“Emine Erdoğan da Reza Zarrab’ı ABD’den istedi”

“Washington, bir sonraki adımın ne olacağından kaygılı”

Türkiye ile ABD arasında yaşanan krizin merkezinde, New York’taki davası 27 Kasım’da başlayacak olan İranlı Azeri işadamı Reza Zarrab’ın bulunduğu öne sürüldü. İddiaya göre bazı ABD’li yetkililer, Amerikan konsolosluğu çalışanı Metin Topuz’un tutuklanmasının Zarrab davasında ‘pazarlık unsuru’ olduğuna inanıyor. Buna göre, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan resmi ziyaretlerindeki temaslarında Zarrab’ın Türkiye’ye iadesini bizzat talep etti.

İddia, Washington Post gazetesi yazarı David Ignatius’un yazısında yer aldı. Ignatius, “ABD-Türkiye anlaşmazlığının merkezindeki adam mahkeme önüne çıkmak üzere” başlıklı yazısına şu ifadelerle başladı: “ABD ile Türkiye arasında giderek sertleşen anlaşmazlığın merkezinde, Türkiye’nin hiddetli Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, para aklama ve dolandırıcılık suçlamasıyla mahkeme önüne çıkmak üzere olan Türk-İranlı altın tüccarının Amerikalı savcılar tarafından serbest bırakılması talebi bulunuyor.”

Erdoğan’ın Zarrab hakkındaki “Vatandaşımı tutuklayacaksın, sonra da itirafçı olarak kullanmak isteyeceksin” sözlerini aktaran Ignatius, Amerikan konsolosluğu çalışanı Metin Topuz’un tutuklanmasının ABD’de bazı yetkililer tarafından ’27 Kasım’daki dava öncesinde Zarrab’ın serbest bırakılması konusunda baskı gücü elde etme girişimi’ olarak yorumlandığını yazdı.

“Emine Erdoğan Jill Biden’la görüştü”

Gazete Duvar’ın aktardığı habere göre Ignatius, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın, 2016’daki ABD ziyaretinde Zarrab’ın bırakılması talebini dönemin ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın eşi Jill Biden’a ilettiğini yazdı. Washington Post yazarı şu ifadeleri kullandı:

“Erdoğan’ın Zarrab’ın serbest bırakılması için yürüttüğü kampanya sıradışı. 21 Eylül 2016’da dönemin başkan yardımcısı Joe Biden ile özel görüşmesinde hem Zarrab’ın bırakılmasını hem de [davanın o dönemki savcısı olan] Preet Bharara’nın kovulmasını istedi. Amerikalı yetkililer, 90 dakika süren bu görüşmenin yarısında Zarrab’ın konuşulduğunu söylüyor. Erdoğan’ın eşi de o gece aynı şeyi Jill Biden’dan talep etti. O dönem adalet bakanı olan Bekir Bozdağ ekim ayında Adalet Bakanı Loretta E. Lynch’le yaptığı görüşmede davanın ‘kanıtlara dayanmadığını’ savunarak Zarrab’ın serbest bırakılmasını istedi.”

“Obama’yla son konuşmalarında gündeme getirdi”

Ignatius eski yetkililere dayanarak, Erdoğan’ın konuyu eski ABD Başkanı Barack Obama ile son iki telefon konuşmasında da bizzat gündeme getirdiğini yazdı. Eski bir üst düzey Obama yönetimi yetkilisi, “Erdoğan’ın bu davaya dair saplantısının, davanın ilerlemesi halinde ailesine ve nihayetinde kendisine zarar verebilecek bilgilerin açığa çıkmasından kaynaklandığını varsayıyorduk” dedi. Eski bir yetkili, Erdoğan’ın Biden’la yaklaşık bir yıl önce yaptığı görüşmede savcı Bharara’nın ‘Gülen tarafından kullanıldığı’ yorumunu yaptığını da aktardı.

