CHP’li Erdoğdu: Erdoğan, iş adamları ve akademisyenleri çağırıyor, gece 12’den sonra Berat Albayrak’a ders vermeye geliyorlar

“Bu pek bir şey anlamıyor, anlatın”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a ekonomi ile ilgili “ders” vermesi için bazı iş adamlarını ve üniversitelerden akademisyenleri çağırdığını öne sürdü.

Halk TV’deki “Türkiye Nereye?” isimli programda konuk olan Erdoğdu, ekonominin gidişatıyla ilgili konuşurken, döviz kurunun 5.20’lere inmesine ilişkin, “Kurun 5.25’ye inmesi sizin mucizeniz değil. Amerikan Merkez Bankası hem parayı topluyor hem faizi arttırıyordu. Şimdi küresel kriz riskiyle büyük bir durgunluk geliyor.

Bu şu demek: ‘Bizde 5 şiddetinde bir deprem oluyor. Burada da 3 şiddetinde bir deprem başlarsa bizdeki 8’e çıkar’. Şimdi faiz artırımını biraz ertelediler. Avrupa Merkez Bankası biraz miktardan çekmeyi bırakınca fon arttı ve ondan Türkiye’ye biraz gelmeye başladı. Birinci etkisi bu. İkincisi sanayi çakıldı. Üretim yapılamadığı için döviz talebi yok. Bir de Çin’le ticaret savaşı, Londra’daki Brexıt meselesi… Bunlar üst üste gelince kur biraz dengede duruyor. Kur 5.25 ama faizin yüzde 24” dedi.

“Bu pek bir şey anlamıyor, anlatın”

Erdoğdu bu sözlerinin ardından da Albayrak’a Erdoğan’ın isteğiyle ders verildiğini öne sürdü. İddiayı güvendiği bir ismin kendisine anlattığını belirten Erdoğdu, “İstanbul’da sürekli bir dedikodu var. Tayyip Bey sürekli bazı iş adamlarını çağırıyormuş damada ders versinler diye. Marmara Üniversitesi’nden bazı hocalarla, gece geliyorlarmış. Yani dedikoduyu sevmem ama, güvendiğim biri dedi ki ‘Buna (ekonomiyi) verdik ama bu pek bir şey anlamıyor, anlatın’ diye gece 12’den sonra ders alıyormuş. Ama iddia. Duyduğumu söylüyorum. Ders alması iyi bir şey” ifadelerini kullandı.

https://t24..com.tr/

Dündar’a göre iddianame ‘paçavra’: Cemaat’e yardım ve yataklıkta bir numara Erdoğan’dır

Cumhuriyet’in eski genel yayın yönetmeni Can Dündar, gazetenin yazar ve yöneticileri hakkında hazırlanan iddianamede yer alan suçlamaları yanıtladı.

Gazetenin son üç yılda 90 yıllık geçmişinin ve kuruluş felsefesinin tam aksi yönde değişime uğradığı öne sürülen iddianamede, Can Dündar’ın genel yayın yönetmenliğine getirilmesinin ardından gazetenin ‘FETÖ/PDY,’ PKK/KCK ve DHKP-C lehine çalışan bir yayın organına dönüştüğü savunulmuş, zanlıların ‘FETÖ’nün mesajlaşma programı olduğu öne sürülen ‘ByLock’ kullanıcılarıyla görüştüğü yer almıştı.

Fotoğraf: Reuters

‘Gülen’le en ufak bir destek satırı bulamazlar’

Periscope’ta yaptığı canlı yayında konuşan Dündar, iddianameyi ‘paçavra’ diye niteleyerek savcının gazetenin yayın politikasının değiştiğine ilişkin suçlamalarına şöyle cevap verdi: ‘Bir gazetenin yayın politikası nasıl olur da radikal bir değişim gösterir’ diye soruyor savcı. Buna verecek tek cevabım var: Sana ne? Bir savcı nasıl olur da bir gazetenin yayın politikasının nasıl olacağına karar verir? Bu nasıl bir faşizmdir. Nasıl bir diktatörlükte yaşıyoruz ki savcılar artık yayın politikalarının belirlenmesine karışıyorlar? Birkaç satır bile bulamazlar bu örgütlere yardımla ilgili. Bu savcıyı ilgilendirmemekle birlikte, yapacakları her araştırmada Gülen örgütüyle ilgili en ufak bir destek satırı bulamayacakları gibi bu gazete tarihi boyunca bu örgütlenmenin ne kadar büyük tehlikeler içerdiğini uyaran bir gazete oldu.”

