| 
“Bu gemiler ve ilişkileriyle ilgili tatmin edici bir açıklama bekliyoruz” CHP Manisa Milletvekili ve Grup Başkanvekili Özgür Özel, Hollanda ile Türkiye arasında yaşanan “ziyaret” krizinde Başbakan Binali Yıldırım’ın sessiz kaldığını iddia etti. Yıldırım’ın “Siyasete girdikten sonra çocuklarıma devrettim” dediği gemicilik şirketlerinin Hollanda ile bağlantısı konusundaki iddialara dikkati çeken CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Başbakan hükümette bu konudaki en sessiz isim. Reisleri birkaç yüz bin oy için Hollanda ile gemileri yakarken Yıldırım ailesinin reisinin Hollanda konusundaki itidali manidar, galiba aklı kendi gemilerinde” dedi. 

Almanya, İsveç, Hollanda’dan sonra Danimarka’da Başbakan Binali Yıldırım’ın programını iptal etti. Danimarka Başbakanlığı tarafından yayınlanan basın bildirisinde, son günlerde Almanya ve Hollanda ile Türkiye arasında yaşanan gerilim ışığında bu kararın alındığı belirtildi. Lars Lökke Rasmussen, “Normal şartlarda Binali Yıldırım ile Türkiye’deki gelişmeleri tartışmak isterdim. 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrası konuşan Sigmar Gabriel, “Zor bir görüşme oldu. Nazi benzetmesiyle sınır aşılmıştır” dedi. Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Berlin’de biraraya geldi. Alman kamuoyunda önemli yer tutan toplantı krizi ve Welt muhabiri Deniz Yücel’in tutuklanmasının ardından yüz yüze gerçekleşen ilk görüşme yaklaşık bir buçuk saat sürdü. 

Milliyet gazetesi yazarı Mehmet Tezkan, İstanbul’daki bir pazarda arkadaşının tanık olduğu olayı köşesine taşıdı. Yazıya göre bir yurttaş, “Başbakan Binali Yıldırım’ı çok sevdiğini söyleyerek ‘hayır’ vereceğini” söyledi. Milliyet gazetesi yazarı Mehmet Tezkan bugün “Başbakan’ı çok seviyorum” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Referandumla ilgili olarak bir yurttaşın “evet” kampanyası yürütenlere yönelik, “Ben Başbakan’ı çok seviyorum. ‘Hayır’ diyeceğim. Başbakan’ı seviyorsanız, başarılı buluyorsanız siz de hayır deyin de yerinde kalsın” dediğini aktaran Mehmet Tezkan’ın yazısındaki bölüm şöyle: 

Erzurum’da FETÖ/PYD soruşturması kapsamında öğretmenlikten ihraç edilen Muhammet Lütfi Bayrak, 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde terör örgütüne üye olmak suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildi. Sanığın avukatı Faruk Terzioğlu, duruşmada eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Müvekkilinin OHAL kapsamında kapıtılan Aktif- Sen üyesi olmakla suçlandığını belirten Terzioğlu, “Aktif- Sen üyeliği için dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in talimatı var. Hatta üye olanlar 45 lira fazla maaş almışlar” iddiasında bulundu. CHP Milletvekili Fikri Sağlar, bu davaya dikkat çekerek Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıltması istemiyle soru önergesi verdi.Önergede “FETÖ’nün Eğitim imamı Hüseyin Çelik miydi?” sorusu da var. 
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Hürriyet’in “Karargâh rahatsız” başlığıyla yayınlanan haberi için soruşturma başlattı. Gazetenin Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın ifadeye çağırıldığı öğrenildi. Hande Fırat’ın imzasını taşıyan haberde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a yönelik eleştiriler ve bazı iddiaların TSK’da rahatsızlık yarattığı iddia edilmişti. Haberde şu ifadelere yer verilmişti: “Bu kritik süreçte Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a yönelik eleştiriler ve bazı iddialar da gündeme geliyor. İddia ve eleştiriler, TSK’yı yıprattığı gerekçesiyle Genelkurmay’da rahatsızlık yaratıyor. TSK, ‘Ayarı kaçmış eleştiriler ile gerçekdışı bilgilere dayalı bazı haberlerle’ ordunun başarısının gölgelenmeye çalışıldığını düşünüyor” 

Emek Partisi (EMEP) Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara adliyesine yapılan suç duyurusunda, Erdoğan, Yıldırım ve Bahçeli’nin ‘halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından yargılanması talep edildi. Söz konusu suçlamalara gerekçe olarak, üç ismin de ‘partili cumhurbaşkanlığı’nı hedefleyen anayasa değişikliği referandumunda ‘Hayır’ oyu vereceğini açıklayan kişi ve kurumları ‘terörist,’ ‘vatan haini,’ ‘bölücü’ ve ‘darbe yandaşı’ diye nitelemesi gösterildi. 
| |