Ignatius, Türkiye’nin Donald Trump’ın ilk ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn ve danışmanı Rudy Giuliani ile de birlikte çalıştığını hatırlattı; Zarrab’ın savunma ekibine katılan Giuliani’nin ‘ABD’yle Türkiye arasında bir tür anlaşma için Adalet Bakanlığı’na baskı yaptığını’ yazdı.

“Ziyaret, Erdoğan’ın korumalarının gölgesinde kaldı”

“Davayı durdurmak için bu çeşitli girişimlere rağmen süreç ilerledi ve hatta iddianame, eski bir bakan ile önde gelen üç Türk’ü kapsayacak şekilde genişledi” diyen Ignatius, şu ifadeleri kullandı: “Erdoğan Trump’ın Zarrab’ın serbest bırakılması için yaptığı baskıya destek vereceğini ummuş olabilir. Ve Trump da başta Türk lidere sempatik yaklaşıyordu; onu mayıs ayında Washington’a davet etti. Fakat o ziyaret, Erdoğan’ın korumalarının Türkiye elçisinin dışındaki protestoculara saldırmasının gölgesinde kaldı ve Trump’ın manevra alanı kendi yönetiminin etrafındaki soruşturmalar nedeniyle zayıfladı.”

Ignatius, bazı Amerikalı yetkililerin Erdoğan’ın Türkiye’de tutuklu olan papaz Andrew Brunson ile Metin Topuz’u ‘pazarlık unsuru olarak kullanmak istediğinden korktuğunu’ yazdı ve makalesine şu ifadelerle son verdi:

“Türkiye hakkında ‘NATO müttefiki’ tamlaması o kadar çok kullanılıyor ki, Türkiye’nin son dönemdeki adımlarının ne kadar düşmanca ve otokratik olduğu bunun gölgesinde kalıyor. Washington, bir sonraki adımın ne olacağından kaygılı.”

Kaynak : http://t24.com.tr/

Eski CIA Direktörü Woolsey’in iddiası: Berat Albayrak, Çavuşoğlu ve Flynn; Gülen’i kaçırmayı planladı!

Woolsey, görüşmenin 19 Eylül’de New York’ta yapıldığını öne sürdü.

Eski CIA Direktörü James Woolsey, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanlığı görevinden kovduğu Mike Flynn ile Enerji Bakanı Berat Albayrak, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu‘nun Fethullah Gülen’in sınır dışı edilmesi konusunu görüşürken kaçırma planı da yaptıklarını iddia etti.

Washington Hattı’ndan İlhan Tanır’ın Wall Street Journal’a dayandırdığı habere göre, 19 Eylül’de New York’ta Albayrak, Çavuşoğlu, Inovo BV’nin sahibi iş adamı Ekim Alptekin ile Flynn bir otelde görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ortasında Woolsey görüşmeye katıldı ve “illegal olması mümkün olan bu konu” dediği Gülen’i Türkiye’ye “kanuni iade sürecini atlayarak” gönderilmesi konusunun görüşüldüğüne şahit olduğunu öne sürdü. Woolsey’in iddiasına göre, plan Gülen’i “gecenin karanlığında Pensilvanya’daki evinden kaçırmak”tı.

James Woolsey

Flynn’in sözcüsünün Wall Street’e yaptığı açıklamaya göre ise Flynn böyle bir konuyu görüşmedi.

Flynn’in ABD Adalet Bakanlığına doldurduğu ‘yabancı ülke için lobicilik kaydı’ (FARA) da, Flynn’in 19 Eylül’de Türk bakanlar ile ve Ekim Alptekin ile yaptığı görüşmeyi ”Türkiye’deki siyasi iklimi daha iyi anlamak için” olduğu kaydı düşülmüştü.

Şimdi ise bu görüşmede Gülen’in nasıl kaçırılacağının görüşüldüğü ileri sürüldü.

CIA eski başkanı Woolsey, WSJ’ye yaptığı açıklamada, Gülen’i ABD’den illegal yollardan çıkarmaya kendisi karşı çıkmış ve ortak bir dost aracılığı ile zamanın Başkan Yardımcısı Joe Biden’i olanlardan haberdar etmiş. Biden ise sözcüsü aracılığı ile konuya yorum yapmazken, Gülen’in mahkemeler aracılığı ile halledilmesinden taraftar olduğunu bildirmiş.

