Kulisleri hareketlendiren iddia; Akşener’in parti kurmasına izin verilmeyecek mi?

Bağımsız Isparta Milletvekili Nuri Okutan: İçişleri Bakanlığı bürokratlarıyla görüştüm, Cumhuriyet Başsavcısı ile görüşeceğim.

Ankara kulisleri Meral Akşener’in yarın duyuracağı yeni partinin kuruluşunun engelleneceği iddialarıyla hareketlendi. Bağımsız Isparta Milletvekili Nuri Okutan, “Partinin engellenme söylentileri üzerine dün İçişleri Bakanlığı Genel Sekreteri ve İçişleri Bakanlığı Müsteşarı ile görüştüm. Partinin kuruluşuna ilişkin başvurumuzun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yayınladığı bir görüşe göre inceleneceğini söylediler. Böyle bir inceleme Siyasi Partiler Yasasına aykırı. Bugün yeniden genel sekreter ve müsteşar ile görüşeceğim. İçişleri Bakanı Soylu’dan da randevu istedim” dedi.

Aysel Alp’in Hürriyet’te yer alan haberine göre, Okutan şu açıklamada bulundu:

“Ben de eski bir İçişleri Bakanlığı mensubuyum. Yeni partinin kuruluşunda sıkıntı çıkmasın, diye dün İçişleri Bakanlığı Müsteşarı ve Genel Sekreteri ile görüştüm. Kuruluş başvurumuzun 10 ay önce yayınlandığı iddia edilen bir Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı görüşüne göre inceleneceği bilgisini aldık. Ancak o görüşün ne olduğunu, içeriğini görmedik. Böyle bir şey Siyasi Partiler Yasasına aykırı. Yasanın sekizinci maddesi çok açık. ‘siyasi partiler bildiri ve belgelerin, İçişleri Bakanlığına verilmesiyle tüzelkişilik kazanırlar’ diyor. Dolayısıyla bizim yarın İçişleri Bakanlığına partimize ilişkin belgeleri vermemizle birlikte genel merkezimize tabelamzı asabilmeliyiz. Başsavcılık görüşüne göre inceleme nereden çıktı anlamış değiliz.”

Yarın partinin kuruluşunun engellenmemesi için bugün yeniden Genel Sekreter ve Müsteşar ile görüşeceğini açıklayan Okutan, “Biz bu sürecin demokrasiye uygun bir şekilde, suhuletle tamamlanmasını istiyoruz. Türk siyasetine yeni bir parti katılıyor. Yasaya, anayasaya aykırı, zorlamalarla niye engellensin ki? Bir başsavcının görüşüyle parti kuruluşu engellenebilir mi? İçişleri Bakanımız ile de görüşmek istiyoruz” dedi.

Sosyal medya hesabından partinin kuruluşunun engellenebileceği iddiaları üzerine açıklama yapan Nuri Okutan, şu ifadeleri kullandı:

Kaynak : http://t24.com.tr/

Yusuf Halaçoğlu, yeni parti iddialarını doğruladı

HABER : Hülya Karabağlı

“Bu parti, merkez sağdaki boşluğu dolduracak”

MHP yönetimi ile düştüğü görüş ayrılıkları sonrasında partiden ihraç edilen Bağımsız Kayseri Milletvekili Prof. Yusuf Halaçoğlu, kamuoyuna yansıyan yeni parti iddialarını doğruladı. Merkez sağda yeni bir oluşum gerektiğine dikkat çeken Halaçoğlu, “Türkiye’de yeni bir oluşum gerekiyor merkez sağda, dolayısıyla böyle bir taban var. Geniş bir kitle tarafından da arzu var kurulması için. Bu çerçevede bir parti kurulacak” dedi.

Halaçoğlu, Türkiye’ye böyle bir partiye ihtiyaç olduğuna dikkat çekerken, “Bu oluşum bizim tabanı temsil eden kişiler ve onun dışında daha geniş bir kesimi temsil edecek. Merkez sağdaki boşluğu dolduracak” diye konuştu.

Halaçoğlu’nun T24’e değerlendirmesi şöyle:

“Çalışmalar devam ettiği için benim daha söyleyeceğim bir şey yok. Bir ihtiyaç var Türkiye’de, bu ihtiyaca cevap verecek bir siyasi yapılanma gerekiyor. İnşallah bu gerçekleşecek. Erken seçim falan ne zaman olacağı belli olmaz. Böyle bir oluşum ya erken seçimi getirir ya da 2019’a kadar götürür. Önce fikir birliği geniş bir çerçeve oluşturucak.”

Meral Akşener, Sinan Oğan, Ümit Özdağ ve Koray Aydın’ın genel başkan adayı olarak 19 Haziran 2016’da gerçekleştirdiği “MHP Olağanüstü Tüzük Kurultayı”nın iptaline yönelik açılan dava, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden “kurultayın iptali ve bu kurultayda alınan tüm kararların yokluğunun tespiti” kararı çıkmıştı. Bunun üzerine muhalifler yeni parti için kolları sıvadı.

Kaynakhttp://t24.com.tr/

Meral Akşener: Hakimler ve savcılar beni tehdit ediyor

MHP’den ihraç edilen Meral Akşener, referandum sürecinde savcılar ve hakimler tarafından tehdit edildiğini belirterek, “Elinizden geleni ardınıza koymayın. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın, demirden korksaydık trene binmezdik” dedi.

Referandum çalışmalarını sürdüren Meral Akşener, Kırklareli’nin Lüleburgaz İlçesi’nde Ata İş Merkezi’nin alt katındaki Aşkiye-Neşet Çal sahnesinde salon toplantısına katıldı.

Yaklaşık 350 kişinin salonu doldurduğu etkinlikte, İzmir ve 10’ncu Yıl marşları çalındı. Ellerinde Türk bayraklarıyla toplantıya katılanlar, Akşener’i sık sık ‘meydana’ diye bağırarak sokak toplantısına davet etti. Sahneye Rumeli kızı olarak çağrılan Akşener için ‘Rumeli kızı, Türk milletinin Asenası, Allah nasip ederse Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetecek tek Rumelili, Meral Akşener” anonsu yapıldı.

