Bir yanda gübreli, mermili ‘protesto’lar, bir yanda yeni katılımlar; ‘Adalet Yürüyüşü’nde son 169 kilometre

HABER : Gonca Tokyol

Kılıçdaroğlu: Ellerimiz şiddete asla kalkmadı, kalkmayacak.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun öncülüğünde, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu‘nun tutuklanması sonrası başlatılan “adalet yürüyüşü” on dördüncü gününü geride bıraktı. 432 kilometrelik yürüyüşte bugüne dek yaklaşık 251 kilometre yol katedildi. Dün (27 Haziran 2017) konaklama alanına gübre dökülen yürüyüşte, bugün yol üzerinde mermi bulundu. CHP’li yetkililer, merminin yoldan geçen bir arabadan atıldığını ifade etti.

Yürüyüş öncesi açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, kortejin zaman zaman “protesto” edildiğini hatırlatarak, “Bizim ellerimiz asla şiddete kalkmadı, kalkmayacak. Her provokasyondan sonra alkışlıyoruz. Bu bizim adalete olan tutkumuz, güzel bir örnek olma açısından çok çok önemli” dedi.

Kılıçdaroğlu, sözlerinin devamında şunları kaydetti:

“Adalet adalet dedik. Bu bağlamda yürüyüşe devam ediyoruz. İstanbul’a kadar gülerek, eğlenerek yolumuza devam edeceğiz. Biz her türlü provokasyona karşılıklı hazırlıyız. Bizi sevgiyle karşılayan Düzce halkına da sevgilerimi iletiyorum.”

Adalet Yürüyüşü’nde kamp kurulan yere gübre döküldü!

Korteje bugün, Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri Luis Ayala, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ve Birleşik Haziran Hareketi heyeti, oyuncular Rutkay Aziz ve Taner Barlas da katıldı.  T24‘e konuşan Luis Ayala, “Özgürlükleri kısıtlayan otoriter rejimler asla başarılı olamazlar” mesajını verdi.

Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri: Yürüyüş, ortak mücadeleyi yönlendirmek için güzel bir yol

“Mermi değil, otomatik tüfek de atsalar bizi korkutmaya güçleri yetmeyecek”

CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı, bugün ikinci kez güzergâh üzerinde gerçekleştirildi. Saat 12:30’de başlayan toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, korteje yöneltilen “protesto”lar ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Son dönemlerde mafya babaları beyanatta bulunma yarışına girdiler. Mermi atma olayı ilk değildir. Biliyorsunuz ki Karadeniz’de bir suikast girişimindeydiler. Sadece şunu söylüyorum. Mermi değil, otomatik tüfek de atsalar bizi korkutmaya güçleri yetmeyecek. Bu tehditlere, şantajlara pabuç bırakmayacağız. Biz bu yola tehditleri düşünerek yola çıkmadık. O nedenle bu saldırılara itibar etmiyoruz.”

CHP’den Maltepe’de miting çağrısı: Türkiye’nin artık bir adalet sözcüsü vardır, o da Kılıçdaroğlu’dur.

Kaynaşlı’da korteje katılan siyah bir köpek yaklaşık 30 kilometredir yürüyüşçülerle birlikte yol alıyor. Dün geceyi kamp alanında geçiren ve yürüyüşçüler tarafından beslenen köpeğe birçok kişi ‘Adalet’ diye sesleniyor. Adalet, yol boyunca da susuz kalmaması için sık sık kontrol ediliyor.

İşte dakika dakika yaşananlar

19:00 – Adalet Yürüyüşü, konaklama için Gümüşova’da mola verdi.

18:40 – Yürüyüş, ismi Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından konan Selamlar Köyü’nde ayranla karşılandı.

18:30 – Çaybükü merkezinde bir grup yürüyüşü Rabia işaretleriyle protesto etti. Yürüyüşçüler, grubun yanından “Hak, hukuk, adalet” sloganları ve alkışlarla geçti.

18:20 – Yürüyüşçüler, Melen Çayı’nı geçti.

18.10 – Yürüyüşe devam ediliyor.

17:10 – Kendini kötü hisseden katılımcıların, 112 araçlarına giderek tansiyonlarını ölçtürmeleri gerektiği anons edildi.

17:05 – Kortej, Hacıkadirler mevkinde mola verdi. Söz konusu mola, 45 dakika sürecek.

16:30 – Düzce-Çilimli Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin yanından geçerken el sallayan yolcular için “Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu hepinize hayırlı yolculuklar diler” anonsunda bulunuldu.

15:50 – Yürüyüş, yeniden başladı. Hava sıcaklığının 31 derece olması nedeniyle hasta ve yaşlı katılımcıların otobüse binmeleri ya da eve dönmeleri çağrısında bulunuldu. Bayram tatili nedeniyle çok sayıda kişinin desteğe geldiği yürüyüşe, katılımın, önceki günlerden daha az olduğu görüldü.

15:30 – Düzceliler Derneği Başkanı Semih Kıbrıs, Kılıçdaroğlu’nu arayarak dünkü olaylar nedeniyle özür diledi. Kılıçdaroğlu ile telefonda yaklaşık 10 dakika görüşen Kıbrıs’ın daha önce AKP’den hem milletvekili hem de belediye başkanı aday adayı olduğu kaydedildi.

11:50 – T24‘e konuşan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, korteje mermi atılmasıyla ilgili olarak “Bana göre, kimin attığının ya da oraya kimin koyduğunun belirlenmiş olması lazım” dedi. Tanal, bunların adalet yürüyüşünü engelleyemeyeceğini ifade etti. Tanal, dün gece verilen mola yerine gübre dökülmesi olayının geçiştirilemeyecek kadar önemli olduğuna dikkati çekti; “Bu organize, örgütlü bir suçtu. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın olduğu bir yere hayvansal bir gübre dökülseydi ne olurdu” ifadesini kullandı.