Kaynak : http://t24.com.tr/

AB temsilcisinden 3 milyar euro yorumu

ab-temsilcisi-mansetiAB Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini: 3 milyar euro, Türkiye’ye verilen cep harçlığı değil.

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın ifade özgürlüğünden, Güneydoğu’da PKK’ya karşı sürdürülen operasyonlara kadar verdiği mesajların etkisi daha bitmeden, bu kez Avrupa Birliği’nden AKP hükümetine sert mesajlar geldi.

Türkiye’yi ziyaret eden AB Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, AB’nin Türkiye’ye Suriyeli sığınmacılar için vereceği 3 milyar euroluk anlaşma konusunda diplomatik ifadelerin dışına çıktı.

“CEP HARÇLIĞI DEĞİL”

“3 milyar euro, Türkiye’ye verilen cep harçlığı değil” diyen, paranın Suriyeli sığınmacılar için kullanılmasını bu sert mesajla dile getiren AB temsilcisi ayrıca yargı bağımsızlığı, Güneydoğu’daki operasyonlar, ifade özgürlüğü ile gösteri ve örgütlenme özgürlükleri konusunda da uyardı. AB heyeti, Türkiye’nin “çözüm sürecine geri dönmesi” mesajı da verdi.

DAHA AB’NİN BİLE ÜZERİNDE ANLAŞAMADIĞI PARA YÜZÜNDEN, TÜRKİYE’Yİ UYARDI

AB ile Türkiye arasında, Suriyeli sığınmacılar için harcanmak üzere AB’nin Ankara’ya 3 milyar euro vermesine ilişkin anlaşma imzalanmıştı. Ancak para AB içinde çıkan sıkıntılar nedeniyle henüz aktarılmaya başlanmadı. Birlik hâlâ paranın aktarılmasına başlamak için İtalya tarafından koyulan vetoyu kaldırmaya çalışıyor.

AB Yüksek Komiseri, daha Türkiye’ye para aktarımı başlamadan Ankara’ya yaptığı ziyarette, sert ifadelerle paranın “Türkiye için değil”, “Suriyeliler için” kullanılacağını ifade etti. Mogherini, “Mültecilere verilecek 3 milyar euro Türkiye’nin eline geçmeyecek, cep harçlığı değil bu. Mülteciler için kullanılacak. Bu paranın hazırlığını sürdürüyoruz” dedi.

ab-temsilcisi-yanDışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise AB temsilcisinin bu çıkışına karşılık, “Bu konu AB’nin iç meselesi” dedi. Paranın Suriyeli sığınmacılara harcanacağını da vurgulayan Çavuşoğlu, “Ancak bu paranın gecikmesi, paranın verilmesinde her gecikilen gün, Türkiye’deki sığınmacıların yaşam kalitesi, eğitim ve sağlık alanındaki alacakları hizmeti geciktiriyor” uyarısını yaptı.

AB’DEN UYARI ÜZERİNE UYARI

Mogherini, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve AB Bakanı Volkan Bozkır’la toplantı sonrasında, Türkiye’ye uyarı üzerine uyarı yaptı. Türkiye’nin Kürt sorunu konusunda “barış sürecine geri dönmesini desteklediklerini” söyleyen Mogherini, “ifade özgürlüğü, bağımsız yargı, gösteri ve toplanma özgürlüğü biçim için çok önemli, gözden çıkarılamayacak konulardır” dedi.

ERDOĞAN’IN “MUHATAP DEĞİL” DEDİĞİ DEMİRTAŞ’I, AB “MUHATAP” ALDI

Bu arada, Türkiye-AB siyasi diyalog toplantısı için Ankara’ya gelen AB komisyonu heyeti de, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın yaptığını yaptı. AB Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini başkanlığındaki heyet, Ankara’da ilk görüşmeyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “muhatap değil” dediği HDP ile yaptı. AB heyeti, Türkiye temaslarına HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ile kahvaltı ile başladı.

kahvalti

AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Johannes Hahn görüşmeye ilişkin fotoğrafları twitter hesabından paylaştı

Demirtaş’la kahvaltıya Mogherini’in yanısıra AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Johannes Hahn ve insani yardım ile kriz yönetiminden sorumlu komiser Hristos Stilianidis de katıldı.

