‘O günü’ anlatacak

Muharrem İnce

24 Haziran’da CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce, günler sonra ilk kez televizyona çıkacak. İnce’nin 24 Haziran ve sonrasına ilişkin konuşması bekleniyor.

24 Haziran seçimlerinin ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay çağrısı yapmaması üzerine bayrak açan Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce , günler sonra ilk kez bugün televizyon programına çıkacak. İnce’nin konuşmasında hangi zorlukları yaşadığını, cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinden önceki süreci, 24 Haziran gecesi neden açıklama yapmadığını ve son çıkışlarının nedenini açığa kavuşturacağı belirtiliyor. Sert bir konuşma yapması beklenen İnce’nin resmi imza toplama girişimine de açıklamalarının ardından başlayacağı belirtiliyor. Siyasi kulislerde ise olağanüstü kurultay karşısında genel merkez’in en büyük kozunun yerel seçimler olduğu konuşuluyor.

Edinilen bilgiye göre; İnce Habertürk TV’de katılacağı programda, cumhurbaşkanı adayı gösterilmesinden önceki sürecin detaylarını kamuoyuyla paylaşacak. Siyasi kulislerde aday belirleme sürecinde Kılıçdaroğlu’nun İnce’yi aday göstermeye “mecbur” kaldığını savunanların yanı sıra anketlerin İnce’yi işaret etmesi nedeniyle İnce isminin öne çıktığı belirtiliyor. İnce’nin tüm bu sürece kendi açısından netlik kazandırması bekleniyor. Programda İnce’nin 24 Haziran gecesi neden açıklama yapmadığını ve son çıkışlarının nedenini açığa kavuşturacağı kaydediliyor. Kampanya sürecinde parti nedeniyle yaşadığı sorunları da kamuoyuyla paylaşması beklenen İnce’nin, verilen söz verilmesine karşın listelerde ekibinin büyük çoğunluğunun yer almamasına karşı duyduğu tepkiyi de dile getireceği belirtiliyor. İnce’nin kamuyoyuna yapacağı açıklamaların ardından imza toplama işlemine resmen başlanacağı dile getiriliyor. İnce’ye yakın isimler, imza sayısının 500’e yaklaştığını belirterek, resmi imza toplama girişiminden sonra 3 gün içinde yeterli imza sayısı olan 630’u bulacaklarına inanıyor.

Toplasalar tartışma biterdi

Genel Merkez kanadı ise İnce ve ekibinin yeterli imzayı bulamayacağı görüşünde ısrarlı. Yeterli imza bulunabilseydi bugüne kadar olağanüstü kurultay çağrısının çoktan yapılacağına dikkat çeken Genel Merkez, yeterli imza bulunsaydı tartışmaların da son bulacağını belirtiyor.

Yeni dönem masaya yatırılacak

İmza tartışmalarının yanı sıra genel merkezde yeni döneme ilişkin hazırlıklar başladı. Bugün seçimden sonraki ikinci kapalı grubuna toplayacak olan CHP , özellikle yeni gelen milletvekillerine yönelik oryantasyon gerçekleştirecek. Toplantıda yeni sistemin ve nasıl bir muhalefet izleneceğinin detaylarıyla konuşulacağı belirtiliyor.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Sandıktan soru işaretleri çıktı

24 Haziran seçimlerinin üzerinden 1 hafta geçti, kesin sonuçlar 5 Temmuz’da açıklanacak. Ancak sorular yanıtsız, sorunlar çözümsüz.

Seçim günü yaşananların birçoğu soru işaretine dönüştü, aradan geçen bir haftada soru işaretleri büyüdü, birçoğu net ve akılcı bir yanıt verilmedi. Yaşananlar ve akılda kalan sorular şöyle:

YSK sandık sayısını bilmiyor mu?

YSK’nin sandık sayısı ile ilgili kararı 4 Mayıs cuma günü Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı. YSK’nin söz konusu 371 No’lu kararında, “Yurt içinde 181 bin 129 sandıkta 56 milyon 345 bin 891 seçmen oy kullanacaktır. Yurtdışında ise; ‘tahmini’ 3 milyon 10 bin 725 seçmen 3 bin 167 sandıkta oy kullanacaktır” ifadeleri yer aldı. Yani YSK işe, yurtiçinde ve yurtdışında toplam 184 bin 296 sandık “tahmini” ile başladı. AA ise aynı gün YSK Başkanı Sadi Güven’in “tahmini” sandık sayısını 180 bin 896 olarak bildirdiğini aktardı. Ancak 26 Haziran’da açıkladığı kesin olmayan sonuçlarına göre YSK, 188 bin 8 sandığın yüzde yüzünü açtı. Açıklamalar arasındaki rakam farkları açıklanamadı.

İhlaller neden önüne geçilmedi?

Başta Şanlıurfa Suruç olmak üzere Şırnak, Mardin, Diyarbakır, Van ile Ankara olmak üzere pek çok sandık bölgesinde; toplu oy kullanma, seçmenin iradesine kabinde müdahale, oy kullanılmasının engellenmesi, açık oy kullanmaya zorlama, sandık kurulu üyelerinin ve müşahitlerin sandıktan uzaklaştırılması, sandık çevresinde silahlı kişilerin bulunması gibi çeşitli ihlaller yaşandı. Seçilmiş muhtarların, insanların seçme özgürlüğünü oy kullandırmayarak engelledikleri görüldü. İtiraz edenler örgütlü gruplar tarafından yaralandı, yaşamını yitirdi.

Nasıl bu kadar hızlı sayıldı?

Oy verme işleminin sona erdi ancak ihlal iddiaları sona ermedi. Ancak YSK, 1 saat 45 dakika sonra, 18.45’te seçim sonuçlarına ilişkin yayın yasaklarının kalkacağını duyurdu. İki pusula tek zarftan ibaret oyların sayım işleminin 1 saat 45 dakikada açıklanmaya başlanabilir hale gelmesinin kendisi bile bir soru işareti oluşturdu.

Ölüler oy kullandı mı?

Erken seçim kararı bile alınmadan, Mart ayında, CHP’nin eski Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne ait belgeler ile açıklamalar yaptı. 2 milyon 537 bin kişinin ölü olduğunu, ancak vatandaşlık numarası verilerek sahte kimlikler oluşturulduğunu açıkladı. Ölmüş bir kişinin kayıtlarında harf değişikliği, doğum ölüm tarihleri gibi konularda değişiklikler yapıldığını belirten Pekşen iddiasını bir adım daha ileri taşıyarak, “Hiç dünyaya gelmemiş kişilere de sahte vatandaşlık numarası vermişsiniz” dedi. Pekşen’in iddiasının, 24 Haziran seçimlerini ilgilendiren kısmı ise “Bu kayıtlarda sağ görünen insanlara seçmen kartı çıkarılmış mıdır?” sorusunun hiç verilmeyen yanıtının altında kaldı.

AA’nın ‘test’i nasıl tuttu?

AA’nın verileri ile ilgili seçimlerden önce bir olay daha gündeme geldi. Hükümete yakın TVnet kanalında, 19 Haziran’da yayımlanan bir programda, ekranda AA’nın seçim tablosunun oy oranlarını belirdi. Tabloda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yüzde 53, İnce’nin yüzde 26, Akşener’in yüzde 12, Demirtaş’ın yüzde 7, Karamollaoğlu’nun yüzde 1 ve Perinçek’in yüzde 1 oy aldığı görüldü. Ekranda bir anda beliren tabloda il il sonuçlara da yer verildi. AA, bu yayının seçim akşamı sonuçların sağlıklı bir şekilde abonelere iletilmesi için bir test olduğu belirtildi. 24 Haziran günü kurulan sandıktan çıkan sonuçlarla test yayanındaki sonuçların birbirine yakın olması dikkat çekti. Sözcü Gazetesi yazarı Soner Yalçın, AA Genel Yayın Yönetmeni Murat Mutanoğlu’nun, test yayını ekranlarına yansıtan TVNET’in kurucu kadrosundan olduğunu yazdı.

Manipülasyon mu var?

