Başkanlık anayasasında dikkat çeken diploma ayrıntısı

Meclise sunulan anayasa paketinde Cumhurbaşkanı olma şartları değiştirildi. Değişiklik yürürlüğe girerse, Cumhurbaşkanı olmak için 4 yıllık üniversite mezunu olmak gerekmeyecek.

Meclise AKP ve MHP’nin ortaklaşa sunduğu Anayasa Paketi’nde dikkat çeken bir madde yer yerdi. Maddeye göre; Cumhurbaşkanı seçilme şartları arasında eğitim düzeyi “yüksek öğrenim yapmış” olarak değiştirilecek. Böylelikle Erdoğan’ın diploma tartışmalarının önüne geçilmesi düşünülüyor.

“DİPLOMA ARŞİVDEN ÇIKMADI”

Sözcü gazetesinden Zeynep Gürcanlı bugünkü “Kandırılanların kandırdıkları” başlıklı yazısında Anayasa Paketi’nde yer alan o maddeye de değindi. Gürcanlı şunları yazdı:

“Anayasa teklifine diploma ayarı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversite diploması, altı ay önce Türkiye’de büyük tartışma çıkarmıştı.

O kadar ki, Erdoğan bile geçtiğimiz haziran ayında yaptığı bir açıklamayla, Marmara Üniversitesi rektörüne ‘Arşivden çıkartın şunu, ne yapacaksınız yapın’ çağrısında bulunmuştu.

Hazirandan bu yana altı ay geçti, rektör hâlâ diplomayı arşivden çıkartmadı.

Ancak Türkiye’nin darbe-terör-ekonomik kriz gibi ağır gündem maddeleri içinde diploma konusu da kayboldu gitti.

Ta ki, AKP ve MHP’nin üzerinde uzlaştığı, Cumhurbaşkanlığı adı altında başkanlık sistemini getiren anayasa değişiklik teklifi TBMM’ye sunulana kadar.

Teklif gün yüzüne çıkınca, cumhurbaşkanı seçilme şartları arasındaki kritik bir değişiklik yapıldığı da

anlaşıldı.

Mevcut Anayasa’da Cumhurbaşkanı olmak için ‘dört yıllık üniversite mezunu’ olma şartı aranıyor.

Yeni Anayasa teklifinde ise ‘dört yıl‘ ibaresi kaldırıldı. Cumhurbaşkanı olmak için eğitim düzeyi şartı ‘yüksek öğrenim yapmış‘ olarak belirlendi.

Böylece, iki ya da üç yıllık yüksek okul mezunlarına da Cumhurbaşkanlığı yolu açıldı.

Kısacası…

Eğer Anayasa değişiklik paketi önce TBMM’den, ardından da referandumdan çıkarsa, 3 Kasım 2019’da yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diploması hiç konu olmayacak.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Zarrab için hazırlanan arama emrinde 3 eski bakan ile Halkbank Eski Müdürü de var

basliksiz-1-405ABD’de tutuklu bulunan Reza Zarrab’ın avukatları, Zarrab’ın tutuklanma sürecinde yaşanan “usulsüzlükler” nedeniyle, savcılığın ele geçirdiği tüm kanıtların “geçersiz” sayılması için mahkemeye dilekçe sundu.

Avukatların dilekçesinin ekinde ise, Mahkemenin Zarrab hakkındaki yakalama ve arama kararı yer aldı. Zarrab hakkındaki arama kararında, Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren bir ayrıntı da ortaya çıktı;

Arama kararında mahkeme, Zarrab’ın eski Bakanlar Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Erdoğan Bayraktar ile, Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’la “yaptığı ileşitime”ilişkin bilgilere de ulaşılmasına izin vermiş.

Bunun anlamı şu; Savcı Bharara, Zarrab’ın Türkiye’de isimleri 17 Aralık soruşturma dosyasında geçen üç eski bakan ile Halkbank eski Genel Müdürü’yle ilişkilerini de “suç olasılıkları içinde” sayarak, bunlar için mahkemeden arama izni istemiş ve almış.belge-1

BİR DE GİZLENMİŞ İSİM VAR

Zarrab hakkında mahkeme tarafından verilen arama kararında, araştırma izni verilen Zarrab’la bağlantılı tüm şirketler ve kişiler tek tek sayılmış. Ancak Zarrab’ın avukatlarının kamuoyuna açıkladıkları bu arama kararında, bazı şirketlerin ve bir tek kişinin adı da, yine mahkeme kararıyla”kapatılmış” durumda.

