Erdoğan, yeni sistemin ilk kabinesini açıkladı

Cumhurbaşkanı: Ülkemiz tarihinin en önemli demokratik dönüşümlerinden biri bugün başarıyla tamamlanmıştır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni kabineyi açıkladı. Yeni kabinede eski bakanlardan dördü yer alırken; Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da Milli Savunma Bakanı oldu. Eski bakanlardan Abdulhamit Gül Adalet Bakanı, Süleyman Soyluİçişleri Bakanı, Mevlüt Çavuloğlu Dışişleri Bakanı ve Berat Albayrak da Hazine ve Maliye Bakanı olarak görevlendirildi. 

Kabinede kamuoyunun adını pek duymadığı sürpriz isimler de yer aldı. Medipol Üniversitesi’nin mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Koca Sağlık Bakanı oldu. Kültür ve Turizm Bakanı ise ETS Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ersoy oldu. Milli Eğitim Bakanı koltuğuna da Talim ve Terbiye Kurulu’ndan Ziya Selçuk oturdu. Eski Karayolları Genel Müdürü Mehmet Cahit Turan da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, eski TOKİ Başkanı Murat Kurum Çevre ve Şehircilik Bakanı oldu.

Yeni kabine şöyle:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Fuat Oktay
Adalet Bakanı: Abdulhamit Gül
Dışişleri Bakanı: Mevlüt Çavuşoğlu
İçişleri Bakanı: Süleyman Soylu
Milli Savunma Bakanı: Hulusi Akar
Milli eğitim Bakanı: Ziya Selçuk
Sağlık Bakanı: Fahrettin Koca
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı: Fatih Dönmez
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı: Mehmet Cahit Turan
Çevre ve Şehircilik Bakanı: Murat Kurum
Tarım ve Orman Bakanı: Bekir Pakdemir
Kültür ve Turizm Bakanı: Mehmet Ersoy
Gençlik ve Spor Bakanı: Mehmet Kasapoğlu
Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı: Zemra Zümrüt Selçuk
Hazine ve Maliye Bakanı: Berat Albayrak
Ticaret Bakanı: Ruhsar Pekcan
Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Mustafa Varank

Erdoğan, kabineyi ilan etmeden önce yaptığı açıklamada, “Ülkemiz tarihinin en önemli demokratik dönüşümlerinden biri bugün başarıyla tamamlanmıştır” dedi. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

-Dünyada yönetim sistemini demokratik yollardan değiştirebilen az sayıdaki ülke arasına girdik. 16 Nisan halk oylaması ve 24 Haziran seçimleri demokrasinin ispatı olmuştur. Gerek katılım itibariyle, gerekse kesin sonuçlara baktığımızda ortaya çıkan tabloyla eşi benzeri olmayan bir seçim gerçekleşmiştir.

-Yüreğinde ülke ve millet sevdası olan herkesle çalışmaktan memnuniyet duyacağız.

“MHP’yle işbirliğimizi inşallah Meclis’te de sürdüreceğiz”

-MHP’ye, başta Genel başkan Bahçeli olmak üzere teşekkür ediyorum. İşbirliğimizi inşallah Meclis’te de sürdüreceğiz.

-Yeni yönetim mimarisini seçimden önceki günlerde milletimizle de paylaşmıştık. Geçen hafta aski sistemden yeni sisteme geçişin altyapısı mahiyetindeki kanun değişiklikleri Resmi Gazete’de yayınlandı.

-1 numaralı Cumhurbaşkanlığı kararnamesini yayınladık. Yeni yönetim yapısının çatısını resmen hayata geçirmiş olduk. Yeni sistemi en üstten en alta kadar devletimizin bütün hücrelerine nüfus ettirmeye kararlıyız. Yürütme görevi konusunda aksaklıklar, eksiklikler konusunda öne sürülecek bahane kalmamıştır. Anayasanın cumhurbaşkanına verdiği yürütme yetkileri konusunda hiçbir mazerete sığınma hakkımız bulunmuyor.

-En önemli yetkilerimizden biri de kabineyi hiçbir sınırlama olmadan oluşturabilme imkanıdır. Başkan yardımcımızla birlikte kabinedeki bakan sayısını 17’ye indirdik.

-Yeni yönetim sistemimizi reformist bir anlayışla en aşağıdaki memura kadar indireceğiz. Özel sektörden STK’ya tüm dinamiklerin kendilerini yenileyeceklerine de inanıyorum. Yasama ve yargı organlarımızın da kendilerini geliştireceklerini ümit ediyorum. Bizden sonraki nesillere de çok güçlü bir zemin hazırlamış olacağız.

-Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesinde yer alan alan bakanlar yarın (10 Temmuz Salı) saat 15.00’te yemin edecek.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Bu nasıl bir pişkinlik

catsErdoğan’ın Başdanışmanı Mustafa Varank, cemaate yakın kanalların TÜRKSAT’tan çıkarılmasıyla ilgili sözlerini, “Paralel kanallarla mücadele ettiğim ortaya çıkmış. Gurur duydum” ifadeleriyle savundu.

Cumhuriyet’in ulaştığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Mustafa Varank’ın 2 Şubat 2015’te TRT Haber kanalında yayımlanan “Cumhurbaşkanı Özel Yayını” öncesinde cemaate yakın kanalların yönetim kurulunda olduğu TÜRKSAT’tan çıkartılmasıyla ilgili sözleri Varank ve konuşmayı yaptığı Akif Beki “paralel” suçlamasıyla açıklamaya çalıştı.

Varank Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Yönetim kurulu üyesi olduğum şirkete, itibarına, yalanlarla saldıran paralel kanallarla mücadele ettiğim ortaya çıkmış. Gurur duydum” ifadeleriyle kendini savunurken, gazetemiz Cumhuriyet için “paçavra” ifadesini kullandı. Öte yandan muhabirimiz Canan Coşkun’a Ak Troller twitter’da tehdit ve hakaretler yağdırdı.

Varank, Akif Beki ile cemaate yakın kanalların yönetim kurulunda olduğu TÜRKSAT’tan atılmasıyla ilgili dönemin Ulaştırma Bakanı Lütfü Elvan’la konuştuğunu belirtiyordu. Beki kahkaha atarken, eski Yenişafak yazarı Hilal Kaplan da “Katılıyorum. Çok merhametli gidiliyor” diyordu. Bu konuşmanın sadece 8 ay sonrasında Bugün TV ve Kanaltürk TÜRKSAT’tan çıkarılmıştı.

Görüşlerini sormak için ulaştığımız Hürriyet gazetesi yazarı Beki, “Paralel hafiye teşkilatının sızdırdığı şeyleri yazan bir mecra oldunuz. Ayıplıyorum, kınıyorum sizi” diye yanıt verdi.

Varank da twitter’dan yaptığı açıklamada, “Yönetim kurulu üyesi olduğum şirkete, itibarına, yalanlarla saldıran paralel kanallarla mücadele ettiğim ortaya çıkmış. Gurur duydum. Yayın öncesi gizlice kayıt yapıp 8 ay saklayıp cumhuriyet paçavrası üzerinden piyasaya sürüyorlar,sonra da paralel yapı yok diyorlar. Yersen!” dedi. Sabah gazetesi yazarı Hilal Kaplan da yine Twitter’da “Paralelle mücadelede merhametli gidiliyor” demişim. Haklılığımı göstermek için Beştepe’deki yayından kayıt sızdırmışlar. Ağzıma sağlık” yorumunda bulundu.

Ak trollerden hakaret

AKP’ye yakınlığıyla bilinen “Ak troll” olarak nitelendirilen hesapların ağ haritasının merkezindeki isim Varank olunca haberi yapan muhabirimiz Canan Coşkun’a gün boyunca Twitter’dan Ak Troller tehdit ve hakaret yağdırdı. “Sabretmekten bu hallere geldik. Zamanında sabredilmeseydi bugün bu twitler olmazdı olamazdı yemezdi!” tweeti ise dikkat çeken tehdit mesajlarından biri oldu.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Bugün TV ve Kanaltürk için Türksat’tan skandal karar

2015-10-18_215508Bugün TV ve Kanaltürk’te yayınlanan gerçekleri halkın duymasını istemeyenler, sansür için bir adım daha attı. Türksat, Bugün TV ve Kanaltürk’e sözleşmenin bir ay içinde feshedileceğini iletti. Skandal uygulamaya tepki yağdı. Hukukçular, “Türksat yönetim kurulu şahsi sorumludur, tazminata mahkûm edilir” uyarısı yaptı.