11:05 – Mola yerine varıldı. Kortej, yürüyüşüne saat 15:30’de İhsaniye’den devam edecek.

10:40 – MHP’li olduğunu ifade eden bir vatandaş, bozkurt işareti yaparak “MHP’liyim, ülkeyi kurtarın. Size kaldı, ülkemiz elden gidiyor” dedi.

10:25 – Yol üzerinde yer yer Rabia işaretiyle protestoda bulunanlar olsa da, yürüyüşün ikinci etabı da sakin geçiyor.

10:28 – Kortej, Düzce merkezi geride bıraktı.

10:15 – Yürüyüş güzergâhında mermi bulundu. CHP’li yetkiler, merminin yoldan geçen bir arabadan atıldığını ifade etti.

09:23 – 5.3 kilometrelik yürüyüşün ardından ilk mola yerine varıldı.

09:15 – Düne göre oldukça sakin geçen 14. günün ilk etabında tek tük tekil protestolar yaşandı. Yürüyüşe dışarıdan korna ve alkışlarla destek verenler olurken, bir vatandaş da Kılıçdaroğlu’nu elinde çiçeklerle bekledi.

08:55 – Anons otobüsünden olası provokasyonlara karşı sakin kalınması yönünde yapılan çağrılar yol boyunca tekrarlandı. Yürüyüşün ‘sesi’ Barış Bozkurt, anonslarla geçmiş bayramlarını kutladığı Düzcelilere misafirperverlikleri için teşekkür etti.

08:10 – CHP’li yetkililer tarafından, gübreli ‘protesto’ya ilişkin
olarak yapılan açıklamada, “Dün yaşanan çirkinliğe en çok Düzceliler üzüldü. 3-5 kişi, provokasyon için sürekli önümüze çıkartılıyor” dendi.

Hürriyet yazarı Yalçın Bayer…

08:00 – Kortej, yürüyüşüne başladı. Kortejin güvenliği için milletvekilleri bugün de kitlenin içinde görev yapacak. Yürüyüş kolunun en önünde Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, en arkasında ise İzmir Milletvekili Musa Çam yer alacak. Diğer görevli vekiller ise aralıklı olarak kitlenin içinde yer alacak.

07:47 –  Düzce merkezin geçileceği 14’üncü gün öncesinde konaklama alanında hazırlıklar başladı. Dün yürüyüşün en uzun etaplarından birini tamamlayan yürüyüşçülerin bugün de 20 kilometreden fazla yol alması bekleniyor.

Bugüne kadar neler yaşandı?

MİT TIR’ları davası kapsamında 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Berberoğlu, 14 Haziran’da mahkeme salonunda tutuklandı. Kılıçdaroğlu, aynı gün söz konusu tutuklama kararına tepki gösterdi; “Herkes için adalet” diyerek ertesi gün (15 Haziran 2017) Ankara Güvenpark’ta “adalet yürüyüşü”ne başladı.

Çok sayıda vatandaşın destek verdiği yürüyüşe katılan siyasiler arasında AKP kurucularından Fatma Bostan İnsal,  kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilen, HAS Parti kurucularından Prof. Cihangir İslam, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ve MYK üyesi Levent Tüzel de yer aldı.

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar da 17 Haziran 2017’de “Birlikte yürümek için üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi.

Ankara’dan İstanbul’a doğru gerçekleştirilen yürüyüş kapsamında Kemal Kılıçdaroğlu dün, 16 kilometre yol kat etti. Yürüyüşün 28 gün sürmesi bekleniyor.

Hasan Cemal: Hem gazeteci olarak izlemek, hem de desteklemek için Adalet Yürüyüşü’ndeyim

Kavurmacı’nın tutuklanmasına tepki

Yürüyüşün üçüncü gününde Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş‘ın “FETÖ üyeliği” suçlamasıyla tutuklanıp daha sonra “sağlık sorunları” gerekçesiyle tahliye edilen damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın yeniden tutuklanmasına da tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Zaman zaman eleştirdik, zaman zaman yargının bu tip tutumlarının toplumu ayrıştırdığını ifade ettik. Kesim mahkumiyet kararı çıkmadığı sürece insanların tutuklanmalarını doğru bulmuyorum” dedi.

Adalet Yürüyüşü üçüncü gününde; G9 Gazeteciler Platformu da Kılıçdaroğlu’na eşlik ediyor

“Yargı sizi de davet ederse şaşırmayın”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise dün yürüyüşe ilişkin olarak ilk kez açıklama yaptı. “Yollar yürümekle aşınmaz. Bu yolla hukuk elde edeceklerini zannediyorlarsa bu da mümkün değil” diyen Erdoğan, sözlerinin devamında “Adalet pankartlarıyla dolaşmak adaleti getirmez. Yargı yarın sizi de davet ederse şaşmayın” ifadesini kullandı.

Kalp krizi geçiren vatandaş hayatını kaybetti

Yürüyüşün dördüncü gününde kalp krizi geçiren 79 yaşındaki Hasan Tatlı, ertesi gün (19 Haziran 2017) hayatını kaybetti. Kılıçdaroğlu, “Adalet yolundaki ilk kaybımız. İnşallah, bundan sonra buna benzer bir olayla karşılaşmayız” dedi; Tatlı’nın ailesine baş sağlığı diledi.

Adaleti düşünme eylemi

Dün, Türkiye genelinde adaleti düşünme eylemi başlatıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, saat 18:00’de başlatılan eylemle ilgili olarak “Herkes durarak adaleti düşünecek” dedi.