Seçim sonuçlarının açıklanmaya başlaması ile kamu yayıncısı Anadolu Ajansı’nın, hem sandık güvenliğinden sorumlu görevlileri, hem de oyunu çoktan kullanıp sonuçlara yansıdığının peşine düşen seçmenin algısını bozmaya yönelik yayın yaptığı iddiaları yükseldi. CHP Sözcüsü Bülent Tezcan, 19.15’te, kameraların karşısına geçti. AA’nın sandık sonuçlarını nasıl yayımladığını anlattı. Tezcan, “AA, yüzde 70.72 ile başladı. Bizim verilerimize göre 9 bin 638 sandık açıldığında Muharrem İnce yüzde 40.35, Erdoğan yüzde 46.58, Meral Akşener yüzde 7.25 oy seviyesinde, Selahattin Demirtaş yüzde 4.06 oy oranında. AA ise yüzde 3’ken yüzde 70 oran açıkladı. Çok açık bir manipülasyon” dedi.

Yüzdeler neden açıklanmadı?

YSK’nin çelişkileri: YSK Başkanı Sadi Güven, seçimden bir gün önce sandık sonuçlarının 24 Haziran geceyarısı 24.00’ten önce açıklamayı ümit ettiklerini bildirmişti. Ancak Güven’in kameraların karşısına geçmesi, 03.00’ü buldu. Güven, “Recep Tayyip Erdoğan’ın geçerli oyların salt çoğunluğunu aldığı anlaşılmaktadır” dedi, ama Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki alınan yüzdeleri açıklamadı.

Kesin sonuçlar neden ertelendi?

YSK Başkanı Güven, seçim günü kesin sonuçların 29 Haziran cuma günü açıklanabileceğini duyurmuştu. Ancak bu daha sonra 5 Temmuz’a ertelendi. Kesin sonuçların 29’unda açıklanacağına ilişkin tahminin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birinci turda tamamlanmaması durumunda hazırlandığı, ancak birinci turda tamamlanması nedeniyle normal milletvekili seçim sürecinin işletileceği açıklandı.

Tutanaklar neyi bekliyor?

YSK, daha önce yaptığının aksine sandık tutanaklarını açıklamak için bu kez kesin sonuçların açıklanmasını bekledi. Vatandaşların en azından kendi sandıklarındaki sonuçları görmesi, partilerin kendi görevlileri aracılığıyla elde ettiği tutanakları karşılaştırması için 2014 yılından bu yana işleyen sistem için YSK Başkanı Güven, “Sandık sonuç tutanakları taramak suretiyle sisteme koyuyoruz. Tüm vatandaşlarımız inceliyor. Bu seçimde tutulan ve sisteme büyük oranda işlenen tutanakları da seçim sonuçları kesinleştikten sora vatandaşımıza açacağız. Sistem yorulmasın diye 5-10 günlük bir kesinti yaptık” dedi.

AA’nın internet sitesinde hala yayınlanan seçim sonuçları ile YSK’nin açıkladığı kesin olmayan sonuçlar arasında sandık, seçmen, toplam oy, geçerli oy rakamlarında büyük farklar dikkat çekiyor. Bunun en belirgin örneği ise ise AKP’nin aldığı oy sayısı ve oy oranlarında kendisini gösteriyor. YSK’nin 26 Haziran’da açıkladığı kesin olmayan sonuçlara göre AKP, yüzde 41.85’lik oy oranına ulaştı. Ancak AA, o günden bu yana AKP hanesinde görülen yüzde 42.56 oranını değiştirmedi. YSK ile AA arasındaki bir diğer büyük fark ise AKP’nin topladığı toplam geçerli oy sayısı. YSK’ye göre AKP’nın aldığı toplam oy 20 milyon 980 bin 956. AA’ye göre ise AKP 21 milyon 335 bin 579 oy topladı. AA’nın, AKP’nin hanesine YSK’ye göre 354 bin 623 fazla oy yazdığı görülüyor. 

AA’ya sorular

Finansmanını en az TRT kadar halkın vergilerinden sağlayan kamu yayıncısı Anadolu Ajansı, seçim akşamı 2 binden fazla yayın kuruluşuna, sandıkların sonuçlarını duyurdu. 13 dilde yayın yapan AA; görevlilerinin sandıklar açıldıktan sonra, ıslak imzalı tutanağı merkeze ileteceğini duyurdu. Ancak “Sistemimizi siber saldırılara karşı koruyacağımızı, eleştirilere cevap vermek yerine işimize odaklanacağımızı ve ne olursa olsun verileri hiç bekletmeden anında aboneye ulaştırarak kesintisiz, hızlı ve doğru veri akışını gerçekleştireceğimizi söylemiştik. Bugün çalışanlarımızla birlikte milletimize verdiğimiz sözü yerine getirmenin huzuru içerisindeyiz” açıklamasını yapan AA, şu sorulara yanıt vermedi:

AA’nın görevlileri kim? Muhabir mi?

AA, 24 Haziran günü 188 bin sandığın başında birini mi görevlendirdi? AA ‘görevlileri’ her sandıkta mı, sandıkların bulunduğu her okulda mı? Sandıkların bulunduğu 50 bine yakın okulda görevlendirme yapılabildi mi? AA görevlileri 957 ilçe seçim kurulunda mı görevlindirildi?

Yayın yasağının kalkmasından sonra AA, nasıl YSK’den da hızlı bir şekilde verileri topladı ve yayınladı? AA görevlilerinin sonuçları il seçim kurullarından alması demek ise kesin olmayan sonuçları açıklaması için YSK kadar geç kalması gerek.

AA, parti müşahitlerinden, partilerin ilçe veya il başkanlıklarından bilgi alabilir mi?

Adil Seçim Plat formu’na sorular

Millet İttifakı’nı oluşturan muhalefet partileri, onlarca sivil toplum kuruluşu ve sivil inisiyatif, seçimlerin çok öncesinde; sözkonusu “tekel” yayınına alternatif olmak, AA’nın erkenden açıkladığı büyük yüzdelerle algı operasyonu iddialarının ortaya çıkmasını engellemek için Adil Seçim Platformu adıyla yola çıkmıştı. “YSK bile sonuçları bizden öğrenecek” iddialı çıkışına karşın, sistem varoluş amacını işletemedi. YSK’nin yayın yasaklarını kaldırıldığı 18.45’ten 21.00’a kadar tek bir veri açıklanamadı. Merkezdeki verilerin basın mensupları için aktarılacağı söylenen ekrana çok uzun süre Halk TV canlı yayını aktarıldı. Platformun gönüllüleri, esas amacı, yani sisteme tutanak yollamayı uzun süre başaramadı. İnternet sitesine de uzun süre ulaşılamadı.

Gönüllüler ellerindeki tutanakları neden sisteme kaydedemedi?

Sistemin elde ettiği ilk veriler geç açıklandı ancak nihai sonuç neden açıklanmadı?

Tüm bu sorunlar yaşanırken, 22.13’te “Büyükşehirler henüz sistemlere tam olarak yansımış durumda değil. Umudunuzu kaybetmeyin TV ekranlarındaki manipülasyonlara aldanmayın bu seçim ikinci tura kalmıştır” açıklaması hangi veriye dayanarak yapıldı?

Sisteme kaydedilemese de daha sonra yapılacak itirazları kolaylaştırması beklenen, YSK’nin partilere gönderdiği ancak vatandaş kullanımına açmak için kesin sonuçları beklediği tutunaklar nerede? Siyasi partilerin genel merkezlerine gönderildi mi?

Seçimleri muhalefet kazansaydı da, kamunun bilgi edinmesi açısından sağlıklı veri sağlanabilecek miydi?

Kaynak : Sinan Tartanoğlu – http://www.cumhuriyet.com.tr/

Kılıçdaroğlu yeniden CHP Genel Başkanı, geçersiz oyların Atatürk’e verildiği iddia ediliyor

4789000289912CHP’nin 35. Olağan Kurultayı’nda Parti Meclisi seçimi çarşaf liste ile yapılacak.