AKP hükümetini eleştiren MHP’li Merak Akşener, referandum için ‘hayır’ oyu vereceklerin terörist ilan edildiğini söyledi. Başbakan Binali Yıldırım’a seslenen Akşener, “Başbakan ‘hayır’ diyenleri teröristlikle suçladı. Ben buradan soruyorum. Sizler arasında Habur’da davul-zurna ile PKK’lı terörist karşılayan var mı Sayın Başbakan duy. PKK’lı teröristlerle masaya oturan var mı Peşmergeler üç gün boyunca davulla-zurnayla girdiler, bunları Türkiye’den geçirenlerin içinde siz var mısınız Oslo’da Türkiye iki paralık edilirken, o iki bürokratı aranızda gönderen var mı Dolmabahçe’de Apo’nun 10 emri okunurken, 3’ü de PKK’nın siyasi programından alınmaydı, gözlerinizi yere doğru diktiniz Türkiye Cumhuriyeti bakanları, dinlediniz. O Dolmabahçe’de aranızdan bir kişi var mı Peki Barzani’nin paçavrasını Ankara ve İstanbul’a asanınız var mı Barzani’nin bayrağını asarak, onun özerk yönetimini Türkiye resmi olarak tanımış oldu. Bunu olumlu karşılayanınız var mı Sayın Başbakan terörist arıyorsan, önce sağına, sonra soluna bakacaksın, sonra da aynaya bakacaksın, orada teröristleri göreceksin” şeklinde konuştu.

http://www.dailymotion.com/video/x5gv72x

‘ŞAPKA DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ’

Konuşması sık sık ‘Başbakan Meral’ sloganlarıyla kesilen Akşener, diktatörlüğe doğru bir gidildiğini bu nedenle referandumda hayır oyu kullanacaklarını ifade etti. Akşener, “Şapka düştü, kel göründü. Anayasa teklifinin Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini, Atatürk ve arkadaşlarının değerlerini ortadan kaldırmak üzere bir rejim değişikliğine bir sebep olacağı bu ’94 senelik parantezi kapatıyoruz’ diyenler şapkayı düşürmüş keli göstermiştir. Şimdi Burgazlılara sesleniyorum, biz buna müsaade etmeyeceğiz” dedi.

‘HAKİM VE SAVCILAR BENİ TEHDİT EDİYOR’

Salonda yaklaşık yarım saat konuşan Meral Akşener, daha sonra iş merkezi önünde bekleyenleri selamlamak için dışarı çıktı. Binlerce kişinin toplandığı İstanbul Caddesi’nde ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ sloganlarıyla karşılanan Akşener, hakim ve savcıların kendisini ‘tehdit’ ettiğini açıkladı. Bir referandum kararı alındığını ve bu konu tercihlerini gittiği yerlerde anlattığını ifade eden Akşener şunları söyledi:

“Bir referandum kararı alındı, o karar nedeniyle tercihlerimizi bildiriyoruz. Hakimler mesaj atıyor, ‘Sonra görüşürüz haa’, görüşsek ne olacak Elinden geleni ardına koyma. Savcılar mesaj atıyor ‘küsmece yok’. Hakim ve savcının, camide imamın, politika yaptığı, tercihleri için insanları tercih ettiği benim vergimle maaş alan imam efendim, benim gibiler için ‘kafir’ diyor. Allah sizi ıslah etsin. Böyle bir dönem görülmemiştir. Referandumun birinci hayırlı sonucu, Türkiye’de nelerin iflas ettiğini görmemize neden oldu. İkinci hayırlı sonucu ise Atatürk’ü, Cumhuriyetin değerlerini yeniden hatırlamamıza sebep oldu. Beni tehdit ediyorlar, ben de onlara diyorum ki ‘harami var deyu. Korku verirler, benim ipek yüklü kervanım var. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın, demirden korksaydık trene binmezdik”

Konuşmasının ardından toplanan kalabalığa karanfiller atan Akşener, daha sonra ilçeden ayrıldı. Akşener’in salon ve caddedeki konuşması sırasında polis ve jandarma ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. DHA

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/

Akşener: “Bizlere ‘terörist’ diyenler önce aynaya bakacaklar”

MHP’den ihraç edilen Meral Akşener, referandum çalışması kapsamında İzmir’de binlerce vatandaşa seslendi. İktidarın, referandumda ‘Hayır’ oyu kullanacaklara yönelik terörist yakıştırmasını kınayan Akşener, vatandaşlara, “Aranızda PKK teröristleriyle masaya oturup pazarlık eden var mı? Oslo’da Türkiye iki paralık edilirken, PKK’lı teröristlerin karşısında kıkırdaya kıkırdaya konuşulurken, o bürokratları oraya gönderen bir kişi var mı aranızda? Aranızda Habur’da teröristleri davul zurnayla karşılama talimatı veren var mı? Dolmabahçe’de Apo’nun 10 emri okunurken ve 10 emrin 3’ü PKK’nın siyasi programından alınmışken o bakanların yanında bulunan bir kişi var mı aranızda? Sizlere, bizlere “terörist” diyenler önce yanlarındakine sonra da aynaya bakacaklar” diye seslendi.

“KARDEŞLİK HUKUKU YERLE BİR EDİLDİ, MİLLET YORULDU”

MHP’den ihraç edilen Meral Akşener, referandum çalışmaları kapsamında İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yaklaşık 10 bin kişiye seslendi. Sesinin kısıklığı dikkati çeken Akşener, yaptığı konuşmada “Hasta hasta gelmiştim iyileştirdiniz, ateşim vardı düşürdünüz. Yetim Atatürk’ü bağrına basan İzmir, onun ilkelerini yaşatan İzmir. Bugün burada olmaktan ve Cumhuriyet kadını olmaktan gurur duyuyorum. Biz bu ülkenin insanlarının kardeşlik hukukunun yerle bir edildiğini görüyoruz. Kadının erkeğe, erkeğin kadına, çocuğun anaya düşman edildiği bir dönemden geçiyoruz. Millet yoruldu. Dolayısıyla seviyeli bir dile kardeşlik hukukunun öne konduğu bir dile saygılı bir dile, Cumhuriyet değerlerinin öne konduğu bir dile ihtiyaç var. Biz sadece 16 Nisan günü sandıklara gidip ‘Hayır’ diyeceğiz ve 17 Nisan sabahı bambaşka bir Türkiye’de ayağa kalkacağız” dedi.

http://www.dailymotion.com/video/x5gayjs

“İZMİRLİ KADINLAR ÇOK KIZGIN HABERİNİZ OLSUN”

Anayasa’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a uydurulmaya çalışıldığını savunan Akşener, “Şimdi böyle bir diktatörlük anayasasına niye ihtiyaç duyuldu? ‘Sayın Erdoğan halkın seçtiği Cumhurbaşkanı, sürekli anayasal suç işliyor. Bu suçların önüne geçemiyoruz. O zaman suçun işlemesine mani olunamadığı için suçlarını kanuni hale getirelim’ dediler. Nitekim Adalet Bakanı Bekir Bozdağ aynı fikirde olduğunu beyan etti. İzmirli kadınlar çok kızgın haberiniz olsun. Burası Atatürk ve Türk’ün İzmir’i. Aradan zaman geçti birden bire beka sorunumuz olduğu ortaya çıktı. Bunun ne olduğuna dair her hangi bir gerekçe duymadık. Bir beka sorunu var ama nedir belli değil. Zamanla anlaşıldı ki meğer koltuğun beka sorunuymuş” ifadelerini kullandı.

