Yusuf Halaçoğlu, yeni parti iddialarını doğruladı

HABER : Hülya Karabağlı

“Bu parti, merkez sağdaki boşluğu dolduracak”

MHP yönetimi ile düştüğü görüş ayrılıkları sonrasında partiden ihraç edilen Bağımsız Kayseri Milletvekili Prof. Yusuf Halaçoğlu, kamuoyuna yansıyan yeni parti iddialarını doğruladı. Merkez sağda yeni bir oluşum gerektiğine dikkat çeken Halaçoğlu, “Türkiye’de yeni bir oluşum gerekiyor merkez sağda, dolayısıyla böyle bir taban var. Geniş bir kitle tarafından da arzu var kurulması için. Bu çerçevede bir parti kurulacak” dedi.

Halaçoğlu, Türkiye’ye böyle bir partiye ihtiyaç olduğuna dikkat çekerken, “Bu oluşum bizim tabanı temsil eden kişiler ve onun dışında daha geniş bir kesimi temsil edecek. Merkez sağdaki boşluğu dolduracak” diye konuştu.

Halaçoğlu’nun T24’e değerlendirmesi şöyle:

“Çalışmalar devam ettiği için benim daha söyleyeceğim bir şey yok. Bir ihtiyaç var Türkiye’de, bu ihtiyaca cevap verecek bir siyasi yapılanma gerekiyor. İnşallah bu gerçekleşecek. Erken seçim falan ne zaman olacağı belli olmaz. Böyle bir oluşum ya erken seçimi getirir ya da 2019’a kadar götürür. Önce fikir birliği geniş bir çerçeve oluşturucak.”

Meral Akşener, Sinan Oğan, Ümit Özdağ ve Koray Aydın’ın genel başkan adayı olarak 19 Haziran 2016’da gerçekleştirdiği “MHP Olağanüstü Tüzük Kurultayı”nın iptaline yönelik açılan dava, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden “kurultayın iptali ve bu kurultayda alınan tüm kararların yokluğunun tespiti” kararı çıkmıştı. Bunun üzerine muhalifler yeni parti için kolları sıvadı.

Kaynakhttp://t24.com.tr/

Kim Bu Tutuklu?

MHP’den ihraç edilen Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ’dan dikkat çekici bir açıklama geldi. “AKP Kilis teşkilatından birisi açıklama yaptı. ‘Hayır diyenler, Türk ve Müslüman değildir’ dedi. Ve 16 Mart’ta da Kilis’te bir tutuklama gerçekleşti. Şimdi bu tutuklama gizli tutuluyor, mahkeme karar almış. Ben mahkemenin almış olduğum kararı önümüzdeki günlerde basın toplantısı yapıp açıklayacağım” dedi.

MHP’den ihraç edilen Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, referandum çalışmaları kapsamında dün akşam saatlerinde geldiği Elazığ’daki bir otelde, vatandaşlarla buluştu.

İşte özdağ’ın konuşmasından o bölüm;

“16  Mart’ta bir tutuklama gerçekleşti. Gizli tutuluyor”

“AKP Kilis teşkilatından birisi açıklama yaptı. ‘Hayır diyenler, Türk ve Müslüman değildir’ dedi. Ve 16 Mart’ta da Kilis’te bir tutuklama gerçekleşti. Şimdi bu tutuklama gizli tutuluyor, mahkeme karar almış. Ben mahkemenin almış olduğum kararı önümüzdeki günlerde basın toplantısı yapıp açıklayacağım. Tutuklamanın neden yapıldığını, tutuklama sonrası kim kimlerim emri ile hangi evlere gidip ne konuda baskı yaptığı tutuklananın da kimin akrabası olduğunu kendileri açıklasınlar.”

Kaynak : http://gazeteport.com/

Ümit Özdağ: Hollanda krizinde Başbakan istifasını verdi mi?

MHP’den ihraç edilen milletvekili Ümit Özdağ Zonguldak’ta basın mensupları karşısında çarpıcı bir iddia ortaya attı. Özdağ, Hollanda krizi sonrasında Yıldırım’ın istifa ettiğini ama istifasının kabul edilmediğini öne sürdü.

