CHP’li Erdoğdu: Erdoğan, iş adamları ve akademisyenleri çağırıyor, gece 12’den sonra Berat Albayrak’a ders vermeye geliyorlar

“Bu pek bir şey anlamıyor, anlatın”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a ekonomi ile ilgili “ders” vermesi için bazı iş adamlarını ve üniversitelerden akademisyenleri çağırdığını öne sürdü.

Halk TV’deki “Türkiye Nereye?” isimli programda konuk olan Erdoğdu, ekonominin gidişatıyla ilgili konuşurken, döviz kurunun 5.20’lere inmesine ilişkin, “Kurun 5.25’ye inmesi sizin mucizeniz değil. Amerikan Merkez Bankası hem parayı topluyor hem faizi arttırıyordu. Şimdi küresel kriz riskiyle büyük bir durgunluk geliyor.

Bu şu demek: ‘Bizde 5 şiddetinde bir deprem oluyor. Burada da 3 şiddetinde bir deprem başlarsa bizdeki 8’e çıkar’. Şimdi faiz artırımını biraz ertelediler. Avrupa Merkez Bankası biraz miktardan çekmeyi bırakınca fon arttı ve ondan Türkiye’ye biraz gelmeye başladı. Birinci etkisi bu. İkincisi sanayi çakıldı. Üretim yapılamadığı için döviz talebi yok. Bir de Çin’le ticaret savaşı, Londra’daki Brexıt meselesi… Bunlar üst üste gelince kur biraz dengede duruyor. Kur 5.25 ama faizin yüzde 24” dedi.

“Bu pek bir şey anlamıyor, anlatın”

Erdoğdu bu sözlerinin ardından da Albayrak’a Erdoğan’ın isteğiyle ders verildiğini öne sürdü. İddiayı güvendiği bir ismin kendisine anlattığını belirten Erdoğdu, “İstanbul’da sürekli bir dedikodu var. Tayyip Bey sürekli bazı iş adamlarını çağırıyormuş damada ders versinler diye. Marmara Üniversitesi’nden bazı hocalarla, gece geliyorlarmış. Yani dedikoduyu sevmem ama, güvendiğim biri dedi ki ‘Buna (ekonomiyi) verdik ama bu pek bir şey anlamıyor, anlatın’ diye gece 12’den sonra ders alıyormuş. Ama iddia. Duyduğumu söylüyorum. Ders alması iyi bir şey” ifadelerini kullandı.

https://t24..com.tr/

Başkanlık anayasasında dikkat çeken diploma ayrıntısı

Meclise sunulan anayasa paketinde Cumhurbaşkanı olma şartları değiştirildi. Değişiklik yürürlüğe girerse, Cumhurbaşkanı olmak için 4 yıllık üniversite mezunu olmak gerekmeyecek.

Meclise AKP ve MHP’nin ortaklaşa sunduğu Anayasa Paketi’nde dikkat çeken bir madde yer yerdi. Maddeye göre; Cumhurbaşkanı seçilme şartları arasında eğitim düzeyi “yüksek öğrenim yapmış” olarak değiştirilecek. Böylelikle Erdoğan’ın diploma tartışmalarının önüne geçilmesi düşünülüyor.

“DİPLOMA ARŞİVDEN ÇIKMADI”

Sözcü gazetesinden Zeynep Gürcanlı bugünkü “Kandırılanların kandırdıkları” başlıklı yazısında Anayasa Paketi’nde yer alan o maddeye de değindi. Gürcanlı şunları yazdı:

“Anayasa teklifine diploma ayarı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversite diploması, altı ay önce Türkiye’de büyük tartışma çıkarmıştı.

O kadar ki, Erdoğan bile geçtiğimiz haziran ayında yaptığı bir açıklamayla, Marmara Üniversitesi rektörüne ‘Arşivden çıkartın şunu, ne yapacaksınız yapın’ çağrısında bulunmuştu.

Hazirandan bu yana altı ay geçti, rektör hâlâ diplomayı arşivden çıkartmadı.

Ancak Türkiye’nin darbe-terör-ekonomik kriz gibi ağır gündem maddeleri içinde diploma konusu da kayboldu gitti.

Ta ki, AKP ve MHP’nin üzerinde uzlaştığı, Cumhurbaşkanlığı adı altında başkanlık sistemini getiren anayasa değişiklik teklifi TBMM’ye sunulana kadar.

Teklif gün yüzüne çıkınca, cumhurbaşkanı seçilme şartları arasındaki kritik bir değişiklik yapıldığı da

anlaşıldı.

Mevcut Anayasa’da Cumhurbaşkanı olmak için ‘dört yıllık üniversite mezunu’ olma şartı aranıyor.

Yeni Anayasa teklifinde ise ‘dört yıl‘ ibaresi kaldırıldı. Cumhurbaşkanı olmak için eğitim düzeyi şartı ‘yüksek öğrenim yapmış‘ olarak belirlendi.

Böylece, iki ya da üç yıllık yüksek okul mezunlarına da Cumhurbaşkanlığı yolu açıldı.

Kısacası…

Eğer Anayasa değişiklik paketi önce TBMM’den, ardından da referandumdan çıkarsa, 3 Kasım 2019’da yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diploması hiç konu olmayacak.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Savcılıktan Erdoğan’ın diplomasına ilişkin açıklama: Marmara’dan değil, İstanbul Üniversitesi’nden..

435955042Eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, konuyu AYM’ye taşıdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın üniversite diploması konusundaki tartışma, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararıyla farklı bir tartışmanın kapısını araladı. Üniversite diplomasının Marmara Üniversitesi’nden olduğunu açıklayan Erdoğan’ın aksine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı diplomanın İstanbul Üniversitesi’nden olduğunu karara bağladı. Eski YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

Cumhuriyet Başsavcılığı kararı, Halkın Kurtuluşu Partisi’nin açtığı bir dava sonucu geldi. Partinin avukatı Eminağaoğlu, dava sürecini ve kararı Sözcü’den Zeynep Gürcanlı‘ya anlattı.

Savcılık kararı İstanbul Üniversitesi

“Kamuoyuna sunulan belgeleri görürseniz, dikkat etmişsinizdir. Hepsinin üzerinde Marmara Üniversitesi diye yazıyor” diyen Eminağaoğlu, diplomalarla ilgili olarak Halkın Kurtuluşu Partisi adına, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ise suç duyurusunu işleme koymama kararı verdiğini söyleyen Eminağaoğlu, “Savcılık, suç duyurusunu işleme koymama kararında, Erdoğan’ın 1980/81 İstanbul Üniversitesi mezunu olduğunu açıkça ifade etme yoluna gitti. Savcılık, adeta işin esasına girip, nerede, ne zaman, nasıl okumuş gibi bir araştırmaya yönelip, Erdoğan’ın İstanbul Üniversitesi mezunu olduğu gibi bir değerlendirme yapmıştır” dedi.

Eminağaoğlu, Savcılık kararında “Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı adayı olmasının kamu tarafından verilmiş bir görev olarak addedildiğine” de dikkat çekerek, bunun da hukuki olmadığını söyledi. Eminağaoğlu şöyle konuştu;

“Savcılık verdiği kararın kesin olduğunu belirterek, itiraz hakkının yolunu da kesmiştir. Savcılığın bu kararı, hak arama özgürlüğü, seçme ve seçilme hakkı ihlali, adil yargılanma hakkının ihlali, gerçeğe ulaşma hakkının ihlalidir. Bu nedenle, Halkın Kurtuluş Partisi vekili olarak bu konuda Anayasa Mahkemesi’ne dün bireysel başvuruda bulundum.”

Eminağaoğlu, AYM başvurusundaki gerekçeleri de şöyle sıraladı:

* AİHS’nin 13. maddesinde düzenlenen Etkili Başvuru Hakkı’nın ve Hakikati Bilme Hakkı’nın, Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen Hak Arama Özgürlüğünün,

* AİHS 1. madde ile düzenlenen İnsan Haklarına Saygı Yükümlülüğü’nün, Eşitlik ilkesinin, Anayasanın 40. maddesinde düzenlenen haliyle Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması ilkesinin,

* Anayasa’nın aynı maddesinde düzenlenen “devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır” kuralının, dolayısıyla hukuk güvenliği ilkesinin ve Etkili Başvuru Hakkı’nın,

* AİHS 7 no.lu Ek Protokol’un 2. maddesinde düzenlenen iki dereceli yargılanma hakkının, bu nedenle Adil Yargılanma Hakkının,

* Yasal koşulları taşımayan bir aday ile seçim yarışmasına girildiği düşünüldüğünde EK-1 no.lu protokolün 3. maddesi ile düzenlenen “serbest seçim hakkı”nın,

* Başvurucunun siyasi parti olması nedeniyle talep ve suç duyurusunun işleme konulmaması ve dahi başvurucunun parti olması nedeniyle kararın tebliğ edilmemesi örgütlenme özgürlüğü/Dernek kurma hakkının (AİHS 11) ihlalini oluşturmaktadır.

Savcılık kararı ne diyor?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Halkın Kurtuluşu Partisi’nin yaptığı başvuruya ilişkin verdiği kararın ilgili bölümü aynen şöyle;

“Şikayet edilen Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olduğuna ilişkin belgenin Cumhurbaşkanlığı internet adresinden temin edilerek dosyasına konulmuştur.

Basına da yansıyan Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Zafer Gül’ün beyanında sayın Cumhurbaşkanı, T.C. İstanbul Üniversitesi İktisadi ve Ticari İlimler Akademesi Ticari Bilimler Fakültesinden 1980-1981 yılında mezun olduğu, kendi isteği ile 03 Nisan 1981 tarihinde geçici mezuniyet belgesi verildiği, Marmara Üniversitesi kurulmadan önce Sultanahmet’teki İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine bağlı olarak Aksaray’da 4 yıllık İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine bağlı Ticari Bilimler fakültesinin bulunduğunun belirtildiği.