Grup toplantısı, Çamlıdere yol ayrımında yapıldı

Partisinin Çamlıdere yol ayrımında gerçekleştirdiği grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın “adalet yürüyüşü”ne yönelik olarak kullandığı “Unutmayın ki 138’inci madde sadece siyasetçiler için çalışmaz, A’dan Z’ye herkes için çalışır ve yargı yarın eğer sizi de bir yerlere davet ederse şaşmayın” ifadesine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Senin ve hükümetinin hakimlere, mahkemelere talimat verdiğini ispat edersem ben, sen namuslu bir insan gibi görevinden istifa edecek misin?” diye konuştu.


Anayasanın 138’inci maddesi şöyle:

MADDE 138: Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.


2019 yılında, demokrasinin şaha kalkacağı bir dönemin başlayacağını iddia eden Kılıçdaroğlu, sözlerinin devamında şunları kaydetti:

“Her firavunun ‘Musa’sı vardır. Firavun belli, ‘Musa’lar burada. Biz zulme karşı direneceğiz, adaleti savunacağız.” 

MYK toplandı

CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı da dün, yürüyüş güzergâhı üzerinde gerçekleştirildi. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, iktidara yönelttiği eleştirisinde “Şimdi siz, kalkacaksınız, yargıyı tahakküm altına alacaksınız. Baskı altına alacaksınız. Ondan sonra döneceksiniz, diyeceksiniz ki; Kemal Kılıçdaroğlu yürümesin. Yürütmeye alışanlar, yürümekten korkarlar” ifadesini kullandı.

Tezcan, “adalet yürüşü”ne katılan vatandaşlara teşekkür ederek, “Siyasi görüşü ne olursa olsun 7 gündür bu yana Genel Başkanımızın arkasında, dağ tepe demeden, yağmurda, çamurda, güneşte adaleti arıyorlar. Kararlılıkla arayanlar, biliyoruz ki adaleti bulacaklar” diye konuştu.

Veli Ağbaba hem çaldı, hem oynadı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, mola yerinde davul çaldı; zurna eşliğinde “Ördeği ipek ile bağlamışlar” türküsünü seslendirdi. Yürüyüş, bu sırada renkli anlara sahne oldu.

Destici’ye yanıt

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici’nin “adalet yürüyüşü”nün “hayır” bloğunu ayakta tutmak için yapıldığı eleştirilerine de cevap veren Kılıçdaroğlu, “Adalet yürüyüşü içinde ‘o onu dedi bu bunu yaptı’ya odaklanmamak gerekiyor” ifadesini kullandı.

Gülmen ve Özakça için pankart

Kortejde, kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile ihraç edilen ve “İşimizi geri istiyoruz” diyerek başlattıkları açlık grevinin 76’ncı gününde tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça için de pankartlar açıldı. Ankara’da işlettiği kuruyemiş dükkanını yürüyüşe katılmak için kapatan esnaf Hıdır Aydun, bugün de korteje katılanlar arasındaydı.

“Şehadet için koşar, öldürürüz” tehdidi

CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır dün (23 Haziran 2017) sabah saatlerinde yürüyüşe ilişkin olarak  “Bizler ümmetin liderinin, reisin ağzından çıkacak tek bir kelimeye bakıyoruz. Tek kelimesiyle bu hak yolda bırak senin gibi yürümeyi ölürüz, şehadet için koşar öldürürüz” tehdidini dile getiren bir grup vatandaştan şikâyetçi oldu.

Berberoğlu için AYM’ye başvuru

12 milletvekilinden oluşan heyet dün İstanbul’da bulunan Maltepe Cezaevi’nde Berberoğlu’nu ziyaret etti. Heyet, Fatma Kaplan Hürriyet, Dursun Çiçek, Turabi Kayan, Sibel Özdemir, İlhan Kesici, Lale Karabıyık, Tahsin Tarhan, Mustafa Balbay, Zeynel Emre, Hüsnü Bozkurt, Haluk Pekşen ve Erdin Bircan’dan oluştu. Berberoğlu’nun avukatları, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

Cenaze izni

Enis Berberoğlu’na, üç gün önce hayatını kaybeden kayınpederinin cenazesine katılması için bir günlük izin verildi. Cami avlusunda kısa bir açıklama yapan Berberoğlu, şunları söyledi:

“Bakanlıkların çok hızlı çalışması sayesinde, ailemin acısını paylaşmak üzere, cenazeye yetiştim. Çok üzgünüm. Murat Aydın, köy enstitüsü mezunu. Yıllarca öğretmenlik yapmış bir aydınlık savaşçısıydı. Kendisi bana Oya’yı hediye etti. Ben de ona bir torun vererek bir ölçüde karşılığını verdim. Durumum malum. Burası bir cenaze. Buna uygun davranmamız gerekiyor. Siyaset konuşmak istemiyorum. Sadece, benim gibiler için adalet uğruna yollara düşenlere çok minnettarım, çok teşekkür ederim.”

Avukatlar, cübbeleriyle katıldı.

İstanbul Barosu’na bağlı avukatlar, dün korteje cübbeleriyle katıldı. Eski İstanbul Barosu Başkanı avukat Turgut Kazan, yürüyüşle ilgili olarak hukukçulara yönelik çağrısında “Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve barolar başta olmak üzere, hukuk konusunda duyarlı kim varsa bu eyleme katılmalı” demişti.

Avukat Turgut Kazan, ‘adalet yürüyüşü’nde: Tüm hukukçular bu çığlığa katılmalı

Korteje, “Bir CHP milletvekili, makam odasındaki Atatürk portresini indirdi” iddiası nedeniyle mart ayında partiden ihraç edilen Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da katıldı. Nazlıaka, yürüyüş boyunca Kılıçdaroğlu’na eşlik etti.