Bugün gazetesinin haberine göre özgür medyaya yönelik sansürde skandal bir adım daha atıldı. Bugün TV ve Kanaltürk‘ün, Digitürk, Tivibu,Teledünya ve Kablo TV’den sonra devletin kontrolündeki Türksat‘tan çıkarılması için adım atıldı.

Kararda Türksat, söz konusu kanallara önceki gün yazı göndererek yayınlarını düşürmeleri konusunda bir aylık süre verdi. Söz konusu kanallara süre sonunda sözleşmelerinin feshedileceği iletildi.

Hukukçular, Türksat‘ın hiçbir mahkeme kararı olmadan Bugün TV veKanaltürk‘ün uydudan düşürmeleri konusunda tebliğatta bulunmasının Anayasa, yasalar ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğuna dikkat çekti. Bu kararı veren bürokrat ve yönetim kurulu üyelerinin hem devleti zarara uğrattıklarını hem de haksız rekabete yol açtıklarına dikkat çeken hukukçular, hukuksuz kararlarla yayınların sonlandırılmasından oluşacak maddi zararın, kararda imzası bulunan Türksat Yönetim kurulu üyelerine rücu edeceğini belirtti.f1e78e6ec4c47e3c487d4c577429

Ticaret Hukuku Profesörü Yılmaz Aslan: Zararın 3 katı talep edilir

Sözleşmeye aykırı durum yoksa, siyasi gerekçelerle böyle bir şey yapılıyorsa bu hukuka aykırı bir durum. Muhalif kalındı diye susturmak için yapılıyorsa hukuka aykırı olacağına şüphe bile yok. Basın özgürlüğü açısından, sözleşme ve rekabet hukuku açısından aykırı bir karar olur. Sözleşmeye aykırı davranılınca sözleşme iptal edilir ama gerekçe yoksa sözleşmelere aykırı olur. Bu gibi paralı uydu yayınları, dijital yayın gibi mecra sahipleri sırasıyla bu kanalları yayından çıkarıyorsa bu kendiliğinden olacak şey değil. Birinde ihmal olmuşsa diğerlerinde de ihmal olması şart değil. Demek ki bunlar hepsi aralarında konuşup, birbirine bakıp böyle yapıyorlar. Tazminat hakkı doğar. Hukuka aykırı davranışlardan haksız fiil durumundan doğar. Rekabet Kanunu’na aykırılık ortaya çıkarsa zararın 3 katı tazminat talep edilebilir. Türksat‘ın sahibi olan devlet buraya yönetim kurulu, memur veya görevli atadıysa, bunlarda devletin zarar etmesine, tazminat ödemesine yol açarsa onlara rücu ettirebilir. Devletin öyle bir hakkı var.

Ankara Barosu eski Başkanı Vedat Ahsen Coşar: Tazminat rücu eder

Bu bir kamu kuruluşu her kuruma eşit, tarafsız yaklaşması gereken bir kurum. Kiracı kirasını ödüyor. Hiçbir aykırı eylem, fiil yok. Buna rağmen evden atılmaya çalışılıyor. Hukuka uygun değil. Siyasi bir karar ve doğru değil. Bir takım olaylar karşısında kamu kurumlarının taraf tutması, vatandaşın devlete olan güveninin sarsılmasına neden olur.Türksatyönetim kurulu şahsi sorumludur, tazminata mahkûm edilir. Haksız bir şekilde sözleşme iptal ediliyor. Uğranan zarar tazmin edilmek zorunda.

Tüketiciler Birliği Başkanı Avukat Bülent Deniz: Ceza hukukuna aykırı

Türksat ve uydudan bazı yayınların yasaklanması sansürde zirve noktasıdır. Digiturk yasaklamalarına rağmen tüketici alternatif dijital platformlardan yayınları izleme olanağına sahipti ancak şimdi tamamen uydudan çıkarılması söz konusudur. Bu kanalları izlemek için tüketiciye internet ve karasal yayın kalmaktadır. Bu durum 1985 tarihli BM Tüketici Hakları Evrensel Bildirgesi’nde belirtilen bilgilendirme ve Anayasa’daki haberleşme özgürlüğünün açık ihlali demektir. Bu durum Türk Ceza Hukuku’nun 124. maddesinde yazan haberleşmenin engellenmesinin başka şeklidir. Devletin ortak olduğu kuruluşlardakisansüranlayışıdır.