Dosyada mevcut delil durumu nazara alındığında olayda unsurları itibariyle oluşmuş suç bulunmadığı anlaşılmıştır.”20160714172418_diploma-karar

Kaynak : http://t24.com.tr/

Savcı Celal Kara: Erdoğan’ın diploması yoksa HSYK’da kararları da yok hükmünde!

83168-icerik17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını yürüten savcı Celal Kara, HSYK tarafından hakkında verilen ve kesinleşen ihraç kararına ilişkin avukatı aracılığıyla Danıştay’a dava açtı.

Kara, dava dilekçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversite diplomasının sahte olduğuna yönelik iddiaların araştırılmasını talep etti.

Kara, Erdoğan’ın diplomasının sahte olması halinde hakkında verilen ihraç kararının ve mevcut HSYK’nın da kararlarının da yok hükmünde olacağına dikkat çekti. Kurula Cumhurbaşkanı tarafından atamalar yapıldığını, Cumhurbaşkanının diplomasının sahte olması halinde Cumhurbaşkanlığının düşeceği gibi, tüm kararların, kararnamelerin de geçersiz olacağını belirtti. Meslekten ihraca ilişkin lehte olan bu hususun kesinlikle aydınlatılması gerektiğini belirterek, talebe ekletti.

Kara, daha öncede Bolvadin’de kendisi hakkında Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği mülakat nedeniyle açılan “hakaret” davasında, Erdoğan’ın diplomasını isteyeceğini yakın çevresine beyan etmiş, ancak hakkında verilen yakalama kararı sonrasında yurt dışına gittiği ve teslim olmadığı için bu konudaki girişimin hangi safhada kaldığı öğrenilememişti.

İşte Celal Kara’nın Danıştay’a açtığı dava dilekçesinde yer alan diploma iddiaları ile ilgili bölüm: 

Müvekkil hakkında verilen meslekten çıkarma kararı , karar vermeye yetkili organlar tarafından alınmamıştır. Davalı idarenin dava konusu karar ve işlemi yetki unsuru yönünden açıkça hukuka aykırı olup yok hükmündedir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından seçilen üyelerin seçilme işlemleri yok hükmündedir. Bu üyelerin katılımı ile alınan kararlar da yok hükmündedir. Bu eksik idari işlemi yetki yönünden sakatlar. Şöyle ki ;

Kamuoyunda sıkça dile getirilmiş olması ve kimi üst düzey siyasi parti temsilcileri tarafından delile dayalı olarak iddia edilmiş olması sebebi ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın lisans diplomasının sahte olduğu iddiası ciddi bir iddiadır ve araştırılması gereken bir husustur.  

6271 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunun 6. maddesinin ilgili fıkrasında C.Başkanı adayının 4 yıllık fakülte mezunu olma şartı aranmaktadır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın 1981 yılında elden almış olduğu GEÇİCİ MEZUNİYET BELGESİ incelendiğinde , bu belgede ne dekanın mührü ne Erdoğan’ın resmi vardır. Halbuki aynı okuldan mezun olan başka kişilerin diplomaları incelendiğinde dekanın imzası üzerinde mühür olduğu ve öğrencinin resminin mevcut olduğu görülecektir. Kaldı ki Erdoğan’ın diplomasında Dekan olarak görünen Doc. Dr. Sinan ARTAN in imzasının dahi Erdoğan’ın diplomasında değişik olduğu diğer öğrencilerin diplomasının karşılaştırmasında da açıkça görülmektedir. Ayrıca bu konu gündeme geldiğinde Marmara Üniversitesinden tanzim edilen ve ne dekanın ne rektörün imzalarını taşımayıp Lisans Diplomasının incelendiğinde 1981 yılında Erdoğan’ın almış olduğu geçici mezuniyet belgesinde okul numarasının 2443 iken Marmara Üniversitesinden verilen lisans  Diplomasında ise 8345 olarak görünmektedir. Kaldı ki yine bu diplomada dekan olarak imzası bulunan Prf. Dr. Ömer Faruk BATIREL’in Erdoğan’ın mezun olduğu 1981 tarihinde Doçent olduğu 1982 yılında kurulan ve faaliyete geçen Marmara Üniversitesinde de prof. olarak 1982 yılında görevine başladığı ama Erdoğan’ın bu diplomasının üzerinde imzası olmadığı gibi Prof. olarak adı geçmektedir. 1982 yılında Prof. olmuş bir kişi 1981 yılında Doçent iken bu  diplomada Profesör olarak görünmesi bu diplomanın sahte olarak tanzim edildiğine dair ciddi emaredir. Bu iddianın kamuoyunda yoğun bir şekilde gündeme getirilmesinden sonra Marmara Üniversitesi’nin diploma sorgulanması yapılan internet sitesine erişimin engellenmesi düşündürücüdür. 