GÜNEYDOĞU’DAKİ “DRAMATİK” DURUM…

Hahn, twitter hesabından da HDP heyetiyle kahvaltıya ilişkin fotoğraflar paylaşıp, Demirtaş’la ele aldıkları konuları da özetledi; “Güneydoğu’daki dramatik durumu ve çözüm sürecini ele aldık” dedi. Hahn’ın mesajında, Demirtaş’la görüşmenin “iyi ve yapıcı geçtiğini” de vurguladı.

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/

Biden, akademisyenlerin ihanetle suçlanmasını eleştirdi

160122155641_joe_biden_624x351_reuters_nocredit

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden

Türkiye’yi ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, akademisyenleri ihanetle suçlamanın Orta Doğu’ya ‘iyi bir örnek olmadığını’ söyledi.

Sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklama yapan Biden, Türkiye’nin dünyaya verdiği mesajların önemini vurguladı ve ekledi:

“Ancak medyaya gözdağı verildiği veya eleştirel haberler nedeniyle hapse atıldığında, internet özgürlüğü kısıtlandığı ve YouTube ve Twitter gibi sosyal medya siteleri kapatıldığında ve 1,000’den fazla akademisyen sadece bir bildiriye imza attıkları için hainlikle suçlandığında, bu gösterilmesi gereken örnek tutum değil” dedi.

Daha önce ABD Türkiye Büyükelçisi John Bass da akademisyenlerin “barış bildirisi” sonrası haklarında soruşturma açılması ile ilgili kaygılarını dile getirmişti.

Yine geçen hafta ABD Dışişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili yazılı açıklamasını okuyan John Kirby, “Resmi makamlar, emniyet güçleri ve yargı otoritesi meşru bir siyasi söylemi bastırmak için kullanılıyor” dedi.

Kirby aynı zamanda “Hükümet eleştirisi vatana ihanet anlamına gelmez” dedi.

Biden üç günlük bir ziyaret için Türkiye’de bulunuyor.

Biden’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu ile de görüşmesi bekleniyor.

Erdoğan Barış İçin Akademisyenler inisiyatifinin metnine imza veren ve hükümeti eleştiren akademisyenleri PKK’nın arkasında durmakla suçlamış ve onlar hakkında, “Adının önünde profesör, doçent olması kimseyi aydın yapmaz bunlar kapkara insanlardır” demişti.

Dündar ailesiyle de görüştü

Bu arada Biden, Cumhuriyet Gazetesi’nin tutuklu yargılanan Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın eşi Dilek Dündar ve oğlu Ege Dündar ile de görüştü.

Conrad Otel’de yapılan görüşme sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan Ege Dündar şunları söyledi:

“Kısa bir konuşma oldu. Bana babamızın durumunu, iyi olup olmadığını sordu. Bana çok cesur bir babamın olduğunu söyledi. Gurur duymam gerektiğini söyledi. Gereken her şeyi yaptıklarını, basın özgürlüğü için konuşmaya devam edeceklerini söyledi. Desteğini bildirdi. Biz de ona bu inceliği gösterdiği için teşekkür ettik. Amerika’nın demokrasi modelinin basın özgürlüğüne değer verdiğini, bu değeri de bizim burada taşımaya çalıştığımızı söyledik”.

Bu arada Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi ve Hrant Dink’in eşi Rakel Dink de Biden ile görüşmek için Conrad Otel’e geldi.