“BENİ YILDIRAMAZLAR, BİZE ‘TERÖRİST’ DİYENLER ÖNCE AYNAYA BAKACAKLAR”

Kampanya süresince önüne sürekli engeller çıkarıldığını savunan Akşener, “Her toplantımız basıldı. Bunların anlamı şu ‘Ey Akşener geç yerinde otur dışarı çıkma bak başına ne gelir’. Net bir şekilde söylüyorum bunlar beni, sizi yıldıramaz, korkutamaz” dedi. Referandum süresince iktidarın sözlerini de eleştiren Akşener, sözlerini şöyle sürdürdü vi İzmirli vatandaşlara şu soruları yöneltti:

“Evet’ kampanyası yürütenler konuşmaya başladı. Dakika 1 gol 1. Sayın Başbakan hepimizi terörist ilan etti. Aranızda PKK teröristleriyle masaya oturup pazarlık eden var mı? Aranızda Oslo’da Türkiye iki paralık edilirken, kepaze edilirken PKK’lı teröristlerin karşısında kıkırdaya kıkırdaya konuşulurken o bürokratları oraya gönderen bir kişi aramızda var mı? Habur’da teröristleri davul zurnayla karşılarken içinde Türk Bayrağı ve Atatürk resmi çıkartılırken, bu talimatı veren bir kişi aramızda mı var mı? Dolmabahçe’de sebil bardağı gibi dizilip, süs biberi gibi oturup Apo’nun 10 emri okunurken ve 10 emrin 3’ü PKK’nın siyasi programından alınmışken o bakanların yanında bulunan bir kişi aranızda var mı? Peşmerge 29 Ekim’de Türkiye’den geçti. 3 gün boyunca alkışlar zılgıtlar eşliğinde geçti. Sonra yiyip içtiklerini de valiler kaymakamlar ödedi. O peşmergelere geçiş izni veren bir kişi aramızda var mı? Peki Barzani geldi, baktılar ki iş kötü, Barzani’nin bölgesel yönetim bayrağını tarihinde ilk kez Türkiye hem Ankara hem de İstanbul’da göndere çekti. Biz Türkiye olarak Barzani’nin bölgesel yönetimini tanımış olduk. ‘Sebebi nedir?’ diye baktık sonra ‘Ver evet’i al Kerkük’ olduğunu gördük. Şimdi sizlere bizlere terörist diyenler önce yanlarındakine sonra da aynaya bakacaklar.”

“İFTİRALARI UNUTACAĞIM AMA ŞEHİTLERİN HESABINI SORACAĞIZ”

Türkiye’nin patinaj yapmasının önüne geçmek için ‘Hayır’ dediklerini dile getiren Akşener, bu süreçte birçok iftira ve karalamayla karşılaştığını söyledi. Akşener, “Namusum şerefim ayaklar altına alındı 1 yaşındaki torunuma kadar iftira atıldı. Sizi şahit tutuyorum namusumla şahsımla arkadaşlarımla ilgili ne söylenmişse bunu kapatıp geçeceğiz, unutacağız ama teröristlerin, hendek kazmaların, şehitlerimizin hesabını sormazsak namerdiz. Kim ne yedi, kim ne içti, Türkiye’nin bütün varlıklarını haraç mezat sattılar, en son kalanları Varlık Fonu’na devrettiler. Jölecan’a 850 bin liralık araba almışlar, yakışır. Hani Almanya ile kavgalıyız ya ama işte bu yenilen içilenin muhasebesini mutlaka yapacağız. Hesabını da soracağız. Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki: ‘Bunların dikili ağacı yok’. Bizim kişisel olarak dikili ağacımız yok ama bizim çocuklarımızın Hollanda’da şirketleri de yok. Bu ülkenin hepimizin canıyla kanıyla vergisiyle oluşturduğu o milli varlıklar haraç mezat satılırken ey muhteremler siz bunları babanızdan miras mı aldınız? Onlar bu ülkenin bu milletin dikili ağaçlarıydı” diye konuştu.

BAHÇELİ’YE SORDU: “BARZANİ’YE PEŞKEŞ ÇEKİLMİŞ KERKÜK’TE CUMA NAMAZI KILMAYI DÜŞÜNÜR MÜSÜNÜZ?

Platformdan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanıtlaması için soru da yönelten Akşener, “Ben Sayın Bahçeli’ye seslenmek isterim. ‘Ya Barzani ya ben’ demiştiniz. Binali Bey dedi ki ‘Tercihimiz Barzani’. Sizin ne dediğinizi duyamadık duymak istiyoruz. Kerkük elden gitti, bayram namazı kılacaktınız. Bugün cuma namazı kılmayı düşünür müsünüz? Barzani’ye peşkeş çekilmiş Kerkük’te cuma namazı kılmayı düşünür müsünüz? 17-25 Aralık sizin için yolsuzluk operasyonu mudur yoksa sayın Cumhurbaşkanı’na kurulmuş bir kumpas mıdır? 17-25 Aralık’ta saatinizin pili çıkmıştı o saat hala pilsiz mi yoksa hala duruyor mu?” dedi.

“94 YILLIK PARANTEZİ KAPATIYORUZ DİYENLER! O PARANTEZ VALLAHİ KAPANMAYACAK”

Meral Akşener, “Burada Fırat Çakıroğlu evladımın ruhunu gördüm, Allah rahmet eylesin. Şehit polis Fethi kardeşimin ruhunu gördüm Allah sizden razı olsun. Hepimizin anası Zübeyde Hanım’ı, yetim oğlunun ruhunu gördüm. Hepinizden Allah razı olsun. ’94 yıllık parantezi kapatıyoruz’ diyenlere bu o parantez vallahi de kapanmayacak billahi de kapanmayacak, İzmir’in İzmirli’nin kararını gördüm Allah sizden razı olsun” diyerek sözlerini tamamladı.

MİTİNG ÖNCESİ BELEDİYEYİ ZİYARET ETTİ

Meral Akşener miting öncesi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu makamında ziyaret etti. Belediye binası önünde eşi ile birlikte kendisini karşılayan Türkegül Kocaoğlu’nun adını çok beğendiğini söyleyen Akşener, bu ismi gelecekte ödünç olarak kullanabileceğini dile getirdi. Burada yeni bir siyasi partinin kurulmasının düşünülüp düşünülmediği yönünde bir soru üzerine Akşener, “Hayıra odaklandım . Önce onu çıkartalım ve ‘Hayır’ çıkacak. Aylık anket yaptırıyorum ve ‘Evet’ hiç bir zaman ‘Hayır’ın önünde çıkmadı” cevabını verdi.DHA

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/

Meral Akşener: Türkiye’yi iki paralık ediyorsunuz

Partisinden ihraç edilen Meral Akşener, referandum çalışmaları kapsamında Beykoz’da toplantıya katıldı. Akşener, “Almanya’nın üç eyaleti çifte vatandaşlığı kaldırmış. Türk vatandaşlarına ‘ya Alman vatandaşlığını ya da Türk vatandaşlığını tercih edeceksin’ diyor. Bu hızla yayılacak. Dolayısıyla, siz burada ‘mağduriyet üreteceğim’ diye Türkiye’yi iki paralık ediyorsunuz.” dedi.