CHP 35. Olağan Kurultayı’nda tek başına girdiği seçimde 990 oy alan  Kemal Kılıçdaroğlu yeniden Genel Başkan seçildi.  248 geçersiz oyun büyük bölümünde delegelerin oy pusulasınaMustafa Kemal Atatürk yazdığı iddia edildi. CHP kulislerinde bu Kemal Kılıçdaroğlu’na bir tepki olarak değerlendirildi. Kılıçdaroğlu, 1100 delegenin imzası ile tek başına aday olmuştu. CHP’nin 1275 delegesi bulunuyor. Parti Meclisi seçimi, çarşaf liste ile yapılacak. CHP’de kurultaya sayılı günler kala önce Muharrem İnce, ardından da Umut Oran genel başkan adaylığından çekildiğini açıklamıştı. Genel başkan adaylarından Mustafa Balbay ise adaylık için gereken 120 imzayı toplayamadığı için aday olamadı. Balbay, “92 imzaya ulaştık, mevcut durumda aday olamıyorum” demişti.

CHP 35. Olağan Kurultayı bugün Ankara Arena Spor Salonu’nda ‘Demokrasi, Değişim ve Kardeşlik Kurultayı’ sloganıyla yapıldı. Kılıçdaroğlu’nun dün akşam Yalova Milletvekili Muharrem İnce ile bir görüşme yaptığı öğrenildi. Görüşmeye ilişkin konuşan İnce, kendisine PM üyeliği teklif edildiğini kendisinin de kabul etmediğini söyledi ancak CHP Genel Merkezi, görüşme talebinin İnce’den geldiğini ve PM üyeliği teklifinin yapılmadığını belirtti. 92 imza toplayan Mustafa Balbay Genel Başkanlık için aday olamadı. 

CHP’nin 35. Olağan Kurultayı’nın yapılacağı Ankara Spor Salonu’na davetliler erken saatlerde gelmeye başladı. Kurultayı izlemek için gelenler, yoğun güvenlik önlemleri altında salona alındı. Kurultayın gerçekleştiği salona Mustafa Kemal Atatürk ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun posterleri asıldı.       

AKP’liler terk etti
Kemal Kılıçdaroğlu’nun kongrede Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik ‘diktatör’ şeklindeki benzetmeleri üzerine kongreye katılan AKP Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve beraberindekiler kongreyi terk etti.

Özdağ, “Kılıçdaroğlu’nun konuşması sırasında biraz durakladım ama baktım ki eleştiri dozunu kaçırıyor, benim bunu kabul etmem mümkün değildi ve salonu terk ettim. Kendilerini daha nezaketli, daha dikkatli uslup kullanmaya davet ediyorum, temiz bir dil kullanmaya davet ediyorum. Yüzde 52 oyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’na siz nasıl diktatör dersiniz. Bu, ülkemize ihanet, demokrasimize ihanet. Ben Kılıçdaroğlu’nu kınıyorum, kınadığımı belli etmek için de bir tepki koymam lazımdı” dedi.

Salona, “Özgür basın varsa, özgür toplum vardır”, “Baskı ve zulüm düzeni CHP ile bitecek”, “Savaşın değil, barışın partisiyiz”, “Türkiye bizimle özgürleşecek”, “Barışı birlikte inşa edeceğiz”, “Demokrasiyi biz getirdik, biz yücelteceğiz” ve “Ey özgürlük” yazılı pankartlar asıldı. Salonda, Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü de pankart olarak yer aldı.     Salonda CHP’nin eski Genel Başkanları İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Deniz Baykal, Hikmet Çetin ve Altan Öymen’in fotoğrafları da yer aldı.

Ayakta alkışlandı

Kılıçdaroğlu, partisinin 35. Olağan Genel Kurultayı için saat 10.35’te Çukurambar’daki evinden eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile birlikte ayrıldı. Evinin önünde gazetecilerle tokalaşan Kılıçdaroğlu ve eşi, 10.50’de protokol kapısından kurultayın yapılacağı salona giriş yaptı.      

Partililer Kılıçdaroğlu’nu salona girişinde ayağa kalkarak alkışlar ve sloganlarla karşıladı. Kılıçdaroğlu ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu da partililere alkışla karşılık verdi ve salon içinde tur attı.    

Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi daha sonra protokol bölümünde kendileri için ayrılan yerlere oturdu. Bu sırada partililer “Halkın umudu Kılıçdaroğlu” ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları attı.    

Balbay: Aday olamıyorum

CHP’nin 1200 delegesi bulunuyor ve en az 120 imzayı toplayan isimler kurultayda genel başkanlığa aday olabiliyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına aday olarak çıkan İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’ın 120 imzayı bulamadığı belirtildi.  Balbay, “92 imzaya ulaştık, mevcut durumda aday olamıyorum” dedi.  

Eski genel başkanlardan Deniz Baykal’ın salonda Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve diğer eski başkanlarla birlikte oturmaması dikkat çekti. Baykal, salonun bir ucunda Antalya il örgütü ile birlikte kurultayı takip etmeyi tercih etti.

Elçi’nin mesajına alkış

Bir süre önce silahlı saldırıda öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi’nin kurultaya gönderdiği mesaj, büyük alkış aldı. Elçi gönderdiği mesajda, “Yaşamın en zor anında acımı paylaştığınız için teşekkür ederim. Gelecek günlere inancınızı yitirmeden çalışmalarınızda başarılar dilerim” dedi.

Kurultayın, Türkiye’ye, bölgeye ve dünyaya hayırlı olmasını temenni eden Kılıçdaroğlu, salonda bulunanları, “Ülkeye emek verenler başta olmak üzere, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, CHP’nin şehitleri, çocuklar, gençler, şehitler, ülkenin bütün insanları için” saygı duruşunda bulunmaya ve  İstiklal Marşı’nı okumaya çağırdı.       

Kurultay delegelerinin imzasıya kendisine gelen yazıyı okuyan Kılıçdaroğlu, delegelerin Divan Başkanlığı’na, eski İstanbul İl Başkanı Murat Karayalçın’ı önerdiğini söyledi.               

Daha sonra Karayalçın, delegelerin oyuyla Divan Başkanlığı’na seçildi.  

Can Dündar ve Erdem Gül’den mektup

Karayalçın, Genel Başkan Kılıçdaroğlu aracılığıyla kendisine iletilen tutuklu gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün mektubunu da kürsüden okudu. Hürriyet’teki habere göre, mektup salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu.

“CHP Kurultay”na ifadesiyle başlayan mektupta, şunlar kaydedildi:

“CHP’nin 35. Kurultayı, Türkiye’de medyanın en ağır baskı döneminde toplanıyor. Biz o baskıya direnen, halkın gerçekleri öğrenme hakkını savunan gazeteciler olarak 52 gündür Silivri’de hapis yatıyoruz. Tutukluluk koşullarında bile direnmeye, korkutma çabalarına inat doğru bildiğimizi daha gür bir sesle yazıp, söylemeye devam ediyoruz. Bu mücadelemizde ilk günden beri bizi hiç yalnız bırakmayan başta sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP’nin tüm milletvekillerine ve vefakar örgütlerine içtenlikle teşekkür ediyoruz. Özgür ve demokratik bir Türkiye’nin inşasında bağımsız ve cesur bir basının önemini hatırlatıyor ve dayanışma duygularıyla kurultayınıza başarılar diliyoruz.” 

Karayalçın, mektubu okuduktan sonra Başkanlık Divanı üyelerini oylamaya sundu. 

Divanın oluşmasından sonra, kurultay çalışmalarına başladı.   
Muharrem İnce ve Umut Oran kongrede aday olmamalarına rağmen salonda yerlerini aldılar. Muharrem İnce kurultay salonunda partililerle bol bol selfie çektirdi

CHP kurultayında dikkat çeken isimlerinden biri ise CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’in oğlu oldu. Sedat Peker’in dün Twitter hesabından gündeme getirdiği bazı iddialardan sonra Tekin’in oğluyla kongreye gelmesi bir mesaj olarak değerlendirildi. Tekin yaptığı açıklamada, “Bu bir mesaj değil, oğlum son 3 kongredir kurultaya geliyor. O kişiyi hiç ciddiye almıyoruz ama selam verenin selamını alırız” şeklinde konuştu.

İnce’ye teklif mi var?

Kılıçdaroğlu, kurultay öncesi Yalova Milletvekili Muharrem İnce ile görüştü. Dün akşam saatlerinde yapıldığı öğrenilen görüşmenin, Kılıçdaroğlu’nun daveti üzerine gerçekleştiği iddia edildi.           

Yaklaşık yarım saat süren görüşmede, Kılıçdaroğlu’nun İnce’ye Parti Meclisi üyeliği teklif ettiği, İnce’nin ise bu teklifi “teşekkür ediyorum ancak arkadaşlarımla çalışacağım” diyerek kabul etmediği ileri sürüldü.

CHP: PM üyeliği önerilmedi

CHP Genel Merkez yönetiminden, “İnce’ye PM üyeliği önerildi” haberlerinin doğru olmadığı açıklaması geldi. Genel merkez kaynakları, “Görüşme talebi de sayın Genel Başkan’dan değil İnce’den geldi. Görüşmede kendisine PM üyeliği yapılması da sözkonusu değildir” dediler.

Kurultayda, çalışma ve hesap raporları üzerinde, yaklaşık 40 kişi söz talebinde bulundu. Karayalçın, bu şekilde devam etmesi halinde konuşmaların 6 saati bulacağını belirterek, konuşma sürelerinin en çok 5 dakikayla sınırlı tutulması uyarısında bulundu. Eski ve yeni milletvekilleri, örgüt yöneticileri, kürsüde parti ve ülke gündemine yönelik görüşlerini, eleştirilerini ifade ediyor.

Kılıçdaroğlu salondan ayrıldı

Kemal Kılıçdaroğlu, 1 saat 15 dakika süren konuşmasının ardından, eşi Selvi Kılıçdaroğlu ile dinlenme odasına geçti. Kılıçdaroğlu, daha sonra salondan ayrıldı.           

CHP 35. Olağan Kurultayı’nda kabul edilen tüzük değişikliğine göre, milletvekili seçimlerinde “kontenjan aday” uygulaması bir dönemle sınırlandırıldı.
 CHP 35. Olağan Kurultayı’nda, parti tüzüğündeki yapılması öngörülen değişiklikler ve Tüzük Komisyonu raporu delegenin onayına sunuldu.

Delegeler tarafından oy çokluğu ile kabul edilen değişikliğe göre, milletvekili seçimlerinde “kontenjan aday” uygulaması bir dönemle sınırlandırıldı. Bir aday iki dönem üst üste kontenjandan yararlanamayacak. Bir yıl dolmadan seçimlerin yenilenmesi durumunda ise bu kural uygulanmayacak.

CHP’nin tüzüğünde yapılan diğer bir değişiklik ise Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeliklerinin yapısına yönelik. Değişikliğe göre Genel Başkan MYK’ya atayacağı kişi sayısına kendisi karar verecek. Mevcut tüzüğe göre, CHP MYK’sı en az 17 kişiden oluşuyor.

Yapılan değişiklikle, tüzükteki “MYK en az 17 kişiden oluşur” ifadesi, “MYK, Genel Başkanın belirleyeceği sayıda genel başkan yardımcıları ve genel sekreterden oluşur” şeklinde değiştirildi.

Bir diğer değişikliğe göre de seçimlerin bir yıl dolmadan yenilenmesi durumunda, Parti Meclisi milletvekili adayları ön seçim şartı uygulanmadan, merkez yoklamasıyla belirlenebilecek. Bu değişiklikle, ön seçimden çıkan adayların bir yıl dolmadan seçimlerin yenilenmesi durumunda hak kaybı yaşamasının önüne geçiliyor.

Bu arada, değişikliklerin oylanması sırasında yapılan itiraz üzerine Divan Başkanı Murat Karayalçın, delegelerden kartlarını kaldırarak oylamaya katılmalarını istedi. Delegelerin kartları sayılarak, oylama tamamlandı. 

Kurultay da genel başkanlık seçimi için 72 kabinde 24 sandık kuruldu. Oy verme işlemi 22:30’da başladı.

Kemal Kılıçdaroğlu saat 23:00’da oy kullanmak için Arena Spor Salonu’na geldi. Kılıçdaroğlu, ‘Başbakan Kemal’, ‘Halkın umudu Kılıçdaroğlu’, ‘Gençlik Seninle Durma İlerle’ sloganlarıyla oyunu 1 Numaralı sandıkta kullandı. Kılıçdaroğlu, “Yeni bir sayfa açacağız türkiye’de demokrasiyi getireceğiz. Özgürlükleri getireceğiz. İşsizlikle mücadele edeceğiz. Yoksulun fakirin garibin gurabanın partisi olacağız. Onların hakkını savunacağız.”  Diye konuştu. Oy kullanma işlemi için 23:15’te sona erdi. Sandıklar açılmaya başlandı.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun oy kullandığı 1 numaralı sandığın sonuçları açıklandı. 53 kişinin oy kullandığı 1 numaralı sandıktan Kemal Kılıçdaroğlu’na 40 oy çıkarken 10 oy boş çıktı. 

Yeniden Genel Başkan

Kemal Kılıçdaroğlu oylama sonunda 990 geçerli oyun tamamını alarak yeniden Genel Başkanlığa seçildi. 248 oy ise geçersiz sayıldı. 248 geçersiz oyun büyük bölümünde delegelerin oy pusulasına Mustafa Kemal Atatürk yazdığı iddia edildi. CHP kulislerinde bu Kemal Kılıçdaroğlu’na bir tepki olarak değerlendirildi.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Muharrem İnce: Önce muhalefeti değiştireceğiz

pageCHP’li Muharrem İnce olağanüstü kurultay çağrısında bulundu.

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce Meclis’te açıklamalarda bulundu. Olağanüstü kurultay çağrısı yapan İnce, “Soma’da, Suruç’ta, Reyhanlı’da katliamlar olduğunda sorumsuz bir hükümet var üstüne alınmıyor. Ankara’da bomba patlıyor, hükümet üstüne alınmıyor. Hükümete benzeyen bir CHP anlayışı olamaz. Ortada başarısızlık varsa çıkıp kendisini seçenlere hesabını verecek. Sizi bu delegeler seçti, toplayın olağanüstü kurultayı gelin hesabınızı verin. Amasız bir CHP istiyoruz. Ama yok. Tavır koyacak bir CHP istiyoruz” dedi.

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce Meclis’te açıklamalarda bulundu.

“6 SEÇİMDE BAŞARILI OLAMAMIŞ BİR CHP 2019’DA SEÇİMLERİ NASIL BAŞARI İLE ATLATACAK?”

CHP’nin 6 seçimde başarılı olamadığını söyleyen İnce, “Lider olağanüstü durumlardan güvenli limanlarına yanaştırabilen kişidir. 1 Kasım öncesinde olağanüstü koşullar vardı. Şimdi daha olağanüstü koşullar var. Şimdi tek başına iktidar var. Daha büyük olağanüstü koşullar var. Türkiye’nin vicdanına sesleniyoruz. 6 seçimde başarılı olamamış bir Cumhuriyet Halk Partisi var. 7. Seçimde bunun başarılı olacağını söyleyen bir Allah’ın kulu var mı? Ne olacak, hangi büyük değişim olacak da, 6 seçim yenilmiş bir parti, 2019’daki Cumhurbaşkanlığı, milletvekili seçimini yerel yönetimler seçimini nasıl başarı ile atlatacak? Kim başarı şansı görüyor. Ben göremiyorum” dedi.

“RECEP TAYYİP ERDOĞAN, 6 KEZ YENDİĞİ BU YÖNETİMİ YENİDEN YENECEKTİR”

İnce, “Hatta önümüze referandum gelirse, başkanlık sistemi gelirse Recep Tayyip Erdoğan, 6 kez yendiği bu yönetimi yeniden yenecektir. Ben bunu görüyorum. Vicdanınıza sesleniyorum. Türkiye’nin vicdanına sesleniyorum. Bir otobüse biniyorsunuz, o otobüs 6 kez yolda kaza yapmış. 7’nciye aynı firmadan bilet alır mısınız?” diye sordu.

“TÜRKİYE’NİN CHP’YE, CHP’NİN DE BÜYÜK BİR DEĞİŞİME İHTİYACI VAR”

Türkiye’nin CHP’ye, CHP’nin de büyük bir değişime ihtiyacı olduğunu vurgulayan İnce, “Türkiye’nin Cumhuriyet Halk Partisi’ne ihtiyacı var. Cumhuriyet Halk Partisi’nin de büyük bir değişime ihtiyacı var. Bir yenilenmeye, iddia ortaya atmaya ihtiyacı var” açıklamasında bulundu.

“BU MUHALEFET AKP İKTİDARINI DEĞİŞTİREMİYOR O ZAMAN MUHALEFETİ DEĞİŞTİRECEĞİZ”

Muhalefetin değişmesi gerektiğini belirten İnce, “Bu ülkede büyük bir çoğunluk AKP iktidarının değişmesini istiyor. Ancak bu muhalefet AKP iktidarını değiştiremiyor. O zaman yapılacak bir iş var. Muhalefeti değiştirmek. Önce muhalefeti değiştireceğiz. Sonra da değişen muhalefet iktidarı değiştirecek. Başka da şansımız yok” dedi.

“ÜLKE ELDEN GİDİYOR, CUMHURİYET ELDEN GİDİYOR”

İnce, “Vakti gelmiştir bu topraklarda ciddiyet ilan etmeliyiz. Herkesi ciddi olamaya davet ediyorum. Ülke elden gidiyor, Cumhuriyet elden gidiyor. Muharrem İnce’nin genel başkan olma sevdası değildir bu. Partinin önüne bu seçeneği koyuyoruz. Önümüzde büyük belalar var. Bu yönetim bu belaları atlatamaz diyorum. Söz vicdanların olmalıdır, sokağın olmalıdır. Bu karanlık ortamda tek umut adresi vardır. O da Cumhuriyet Halk Partisi’dir” dedi.

“BU YENİLENME NORMAL SÜREÇTEKİ OLAĞAN KURULTAYDA, YA DA OLAĞANÜSTÜ KURULTAYDA SAĞLANIR”

Yenilenmenin iki koşulda gerçekleşebileceğini belirten İnce, “Bu yenilenme iki türlü sağlanır: Bir normal süreçteki olağan kurultayda, İki, Olağanüstü kurultayda. 1 Kasım’da seçim var. Seçimden 15 gün önce Hakkari’de il kongresi yapılıyor. Oyumuz yüzde bir. Hangi telaş seçimden 15 gün önce il kongresine taşıyorsunuz partiyi. Seçime 21 gün kala Karaman’da neden il kongresi yapıyorsunuz? Bu telaş niye?” diye konuştu.

“DELEGE SEÇİMİ YAPILMIYOR PARTİDE ANAHTAR TESLİM PAKET DELEGE YAZILIYOR”

İnce, “Delege seçimi yapılmıyor partide. Anahtar teslim paket delege yazılıyor. Bu delegeler mevcut kurultay delegeleri sayın genel başkanımızı seçmişlerdir. Seçmeni ikna etmek gerekir delegeleri değil. Arkamda duran delegeler sayın genel başkanımızı seçmişlerdir. Hatta iki kez seçmişlerdir. Ne oldu da kendinizi seçen delegelerden korkar hale geldiniz. Ben yeni seçilen delegelere de güveniyorum. Ama bu telaş neden?” dedi.

“TÜRKİYE’NİN SORUNLARINI ÇÖZEMEZSİNİZ SADECE İSTİKŞAFİ YAPARSINIZ”

İnce, “Kendinizi seçen delegelere neden güvenmiyorsunuz? Seçmeni değiştiremiyorum bari kurultay delegeleri değiştirip koltukta oturayım. Orada oturabilirsiniz ama işe yaramaz. Türkiye’nin sorunlarını çözemezsiniz. Sadece istikşafi yaparsınız. Derdimiz istikşafi değil. Olağanüstü koşullardan başarılı çıkan bir CHP istiyoruz. Bizim kaybımız ülke. Bazılarının kaybı koltuk olabilir. Bu ülkede Aleviler, Atatürkçüler, Cumhuriyetçiler, solcular, laikler kendini yenilmiş hissediyor” açıklamasında bulundu.

“TOPLAYIN OLAĞANÜSTÜ KURULTAYI GELİN HESABINIZI VERİN”

Olağanüstü kurultay çağrısı yapan İnce, “7 Haziran’da oyu düşen bir Cumhuriyet Halk Partisi, genel merkezini önünde şenlik yapabiliyor. Soma’da, Suruç’ta, Reyhanlı’da katliamlar olduğunda sorumsuz bir hükümet var üstüne alınmıyor. Ankara’da bomba patlıyor, hükümet üstüne alınmıyor. Hükümete benzeyen bir CHP anlayışı olamaz. Ortada başarısızlık varsa çıkıp kendisini seçenlere hesabını verecek. Sizi bu delegeler seçti, toplayın olağanüstü kurultayı gelin hesabınızı verin. Amasız bir CHP istiyoruz. Ama yok. Tavır koyacak bir CHP istiyoruz. PKK terör örgütüdür nokta. Aması falan yok. Laikliği savunamaz olduk bugün. Dindarlık, başımızın üstünde dindarlar. Amasız bir laiklik savunması” diye konuştu.

“YUNANİSTAN’DA PASOK’A BAKIN GELECEĞİMİZİ GÖRÜN”

İnce, “Cumhuriyet Halk Partisi üyelerine, kurultay delegelerine sesleniyorum. Yunanistan’da PASOK’a bakın geleceğimizi görün. PASOK’un haline düşmek istemiyorsak bugünden önlem almalıyız. Türkiye ayrışıyor. Golü atan futbolcunun mezhebini sorgulayan bir ülke olabilir mi? Nobel almış bilim insanının etnik kökenini sorgulayan bir ülke olabilir mi?” diye sordu. 

“ŞEHİT CENAZESİNE ALEVİ OLDUĞU İÇİN CENAZEYE KATILMAYAN BİR DEVLET ERKANI OLABİLİR Mİ?”

İnce, “Şehit cenazesine Alevi olduğu için cenazeye katılmayan bir devlet erkanı olabilir mi? Bir ülkenin ortasında Kırşehir’de kitabevi yakılıyorsa ve CHP hala umut olamıyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir. Sınavlara, yargıya olan güven çökmüşse, medyaya, Diyanet’e güven yoksa Haberleşme özgürlüğü yoksa …ve biz CHP olarak hala yüzde 25’ten memnun bir haldeysek bu partinin, Türkiye’nin silkinmesi lazım” dedi. 

“OLAĞAN KURULTAYIMIZI DA BİR HAFTAYA YAYALIM ESKİDEN OLDUĞU GİBİ CHP’NİN İKTİDARINI KURALIM”

İnce, “Herkesi ciddi olmaya davet ediyorum. Bir an önce CHP’nin olağanüstü kurultayının toplanmasının doğru olacağını düşünüyorum. Sorumlular hesap versin. Sonraki olağan kurultayımızı da bir haftaya yayalım. CHP’nin eski günlerinde olduğu gibi. Türkiye’nin bütün sorunlarına neşter atalım. CHP’nin iktidarını kuralım” dedi.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Melih Gökçek’in Muharrem İnce planı tutmadı!

ince-mansetCHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce ile AKP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasında ‘’Gecikmeli tavuk tartışması” çıktı.

İnce, 30 Mart 2014’de yapılan yerel seçimleri öncesinde bir TV kanalında “AKP, yüzde 49 oy alsın bırakırım. Siyaseti bırakırım, başka ne yapacağım ki? Giderim kitap okurum, tavuk beslerim köyde” açıklaması yapmıştı.

MELİH GÖKÇEK KULLANDI

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ise İnce’nin bu sözlerini ve TV’deki konuşmasının videosunu 1 Kasım seçimleri için söylenmiş gibi yayınlayarak, Muharrem İnce’ye tavuk resimleri gönderdi ve siyaseti bırakma çağrısında bulundu.

Gökçek twitter hesabında, İnce’ye “Bana dediler ki Muharrem siyaseti bırakır mı? Dedim ki, Muharrem erkek adamdır. Sözünde durur. Lütfen beni mahcup etme… Muharrem Kılıçdaroğlu’nu ortak alsın, beraber tavuk çiftliğinden paraya para demezler” diye yazdı.

“İYİ HAVLAYAN KÖPEĞE İHTİYAÇ VAR”

İnce ise twitter hesabından açıklama yaptı ve bu sözleri 30 Mart yerel seçimlerinden önce söylediğini hatırlatarak, “Melih dededen kalma toprak var, tavuklar da kolay, ama kümesi hırsız tilkilerden korumak için, iyi havlayan bir köpeğe ihtiyaç var” diyerek, çok sert bir gönderme yaptı.

İnce, Gökçek’e “Melih ben o sözü 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde ve o seçimler için söylemiştim. Nitekim o seçimlerde AKP o oyu alamadı. 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde söylediğim bir sözü, bu seçim öncesinde söylemişim gibi tweet atana Melih denir:) ” diyerek yanıt verdi.

Kaynak : Deniz AYHAN / ANKARA – http://www.sozcu.com.tr/


 MUHARREM İNCE – REKOR KIRAN VİDEO

YouTube Preview Image

ERDOĞAN’I MECLİSTEN KAÇIRAN O KONUŞMA !!!

YouTube Preview Image

Erdoğan’a ‘İnce İnce’

2015-10-01_001917

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce “Ey valiler ey kamu görevlileri, bu kaçak sarayda ki sultan Abdullah Gül’e, Esed’e, Kaddafi’ye kardeşim diyordu, sattı. Şimdi de valileri sattı. Dikkat edin kamu görevlileri kanunsuz iş yapmayın sizi de satacak” dedi.

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce partisinin Bismillah’tan şarkı yapılmasını yasaklattığını belirterek, “CHP bismillah demeyi yasaklatmadı, Bismillah’tan şarkı yapmayı yasaklattı. Sen Bismillah ile dalga geçiyorsun” dedi.

Muharrem İnce, Yalova’ya giderken partisinin Düzce İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Partililere hitaben konuşan İnce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirerek, “Devletin parası ile kaçak sarayında muhtarları topluyor. Yahu ne insafsızlık ne vicdansızlıktır. Sen parti başkanı mısın? Cumhurbaşkanı mısın? Devletin başı mısın? AKP’nin başı mısın? Milletin parası ile bizim vergilerimizle örtülü ödenek 6 katına çıktı. Harca babam harca. AKP’nin seçim kampanyasına da yardım ediyor musun? Hazine yardımı olmayınca oradan para veriyor mu bilemiyorum? Çözüm sürecinde valilere talimatı ben verdim diyor. Görmezden gelin dedim diyor. Teröristler geçiyor, valiler diyor ki askere aman dokunmayın bizim tosuncuklara. 80 bin silahı sokmuşlar ülkeye sadece 3 ilde asker 290 operasyon için izin istemiş 8 tanesine izin verilmiş. İstihbaratı Genelkurmay’dan alıp MİT’e bağlamışsın, kendinle ilgili kuşkuların var. Rezil ettin memleketi” dedi.

YER YATAĞINDA UYUYANLAR ŞEHİT OLUYOR

Şehit olanların fakir ailelerin çocukları olduğunu belirten İnce, “Her gün çocuklar şehit oluyor. Hep kim oluyor biliyor musun? Garip, yer yatağında büyüyenler oluyor. Hep evinin dışı sıvasız çocuklar şehit oluyor. Fakir fukara çocukları şehit oluyor. Onların içinde 21 gün valinin denetiminde askerlik yapan yok, çürük raporu ile askerden kaytaran yok. Hep fakir fukaranın çocukları her gün Gabar Dağı’nda anlından vuruluyor. Bunların hesabını sormayacak mıyız?” diye konuştu.

SİZİ DE SATACAK

İnce valilere seslenerek, “Önceden ben talimat verdim valilere diyordu, dün açıklama yapıyor ben talimat vermedim diyor. Bazı kamu görevlileri yanlış anlamış, yanlış görev yapmış olabilir diyor. Ey valiler ey kamu görevlileri, bu kaçak sarayda ki sultan Abdullah Gül’e, Esed’e, Kaddafi’ye kardeşim diyordu, sattı. Şimdi de valileri sattı. Dikkat edin kamu görevlileri kanunsuz iş yapmayın sizi de satacak. Onun için anayasaya ve yasalara uyarak iş yapın. Buradan uyarmadı demeyin” ifadelerini kullandı.

SIFIRLA OĞLUM LAFINI 7 DAKİKADA ANLAMAYAN BOĞAZİÇİ’NE GİREMEZ

İnce katsayı konusuna da değinerek, şöyle konuştu:

“Bu kat sayı meselesi var. Diyor ki benim çocuklarım Boğaziçi’ne gireceklerdi kat sayı yüzünden giremediler. Ben de dershane müdürlüğü yapmış biri olarak söylüyorum. Bence sen sallıyorsun, ben hangi öğrencinin Boğaziçi’ne gireceğini anlarım. Sıfırla oğlum lafını 7 dakikada anlamayan adam Boğaziçi’ne giremez. O zaman cevabını ver, kaç net yaptılar? 100 sorunun kaçını yaptılar görelim. Ben de hesaplayayım sana diyeyim ki evet bu çocuklar girermiş ama kat sayı yüzünden girememiş diyeyim. Gerçi sen 80 öncesine kızın daha doğmamışken kızım yatak odası kapısına not bıraktı ‘Babacığım bize zaman ayır’ dedi diye dedin, haklısın doğmadan 3 sene evvel okuma yazma bilen Boğaziçi’ne girer. Vallahi doğrudur.”

‘CHP BİSMİLLAH’TAN ŞARKI YAPMAYI YASAKLATTI’

İnce, AK Parti’nin seçim şarkısıyla ilgili olarak, “Şarkı yapmışlar ‘Haydi Bismillah’ diyor. Bizim İstanbul milletvekilimiz de YSK’ya müracaat etmiş seçimde dini ibareler kullanamazsın diyor. YSK’da yasaklıyor. Sahtekarlığın böylesi. Çıkıyor meydanlara ‘CHP bismillah demeyi yasaklattı’ diyor. CHP bismillah demeyi yasaklatmadı, Bismillah’tan şarkı yapmayı yasaklattı. Sen Bismillah ile dalga geçiyorsun. Sonra anlaşıldı ki bunlardan ayrılan birisi Şanlıurfa’da belediye başkan adayıyken Saadet Partisi’nden aday oluyor. O’da ‘Tamam inşallah, başkan inşallah’ diye şarkı yaptırıyor. AKP ilçe başkanı ‘İnşallah’ dini tanımdır seçimde kullanılamaz diyor. Vay sahtekarlar vay. İnşallah dini bir tanım değildir. Ama bismillah her işe başlanırken kullanılır. Ben her gün evden çıkarken bismillah ile başlıyorum. Bismillah dini terim ama inşallah pek öyle değil. Sen inşallah bile yasaklansın diye mahkemeye gitmişsin, CHP Bismillah’ı yasaklattı diyorsun. CHP kadar kafana taş düşsün” dedi.