Sayın Yüksek Mahkeme’nin bu iddiaların sübutu açısından Marmara Üniversitesi arşivinden gerekli belgeleri celp ederek incelemesi gerekmektedir. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın lisans diplomasının sahte olduğunun tespiti halinde , seçilme yeterliliğine sahip olamadığı için Cumhurbaşkanı sıfatını hiç kazanamadığı hukuken tartışılmaz gerçektir. Bu nedenle Cumhurbaşkanı olarak aldığı kararlar , yaptığı atamalar ve seçimler yok hükmündedir. Aynı şekilde HSYK’ye üye seçimine dair kararlar da yok hükmündedir. Recep Tayyip Erdoğan tarafından seçilen HSYK üyelerinin katılımı ile alınan kararlarda aynı şekilde yok hükmündedir. 

Bu izahlar çerçevesinde kanuna uygun bir şekilde göreve getirilmeyen HSYK üyelerinin katılımı ile müvekkil hakkında verilen meslekten çıkarma cezası yetki yönünden sakattır.

Kaynak : http://www.haberdar.com – Arzu Yıldız

Erdoğan’a LYS daveti

2016-06-07_232248Devrimci Liseliler yayımladıkları açıklamayla üniversite diplomasının gerçekliği kanıtlanamayan Erdoğan’ın LYS’ye girmesini ve üniversite okumasını istedi…

Devrimci Liseliler yayımladıkları açıklamayla üniversite diplomasının gerçekliği kanıtlanamayan Erdoğan’ın LYS’ye girmesini ve üniversite okumasını istedi.

Yapılan açıklamada, “Erdoğan’ın üniversite diplomasının sahte olduğu ortaya çıktı”denilirken şu ifadelere yer verildi:

“Erdoğan bununla ilgili açıklamaları bir o kadar ilginç Marmara Üniversitesi rektörüne çağrı yapan Erdoğan; ‘Rektör Bey Diplomayı ortaya çıkarın’ dedi, Diplomanın sende olması gerekmiyor mu Erdoğan? Arşivler arandığında da Erdoğan’ın diploma kaydına rastlanmıyor. Anladığımız kadarıyla Erdoğan’ın fakültede hiç arkadaşı yoktu herhalde, kimse Erdoğan’ı Marmara Üniversitesi fakültesinde hatırlamıyor. Biliyoruz ki kanunlara göre Cumhurbaşkanı olmak için yükseköğretim diploması gerekiyor kanunsuzca iktidarı gasp eden Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığından düşürülmesi gerekiyor. Ee bir de onca yolsuzluk, hırsızlık suçlamasının yanında birde evrakta sahtecilikten de yargılanması gerekir. Üniversite diploması olmayan Erdoğan’a yaklaşan LYS sınavı öncesi liselilerin geleceğini 2 saatlik bir sınavla sınandığı, her yıl onlarca öğrencinin intihar ettiği, elemeci ve adaletsiz sınava girmesini öneriyoruz. Girsin ki iktidara geldiğinden beri oyuncak gibi oynadığı sınav sistemiyle boğuşan öğrencilerin halinden anlasın…”

avvb

Kaynak : http://odatv.com/

Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi diploma arşivine karartma

2016-06-07_233436

Marmara Üniversitesi diploma arşivinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce İstanbul Anadolu 5.Sulh Ceza Mahkemesi tarafından erişime engellendiği ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın diploması hakkındaki tartışmalar sürerken bir yeni gelişme daha meydana geldi.

Öğretim üyesi Zafer Yörük’ün Facebook sayfasında yaptığı bir paylaşıma göre Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce Marmara Üniversitesi’nin diploma arşivinin İstanbul Anadolu 5.Sulh Ceza Mahkemesinin 18-07-2014 tarih ve 2014/573 D.iş sayılı kararıyla erişime engellendiği ortaya çıktı.

Haberdar’da yer alan habere göre, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından erişim engellenmesine yapılan itiraz üzerine ise arşiv tekrardan erişime açılmış.

Geçtiğimiz günlerde Oda TV’de yayınlanan bir habere göre ise arşivlerde Erdoğan’a ait diplomanın yer almadığı ifade edilmişti.

Haberde “Marmara Üniversitesi’nin ‘bir diplomanın Marmara Üniversitesi tarafından verildiğini doğrulamak ( yani iş başvurusu yaptığınızda sunduğunuz diplomanın gerçek olup olmadığını sorgulanabildiği resmi bir sistem ) için kurduğu diploma doğrulama sisteminde Erdoğan’ın mezuniyet bilgileriyle sorgulama yaptığınızda herhangi bir kayıt bulunamıyor” denilmişti.

Kaynak : http://tr.sputniknews.com/

Cumhurbaşkanının avukatından Erdoğan’ın diplomasını talep eden yurttaşa kafa karıştıran cevap

70455-icerik

Erdoğan’ın avukatından “4 yarı yıl” koşulunu hatırlatan diploma savunması

 Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan ve Ankara Başsavcısı Harun Kodalak’a hakaret iddiası ile yargılanan Ahmet D’ın Ankara 39.Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davada Erdoğan’ın diplomasını istediği ortaya çıktı.

Ahmet D, Polatlı’da “paralel yapı” iddiası ile gözaltına alınmış, akabinde hakkında Cumhurbaşkanına hakaret davası açılmıştı. Ankara 39.Asliye Ceza Mahkemesinde “Cumhurbaşkanına hakaret”ten yargılanan Ahmet D, kendisinin paralel yapı ile alakasının olmadığını ancak bu suçlama ile gözaltına alındığını anlattı. Daha sonra hakkında Cumhurbaşkanına hakaretten açılan davaya ilişkin savunmasında,  MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun Erdoğan’ın diplomasına ilişkin yazıları delil olarak sundu. Ahmet D, Erdoğan için “Kendisi 4 yıllık fakülte mezunu değildir. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı görevini yapamaz. Dolayısıyla Cumhurbaşkanına hakaret suçu bu nedenle oluşamaz. Çünkü kendisi 4 yıllık fakülte mezunu değildir. Yusuf Halaçoğlu’nun tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum” dedi.

Bunun üzerine söz alan Cumhurbaşkanı avukatı ise “davanın esası olmayan bu beyanları kastın yoğunluğunu göstermektedir. Cumhurbaşkanına yönelik mezuniyeti ile ilgili çirkin yaklaşımları reddediyorum. 2547 sayılı kanunun 3 a maddesinde hüküm vardır. Buna göre yüksek öğretim tanımı orada yapılmıştır. Yüksek öğretim milli eğitim sistemi içerisinde, orta öğretime dayalı en az 4 yarı yılı kapsayan her kademedeki eğitim öğretimin tümüdür. Dolayısıyla cumhurbaşkanının ne Anayasa ne de siyasal olarak meştuiyeti ile ilgili zerre tartışma söz konusu değildir” dedi. Bunun üzerine Ahmet D. davanın Polatlı’da görülmesi gerektiğinin altını çizdi. Dosya Polatlı’ya gönderildi.

Polatlı 1.Asliye Ceza Mahkemesine alınan davada Ahmet D, Cumhurbaşkanının diplomasının ilgili kurumlara sorulmasını talep etti. Mahkeme talebi 28.06.2016 tarihinde değerlendireceğini belirterek davayı erteledi.

Cumhubaşkanına hakaretten yargılanan sanığın savunmasında geçen kanun maddesi ne diyor?

 Madde 3 – (Değişik: 17/8/1983 – 2880/1 md.)
 Bu Kanunda geçen kavram ve terimlerin tanımları aşağıda belirtilmiştir.
 a) Yükseköğretim: Milli eğitim sistemi içinde, ortaöğretime dayalı, en az dört yarı yılı kapsayan her kademedeki eğitim – öğretimin tümüdür.

6e2cc031-15cb-4199-99bd-bf198a9ee4a1rsm5748ba47641ed

Haberdar’a yazılı açıklama yapan Ahmet D, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanına hakaret davası nedeniyle hakkımda açılan davada sorgum esnasında gerekli savunmamı yaptiktan sonra, Benden şikayetçi olan RTE nin  diplomasının sahte olduğu ve bu nedenle C.Başkanlığının geçersiz olduğu ve TCK.nun 299. maddesinde belirtilen suçun gerçek manada kanunun aradığı şartlarda Cumhurbaşkanı olan kişiye karşı işlenirse bu suçun subutu halinde sanığın cezalandıralacağı iddiasında bulundum.

6271 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunun 6. maddesinin ilgili fıkrasında C.Başkanı adayının 4 yıllık fakülte mezunu olma şartı aranmaktadır.

RTE nin 1981 yılında elden almış olduğu GEÇİCİ MEZUNİYET BELGESİ inceleneceği üzere, bu belgede ne dekanın mührü ne Erdoğan’ın resmi vardır.

Halbuki aynı okuldan mezun olan başka kişilerin diplomaları incelendiğinde dekanın imzası üzerinde mühür olduğu ve öğrencinin resminin mevcut olduğu görülecektir.

Kaldı ki Erdoğan’ın diplomasında Dekan olarak görünen Doç. Dr. Sinan ARTAN in imzasının dahi Erdoğan’ın diplomasında değişik olduğu diğer öğrencilerin diplomasının karşılaştırmasında da açıkça görülmektedir.

Ayrıca bu konu gündeme geldiğinde Marmara Üniversitesinden tanzim edilen ve ne dekanın ne rektörün imzalarını taşımayıp Lisans Diplomasının incelendiğinde 1981 yılında Erdoğan’ın almış olduğu geçici mezuniyet belgesinde okul numarasının 2443 iken Marmara Üniversitesinden verilen lisans  Diplomasında ise 8345 olarak görünmektedir.

Kaldı ki yine bu diplomada dekan olarak imzası bulunan Prf. Dr. Ömer Faruk BATIREL’in Erdoğan’ın mezun olduğu 1981 tarihinde Doçent olduğu 1982 yılında kurulan ve faaliyete geçen Marmara Üniversitesinde de prof. olarak 1982 yılında görevine başladığı ama Erdoğan’ın bu diplomasının üzerinde imzası olmadığı gibi Prof. olarak adı geçmektedir.

Nasıl oluyor da 1982 yılında Prof. olmuş bir kişi 1981 yılında Doçent iken bu  diplomada Profesör olarak görünüyor bu da bu diplomanın sahte olarak tanzim edildiğini ortaya koymaktadır.

Hal böyle olunca 6271 sayılı kanun gereğince Erdoğan, C.Başkanı adayı olduğunda mutlaka talep dilekçesine bir üniversite diplomasını eklemesi gerekmektedir. Ekleyecek ve YÜKSEK SEÇİM KURULUDA Erdoğan’ın eklediği bu diplomayı inceleyerek kanunun aradığı şartlarda 4 yıllık bir üniversite mezunu olup olmadığını saptayacaktır.

Benim süre gelen bu davamda bu nedenle Erdoağın’ın Yüksek Seçim kuruluna sunmuş olduğu diplomasının tasdikli bir suretinin incelenmek üzere mahkemece celp edilmesi talebinde bulundum. Mahkeme 28.06.2016 tarihinde yapılacak duruşmada bu konuda bir karar verecektir.

O makamın gerçek sahibi olmadığı için TCK.nun 299 md.sindeki suçta kesinlikle oluşmamaktadır.

Böyle bir iddianın sanık tarafından sürüldüğünde de sanığın savunmasında bu ileriye sürdüğü ciddi iddiasına karşılık mahkemesinin de gerekli araştırmayı mutlaka yapması lazım yapamaz ise bu da sanık için SAVUNMA HAKKININ KISITLANMASI İLKESİNE aykırılık teşkil eder YARGITAYDA MUTLAKA böyle bir kararda BOZULMAYA mustahaktır.”

Erdoğan’ın sadece mezuniyet tarihi var, üniversiteye giriş tarihi yok!

Diğer taraftan Cumhurbaşkanlığı Resmi Sitesinde ve wikipedia’da Erdoğan’ın özgeçmişinde üniversiteden mezuniyet tarihi verilirken, okula giriş tarihi verilmiyor. Yine mezun olduğu fakültenin kuruluş tarihi ile Erdoğan’ın mezuniyet tarihi çelişiyor.

Üniversite Gazeteci Ayşe Hür’e mahkeme talep etsin yanıtını vermişti  
 
Diğer taraftan Gazeteci Ayşe Hür, tartışmaları bitirmek adına Marmara Üniversitesi’ne Erdoğan’ın diploması ile ilgili sorular yöneltmiş, ama üniversiteden gelen cevapta “özel hayat” denilerek bilgi paylaşımı yapılmamıştı.
1rsm5748b759623fc
2rsm5748b760b5e59
3rsm5748b76cea29f
 
 

Erdoğan’a doktora veren üniversiteye dava

universite-mansetErdoğan’ın St. John’s Üniversitesi ‘Fahri Hukuk Doktorası’nı 300 bin dolar bağış karşılığı aldığı iddia edildi.

Erdoğan 25 Ocak 2004’te fahri doktorasını aldı. Törende birlikte olduğu Dekan Cecilia Chang yolsuzluk suçlamaları nedeniyle intihar etti. Rektör Peder Harrington ise istifa etmek zorunda kaldı.

ABD’de yolsuzluk yaptığının ortaya çıkmasının ardından 2012’de intihar eden St. John’s Üniversitesi eski dekanlarından Cecilia Chang hakkındaki soruşturma dosyasından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la ilgili skandal bir belge ortaya çıktı. Belge, 12 Eylül döneminde aldığı üniversite diploması hala tartışma konusu olan Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde 2004’te ABD’den aldığı fahri hukuk doktorasıyla ilgili.

Cumhuriyet’ten Ali Açar ve Ali Çelikkan’ın haberine göre; Chang’in yargılaması sırasında mahkemeye sunulan deliller arasında yer alan mektup eski Alaska Valisi Senatör Frank H. Murkowski’e hitaben yazılmış. Chang mektupta ‘2004’te Erdoğan’a verilen Fahri Hukuk Diploması karışılığında Türk hükümetinin 300 bin dolarlık bir bağış yapacağı konusunda bir anlaşmaya varıldığından’ söz ediliyor. 2012’de duruşmaya çıktığı gün intihar eden Chang’le yargılama sırasında Türkiye’de de hesap açtığı belirleniyor. St. John’s Üniversitesi’ne fahri hukuk doktorası karşılığı ‘300 bin dolarlık fonun verilip verilmediğini’ soruları üzerine; üniversite yönetimi olayla ilgili kesinlikle konuşmak istemediğini belirtirken, Erdoğan’la ilgili sorulara yanıt vermekten kaçındı. “Kaçamak bir cevap verdiğim için üzgünüm” diyen üniversitenin sözcüsü Dominic Scianna, “Konuyla ilgili tek söyleyebileceğimiz Chang’in 17 Haziran 2010 günü üniversitemizle tüm ilişkisinin kesildiğidir. 2009 senesinde okulun başkanı Peder Donald J.Harrington, Chang’in gerçekleştirmiş olabileceği dolandırıcılıkla ilgili bir araştırma başlatılmasına karar verdi. Araştırmanın sonuçları üzerine Harrington ve yönetim kurulu, baş hukuk müşaviri Joseph Oliva’ya acilen bulguları emniyet görevlileriyle paylaşmasını söyledi. Üniversite soruşturma sırasında eyalet-federal yetkililerle topyekün işbirliği içerisindeydi ve kendilerinden istenen tüm bilgileri-belgeleri paylaştı” değerlendirmesini yaptı. Üniversitenin baş hukuk müşaviri Joespeh Oliva da, Chang’in eski avukatı Joel Cohen de konuyla ilgili sessiz kalmayı tercih etti.

ÜNİVERSİTE’DEN DOKTORA ALAN ÜNLÜ LİDERLER KİM?

Mübarek, Ciampi ve Erdoğan… Erdoğan, darbe ile devrilen eski Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ile eski İtalya Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Carlo Azeglio Ciampi’den sonra bu üniversiteden fahri doktora alan 3. lider olmuş.

ERDOĞAN’IN 27 FAHRİ DİPLOMASI VAR

St. John’s Üniversitesi dışında Erdoğan’ın fahri doktora aldığı üniversiteler şöyle:

İstanbul Ünivesitesi, Marmara Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Uludağ Üniversitesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Piri Reis Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi, Harran Üniversitesi, Kocaeli Ünivesitesi, Bayburt Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Kırım Üniversitesi, Bulgar Bilimler Akademisi, Girne Amerikan Üniversitesi, Gazze İslam Üniversitesi, Avrupa Madrid Üniversitesi, Priştine Üniversitesi, Kiev Üniversitesi, Ümmü’l-Kurra Üniversitesi.

KANIT MEKTUP 2004′DE YAZILDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde 2004 yılında ABD’de katolik St. John’s Üniversitesi’nden aldığı ‘Fahri Hukuk Diploması’nı 300 bin dolar karşılığı aldığı iddiasını kronolojik gelişimi özetle şöyle:

DÖNEMİN BAŞBAKANI ERDOĞAN’A DİPLOMA

25 Ocak 2004’te St. Jonh’s Üniversitesi düzenlediği törenle Erdoğan’a Fahri Hukuk Doktorası verdi. Erdoğan diplomasını almak için ABD’ye eşi Emine Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan ile birlikte gitmiş, kendilerine 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında “rüşvet ve nüfuz ticareti” suçlarını işlediği iddiasıyla soruşturma açılan eski AB Bakanı Egemen Bağış da eşlik etmişti. New York St. John’s Üniversitesi Dekanı Peder Harrington törende yaptığı konuşmada, Erdoğan’ın siyasi geçmişi ve özellikle İstanbul Belediye başkanlığı döneminde, İstanbul kentine yaptığı yararlı hizmetlerden söz etmişti. “‘Karizmatik ve yetenekli bir lider olan Erdoğan’ın özellikle küresel barış için harcadığı çabalara’” dikkat çeken Harrington, “Türkiye’nin bu yaklaşımını alkışladıklarını” kaydetmişti.

BAĞIŞI SENATÖRE ANLATTI

Erdoğan’a doktora verilmesinin ardından 8 Haziran 2004 tarihinde eski Alaska Valisi Frank H. Murkowski’e mektup yazan Cecilia Chang’in 300 bin dolar paradan bahsetmesi dikkat çekiyor. Chang mektubunda, “Size 18 Haziran’dan 15 Temmuz’a kadar (2004) Türkiye’de olacağımı haber vermek isterim. Bildiğiniz üzere Tayvan, bizlerle olan Akademik Gelişim Bağışı’nı yenilememe kararı aldı. Bu senenin 1 Ocak’ından itibaren onlardan fon almıyoruz. 25 Ocak 2004’te St. John’s Üniversitesi Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a Fahri Hukuk Doktorası verdi. Bu ödülü almadan önce, Türk hükümetinin Tayvan’ın yerini alarak üniversitemize senelik 300 bin dolarlık bir bağış yapacağı konusunda ortak bir anlayışa varıldı” diyor. Türkiye başbakanıyla uyum ve yakınlık içinde olduğunu dile getiren Chang, yine de 300 bin doları garantiye almak için Türk hükümetine ABD’nin siyasi sahnesinde önemli bir oyuncu olduğunu göstermek istemiş. Yakın dostu Vali Murkowski’den Başkan Bush’un Türkiye’ye yapacağı ziyarette heyetin içinde yer almasını sağlamasını isteyen Chang, “Kampanya yürüteceğim. Sanıyorum ki Başkan Bush, bir Türkiye ziyareti gerçekleştirecek. Eğer St. John Üniversitesi bu geziye ABD misafiri olarak davet edilirse ve birlikte temaslar gerçekleştirirse bu bizim için çok faydalı bir durum olur. Sizden bizim Türkiye’ye Başkan Bush’un misafiri olarak davet edilmemiz konusundaki gelişmeler ve fırsatlar hakkında haber bekliyorum” ifadelerini kullanıyor.