Partisinden ihraç edilen MHP Genel Başkan adaylarından Meral Akşener, referandum çalışmaları kapsamında Beykoz’da “Milli İradenin Önemi” toplantısına katıldı. Beykoz, Akbaba Köyü’nde bir düğün salonunda saat 20.00’de yapılan toplantı öncesi polisin, düğün salonu çevresinde yoğun güvenlik önlemi aldığı görüldü. Salonu dolduran kalabalık Akşener’e yoğun ilgi gösterdi. Salondakilere hitap etmek için kürsüye giden Akşener, etraftakilerin çevresinden ayrılmaması üzerine konuşmasını sandalye üzerine çıkarak yaptı.

Meral Akşener; “Almanya’nın üç eyaleti çifte vatandaşlığı kaldırmış. Türk vatandaşlarına ‘ya Alman vatandaşlığını ya da Türk vatandaşlığını tercih edeceksin’ diyor. Bu hızla yayılacak. Dolayısıyla, siz burada ‘mağduriyet üreteceğim’ diye Türkiye’yi iki paralık ediyorsunuz.” dedi.

Akşener, Hükümetin halkoylaması çalışmalarını mağdur edebiyatı üzerinden yürüttüğünü savunarak, “Biz bir türlü mağdur olamıyoruz. Dayak yerim posta yemem. Şunu belirteyim, hepsi Küçük Emrah gibi. Küçük Emrah büyüdü, çocuk sahibi oldu, bizimkiler hala ağlıyor. Gayri safi milli hasılayı 10 bin liraya çıkardınız da elinizi tutan bir siyasetçi mi oldu? İşsizliği sıfıra indirdiniz de bunu engelleyen bir siyasi parti mi oldu? Dış politikayı güllük gülistanlık yaptınız da… Herkesle kavgayı hangi muhalefet partisi çıkardı? Dış politikayı iç politikanın öznesi yaparsanız, her yerden bir mağduriyet devşirmeye kalkışırsanız, sonuç itibarı ile herkes birbirinin karşısına dikilir.” dedi.

“SİZ BURADA MAĞDURİYET ÜRETECEĞİM DİYE TÜRKİYE’Yİ İKİ PARALIK EDİYORSUNUZ”

Meral Akşener konuşmasının devamında bazı Avrupa ülkeleri ile yaşanan diplomatik krize değindi. Özellikle Hollanda’da yaşananları tasvip etmediğini belirten Akşener, “Hollanda va Almaya ile karşı karşıya gelinen durum, orada Türk vatandaşlarına yapılan muameleye şiddetle karşıyım. Ben Almanya ve Hollanda programlarımı iptal ettim. ‘Hayır’cıların hepsi tepki koydu, programlarını iptal etti. Almanya’nın üç eyaleti çifte vatandaşlığı kaldırmış. Türk vatandaşlarına ‘ya Alman vatandaşlığını ya da Türk vatandaşlığını tercih edeceksin’ diyor. Bu hızla yayılacak. Dolayısıyla, siz burada ‘mağduriyet üreteceğim’ diye Türkiye’yi iki paralık ediyorsunuz. Siz döneceksiniz ama oradaki vatandaşlarımız çok zorluklarla karşılaşacak. Dış politika devlet adamlığı ve ciddiyet ister.” diye konuştu.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Meral Akşener: Gücünüz varsa gelin beni tutuklayın

Akşener, Avrupa’da Türk bakanlara yapılan muamele yüzünden Almanya ve Hollanda programlarını iptal ettiğini duyurdu.

MHP Genel Başkan adaylarından Meral Akşener, referandum çalışmaları için Muğla’ya gitti.

Referandum için ‘hayır’ çalışmaları yapan kişilerin baskı altında olduğunu ifade eden Akşener,  “Kimimizin elektriği kesilir, kimimizin konuştuğu kürsü yıkılır. Kimisine salon verilmez, kimisi tutuklanmayla tehdit edilir. Hadi gücünüz varsa gelin beni tutuklayın” dedi.

abcgazetesi’nde yer alan habere göre konferansı dinlemek için gelen kişiler salona sığmadığı için Akşener, konuşmasına dışarıda devam etti.

“Allah’ın sopası yok”

Sözlerine, “Bugün buraya milli iradenin önemi isimli bir konferans için geldim. Spor salonunu istedik. Ama vermediler” diyerek başlayan Akşener, “Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederim, burasını bize verdi. Allah onlardan razı olsun ama gördüğünüz gibi o 600 kişilik salona sığmadık ve mecburen bir arada olmak üzere karşı karşıya kaldık” diye konuştu. 

“Programlarımı iptal ettim”

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu‘na Almanya ve Hollanda’da salon verilmemesi konusunda da konuşan Akşener, “Ben hem Almanya’ya hem Hollanda’ya bir program yapmıştım. Sırf bu nedenle bu iki programı iptal ettim. Almanya ve Hollanda’yı kınıyorum. Ama sayın Bozdağ ve Başbakan’a hatırlatmak isterim. Çanakkale’de elektrikleri kestiniz, ampulleri patlattınız. Yalova’da iptal ettiniz. Eskişehir’de benzerini yapıyorsunuz. Rize’de salonu vermiyorsunuz. Muhteremler niye demokrasinizle ilgili olarak şaibe yaratıyorsunuz?” şeklinde hatırlatmalarda bulundu.

“Gücünüz varsa beni tutuklayın”

“Türkiye milli irade, millete gitmeliyiz diyenler tarafından olağanüstü hal şartları altında referanduma gidiyor. Bir kere milli iradenin tecellisi için eşit biçimde mücadele etmek, yarışmak, rekabet etmek gerekir” diye konuşan Akşener sözlerine şu şekilde devam etti: “Hayırcılara her türlü eziyet var. Kimimizin elektriği kesilir, kimimizin konuştuğu kürsü yıkılır. Kimisine salon verilmez, kimisi tutuklanmayla tehdit edilir. Hadi gücünüz varsa gelin beni tutuklayın. OHAL’de referanduma eşit olmayan şartlarda gidiyoruz. Diyorum ki; kanun hükmünde kararnamelerle bu ülkeyi yönetiyorsunuz. Bu ülkede hukuk devleti gukuk devleti oldu sayenizde. Ama biz öyle cesuruz ki, OHAL’de bile sizinle yarışmaya hazırız. Gelin bu meydanlara, burası er meydanı. Buradan önce Sayın Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum. Bu millet sizi üç defa Başbakan yaptı. Sonra istediniz Cumhurbaşkanı yaptı. Sizi salondan çıkarırlarken, ben sizin yanınızdaydım. Zalimliklere karşı çıktım.