MHP’den ihraç edilen milletvekili Ümit Özdağ, Başbakan Binali Yıldırım’ın istifa ettiğini ancak kabul edilmediğini işaret eden yeni bir iddia ortaya attı. MHP’den ihraç edilen Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Hollanda ziyareti sırasında yaşanan olayla ilgili olarak, “Acaba Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, Başbakan’ın aksi talimatına rağmen Hollanda’ya geçti mi? Bunun üzerine Sayın Binali Yıldırım istifasını verdi mi? İstifası kabul edilmedi mi?” dedi.

http://www.dailymotion.com/video/x5g7b41

Ümit Özdağ, referandum çalışmaları kapsamında Zonguldak’ta esnaf ziyaretlerinde bulundu. Özdağ, ardından Genel Maden İşçileri Sendikası’nda referandum konulu konferansı öncesinde basın mensuplarına açıklama yaptı. Türkiye’yi dolaşarak vatandaşlara ‘hayır’ın gerekçelerini anlatmaya çalıştığını söyleyen Özdağ, “Ne yazık ki Başbakan da devletin bütün imkanlarına sahip olmasına, devletin bütün kaynaklarını kullanmasına rağmen neden ‘evet’ denilmesi gerektiğini anlatmaktan çok, Türk milliyetçilerine iftira atmaya devam ediyor. Sayın Başbakan’ın artık bu iftiralarına, bu kara çalmalarına bir son vermesi gerekiyor. Başbakan ve başında bulunduğu hükümet, netice itibariyle 12 sene boyunca bir terör ve casusluk örgütünün terör ve casusluk örgütü olduğunu anlayamamıştır. Biz bu örgütün bir terör ve casusluk örgütü olduğunu söylerken Başbakan ve arkadaşları, bu terör ve casusluk örgütünün işbirlikçisi konumundaydılar. Ve şimdi Sayın Başbakan bizi, Türk milliyetçilerini, ‘Mevcut anayasa kalsın’ diyen insanları, teröristlerle ve darbecilerle yan yana gösterme çabası içinde bulunuyor” dedi.

‘BAŞBAKAN İSTİFASINI VERDİ Mİ?’

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Hollanda’da Türk Konsolosluğu’na girişine izin verilmemesiyle ilgili de iddialarda bulunan Özdağ şöyle konuştu:

“Önce Sayın Başbakan şunun cevabını Türk kamuoyuna versin; Acaba Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Hollanda’ya geçmek istediği gece, Başbakan Hollanda’ya geçmesini yasakladı mı? Bakan Hanım, kendisine ‘gitme’ demesine rağmen Başbakan’a, ‘Sizin talimatınızı dinlemiyorum’ dedi mi?’ Ve Başbakan’ın aksi talimatına rağmen Hollanda’ya geçti mi? Bunun üzerine Sayın Binali Yıldırım istifasını verdi mi? İstifası kabul edilmedi mi? Ve istifası kabul edilmediği günden bu yana Sayın Binali Yıldırım, istifa etmeyi bile beceremeyen bir Başbakan olarak protestosunu, toplantı saatlerini, Cumhurbaşkanının saatleriyle çakıştırarak mı yapıyor? Yoksa bunların hiçbirisi doğru değil mi? Ben Sayın Binali Yıldırım’a bize iftira atmayı bırakmasını ve önce bu soruların cevabını kamuoyuyla paylaşmasını rica ediyorum. DHA

Kaynakhttp://www.sozcu.com.tr/

Halaçoğlu: Suikastlar yapılabilir, bombalar patlayabilir; ‘evet’ çıkması için her şeyi yapabilirler

“Bize yapılan saldırıyı Ülkü Ocakları yaptı hepsini tek tek tespit ettik”

MHP’de ‘hayır’ cephesinde yer aldıkları için partiden ihraç edilen isimlerden Kayseri Bağımsız Milletvekili Prof. Yusuf Halaçoğlu, Hollanda kriziyle ilgili olarak “Dışişleri Bakanı’nın uçağı Hollanda’ya indirilmezken Aile Bakanı neden Hollanda’ya gönderiliyor” dedi. MHP’li muhaliflere suikast yapılma ihtimaline dair açıklamalarda bulunan Halaçoğlu, “Suikastler yapılabilir mi yapılabilir, bombalar patlayabilir. Yani evet için her şeyi yapabileceklerini düşünüyorum” diye konuştu.

