“Dünyanın en adaletsiz seçim kampanyası bile bu toplumun yarısını ikna edememişken umutlu olmayacaksanız, ne zaman olacaksınız?”

Kerem Altıparmak: Buna rağmen umutsuz olduğunuz için sandığa gitmeyeceksiniz öyle mi?

Kerem Altıparmak*

Siyasal Bilgiler Fakültesi (Mülkiye) akademisyeni

Parlamentoda 4 parti var. Milletvekili sayısıyla en büyük ve en küçüğü zaten evet diyor. İkinci büyük muhalefet partisinin eşbaşkanları ve sözcüleri dahil 13 vekili ve binlerce üyesi tutuklu. Bu partinin kardeş partisi tarafından yönetilen tüm belediyelere el koyulmuş, belediye eşbaşkanları dahil binlerce üyesi tutuklu. Anamuhalefet partisi, taktik olarak olabilir, hiç şatafatlı bir kampanya yürütmüyor. Tüm panolar evetlerle dolu.

Fıkra!..

Uğur Dündar

Önceki gece Niğde’de Halk Arenası canlı yayınını yaparken, değerli seyircimiz eğitimci Hilmi Taşkın‘dan bir mesaj geldi.
Baktım, bir fıkra!
“Bunda ne var” diyeceğinizi bildiğim için hemen söyleyeyim:
Tehdit var, nefret suçu var!

*  *  *

‘viratrabzon.com’ ve ‘ilk-kursun.com’ haber sitelerinin iddiasına göre; olay Trabzon’da yaşanıyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mitinginden önce kürsüye Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli çıkıyor ve şu fıkrayı anlatıyor:
“Birbirini çok seven iki yaşlı arkadaştan biri hastalanmış. Diğeri hastaya ‘Öbür dünyada futbol var mı, yok mu çok merak ediyorum. Bana bildirirsen sevinirim’ demiş.
Hasta kısa bir süre sonra vefat etmiş.
Geride kalan arkadaşı üzüntülü günler geçirirken bir gece, merhumu rüyasında kendisine bir şeyler anlatırken görmüş.
Şöyle diyormuş:
‘Sana iki haberim var. Önce güzel olanından başlayayım; Evet burada futbol oynanıyor!..
Kötü habere gelince; Pazar günkü maçta kaleyi sen koruyacaksın!”

Adalet!

Emin Çölaşan

Sevgili okurlarım, adına yargı bağımsızlığı denilen kavram her demokratik ülkenin temel direği, olmazsa olmazıdır.
Hakimler ve savcılar baktıkları, karar verdikleri dosyalarda adamına göre muamele yapıyorsa, ya da yapmak zorunda bırakılıyorsa, o ülkede yargı bağımsızlığından, adaletten söz edilemez.
Baskı altına alınan, iktidarın istemleri ve talimatları doğrultusunda karar vermek zorunda kalan hakim ve savcıların durumu zordur.
Dün gündeme düşen bir yargı haberi vardı ama üzerinde fazla durulmadı.
Yadırganmadı!

*  *  *

FETHULLAH’IN SİYASİ AYAĞI

Mehmet Tezkan

Başbakan diyor ki; FETÖ’nün siyasi ayağı yok, olanlarla ilgili temizliği yaptık..

CHP lideri de diyor ki; 120-180 arasında byLock’çu siyasetçi var..

Var mı yok mu?

Elimizde belge bilgi yok ama siyasi ayağının da olması lazım..

FETÖ’nün..

Yargı ayağı varsa..

Polis ayağı varsa..

Asker ayağı varsa..

Türkiye’nin ayağına dolaşan lobicilik maceraları

Amberin Zaman

Dün Washington’da birkaç haftadır gösterimde olan ve ABD’li eleştirmenler tarafından övgü yağmuruna tutulan Kedi belgeselini izledim. İstanbul’da  çekilen film İstanbulluların sokak kedileriyle iç içe geçen yaşamlarını anlatıyor.

Belgesel, devletin on milyonlarca dolarla akıtarak yıllardır başaramadığını 80 dakikada başarıyor.

İzleyiciye Türkiye’yi ve Türk insanını sevdiriyor. Türkiye’ye derhal gitme arzusunu uyandırıyor.

Film neden bu kadar etkili? Gerçek olduğu için. İstanbul’a özgü, sahici bir hikayeyi anlattığı için. Süslemeden püslemeden, tüm yalınlığıyla ama mizah da katarak.

Bir filmin başaramadığını Türk devletinin neden başaramadığına gelince… Ne şekilde ambalajlarsanız ambalajlayın, hangi lobi şirketine milyonlarca dolar akıtırsanız akıtın, anlattıklarınız doğru değilse, hikayeniz özünde kötüyse ve haksızsanız kimseyi kandıramazsınız.

TÜRKİYE ATANMIŞLAR CENNETİ OLACAK!.

Mehmet Tezkan

Yıllardır;  ‘atanmışlar’ ‘seçilmişler’  tartışmasını dinler dururuz..

Bu iktidarın sık sık gündeme getirdiği konudur..

Seçilmiş dendiği zaman akan sular durur..

Mesela, Genelkurmay Başkanı’nın Savunma Bakanı’ndan daha önemli pozisyonda olması hep eleştirilmiştir..

Mesela, İçişleri Bakanı’nın Emniyet Genel Müdürü kadar etkin olmaması tartışma konusu edilmiştir..

Daha pek çok örnek sayabilirim..

AKP iktidarının en hassas olduğu konu buydu..

Seçilmişlere atanmışlardan daha fazla değer verilmesi..

Seçilmişlerin atanmışların önünde olması..

Adaletsizliğin baştacı edilmesi ve inkarın iktidarı AKP

Mustafa Alp Dağıstanlı

Çocukluğunda bir aile dostlarının tecavüzüne uğrayan bir arkadaşım, ızdırabı ve çaresizliği katmerleyen, kanırtan esas şeyin tecavüzün inkar edilmesi olduğunu söylemişti; sığındığı insanlar tarafından. Aynı fenalığa maruz kalan bir başka tanıdığım da aynı şeyi anlatmıştı. Tecavüz vakalarında inkarın yıkıcılığı literatüre geçmiş, genel kabul gören bir durum. İnkar, yarayı açık bırakıyor, kapanmasını önlüyor, sürekli canlı tutuyor.

Sadece Türkiye toplumuna ve devletine has bir şey değil ama bu ülkede özellikle son yıllarda her alanı sarmış bir tecavüz-inkar sarmalının en abartılı hali yaşanıyor. Arkadaşlarımın inkarın yıkıcılığıyla ilgili sözleri işte bu yüzden geldi aklıma.

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE