17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını yürüten savcı Celal Kara, HSYK tarafından hakkında verilen ve kesinleşen ihraç kararına ilişkin avukatı aracılığıyla Danıştay’a dava açtı.
Kara, dava dilekçesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversite diplomasının sahte olduğuna yönelik iddiaların araştırılmasını talep etti.
Kara, Erdoğan’ın diplomasının sahte olması halinde hakkında verilen ihraç kararının ve mevcut HSYK’nın da kararlarının da yok hükmünde olacağına dikkat çekti. Kurula Cumhurbaşkanı tarafından atamalar yapıldığını, Cumhurbaşkanının diplomasının sahte olması halinde Cumhurbaşkanlığının düşeceği gibi, tüm kararların, kararnamelerin de geçersiz olacağını belirtti. Meslekten ihraca ilişkin lehte olan bu hususun kesinlikle aydınlatılması gerektiğini belirterek, talebe ekletti.
Kara, daha öncede Bolvadin’de kendisi hakkında Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği mülakat nedeniyle açılan “hakaret” davasında, Erdoğan’ın diplomasını isteyeceğini yakın çevresine beyan etmiş, ancak hakkında verilen yakalama kararı sonrasında yurt dışına gittiği ve teslim olmadığı için bu konudaki girişimin hangi safhada kaldığı öğrenilememişti.
İşte Celal Kara’nın Danıştay’a açtığı dava dilekçesinde yer alan diploma iddiaları ile ilgili bölüm:
Müvekkil hakkında verilen meslekten çıkarma kararı , karar vermeye yetkili organlar tarafından alınmamıştır. Davalı idarenin dava konusu karar ve işlemi yetki unsuru yönünden açıkça hukuka aykırı olup yok hükmündedir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından seçilen üyelerin seçilme işlemleri yok hükmündedir. Bu üyelerin katılımı ile alınan kararlar da yok hükmündedir. Bu eksik idari işlemi yetki yönünden sakatlar. Şöyle ki ;
Kamuoyunda sıkça dile getirilmiş olması ve kimi üst düzey siyasi parti temsilcileri tarafından delile dayalı olarak iddia edilmiş olması sebebi ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın lisans diplomasının sahte olduğu iddiası ciddi bir iddiadır ve araştırılması gereken bir husustur.
6271 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Seçim Kanunun 6. maddesinin ilgili fıkrasında C.Başkanı adayının 4 yıllık fakülte mezunu olma şartı aranmaktadır.
Recep Tayyip Erdoğan’ın 1981 yılında elden almış olduğu GEÇİCİ MEZUNİYET BELGESİ incelendiğinde , bu belgede ne dekanın mührü ne Erdoğan’ın resmi vardır. Halbuki aynı okuldan mezun olan başka kişilerin diplomaları incelendiğinde dekanın imzası üzerinde mühür olduğu ve öğrencinin resminin mevcut olduğu görülecektir. Kaldı ki Erdoğan’ın diplomasında Dekan olarak görünen Doc. Dr. Sinan ARTAN in imzasının dahi Erdoğan’ın diplomasında değişik olduğu diğer öğrencilerin diplomasının karşılaştırmasında da açıkça görülmektedir. Ayrıca bu konu gündeme geldiğinde Marmara Üniversitesinden tanzim edilen ve ne dekanın ne rektörün imzalarını taşımayıp Lisans Diplomasının incelendiğinde 1981 yılında Erdoğan’ın almış olduğu geçici mezuniyet belgesinde okul numarasının 2443 iken Marmara Üniversitesinden verilen lisans Diplomasında ise 8345 olarak görünmektedir. Kaldı ki yine bu diplomada dekan olarak imzası bulunan Prf. Dr. Ömer Faruk BATIREL’in Erdoğan’ın mezun olduğu 1981 tarihinde Doçent olduğu 1982 yılında kurulan ve faaliyete geçen Marmara Üniversitesinde de prof. olarak 1982 yılında görevine başladığı ama Erdoğan’ın bu diplomasının üzerinde imzası olmadığı gibi Prof. olarak adı geçmektedir. 1982 yılında Prof. olmuş bir kişi 1981 yılında Doçent iken bu diplomada Profesör olarak görünmesi bu diplomanın sahte olarak tanzim edildiğine dair ciddi emaredir. Bu iddianın kamuoyunda yoğun bir şekilde gündeme getirilmesinden sonra Marmara Üniversitesi’nin diploma sorgulanması yapılan internet sitesine erişimin engellenmesi düşündürücüdür.
Sayın Yüksek Mahkeme’nin bu iddiaların sübutu açısından Marmara Üniversitesi arşivinden gerekli belgeleri celp ederek incelemesi gerekmektedir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın lisans diplomasının sahte olduğunun tespiti halinde , seçilme yeterliliğine sahip olamadığı için Cumhurbaşkanı sıfatını hiç kazanamadığı hukuken tartışılmaz gerçektir. Bu nedenle Cumhurbaşkanı olarak aldığı kararlar , yaptığı atamalar ve seçimler yok hükmündedir. Aynı şekilde HSYK’ye üye seçimine dair kararlar da yok hükmündedir. Recep Tayyip Erdoğan tarafından seçilen HSYK üyelerinin katılımı ile alınan kararlarda aynı şekilde yok hükmündedir.
Bu izahlar çerçevesinde kanuna uygun bir şekilde göreve getirilmeyen HSYK üyelerinin katılımı ile müvekkil hakkında verilen meslekten çıkarma cezası yetki yönünden sakattır.










Bu konu hakkındaki yorumunuz