Halaçoğlu, AKP’li Hüseyin Kocabıyık’ın Hollanda olayında sonrasında ‘evet’ oylarının artığına ilişkin sözlerine, “Zaten bir algı operasyonu bu. Bir mağduriyet ortaya çıkarmadan Türkiye’deki tabloyu değiştirmeleri mümkün değil. Milliyetçilik duygularını yabancı bir devlete karşı kullanmaya kalkıyorlar. Bu millet bütün bunlara aldanmayacaktır, burada başarılı olamayacaklardır. Bu da ters olacak, çünkü niyetlerinde samimi değil bunlar” dedi.

Halaçoğlu TBMM’de düzenlediği basın toplantısında partiden ihraçlarını ve Hollanda krizini değerlendirdi.

“Böyle devlet yönetilmez, adam gibi yönetin bakan gidiyorsa o devletle bağlantı kurmanız lazım” diyen Halaçoğlu, “Hollanda bizim konsolosluğa sormuş ve ‘Hayır bakan gelmeyecek’ denmiş. Bu doğruysa vahim” diye konuştu. Diplomasinin basit bir iş olmadığını da ifade eden Halaçoğlu, iki ülke arasındaki işbirliğine ilişkin bazı rakamları hatırlattı.

YSK’nın uyguladığı 2008 kanunu

İktidarın yurt dışı ve temsilciliklerde propaganda yapılamayacağını hükme bağlayan 2008 yılı kanunu ve bu kanuna bağlı YSK’nın kararına dikkat çeken Halaçoğlu, “Şimdi siz Türkiye’ de demokrasiyi zaten uygulayamamışsınız. Başka ülkelerden demokrasi beklemeniz mümkün değil. Ama, şimdi sesleniyorum başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere, hadi bakalım hayır diyen bizlere TRT’den konuşma hakkı verin” diye konuştu.

“Bize yapılan saldırıyı Ülkü Ocakları yaptı hepsini tek tek tespit ettik”

İhraç edilmeleriyle ilgili değerlendirmede bulunan Halaçoğlu, “Bizi zaten atmak istiyorlardı. Hayır dediğimiz için bunu uyguladılar” dedi. Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ’ın gündeme getirdiği ‘suikast’ iddialarıyla ilgili olarak, “Bize yapılan saldırıyı ülkü ocakları yaptı. Hepsini tek tek tespit ettik. Şikayette de bulunduk. Mehmet Metiner ve Burhan Kuzu bunların açıklamaları işleri karartan bir durum, saldıranlar için ‘Demokratik haklarını kullanmışlardır’ diyor. Maalesef Bahçeli Beyefendi de ‘Ülkücüler yarım bırakmaz’ diyerek teşvik etmiştir. Yani artık her şeyi düşünüyoruz. Mecburen düşünüyoruz. gerçekten akıl ve mantık dışı her şeyi yapabilecek durumdalar.

“Ben bir bahaneyle referandumu iptal de edebilirler demiştim. Biz Hollanda meselesiyle uğraşırken Suriye’de Menbiç, PYD kanton ilan etti. Yani gözden kaçırılıyor bunlar. Suriye’de savaşa girdiğimiz denerek böyle bir tedbir alınabilir mi alınabilir. Suikastler yapılabilir mi yapılabilir,  bombalar patlayabilir. Yani evet için her şeyi yapabileceklerini düşünüyorum.”