Dündar gazetenin cumhurbaşkanının teröre destek verdiği imajı yarattığı iddiasını da yorumladı: “Ben mi doldurdum o silahları, o tırlara ve gönderdim? Burada suç yapanın mı, yoksa bunu yazanın mı? Cumhurbaşkanının teröre destek verdiği bir iddia değil, görüntüleriyle yayınladığımız, tüm dünyanın gözü önünde kanıtlanan bir gerçeklik. Kendisinin de reddetmediği bir gerçeklik. Bunu yazanı cezalandırarak, yapanı masum ilan edemezsiniz.”

‘Eleştirdiğim valiyle görüşmekle suçlanıyorum’

İddianamede, FETÖ’nün ‘polis akademisi imamı’ Önder Aytaç, eski Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı, eski savcı Muammer Akkaş, eski İstanbul valisi Hüseyin Avni Mutlu’yla iletişim kaydının yer aldığını söyleyen Dündar, bu kişilerle iletişimini ‘tek tek’ anlattı.

“Önder Aytaç’ı polis akademisine ben atamadım. Bu hükümetin içişleri bakanı atadı ve yıllarca orada tuttu. Bütün o polis yapılanmasını nasıl ele geçirdiğini çok iyi biliyoruz” diyen Dündar, Aytaç’la 2009 yılında kendisinin hazırladığı bir TV programı için iletişime geçtiğini ve programa katılan Aytaç’ın da hükümet adına Erdoğan’ın görüşlerini savunduğunu söyledi.

Dumanlı ile görüşmesinde, Rusya’da Fethullah Gülen’e ait okullarda çalışan öğretim üyelerinin CIA üyesi oldukları yolundaki iddiaya yer verdiği haberden dolayı tartıştıklarını ifade eden Dündar, aralarındaki bağlantıyı şöyle açıkladı: “Ekrem Dumanlı çok büyük tepki gösterdi. Yalancılıkla suçladı beni. Karşılıklı davalaştık. O Gülen’i savunuyordu. O telefon görüşmesine, davada yer verildi. 2011’de oldu bu. Biz 2011’de Ekrem Dumanlı ile bu tartışmayı yaparken hükümet ne yapıyordu? Recep Tayyip Erdoğan, Dumanlı ile gazetenin 25’inci yıl pastasını kesiyordu. Keşke o videoyu bulsanız da izleseniz.”

Mutlu ile de 15 Haziran 2013 gecesi Gezi Parkı eylemleri sırasında görüştüğünü ifade eden Dündar, “Valiyi eleştiren benim, şimdi valiyle görüşme yaptığım için suçlanıyorum. Nitekim o dönem yayınlanan haberde de görüşmeyi Halk TV’de anlattığım yazıyor” dedi.

Cemaat’e yardım yataklıkta bir numara Erdoğan’dır’

Dündar, eski savcı Akkaş’ın kendisini ve Cumhuriyet yazarı Ahmet İnsel’i ‘terör örgütü üyeliği’ iddiasıyla dinlediğini hatırlatarak, “Şimdi bizim telefonlarımızı dinleyen savcılarla işbirliği yapmakla suçlanıyoruz. O savcıları devletin içine bu hükümet yerleştirdi” diye konuştu.