Kaynak : http://www.bbc.com/turkce/

Biden’dan flaş ifade özgürlüğü açıklaması

joe-biden-gazeteciler

Foto: DHA -Joe Biden, AKP baskısı nedeniyle işlerinden olan gazetecilerle bir toplantı gerçekleştirdi

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, basın ve ifade özgürlüklerinin herkesin özgürlüğü olduğuna dikkat çekti.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Avrupa turuna çıkıp, “PYD terör örgütüdür, Suriye görüşmelerine dahil edilmemeli” dediği gün, ABD’den, üstelik Türkiye’de, PYD çıkışı geldi. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, İstanbul’da görüştüğü Türk vekillere PYD’nin “terör örgütü olmadığını” söyledi.

“Başkanlık” sistemiyle yönetilen ABD’nin seçilmiş “iki numarası” konumundaki Biden, bir başka çıkışı ise, parlamenter sistem konusunda oldu. Vekillerle görüşmesinde parlamentonun “gücüne” dikkat çeken Biden, “Meclise neden güvenmiyorsunuz’ sorusunu sordu. Biden, “demokratikleşmede parlamentonun gücünü farkına varın” dedi.

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın İstanbul’daki ilk gün temaslarına Kürt sorunu ve yeni Anayasa damgasını vurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “PYD, PKK’nın uzuntısı terör örgütüdür” söylemine karşılık, “PYD terör örgütü değildir” çıkışı yapan Biden, PKK ve PYD’yi net ifadelerle birbirinden ayırdı. Biden, PKK’nın şiddet eylemlerini kınadı, ancak PYD’nin “IŞİD’le mücadele konusunda kritik bir ortak” olduğunu söyledi.

Biden, İstanbul’da ilk temasını TBMM temsil edilen siyasi partilerden vekillerle yaptı. Davetli olduğu halde MHP’nin temsil edilmediği toplantıya, CHP’den Fikri Sağlar ve Sezgin Tanrıkulu, HDP’den Leyla Zana, Ayhan Bilgen ve Altan Tan ile, AKP’den de Galip Ensarioğlu ile Orhan Miroğlu katıldı. Vekillerin görüşme sonrasındaki açıklamalarına göre, Biden şu mesajları verdi;

“PYD TERÖR ÖRGÜTÜ DEĞİL”

PKK’yı açık ifadelerle “terör örgütü” olarak nitelendiren Biden, “silah bırakması ve şiddete derhal son vermesi gerektiğini” vurguladı. Ancak hükümet yetkililerinin aksine, PYD’yi “PKK’nın uzantısı” olarak görmediği mesajını veren ABD Başkan Yardımcısı, “PKK’yı PKK’dan ayrı tutmak gerekir” dedi. Biden, “PYD, IŞİD’le savaşıyor. IŞİD dünyanın en büyük sorunu. Hem Türkiye’nin, hem de ABD’nin en büyük düşmanı IŞİD. Ve PYD de IŞİD’e karşı savaşıyor” mesajı verdi.

“PKK’NIN İLÇELERDEKİ SALDIRILARI, HENDEKLER KABUL EDİLEMEZ”

Biden, PKK’nın saldırıları ve bunun sonuçlarını “trajedi” olarak nitelendirerek, vekillere “Türkiye bu trajediye nasıl oldu da geri döndü?” sorusunu yöneltti. Biden, PKK’ya karşı mücadelede “sivillerin haklarının korunmasının” önemine de değinerek, “sivillere zarar verilmemeli” dedi.

“DEMOKRATİKLEŞMEYE DÖNÜŞ ÖNEMLİ

Biden, Türkiye’nin yeniden demokratikleşmeye dönüşünün önemini de, “Türkiye’nin demokratikleşmeye dönmesi, hem Türkiye için, hem bölge için, hem de Türkiye’nin müttefiki ABD için önemli” mesajıyla anlattı.

“ÇÖZÜM SÜRECİ YENİDEN BAŞLASIN” MESAJI

Biden, çözüm sürecinin yeniden başlaması gerektiği mesajını da verdi. Bu mesajı, “müttefiklik ilişkisi” üzerinden veren ABD Başkan Yardımcısı, devletin “Kürtlerin demokratik taleplerini karşılaması gerektiğine” vurgu yaparak, “Türkiye bizim için önemli bir müttefik. Türkiye’nin kendi iç sorunlarını çözmesi, Ortadoğu’da daha güçlü bir müttefik olmasını sağlayacaktır” mesajı verdi.