“Disiplin süreci bana değil Genel Merkez’e başlatılmalı”

Basın toplantısında partiden ihraç edilmeleriyle ilgili yargıya başvurup başvurmayacağına ilişkin soruya Halaçoğlu, “Bu konuda hala müteredditim. MHP’ye mahkeme kararıyla dönsem bile şu an bu yönetimle zaten bundan sonra hiç anlaşamalıyız. Yönetimle anlaşmak için yönetimin bundan önce söylediği sözlere, tüzüğe dönmesi lazım. Ben ‘Hayır’a devam edeceğim sonuna kadar” yanıtı verdi.

Halaçoğlu’nun değerlendirmesi şöyle:

“Bu çerçevede bir anayasal hak olarak, halk oylamasına sunulan anayasa maddelerine hayır demem suç olmasa gerektir. Zira MHP Genel Başkanı her zeminde, ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ demektedir. Yine bu ziyaretlerime engel olacak bir parti kararı tarafıma iletilmemiştir ve bildiğim kadarıyla da bir parti kararı yoktur. Ayrıca bir parti içi değerlendirme toplantısı da yapılmamış ve anayasa teklifiyle ilgili olarak parti kararı muallakta bırakılmıştır. Dolayısıyla sırf parti taassubu ile Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini feda etmemiz beklenmemelidir. Hiç kimse unutmamalıdır ki tarih muhakkak gerçekleri yazacaktır ve bunun geri dönüşü yoktur. Aslında parti ilkelerinden taviz veren ve ilkelerin dışına çıkan genel merkezdir. Bu sebeple disiplin süreci bana değil, bu ilkelerin aksine politikalar yürütenlere başlatılmalıdır.”

Kaynak : http://t24.com.tr/

‘Ülkücü işini yarım bırakmaz’: ‘Hayır’cı Özdağ ve Halaçoğlu’nun etkinliğine saldırı

MHP’den ihraç edilen Ümit Özdağ ile MHP’li vekil Yusuf Halaçoğlu’nun Mersin’de katıldığı etkinliği basan saldırganlar, MHP lideri Devlet Bahçeli lehine slogan attı.

Eski MHP’li Sinan Oğan, Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki konferansta, “MHP’li biri kendi partisinin kapatılmasına neden ‘Evet’ desin” deyince izleyicilerden biri “Hareketin lideri Devlet Bahçeli” diye slogan atıp sahneye çıkarak Sinan Oğan’a saldırmış, kürsüyü de devirmişti.

Partisinin grup toplantısının ardından gazetecilere konuşan Bahçeli, Oğan’a yapılan saldırıyla ilgili soruya şu yanıtı vermişti“Bunun neresini değerlendireyim? Bir kişi kürsüyü yıkıyor. Kimseye bir şey olmuyor. Ülkücü hiçbir şeyi yarım bırakmaz.”

Yeniçağ’ın haberine göre Yaklaşık 30 kişilik grup Mersin’in Silifke ilçesinde 16 Nisan’daki ‘partili cumhurbaşkanlığı’nı merkeze alan anayasa değişikliği referandumunda ‘Hayır’ çalışması yürüten Özdağ ile Halaçoğlu’nun etkinliğini ‘bastı.’

http://www.dailymotion.com/video/x5e9090

30 kişilik grup Bahçeli lehine sloganlarla salona zorla girerken kürsüyü de işgal etti. Saldırı başladığı sırada henüz konuşmalarına başlamayan Özdağ ve Halaçoğlu, yerlerinden kalkmayarak soğukkanlı bir tavır sergiledi.

Özdağ ve Halaçoğlu’nu dinlemeye gelenler saldırganlarla herhangi bir fiziksel temastan kaçınırken kürsüyü işgal eden grubun kürsüdeki sandalyeleri izleyicileri fırlattıkları görüldü.

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

“Bu Anayasaya Evet Diyen Türk Milliyetçisi Olamaz”

Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ

MHP Genel Başkan adaylarından Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ‘ın başkanlık sistemine karşı olmasının sebeplerini anlattı. Paylaştığı videoda “Erdoğan cumhuriyeti kuruluyor” diyen Özdağ net konuştu: Bu Anayasaya evet diyen Türk Milliyetçisi olamaz.

