Bahçeli, Ozan Arif’e dava açtı!

“Şüpheli hakkındaki hukuki süreç titizlikle takip edilecektir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ülkücü kesimin en yakından tanıdığı siyasi şarkıların yazarı olan ve Ozan Arif olarak bilinen sanatçı Arif Şirin‘e dava açtı.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu‘nun haberine göre, dava gerekçesi olarak Ozan Arif’in son şiiri gösterildi.

Daha sonra KRT TV’de “Haber Merkezi” programında Çağlar Cilara’ya telefonla konuk olan Ozan Arif, şunları söyledi:

“Ben bir şerefsiz elbisesi diktim. Bu elbiseyi birileri kendisine yakıştırıyorsa, söyleyecek sözüm olmaz. Yazdığım her satırın arkasındayım. Bunun bu derece birileri tarafından mahkemeye taşınmasını da manidar buluyorum. İddia edenler, iddialarını ispatlamakla mükellefler. ‘Şerefsiz’ dediğimi ona ait olduğunu ispat ederlerse, şeriatın kestiği parmak acımaz.”

YouTube Preview Image

Ozan Arif’in şiiri şöyleydi:

ŞEREFSİZ!..
…………..“ İsim-misim vermedim, korktuğumdan sanmayın,
………….. Gocunan şerefsizdir, bunu bari anlayın..„
Sus!.. Kraldan fazla kralcı olma,
Utan ulan biraz utan şerefsiz!..
Sakın ha beyliği ağzına alma,
Konuştukça boka batan şerefsiz!..
Beylik kim, sen kimsin tövbe et tövbe!..
Bey kısmı ellere kalır mı gebe?
Senden aşirete bey mi olur be?
Aşireti ele satan şerefsiz!..
Aşiretin temel taşını söküp,
Hayalini söküp, düşünü söküp,
Kurtları aldatıp dişini söküp,
Götürüp davara katan şerefsiz!..
Kendi eski kapımızı batırdın,
Yeni diye el kapsına götürdün!
Kendin gibi sevdamızı bitirdin,
Kendi gönüllerde biten şerefsiz!..
Vâkıf olamadın bizdeki aşka!
Eller ile girdin devamlı meşke!
Bu gün böyle dersin yarın bir başka
Sözünü yalayıp yutan şerefsiz!..
Yalan mıyım dansöz gibi kıvırdın,
Yönümüzü başka yöne çevirdin,
Şoför yaptık arabayı devirdin,
Bizi uçuruma atan şerefsiz!..
Bülbül idik gülümüzden ettin sen!
Töremizden ilimizden ettin sen!
Yahu bizi yolumuzdan ettin sen,
Rotan belirsiz be rotan şerefsiz!..
Böğürmeden konuş adam ol önce,
Çıtın çıkmaz el hakaret edince,
Ele çıkmaz ama bize gelince,
Çatlak zurna gibi öten şerefsiz!..
Ne huzur bıraktın ne bizde dirlik,
Bundan sonra seni görmemek körlük,
Sadece sen değil seninle birlik,
Artık sana alkış tutan şerefsiz!..
Çok geç anlaşıldım içim yanıyor,
Ama şükür artık herkes tanıyor!
Halâ kendisini kağnı sanıyor,
Kağnı gölgesinde yatan şerefsiz!..
Vatan-matan bu Arif‘i kandırma,
Kendini hiç vatanperver sandırma,
Senin derdin koltuk, lafı döndürme,
Senin umrunda mı vatan şerefsiz!

Bahçeli’nin avukatından açıklama

Bahçeli’nin avukatı Yücel Bulut konuyla ilgili yaptığı yaptığı açıklamada, “27.06.2017 tarihinde Arif Şirin (Ozan Arif) isimli şahsın kamuoyuna yansıyan hakaret dolu beyan ve ifadeleri nedeniyle gerekli hukuki süreç başlatılmış olup; adı geçen hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur. Şüpheli hakkındaki hukuki süreç titizlikle takip edilecektir” dedi.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Bekir Bozdağ’dan Sinan Oğan hakkında suç duyurusu

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın, MHP’den ihraç edilen Sinan Oğan’ın sosyal paylaşım sitesi Twittter hesabından yaptığı açıklamalar nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunacağı öğrenildi.

