Erdoğan’a ‘Diktatörün şeddelisi’ diyen Tezcan’a AKP’den yanıt: Tek faşist CHP’dir

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a “Faşist diktatör” diyen CHP Sözcüsü Bülent Tezcan’a, Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ’dan yanıt geldi: “Tek faşist CHP’dir.”

Tezcan, Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle adli kontrol şartı uygulanıp, yurt dışına çıkış yasağı getirilen Tekirdağ’ın Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat’a destek vermek için yaptığı konuşmada şunları söylemişti: “Şimdi Ekrem başkan bu lafı dedi demedi ben onu bilmem. Ama Tekirdağ meydanında ben söylüyorum: Recep Tayyip Erdoğan, faşist diktatördür. Hem de onların anladığı dilden söylüyorum. Şeddelisidir diktatörün şeddelisidir hem de.”

Fotoğraf: Reuters

Bozdağ demediğini bırakmadı

Bakanlar Kurulu sonrası gazetecilere konuşan Bozdağ’a Tezcan’ın sözleri soruldu.

Tezcan’ın ‘kabul edilemez’ bulduğu sözlerini “Büyük bir edepsizliktir, ahlaksızlıktır, terbiyesizliktir, seviyesizliktir”diyerek değerlendiren Bozdağ, ‘halkın seçtiklerine tahammülsüz’ CHP’nin daha önce de Adnan Menderes hakkında aynı ifadeleri kullandığını söyledi.

CHP’nin ‘halkın adamı’ dediği Turgut Özal’ı da itibarsızlaştırmak için saldırdığını öne süren Bozdağ, “Şimdi de Türkiye Cumhuriyeti halkının doğrudan doğruya seçtiği Recep Tayyip Erdoğan beye aynı şekilde saldırmaktadırlar” dedi.

‘Türkiye’de tek faşist parti CHP’dir’

Hükümet sözcüsü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de tek faşist parti CHP’dir. Partinin geçmişine baktığınızda geçmişi bunun tanığıdır. Faşist partilerle ilişkilerine baktığınızda da ortadadır. Nazi Almanya’sıyla, Nazi partisiyle, Mussoli’nin İtalya’sıyla yakın ilişkilerde olduğunu hepimiz biliyoruz. Hatta 1940’lı yıllarda nasyonal sosyalist partinin marşı CHP’nin yemekhanesinde müzik olarak yemek vaktinde çalarmış. Onlar da bu marşı dinleye dinleye yemek yerlermiş.”

‘Diktatörlük olmadığını ispatı’

“Türkiye’nin faşist bir devlet olmadığı, Türkiye’de de faşist ve diktatörün bulunmadığının en büyük ispatı, sayın Tezcan gibi birisinin çıkıp bu edepsizliği yapmaya cüret etmesi ve yapmasıdır” diyen Bozdağ, Türkiye’de bir diktatör olsaydı CHP’li siyasetçinin bunları söyleyemeyeceğini kaydetti.

Bozdağ, şöyle devam etti: “Bu bile Türkiye’de faşizmin, diktatörlüğün olmadığının en büyük ispatıdır. Kendi yaptığı terbiyesizlik kendisini tekzip etmektedir. Esasında bu bir akıl ve ruh sağlığı sorunu olan insanların yapabileceği bir iştir. Edep büyük bir taç, onu taşıyanı yükseltir. Cumhurbaşkanı hakkında herkesin bir edep ölçüsü içinde konuşması, eleştiriyi bu çerçevede yapması asgari bir adabın, edebin gereğidir. Ama maalesef biz bunu burada göremiyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan beyefendi, bütün siyasi hayatı demokrasimizi kurumsallaştırma, geliştirme, insan hakları konusunda Türkiye’nin standartlarını yükseltmek için büyük mücadeleler verdi, bedeller ödedi.”

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Bir yanda gübreli, mermili ‘protesto’lar, bir yanda yeni katılımlar; ‘Adalet Yürüyüşü’nde son 169 kilometre

HABER : Gonca Tokyol

Kılıçdaroğlu: Ellerimiz şiddete asla kalkmadı, kalkmayacak.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun öncülüğünde, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu‘nun tutuklanması sonrası başlatılan “adalet yürüyüşü” on dördüncü gününü geride bıraktı. 432 kilometrelik yürüyüşte bugüne dek yaklaşık 251 kilometre yol katedildi. Dün (27 Haziran 2017) konaklama alanına gübre dökülen yürüyüşte, bugün yol üzerinde mermi bulundu. CHP’li yetkililer, merminin yoldan geçen bir arabadan atıldığını ifade etti.

Yürüyüş öncesi açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, kortejin zaman zaman “protesto” edildiğini hatırlatarak, “Bizim ellerimiz asla şiddete kalkmadı, kalkmayacak. Her provokasyondan sonra alkışlıyoruz. Bu bizim adalete olan tutkumuz, güzel bir örnek olma açısından çok çok önemli” dedi.

Kılıçdaroğlu, sözlerinin devamında şunları kaydetti:

“Adalet adalet dedik. Bu bağlamda yürüyüşe devam ediyoruz. İstanbul’a kadar gülerek, eğlenerek yolumuza devam edeceğiz. Biz her türlü provokasyona karşılıklı hazırlıyız. Bizi sevgiyle karşılayan Düzce halkına da sevgilerimi iletiyorum.”