Söz konusu videoda Tayyip Erdoğan’ın “Eyalet Sistemi” ile ilgili geçmişte yer alan açıklamalarına da yer veren Özdağ, “başkanlık sistemi denilen sistem aslında Türkiye’yi fedaral sisteme hazırlamak için kurgulanmış.” ifadelerini kullanıyor.

İşte Ümit Özdağ’ın o paylaşımı;

http://www.dailymotion.com/video/x59kzb3

İşte o videoda yer alan konuşmalar:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Mart 2013 tarihinde dönemin başbakanıyken CNN TÜRK’te katıldığı programda “Eyalet Sistemi” ile ilgili olarak şu ifadeleri kullanıyor:

“EYALET SİSTEMİNDEN KORKMAMALIDIR”
“Gelişmiş, güçlü ülkelere bakarsanız; bunların hiçbirisinde eyalet korkusu diye, eyalet endişesi diye bir şey yoktur. Eyaletlerde de böyle bir endişenin içine girmeye gerek yok. Bu konuda benim söylediğim şu: ‘Güçlü bir Türkiye asla eyalet sisteminden korkmamalıdır.Tam aksine, eyalet yapılanmaları o güçlü ülkelerde çok daha süratla kalkınmayı getirir ve demokraside özellikle siyasi rekabeti getirir. Bu güçlenme alametidir.”

“ÜSTÜ ŞİŞHANE ALTI KAVAL OLMAZ”

9 Aralık 2004’te katıldığı “Teke Tek” programında Fatih Altaylı’nın “Eyalet sistemi olan ülkelerde var mı başkanlık sistemi?” sorusuna ise Erdoğan’ın verdiği yanıt şu şekildeydi: “Zaten işi ucundan almayacaksınız, aldığınız zaman, her şeyiyle ele alacaksınız. Bunun üstü şişhane altı kaval olmaz.”

Ümit Özdağ ise başkanlık sistemine karşı olduğunu şu cümlelerle ifade ediyor:

“FEDARAL SİSTEME HAZIRLAMAK İÇİN”

“Daha bir kaç yıl öncesine kadar İmralı’da Öcalan’la ortak anayasa yazan bir kadro şimdi başkanlık sistemi istiyor Türkiye’de. Başkanlık sistemi denilen sistem aslında Türkiye’yi fedaral sisteme hazırlamak için kurgulanmış.

“ERDOĞAN CUMHURİYETİ KURULUYOR”

123. madde ve 126. maddede değişiklik istiyorlar. Üniter ve milli devlet yapılanmasının açıklandığı bölüm. Değişiklikle şöyle isteniyor: Kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve huzuru sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı kurulabilir. Merkezi idare kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının; kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir. Özerk bölgeyi oluşturmak için üniter devlet yapısı içerisinde meclise getirirseniz, bunu getiremezsiniz. Bir sabah uyandığımızda Cumhurbaşkanı kararnamesiyle yayınlanmış görürüz. Bu devletin nasıl kurulacağı ve işleyeceğiyle ilgili bütün yetkilerin bir tek kişiye, o da Recep Tayyip Erdoğan’a verilmesi demektir.Anayasa değişikliğinin geçmesiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bildiğimiz şekliyle fiilen sona eriyor ve “Erdoğan Cumhuriyeti” kuruluyor. Bunun adını koyalım.

“TÜRK MİLLİYETÇİSİ OLAMAZ”

Böyle bir anayasaya “Evet” diyen bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Türk milliyetçisi olamaz. Türk milliyetçiliğiyle bütün bağını koparmış demektir.

Kaynak : http://gazeteport.com/

MHP’li dört vekil bayrak açtı: Başkanlık sistemine karşıyız

erdogan-bahceli

AKP’yle başkanlık sistemi üzerine pazarlık yürüten MHP’den dün ihraç edilen Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, üç MHP’li milletvekiliyle birlikte başkanlık sistemine karşı olduklarını açıkladı.

AKP, başkanlık sistemini içeren anayasa değişikliği taslağını dün MHP’ye iletmişti. Taslak üzerinde iki partinin çalışması ve ortaya çıkan uzlaşma metninin TBMM’ye sunulması öngörülüyor.

umit-ozdag-sb

Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ

‘Türkiye’yi kaosa götürecek’

Reuters’in haberine göre Özdağ, MHP milletvekilleri Yusuf Halaçoğlu, Nuri Okutan ve İsmail Ok’la birlikte TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyerek başkanlık sistemine karşı mücadele edeceklerini duyurdu.

Başkanlık sisteminin Türk siyasi kültürüne tamamen aykırı olduğunu söyleyen Özdağ, şunları kaydetti: “Yeni bir sistem arayışı Türkiye’yi kaosa götürecektir. Beka sorunu yaşayan ülkeler sistem değişikliği yapmaz, dünya tarihinde bunun örneği yok. Bunun bedelini toplum ağır öder.”

Özdağ, MHP tüzüğünün ‘partiye zarar veren beyanatlar’konusunu düzenleyen maddesi uyarınca dün MHP’den ihraç edilmişti.

Başkanlık sistemine karşı çıkan MHP’li milletvekillerinden Halaçoğlu, AKP’nin MHP’ye sunduğu taslakta başkanlık sisteminin gizlenmek istercesine ‘cumhurbaşkanı’ ifadesinin kullanıldığını belirterek şöyle konuştu: “Devlet Başkanı’na ister başkan ister cumhurbaşkanı deyin fark etmeyecek, başkanlık sistemi uygulanacaktır. Biz Türk milliyetçileri ve ülkücüler olarak Türkiye’nin ‘başkancı Reis rejimi’ne sürüklenmesine izin vermeme kararındayız.”

Başkanlık sistemini içeren anayasa değişikliğini tek başına referanduma taşıyabilmek için gerekli TBMM’de en az 14 sandalye desteğine daha ihtiyaç duyan AKP 39 sandalyesi bulunan MHP’ye güveniyor. Referandum için 330 oy gerekiyor.

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Özdağ: Bahçeli seçilirse Türkiye Kasım’da sandığa gidecek, her şey hazır

80975

MHP Genel Başkan Adayı Ümit Özdağ, “Türkiye Kasım ayında erken seçime gidecek. Bunun için her şey hazır. Kağıtlar hazır, baskı malzemesi hazır. Aslında kampanya da başladı” dedi.

MHP Genel Başkan Adayı Ümit Özdağ, 10 Temmuz’da yapılacak MHP kurultayında Bahçeli’nin yeniden seçilmesi durumunda AKP’nin seçime gideceğini ileri sürdü.

Habertürk’te yer alan habere göre, MHP genel başkan adaylarından Ümit Özdağ, Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ile birlikte Gaziantep’te partililerle bir araya geldi.

İftar yemeğinde konuşan Özdağ şu değerlendirmelerde bulundu:

“Milliyetçi Hareket Partisi’nin 10 Temmuz’da yapacağı kongresinde değişim olmazsa Türkiye Kasım ayında erken seçime gidecek. Bunun için her şey hazır. Kağıtlar hazır, baskı malzemesi hazır. Aslında kampanya da başladı. 29 Mayıs İstanbul Fetih mitingi Recep Tayyip Erdoğan’ın Kasım 2016 AK Parti için seçim kampanyasını başlattığı gündür. Eğer MHP’de değişim gerçekleşmezse başkanlık ve federasyonu bu seçimden çıkartmayı hedefliyorlar.”

Kaynak : http://www.haberdar.com/

MHP’de rahatsız eden ‘sessizlik’

mhp-de-rahatsiz-eden-sessizlik--6252805MHP yönetimi adı genel başkan adayı olarak dillendirilen Akşener, Aydın ve Özdağ’dan “tavır” bekliyor. Teşkilatlar ve delegeler kongre girişimlerine karşı markaja alınacak.