YERLİ VE MİLLİ MİLLETVEKİLİ TARİFİ

İnce, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerli ve milli vekil söylemlerini eleştirerek, şöyle konuştu:

“Bir milletvekilinin yerli ve milli olmasını nasıl anlarız. Yerli ve milliye oy verin diyor ya. Ülkede Mehmetçikler şehit olurken birisi 90 yaşında ölen kralın taziyesine Suudi Arabistan’a gidiyorsa o yerli değildir. Böylelerini seçmeyeceksin. Valilik tabelalarından TC’yi kaldırıyorsa, okullardan andımızı kaldırıyorsa, devletin mallarını haraç mezat satıyorsa bu devletin kurucularına Atatürk ve İsmet Paşa’ya ayyaş diyorsa bu milli değildir. Bunu da seçmeyeceksin. Yerli ve milli arıyorsan işte karşında duruyor”

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

‘Erdoğan sorununu bilim çözmeli’

6709

CHP’li vekil Muharrem İnce, Erdoğan sorununun tıpla çözülmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan’ın çözüm süreci devam ederken PKK’nın silah yığınağı yaptığına dair sözlerine tepki gösteren İnce, “PKK silah yığınağı yaparken sen ne yaptın o arada, bostan korkuluğu muydun? PKK silah yığınağı yaparken sen ayakkabı kutularına dolar mı saklıyordun?” diye sordu.

TBMM’de yaptığı basın toplantısında, Türkiye’nin ‘ciddi bir terör sorunu’ olduğunu kaydeden İnce, şöyle devam etti: “Ama Türkiye’nin daha önemli bir sorunu var; Türkiye’nin Recep Tayip Erdoğan sorunu var. Türkiye bu sorunu çözmeden hiçbir sorununu çözemez. Ama ne yazık ki siyaset bu sorunu çözemiyor. Bu siyasetin alanının ötesine geçti, tababetin sorunu oldu.”

Erdoğan’ın yarattığı ve siyasetin çözemediği sorunu bilimin çözmesi gerektiğini savunan İnce, “Adli tıbbı, bilimi, Yargıtay başsavcısını göreve davet ediyorum” ifadesini kullandı.

Kaynak : SÖZCÜ Gazetesi

İnce’den Erdoğan’a sert çıkış

Bütçe görüşmelerinde Başbakan’ın elini sıkmadığı CHP’li Muharrem İnce’den Erdoğan’a çok sert eleştiri…

İstanbul- Halk TV’de katıldığı yayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Elini sıkmadığı muharrem İnce değerlendirmelerde bulundu.

İnce, “Başbakan elimi ister sıksın ister sıkmasın. Ben Başbakan’ı adam yerine koyup ayağa kalkmışım. Kendi yaptığından kendi utansın. Bir daha ayağa da kalkmam. Hatta bacak bacak üstüne atarım. Çokta önemli değil elimi sıkıp sıkmaması” şeklinde konuştu.  

‘Asıl derdi Atatürk’ 

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Malatya’da CHP İl Örgütü tarafından İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün 39’uncu ölüm yıldönümü nedeniyle düzenlenen “İsmet İnönü ve Demokrasi” etkinliğinde konuştu. Etkinlik öncesi Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve CHP İl Başkanı Enver Kiraz ile birlikte İsmet İnönü’nün Malatya Sancaktar mezarlığında bulunan babası Reşit bey ile Kurtuluş Savaşı sırasında vefat eden oğlu İzzet’in mezarlarını ziyaret eden Muharrem İnce, burada dua ettikten sonra Atatürk Spor Salonuna geçti.

Partililerin yoğun ilgi gösterdiği İsmet İnönü’yü anma etkinliğinde konuşma yapan Muharrem İnce, Başbakan Erdoğan’ı eleştirdi. Erdoğan’ın İsmet İnönü’yü Hitler’e benzettiğini hatırlatan İnce, “İsmet Paşa üzerinde bir tarih sorgulaması yapılıyor. Kendine göre bir tarih yaratma çalışmasına girmiş. Neden sürekli İsmet Paşa’ya laf ediyor. Neden biliyor musunuz? Şimdilik Atatürk’e laf edemediği için İsmet Paşa’ya ediyor, asıl derdi Atatürk” diye konuştu.

İnce, Başbakan Erdoğan’a karşı eleştirilerini sürdürerek, “Ey Recep Erdoğan, faşist dediğin İsmet Paşa, genel başkan iken istemediği genel sekreteri ile çok uzun zaman görev yaptı ve ona rağmen görevden almadı. Sana rağmen aday olabilecek bir tane il başkanı var mı? sen kim İsmet Paşa’ya demokrasi öğretmek kim?” dedi.

Başbakan 5 bin polisle ODTÜ’ye girdi 

Suriye konusunda atılan adımların da yanlış olduğunu kaydeden İnce, Başbakan’la arasında bu konuda polemik yaşandığını söyledi. Başbakanın kendisine kızgın olmasının kendisi için bir onur olduğunu kaydeden İnce, en son Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde yaşanan olayları da esprili bir örnekle açıkladı: “ODTÜ’ye 500 puanla girilir ama Başbakan 5000 polisle girdi.”

İnce, Malatya’daki İsmet İnönü’ü anma etkinliğinde TBMM’de yaşadığı bir ilginç anısını da paylaştı. İnce şunları söyledi:

“Bir gün yine Meclis’te bir tartışma ortamı var. Ben çok sert bir açıklama yaptıktan sonra Meclis Başkan Vekili bana ‘Sayın İnce lütfen özür dileyin’ dedi. Ben de hayatta özür dilemem, gitsin mahkeme orada dava açsın dedim. O sırada bir baktım telefon çalıyor. Arayan annem. Açtım telefonu ‘Oğlum çabuk özür dile yoksa dövecekler seni’ dedi. Telefonu kapattım 20 saniye sonra babam aradı. Açtım telefonu ‘Bana bak oğlum sakın özür dileme’ dedi.”

Etkinliğin sona ermesiyle Muharrem İnce ile fotoğraf çektirmek isteyen partililer izdihama neden oldu. Oldukça zor anlar yaşayan İnce, Gençlik Kollarının açtığı koridorla güçlükle salon dışına çıkabildi.

http://content.reklamz.com/cumhuriyet/334860_201212221818418805902.mp4

Kaynak : Cumhuriyet Haber Portalı

Muharrem İnce: “CANIN CEHENNEME”

İnce: Esad’ın canı cehenneme, Obama’nın canı cehenneme, Başbakan senin de canı cehenneme

Çorum’da Kültür Sitesi’nde CHP Merkez İlçe Danışma Kurulu toplantısı yapıldı. Toplantıya CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce katıldı. Burada bir konuşma yaparak hükümeti eleştiren Muharrem İnce, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Esadın canı cehenneme” sözleri üzerine başbakan tarafından kendisine “Esad’ın canı cehenneme diyebilir ancak bu sözleri ABD’ye söyleyemez” şeklinde ifadelerde bulunduğunu anlattı.

“BAŞBAKAN SENİN DE CANIN CEHENNEME”

İnce ardından, “Esad’ın canı cehenneme, Obama’nın canı cehenneme, Başbakan senin de canı cehenneme. Ben kimsenin telefonunu dinlemiyorum, kimseye pusu kurmuyorum, benim 1500 tane korumam yok. Mangal gibi yüreğim var. Ölümden öte köy, Silivri’den öte hapishane yok. Çağdaş olacağız, çalmayacağız, çaldırmayacağız” diye konuştu.

Mustafa Kemal Atatürk için 74 yıl sonra Başbakansız tören yapıldığını söyleyen Muharrem İnce, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başbakan bugün tam layık olduğu yerdedir. Sultanı da sever, parayı da sever. Cumhuriyet ile hesaplaşma itibarsızlaştırma gayretleri var. 10 yıl sabrettiler şimdi cüretkarlar, korkusuzlar. Biz de korkususuz. Başbakan biz siyasete kefen giydik geldik dedi. Biz kefensiz yatanların torunlarıyız. Büyükanıt’ın, AKP’ye birçok hizmetleri oldu. Bu ülkede ne zaman darbeler olsa solcular eziyet gördü, benim partim kapatıldı, milletvekillerim hapse atıldı. Başbakan o zaman top oynuyordu. Bu beladan kurtulmamız lazım. Türkiye’de parlamenter demokrasi güçlenmelidir. Yasamayı güçlendirir milletvekilleri gücünü halktan alırsa bu ülke kurtulur.”