“Meydan okuyorum”

Kürsüden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’a seslenen Akşener,  “Buradan meydan okuyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, bırakın Cumhurbaşkanlığı forsunu, çıkın Saray’dan gelin meydana gelin yarışalım. Siz kazanırsanız annenizin sütü gibi helal olsun. Ama kaçıyorsunuz. Abidik gubidik işlerle Başbakan seçildiğini söyledi Binali Bey. Ben tabi 15 senedir dışarıdayım. Abidik gubidik işleri bilmem. Ama siz 15 senedir bu ülkeyi yönettiğinize göre bir bildiğiniz var. Sayın Başbakan, ‘abidik gubidik’ işlerle Cumhurbaşkanı olan Gül müdür? Yoksa Başbakan olan Erdoğan, Davutoğlu veya şahsınız mıdır?” ifadelerini kullandı.

“Bahçeli açıklamalıdır…”

”Bahçeli’nin başkanlık sistemini gündeme getirmesinin sebebinin koltuk korkusu” olduğunu söyleyen Akşener, “Şimdi ‘beka sorunu’ diyorlar. Habur’da teröristler karşılanırken Türkiye’nin beka sorunu yok muydu? Oslo’da Türk Devleti kepaze edilirken Türkiye’nin beka sorunu yok muydu? Nevruz’da Apo’nun mektubu yokken beka sorunu yok muydu? Hendekler kazılırken beka sorunu yok muydu? Halbuki bugün terör örgütleriyle iyi kötü mücadele ediliyor. Bu beka sorunu nerden çıktı? Bunu Sayın Bahçeli açıklamalıdır. Öyle Meral Akşener’in çoluğuna çocuğuna, şerefine namusuna, 1 yaşındaki torununa laf atarak buradan kaçamayacaksınız” dedi.

“İspatlarsanız gelin bizi gözaltına alın”

“Biz size dedik ki; yapın kongreyi, gidin mahkemeye dediniz. Ve sonuç olarak kurultayı yapmadınız” diyerek konuşmasına devam eden Akşener, “Hayır diyenlere terörist diyorsunuz. Misli misli iade ediyorum. Eğer bizlerin Barzani’yle yan yana geldiğimizi ispatlayabilirseniz, Şivan Perver’le yan yana geldiğimizi ispatlayabilirseniz, bebek katiline ‘sayın’ dediğimizi ispatlayabilirseniz gelin bizi gözaltına alın. Ama tüm bunları yapan sizlersiniz. Bu milli iradenin tecelli ettiği meydanda, vallahi de, billahi de HAYIR, HAYIR, HAYIR! 80 milyon ‘hayır’ diyor!” ifadelerini kullanarak halka seslendi.

Sinan Oğan’a yapılan saldırıya tepki

Eski MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’a yapılan saldırı hakkında da tepkisini dile getiren Akşener, “Sinan Oğan’ın kürsüsünü deviren kardeşim, bunu Sayın Bahçeli’ye sordun mu?” dedi.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Meral Akşener’den yaklaşan referandum öncesi çarpıcı ‘Erdoğan-Bahçeli’ iddiası

Meral Akşener’den ‘başkanlık sistemi referandumu’ öncesi çarpıcı iddia… Referandumun “Al başkanlığı hallet Meral’i” anlaşması olduğunu söyleyen Akşener, “Başkanlık sisteminin aniden ortaya getirilmesinin, kurultayımızla ilgili olduğuna inanıyorum” dedi.

MHP’de Devlet Bahçeli’ye muhalif isimlerden Meral Akşener, kongrede aday olacağını açıklamasıyla birlikte AKP’den yüzde 8 oyun MHP’ye kaydığını söyledi. Sözcü gazetesinden Özlem Gürses’e konuşan Meral Akşener, “Bugün bu başkanlık sisteminin aniden ortaya getirilmesinin sebebinin, bizim kurultayımızla ilgili olduğuna kalpten inanıyorum. “Al Başkanlığı, hallet Meral’i” anlaşmasıdır bu. Ben buna kesin olarak inanıyorum. Tabii buna MHP camiası ayağa kalktı” diye konuştu.

Meral Akşener röportajından satırbaşları şöyle:

– Aday olma kararını nasıl aldınız?

MHP’nin seçmen tabanı “Haydi bir yola çık” mesajı verince önemli bir araştırma şirketine bütçesini ödeyerek bir anket yaptırdım, MHP’nin benimle olan oyu yüzde 22.7 çıktı. Ben buna kıyamadım. Türk milliyetçilerinin iktidarına bir vesile gibi gördüm kendimi, ‘Başarabiliriz’ diye düşündüm. Abim rahmetli hiç istemedi. Rahmetli annem bana “traktör gibisin” derdi, bir karar verince traktör gibi giderim, nitekim öyle oldu.

– Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinden başlayalım. Sürekli sizin adınız geçerken Ekmeleddin İhsanoğlu aday gösterildi…

Bahçeli önce Abdullah Gül’e gitti, ancak teklifi kabul görmedi. Kılıçdaroğlu benim ismimi getirmiş gündeme, Bahçeli çok kızmış bu teklife! Sonuçta Ekmeleddin Bey’in adı çıktı, Kılıçdaroğlu da kabul etti. İhsanoğlu ile ciddi bir biçimde çalıştım. Fakat gördüm ki o kampanya sırasında İhsanoğlu cami avlusuna bırakılmış bir çocuk gibi ortada kaldı!

– İhsanoğlu Köşk’e çıkamadı ama MHP 7 Haziran’dan iktidar ortağı olarak çıktı…

7 Haziran seçim sonuçlarına baktığımda gördüğüm şey şuydu, millet AKP ile MHP’nin ortak iktidarını istedi. İşte orada karanlık bir alan var, soru işaretli. O gece, durup dururken, hiç kimseyle konuşmadan, kimsenin bilgisi yok, Bahçeli’nin birdenbire çok büyük bir şiddetle “Hadi bakalım seçime” demesi… O konuşmayı yaparken Genel Başkan Yardımcıları hayretler içinde baktı. Ha, anlaşıldı ki, biz Türkiye’yi seçime doğru götüreceğiz. O arada CHP ile Meclis Başkanlığı seçiminde kavga edildi. Oysa biz Meclis Başkanlığı’nı almış olsaydık, AKP-MHP hükümeti kurulurdu. Bunun önüne geçen iki kişi var, biri Bahçeli’dir, diğeri de Erdoğan.