Sinan Oğan’ın hafta sonu Yozgat’ta katıldığı toplantıyla ilgili paylaştığı tweetlerde, “Önce kürsü devrildi, sonra araca saldırı şimdi de silahlı saldırı. Saldırıyı Bekir Bozdağ, Vali, Emniyet Müdürü ve Sadir Durmaz ortak planladı. Bu karanlık plan Hollandalı Bekir’in onayı ve maalesef ki taşeronluğa soyunanların desteği ile hayata geçirilmek isteniyor” demesi nedeniyle Adalet Bakanı Bozdağ’ın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacağı belirtildi. Bakan Bozdağ’ın, Oğan’ın iddialarının iftira niteliğinde olması nedeniyle suç duyurusunda bulunacağı bildirildi.

VALİLİK AÇIKLAMASI

Yozgat’ta yaşanan olaylar ile ilgili olarak Yozgat Valiliği tarafından yapılan açıklamada da Sinan Oğan’ın toplantı yapacağı salonun dışında iki grup arasında arbede yaşandığı belirtilirken, “Olay esnasında ne resmi görevliler nede gösteri yapanlarca asla silah kullanılmamıştır. Oğan’ın sosyal medyadan yaptığı suçlamalar asla gerçeği yansıtmamaktadır. Bu suçlamaları iftira olarak görüyor ve tamamıyla reddediyoruz” denilmişti.

Kaynakhttp://www.cumhuriyet.com.tr/


YouTube Preview Image

FETÖ’nün Eğitim İmamı Hüseyin Çelik mi?

Erzurum’da FETÖ/PYD soruşturması kapsamında öğretmenlikten ihraç edilen Muhammet Lütfi Bayrak, 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde terör örgütüne üye olmak suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildi. Sanığın avukatı Faruk Terzioğlu, duruşmada eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi. Müvekkilinin OHAL kapsamında kapıtılan Aktif- Sen üyesi olmakla suçlandığını belirten Terzioğlu, “Aktif- Sen üyeliği için dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in talimatı var. Hatta üye olanlar 45 lira fazla maaş almışlar” iddiasında bulundu. CHP Milletvekili Fikri Sağlar, bu davaya dikkat çekerek  Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıltması istemiyle soru önergesi verdi.Önergede “FETÖ’nün Eğitim imamı Hüseyin Çelik miydi?” sorusu da var.

Aktif-Sen üyeliği için dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in talimat verdiğini belirten Avukat Faruk Terzioğlu, üye olanlar için o dönem kesilen sendika aidatlarına karşı her üç ayda bir ödeme yapıldığını ve üyelere 45 lira fazla maaş verildiğini ileri sürdü. Bunun için Hüseyin Çelik’in de ByLock sorgulaması yapılması gerektiğini savunan Avukat Terzioğlu şunları söyledi:

“Ama Hüseyin Çelik’te ByLock var mı yok mu sorgulanmıyor. Bank Asya TMSF’ye devredildiğinde müvekkilime mesaj gelmiş, ‘size daha iyi hizmet vermek istiyoruz, paranızı çekmeyin’ diye. Müvekkilim de 132 gram altınını bankaya yatırıyor, diye terör örgütü üyesi oluyor. Hüseyin Çelik ve TMSF başkanı hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istiyorum. Sempati duyan herkesin burada yargılanması lazım. Devleti yönetenler, dönemin başbakan yardımcısı ağlamış, ben de Türkçe olimpiyatı için gelen çocukların başını okşamışım.”

“FETÖ’nün eğitim imamı Hüseyin Çelik midir?”

CHP Milletvekili Fikri Sağlar, bu davaya dikkat çekip Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıltması istemiyle soru önergesi verdi. CHP’li Sağlar şu soruları yöneltti:
“1) Hüseyin Çelik hakkındaki iddialar doğru mudur? Bu konu hakkında herhangi bir soruşturma açılacak mı?

2) Aktif-Sen üyelerinin maaşlarına ek olarak 45 TL fazla verildiği iddiası doğru mudur?

3) FETÖ’nün eğitim imamı Hüseyin Çelik midir?”

Kaynak : http://gazeteport.com/

‘Karargâh rahatsız’ manşetine soruşturma!