“PARLAMENTONUN DEMOKRATİKLEŞME KONUSUNDAKİ GÜCÜNÜN FARKINA VARIN”

Türkiye’deki demokratikleşme çabaları konusunda “Parlamentonun gücüne” atıf yapan ABD Başkan Yardımcısı, görüştüğü vekillere “Meclis’e neden güvenmiyorsunuz?” sorusunu sordu, “Parlamentonun demokratikleşme konusundaki gücü ve oynayacağı rol çok önemli” dedi.

“SİSTEMİN NE OLACAĞINA SİZ KARAR VERECEKSİNİZ”

Biden, Türkiye’deki yeni Anayasa tartışmalarına da değinerek, “Yeni Anayasa’yı yapacak olanlar sizlersiniz. Dolayısıyla, Türkiye’nin sisteminin ne olacağına karar verecek olanlar da sizsiniz” dedi.

“TÜRKİYE, EN ÖNEMLİ MÜTTEFİKLERİMİZDEN”

Türkiye’nin “dünyanın en kritik bölgesinde” yer aldığına vurgu yapan Biden, “Türkiye, ABD’nin en önemli müttefiklerinden” ifadesini kullandı.

“IŞİD MUSUL’DAN ÇIKARILMALI”

ABD’nin Suriye’deki önceliğinin IŞİD’le mücadele olduğunu vurgulayan Biden, bu çerçevede “IŞİD’in Musul’dan çıkarılmasının birinci öncelik” olduğunu da vurguladı.

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/

Joe Biden TBMM Başkanı gibi!

joe-biden

Foto: CİHAN -Joe Biden, 4 partiyi bir masada buluşturmayı hedefliyor

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, TBMM’de bulunan 4 partiyi ‘yuvarlak masa toplantısı’na çağırdı.

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden bugün İstanbul’da TBMM’de temsil edilen dört partiden milletvekilleriyle “yuvarlak masa toplantısı”nda bir araya geldi. Toplantıya, AKP, CHP, ve HDP’den milletvekilleri katıldı. Toplantıya ilişkin en çarpıcı yorum ise CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’den geldi. Tekin “Biden, Erdoğan’ın yapamadığını yaptı. Helal olsun. Ama bir siyasetçi olarak utandım” dedi.

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, TBMM’de temsil edilen partilerin temsilcileriyle bir toplantı yaptı. Biden’in toplantıya, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dışladığı HDP’yi de davet etmesi dikkat çekti.

MHP TOPLANTIYA KATILMADI

Joe Biden’ın “yuvarlak masa” toplantısına HDP’den Leyla Zana, Ayhan Bilgen ve Altan Tan, AKP’den Galip Ensarioğlu ve Orhan Miroğlu ile, CHP’den Fikri Sağlar ile Sezgin Tanrıkulu katıldı. Toplantıya MHP adına davet edilen Oktay Vural, Ankara’da bulunması nedeniyle toplantıya katılmadı. Vural’ın katılmadığı toplantıda MHP’yi temsil eden bir milletvekili olmaması dikkat çekti.

BİDEN’IN BİR DİĞER GÜNDEMİ İSE İFADE VE İNTERNET ÖZGÜRLÜĞÜ

ABD Başkan Yardımcısı’nın Türkiye’de bir başka gündemi ise, “ifade ve internet özgürlüğü” olacak. Biden, öğleden sonra da, hükümete eleştirel yazıları nedeniyle işten çıkarılan iki köşe yazarı, Kadri Gürsel ve Aslı Aydıntaşbaş ile bir araya gelecek. Gazetecilerin yanı sıra Biden ile toplantıya akademisyenler de katılacak. Toplantıya katılacak akademisyenler arasında, hükümetin internet yasaklarına karşı mücadele eden, Youtube’a Türkiye’de koyulan yasağı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıyan ve kaldırılmasını sağlayan Prof Yaman Akdeniz de bulunuyor.

gursel-tekin

FOTO:DHA/Arşiv Gürsel Tekin, Biden’in toplantısı için “Erdoğan’ın yapamadığını yaptı” dedi.