Dündar sözlerini şöyle tamamladı:  “Savcı eline yüzüne bulaştırmış. Beş aydır beklediğimiz iddianame işte bu. Savcının şimdi devletin içine Gülencileri yerleştiren iktidarı sorgulaması gerekiyor. Bugün Gülen Cemaati’ne yardım ve yataklıktan dava açılacaksa, bunun bir numarası Recep Tayyip Erdoğan’dır.” 

Kaynakhttp://www.diken.com.tr/

Hüsnü Mahalli gözaltına alınmadan önce bu fotoğrafları göstermişti

Suriye konusunda en bilgili isim olan Hüsnü Mahalli gözaltına alındı. Mahalli bakın gözaltına alınmadan önce hangi fotoğrafları göstermişti.

Hüsnü Mahalli gözaltı kararı öncesinde Halk TV’de bu açıklamayı yapmıştı: Olağanüstü Halep Toplantısı’nın sebebi bu iki aşağılık adam. Bunları nasıl kurtarırız ! Ankara’nın derdi bu.

YouTube Preview Image
http://www.dailymotion.com/video/x556i4x

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/ – https://www.youtube.com – http://www.dailymotion.com/

Yandaş gazeteci hedef gösterdi… Hüsnü Mahalli gözaltına alındı

Gazeteci-yazar Hüsnü Mahalli’nin İstanbul’daki evinde polisin arama yaptığı bildirildi. Mahalli, aramanın ardından gözaltına alındı.

Cerablus doğumlu Suriyeli gazeteci Hüsnü Mahalli’nin İstanbul’daki evinde polisin arama yaptığı öğrenildi. Hüsnü Mahalli, aramanın ardından gözaltına alındı. Mahalli’nin gözaltı haberini CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, Twitter hesabından duyurdu.

Yarkadaş,”Gazeteci Hüsnü Mahalli’nin evindeyim. Gözaltı işlemi yapılıyor. Biraz sonra sağlık kontrolüne götürülecek. Suçlama Türkiye Cumhuriyeti’ni aşağılama… Hüsnü Mahalli’nin sağlık durumu sıkıntılı… Kullandığı ilaçlar var… Morali gayet iyi…” dedi.

A Haber hedef göstermişti

İktidara yakınlığıyla bilinen A Haber kanalında yayımlanan ‘Sabah Ajansı’ programının sunucusu Erkan Tan, Gazeteci-Yazar Hüsnü Mahalli’yi ‘Sen katilin itisin’ sözleriyle hedef almıştı.

Hüsnü Mahalli, Twitter’da “Beş Körfez ülkesi 20 aydır Yemen’e saldırıyor ama medyada bir tek haber yok. Suriye ordusu Halep’i teröristlerden temizliyor medyada kıyamet! Libya’da 4 yıldır herkes herkesi boğazlıyor boğazlattırılıyor medyada haber yok. Suriye ordusu Halep’i katillerden temizliyor medyada kıyamet!” diye yazmıştı.

Bu mesajları televizyonda yayımlayan Erkan Tan, Hüsnü Mahalli’ye “Sen katilin itisin” dedi. Tan, Mahalli’ye “Bu alçak, bu hain” ithamlarında bulunmuştu.

Gözaltına alınan Hüsnü Mahalli’den ilk mesaj

Ayşenur Arslan’ın Halk TV’de yaptığı açıklamalardan satır başları şöyle: 
“Hüsnü Mahalli’ye Halk TV’de yayına çıkacağım bir mesajın var mı dedim? Mahalli de  “Türkiye’yi ve bölgeyi sevmenin bedeli bu işte” dedi.

HÜSNÜ MAHALLİ’NİN EVİNDE NE BULUNDU?

Hüsnü Mahalli’nin evinden gözaltına alınması sırasında orada olan CHP’li Yarkadaş, ‘’Hüsnü Mahalli’nin evinde yapılan aramada, ayakkabı kutusunun içinde para çıkmadı. Evde bol kitap ve bol gazete çıktı’’ diye konuştu. Yarkadaş, “Mahalli’nin evinde ne arandığını anlamış değilim” ifadesini de kullandı.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/