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Hürriyet’in “Karargâh rahatsız” başlığıyla yayınlanan haberi için soruşturma başlattı. Gazetenin Ankara Temsilcisi Hande Fırat’ın ifadeye çağırıldığı öğrenildi.

Hande Fırat’ın imzasını taşıyan haberde, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a yönelik eleştiriler ve bazı iddiaların TSK’da rahatsızlık yarattığı iddia edilmişti. Haberde şu ifadelere yer verilmişti:

“Bu kritik süreçte Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a yönelik eleştiriler ve bazı iddialar da gündeme geliyor. İddia ve eleştiriler, TSK’yı yıprattığı gerekçesiyle Genelkurmay’da rahatsızlık yaratıyor. TSK, ‘Ayarı kaçmış eleştiriler ile gerçekdışı bilgilere dayalı bazı haberlerle’ ordunun başarısının gölgelenmeye çalışıldığını düşünüyor”

HÜRRİYET: İFTİRADA SINIR TANIMIYORLAR

Hürriyet, “Karargâh rahatsız” başlığıyla yayınlanan habere yöneltilen eleştirilerle ilgili olarak cumartesi günü (25 Şubat 2017) açıklama yapmıştı. “Bu hadise başlı başına, Türkiye’de iftirada sınır tanımazlığın en uç örneklerinden biri olarak hafızalara yerleşecektir” denen açıklamada “Herkesin kabul ettiği üzere, sergilediği gazetecilikle darbe girişiminin püskürtülmesinde ve demokrasimizin korunmasında hayli önemli bir rol oynamış olan Ankara Temsilcimiz Hande Fırat’a atılan bu iftiranın pespayeliğini en iyi değerlendirecek olan Türk kamuoyunun sağduyusudur” ifadesine yer verilmişti.

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM DA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Kahramankazan’da konuşan Başbakan Binali Yıldırım, Hürriyet’in söz konusu haberine yönelik tepkisini şu sözlerle dile getirmişti: “Bugünlerde birilerine bir şeyler oluyor. Eskiden, manşetlerle hükümetlere ayar verirlerdi. AK Parti geldi, artık manşetlerle hükümet kurmak, yıkmak tarih oldu. ‘Karargah Rahatsız’ bu manşeti hatırlıyorsunuz değil mi? 28 Şubat öncesi büyük denen gazeteler bu manşetleri atarak halkın seçtiği iktidarı alaşağı etmek için her türlü tezgahı kurdular. Manşet atarak hükümete ayar vermeye çalışıyorlar”

“HÜKÜMETİN İCRAATLARINI ÖNLEMEYE YÖNELİK CUNTA YAPILANMASI…”

İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Hakan Sağlam tarafından yapılan suç duyurusunu işleme koyan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma başlattı. Savcılık tarafından yapılan açıklamada, ”25 Şubat 2017 tarihinde Hürriyet gazetesinde yayımlanan ‘karargah rahatsız’ başlıklı haber içeriğinde bahsedilen karargahın hükümetin icraatlarını önlemeye yönelik bir cunta yapılanması olabileceği izlenimi edinildiğinden ve bu hususta bir şikayet dilekçesi verilmesi de nazara alınarak konu hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştır” denildi.

Adliye çıkışında basın mensuplarına konuşan Mehmet Hakan Sağlam, karargahta rahatsız olan kişilerin kimler olduğunu öğrenmek istediklerini belirterek, “Türkiye, 15 Temmuz gibi bir olay yaşadı. 15 Temmuz’da bu ülke 250 şehit verdi, yaklaşık 3 bine yakın insan da gazi durumuna düştü. Ülke neredeyse bir kan gölüne dönecekti. Belki Türkiye Cumhuriyetinin bölünmesiyle 10-15 devletin çıkarılması mümkün olacaktı. Bu kadar olaya rağmen hala ordu içerisinde bu tür eylemi düşünebilecek insanlar varsa, vatan hainleri varsa bunların tespit edilmesi amacıyla suç duyurusunda bulundum” dedi.

İşte Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusu:

Kaynak : http://www.yenicaggazetesi.com.tr/


Kaynak : http://t24.com.tr/

Erdoğan, Yıldırım ve Bahçeli hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ten suç duyurusu

Emek Partisi (EMEP) Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında suç duyurusunda bulundu.

Ankara adliyesine yapılan suç duyurusunda, Erdoğan, Yıldırım ve Bahçeli’nin ‘halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçlarından yargılanması talep edildi.

Söz konusu suçlamalara gerekçe olarak, üç ismin de ‘partili cumhurbaşkanlığı’nı hedefleyen anayasa değişikliği referandumunda ‘Hayır’ oyu vereceğini açıklayan kişi ve kurumları ‘terörist,’ ‘vatan haini,’ ‘bölücü’ ve ‘darbe yandaşı’ diye nitelemesi gösterildi.

Fotoğraf: DHA (Arşiv)

Suç duyurusunda Bahçeli’nin grup toplantısında sarf ettiği “Bugün malum şer ve kriz ittifakı emel birliği etmiş, anayasa değişikliği konusundaki tutumumuzu eleştiriyor. CHP, HDP, FETÖ, PKK, DHKP-C, ÖDP, EMEP, TKP eli kanlı aydınlıkçılar, sözcüler, kendilerine milliyetçi diyenler… Size ne? Size mi soracaktık. Anayasa değişikliğine niye ihtiyaç duymuşuz. Ne yani izni sizden mi alacaktık” sözlerine de yer verildi.

‘Meclis’e fezleke gönderilmesini talep ediyoruz’

Dilekçede, “Her ne kadar cumhurbaşkanı ve milletvekilleri için bir soruşturma açılması TBMM’nin görevi ise de bu şüpheliler hakkında fezleke hazırlanarak TBMM’ne gönderilmesi; Ozan Erdem hakkında ise soruşturma açılarak cezalandırılmasını talep ediyoruz” dendi.

Adliye önünde basın açıklaması düzenleyen EMEP Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan şunları söyledi: “İktidar, Cumhurbaşkanı, Başbakan, MHP Genel Başkanı, halkı ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı, ‘Evet’ diyenlerle ‘Hayır’ diyenleri karşı karşıya getirici söylemlerinden vazgeçsinler. Bu söylem içerik olarak da suç teşkil ettiği için, bu söylemlerin savcılıklarca da suç olarak nitelendirilmesini ve Meclis’e fezleke halinde sunulmasını istiyoruz.”

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Diyanet İşleri Başkanı Görmez hakkında suç duyurusu

Bazı sivil toplum kurumu temsilcilerinin bir araya gelerek, oluşturduğu ‘Laikliğe Çağrı Birlikteliği’, yeni yıl öncesi camilerde okutulan cuma hutbesinde, yılbaşı kutlamalarının hedef gösterildiğini savunarak, ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ ettiği gerekçesiyle, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusu sonrası Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı okuyan Mahmut Arslan, yılbaşı gecesi İstanbul Ortaköy’deki gece kulübüne yapılan saldırıyı hatırlatarak, “Bu saldırı öncesinde Cuma hutbesi veren Diyanet İşleri Başkanlığı; ‘yeni bir yılın ilk saatlerinin başka kültürlere, başka dünyalara ait yılbaşı eğlenceleriyle israfa dönüştürülmesi ne kadar da düşündürücüdür. Sevap-günah, hayır-şer konularında muhasebe yapılması gereken saatlerin, emek harcamadan zengin olma arzusuyla kumar, piyango gibi şans oyunlarıyla heba edilmesi ne kadar üzücüdür’ diyerek yılbaşı kutlayanları ve kutlamaları hedef göstermiştir” diye konuştu.

“DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI ANAYASAL SINIRLARINI VE KURULUŞ AMACINI ÇİĞNEDİ”

Açıklamada, devletin bir kurumunun laiklik karşıtı açıklama yapmasının Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan ‘demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti’ maddesine, 24’üncü maddesinde yer alan ‘Din ve Vicdan Hürriyeti’ maddesine ve 136’ncı maddesinde Diyanet İşleri Başkanlığı için tanımlanan göreve aykırılık teşkil ettiği savunularak, “Diyanet İşleri Başkanlığı anayasal sınırlarını ve kuruluş amacını çiğnemiş, kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkmasına yaptığı açıklama ile doğrudan neden olmuştur. Bu nedenle Diyanet İşleri Başkanı ve bu hutbeyi veren kişiler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk” denildi.