Biden’ın “konukları” arasında dikkat çeken bir başka isim ise, Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala. Kavala, HDP’nin “seni Başkan yaptırmayacağız” çıkışı döneminde, havuz medyası yazarları tarafından bu çıkışın “mucidi” olarak nitelendirilmiş, hakkında karalama kampanyası başlatılmıştı.

GÜRSEL TEKİN: “ERDOĞAN’IN YAPAMADIĞINI, BIDEN YAPTI”

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın TBMM’de temsil edilen 4 siyasi partinin temsilcisi İstanbul’da, aynı masa etrafında biraraya getirmesine ilk tepki CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’den geldi. Tekin, “Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın yapamadığını, ABD’nin Başkan Yardımcısı yaptı. Terörle mücadele için araştırma komisyonu kurulması konusunda bile biraraya gelemeyen dört siyasi partiyi, aynı masada topladı” dedi.

“SİYASETÇİ OLARAK UTANIYORUM…”

Biden’ın, aynı televizyon programında bile yer almayan dört siyasi parti temsilcisini biraraya getirmesi konusunda, “Helal olsun Biden”a” diyen Tekin, “Ancak şunu söylemeliyim; Bir Türk siyasetçisi olarak bunu bizim gerçekleştiremememiz nedeniyle utandım” diye konuştu.

Tekin şöyle konuştu; “Helal olsun Sayın Biden’a. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle “benim için tarih olmuştur” dediği ABD Başkan Yardımcısı Biden, Erdoğan’ın yapamadığını yaptı. Biz Türk siyasetçileri olarak TBMM’de, terörle mücadele konusunda bir araştırma komisyonu oluşturmak için bile biraraya gelemedik.”

Kaynak : Zeynep GÜRCANLI – http://www.sozcu.com.tr/

Erdoğan’ın Obama’ya seslendiği konuşma olay oldu

erdogan-mansetErdoğan’ın 9 ay önce ABD’de üç Müslüman gencin öldürülmesi ile ilgili Obama’yı eleştirdiği video sosyal medyaya bomba gibi düştü.

Ankara’da yaşanan kanlı saldırı sonrasında hükümetten tepki çeken açıklamalar geldi, İçişleri Bakanı Selami Altınok güvenlik zafiyeti olmadığını söyleyerek istifa etmeyeceğini açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan 9 ay önce, ABD’de üç Müslüman gencin öldürülmesinin ardından Obama’ya seslenmişti. Erdoğan konuşmasında “Ben, Sayın Obama’ya sesleniyorum, ‘Neredesin Başkan’ diyorum.

Dışişleri Bakanına, Biden’e sesleniyorum, ‘Neredesiniz’ diyorum. Biz siyasiler, ülkemizde işlenen cinayetlerden sorumluyuz. Tavrımızı ortaya koymak zorundayız. Çünkü halk size oylarını verirken ‘Benim can güvenliğimi, mal güvenliğimi sağlayacaksın’ diye veriyor. Eğer siz, bu tür bir olay karşısında sessiz kalırsanız dünya da size her zaman sessiz kalacaktır.” demişti. Ankara’daki kalleş saldırı ardından Erdoğan’ın Obama’ya seslendiği video sosyal medyada en çok paylaşılan videolardan biri oldu.

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/

YouTube Preview Image

ABD’de Davutoğlu alerjisi

2015-10-04_110445Başbakan Davutoğlu, New York’ta, ABD’li hiçbir yetkiliyle görüşemedi. Erdoğan da aynı endişeyle BM toplantısına katılmamıştı. Obama yönetimine yakın bir kaynağa göre “Davutoğlu’na her zaman bir alerji vardı. Son kurultayla hiçbir gücü olmadığına emin oldular”

New York’ta BM Genel Kurulu’na katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, ABD’li hiçbir yetkiliyle görüşemeyerek Türkiye’nin yolunu tuttu. Sadece ikili görüşme değil, şöyle koridorda, rastlantısal olarak dahi karşılaşıp Dışişleri Bakanı Kerry ile dahi bir el sıkışması imkânı olmadı. Davutoğlu’nu, başbakan olduğu Ağustos 2014’ten itibaren Başkan Barack Obama’nın da telefonla dahi aramadığını hatırlatalım.