Provokasyon uyarısı yapılmıştı; gübreli saldırı

Kılıçdaroğlu 13. günündeki yürüyüşüne başlamadan önce olası provokasyonlara dikkat çekerek 12 maddelik bir genelge hazırladıklarını açıkladı. Kılıçdaroğlu “Şu veya bu nedenle bizi protesto edenlere bir saldırı, bir şiddet, bir ağır söz kullanmayın. Ne söylerlerse söylesinler, sadece onları alkışlayın’ dedik” ifadesini kullandı. Ayrıca Gezi eylemleri sırasında öldürülen Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük’ün aileleri ve Cumhuriyet yazarı Ali Sirmen de Adalet Yürüyüşü’ne destek verdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Kılıçdaroğlu’nun yönlendirmesiyle, megafondan anons yaparak balkonlarından Rabia işareti yapan AKP’li bir ailenin bayramını kutladı. Kortej, İstanbul’a yaklaştıkça protestoların arttığı görüldü. Düzce’de, Adalet Yürüyüşü’ne katılanların konakladığı yere gübre döküldü. Polis, gübreyi döken aracı yol kenarında plakası gizlenmiş bir şekilde buldu şoförün aracı terk ettiği belirlendi. Bölgeye yönlendirilen belediyelerin araçları, dökülen gübreyi temizledi.

Kaynakhttp://t24.com.tr/

CHP’den referandum iptal edilsin çağrısı

CHP İstanbul Milletvekili Sencer Ayata kullanılan mühürsüz zarf sayısının 2.5 milyon olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, CHP Genel Merkezi’nde yaptığı açıklama ile Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) dünkü tarihi referanduma ilişkin verdiği “mühürsüz pusula ve zarf kararını” değerlendirdi. Tezcan, referandumun yenilenmesi gerektiğini belirterek “Tek bir karar vardır; o da seçimin, YSK tarafından iptal edilmesidir” ifadesini kullandı.

Sözcü’de yer alan habere göre, konuşmasında YSK’nın ‘mühür kararını’ eleştiren Tezcan “Bu referandum açık oy gizli sayım ilkesinin uygulandığı 2017 yılının sopalı seçimi olarak tarihimizin kara sayfasında yerini alacaktır.  YSK’nın görevi seçimleri yargı gözetim ve denetimi altında yapılmasını sağlamaktır. Ancak referandum iktidar gözetimi altında yapılmıştır” dedi. Tezcan, YSK’nın söz konusu mühür kararı ile “sahte oyları geçerli hale getirecek bir düzenlemenin yolunu açtığını” savundu.

Tezcan sandık başında çekilen ‘usulsüzlük’ görüntülerini de izleterek sözlerini şöyle sürdürdü “YSK resmen ‘Bizi buraya getiren irade bunu istiyor’ demiştir. YSK, millet oyuna sahip çıkarken hükümete sahip çıkmıştır. Bu referandum ciddi ve esaslı bir meşruiyet sorunu doğurmuştur. Bu referandumun meşruluğu sürekli tartışılacaktır. Henüz sonuçlar kesinleşmedi. Kamu vicdanında ‘hayır’ın önde olduğu ve anayasanın kabul edilmediği berrak bir şekilde ortadadır. Toplum tek adama, rejim değişikliğine ‘hayır’ demiştir. Bu ilan (YSK’nın sonuçları kabul etmesi konusunda) anayasa değişikliğinin meşruiyetine yaramaz. Sadece anayasa değişikliği yürürlüğe girer ama meşru olmaz ve büyük bir meşruiyet tartışmasının kapısı açılır. Devlet ve toplum yaşamımızda bir toplumsal yarılma metni olarak kalır ve yerini alır. Milleti hukuk ekseninde rahatlatacak tek bir karar vardır. Aslolan bu referandumun iptal edilmesidir.”

Öte yandan CHP İstanbul Milletvekili Sencer Ayata kullanılan mühürsüz zarf sayısının 2.5 milyon olduğunu açıkladı.

Kaynakhttp://t24.com.tr/

Özdil: Biz ve bizim gibi düşünenler sadece Yunanlıları denize dökmedi…

Duayen Gazeteci Uğur Dündar’ın hazırlayıp sunduğu Halk Arenası programına katılan SÖZCÜ yazarı Yılmaz Özdil gündemle ilgili merak edilen konulara cevap verirken CHP’li Hüsnü Bozkurt’un sözlerini de yanlış anladıklarını açıkladı. Bu sözler üzerine iki resim gösterip yorum yapan usta yazar Özdil, “Biz ve bizim gibi düşünenler sadece Yunanlıları denize dökmedi” ifadelerini kullandı.

http://www.dailymotion.com/video/x5hjwro

Duayen Gazeteci Uğur Dündar’ın hazırlayıp sunduğu Halk Arenası programının konuklarından Usta Yazar Yılmaz Özdil çok konuşulacak iki fotoğrafı canlı yayında göstererek, fotoğrafların hikayelerini anlattı. Yunan mangasının bir Kuvayi Milliye kahramanını direğe bağlayıp ateşe dizerken çekilen fotoğrafta bir Osmanlı subayının İngiliz subayı ile birlikte bu infaza nezaret etmesi izleyenlerin adeta kanını dondurdu.

