyaret edilerek, bilgi alındı. İstanbul ve Marmaris’e de giden komisyon, 15 Temmuz darbe girişimi hakkında gelişmeleri yerinde inceledi.

Komisyonun ön taslak raporu 936 sayfa olarak hazırlandı. Ancak son ekleme ve görüşlerle birlikte 1300 sayfayı geçmesi bekleniyor. Darbe komisyonu en çok Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın dinlenilmesi konusunu tartıştı. Akar’a yazılı soru gönderilirken, Fidan’a ne davet gitti ne de yazılı soru gönderildi.

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr

ABD Genelkurmay Başkanı ile Hulusi Akar görüşmesi sona erdi

asd

ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford

ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar görüşmesi sona erdi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’la görüşmek üzere, bugün Ankara’ya resmi bir ziyarette bulundu.

ABD tarafının talebi üzerine gerçekleşen ziyaret kapsamında, Genelkurmay Karargahı’nda gerçekleşen görüşme sona erdi. Görüşmede  Rakka ve Musul operasyonları, PKK/PYD’nin Suriye’deki varlığının görüşüldüğü bildirildi.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Türkiye’nin kalbi Yenikapı’daydı: İşte liderlerin mitingdeki mesajları

580691_cover_mainslider_big15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Sokaklara çıkın” çağrısı yapmasından bu yana ülke genelinde tutulan demokrasi nöbetlerinin finali niteliğindeki ‘Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ bugün Yenikapı’da yapıldı.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından bugün İstanbul Yenikapı’da Cumhurbaşkanlığı’nın organizasyonu ile AKP, CHP ve MHP’nin katıldığı‘Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ başladı.

Liderler arasında ilk açıklamayı yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, darbe girişiminin planyıcısı olduğu ileri sürülen Fethullah Gülen hakkında “Alim ve hoca görünümlü bir terörist, sığındığı Pensilvanya’dan getirdiği beddua seanslarıyla, nefret söylemleriyle, öfke nöbetleriyle cinayet örgütüne Türkiye’ye ‘vur’ emri verdi.

İblis’e ruhunu satan bu vaiz, Müslüman görünümlü bu Voyvoda, ihanetle, Türk ve Türkiye düşmanlığıyla doruğa çıktı, fitne ve münafıklıkta rekor kırdı. Haçlı emellerinin taşıyıcılığını yapan FETÖ, Türkiye’nin kalbine nişan aldı” dedi. Bahçeli, HDP hariç Meclis’teki bütün partilerin davet edildiği Yenikapı’daki mitingdeki konuşmasında “Türkiye tek yürek olduğunu göstermiştir. Ayrımız, gayrımız yoktur. Müştereklerimiz, farklılıklarımızdan daha çoktur. Birliğimizi kıskançlıkla kararlılıkla korumalıyız. Kutuplaşma ve cepheleşmeleri bıçak gibi kesmeliyiz” ifadelerini kullandı.111

Devlet Bahçeli’nin ardından sahneye çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Özellikle buradan TBMM’yi 15 Temmuz akşamı sabaha kadar açık tutan ve yöneten TBMM Başkanı’na yürekten teşekkürlerimi sunmak istiyorum” dedi. Kılıçdaroğlu, ” Değerli arkadaşlarım, neden ve niçin bu noktaya geldik? Önce, teşhisi doğru koyacağız ki tedaviyi güzel yapalım. “Bir musibet bin nasihatten evladır” diye bir atasözümüz var. Ben dahil bütün siyasilerin bu musibetten ders çıkarması lazım. Yeni bir olaya zemin hazırlamadan Türkiye’yi çağdaş uygarlığa götürmemiz” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, yeni dönem için 12 madde saydı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Yenikapı’da yapılan Demokrasi ve Şehitler Mitingi’nde ilk kez kürsüye çıktı. “Asil milletimizin, yani sizlerin yolu, bahtı açık olsun” diyen Akar, “Türkiye seninle gurur duyuyor” tezahüratları altında konuşmasında darbe girişimden dolayıFethullah Gülen cemaatini suçladı. Ayrıca Akar, miting alanını dolduran yüz binlere seslenirken darbe girişimiyle ilgili olarak, “Sizlerin, yüce milletimizin, asker elbisesi içindeki eli kanlı hainler, caniler ile görevinin başında olan, ülkemizin bekası için aynı zamanda PKK ve sınırlarımızdaki diğer tehditlerle de canla başla mücadele eden TSK’nın kahraman mensuplarını ayırmanız bizlere güç vermiştir” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, “16 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan ayrılırken ne kadar umutluysa milletimiz bugün o kadar umutludur. 6 Ekim 1923’te geldikleri gibi giden düşmanın arkasından ne kadar coşkuluysa bugün de o kadar coşkuludur” dedi. Binali Yıldırım, “Bu millet 15 Temmuz destanını yazdı. 15 Temmuz ikinci Kurtuluş Savaşı’dır. Bu topraklarda şerefimizle, bağımsızlığımızla, kardeşliğimizle bir olarak yaşıyoruz. Sanki bu milletin iradesini çalacaklardı. Bizi öldürmeyen her darbe bizi daha da güçlendirir. İşte burada olduğu gibi” diye konuştu.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, mitingde yaptığı konuşmasında miting alanını dolduranlara seslenirken “Sizler, beyaz elbisesiyle 1071’de Malazgirt’te 200 bin kişilik Bizans ordusunun karşısına çıkarken ‘Ey askerler, eğer şehit olursam beyaz elbise benim kefenim olur’ diyen Tufan Alparslan’ın torunlarısınız. 10 asır önce Anadolu’ya gelen İslam kıyamete kadar bu topraklarda yaşayacaktır. Sizler, İslam’ı yok etmek için seferlere çıkan Haçlı ordularını yok edenlerin torunlarısınız. İstanbul’u fetheden ve peygamber efendimizin hadisindeki müjdeye nail olan ‘Ya ben İstanbul’u alırım, ya İstanbul beni’ diyen Fatih’in torunlarısınız” diye konuştu.

Kürsüye son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çıktı. Erdoğan, birlik ruhunun en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek “15 Temmuz’u bir milat olarak kabul etmeliyiz” dedi.  Erdoğan, “Siyasi partilerimizin genel başkanları burada, sizin talebinizi biliyorlar. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna göre, siz de idam talebinde bulunduğunuza göre bunun kararını verecek mercii TBMM’dir. Meclisimiz kararı verdikten sonra atılacak adım bellidir. Ben peşinen ifade ediyorum, onarım” dedi. Mitingin sonunda çağrıda bulunan Erdoğan, “Bu bir virgül, Carşamba günü noktayı koyacağız” diyerek meydanlardaki demokrasi nöbetinin çarşamba gününe kadar devam etmesini istedi.2a02d30103792403_480x270

Yenikapı’da dakika dakika yaşananlar:

21.01: Erdoğan’ın konuşmasından sonra siyasi liderler ve Genelkurmay Başkanı sahneye davet edilerek mitinge katılan yurttaşları selamladı

20.23: Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını yaptı

20.11: TBMM Başkanı Kahraman konuşmasını yaptı

19.57: Başbakan Binali Yıldırım konuşmasını yaptı

19.41: Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ilk kez bir mitingde kürsüye çıkarak açıklama yaptı

19.15: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasını yaptı

18:52: MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli konuşmasını yaptı

18.43: 15 Temmuz’da darbecilerin yaraladığı bir vatandaş yaptığı konuşmasında, ‘O gece şahit olduğum şey yeni bir Çanakkale’ydi, istiklal savaşıydı. Sağımda ve solumda vurulanlar olmasına rağmen herkes hep bir adım ileriye gitti’ dedi

18.27: Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez kürsüde dualar okudu

18.18: Yaklaşık 2 milyon kişinin toplandığı Yenikapı’da Kuran tilaveti verildi

18.15: 15 Temmuz darbe girişimi sırasında hayatını kaybedenler için saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu

17.33:  MHP lideri Devlet Bahçeli, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün, Başbakan Binali Yıldırım, TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kalabalığı selamladı.

421

Yurttaşlar sabah saatlerinden itibaren mitingin yapılacağı Yenikapı’daki alana gelmeye başladı. Girişte gelenlere Türk bayrağı ve şapka dağıtılıyor. Alanda gelenlere, 2.5 milyon Türk bayrağı, 3 milyon şapka, 5 milyon şişe su dağıtılacak. Ayrıca, Yenikapı’daki metro istasyonunun duvarlarına darbe şehitlerinin fotoğrafları asıldı.

Mitinge Başbakan Binali Yıldırım, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’la birlikte Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ümit Dündar ve bazı ordu komutanları da katıldı.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM MİTİNG ALANINDA

Miting alanına siyaset, sanat ve spor dünyasından çok sayıda isim gelmeye başladı. Başbakan Binali Yıldırım, 16:57 sularında Yenikapı’ya helikopterle geldi. Binali Yıldırım’ın yanı sıra birçok AKP’li isim de alana gelirken Ahmet Davutoğlu da miting alanında yer aldı.

KILIÇDAROĞLU 16.30’DA İSTANBUL’A GELDİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yenikapı’daki Demokrasi ve Şehitler mitingine katılmak için saat 16.30 sıralarında İstanbul’a geldi. Kılıçdaroğlu, Atatürk Havalimanı’ndan miting alanına gitmek için hareket etti.