Geçen yıl New York’a giden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da Obama ile görüşememiş, yerine Başkan Yardımcısı Joe Biden ile görüşmüştü. Davutoğlu ile hiçbir yetkilinin görüşmemesini, Washington’da Obama yönetimine yakın bir ABD’li kaynağa sordum. Kaynağın Obama yönetiminin Davutoğlu’na bakışını açıklayan ifadeleri şu oldu:

‘’Davutoğlu’na karşı ABD yönetiminde her zaman bir alerji vardı. Ama son kurultayla birlikte Davutoğlu’nun tamamen etkisiz eleman olduğuna kani oldular. Davutoğlu’nun elinde hiçbir güç olmadığına ve onunla yapılacak görüşmenin gereksiz olduğuna inanıyorlar. Onun yerine, müsteşarlığı döneminde de yakından çalıştıkları Feridun Sinirlioğlu ile işleri sürdürüyorlar. Daha mühim konulara zaten Erdoğan karar veriyor. ‘Davutoğlu peki ne yapıyor’ diye soran çok. Kendisine bundan dolayı randevu verilmiyor. Son dönemde Erdoğan’la ilgili olumlu konuşan tek bir ABD’li yetkiliye de rastlamadım. Özel görüşmelerde tek bir Amerikalı yetkili dahi Erdoğan’ın savunmasını yapmıyor artık. Gerisini siz tahmin edin.’’

Erdoğan da gidemedi

New York’taki BM toplantılarına, diğer uluslararası toplantılar gibi, Cumhurbaşkanı ve Başbakan, sıralı olarak katılıyor. Buna rağmen ağustos başına dek, Erdoğan ABD’ye gitmek istediğini söylüyordu. Beyaz Saray kendisine randevu vermediği için bu olmadı. Erdoğan’ın hesabı, İncirlik açılımı sonrası, ‘iyi dilek ortamından’ yararlanmak ve Ağustos veya Eylül’de Obama’yı ziyaret edebilmekti. Seçimler öncesi Erdoğan ile böyle bir resim vermesinin riski ve ağırlığını Obama almak istemedi. Kasımdaki seçimden sonra G20’nin Antalya’da toplanacak olması da, Obama’nın Erdoğan’ın taleplerini reddetmesi için çok iyi bahane oldu. Obama ile görüşemediği için New York’a gitmeyen Erdoğan’ın gönderdiği Davutoğlu ile herhangi bir Amerikalı yetkili neden görüşsündü?

Mr. Davutoğlu’nun tarih dersleri

ABD’li kaynak, Davutoğlu ile ilgili daha önce hiç anlatılmamış şu hikâyeyi paylaştı: “Önceki ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, bakanlığının son döneminde bir ara düşerek kafasını vurmuş, doktorlarının tavsiyesiyle bir süre dinlenmeye evine kapanmıştı. Bundan dolayı bizzat kurduğu ‘’Foreign Affairs Policy Board” isimli dışilişkiler danışma kurulunun son toplantısına video konferansla katılan Clinton’a, Kurul’un ve Brookings Enstitüsü’nün Başkanı Strobe Talbott son bir soru sormak istedi. “Madam, dışişleri bakanlığınız süresince yaptığınız ve ileride hiç özlemeyeceğiniz ne var?” Odada bulunan iki düzine kişiden birine göre Clinton gülerek şu cevabı verdi: ‘Türk Dışişleri Bakanı Mr. Davutoğlu’nun o katlanılmaz tarih derslerini hiç özlemeyeceğim.’ Ve bir kahkaka tufanı koptu.”

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/