CHP Milletvekili Barış Yarkadaş: Saray’dan düğmeye basıldı

Kanaltürk, Bugün TV, Yumurcak TV, Samanyolu TV ve diğer kanalların Digiturk’ten çıkarılması saraydaki zatı tatmin etmedi. Aynı kanalların uydudan çıkarılması da söz konusu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mustafa Varank bu konuyla yakından ilgileniyor. Edindiğim bilgilere göre, saraydaki zat tarafından düğmeye basıldı. Şu an sadece Türkiye’deki seçim dengelerini görmeye çalışıyorlar.

RTÜK Üyesi İsmet Özdal Demirdögen: RTÜK gündemine alınacak

Bu iletişim özgürlüğüne vurulan en son ve en ağır darbedir. Tek sesli bir medya düzeni oluşturulmak isteniyor. Halkın haber alma hakkı göz ardı ediliyor. Devletin görevi halkın doğrulara ulaşabilmesini sağlamaktır. Onu sağlayacak altyapıyı oluşturmaktır. Ancak ne yazık ki bu olayda devlet kurumları bu olanağı sağlamadıkları gibi var olanları da gasp etmektedirler. RTÜK olarak bu konuyu Digiturk’te olduğu gibi gündemimize alarak değerlendireceğiz. Hükümetin baskısının sonuç verdiğini görüyoruz. Umut ediyoruz ki Türksatyönetimi ve diğer platform yöneticileri bu yanlışlardan bir an önce döner.

RTÜK Üyesi Süleyman Demirkan: Hangi mahkeme kararına göre

Bunlar sonuç getirmeyecek şeyler. 1 Kasım’dan sonra Anayasa işler hale gelir ve böyle saçmalıklar olmaz. Seçim hükümeti döneminde yapılması ters teper. Yapanlara hayır getirmez. Kurumları da, yapanları da, devleti de yıpratır. Devlete olan güven sarsılır. Bu, devlete karşı işlenen suçlar kapsamındadır. Platformlar için aldığımız karar Türksatiçin de alınır. ‘Neye göre, hangi yasaya göre hangi mahkeme kararına göre bunu yaptınız? RTÜK’e danıştınız mı’ diye sorulmalı. Panik havası ve bir şuursuzluk var.

Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç: Yasaya aykırı her girişimin karşısındayız

Basın Konseyi Yüksek Kurulu Bölge Toplantısı İzmir’in Çeşme ilçesinde başladı. Konsey Başkanı Pınar Türenç, Türk basınının zorlu bir süreçten geçtiğini, toplantıda şikayetler ve meslek üzerindeki baskılarla ilgili değerlendirmede bulunacaklarını söyledi. 7 televizyon kanalının, yayın platformlarından çıkarılarak sadece internete mahkum edilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Türenç şöyle konuştu: “Basın Konseyi olarak mesleğimiz üzerinde artarak devam eden baskıların sonlanması için verdiğimiz mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz. Umuyoruz ki yapılan yanlışlardan bir an önce dönülür. Ve umuyoruz ki basın ve ifade özgürlüğü önünde hiçbir engel kalmadan gazeteciler özgürce yazıp, konuşabilir. Yasaya aykırı her türlü girişimin karşısındayız.” 

İPEK MEDYA GRUBU: SİZİN İÇİN DEVAM EDECEĞİZ

Biz, bu topraklarda birlikte yaşadığımız herkesi, her insanı sevdik. İnsan haklarını, evrensel hukuku, demokrasiyi savunduk. Yalana, iftiraya, haksız hukuksuz infazlara, toplu imha teşebbüslerine karşı direndik. Zorla, baskıyla, birbirimizi susturmadan, hakaret etmeden konuşsak, sorunlarımızı çözebileceğimize inandık. Katılsak da, katılmasak da herkesin düşüncelerini söyleme hakkına saygı gösterdik. Sadece gerçekleri, insanlarımızı, sokaklarımızı yansıttık. Buna dayanamadılar. Tüm kamu kaynaklarını gırtlaklarına kadar emmelerine rağmen; gerçek, yalanla örtülemediğinden rekabet de edemediler. Sadece bir havuzun uğultularını duymanız, kapkara bir zifti, berrak su zannedip yudumlamanız için zorla, hoyratça ve hukuksuzca ekranlarımızı kararttılar. Karartıyorlar… Biz sizin için vardık. Sizin için varız. Sizin için var olmaya devam edeceğiz.

SEÇİM İÇİN HAZIRLIK

Kanalların Digiturk’ten çıkarılması sonrası tepki ile karşılaştılar. Binlerce kişi aboneliklerini iptal etti. Sansürün AKP’ye nasıl yansıyıp yansımayacağını merak ediyorlar. Kanalların uydudan da çıkarılmasını fiilen planlıyorlar. Yapabilirlerse, kanalları seçimden önce kapatıp, halkın gerçekleri öğrenmesini engelleyecekler. Uydudaki yayınları seçim öncesi kesemezlerse, seçimlerden hemen sonra hükümet kurma çalışmaları sürerken, bunu yapmak istiyorlar.

RTÜK BYPASS EDİLİYOR

RTÜK bir kanalı kapatmak için mahkeme kararı ister. Bunlar onu da beklemiyorlar. Anayasa, yasalar, RTÜK ve hukuk bypass ediliyor. Biz şimdiden Cumhurbaşkanı’na uyarımızı yapalım. Bu yanlıştan dönün, Türkiye’yi keyfi şekilde yönetemezsiniz. Keyfi şekilde kanal kapatamazsınız.

YÖNETİMDE ERDOĞAN’A YAKIN İSİMLER

Yönetim Kurulu üyelerine kanunlara aykırı olarak 10’ar bin lira maaş vermesiyle gündeme gelen Türksat‘ın yönetiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın danışmanlarının ağırlığı dikkat çekiyor. Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde 3 başdanışmanı Mustafa Varank, Şenol Kazancı ve Maksut Serim 18 Nisan 2014’te Türksatyönetimine getirilmişti. Bu atamaların ardından Erdoğan, cumhurbaşkanı olduktan 2 ay sonra 2 Ekim 2014’te TÜRKSAT yönetimine eski Kültür Bakanı Atilla Koç’un oğlu Cumhurbaşkanlığı Bilgi Teknolojileri Başkanı Ali Taha Koç’un da atandığı ortaya çıktı. Böylelikle TÜRKSAT’ın yönetiminde genel müdür dışındaki 7 yönetim kurulu üyesinden 4’ü Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden oluştu.

İŞTE YÖNETİM KURULU:

Prof. Dr. Ensar GÜL: Başkan ve Genel Müdür.

Prof. Dr. Yusuf Suat HASÇİÇEK:  Başkan Vekili, Ulaştırma, Denizcilik, Haberleşme, Araştırmaları Merkezi Başkanı.

Mehmet Hamdi YILDIRIM:Üye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı.

Prof. Dr. Mustafa HELVACI:  Üye, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi.

Mustafa VARANK: Üye, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı.

Ali Taha KOÇ:Üye, Cumhurbaşkanlığı Bilişim Teknolojileri Başkanı.

Şenol KAZANCI:Üye,  Anadolu Ajansı Genel Müdürü

Üye Maksut SERİM:Başbakan Başdanışmanı

DEVLET ADINA UYGU İŞLETMECİLİĞİ YAPIYOR

Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş, 2 Temmuz 2004 tarih ve 5189 Sayılı Kanunun Ek 33. maddesi uyarınca kuruldu. Bu kanun gereğince uydu işletmeciliği Türk Telekom A.Ş’den alınıp TürksatUydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş’ye verildi. Özel hukuk tüzel kişisi olmakla birlikte tamamı devlete ait olan şirket, devlet adına uydu işletmeciliği yapıyor. Uydunun kontrol ve denetim hakkı da TürksatUydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş’ye ait bulunuyor.

Kaynak : http://www.zaman.com.tr/