2009′DA PATLAK VERDİ

1 milyon dolarlık yolsuzluk skandalı 2009’da patlak veriyor. 2012 yılında dosya yargıya taşınıyor.

TÜRKİYE’DE HESAP İDDİASI

Türkiye’de Cecilia Chang’in yargılandığı mahkeme tutanaklarında Savcı Charles Kleinberg ve mahkeme, Chang’in kaçma şüphesi olup olmadığı üzerine bir tartışma yaşıyor. Bunun gerekçesi olarak Chang’in yurtdışındaki hesaplarınını gösteren Kleinberg, “Şu an endişeliyiz çünkü yurtdışında neleri olduğunu göremiyoruz. Sadece nerelerde olduğunu görebiliyoruz. Tayvan, Çin, Hong Kong ve Türkiye” ifadelerini kullanıyor.

2012′DE İNTİHAR ETTİ

Cecilia Chang, 6 Kasım 2012 günü mahkemede ifade vermesinden kısa süre sonra Queens’deki evine gidiyor. Evinde yangın başlatan Chang, aynı zamanda bileklerini keserek, kendini müzik sisteminin kablosuyla asarak yaşamına son veriyor.

REKTÖR İSTİFA ETTİ

Erdoğan’a ödülü verirken övücü sözler sarfeden Peder Harrington’un da pahalı saatler ve takım elbiseleri giyip lüks otellerde kaldığı, hatta Chang’den zarf içinde seneler içinde 400 bin dolar aldığı mahkemedeki ifadelerde yer aldı. Cecilia Chang’in üniversiteyi 1 milyon dolar dolandırdığının ortaya çıkmasının ardından Harrington, 2013 yılında üniversitenin başkanlığından istifa etmek durumunda kaldı.

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/

“Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı düşürülsün” talebi!

erdogan-671Erdoğan’ın diplomasının sahte olduğunu savunan HKP, YSK’ya başvurdu.

Halkın Kurtuluşu Partisi (HKP), Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) başvurarak, Tayyip Erdoğan’ın üniversite diplomasının sahte olduğu gerekçesiyle Cumhurbaşkanlığının düşürülmesini istedi. Halkın Kurtuluş Partisi adına avukatları tarafından YSK’ya verilen dilekçede, Erdoğan’ın seçilme yeterliliğine sahip olmadığının Cumhurbaşkanı seçimleri öncesinde de dile getirildiği, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu’nun, sahte diploma iddialarına Erdoğan tarafından yanıt verilmediği hatırlatıldı.

Halaçoğlu’nun iddialarından sonra Marmara Üniversitesi’nce basına servis edilen diplomada da Rektör ve Dekan imzasının olmadığı belirtilen dilekçede, son olarak yazar Ergün Poyraz’ın Erdoğan’a ait diploma aslını yayınladığı kaydedildi. Dilekçede, Poyraz’ın yayınladığı diploma ile daha önce Halaçoğlu ve Marmara Üniversitesi tarafından servis edilen diplomalar arasında çıplak gözle görülebilen ciddi bir fark olduğu belirtilerek, her ikisinin de sahte olduğu öne sürüldü.diploma-orta

SAHTELİĞİ KANITLANDI

Her iki durumda da, Erdoğan’ın mezun olduğu yılda, üniversitenin henüz kurulmamış olduğunun kesin olduğu belirtilen dilekçede, Anayasal ve yasal düzenlemelere göre Cumhurbaşkanı seçilmek için 4 yıllık üniversite eğitimi alınmasının şart olduğu ancak söz konusu ”Sahte” diplomaların’, Erdoğan’ın seçilme yeterliliğine sahip olmadığını gösterdiği öne sürüldü.

Dilekçede, Erdoğan’ın YSK’ya sunduğu diplomanın sahteliğinin Ergün Poyraz tarafından yayınlanan Noter Onaylı diploma ile kanıtlandığı öne sürülerek, “bu nedenle seçilme yeterliliği olmayan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığının düşürülmesi ve hakkında ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan hakkında suçundan suç duyurusunda bulunulması” istendi.

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/