MHP’de muhalif kanat kongre toplanmasına dönük örgütlenme faaliyetlerini sürdürürken, genel merkez yönetimi, eski TBMM Başkanvekili Meral Akşener başta olmak üzere parti içinde olup ismi genel başkanlık yarışı için geçen isimlerin sessiz kalmasından rahatsız. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin karşısına çıkmak isteyen isimlerin tavrını, “şimdiden” belli etmesi gerektiğini düşünen genel merkez yönetimi, isminin dolaşmasına sessiz kalanlara dönük disiplin süreci başta olmak üzere bir dizi tedbirlere başvuracak.

İçeride hesaplaşma
MHP Genel Merkezi, 1 Kasım seçimlerine ilişkin teknik çalışmalarını yürütürken hazırlanacak raporlar doğrultusunda 14 ve 15 Kasım’da MYK ve il başkanlarını toplayarak parti içi değerlendirmelerini yapacak. Bahçeli, il başkanlarından illerindeki seçim sonuçlarına ilişkin analizler isteyerek, başarısızlığın yerel düzeydeki sebeplerini raporlaştırmalarını isteyecek. Bu raporlar genel merkezin hazırladığı raporlarla karşılaştırılacak. Oy kaybına neden olan etkenler yanında, önümüzdeki dönemde yapılacak işler konusunda da karar alınacak. Özellikle yeni Anayasa ve başkanlık sistemi gibi tartışmalar konusunda MHP’nin izleyeceği stratejinin temelleri, bu toplantıda atılacak. 
Saflar belli olsun 
Muhalif kanat, kongre toplanmasına dönük örgütlenme faaliyetlerini sürdürürken, genel merkez yönetimi, adı genel başkanlık yarışı için geçen isimlerin sessiz kalmasından rahatsız. Akşener’in yanı sıra eski Trabzon Milletvekili Koray Aydın ve Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ’dan “saflarını” belli etmeleri bekleniyor. MHP yönetimi, kapalı ortamlarda açıklanan görüşlerin açıkça kamuoyu ile de paylaşılması gerektiğini de savunuyor. Tavrını şimdiden belli etmeyen ve isminin piyasada dolaşmasına sessiz kalanların bu durumdan memnun kaldıkları ve duruma zımnen onay verdikleri anlamının çıkacağını düşünen genel merkez yönetimi, parti çıkarlarından öte kendi çıkarlarını gözeterek hareket edenler için disiplin süreci başta olmak üzere bir dizi tedbirlere başvurma hazırlığında.
Teşkilatlara markaj
Genel merkez yönetimi, MYK ve il başkanlarıyla yapılacaklar parti içi toplantılarının ardından tüm teşkilatlara giderek 1 Kasım’daki başarısızlığının gerekçeleri başta olmak üzere ikna çalışması yürütecek. Başkanlık Divanı’nın markaja alacağı teşkilatlardan ikna olmayanlara hoşgörülü davranılmayarak çeşitli yaptırımlar hayata geçirilecek. Son seçimde listelerde yer bulamayan partinin eskilerinin de yeniden ön plana çıkacağı, inisiyatif alabileceği öğrenildi. Liste dışı kalan partinin ak sakallılarına alanda görev verilebileceği kaydedildi.
 
Anketler yanılttı
MHP, 7 Haziran’da yüzde 16’nın üzerindeki oyunu koruyacağı, 1 Kasım’dan oylarını artıracağını hesaplayarak seçimlere hazırlanmıştı. Bunun sonucu olarak miting sayısı sınırlı tutulurken, kampanya da kısıtlı yürütüldü. Ancak sonuç beklenildiği gibi olmadı. Bu noktada genel merkezin bazı anketler nedeniyle yanıltıldığı öne sürüldü. Edinilen bilgiye göre genel merkeze sunulan bazı anketlerde “MHP’nin oylarında yükseliş olduğu, yüzde 18 bandına yükseldiği hatta Ankarave İstanbul gibi illerde beklentilerin üzerinde milletvekili sayısına ulaşacağı” öngörüleri yer aldı. Ancak sonuç anketlerin gösterdiğinden farklı ortaya çıktı.