– Acaba o günden bugüne ne değişti de başkanlık sistemine ‘evet’te buluştular?

O arada biz çıktık “Bu 1 Kasım MHP için başarısızlıktır” deyip kurultay istedik aday olduk. Sonuçta kongremize ne oldu, biliyorsunuz! Bugün bu başkanlık sisteminin aniden ortaya getirilmesinin sebebinin, bizim kurultayımızla ilgili olduğuna kalpten inanıyorum. “Al Başkanlığı, hallet Meral’i” anlaşmasıdır bu. Ben buna kesin olarak inanıyorum. Tabii buna MHP camiası ayağa kalktı.

– Bahçeli diyor ki taban bizimledir…

İki partinin oyu yüzde 62, bakalım yüzde 62’yi toplayabilecekler mi, göreceğiz. MHP tabanının yüzde 80’i ‘hayır’ verecek. Sayın Bahçeli, bu nedenle beka sorunu çıkardı. Cumhurbaşkanını “Partili Cumhurbaşkanı” haline getirmek için nasıl bir beka sorunu var, bunu Bahçeli anlatmak zorunda.

– FETÖ ile ilişkili olduğunuz yönünde iddialar ortaya atıldı…

15 Temmuz’dan sonra başladı. Biliyorsunuz Nurettin Veren isimli bir itirafçı bir kağıt gösterdi, kendisine teşekkür etmişim bakanlık görevim sırasında. Buradan FETÖ bağlantısı kurmaya çalışıyor. Fakat bu kağıdın altındaki imza bana ait değil! Ben bu olayı sahtekarlıktan mahkemeye verdim “Bu imza benim değil” diye. Kriminal laboratuvarda imzamın alınması gerekirdi, “Kovuşturmaya gerek yoktur” diye karar verildi! Düşünün artık.

– Türkçe Olimpiyatları’na gitmeniz de tartışılıyor…

Bahçeli talimat verdi de gittim, onun adına gittim, 2006’da. Ankara’da da Sayın Mehmet Şandır Bey gitti, yine Bahçeli’nin talimatıyla. Ondan sonra “Vay efendim, Hillary Clinton’la görüştün…” Bir Genel Başkan talimat vermeden bir yabancı temsilciyle görüşün bakalım, başınıza neler gelir sizin? Ben o görüşme üzerine tekrar milletvekili oldum, tekrar Meclis Başkan Vekili oldum.

OHAL’DE REFERANDUMA GİDİLİR Mİ?

– Güçler ayrılığının bizi yavaşlattığını iddia ediyorlar…

Türkiye’de hukukun üstünlüğü konusunda her zaman sorun yaşandı. Ama en azından iyi kötü bir kanun devletiydik. Şu anda gelinen noktada KHK devleti olduk artık. Olağanüstü Hal’de referanduma gidilir mi? Bu esasında gayrimeşrudur, ama bakın biz bunu bile söylemiyoruz. Devlet gücünün sahibi olan insanlar sıradan insanları teröristlikle, vatan hainliği ile yaftalıyor. ‘Evet’ veren de saygın, ‘hayır’ veren de birinci sınıf yurttaş.

– En son ‘Çukur’ dedi Sayın Erdoğan, ‘hayır’ vereceklere…

Sayın Cumhurbaşkanı’na çağrımdır, bırakın forsu, çıkın Saray’dan, inin o arabalardan, inin sahaya ve ‘evet’ için çalışın. Devletin gücünü bırakın, bizimle eşit şartlarda çalışın. Bu koşullarda ‘evet’ çıkarabiliyorsanız, ondan sonra partili bir cumhurbaşkanı mı oluyorsunuz, ne oluyorsanız olun.

ŞU ANKİ ÖNCELİĞİM ‘HAYIR’ ÇIKARMAK…

– Yeni bir parti mi kuracaksınız?

Bizim kurultayımız tedbirde şu anda, 28 Mart’ta görüşülecek, sonra da Haziran’da karar verilecek. Ama onun dışında ‘hayır’ için o kadar net bir kararlılığım var ki, bunu bozmak istemem. Tek bir konsantrasyonum var, o da ‘hayır’ çıkarmaktır. Sonrası Allah kerim. Ona arkadaşlarımız karar verir…

– Herkes korkuyor. Siz hiç korkmuyor musunuz?

Hiç korkmuyorum. Neden korkayım? “Harami vardır deyu korku verirler, benim ipek yüklü kervanım mı var?…” Oğlum maaşla bir yerde çalışıyor, işadamı değil, şirketi yok… Eşim kaç yıldır İzmit’e işine otobüsle gidip gelir. Verilemeyecek hesabınız olmadığı zaman, gücü parayla ölçmediğiniz zaman, bir korku duygunuz da olmuyor.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Akşener, Bahçeli’ye yüklendi: Mevzu vatanın değil koltuğun bekası

Anayasa referandumunda ‘Hayır’ oyu için çalışan eski MHP İstanbul milletvekili Meral Akşener, anayasa değişikliğinde AKP-MHP ortaklığıyla ilgili, “Sayın Bahçeli’nin başkanlıkla ilgili teklifinin arkasında koltuğunun bekası olduğuna inanıyorum” dedi.

Medyascope TV’de Ruşen Çakır’a konuşan Akşener,  ‘partili cumhurbaşkanlığı’nı merkeze alan anayasa değişikliği referandumuna ilişkin oy oranları hakkında tespitlerde bulundu.

Fotoğraf: DHA

Kararsızların ‘Hayır’ demeye korktuğunu savunan Akşener şunları söyledi: “Burada en net olan ‘Hayır’cılar. ‘Hayır’ı demekten korkmuyor o kesim. ‘Evet’çiler kesinlikle argüman ve gerekçe ortaya koyamıyor. Yüzde 30’luk net bir ‘Evet’çi takım var Türkiye’de. Sonrasında ben kararsızım diyenlerin, iddia ediyorum, yüzde 80’i 90’ı, ‘Hayır’ diyecek sandığa gittiğinde. Onlar korkuyor, ‘Hayır’ demek risk işi. Bir bakıyorsunuz kimliklerine, lise ve üniversite mezunu, genel olarak devlet memuru, veya önemli bir şirkette çalışıyor. İşlerinden, aşlarından olmaktan korkuyorlar.”

‘Bahçeli’nin başkanlık teklifinin arkasında koltuğunun bekası var’

Temmuz ayında yaptırdığı anketlere değinen Akşener, “Yaptırdığım araştırmada 8 puan AKP’den oy kaymıştı. Bunların hangi profil olduğuna baktığımızda merkez sağ seçmeninin olduğunu görmüştük. Niçin karartma uygulanıyorun cevabı burada” diye konuştu.