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/

MİT’ten açıklama: Adil Öksüz MİT’te çalışmamıştır

“Ana muhalefet partisinin iddiaları, milli güvenliğimize zarar veriyor”

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), 15 Temmuz darbe girişiminin kilit ismi firari Adil Öksüz‘ün ‘MİT elemanı’ olduğu iddiasını yalanladı. Teşkilattan yapılan açıklamada “Adil Öksüz’ün nasıl serbest kaldığı konusu yargının işi olup, ilgili makamlar tarafından gerekli soruşturma ve takibat yapılmaktadır” dendi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adil Öksüz ile ilgili olarak şu ifadeleri kullanmıştı:

“Adil Öksüz’ü ben açıkladım daha kimi açıklayayım. Adil Öksüz’ün elindeki GPS cihazını devletin hangi kurumu ithal etti? Başbakanlık talimat verecek bakacaklar devletin hangi kurumu ithal etti. İki telefonu vardı, GPS cihazı vardı elinde. Herkes kelepçelenirken onlara kelepçe vurulmadı. Neden? MİT yasasında bir değişiklik yapıldı 2014’te. Başbakanın emri ve talimatı olmadan hiçbir MİT görevlisi tutuklanamaz gözaltına alınamaz. Adil Öksüz neden tutuklanmadı neden gözaltına alınmadı?”

Teşkilatın açıklamasında, CHP’ye de tepki gösterildi. “Son günlerde ana muhalefet partisi tarafından gündeme getirilen ve teşkilatımızı hedef alan birtakım iddiaların FETÖ/PDY Örgütü’nün 15 Temmuz Darbe Girişimi’ni sulandırma çabaları ile örtüştüğü görülmektedir” denen açıklamada, “FETÖ/PDY Örgütü tarafından dile getirilen mesnetsiz iddiaların, ana muhalefet partisi tarafından da dillendirilmesi, FETÖ/PDY mücadelesine olumlu bir katkı sağlamadığı gibi, milli güvenliğimize de zarar vermektedir” ifadesine de yer verildi.

“Birtakım iddialar, darbe girişimini sulandırma çabalarıyla örtüşüyor”

MİT’in resmi internet sitesinde yapılan açıklama şöyle:

Son günlerde Ana Muhalefet Partisi tarafından gündeme getirilen ve Teşkilatımızı hedef alan birtakım iddiaların FETÖ/PDY Örgütü’nün 15 Temmuz Darbe Girişimi’ni sulandırma çabaları ile örtüştüğü görülmektedir. Teşkilatımız, yabancı güçler ve terör örgütlerince uygulanan bu tür psikolojik harp odaklı iddiaları muhatap almamaktadır. Buna karşın, tarihin kaydettiği bu olağanüstü günlerde, bu iddiaların Ana Muhalefet Partisi tarafından da gündeme getirilmesi cevap verme zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır.

Adil Öksüz Milli İstihbarat Teşkilatı’nın terör örgütü içerisindeki kaynağı olmamıştır ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nda çalışmamıştır. Adil Öksüz’ün nasıl serbest kaldığı konusu yargının işi olup, ilgili makamlar tarafından gerekli soruşturma ve takibat yapılmaktadır.

ByLock programının çözülmesi, FETÖ/PDY’nin çökertilmesinde, ilişki ağının deşifre edilmesinde ve Mensuplarının devletten ayıklanmasında kullanılan önemli kaynaklardan biridir. İstihbari çalışmalar neticesinde elde edilen ByLock’a ilişkin tespitler, Mayıs 2016 tarihinden itibaren, çalışmaya konu ham verilerle birlikte adli makamlar, güvenlik birimleri ve diğer ilgili makamlarla eş zamanlı olarak paylaşılmıştır.

Bu itibarla; FETÖ/PDY Örgütü tarafından dile getirilen mesnetsiz iddiaların, Ana Muhalefet Partisi tarafından da dillendirilmesi, FETÖ/PDY mücadelesine olumlu bir katkı sağlamadığı gibi, milli güvenliğimize de zarar vermektedir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Kaynakhttp://t24.com.tr/

Kılıçdaroğlu bir kez daha ‘kontrollü darbe’ye işaret etti: Üstünü kapatarak suç işliyorsunuz

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ‘FETÖ’nün siyasi ayağı’ olmadığını söyleyen hükümete seslendi: “Darbeyi kapatmak suç işlemek demektir. Darbenin siyasi ayağını ortaya çıkarmamak suç işlemek demektir.”

Meclis’te kurulan ‘darbe komisyonu’nun AKP’li başkanı Reşat Petek, “Darbenin siyasi ayağıyla ilgili yapılan incelemelerde iktidardan ve muhalefetten bir isim tespit edilmiş değil” demişti.

Başbakan Binali Yıldırım ise geçen hafta katıldığı bir televizyon programında “FETÖ’nün siyasi ayağı yok. Olanlarla ilgili temizliği yaptık, bizim bilmediğimiz bir şey var da Kılıçdaroğlu biliyorsa açıklasın” demişti.

‘Başarısızlığa mahkum edilen bir darbe girişimi’

NTV yayınına katılan Kılıçdaroğlu, komisyon kurulması için teklifin kendilerinden geldiğini belirterek, “Önce mırın kırın ettiler ama sonra komisyon kuruldu. Özel kuvvetler komutanı Zeki Aksakallı’nın ifadesi, ‘TSK’da kriz ve olağanüstü durumlarda ilk haber alınır alınmaz personel kışlayı terk etmesin emri verilir. Her zaman uygulanan bu temel ve basit kural 15 Temmuz 2016’da ilk haber alındığı zaman uygulanmamıştır.’ Ben bunu kime soracağım. FETÖ iddianamesini yazan savcı görevden neden alındı? Bu iddianame neden Adalet Bakanlığı’na gider ve içi boşaltılır? Siyasi iktidar benim haberim yoktur diyemez. HSYK da diyemez. Kim aldı bu savcıyı görevden?” dedi.

Komisyonun çalışmaya başlamasından kısa bir süre önce hükümetin darbenin ‘üstünü kapatmak’ istediğini anladıklarını dile getiren CHP liderine, darbe girişiminin ‘kontrollü’ olduğuna dair iddiası da soruldu.