Adalet Yürüyüşü’nde kamp kurulan yere gübre döküldü!

Korteje bugün, Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri Luis Ayala, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ve Birleşik Haziran Hareketi heyeti, oyuncular Rutkay Aziz ve Taner Barlas da katıldı.  T24‘e konuşan Luis Ayala, “Özgürlükleri kısıtlayan otoriter rejimler asla başarılı olamazlar” mesajını verdi.

Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri: Yürüyüş, ortak mücadeleyi yönlendirmek için güzel bir yol

“Mermi değil, otomatik tüfek de atsalar bizi korkutmaya güçleri yetmeyecek”

CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı, bugün ikinci kez güzergâh üzerinde gerçekleştirildi. Saat 12:30’de başlayan toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, korteje yöneltilen “protesto”lar ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Son dönemlerde mafya babaları beyanatta bulunma yarışına girdiler. Mermi atma olayı ilk değildir. Biliyorsunuz ki Karadeniz’de bir suikast girişimindeydiler. Sadece şunu söylüyorum. Mermi değil, otomatik tüfek de atsalar bizi korkutmaya güçleri yetmeyecek. Bu tehditlere, şantajlara pabuç bırakmayacağız. Biz bu yola tehditleri düşünerek yola çıkmadık. O nedenle bu saldırılara itibar etmiyoruz.”

CHP’den Maltepe’de miting çağrısı: Türkiye’nin artık bir adalet sözcüsü vardır, o da Kılıçdaroğlu’dur.

Kaynaşlı’da korteje katılan siyah bir köpek yaklaşık 30 kilometredir yürüyüşçülerle birlikte yol alıyor. Dün geceyi kamp alanında geçiren ve yürüyüşçüler tarafından beslenen köpeğe birçok kişi ‘Adalet’ diye sesleniyor. Adalet, yol boyunca da susuz kalmaması için sık sık kontrol ediliyor.

İşte dakika dakika yaşananlar

19:00 – Adalet Yürüyüşü, konaklama için Gümüşova’da mola verdi.

18:40 – Yürüyüş, ismi Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından konan Selamlar Köyü’nde ayranla karşılandı.

18:30 – Çaybükü merkezinde bir grup yürüyüşü Rabia işaretleriyle protesto etti. Yürüyüşçüler, grubun yanından “Hak, hukuk, adalet” sloganları ve alkışlarla geçti.

18:20 – Yürüyüşçüler, Melen Çayı’nı geçti.

18.10 – Yürüyüşe devam ediliyor.

17:10 – Kendini kötü hisseden katılımcıların, 112 araçlarına giderek tansiyonlarını ölçtürmeleri gerektiği anons edildi.

17:05 – Kortej, Hacıkadirler mevkinde mola verdi. Söz konusu mola, 45 dakika sürecek.

16:30 – Düzce-Çilimli Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin yanından geçerken el sallayan yolcular için “Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu hepinize hayırlı yolculuklar diler” anonsunda bulunuldu.

15:50 – Yürüyüş, yeniden başladı. Hava sıcaklığının 31 derece olması nedeniyle hasta ve yaşlı katılımcıların otobüse binmeleri ya da eve dönmeleri çağrısında bulunuldu. Bayram tatili nedeniyle çok sayıda kişinin desteğe geldiği yürüyüşe, katılımın, önceki günlerden daha az olduğu görüldü.

15:30 – Düzceliler Derneği Başkanı Semih Kıbrıs, Kılıçdaroğlu’nu arayarak dünkü olaylar nedeniyle özür diledi. Kılıçdaroğlu ile telefonda yaklaşık 10 dakika görüşen Kıbrıs’ın daha önce AKP’den hem milletvekili hem de belediye başkanı aday adayı olduğu kaydedildi.

11:50 – T24‘e konuşan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, korteje mermi atılmasıyla ilgili olarak “Bana göre, kimin attığının ya da oraya kimin koyduğunun belirlenmiş olması lazım” dedi. Tanal, bunların adalet yürüyüşünü engelleyemeyeceğini ifade etti. Tanal, dün gece verilen mola yerine gübre dökülmesi olayının geçiştirilemeyecek kadar önemli olduğuna dikkati çekti; “Bu organize, örgütlü bir suçtu. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın olduğu bir yere hayvansal bir gübre dökülseydi ne olurdu” ifadesini kullandı.

11:05 – Mola yerine varıldı. Kortej, yürüyüşüne saat 15:30’de İhsaniye’den devam edecek.

10:40 – MHP’li olduğunu ifade eden bir vatandaş, bozkurt işareti yaparak “MHP’liyim, ülkeyi kurtarın. Size kaldı, ülkemiz elden gidiyor” dedi.

10:25 – Yol üzerinde yer yer Rabia işaretiyle protestoda bulunanlar olsa da, yürüyüşün ikinci etabı da sakin geçiyor.

10:28 – Kortej, Düzce merkezi geride bıraktı.

10:15 – Yürüyüş güzergâhında mermi bulundu. CHP’li yetkiler, merminin yoldan geçen bir arabadan atıldığını ifade etti.

09:23 – 5.3 kilometrelik yürüyüşün ardından ilk mola yerine varıldı.

09:15 – Düne göre oldukça sakin geçen 14. günün ilk etabında tek tük tekil protestolar yaşandı. Yürüyüşe dışarıdan korna ve alkışlarla destek verenler olurken, bir vatandaş da Kılıçdaroğlu’nu elinde çiçeklerle bekledi.

08:55 – Anons otobüsünden olası provokasyonlara karşı sakin kalınması yönünde yapılan çağrılar yol boyunca tekrarlandı. Yürüyüşün ‘sesi’ Barış Bozkurt, anonslarla geçmiş bayramlarını kutladığı Düzcelilere misafirperverlikleri için teşekkür etti.

08:10 – CHP’li yetkililer tarafından, gübreli ‘protesto’ya ilişkin
olarak yapılan açıklamada, “Dün yaşanan çirkinliğe en çok Düzceliler üzüldü. 3-5 kişi, provokasyon için sürekli önümüze çıkartılıyor” dendi.

Hürriyet yazarı Yalçın Bayer…

08:00 – Kortej, yürüyüşüne başladı. Kortejin güvenliği için milletvekilleri bugün de kitlenin içinde görev yapacak. Yürüyüş kolunun en önünde Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, en arkasında ise İzmir Milletvekili Musa Çam yer alacak. Diğer görevli vekiller ise aralıklı olarak kitlenin içinde yer alacak.

07:47 –  Düzce merkezin geçileceği 14’üncü gün öncesinde konaklama alanında hazırlıklar başladı. Dün yürüyüşün en uzun etaplarından birini tamamlayan yürüyüşçülerin bugün de 20 kilometreden fazla yol alması bekleniyor.

Bugüne kadar neler yaşandı?

MİT TIR’ları davası kapsamında 25 yıl hapis cezasına çarptırılan Berberoğlu, 14 Haziran’da mahkeme salonunda tutuklandı. Kılıçdaroğlu, aynı gün söz konusu tutuklama kararına tepki gösterdi; “Herkes için adalet” diyerek ertesi gün (15 Haziran 2017) Ankara Güvenpark’ta “adalet yürüyüşü”ne başladı.

Çok sayıda vatandaşın destek verdiği yürüyüşe katılan siyasiler arasında AKP kurucularından Fatma Bostan İnsal,  kanun hükmünde kararnameyle ihraç edilen, HAS Parti kurucularından Prof. Cihangir İslam, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ve MYK üyesi Levent Tüzel de yer aldı.

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar da 17 Haziran 2017’de “Birlikte yürümek için üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi.

Ankara’dan İstanbul’a doğru gerçekleştirilen yürüyüş kapsamında Kemal Kılıçdaroğlu dün, 16 kilometre yol kat etti. Yürüyüşün 28 gün sürmesi bekleniyor.

Hasan Cemal: Hem gazeteci olarak izlemek, hem de desteklemek için Adalet Yürüyüşü’ndeyim

Kavurmacı’nın tutuklanmasına tepki

Yürüyüşün üçüncü gününde Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Kadir Topbaş‘ın “FETÖ üyeliği” suçlamasıyla tutuklanıp daha sonra “sağlık sorunları” gerekçesiyle tahliye edilen damadı Ömer Faruk Kavurmacı’nın yeniden tutuklanmasına da tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Zaman zaman eleştirdik, zaman zaman yargının bu tip tutumlarının toplumu ayrıştırdığını ifade ettik. Kesim mahkumiyet kararı çıkmadığı sürece insanların tutuklanmalarını doğru bulmuyorum” dedi.

Adalet Yürüyüşü üçüncü gününde; G9 Gazeteciler Platformu da Kılıçdaroğlu’na eşlik ediyor

“Yargı sizi de davet ederse şaşırmayın”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise dün yürüyüşe ilişkin olarak ilk kez açıklama yaptı. “Yollar yürümekle aşınmaz. Bu yolla hukuk elde edeceklerini zannediyorlarsa bu da mümkün değil” diyen Erdoğan, sözlerinin devamında “Adalet pankartlarıyla dolaşmak adaleti getirmez. Yargı yarın sizi de davet ederse şaşmayın” ifadesini kullandı.

Kalp krizi geçiren vatandaş hayatını kaybetti

Yürüyüşün dördüncü gününde kalp krizi geçiren 79 yaşındaki Hasan Tatlı, ertesi gün (19 Haziran 2017) hayatını kaybetti. Kılıçdaroğlu, “Adalet yolundaki ilk kaybımız. İnşallah, bundan sonra buna benzer bir olayla karşılaşmayız” dedi; Tatlı’nın ailesine baş sağlığı diledi.

Adaleti düşünme eylemi

Dün, Türkiye genelinde adaleti düşünme eylemi başlatıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, saat 18:00’de başlatılan eylemle ilgili olarak “Herkes durarak adaleti düşünecek” dedi.

Grup toplantısı, Çamlıdere yol ayrımında yapıldı

Partisinin Çamlıdere yol ayrımında gerçekleştirdiği grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın “adalet yürüyüşü”ne yönelik olarak kullandığı “Unutmayın ki 138’inci madde sadece siyasetçiler için çalışmaz, A’dan Z’ye herkes için çalışır ve yargı yarın eğer sizi de bir yerlere davet ederse şaşmayın” ifadesine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Senin ve hükümetinin hakimlere, mahkemelere talimat verdiğini ispat edersem ben, sen namuslu bir insan gibi görevinden istifa edecek misin?” diye konuştu.


Anayasanın 138’inci maddesi şöyle:

MADDE 138: Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.

Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.

Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.


2019 yılında, demokrasinin şaha kalkacağı bir dönemin başlayacağını iddia eden Kılıçdaroğlu, sözlerinin devamında şunları kaydetti:

“Her firavunun ‘Musa’sı vardır. Firavun belli, ‘Musa’lar burada. Biz zulme karşı direneceğiz, adaleti savunacağız.” 

MYK toplandı

CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı da dün, yürüyüş güzergâhı üzerinde gerçekleştirildi. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, iktidara yönelttiği eleştirisinde “Şimdi siz, kalkacaksınız, yargıyı tahakküm altına alacaksınız. Baskı altına alacaksınız. Ondan sonra döneceksiniz, diyeceksiniz ki; Kemal Kılıçdaroğlu yürümesin. Yürütmeye alışanlar, yürümekten korkarlar” ifadesini kullandı.

Tezcan, “adalet yürüşü”ne katılan vatandaşlara teşekkür ederek, “Siyasi görüşü ne olursa olsun 7 gündür bu yana Genel Başkanımızın arkasında, dağ tepe demeden, yağmurda, çamurda, güneşte adaleti arıyorlar. Kararlılıkla arayanlar, biliyoruz ki adaleti bulacaklar” diye konuştu.

Veli Ağbaba hem çaldı, hem oynadı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, mola yerinde davul çaldı; zurna eşliğinde “Ördeği ipek ile bağlamışlar” türküsünü seslendirdi. Yürüyüş, bu sırada renkli anlara sahne oldu.

Destici’ye yanıt

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici’nin “adalet yürüyüşü”nün “hayır” bloğunu ayakta tutmak için yapıldığı eleştirilerine de cevap veren Kılıçdaroğlu, “Adalet yürüyüşü içinde ‘o onu dedi bu bunu yaptı’ya odaklanmamak gerekiyor” ifadesini kullandı.

Gülmen ve Özakça için pankart

Kortejde, kanun hükmünde kararnameler (KHK) ile ihraç edilen ve “İşimizi geri istiyoruz” diyerek başlattıkları açlık grevinin 76’ncı gününde tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça için de pankartlar açıldı. Ankara’da işlettiği kuruyemiş dükkanını yürüyüşe katılmak için kapatan esnaf Hıdır Aydun, bugün de korteje katılanlar arasındaydı.

“Şehadet için koşar, öldürürüz” tehdidi

CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır dün (23 Haziran 2017) sabah saatlerinde yürüyüşe ilişkin olarak  “Bizler ümmetin liderinin, reisin ağzından çıkacak tek bir kelimeye bakıyoruz. Tek kelimesiyle bu hak yolda bırak senin gibi yürümeyi ölürüz, şehadet için koşar öldürürüz” tehdidini dile getiren bir grup vatandaştan şikâyetçi oldu.

Berberoğlu için AYM’ye başvuru

12 milletvekilinden oluşan heyet dün İstanbul’da bulunan Maltepe Cezaevi’nde Berberoğlu’nu ziyaret etti. Heyet, Fatma Kaplan Hürriyet, Dursun Çiçek, Turabi Kayan, Sibel Özdemir, İlhan Kesici, Lale Karabıyık, Tahsin Tarhan, Mustafa Balbay, Zeynel Emre, Hüsnü Bozkurt, Haluk Pekşen ve Erdin Bircan’dan oluştu. Berberoğlu’nun avukatları, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

Cenaze izni

Enis Berberoğlu’na, üç gün önce hayatını kaybeden kayınpederinin cenazesine katılması için bir günlük izin verildi. Cami avlusunda kısa bir açıklama yapan Berberoğlu, şunları söyledi:

“Bakanlıkların çok hızlı çalışması sayesinde, ailemin acısını paylaşmak üzere, cenazeye yetiştim. Çok üzgünüm. Murat Aydın, köy enstitüsü mezunu. Yıllarca öğretmenlik yapmış bir aydınlık savaşçısıydı. Kendisi bana Oya’yı hediye etti. Ben de ona bir torun vererek bir ölçüde karşılığını verdim. Durumum malum. Burası bir cenaze. Buna uygun davranmamız gerekiyor. Siyaset konuşmak istemiyorum. Sadece, benim gibiler için adalet uğruna yollara düşenlere çok minnettarım, çok teşekkür ederim.”

Avukatlar, cübbeleriyle katıldı.

İstanbul Barosu’na bağlı avukatlar, dün korteje cübbeleriyle katıldı. Eski İstanbul Barosu Başkanı avukat Turgut Kazan, yürüyüşle ilgili olarak hukukçulara yönelik çağrısında “Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve barolar başta olmak üzere, hukuk konusunda duyarlı kim varsa bu eyleme katılmalı” demişti.

Avukat Turgut Kazan, ‘adalet yürüyüşü’nde: Tüm hukukçular bu çığlığa katılmalı

Korteje, “Bir CHP milletvekili, makam odasındaki Atatürk portresini indirdi” iddiası nedeniyle mart ayında partiden ihraç edilen Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da katıldı. Nazlıaka, yürüyüş boyunca Kılıçdaroğlu’na eşlik etti.

Provokasyon uyarısı yapılmıştı; gübreli saldırı

Kılıçdaroğlu 13. günündeki yürüyüşüne başlamadan önce olası provokasyonlara dikkat çekerek 12 maddelik bir genelge hazırladıklarını açıkladı. Kılıçdaroğlu “Şu veya bu nedenle bizi protesto edenlere bir saldırı, bir şiddet, bir ağır söz kullanmayın. Ne söylerlerse söylesinler, sadece onları alkışlayın’ dedik” ifadesini kullandı. Ayrıca Gezi eylemleri sırasında öldürülen Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük’ün aileleri ve Cumhuriyet yazarı Ali Sirmen de Adalet Yürüyüşü’ne destek verdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Kılıçdaroğlu’nun yönlendirmesiyle, megafondan anons yaparak balkonlarından Rabia işareti yapan AKP’li bir ailenin bayramını kutladı. Kortej, İstanbul’a yaklaştıkça protestoların arttığı görüldü. Düzce’de, Adalet Yürüyüşü’ne katılanların konakladığı yere gübre döküldü. Polis, gübreyi döken aracı yol kenarında plakası gizlenmiş bir şekilde buldu şoförün aracı terk ettiği belirlendi. Bölgeye yönlendirilen belediyelerin araçları, dökülen gübreyi temizledi.

Kaynakhttp://t24.com.tr/

CHP’den referandum iptal edilsin çağrısı

CHP İstanbul Milletvekili Sencer Ayata kullanılan mühürsüz zarf sayısının 2.5 milyon olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, CHP Genel Merkezi’nde yaptığı açıklama ile Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) dünkü tarihi referanduma ilişkin verdiği “mühürsüz pusula ve zarf kararını” değerlendirdi. Tezcan, referandumun yenilenmesi gerektiğini belirterek “Tek bir karar vardır; o da seçimin, YSK tarafından iptal edilmesidir” ifadesini kullandı.

Sözcü’de yer alan habere göre, konuşmasında YSK’nın ‘mühür kararını’ eleştiren Tezcan “Bu referandum açık oy gizli sayım ilkesinin uygulandığı 2017 yılının sopalı seçimi olarak tarihimizin kara sayfasında yerini alacaktır.  YSK’nın görevi seçimleri yargı gözetim ve denetimi altında yapılmasını sağlamaktır. Ancak referandum iktidar gözetimi altında yapılmıştır” dedi. Tezcan, YSK’nın söz konusu mühür kararı ile “sahte oyları geçerli hale getirecek bir düzenlemenin yolunu açtığını” savundu.

Tezcan sandık başında çekilen ‘usulsüzlük’ görüntülerini de izleterek sözlerini şöyle sürdürdü “YSK resmen ‘Bizi buraya getiren irade bunu istiyor’ demiştir. YSK, millet oyuna sahip çıkarken hükümete sahip çıkmıştır. Bu referandum ciddi ve esaslı bir meşruiyet sorunu doğurmuştur. Bu referandumun meşruluğu sürekli tartışılacaktır. Henüz sonuçlar kesinleşmedi. Kamu vicdanında ‘hayır’ın önde olduğu ve anayasanın kabul edilmediği berrak bir şekilde ortadadır. Toplum tek adama, rejim değişikliğine ‘hayır’ demiştir. Bu ilan (YSK’nın sonuçları kabul etmesi konusunda) anayasa değişikliğinin meşruiyetine yaramaz. Sadece anayasa değişikliği yürürlüğe girer ama meşru olmaz ve büyük bir meşruiyet tartışmasının kapısı açılır. Devlet ve toplum yaşamımızda bir toplumsal yarılma metni olarak kalır ve yerini alır. Milleti hukuk ekseninde rahatlatacak tek bir karar vardır. Aslolan bu referandumun iptal edilmesidir.”

Öte yandan CHP İstanbul Milletvekili Sencer Ayata kullanılan mühürsüz zarf sayısının 2.5 milyon olduğunu açıkladı.

Kaynakhttp://t24.com.tr/

Sumenaltı iddiası CHP’yi karıştırdı

9907 Haziran’da aday olan Baysan, 1 Kasım’da başvurdu ama aday gösterilmedi. Kılıçdaroğlu’nun niye aday olmadığını sorduğunu açıklayan Baysan, dosyasının sumenaltı edildiğini öne sürdü.

7 Haziran Seçimleri’nde CHP’nin Mersin listesinde 4. sırada yer alan ancak 1 Kasım seçimlerinde aday gösterilmeyen Mustafa Baysan’ın, adaylık dosyasının ‘eksik bilgi’ gerekçesiyle genel başkan ve MYK değerlendirmesine sunulmadığı, Baysan’ın eksikliği gidermek için verdiği dilekçenin de kaybolduğu ileri sürüldü. Adaylık başvurusunun sumenaltı edildiğini savunan Mustafa Baysan, “Listeler açıklandıktan sonra Genel Başkan’la görüştüm, bana neden aday olmadığımı sordu. Dosyamın sumenaltı edildiğini o zaman öğrendim” dedi. Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ise, “Baysan’ın başvurusu vardı. Her dosya gibi incelendi” dedi, ayrıntı vermekten kaçındı.

7 Haziran seçimlerine CHP Mersin milletvekili aday listesinin 4.sırasından katılan işadamı Mustafa Baysan’ın 1 Kasım için aday listesine girememesinin, skandal niteliğinde bir ihmalden kaynakladığı iddia edildi. O skandalın ayrıntılarına Cumhuriyet ulaştı. İddiaya göre Mustafa Baysan, adaylık başvurusunu son başvuru tarihinden önce parti genel merkezine sundu. İlk başvurusunda şehir tercihi olarak Mersin ve İstanbul’u işaretleyen Baysan, daha sonra ek bir dilekçe vererek, adaylık başvurusunu sadece Mersin için yaptığını bildirdi.

İşleme alınmadı

Ancak Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, seçim bölgesi belirtilmediği gerekçesiyle Baysan’ın başvurusunu işleme almadı. Kesin aday listelerinin açıklandığı gün adını adaylar arasında göremeyen Mustafa Baysan, listelerin açıklanmasından 2 gün sonra, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile telefonda görüştü. Kılıçdaroğlu, Baysan’a “Neden aday olmadınız Mustafa Bey” diye sordu. Bunun üzerine Baysan, “Ben adaylık başvurumu yaptım, listeye giremedim” yanıtını verdi.

Tezcan: Kayıt var

CHP’deki skandal iddiası üzerine telefonla ulaştığımız Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, konuyla ilgili ayrıntılı bilgi vermekten kaçındı. Tezcan, “Bunlar doğru şeyler değil. Partiye adaylık başvurusunda bulunan herkesin dosyası titizlikle incelenir ve gereği yapılır. Bu arkadaşımızın da bir müracaatı vardı. Dosya kaybolması diye bir şey yok. Olur mu öyle şey. Dosya kayıtları var. Ben genel başkan yardımcısıyım ve partimizin bir adayıyla ilgili konuyu yerel gazetecilerle tartışacak değilim. Adaylık başvurusu alınmış ve incelenmiştir” diyerek Baysan’ın listeye girememesi konusunda topu MYK’ye attı. Ancak CHP Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğit’ten farklı bir açıklama geldi. Özyiğit, katıldığı bir radyo programında, “Ben Mustafa Baysan’ın aday olacağını biliyordum ama adını müracaat listesinde göremedim” dedi.

SAHTECİLİK CEZASIZ KALMASIN

Mustafa Baysan adaylık başvurusunun, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan tarafından sumenaltı edildiğini ileri sürdü ve bu durumu Kılıçdaroğlu ile görüştükten sonra anladığını söyledi. “Ben partinin emrindeyim ama parti böyle insanlarca yönetilmemeli. Parti genel başkan yardımcısı sahtecilik yapıyor. Bu tip insanlar o partide olmamalı” diyen Baysan, şunları söyledi: “Sempati duyulan bir insansın, seçim kampanyasını yürütüyorsun ama Bülent Tezcan adlı bir genel başkan yardımcısı dosyanı sumenaltı ediyor. Genel Başkan’dan gereğini bekliyorum. Bu sahteciliğin cezalandırılması gerekiyor. CHP’ye zarar verecek şeyler yapmam ama Tezcan gibi insanların cezalandırılması gerekir, o mevkide olmaması gerekir, parti yöneticisi olmaması gerekir.”

Kaynak : Abidin YAGMUR / http://www.cumhuriyet.com.tr

Koza İpek Grubu’na operasyon

2015-09-01_175717

Koza İpek Grubu’na yönelik bu sabah düzenlenen operasyonda 6 kişi gözaltına alındı. Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek hakkında da gözaltı kararı bulunduğu, yurtdışında olduğu öğrenildi.

Koza İpek Holding’e yönelik bu sabah operasyon düzenlenmişti.  23  şirkete yönelik başlatılan aramalarda 6 kişi gözaltına alındı. Holding Yönetim  Kurulu Başkanı Akın İpek hakkında da gözaltı kararı bulunduğu, yurtdışında olduğu  için kararın uygulanamadığı öğrenildi. 

 
Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü  ekiplerince, Koza İpek Holding merkez binası, İpek Üniversitesi Kampüsü’nde  bulunan bağlı bir şirket, Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın İpek’in  Gaziosmanpaşa’daki evi başta olmak üzere holdinge bağlı şirketlerde arama  başlatıldı.  
Aramalar sürerken 6 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. İngiltere’de olduğu iddia edilen Akın İpek hakkındaki gözaltı kararının bu  nedenle uygulanamadığı öğrenildi.  
Öte yandan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, telefonla aradığı Koza İpek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek’ten MASAK tarafından şirketlerine yapılan operasyonla ilgili bilgi alarak, geçmiş olsun dileklerini iletti. Bu arada, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ile Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan da İpek Medya Grubu binasına geçmiş olsun ziyaretinde bulundu. 
CANLI YAYINA BAĞLANDI 
Bugün TV’ye bağlanan Akın İpek ise “Baskının gerekçesi olarak 3 basit sebep var. Bir tanesi Ereğli Demir Çelik diye bir yerden bizim aile vakfımıza 122 milyon TL diye bir para geldiğini iddia ediyorlar. Ben Ereğli Demir Çelik’in ne kendisini ne sahiplerini ne akrabalarını tanımam bilmem. 7 milyar dolardan bahsediyorlar. Bizim gibi şirketler paralarını belli vadelerde açma kapatma yaparlar. Siz sadece açmaları alt alta koyar toplar, kapatmaları toplamazsanız ortaya böyle 7 milyar dolar çıkar. Yok böyle bir para kardeşim. Niye bana baskına gelmişler biliyor musun. Bu 7 milyar doların MASAK’a bildirip bildirilmediğini sormak için bana gelmişler. Bana değil bu parayı sormak için bankaya baskın yapın. Bankalar zaten bu tür paraları otomatikmen MASAK’a bildirmek zorundalar. Çünkü mevzuat böyle. Bildirmemelerine imkan yok” dedi.  
BUGÜN NELER YAŞANMIŞTI? 
Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Koza İpek Holding’e ait  23 şirkette arama başlattı. 
Aramalarda, şirketlerdeki evrak ve bilgisayarlara el konuldu. Koza İpek Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek’in Ankara’daki evinde de arama yapıldığı bildirildi. Aramalar sırasında çok sayıda çevik kuvvet polislerinin güvenlik önlemi aldığı görüldü. 
Operasyonu gruba ait televizyon kanalları duyurdu. Arama yapılan noktalar arasında Koza Holding, İpek Üniversitesi ve Akın İpek’in evi de bulunuyor.  
BAŞSAVCILIK KAYNAKLARI: MEDYA ORGANLARINI KAPSAMIYOR 
AA muhabirinin başsavcılık kaynaklarından edindiği bilgiye göre, Koza  İpek Holding’in 23 şirketinde başlatılan aramalar, grubun medya organlarını  kapsamıyor. Polisin aramaları, medya dışında faaliyet gösteren diğer şirketlerde  sürüyor.  
AA: 23 ŞİRKETTE ARAMA YAPILIYOR 
Anadolu Ajansı ise operasyonla ilgili şu haberi geçti: 
“Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) finans desteği sağladığı iddiasıyla Koza İpek Holding’in 23 şirketinde arama başlatıldı.

Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Fetullahçı Terör Örgütü’ne yönelik devam eden soruşturma kapsamında, söz konusu örgüte finans desteği sağladığı ve örgütün propagandasını yaptığı gerekçesiyle holdingin çeşitli alanlarda faaliyet gösteren 23 şirketinde arama başlattı.

Aramalarda, şirketlerdeki evrak ve bilgisayarlara el konulduğu öğrenildi. Koza İpek Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek’in ise yurtdışına çıktığı öne sürüldü.”

3 dakikalık ifade uçtu mu?

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile ilgili “dolandırıcılık, rüşvet ve irtikap” iddiasıyla açılan kamu davasının dördüncü duruşması bugün görüldü. Duruşmada, sanıklardan Hacı Ali Hamurcu’nun avukatı, müvekkilinin emniyette verdiği ifadesindeki 3 dakika 37 saniyelik bir bölümün ve orijinal kasetin yok edildiğini iddia etti. 

ANKARA – Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile ilgili “dolandırıcılık, rüşvet ve irtikap” iddiasıyla açılan kamu davasının dördüncü duruşması bugün görüldü. Kayseri 2′nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava sanıkların ek savunmalarının alınması nedeniyle 7 Haziran 2013 tarihine ertelendi. Duruşmada, sanıklardan Hacı Ali Hamurcu’nun avukatı, müvekkilinin emniyette verdiği ifadesindeki 3 dakika 37 saniyelik bir bölümün ve orijinal kasetin yok edildiği iddiasıyla, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’na açılan soruşturmanın takibini istedi. Duruşmada bilirkişinin bu yöndeki tespitlerini içeren raporu da okundu. Mahkeme de talebi kabul ederek soruşturma dosyasının hangi aşamada olduğunun sorulması ve ilgili soruşturmanın bekletici sorun yapılıp yapılmayacağı yönünde karar verilmesi üzerine duruşmayı 7 Haziran 2013 tarihine erteledi. Ayrıca Hamurcu’nun bir sonraki celsede savunmasının alınmasına da karar verildi. Hamurcu duruşmada söz alarak, bu kayıp bölümün ortaya çıkması durumunda, beratını sağlayacak görüntülerin tespit edileceğini belirtti.

“SİLİNEN GÖRÜNTÜ KAYDINDAKİLER KİM?” 

Duruşmayı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan başkanlığındaki 17 CHP’li milletvekili de izledi. Tezcan’la birlikte CHP Milletvekilleri Atilla Kart, Ömer Süha Aldan, Ali Özgündüz, Recep Gürkan, Emre Köprülü, Ali Serin Dağ, Mehmet Ali Edipoğlu, Celal Dinçer, Kazım Kurt, Şevki Kulkuloğlu, Orhan Düzgün, Ali İhsan Köktürk, Mehmet Siyam Kesimoğlu, Ali Haydar Öner, Malik Ejder Özdemir, Oktay Ekşi izleyici olarak katıldı. Salonun dışında da pek çok partili hazır bulundu. Duruşmanın ardından milletvekilleri toplu halde il binasına gelerek CHP Kayseri İl Başkanı Sadık Atilla ile bir süre görüştü. CHP’li milletvekillerin adliye ve parti binasına gelişinde polisler de güvenlik önlemleri aldı.

Parti il binasında basın toplantısı düzenleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, kendilerinin yolsuzlukların üzerini örtmeyen, adil ve bağımsız yürüyen bir süreç istediklerini ifade ederek, “Bu çerçevede bugüne kadar yapılanları da görerek arkadaşlarımız bu süreci yakından takip ediyor, bundan sonra da takip edecek. CHP nerede yolsuzluk varda kararlılıkla, cesaretle onun üzerine gidecektir” dedi.

Tezcan’ın ardından kameraların karşısına geçen CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ise soruşturmanın süreci hakkında bilgi verdi.

Kart, Kayseri Belediyesi’nde ortaya çıkan yolsuzlukların üzerinin takipsizlik kararları verilerek örtülmeye çalışıldığını belirterek, “CHP olarak biz kişisel bir çekişmenin, bir iddialaşmanın içinde değiliz. CHP olarak diyoruz ki, bu ülkede kimsenin yaptığını yanına kalmasın, gerçekler ortaya çıksın” diye konuştu. Kayseri Belediyesi odaklı yolsuzluk ilişkileri ağının, idari soruşturma aşamasında mülki idari tarafından korunduğunu öne süren Kart, bu bağlantı nedeniyle adli soruşturmanın da iğfal edildiğini belirtti.

Sanıklardan Hacı Ali Hamurcu’nun ise bu olayın şu anda sanki tek suçlusu, tek faili olarak lanse edildiğini ifade eden Kart, Hamurcu’nun, soruşturmada emniyet yetkilileri dışında birilerinin olduğunu söylediğine dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Bugünkü duruşmada da, bizim takibimiz üzerine açılmak zorunda olan dava kısmen açıldı ve bilirkişi raporu verildi. O bilirkişi raporunda, 18 Temmuz 2007 tarihli sorguda 4 dakikaya yakın bir kısmın olmadığını söyleniyor. Silinmiş. Bu orada ilk andan itibaren soruşturmaya müdahale edildiğinin delilidir. İlk aşamadan itibaren deliller karartıldı. Belli ki o görüntülerde aslında o soruşturmada bulunmaması gereken birileri var, kim bu birileri? Orada soruşturmayı yönlendiren, kopyala yapıştır diyen kim? Emniyet görevlileri dışında başka kim var orada Bunları yargı ortaya çıkartacak değil mi? Peki bu şekilde yürütülen bir soruşturmanın sağlıklı yürütüldüğünü söyleyebilir misiniz? CHP olarak başından beri söylediklerimiz ne kadar doğru olduğu ortaya çıkmıştır” diye konuştu.

“OSMAN GÜNEŞ’LER BU YAŞANAN SÜRECİN KARA KUTUSUDUR” 

Kart, kendilerinin dönemin Kayseri Vali Yardımcısı Ali Yener Elçin’in hakkında yapıkları suç duyurusunun yine dönemin Kayseri Valisi Osman Güneş tarafından işleme konulmadığını belirterek, daha sonra Elçin’in yasal dinlemeye takılmasının ardından hakkında idari soruşturma başlatıldığını kaydetti. Elçin’in “bu itiraflarının” iki yıldan bu yana Kayseri savcılığının ve Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından bilindiğini ifade eden Kart, “Biz yeni öğrendik. Deliller bizden saklanıyor. Devletin savcısı, mahkemesi bu itiraflar ortada olmasına rağmen neden suç duyurusu yapmaz?2 yıldır anlatmaya çalıştığımız bu, bırakın yargı işlesin, başka bir şey istemiyoruz. Biz kimseye iftirada bulunup karalama yapmıyoruz. Bu gerçeğin ortaya çıkmasını istemek en başta Büyükşehir Belediye Başkanının hukukuna uygundur. Çünkü ortada ciddi, yasal bulgular var. Biz Osman Güneşleri yaratan sistemi sorguluyoruz. Osman Güneşleri kim, neden himaye ediyor? Kayseri olayının özü budur. Osman Güneşler bu yaşanan sürecin kara kutusudur, kilididir. Biz o kilidi açacağız. Bunun için Kayseri’deyiz” diye konuştu. (ANKA)

Kaynak : GAZETEPORT

CHP’li vekilden şok iddia

CHP Aydın milletvekili Bülent Tezcan, cezaevlerindeki tutuklu ve sanıkların avukat görüşmeleri de dahil tüm ziyaretçi ve telefon görüşmelerinin dinlendiğini iddia etti.

İstanbul özel yetkili mahkemesi eski savcısı Zekeriya Öz’ün Kayseri Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdiği bir belgeyi açıklayan Tezcan, 81 ilin barosunu ve Adalet Bakanı’nı göreve çağırdı. “Bu bir hukuk skandalıdır” dedi. 

Bülent Tezcan Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Zekeriya Öz’ün, 20 Mart 2010 tarihinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılğı’na gönderdiği yazıyı açıkladı.

“Gizli” damgalı yazıda, Kayseri’de tutuklu bulunan Hacı Ali Hamurcu isimli şahsın Avukat Yusuf Erikel ve diğer şahıslarla yapmış olduğu görüşmelerin kayıtlarının istendiğini anlattı.

Bülent Tezcan, “bu belge cezaevlerindeki tutuklu ve sanıkların tüm görüşmelerinin dinlendiğinin belgesidir” dedi.

Avukat görüşmelerinin dinlenmesinin suç olduğunu belirten Tezcan, savunma hakkının ihlal edildiğini iddia etti.

Kaynak : CNN TÜRK