“Canlı yakalayın, elleri arkadan bağlı, diz çökmüş fotoğrafını çekin”

FETÖ lideri Fethullah Gülen’in, Erdoğan’la ilgili olarak, ‘Canlı yakalayın, elleri arkadan bağlı, diz çökmüş fotoğrafını çekin’ talimatını verdiği ortaya çıktı.

15 Temmuz darbe girişimi öncesinde Pensilvanya’da yapılan toplantıda Fetullah Gülen’in darbecilere verdiği talimatlara ilişkin iddialar yayınlandı.

Aydınlık gazetesinin güvenlik kaynaklarına dayandırdığı iddiasına göre, Gülen, Türkiye imamı aracılığı ile verdiği talimatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağ yakalanmasını istedi. Yakalandıktan sonra ellerinin arkadan kelepçelenmesi ve diz çöktürülerek fotoğrafının çekilmesi talimatını veren Gülen’in, Erdoğan’ın bu durumdayken kendisiyle konuşturulmasını ve bu görüntülerin de kaydedilmesi istediği ifade edildi.

SADDAM BENZETMESİ

Fetullah Gülen’in Erdoğan’la ilgili talimatının CIA’nın “itibarsızlaştırma”taktiklerini andırdığını kaydeden güvenlik kaynakları, Irak’ta ABD askerlerinin Saddam Hüseyin’in yakalanmasını dünyaya duyurdukları fotoğraflara dikkat çektiler. Saddam’ın pecmurde, saç sakal birbirine karışmış yeraltında deliklerde sürünen bir fotoğrafının dünya medyasına servis edildiğini vurgulayan güvenlik kaynakları, Fethullah Gülen’in de aynı taktiği Erdoğan için uygulamayı planladığı, ancak başaramadığını söylediler.

DARBE BAŞARILI OLSAYDI

Darbe başarılı olsaydı Fetullah Gülen’in Türkiye’ye dönmeyi planladığını kaydeden güvenlik kaynaklarının verdiği bilgiye göre Gülen’in dönüş planı da CIA ile birlikte organize edildi. Büyük bir törenle İstanbul’a gelmesi ve havaalanında milyonlarca kişi tarafından karşılanması düşünüldü.

Karşılığında ABD’nin tüm isteklerinin karşılanmasının planlandığını kaydeden yetkililere göre darbe girişiminde “emir komuta zinciri” görüntüsü vermek için çok uğraşıldı. Ancak TSK’daki direniş nedeniyle sonuç alınamadı.

“Emir komuta” görüntüsü sağlanamayınca ve darbenin başarısız olacağı anlaşılınca ABD yönetimdeki bir kanadın darbeye desteğini çektiği, olayın ortalığa dökülmesi sonrasında da darbe girişiminin erkene çekildiği belirtildi. Bu durumun darbeciler arasında kaosa yol açtığını kaydeden bir güvenlik yetkilisi, Marmaris’te Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaldığı otele yapılan baskının da bu karmaşa içinde başarısızlıkla sonuçlandığını kaydetti.

RÜTBESİNİ GÜLEN TAKMIŞ

Ayrıca Aydınlık’tan Turan Salcı’nın haberine göre; GATA’daki FETÖ yapılanmasına dair hazırlanan iddianamede firari askerlerden eski Prof. Dr. Hava Tabip Tuğgeneral Mehmet Zeki Kıralp’e generallik rütbesini Fethullah Gülen’in taktığı ortaya çıktı.

Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için ifade veren GATA hekimlerinden İsmail Yıldırım’ın iddianamedeki beyanında, “2013 yılında örgüt beni ödüllendirmek için ABD devletine göndermek istedi” dediği yer aldı ve Gülen’in Kıralp’e rütbesini takmasını şöyle anlattı:

“Ankara ilinde GATA’da öğretim görevlisi olan Doçent Albay Muharrem Uçar ABD’deki kongreyi ayarladı. 2013 yılının ekim ayı itibari ile 7 günlük kongreye ABD’ye gönderdiler. Asım kod isimli şahıs gitmeden ABD’de bulunan Zafer kod isimli şahısla İstanbul ilinde bulunan Şemsettin isimli şahsın kayınçosu olan kişi görüştü. Beni bu şahıs ABD’de karşıladı, beni hemen araba ile Pensilvanya’ya Fethullah Gülen’in yanına götürdü. Bu malikanede iki gece kaldım. Sürekli toplu vaziyetteydik, bir ara sadece içerde askeri personel kaldı, kendi bakıcısı ya da yardımcısı olan Cevdet kod isimli şahıs bu durumu ayarladı. Odada ben ve 2013 yılında Tuğgeneral olan Mehmet Zeki Kıralp de vardı. Cevdet, Kıralp’i göstererek ‘Bu şahsa generallik rütbesini Fethullah Gülen benim yanımda dua okuyarak taktı, görevinizde başarılar diliyorum, Allah muhaffak etsin, daha üst görevlere gelirsiniz inşallah’ dedi. Daha sonra Gülen, bana dönerek nerede görev yaptığımı sordu. Ben de kendisine sizin memleketinizde görev yapıyorum dedim. Bana Erzurum nasıl diye sordu, kendisine Erzurum hakkında hava ve sudan bahsettim. Bana rütbemi sordu, Albay olduğumu söyledim. ‘Bu abin gibi inşallah general olursun’ dedi, yaklaşık 10 dakika sürdü ve 2 gün sonra buradan ayrıldım, kongreye gittim ve Türkiye’ye döndüm.”

Kaynak : odatv.com/

Cumhurbaşkanı’na suikast davasının sanık binbaşısı: Korumaların otelin güvenlik kamerasının fişini çekmesi tesadüf olamaz

Polisle çatışmaya giren kimliği meçhul kişiler kimlerdir?

15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın Marmaris’te kaldığı otele saldırı düzenlemekle suçlanan sanıkların yargılanması Muğla 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürüyor. Görülen davanın duruşmasında, koruma polisi Mehmet Çetin‘i şehit ettiği ileri sürülen, eski Binbaşı Şükrü Seymen, esasa ilişkin savunma yaptı.

Sanık Seymen savunmasında, Erdoğan’ın kaldığı otelin güvenlik kamerası kayıtlarının kesildiğini öne sürerek “Korumaların otelin güvenlik kamerasının fişini çekmesi tesadüf olamaz. Devlet devletse, benim suçsuz olduğumu ispatlamak zorunda. Cumhurbaşkanın otelde olduğuna dair ortada bir görüntü yok. Polisle çatışmaya giren kimliği meçhul kişiler kimlerdir?” dedi.

Sanık Seymen, “15 Temmuz Darbe Araştırma Komisyonu’nun raporunda Marmaris’e bizden önce başka grubun geldiği, çatışma çıktığı ve zayiat verildiği ortadır. Görgü tanıklarının verdikleri ifadeler de raporu doğruluyor. Hür irademizle ifade vermemize rağmen, iddia makamı ilk ifadeleri dikkat ediyor. Bu ifadelerin döve döve alınmadığını nereden bilebileceksiniz? Polisleri kimin şehit ettiği ortadadır. 50’ye yakın tanık, sis bombası, gaz maskesi kullandığını söylüyor. Bizde bunların hiçbiri mevcut değildi. Aleyhimize hiçbir delil sunamayan iddia makamının 50’ye yakın ifadeyi görmezden gelmesi manidardır” dedi.

Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ sanık Seymen’e, “Nereden biliyorsun görmezden geldiğimizi. Kimseyi suçlayamazsın. Seni düzgün konuşmaya davet ediyorum” dedi.

Sanık Seymen, “Delil karatma şüphesiyle tutuklu bulunan sanıklar, bana ‘Delil getirin’ diye yalvarıyor. Komedi gibi bir şey. Korumaların otelin güvenlik kamerasının fişini çekmesi tesadüf olamaz. Devlet devletse, benim suçsuz olduğumu ispatlamak zorunda. Cumhurbaşkanın otelde olduğuna dair ortada bir görüntü yok. Polisle çatışmaya giren kimliği meçhul kişiler kimlerdir? Bu dava ahirette görülecek. Hakkımı helal etmiyorum. Allah’a havale ediyorum. Sizin vereceğiniz karar sizi kurtarır. Ancak bizim burada yargılanmamızı sağlayanlar ile hesabımızı ahirette göreceğiz” dedi.

Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, “Konuyu farklı yerlere çekme. Bütün hesapların görüleceği yer ahiret. Davamızla bunun ilgisi yok. Esas hakkında savunmanı yap” dedi.

Kaynak : http://t24.com.tr/