Akşener, AKP’yle işbirliğine gerekçe olarak Bahçeli’nin öne sürdüğü Türkiye’nin ‘beka sorunu’nun kendi koltuğuyla ilgili olduğunu savundu: “Sayın Bahçeli’nin başkanlıkla ilgili teklifinin arkasında Türk milletinin ve Türk vatanının bekası diye bir kavramın olmadığına inanıyorum. Koltuğunun bekası olduğuna inanıyorum. ‘Benim koltuğumu koru yazıhanem kurtulsun. Başkanlığı da size getireyim’ diye bir mantığın üzerinden gittiğini inanıyorum. Çünkü başlangıçta, sayın cumhurbaşkanının fiili durumunun Türkiye’ye zarar verdiğini, bu fiile duruma bir hukuki kılıf olması gerektiğini gerekçe olarak söylemişti. Bu gerekçeyi kimse geçerli görmeyince, şimdi birdenbire bir ‘beka sorunu’ ortaya çıktı. FETÖ ve PKK terör örgütüyle de mücadele edildiği bir dönemde bu ‘beka sorunu’ neye göre çıkmıştır, açıklaması gerekiyor.”

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Meral Akşener: FETÖ’ye yataklık yapanlar ne olacak?

k_475334405“Darbenin arkasında Batı ve ABD var”

MHP Genel Başkan adayı Meral Akşener, “Ben FETÖ/PDY konusunda, üç ay önce, Bolu’da ‘iktidar olursak FETÖ VE PKK’ye yardım ve yataklık yapanları da yargılayacağız’ demiştim. Şimdi beni linç ediyorlar” dedi.

Akşener, darbe girişimi veya kalkışmanın bastırılmasından sonra Türkiye’nin uluslararası ilişkilerini “Öncelikle FETÖ/PYD’nin bu darbe girişimini, kalkışmasını veya terörist faaliyetini herkes gibi lanetliyorum. Bu kalkışma sırasında kaybettiğimiz demokrasi şehitlerimizi rahmetle anıyorum, yaralılarımıza acil şifa diliyorum” diye konuştu. 

“Darbenin arkasında Batı ve ABD var”

Yeni Çağ’a konuşan Akşener, “Arkasında Batı olmadan, ABD olmadan bu tür cunta hareketleri yapılamaz. Ben 37 il gezdim, Hemen hepsinde Türkiye’nin fabrika ayarlarına dönmesi gerektiğini söyledim. Atatürk dönemi ile ilgili iki ayyaş denildiği dönemde ben “Yurtta sulh cihanda sulh” politikasına, cumhuriyetin kuruluş iradesine dönülmesi gerektiğini söyledim. Zamanla Sayın Cumhurbaşkanı da bu meseleleri düzeltme yoluna gitti.” dedi.

Akşener’in açıklamalarından satırbaşları şöyle

“Sayın Bahçeli’nin kalkışmaya karşı bu tavrı doğrudur. Ben o gece, 23.57’de tavrımı bir mesajla, İnternet üzerinden açıkladım. 23.59’da da bu mesajım internet sayfama düştü. Sayın Başbakan’ın bunun bir kalkışma olduğunu açıklamasından bir dakika sonra.. Ondan sonra da televizyon programlarına katılmaya çalıştım. Bu arada, İstanbul’da MHP üyelerine yönelik “sokağa çıkmayın” mesajları geldi ama herkesin gördüğü gibi darbeye direnenlerin önemli bir kısmı ülkücülerdi. Şimdi esas itibariyle konuşmamız gereken şu; vatanını, milletini seven ülkesini düşünen, aklı başında herkes bu kalkışmaya karşı durdu, fakat fırsattan istifade, birileri siyasi rakiplerini iftiralarla ayak altından çekmek gibi bir yola giderse ben buna pabuç bırakmam… O zaman defterleri açarım! Ben FETÖ/PDY konusunda, üç ay önce Bolu’da gazetecilerin sorusu üzerine dedim ki, “Anlaşılıyor ki böyle bir örgüt var ve gereği yapılmalıdır ama göz ardı edilmemesi gereken bir şey var, bu örgüte yardım ve yataklık yapanlar da var. Aynı şekilde çözüm süreci denilen süreçte PKK’ya yardım ve yataklık yapanlar da var. Dolayısıyla biz iktidar olduğumuz takdirde bunların da yargılanmasını sağlayacağız…” 

Ekmeleddin Beyi Bahçeli’ye kim önerdi?

Ben Ekmeleddin İhsanoğlu’nun şahsı üzerinde olumsuz bir söz söylemek istemem ama aday gösterilmesi ilginçtir. Burada asıl soru işareti şudur: Sayın İhsanoğlu’nu, Sayın Bahçeli’ye öneren kim? Ben bunun üzerinde şu toz duman kalktıktan sonra duracağım. Bir taraftan bir genel başkan aday adayını paralelci diye suçlayacaksınız… “Elinde bilgi belge olup da bunu mahkeme götürmeyen müfteridir, şerefsizdir, ahlaksızdır, korkaktır” dediğim halde kimse bir şey söylemeyecek ama bitmeyen bir isnatta bulunacaklar. Artık dava açılmıştır, bugünden itibaren bu bir iftiradır.

Biliyorsunuz, “Ben başbakan olacağım” demişim. Önce yüzde 25’le başlayacağız sonra hep birlikte çalışırsak ucunu göremediğim büyük bir sonuçla karşılaşabiliriz diye ülküdaşlarıma güvenerek ortaya koyduğum iddianın milletimiz tarafından da büyük kabul görmesi, benim linç edilmemin ana faktörüdür. Yani “altıyı aşma, beşten şaşma” anlayışının, “Bizim iktidar olmamıza gerek yoktur, biz fikir partisiyiz” gibi sinik, pısırık bir tutumun benim tarafımdan, bana inanan insanlar tarafından yıkılması ve milletimizin de bizi desteklemesi yüzünden ben bir linç kampanyasına tabi tutuluyorum.  Nasıl oluyor da bir partinin iç meselesi ülkenin milli güvenlik meselesi haline getiriliyor. Benim “İktidar olalım; PKK’yı 6 ayda bitiririm” sözüm, “6 ayda başbakan olurum”a çevrildiyse gerçekten bundan çok korktular demektir. Genel Merkez, “beşten şaşma, altıyı aşma” modelinin tehdit altında olduğunu gördü. Tarih ve talih, 1919’dan sonra ilk defa Türk Milliyetçileri’ne, ülkücülere “Bu ülkeyi yönetin” diyor. Tarihin ve talihin bize verdiği bu fırsatı değerlendireceğimizi milletimiz de kabul ettiği için bu linç kampanyasını başlattılar. 