‘Rapor bize verilmiyor’

Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “Başarısızlığa mahkum edilen bir darbe girişimi. Hiçbir günahı olmadan linç edilen askerler vardı. Saray’da da söyledim: Asker emri sorgulayamaz. 6 Haziran 2016 tarihli FETÖ terör örgütü iddianamesinde ‘FETÖ/PDY’nin kuvvet komutanlıkları, jandarma ve emniyet teşkilatları içindeki mensuplarından oluşan ve 10 binleri bulan devletten ayrı hiyerarşiye bağlı silahlı bir yapılanmasının olduğu’, ‘FETÖ’nin anayasal düzeni değiştirecek veya ortadan kaldıracak silahlı güce ulaştığı ve bir askeri darbe yapabilecek tek organize güç olduğu’ darbeden önce söyleniyor. Aynı iddianamede, ‘FETÖ/PDY’nin darbe teşebbüsünde bulunma tehlikesinin açık ve yakın olduğu’ da ifade ediliyor. Bunu hükümet bilmez mi? Bu iddianameye dayanarak Anayasa Mahkemesi’nin iki üyesi şu anda hapiste. Bunu bilmiyorlar mıydı? Biliyorlardı. Tamamı savcılar tarafından tespit edilmişti.”

Darbe komisyonun raporunun kendilerine henüz verilmediği ve tarih olarak 16 Nisan sonrasının söylendiğini aktaran CHP lideri, raporu alamadıkları için son halini veremedikleri CHP raporunu da açıklayamadıklarını kaydetti.

‘Çocuk mu kandırıyorsunuz’

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti. “Adil Öksüz’ün ismini ilk kim telaffuz etti. Bir televizyon programında ilk ben söyledim. Adil Öksüz’ün çok önemli bir isim olduğunu, dikkat edilmesi gerektiğini söyledim. Önce bana saldırdılar şimdi onlar da telaffuz etmeye başladılar. İki cep telefonunu kullanır GPS cihazı vardır. Herkesin telefonları alınır, Adil Öksüz’ün alınmaz. GPS cihazı ve telefonlarıyla birlikte serbest bırakılır. Kapatmıyorum diyorlarsa darbeyi neden araştırma komisyonuna en önemli isimlerine gelmesine engel oldunuz?”

Darbenin ‘siyasi ayağı’ olmadığına inanmadığını söyleyen CHP lideri, “Darbenin memur ayağı var, sendikacı ayağı var, işveren ayağı var, çikolatacı ayağı var, baklavacı ayağı var siyasi ayağı yok. Siz çocuk mu kandırıyorsunuz. Ellerinde ‘ByLock’ listesi var neden açıklamıyorlar? ‘ByLock’ kullananların sayısı 215 bin 92 kişi. Sayın başbakana göre bunların içinde bir tane bile siyasetçi yok. Bizim aklımızla alay mı ediyorlar? Sayın Devlet Bahçeli gibi olsam hayatlarından çok memnun olacaklar, beni el üstünde tutacaklar. İyi de bu şehitlerin hesabını kim soracak? Ben soracağım.”

Kaynakhttp://www.diken.com.tr/


YouTube Preview Image

YouTube Preview Image

YouTube Preview Image

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na: Kontrollü darbeymiş, elinde dosya varsa açıkla; 16 Nisan’dan sonra sana fayda etmez!

“Ne yazık ki Saadet’in başındaki bazı takım da ‘Hayır’ diyor”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin olarak, “Kontrollü bir darbe girişimiydi” iddiasında bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘na tepki gösterdi. Erdoğan, “Elinde dosya varsa açıkla. 16 Nisan’dan sonra sana faydası olmaz, şimdi açıkla” dedi.

Erdoğan, toplu açılış için gittiği Rize’de, “16 Nisan’da inanıyorum ki Rize’de sandıkları her engellemeye rağmen patlatacak” dedi. “Ne yazık ki Saadet’in başındaki bazı takım da ‘Hayır’ diyor” diyen Erdoğan, “Ben Saadet’e gönül vermiş kardeşlerime, BBP’ye gönül veren kardeşlerim, CHP’ye gönül veren vatandaşlarıma sesleniyorum bu ayrım noktasıdır dikkat edin, gelin 16 Nisan’da bu reformu gerçekleştirelim” ifadesini kullandı.

Erdoğan, “Diyelim ki ‘evet’ çıktı, kimse heveslenmesin. Sizi de sizin yedi göbek sülalenizi de bütün emperyalistleri de yine İzmir’den denize dökeriz” diyen CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt için, “Haddini bil, sen kimsin! Sana adım attırmazlar adım” dedi.

CHP’li Bozkurt hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan (TCK 216) soruşturma başlatılmıştı.

BBC Türkçe’den Selin Girit, Erdoğan’ın Rize’ye gelişi öncesi, miting alanından paylaşım yaptı. Girit, kişisel Twitter hesabından yaptığı paylaşımda yer alan öğrencilerin “Reis gelmiş okula mı gidilir” dediğini yazdı.

Rize’de toplu açılış töreninde konuşan Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

16 Nisan’da inanıyorum ki Rize’de sandıkları her engellemeye rağmen patlatacak. Buna var mıyız? Rize zenginleşmeye devam ediyor. Yatırımlarımızla tüm bölgenin cazibe merkezi haline geliyor. Suudi Arabistan’dan Kuveyt’e on binlerce turist Ayder Yaylası’ndan şelaleleri, gölleri görmek için her yıl şehrimize akın ediyor. Rize’nin yaylalarının havasına, dağlarının yeşiline sadece Türkiye değil, inanın bana tüm dünya hayran.

Bizler de ata şehrimizi gerçek bir dünya şehri yapmak için elimizden geleni yapıyoruz. Geçtiğimiz 14 yılda Rize’mize yaptığımız yatırım ne biliyor musunuz? 13 katrilyon. Teferruatına girmeyeceğim. Eğitimde yaptıklarımız belli. Rize’mize fen liselerinden tut düz liseleri artırmak suretiyle birçok liseleri kazandıran biz. Şehrimize sağlıkta attığımız adımlar, yatırımlar belli.

