| Prof. Dr. Akdeniz: 12 Kasım 2015 tarihi itibariyle açılmış olan disiplin soruşturmaları ve verilen cezalar veya ceza teklifleri de yok hükmündedir.
Danıştay 8’inci Dairesi, haklarında disiplin soruşturması açılan akademisyenlere ilişkin önemli bir karar aldı. 8. Daire, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) başlattığı disiplin soruşturmalarında, YÖK Disiplin Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasını öngören YÖK Genel Kurulu kararının yürütmesini durdurdu. Böylelikle ‘Bu suça ortak olmayacağız’ bildirisine imza atan akademisyenler hakkında açılan disiplin soruşturmalarının düştüğü belirtildi. Hürriyet’ten Esra Ülkar’ın haberine göre, İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz, “12 Kasım 2015 tarihi itibariyle açılmış olan disiplin soruşturmaları ve verilen cezalar veya ceza teklifleri de yok hükmündedir” dedi. 
 ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden Türkiye’yi ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, akademisyenleri ihanetle suçlamanın Orta Doğu’ya ‘iyi bir örnek olmadığını’ söyledi. Sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklama yapan Biden, Türkiye’nin dünyaya verdiği mesajların önemini vurguladı ve ekledi: “Ancak medyaya gözdağı verildiği veya eleştirel haberler nedeniyle hapse atıldığında, internet özgürlüğü kısıtlandığı ve YouTube ve Twitter gibi sosyal medya siteleri kapatıldığında ve 1,000’den fazla akademisyen sadece bir bildiriye imza attıkları için hainlikle suçlandığında, bu gösterilmesi gereken örnek tutum değil” dedi. 
Sokağa çıkma yasaklarının son bulması, ölümlerin durması talebiyle “Suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan, Amerikalı dilbilimci Prof. Noam Chomsky, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çok sert çıktı: Katil!
Akademisyenlerin ‘barış’ bildirisine destek verdiği için AKP’ye yakın medya tarafından hedef haline getirilen Amerikalı dilbilimci Prof. Noam Chomsky, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında konuştu. 

Güneydoğu’da askeri operasyonların sona ermesi için bildiri yayınlayan akademisyenlerin tutuklanması ve soruşturma geçirmesine ABD’den bir tepki daha geldi. 80 ülkede 13 bin üyesi bulunan Washington merkezli Amerikan Siyaset Bilimi Derneği (APSA), Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a bir mektup yazarak akademisyenlere yönelik soruşturmaların durdurulmasını istedi. Mektup, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass, ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Victoria Nuland, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad El Hüseyin ve Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç’a da gönderildi. 
Prof. Dr. Ayşe Buğra imzasıyla yayınlanan mesajda Fikir ve ifade özgürlüğü ile ilgili, farklı üniversitelerden 610 profesör, doçent ve yardımcı doçent tarafından imzalanan yeni bir bildirinin duyurusu yapıldı.
Bildiride şu ifadelere yer verildi : “Biz aşağıda imzası olan akademisyenler, fikir ve ifade özgürlüğü ilkesine bağlıyız ve bu ilkenin akademik yaşamın temel unsuru olduğuna inanıyoruz. Bu temelde, ülkedeki çatışma ortamıyla ilgili kişisel değerlendirmelerimizden bağımsız olarak, siyasi iradenin ve YÖK’ün çok sayıda üniversite mensubunun imzaladığı “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye karşı gösterdiği tepkiyi yanlış ve kaygı verici buluyoruz. 
“İkinci seçim yetmedi, üçüncüsüne hazırlanılıyor”
Radikal yazarı Tarhan Erdem, Güneydoğudaki sokağa çıkma yasakları ve çatışmaların durdurulması talebiyle “Suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenlere yönelik ağır eleştirilere tepki gösterdi. “Kabadayı ağzıyla yapılan açıklamalara aldırmamalı” diyen Erdem, “Amaç yok edilecek düşman yaratmak! Kabus yaratmak ve seçime gitmek; seçimde yeni düşmanların karşıtlarını da yanına almak! Uymayalım bu zalimlere!” ifadesini kullandı. 
ABD Ankara Büyükelçisi John Bass Twitter adresinden ifade özgürlüğüne ilişkin açıklama yaptı. Bass, “Şiddetle ilgili endişelerin ifade edilmesi teröre destek vermek ile eşdeğer değildir.” dedi.
John Bass açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Güneydoğu’da yaşanan çatışmalarla ilgili görüşlerini ifade ettikleri için akademisyenler hakkında soruşturmalar açıldığı ve cezalar verildiğine dair haberler görmekteyiz. Söz konusu akademisyenler tarafından dile getirilen görüşlere katılmamamız durumunda bile, bu baskının, süregelen şiddetin sebepleri ve çözüm yollarıyla ilgili Türk toplumu içindeki meşru siyasi tartışmalar üzerinde dondurucu bir etkisi olmasından endişe ediyoruz. 
| |