“İNCE, SENİN DE CANIN CEHENNEME”

Toplantı sonrasında Kültür Sitesi binası çıkışında Hitit Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencisi Savaş H., Muharrem İnce’nin üzerine yürüyerek, “Senin canın cehenneme” diye bağırdı. Bu sözler üzerine yumruklar havada uçuştu. Muharrem İnce’nin üzerine yürüyen Savaş H.’yi araya girenler engelledi. Çıkan arbedede tartaklanan Savaş H.’yi dövülmekten araya giren sivil polisler kurtardı.

Savaş H., gözaltına alınırken, bir grup arkadaşı ona destek verdi. Savaş H. ile birlikte hareket ettikleri belirtilen grup, “Bu nasıl demokrasi. Bizim yorum yapma hakkımız yok mu?” diye bağırırken, polis tartışmaların büyümemesi için grubu uzaklaştırdı.

Muharrem İnce, şikayetçi olmadığını söyleyince kendisine “Muharrem İnce senin canın cehenneme” diyerek üzerine yürüyen Savaş H. ifadesinin ardından serbest bırakıldı.  DHA

Kaynak : SÖZCÜ

“Erdoğan’ın sözleri bölücülüktür, ayrımcılıktır”

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “İmam hatiplilerden terörist mi çıktı” sözlerine yanıt geldi.

İstanbul- Habertürk televizyonunun yayınına katılan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

İnce’nin sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

İmam Hatip mezunlarının Harp Okullarına girebilmesini öngören raporla ilgili ne düşünüyorsunuz? 

– Türkiye’nin tartışması sadece imam hatiplilerden ibaret değil. Neden bu tartışmayı sadece imam hatipliler üzerinden yapıyoruz anlayabilmiş değilim. Harp okullarına şimdiye kadar genelde liselerin fen bölümü mezunları girerdi. Buraya imam hatipli de giremez, endüstri meslek liseli de giremezdi. Pilot yapacağınız kişiye fiziği, kimyayı, matematiği öğretmiş olmanız lazım. Tartışma böyle yapılmalı. O zaman imam hatip mezunlarını alalım, doktor yapalım, pilot yapalım. Bu tartışmada diğer çocuklara haksızlık yapıldığını düşünüyorum.

Başbakan Erdoğan yeni eğitim yılının ilk gününde Denizli’de imam hatip lisesini açtı ve ‘imam hatiplerden terörist yetişmediği için mi?’ diye sordu. Bu sözlere ne diyeceksiniz? 

– Bu açıkça bölücülüktür, ayrımcılıktır. Önce kapatılmaya gelelim. İmam hatipler ne zaman kapatıldı? Hiçbir zaman kapatılmadı, bir birleştirme oldu. İlkokulla ortaokullar birleştirdi. Bu sadece imam hatiplilere özgü değildi ki, Galatasaray lisesi için de bu böyle oldu. Sayın Başbakan yalan söylüyor. Bugün sadece imam hatiplilerin orta kısmı açıldı. Geçmişte imam hatiplerin orta kısmı kapanmamıştı. Bugün sadece orta kısmı açıldı, Galatasaray’ın orta kısmı açılmadı. Yasal olarak engel olmamasına karşın bakan izin vermiyor. İmam hatip lisesinden mezun olan düzgün çocuklarımız, bizim evlatlarımız. Endüstri lisesinden de, fen lisesinden de… Öte yandan imam hatipten de terörist çıkabilir. Ben sayın Başbakana geçmişte 10 tane sayarım. Geçmişte Hizbullah’a karışmış. Bunlar ayrımcılıktır, doğru bulmuyorum.

Bugün Şamil Tayyar, Bingöl’de şehit olan çocukları güvenlik önlemi almadan göndermek bir aymazlıktır dedi. Zırhı araçların olaya müdahale etmemiş olduğunu belirtti ve ihanetten bahsetti. Bu sözlere katılıyor musunuz? 

– Şamil Tayyar’la aynı düşünüyorum. Belki de kendisiyle ilk kez aynı düşünüyorum. Emniyet Genel Müdürlüğü Bingöl, Tunceli ve Elazığ valiliklerini uyarmış. Daha önce aynı ilde görevden dönen polislerimize saldırılmış ve 8 polisimiz şehit olmuş. Bütün bunlar ortadayken bu milletin çocuklarını otobüslere doldurarak hiç mi havadan koruma yapamıyorsunuz? Başbakan geçmişte ‘PKK görevini yapıyor’ demişti. Bugün de sayın Arınç ‘PKK akılıllılık yapmış’ diyor. Bu tür açıklamaları devlet adamı ciddiyetiyle bağdaştıramıyorum. Valilere zırhlı araç buluyorlar da bu gariban çocuklara mı bulamıyorlar. Bugün bazı medyada var. Toplama yerlerindeki askerlerimizin nasıl davulların üzerinde yattıklarını görüyoruz. Burada zaafiyet mi, gaflet mi, yoksa ihanet mi var? Bugün her yerde bombalar patlarken zafiyette bulunmak, gaflette bulunmak bir ihanettir.

Oslo görüşmelerini kim sızdırıyor ve ne amaçla sızdırıyor? 

– Önce ‘görüşme yok’ dendi. Başbakan Kayseri meydanında ‘görüşen şerefsiz, alçaktır’ dedi. Şimdiki açıklamalarda ise ‘imza yok’ diyor. Biz imzayı sormuyoruz. Biz şunu soruyoruz: Hakem heyetinde bu metin var mı. Bu görüşme bir terörü bitirme görüşmesi değildir. PKK’yla görüşecek, silah bıraktıracaklar. Bu görüşme o görüşme değil. Bu görüşme seçimi kazanma görüşmesidir. Taraflar 15 Haziran 2011’e kadar her türlü eylemi durdururlar diyor. Bu tarihin önemi nedir? 12 Haziran’da seçim var. Nevruz olayları sırasında tutuklanan Kürt siyasetçilerin salıverilmesi sağlanacak diyor. Hükümet kim oluyor da, salıvermesini sağlayacak? Demek ki hükümet yargıya talimat verecek. Bir başka konu, iki kişinin Abdullah Öcalan’la görüşeceği, hatta metinde ‘Sayın Öcalan’ deniliyor. İktidara sorumuz şu: Başbakanın bu mutabakat metninden haberi var mı, hakem devletin elinde, İngiltere’de bu belge var mı? Önemli olan burasıdır. Böyle bir metin olmamış olsaydı, başbakan meydan meydan gezer kıyameti koparırdı. Mahçup olduğu için bu tür yan yollara gidiyor.

Başbakana bu soruldu, ‘Müsteşarımın imzası yok, ispatlayamayanlar namerttir’ dedi. Buna tutanak denilebilir deniliyor. 

– Başbakan geçmişte de ‘görüşen şerefsizdir’ demişti. Daha sonra ‘ben görüşmedim devlet görüştü’ dedi. Daha sonra ‘özel temsilcim görüştü’ dedi. Şimdi ‘Bunun altında imza yok, ispatlayamayanlar namerttir’ dedi. Şimdi şunun cevabını versin İngiltere’nin elinde bu mutabakat metni var mı? PKK temsilcisi ile konuşmada şunlar geçiyor, ‘Başbakan’la Abdullah Öcalan’ın bölgeye ilişkin vizyon yüzde 95 oranında örtüşüyor’ deniliyor. PKK temsilcisine ‘zaten sizin istemediğiniz valileri görevden aldık’ deniliyor. Bütün bunların olduğu yerde nasıl bu kadar yüzsüzce açıklamalar yapıyorlar, doğrusu bunu anlamış değilim.

Sayın Haluk Koç bu açıklamayı yaparken Öcalan ve Karayılan arasındaki mektuplaşma ve diğer belgeleri açıklayacağını söyledi. Sizden ipucu alabilir miyiz? 

– Partimizin sözcüsü sayın Koç’tur. Onun yaptığı bir açıklamanın daha ilerisinde bir açıklamayı benim yapmam siyaseten şık olmaz. Günü geldiğinde arkadaşımız bir MYK sonrasında açıklamayı yapacaktır. (Habertürk)

Kaynak : Cumhuriyet Haber Portalı

Sayfa1 → 212