“SİYASAL SORUMLULUK KAÇINILMAZDIR”

Basın açıklamasına katılan YARSAV eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu da Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in yapmış olduğu açıklamayla kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkmasına neden olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Ortaya çıkan katliam açık ve yakın tehlikenin çok somut bir örneğidir. Diyanet İşleri Başkanının görev yönünden soruşturulması dışında görevde tutulması ve onu orada tutanların bu suça iştirakını ortaya koymaktadır. Konu hakkında siyasal sorumluluk kaçınılmazdır”

Eminağaoğlu, olaydan Cumhurbaşkanı’ndan Başbakan’a, bakanlardan hükümet yetkililerine kadar herkesin siyasi sorumlu olduğunu ve görevlerinden çekilmelerinin gerektiğini de söyledi. DHA

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/

Kadir Topbaş hakkında ‘FETÖ’den suç duyurusu!

646507355

CHP’li Belediye Meclisi üyeleri Topbaş’ın ‘FETÖ’den tutuklanan damadının projeleri delil olarak gösterildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) CHP’li Meclis üyeleri Hüseyin Sağ ve Süleyman Nadir Ataman, İBB Başkanı Kadir Topbaş hakkında, “FETÖ Terör örgütüne yardım ve yataklık”,” Kamu imkanlarını ve gücünü kullanarak şu an FETÖ terör örgütü ile bağlantısı olan kişi ya da kurum yöneticilerine menfaat sağlamak”, “Görevi kötüye kullanmak”, “İmar Kirliliğine neden olmak” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. DHA’da yer alan habere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu suç duyurusunu işleme koydu. Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı da ‘FETÖ’ye finansal destek sağlamak’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. 

“Uygun bulunmayan, olumsuz görüş verilen plan değişiklikleri İBB Meclisi’nde kabul edilmeseydi, FETÖ terör örgütü bu ekonomik güce kavuşamayacak, örgüte insan devşiremeyecekti” denilen suç duyurusu dilekçesinde şu ifadelere yer verildi:

“El konulan mal varlıklarına bakıldığında, şirket genel merkezleri dahil tamamı İBB parsel bazında ya da bölge planlarında özel plan değişikliğine uğramıştır. Örgüt varlığını, plan değişikliklerinden elde ettiği yeni lejantlar sayesinde kurduğu Eğitim, Sağlık, Yurt ve Özel Sosyal kültürel tesis alanlarından sağlamıştı.”

Topbaş’ın damadının projeleri kanıt olarak sunuldu

‘FETÖ’ soruşturması çerçevesinde el konulan Üsküdar, Silivri, Bahçelievler’de bulunan bazı okullar ile Süleyman Şah Üniversitesi’nin örnek olarak gösterildiği suç duyurusunda, Kadir Topbaş’ın Ömer Faruk Kavurmacı’nın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Aydınlı Grup’a ait projelerden de söz edildi. Suç duyurunda ‘FETÖ’ye yardım etmek, para aktarmak’ suçlarından tutuklanan inşaat müteahhitleri ve firmalara ait projeler de yer aldı. Konuyla ilgili basında yer alan haberler, İBB Meclis tutanakları, tapu kayıtları delil olarak sunuldu.

Suç duyurusunda, “Belediye meclislerinde Belediye Başkanı’nın havale etmediği hiç bir konu görüşülemez. Vatandaşlar için 1 yıllık süreç 28 güne çekilerek özel işlem yapılmıştır. ‘Benim imzam yok, vekilimin var’ denemez. Bu doğru değil. Yine gündem Topbaş’a sunulur ve öyle hayata geçer” ifadelerine yer verildi.

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ‘FETÖ’ ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle birçok özel eğitim, özel sağlık, özel yurt kurumuna el konulduğunun belirtildiği dilekçede, ‘FETÖ’ye ait bütün kurumların tespit edilebilmesi için İBB arşivlerinin 2004-2016 Temmuz ayı dahil olmak üzere tarafsız bilirkişiler tarafından incelenmesi talep edildi. Yapılan plan değişiklikleri ile yapılan “İBB dosyalarındaki mülkiyet sahiplerinden yola çıkılarak, emsal artışları ile haksız rant kazanan kişilerin kolaylıkla ortaya çıkarılabileceği” belirtildi.

“Topbaş hakkında dava açılsın”

Kadir Topbaş hakkında “FETÖ terör örgütüne yardim ve yataklık”, ” Kamu imkanlarını ve gücünü kullanarak şu an FETÖ terör örgütü ile bağlantısı olan kişi yada kurum yöneticilerine menfaat sağlamak”, “Görevi kötüye kullanmak”, “İmar Kirliliğine neden olmak”, “irtikap” ve “nüfuz ticareti” suçlarından hakkında dava açılması istendi.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Dört eski bakana ‘FETÖ’ yöneticiliğinden suç duyurusu: Savcılık dilekçeyi kabul etti

arinc-tweetEski bakanlar Bülent Arınç, Hüseyin Çelik, Suat Kılıç ve Sadullah Ergin hakkında ‘FETÖ’ yöneticiliği iddiasıyla suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyurusu dilekçesi savcılık tarafından kabul edildi.

Avukat Burak Bekiroğlu tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen dilekçede dört eski bakan hakkında ‘FETÖ’yöneticiliği, silahlı terör örgütü ile fikir ve eylem birliği içerisinde örgütle irtibatlı olarak örgüt mensuplarını darbeye hazırlamak için devletin kademelerine yerleştirilmesini sağladıkları suçlamaları yer aldı.

‘Arınç eli kanlı silahlı terör örgütü liderine laf getirmemiştir’

Arınç’ın ‘FETÖ’ lideri Fethullah Güleni övdüğünü öne süren Bekiroğlu, dilekçesinde “Milli sırlarımızın FETÖ tarafından çalınması eyleminin kendi üzerinden gerçekleştirilmesine müsaade etmiş, bu şekilde kullanılmış olmasına rağmen her fırsatta eli kanlı silahlı terör örgütü liderini övmüş, ona laf getirtmemiştir” ifadelerini kullandı.

Rant, sızma ve dershane vurgusu

Ergin’in adalet bakanı oluğu dönemde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı yanılttığı öne sürülen dilekçede, Kılıç’ın spor bakanlığı döneminde ranttan ve yönetimden pay sahibi olabilmek için bu alana sızdığı iddia edildi.

Dilekçede eski milli eğitim bakanı Çelik’in de orta öğretime geçiş sınavını 6, 7 ve 8’inci sınıflara yayarak öğrencileri ‘FETÖ’ ile bağlantılı dershanelere gitmek zorunda bıraktığı iddiasına yer verildi.

Darbe girişimindeki rolleri soruldu

Dilekçede dört eski bakanın ‘FETÖ’ ile bağlarının ortaya çıkması halinde ev ve iş yerlerinde arama yapılması ile cep telefonu ve suç aletlerine el konulmasını talep eden Bekioğlu, “Şüphelilerin 15 Temmuz terör saldırısında herhangi bir rolleri var mı, bunun tespiti gerekmektedir” dedi.

Bekiroğlu’nun dört eski bakan hakkında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Meclis Araştırma Komisyonu’nun araştırma başlatmasını talep ettiği dilekçe, savcılık tarafından kabul edildi.

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Almanya’dan sert sözler: Erdoğan ve suç ortaklarının adalete teslim edilmesi gerekir

H7vuDeUPTerörle mücadele operasyonlarında savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında Almanya Federal Savcılığı’na yapılan suç duyurusunu değerlendiren Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke, Türkiye’de işlenen sivil katliamının savaş suçu olduğunu söyledi.

Jelpke, “Federal hükümetin neden sustuğunu anlamıyoruz. Türkiye’de işlenen sivil katliamının savaş suçu ve insanlığa karşı suç olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden Erdoğan ve suç ortaklarının adalete teslim edilmesi gerekir” dedi.