BAHÇELİ KARAYOLUYLA İSTANBUL’A GELDİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ne katılmak üzere kara yoluyla İstanbul’a geldi. Çamlıca turnikelerde bir grup partili tarafından karşılanan Bahçeli, aracından inerek vatandaşları selamladı. Bahçeli’nin aracında Neşet Ertaş’ın “Ah Yalan Dünya” parçasının çaldığı duyuldu. Bahçeli daha sonra alana geçmek için yola çıktı.54

15 BİN POLİS, 6 ARAMA NOKTASI

Demokrasi ve Şehitler mitingi için yoğun güvenlik önlemleri de alındı. 15 bin polisin görev yaptığı alan çevresinde 6 adet arama noktası kuruldu. Mitinge gelen vatandaşlar, polisler tarafından tek tek arandı.

Miting alanına kurulan 60 metrelik sahnenin iki tarafına Türk bayrağı ile Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dev posterleri asıldı. Sesin tüm miting alanından duyulması için 35 kulede kurulan toplam 1 milyon Watt’lık ses sistemiyle çeşitli marşlar çalınıyor.

Savaş gemileri Yenikapı açıklarında

Yenikapı miting alanını vatandaşlar tarafından doldurulurken denizde de savaş gemilerinin yer alması dikkat çekti.

Yenikapı büyük mitinge hazırlanırken, saat 13:00’den itibaren Deniz Kuvvetleri’ne bağlı savaş gemileri Yenikapı açıklarında görüldü.

Gemilerin güvenlik gerekçesiyle bölgede bulundukları öğrenildi.

Sadece Türk bayrağı

Hiçbir siyasi partinin amblem, flama ve bayrağının olmayacağı, sadece Türk bayraklarının dalgalanacağı Yenikapı Mitingi’nin Türkiye tarihinin en büyük mitinglerinden birisi olması bekleniyor. Mitingde 15 bin polis ile 15 bin sivil görev alacak.

Deniz yolu için 204 tekne kiralandı. Bu tekneler İstanbul’un 12 değişik noktasından seferler gerçekleştirecek. Ayrıca 50 tekne de Eyüp, Üsküdar, Beşiktaş ve Kadıköy gibi noktalardan ring yapacak. Vatandaşlar, kurulan 165 metal dedektörlü arama kapısından geçtikten sonra şapka ve bayraklarını alarak miting alanına girecekler. Sahnenin sağında ve solunda üçer bin kişilik podyum kuruldu. Protokolün büyük bölümü, şehit aileleri ve gaziler için ayrıldı.

Pensilvanya’ya dev ekran

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önceki gece Huber Köşkü’ne gelerek demokrasi nöbeti tutan yurttaşlara seslendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenikapı’daki miting için 81 ilde kurulacak dev ekranın yanı sıra, hakkında tutuklama kararı bulunan Fethullah Gülen’in de ya- şadığı Pensilvanya’da da dev ekran kurulacağını söyledi.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Perinçek: Türk ordusuna düşmanlık yapan iktidar ülkeyi yönetemez

F_18275146Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Genel Başkan Perinçek burada yaptığı konuşmada, darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yapısını değiştiren kanun hükmünde kararnameyi çok sert bir dille eleştirdi.

Perinçek, “Türk ordusuna düşmanlık yapan, Türk ordusunu savaşamaz hale getirmeye yönelik bu kararnameleri çıkaran iktidar, Türkiye’yi yönetemez. Ordu düşmanı bir iktidar Türkiye’yi yönetemez. Ordu düşmanları oy da alamaz. Bu ordu düşmanlığı, AKP iktidarının sonunu getirecektir” dedi.