“3-5 Avrupalı faşistin bu ülkenin gururunu incitmesine asla müsaade etmeyiz”

Sizlerin desteğiyle, hainlerin tuzaklarını başlarına geçirmeye devam edeceğiz. Artık şunu bütün dünya biliyor. Bu milletin iradesine gem vurulmaz. Bu millet sadece rükuda eğilir, secdede diz çöker, başka kimsenin önünde boyun eğmez.

Üç beş Avrupalı faşistin, üç beş kendini bilmezin bu ülkenin onurunu, gururunu incitmesine asla rıza göstermeyiz.  Bazı liderler istisna ama Avrupalı liderlere sözüm var. Sizler Türk milletini sindiremeyeceksiniz. Avrupa’daki kardeşlerimiz oradaki sandıkları patlatacak. Avrupalı kardeşlerime sesleniyorum, iyi gidiyorsunuz. Geçen seçime göre daha fazla oy kullanıldı. Faşizmi uygulayanların torunlarına gereken cevabı verin.

“Ne yazık ki Saadet’in başındaki bazı takım da ‘Hayır’ diyor”

Ben Yeşilköy’de milletimle beraber oldum, ama o saatte birileri kaçıyordu. Bakırköy’de ilçe başkanının evine gitmiş.

7 Ağustos’ta çağırdığımda kendi gelmedi, çevresinin baskısıyla geldi. Bunlarda yalan çok ama yürek yok.

Ne yazık ki Saadet’in başındaki bazı takım da hayır diyor.

“Elinde dosya varsa açıkla,16 Nisan’dan sonra işine yaramaz”

Ana muhalefetin bir vekili evet diyenleri denize dökmekle tehdit ediyor. Haddini bil. Sen kimi denize döküyorsun sana adım attırmazlar adım. Sen bu milleti ne zannediyorsun. Sen ne biçim genel başkansın sen bu milletvekiline bu lafları ettikten sonra nasıl ağzının payını vermezsin.

15 Temmuz kontrollü darbeymiş. Elinde dosya varsa açıkla. 16 Nisan’dan sonra işine yaramaz. Şimdi açıkla.

Ama işi gücü yalan. Ama senin de mumun yatsıya kadar yanacak. Sandık demek bunlar için kabus. Kaçış yok bu kabusu yaşayacaklar. Onların kabusu, benim milletin bayramıdır.

Kaynak : http://t24.com.tr/

CHP’li vekil Bozkurt hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ten soruşturma

CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt hakkında bir televizyon programındaki sözleri nedeniyle ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

AA’nın haberine göre Bozkurt’a soruşturmayı Ankara başsavcılığı başlattı.

Bozkurt, Halk TV’deki ‘Halk Arenası’ programındaki konuşmasında, 16 Nisan’daki referanduma ilişkin özetle şunları söylemişti:(Referandumdan ‘Evet’) Çıkmayacak. Adımın Hüsnü olduğu kadar eminim. Ben biliyorum, bu millete güvenmek gerek. Bizim kitabımızda umutsuzluk yok, buradan en az yüzde 60-65 ‘Hayır’ çıkacak. Ama arkadaşlar, diyelim ki ‘Evet’ çıktı. Kimse heveslenmesin kardeşim. Biz yine Samsun’dan başlarız, Amasya’ya gideriz, Sivas’a gideriz, Ankara’ya geliriz. Buradan İnönü’ye, Sakarya’ya Dumlupınar’a, sizi İzmir’e kadar kovalamazsak anamızdan emdiğimiz süt helal olmasın.

Sizi de sizin yedi göbek sülalenizi de bütün emperyalistleri de yine İzmir’den denize dökeriz. Ama bu memleketi sizin gibi haramzadelere asla teslim etmeyiz. Ama… 16 Nisan günü ‘Hayır‘ çıkacak, siz tıpkı Kaddafi gibi tıpkı Saddam gibi, tıpkı Hitler gibi tıpkı Mussolini gibi yok olup gideceksiniz ve göreceksiniz bir yılda bu ülkede iktidarı kuracağız.” 

YouTube Preview Image

Bozkurt, Twitter hesabından da “1919’da Samsun’a çıkıp 1922’de İzmir’de denize döktüklerimiz emperyalistler ve uşaklarıydı. ‘Evet’ çıkarsa bölmek isteyenleri yine denize dökeriz” diye yazdı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise Bozkurt’un sözlerine ilişkin “Tasvip etmiyorum” dedi.

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Seviye yerlerde…. İçişleri Bakanı Soylu’dan Kılıçdaroğlu’na: Uzay yaratığına benziyor

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Mersin’de yaptığı konuşmada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında konuştu. Soylu Kılıçdaroğlu için, ‘Uzayda yaşamış olabilir mi bu? Uzay yaratığına benziyor’ dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, referandum çalışmaları kapsamında geldiği Mersin’de, Edip Buran Spor Salonunda düzenlenen mitingde konuştu.

Soylu, referandumda neden ‘Evet’ denmesi gerektiği yerine CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hakkında konuştu. Soylu, “Keşke benim yerime Kılıçdaroğlu konuşsaydı. Ama o kadar güzel anlatıyor ki bu yeni hükümet sistemini. Neymiş, birkaç bakan seçilecekmiş başka partiden, sonra bir cumhurbaşkanı seçilecekmiş başka partiden. Sonra ikisi birbiriyle kavga edecekmiş. Sonra da ülke sıkıntıya girecekmiş. Ya arkadaş, hiç bilmiyor musun, bu ülkede yaşamadın mı sen? Uzayda yaşamış olabilir mi bu? Uzay yaratığına benziyor zaten” dedi. 

“Hangi şekle koyarsan o şekle gelen bir adam”

Soylu, şöyle devam etti: “Bizim evlatlarımız, orada jandarmamız, askerimiz, polisimiz, korucumuz bu ülkenin istiklali için mücadele yaparken, sen terörün değirmenine can suyu taşıyorsan, Kılıçdaroğlu sana söylüyorum, bu millet bunun hesabını sana sorar ve soracaktır, merak etme. Eskiden plastip şov vardı televizyonlarda. Bu Kemal Kılıçdaroğlu plastip şova benziyor.

Sanal bir adam. Hangi şekle koyarsan o şekle gelen bir adam. Bir bakıyorsun FETÖ ile beraber, bir bakıyorsun PKK ile beraber, bir bakıyorsun Almanya ile beraber, bir bakıyorsun Türkiye’nin ayağına kim çelme takıyorsa onunla beraber. Kemal Kılıçdaroğlu, kaçarı yok göçeri yok, 16 Nisan’da arkana tenekeyi takacaklar ve seni gönderecekler CHP’den. SKK’yı batırdı CHP’yi de batıracak.”

Kaynakhttp://www.cumhuriyet.com.tr/

‘Hayır’a karşı tüm kurumlar devrede’: CHP’nin muhtarlar toplantısına soruşturma

CHP Parti Meclisi Üyesi Hakkı Süha Okay’ın, Nevşehir’in Gülşehir ilçesinde düzenlediği kahvaltılı toplantıya katılan 50 muhtara soruşturma açıldı.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre Gülşehir cumhuriyet savcılığı, Okay’ın kahvaltılı toplantısına katılan 83 muhtardan 50 muhtara ‘izinsiz toplantı yapmak’ suçlamasıyla soruşturma başlattı.

Soruşturmayı sert sözlerle eleştiren Okay, “Türkiye’de görünen bir baskıcılık, tek adam düzeni gelmeden uygulamaya girmiştir. ‘Hayır’ı engellemek için devletin tüm kurumları devrededir. Tüm bunlara rağmen Anayasa referandumunda ‘Hayır’ çıkacaktır” dedi.

‘Baskı rejimi’ni uygulamak isteyenlerin, bunun tarihi sorumluluğundan kurtulamayacağını söyleyen CHP parti meclisi üyesi şöyle devam etti: “Devletin bürokratları, kamu görevlileri, geçmişte siyasal iktidara yandaşlık yapanların ağır bedeller ödediklerini unutmasınlar. Geçmişin bir kısım hakim ve savcılarının cezaevinde özgürlükleri kısıtladıkları için, hukuk dışı uygulamalarda bulundukları için, hem mesleklerinden hem hüviyetlerinden yoksun kaldıklarını kimse unutmasın.”

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Erdoğan’a hediye edilen sancak tartışma yarattı: Acilen cevap bekliyoruz

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kentte yaptığı ziyarette hediye ettiği sancak, tartışma yarattı. CHP İl Başkanı Teoman Sancar, sancağın Denizli’nin 98 yıllık emaneti olduğunu belirterek, “Sancağımızı kafanıza göre nasıl bir siyasi şov malzemesi yapabiliyor ve masa örtüsü gibi hediye edebiliyorsunuz?” dedi.

CHP Denizli İl Başkanı Teoman Sancar, 24 Mart’ta kente gelerek toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Osman Zolan tarafından şehrin sancağının hediye edilmesini eleştirdi. Basın toplantısı düzenleyen Sancar, Cumhurbaşkanına hediye edilen sancağın, Denizli’nin sembolü ve 98 yıllık emaneti olduğunu belirterek, “Sancak, Denizli’mizin milli mücadelede heyecanı, şerefi ve duygusu olmuştur. Siz kendinize aitmiş gibi 1 milyonu aşkın vatandaşımızın değeri olan, emaneti olan, gururu olan sancağımızı kafanıza göre nasıl bir siyasi şov malzemesi yapabiliyor ve masa örtüsü gibi hediye edebiliyorsunuz. Sancakların ne zaman meydana çıkacağı ve nerede dalgalanacağı bellidir. Bayram değil, seyran değil Denizli’mizin sancağını Denizli’mizin haberi ve izni olmadan, Belediye Meclisi kararı olmadan, kentin valisinin haberi olmadan, hangi düşünceyle hediye edebiliyorsunuz. Bu yapılanı esefle kınıyorum” dedi.

“SİYASİ ŞOV OLARAK KULLANMAYIN”

Sancakların bayraktan sonra gelen önemli bir değer olduğunu ifade eden Sancar, “Bu sancak her misafir geldiğinde çıkarılıp ‘Al sana hediye ettim’ denilerek Denizli’nin cam horozu gibi insanlara verilemez. Sancaklar, Cumhurbaşkanı tarafından muharip alaylara, tugaylara ve milli mücadelede ölümüne mücadele eden gruplara verilir. Yani Sayın Cumhurbaşkanı sancak almaz, sancak verir. Bu vesileyle Büyükşehir Belediye Başkanı Zolan, devlet teamül ve kültürünü de çiğnemiştir. Şehrimizin onurunu temsil edilen sancağın, siyasal şov olarak kullanılmamasını istiyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan’dan acilen sancağımızla ilgili söylemlerin cevabını bekliyoruz” diye konuştu.

KENTTE MİLLİ MÜCADELEYİ BAŞLATMIŞTI

Denizli’de Müftü Ahmet Hulusi Efendi, 15 Mayıs 1919 tarihinde tellallarla halkı topladığı müftülük binasının önünde bu sancakla fetva verip, milli mücadeleyi başlatmıştı.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Sayfa1 → 181234Son Sayfa »