‘DAVUTOĞLU, ESKİ BAKANLAR VE ASKERLER DE VAR’

İki ülke arasındaki yakın ilişkiler göz önüne alındığında Alman hükümetinin bu konuda susmaması gerektiğini belirten Jelpke, “Federal Savcılık’ın en azından soruşturma başlatmasını bekliyorum. Üstelik bu suçları doğrulayan yeterli sayıda malzeme var. Görgü tanıklarının ifadeleri, video görüntüler, çok sayıda ipucu var. Ancak Erdoğan’ın bir sonraki ziyaret sırasında gözaltına alınacağı hayaline kapılmıyorum. Zira 2011’de uluslararası ceza hukuku temelinde dava açılmıştı ama savcılık, sanığın mutlak dokunulmazlığı nedeniyle dilekçeyi geri çevirmişti. Ama 2011’den farklı olarak bu sefer eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve diğer eski bakanlar hakkında da dilekçe verdik. Onların artık dokunulmazlığı yok. Ayrıca Türk askerlerine karşı da dava açtık” diye konuştu.

‘1993 OLAYLARI HİÇBİR ZAMAN SORUŞTURULMADI’

Girişimi yüzünden Almanya’daki Türk milliyetçiler için hedef haline geldiğini anlatan Jelpke, “Diğer taraftan geçmişte büyük kötülükle yaşayan insanlar beni destekliyor” ifadelerini kullandı. Son 25 yıldır düzenli olarak Türkiye, Suriye ve Irak’a gittiğini kaydeden Alman siyasetçi, şöyle devam etti:

“1990’lı yılların başlarında Türkiye’de Kürt katliamına tanık oldum. 1993 olayları hiçbir zaman soruşturulmadı. Amnesty International ve Human Rights Watch gibi örgütler de bu soruna dikkat çekiyor. MİT’e karşı neredeyse hiç dava açılmadığını ifade ediyorlar. Bazı girişimler olsa da soruşturma sırasında evrakların kaybolduğu, kanıtların yetersiz olduğu ortaya çıkıyor ve şüpheliler tüm suçlamalardan aklanıyor.”

‘ERDOĞAN, SUÇLARINI MEŞRULAŞTIRMA ÇABASI İÇİNDE’

İnsanlığa karşı işlenen bu suçların Türkiye’de açığa çıkarılmasını beklemediklerini söyleyen Jelpke, “Üstelik Erdoğan bu suçları meşrulaştırma çabası içinde. Terörle mücadele eden asker ve polisler için dokunulmazlık öngören yasa tasarısını Meclis’e sundu. Yani teröristlere karşı mücadeleden haklarında dava açılamayacak, oysa onlar ülkedeki tüm Kürtleri terörist olarak görüyor” dedi. ( Kaynak : Sputnik )

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Eminağaoğlu suç duyurusunda bulundu: Diploması sahte, Cumhurbaşkanlığı iptal edilsin

63YARSAV kurucu Başkanı Eminağaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan için üniversite diploması sahte olduğu iddiasıyla “Resmi evrakta sahtecilik” nedeniyle suç duyurusunda bulunup Cumhurbaşkanlığının iptali için başvuru yaptı.

YARSAV kurucu Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında yüksek öğrenim yapmadığı ve diploması olmadığı gerekçesiyle, “Resmi evrakta sahtecilik” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Eminağaoğlu, Erdoğan’ın 12 nci Cumhurbaşkanı seçildiğine ilişkin seçim tutanağının da “Tam kanunsuzluk” gerekçesiyle iptalini ve seçimin yenilenmesini istedi ve şu açıklamayı yaptı:

“10.8.2014 tarihinde yapılan Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin olarak, 12’nci Türkiye Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın, ortaya çıkan haklı iddialar karşısında, seçim tarihi itibarıyla yükseköğrenim yapmış olmak koşulu taşıyıp taşımadığı yolunda gerekli hukuksal incelemenin yapılarak, yükseköğrenim yapma koşulunu taşımadığının saptanması durumunda; 12 nci Türkiye Cumhurbaşkanı seçildiğine ilişkin tutanağın tam kanunsuzluk nedeniyle iptali ve seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi, iptal kararı ile Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı sıfat ve görevi ortadan kalkacağından, YSK’nın görev gereği öğrendiği bu tam kanunsuzluk durumunu, TCY’nın 279 uncu maddesindeki düzenleme karşısında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar zorunluluğu altında olması aksi durumun ise YSK için sorumluluk doğurucu boyutu gözetilerek, Erdoğan hakkında, konu ile ilgili diğer suçlar yanında, TCY’nın 204/1-3 maddesi uyarınca sahte resmi evrak kullanmak suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur”

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/