Vatan Partisi’nin İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, burada bir basın toplantısı yaptı. Toplantıda, darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yapısını değiştiren kanun hükmünde kararnameyi eleştiren Perinçek, “Türk ordusuna düşmanlık yapan, Türk ordusunu savaşamaz hale getirmeye yönelik bu kararnameleri çıkaran iktidar, Türkiye’yi yönetemez. Ordu düşmanı bir iktidar Türkiye’yi yönetemez. Ordu düşmanları oy da alamaz. Bu ordu düşmanlığı, AKP iktidarının sonunu getirecektir. Askeri birliklerin önüne çöp kamyonlarını yığarak, tehdit olarak orduyu göstererek kendi yıkılışınızı hazırlıyorsunuz. Ordu ile savaşarak nereye varacaksınız? Bu millet sizi sırtından atacak. Bu millet sizin iktidarınıza son verecek. Çok güvendiğiniz oyların nasıl eridiğini göreceksiniz. Orduya düşman olan bir iktidarı kesinlikle ayakta tutamayız. Onlara oy vermek bundan sonra haramdır. Türk milleti, Türk ordusuna düşman olan bir iktidarı oylarıyla aşağıya indirecektir” diye konuştu. Kararnamenin kökünün dışarıda olduğunu öne süren Perinçek, “Bu kararname, devlete, Cumhuriyet’e, orduya ve millete karşıdır. Bu kararnamenin kökü dışarıdadır. Amerika’nın 2005 yılından beri Türkiye’ye dayattığı ordunun yeniden düzenlenmesini içeriyor. Yunan Silahlı Kuvvetleri 2002 yılına kadar AKP’nin getirdiği sistemi uyguluyor. 2002’deki Kardak Krizi sonrası bu sistemin iflas ettiğini Yunanistan ders olarak çıkartıyor. Türk ordusu örnek alınarak, Yunan düzenlemesi yeniden yapılıyor. Bu kararname FETÖ’cülerin kararnamesidir. FETÖ’cüler ‘Yeni yapılanmaya ihtiyacımız var’ diyordu. Türkiye bu kararname ile bir karışıklığa doğru itiliyor. Türk ordusu ve devlet arasında beraberlik bozuluyor. FETÖ’cüler de şu anda bayram yapıyor. Uyarıyoruz; FETÖ’cüleri, Amerika’yı sevindiren bir kararname çıkarttınız. Bu program düşmanın programıdır” dedi.

ANAYASAYA AYKIRI

Kararnamenin Anayasa’ya aykırı olduğunu ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin savaş yeteneğine darbe indirdiğini kaydeden Perinçek, emir komuta zincirinin Genelkurmay Başkanı’nın elinden alınmasıyla Genelkurmay Başkanlığı’nın bina amirliğine dönüştürüldüğünü savundu. Savaş çıkması durumunda bunu kimin yöneteceğini soran Perinçek, “Savaşı kim yönetecek? Milli Savunma Bakanı mı yönetecek? Bunu ancak düşman yapar. Askeri okulları kapatıyorsunuz. O askeri okullardaki halk çocuklarıdır. Halkına bağlı, Cumhuriyeti’ne bağlı Türk subayı yetişiyor orada. Kapattığınızda, Türk subayını hedef alıyorsunuz. Polis, jandarmanın görevini yapamaz. Bu halkın askere saygısı var ve o saygı iç güvenlik açısından en büyük değer. Hastanesi olmayan ordu nerede var? Savaşan ordu, yaralanan, şehit olan ordudur. Hastanesi olmayan ordu savaşamaz. Türk ordusunun savaşmaması için yapılan bir uygulamadır. İçeride de bu darbeden sonra neler bekleniyor? ABD IŞİD’i üzerimize sürecek. PKK şimdi tekrar inlerinden çıktı, Türk ordusuna karşı çeşitli uygulamalara girdi. MİT ve Genelkurmay Başkanlığı’nın, Cumhurbaşkanlığı’na bağlanması da Anayasaya aykırı bir durum. MİT’i ve Genelkurmay Başkanlığı’nı Cumhurbaşkanlığı’na bağladığınız zaman Anayasa sistemini bozarsınız. Meclis’in denetimini ortadan kaldırırsınız. Hükümeti denetleme yetkisini ortadan kaldırıyorsunuz. Yani Meclis’e darbe indiriyorsunuz. Bu henüz gerçekleşmedi. Henüz bir plan, ancak bu Anayasaya aykırı” diye konuştu.

GENELKURMAY BAŞKANI AKAR’A ÇAĞRI

Konuşmasında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’a da çağrıda bulunan Perinçek, şunları söyledi:
“Sizin Anayasal görevinizdir ordunun savaş yeteneğini yüksek tutmak. Buna bağlı olarak milletinize karşı Cumhuriyete, Mehmetçiğe karşı sorumluluklarınız var. Kararname uygulanmasına karşı Genelkurmay Başkanlığı’nı, Anayasal görevini yerine getirmeye davet ediyorum. Ordunun yapısını bozan, PKK’ya sevinç veren bu kararnameden vazgeçmeleri için AK Parti tabanı da harekete geçmeli. Ordu düşmanlığının altından kalırsınız. Ordu düşmanlığı millet düşmanlığıdır. Biz geleceğe güveniyoruz. Hiç kimse korkmasın. Bu yapılanlar AKP’nin kendi sonunu hazırladığını göstermektedir. Darbe girişiminin kurmaca olduğu yönündeki iddiaları değerlendiren Perinçek, bunun gülünç olduğunu böyle bir kurguyu kimsenin sahneleyemeyeceğini belirtti. Perinçek darbe girişiminde ABD ile Türkiye arasında bir savaş yaşandığını ve darbe girişiminin arkasında Fethullah Gülen’in bulunduğunun çok açık olduğuna vurgu yaptı.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Sayfa1 → 212