“Verdiğim karardan dönmem”

Aşmaz mıyız? Şimdi bana soruyorlar;  “FETÖ demiyorsun”  diye. Üç ay önce dedim. Yine söylüyorum Ahanda FETÖ… FETÖ… Bunu söylemelerinin asıl sebebi şu. İstiyorlar ki, “Özür dilerim. Ben yanlış yaptım. Ülkücüler, beşten şaşma, altıyı aşma modeline devam etsin, koltuk değneği olmaya devam etsin. 16 yaşımızdan beri savunageldiğimiz Türk Milliyetçiliği’nin fikir babalarının bugün de geçerli olan projeleri, tasavvurlarımız hayata geçmesin. Ben hadsizlik ettim. Evime dönüyorum. Hacıanne, babaanne olacağım” diyeyim. Bunu dediğim gün bu iftiralar bıçak gibi kesilmezse ben namerdim. Bunu bana söyletebilirler mi? Mümkün değil. Ben çok zor karar veren bir insanım. Ama verdiğim karardan da tek başıma da kalsam, Meral olarak ne ödeyeceksem ödeyeyim, dönmem.  Çünkü bu ülkenin kuruluş iradesini Türk Milliyetçileri koydu. Fabrika ayarları dediğim kurucu değerler budur. Kurucu değerlere dönmeyi yalnız biz sağlayabiliriz. Dediğim budur. Bir kardeşlik hukuku ortada iken, siyasal İslamcılar, kurucu değerleri tek tek yıkıyor. FETÖ’nün yapmaya çalıştığı şey nedir? O da kurucu değerlerle ve cumhuriyetle mücadele ediyor. Dolayısıyla bir terör örgütünün şaşırtma yapma amacı ile kullandığı Yurtta Sulh Konseyi laflarını Türk Milliyetçileri yemez. Şimdi bize ihtiyaç var. Bende 734 delegenin kaydı var. Bu delege aynen yerinde duruyor. Beni ister öldürsünler, ister hapsetsinler, ülkücüler artık beşten şaşma, altıyı aşma modelini yıkacak. Tabandan gelen bu hareketi, ister iktidarın desteğiyle isterse başka şekilde engellemeleri mümkün değildir. Ben bu hareketin sözcüsüyüm. Meral gider, başkası gelir…

Bir şey daha var; biz “sokaktan çekilmiş ülkücü” çerçevesine hapsedilmemeliyiz, Rakiplerimizin tanımladığı o çerçevede Sayın Bahçeli ülkücüleri terbiye eden bir kişi olarak alkışı alırken, psikolojik olarak sopayı yiyen biz olduk. Bunu yıktığım ve Başbakan olacağım dediğim, millet de bize güvendiği için bu hareketi durdurmaya çalışıyorlar ama biz başaracağız.

Şimdi ben oluşturduğu havuz medyasındaki iftiracılara şu soruları sormak isterim:

– Türkçe olimpiyatları için örtülü ödenekten paraları FETÖ’ye ben mi verdim? (Ben 19 yıldır devletin dışındayım..)

-Sayın Cumhurbaşkanı’nın etrafındaki beş yaverin dördü FETÖ’cü çıktı. Bu insanların referansı kimdir?

-Adalet ve Kalkınma Partisi çevrelerinde tartışılanlara göre, Ankara’da bu FETÖ’nün sermaye yapısı 17 kat büyüdü. Geçenden iki akçe geçmeyenden beş akçe aldıkları bir dönem yaşandı. FETÖ’nün her işadamından, her ihaleden pay almasının önünü açan ben miyim?

-2011’de istifa eden Işık Koşaner Paşa ve diğer komutanların yaptıkları önemli açıklamalar var. Bu açıklamalara rağmen, ordu içinde FETÖ’cüleri üst düzey komutanlıklara terfi ettiren ben miyim?

-Yüksek Askeri Şura’larda  “bunlar irticacıdır”  denilip ordudan atılmak istenenlerle ilgili kararlara şerh koyan ben miyim?*Üniversite sınav soruları, KPSS sınav soruları FETÖ tarafından çalındığı zaman ÖSYM Başkanı Ali Demir,  “böyle bir şey yoktur”  dediğinde o devrin bütün bakanları buna inandığını il‰n etmişti. Bunları yapan ben miyim? Güya MHP’yi savunup bana iftira atanlara gelince:

-1 Kasım seçimlerinden önce 28 Ekim’de Akın İpek’e ait Bugün TV’ye bir baskın yapıldı. Orada MHP’nin bir genel başkan yardımcısı, il başkanı, Nazlı Ilıcak, televizyonun genel yayın müdürü ve İstanbul’un bütün milletvekili adayları ve kanalın bir finansörünün içinde bulunduğu bir fotoğraf var! Orada bulunan ben miyim?

-2014 yerel seçimlerinde sadece İstanbul’da Cihan Haber ajansı üzerinden cemaate MHP’nin 25 bin müşahit kartı dağıtıldı. Türkiye genelinde ne kadar dağıtıldı bilmiyorum. Bunları dağıtan ben miyim?

-1 Kasım seçimlerine giderken bir genel başkan yardımcısı  “paralel denilen yapı iktidarın uydurmasıdır”  dedi. Bunu söyleyen ben miyim? Psikolojik savaşta, bazı insanlar kendi suçlarını başkalarının üzerinden perdeler. Bana yönelik iftiraları buna benzetiyorum. At izi it izine karışmışken fırsattan istifade böyle bir yola başvururlar.”  ( Bu haber Yeni Çağ‘da yayımlanmıştır. )

Kaynak : http://t24.com.tr/

Meral Akşener’in bayramlaşma yaptığı otelde olay çıktı

88208MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tepki gösterdiği Meral Akşener’in alternatif bayramlaşma töreninde büyük arbede çıktı.

Akşener partililerle bayramlaşma için Anadolu Oteli’ne geldi. Bu sırada bir grup da otele gelerek, “Hareketin lideri Devlet Bahçeli” sloganları atmaya başladı. 

İki grup birbirlerine önce sözlü sonra da fiziki müdahalede bulundu. Anadolu Otel’de büyük kargaşa yaşandı. Sandalyeler şişeler havada uçuştu.

Meral Akşener’in yaşanan kargaşa üzerine salondan ayrıldı.

Akşener daha sonra tekrar salona gelerek bayramlaşma programına devam etti ve muhalif isimleri sakinleştiren bir konuşma yaptı. 

Öte yandan otel dışında elinde silah bulunan bir kişi gözaltına alındı. Otelin etrafında ise geniş güvenlik önlemleri alındı.

Genel Merkez yetkilileri kendilerinin bilgisi olmadığını söyledi.

Kaynak : http://www.haberdar.com/

Sayfa1 → 212