| SURİYE’de yakında çok büyük bir savaş patlayacak. Türkiye ve ABD IŞİD’e karşı büyük operasyon için anlaştı. Türkiye bu kez savaşta aktif olarak rol alacak. İddianın kaynağı hükümete en yakın isimlerden biri olan Abdülkadir Selvi oldu.
‘Büyük operasyon geliyor’ diyerek sıcak gelişmeleri duyuran Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi, Türkiye’nin ABD ile birlikte IŞİD savaşında yer alacağını aktardı. SAVAŞIN MERKEZİ RAKKA VE CERABLUS Rakka ve Cerablus kentlerinde IŞİD savaşının yapılacağını belirten yazar, Türkiye’nin bu savaşa karadan değil havadan katılacağını söyledi. 
 Yakup Kepenek CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Genel Sekreteri Gürsel Tekin (yer darlığı nedeniyle bundan sonra KKGT) ikilisinin görevlerini bir an önce bırakmaları gerekiyor. Bu isteğim özel olarak uzun yıllar partime verdiğim emeğe; nesnel olarak da toplumun gerçek CHP’ye olan büyük gereksinimine dayanıyor. Neden ikiniz birlikte? Yönetime gelişinizin ilk günlerinde dönemin CHP milletvekillerinden Mustafa Özyürek, Gürsel Tekin’e MYK üyesi olmak için niye bu kadar ısrarcı olduğunu soruyor; işte Tekin’in görev anlayışını yansıtan yanıtı: “Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu çok yakından tanıyorum, kendi başına karar alamaz, onun için benim yanında olmam lazım.” Tahta Bavulla Çıktım Yola, Doğan Kitap, Mart 2014, s.434). 
Konda Araştırma ve Danışmanlık Şirketi’nin Kurucusu, Siyasetçi, Gazeteci Tarhan Erdem, 1 Kasım seçimleriyle çarpıcı tespitte bulundu.
Seçimde hukukun göz ardı edildiğini, eşitli ve serbestlik içinde yapılmadığını belirten Erdem, muhalefetin YSK’ya ‘olağanüstü itiraz’da bulunmasını istedi. SÖZCÜ’ye konuşan Erdem, 1963′de İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminde CHP olarak kendilerinin bu yöntemi kullandığını söyledi. Radikal gazetesi internet sitesine de aynı konuda yazı yazan Erdem, YSK’nın 1 Kasım 2015 seçimlerinin kesin sonucu açıklamasından sonra muhalefetin de bu yolu kullanabileceğini belirterek şu uyarılarda bulundu: 
Türkiye 1 Kasım genel seçim sonuçları hakkındaki yapılan kapsamlı bir istatistik çalışması, seçimler üzerinde manipülasyon yapıldığını ortaya koydu.
Stockholm School of Economist akademisyenlerinden Asistan Profesör Erik Meyersson, Türkiye’deki 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sonuçlarını ‘Hane Testleri ve Türkiye’nin Kasım Seçimlerindeki ‘Garip’ Seçim Dinamikleri’ adlı makalesinde değerlendirdi. Meyersson’un Benford Yasası denilen bir yöntemle analiz ettiği sonuçlar kesin olarak usulsüzlük tespiti yapamıyor ama eğer 7 Haziran seçimlerinde hile yoksa 1 Kasım’da kuşkulu sonuçlar olduğu tespitinde bulunuyor. 

AKP Sinop Gençlik Kolları’nda yaşanan tecavüz ve şantaj skandalı 1 Kasım seçimlerini etkilemesin diye örtbas edildi. Sözcü Gazetesi’nden Kamil Elibol’un haberine göre, genç kadın şikayetçi oldu ama siyasetin adalete yaptığı baskı nedeniyle bir sonuç elde edemedi.
İşte Tecavüz ve Şantaj iddiasıyla başlayan hukuk skandalları; 1 – 2013’de MHP’den istifa ederek AKP’ye geçen Saraydüzü Belediye Başkanı’nın gençlik kollarında yönetici olan oğlu A.P. Gerze ilçe teşkilatı tanıtım ve medya başkanı Ş.A.’ya tecavüz etmekle suçlandı. Olay seçim sonuçlarını etkileyeceği düşüncesiyle basından gizli tutuldu. 
MHP yönetimi adı genel başkan adayı olarak dillendirilen Akşener, Aydın ve Özdağ’dan “tavır” bekliyor. Teşkilatlar ve delegeler kongre girişimlerine karşı markaja alınacak.
MHP’de muhalif kanat kongre toplanmasına dönük örgütlenme faaliyetlerini sürdürürken, genel merkez yönetimi, eski TBMM Başkanvekili Meral Akşener başta olmak üzere parti içinde olup ismi genel başkanlık yarışı için geçen isimlerin sessiz kalmasından rahatsız. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin karşısına çıkmak isteyen isimlerin tavrını, “şimdiden” belli etmesi gerektiğini düşünen genel merkez yönetimi, isminin dolaşmasına sessiz kalanlara dönük disiplin süreci başta olmak üzere bir dizi tedbirlere başvuracak. 
“İsterdim ki Davutoğlu çıksın ‘Sen kim oluyorsun da böyle konuşuyorsun’ desin…”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan’a “Artık seni biz yöneteceğiz” diyerek, canlı yayında kovulacak gazeteciler listesi açıklayan Star yazarı Cem Küçük’ün tehdit içeren sözlerine ilişkin olarak, “Çok ağır bir cüret, konuyu Meclis’e taşıyacağım” dedi. “Bir gazetecinin, meslektaşlarının kovulmasını istemesi, Cumhuriyet tarihinde örneği görülmemiş bir şeydir” diyen Kılıçdaroğlu, “Göbels’çi bir rejimin başladığının kanıtıdır. İsterdim ki bu sözlere önce, 78 milyonu kucaklama sözü veren Davutoğlu itiraz etsin. Balkon konuşmasında samimi olduğunu ispat etsin. Daha o konuşmanın mürekkebi kurumadan bir yandaş gazeteci çıkıyor, gazeteleri dizayn etmeye kalkışıyor” ifadesini kullandı. 
| |