Mahkemenin araştırılması için onay verdiği isimler şöyle;

“Reza Zarrab, Rıza Zarrab, Rıza Sarraf, Babak Zanjani, Abdullah Happani, Zafer Calgayan (arama emrinde Zafer Çağlayan’ın soyadı Calgayan olarak geçiyor) Erdoğan Bayraktar, Muammer Güler, Barış Güler ve Süleyman Aslan.”

17 Aralık soruşturmasında Zarrab’la ilişkili olarak adı geçen bir diğer eski Bakan, Egemen Bağış’ın ismi ise arama emrinde geçmiyor.

İsimler arasında bir isim ise, mahkeme kararıyla karartılmış durumda.

HALK BANKASI DA VAR

Yine Reza Zarrab’ın ilişkilerine ilişkin arama izni dahilinde yer alan şirketlerin isimleri de tek tek sayılmış durumda. Arama izninde, Reza’nın sahip olduğu bilinen şirketler dışında, İran’ın devlet kurumlarının yanı sıra şirketler içerisinde Halk Bankası da bulunuyor. Şirketler arasında da bazılarının isimleri, yine mahkeme kararıyla mühürlenmiş durumda.

AVUKATLARI; REZA’NIN CEP TELEFONUNA USULSÜZ OLARAK GİRİLDİ

Avukatların verdiği dilekçede, Reza Zarrab’ın cep telefonu ve ipadine FBI’ın, ABD yasalarının öngördüğü şekilde değil, gümrük memurlarına telefonun giriş kodunu sordurarak ulaştığı, bu nedenle telefondan elde edilen tüm kanıtların geçersiz sayılması gerektiği yer alıyor.

Yine dilekçede, Reza Zarrab’ın avukat istemesine rağmen kendisine avukat sağlanmadan bazı sorular sorulduğu, kendisinden mal varlığını yazmasının istendiği, Reza’nın da bunu verdiği ifade ediliyor. Avukat istemesine rağmen sağlanmadan alınan bu bilgilerinde mahkeme tarafından “geçersiz kanıt” olarak kabul edilmesi isteniyor.

ERDOĞAN BAYRAKTAR: ZARRAB DAVASIYLA İLGİM YOK. ABD YANLIŞ YAPIYOR

17 Aralık olayının ardından görevden alınan eski Bakanlardan Erdoğan Bayraktar, ABD’deki Zarrab dosyasında isminin geçmesine tepki göstererek, “benim Zarrab’la bir ilgim yok. ABD yanlış yapıyor” dedi.

Bayraktar Sözcü’ye yaptığı açıklamada, “Biz görevden alınırken, üç tane bakan görevden alındı; Zafer Çağlayan, Muammer Güler ve ben. Egemen Bağış görevden alınmadı. Amerikalılar, bizim görevden alınma belgemiz üzerine ismimizi o dosyaya koymuşlar. Yoksa benim Zarrab davasıyla uzaktan yakından hiçbir ilgim yok” dedi.
17 Aralık’ta ortaya çıkan iddialarda da, kendisinin Zarrab’la ilişkili olarak adının geçmediğini vurgulayan Bayraktar, “Ben Zarrab’ı ne tanırım, ne bilirim, ne telefonla konuştum. Sadece bir kez, benim de katıldığım bir törende hazır bulunmuş. Onu da zaten daha sonra öğrendim” dedi.
Kendisinin yakın zamanda ABD’ye gittiğini, hakkında herhangi bir işlem, bir arama emri bulunmadığını da vurgulayan Erdoğan Bayraktar, “Buradaki dosyadan, bakanların görevden alınmasına ilişkin belgeyi alıp, oraya koymuşlar. Bu konudaki bilgilerin esası Türkiye’de. Savcılık’ta var, TBMM’deki soruşturma komisyonunda dosyalar vardı, gazetecilerde var. Allah için, siz bilmiyor musunuz benim Zarrab’la hiç alakam olmadığını?”

Kaynak : Zeynep Gürcanlı – http://www.sozcu.com.tr/