Erdoğan ve belediye başkanlarına suç duyurusu: ‘İstifa ettirmek anayasaya aykırı’

Ankara’da Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) kurucu başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu liderliğindeki bir grup, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve istifa eden belediye başkanları hakkında suç duyurusunda bulundu.

Sendika.org’un haberine göre savcılığa sunulan dilekçede, Erdoğan, Yıldırım ve başkanlar ‘anayasayı ihlal’ ve ‘siyasi hakları kullanmayı engellemek’le suçlandı.

Dilekçede şöyle dendi: “İstifa ettirenler, anayasanın dışına çıkmış, istifa edenler de daha önce istifaları gündemde değilken, ortaya çıkan bu irade karşısında, istifalarını isteyenlerin eylemlerine iştirak etmişler ve bu suçu birlikte işlemişlerdir.”

Fotoğraf: Reuters

‘Baskıyla istifa etti’

Eminağaoğlu, belediye başkanlarının seçilme yeterliliğini mahkumiyet kararıyla kaybetse bile Danıştay tarafından görevine son verilebileceğini belirterek belediye başkanlarının kendi iradelerinin dışında, AKP yöneticilerinin istek ve baskıları sonucunda istifa ettiğini söyledi.

Şimdiye dek İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş, Düzce Belediyesi Başkanı Mehmet Keleş, Niğde Belediyesi Başkanı Faruk Akdoğan, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Recep Altepe, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Edip Uğur istifa etmişti.

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

”İSTİFA ETMEMENİN NETİCESİ AĞIR OLUR”

YouTube Preview Image

Recep Tayyip Erdoğan;İstifa etmezlerse gereği yapılacak

YouTube Preview Image

ERDOĞAN ; 3 BEL. BAŞ . İSTİFA ETTİ .! 3 ‘ BELEDİYE BAŞKANI’DA İSTİFA ETMELİ.!!

YouTube Preview Image

AKP’li başkan ağlayarak istifa etti: Tehdit ve baskılar aileme kadar ulaştı, külli iradeye teslim oluyorum!

“Görev yapmam imkansız hâle geldi; üzgünüm, kırgınım, AK Parti’yi de bırakıyorum”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın “En kısa sürede istifa edeceklerine inanıyorum” sözleriyle işaret ettiği isimlerden biri olan Ahmet Edip Uğur, 30 Mart 2014’ten bu yana sürdürdüğü Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden ve AKP’den ayrıldığını duyurdu. İstifasını, Erdoğan’ın talebiyle verdiğini vurgulayan Uğur,  “Üzgünüm, kırgınım” dedi.

Açıklaması sırasında gözyaşlarını tutamayan Uğur, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni ima ederek “Külli iradeye teslim olarak cüzi irademle milletime vefa gösteriyorum” ifadesini kullandı.

Kurulduğu 2002 yılından bu yana AKP’de çeşitli görevler üstlenen Uğur, istifa kararını “vicdan rahatlığı” aldığını belirterek şunları kaydetti:

“Kendi adıma şunu söylemeliyim. Yolsuzluğunuz yok, FETÖ bağlantınız yok fakat ailenize, evinize kadar ulaşan baskılar, hatta tehdide varan müdaleler var. Bu katlanılacak bir durum olmanın ötesine geçmiştir. AK Parti’de siyaset yapma imkanımız ortadan kalkmıştır. Külli iradeye teslim olarak cüzi irademle milletime vefa gösteriyorum. Partime ve başkanlık görevime burada veda ediyorum. Vicdan rahatlığı ile bu kararı almış buluyorum. Hepinize, bütün hemşehrilerime, uzun mesai yıllarımda bana destek olan aileme teşekkür ediyorum.”

Erdoğan’ın, genel başkanlığını yürüttüğü AKP’ye yönelttiği metal yorgunluğu eleştirileri sonrası İstanbul, Ankara, Bursa, Balıkesir, Niğde ve Nevşehir belediye başkanlarının istifası gündeme gelmişti. 13 yıldır sürdürdüğü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İBB) görevinden ayrılan Kadir Topbaş, “Her şey affedilebilir, ama adam yerine konmamak asla” derken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de, istifa açıklamasında 23 yıllık “başarılarını” sıralamış; “Başarısız olduğum için değil, liderimiz istediği için istifa ediyorum” ifadesini kullanmıştı. Gökçek ve Uğur ile birlikte istifaya karşı direndiği iddia edilen Recep Altepe de,  Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı bıraktığını duyurduğu açıklamada “davaya bağlılık” vurgusu yapmıştı.

Ahmet Edip Uğur kimdir?

Ahmet Edip Uğur 7 Nisan 1950 tarihinde Balıkesir’de doğdu. Orta Öğrenimini İstanbul IşıkLisesi’nde, Yüksek Öğrenimini İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde tamamladı.

Balıkesir Ticaret Odası Başkanlığı, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Balıkesir Şube Başkanlığı yaptı. Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Başkanlığı görevine 2008 yılından bu yana devam ediyor.

Balıkesir Milletvekili olarak 18. Dönemde ilk kez Parlamento’ya girdi. AKP Balıkesir Kurucu İl Başkanlığı’da yapan Ahmet Edip Uğur, 22. 23. ve 24. Dönemde üç defa üst üste Milletvekili seçildi. 2008 yılında “AKP Genel Başkan Yardımcısı” ve “Mali ve İdari İşler” Başkanı olarak görev yaptı.

30 Mart 2014 Mahalli İdareler seçiminde, AKP’den Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi.

Kaynak : http://t24.com.tr/

 

YouTube Preview Image YouTube Preview Image YouTube Preview Image YouTube Preview Image

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a erken seçim çağrısı: 17 ay beklemeyelim, hodri meydan!

Erdoğan’ın “İstanbul’a ihanet ettik” ifadesine eleştiri: Hainsen o koltuktan kalkacaksın!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın “metal yorgunluğu” eleştirileri sonrası AKP’li belediyelerde başlayan istifalara tepki gösterdi. Erdoğan’ın “En kısa sürede istifalarını vereceklerine inanıyorum” sözleri sonrası Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe‘den gelen “istifa” açıklamalarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Böyle bir adam Türkiye’de cumhurbaşkanlığı makamını işgal edemez” dedi. Kılıçdaroğlu, sözlerinin devamında “erken seçim” çağrısı yaparak “Tehditle, şantajla baskıyla devlet yönetilir mi? Hodri meydan,  17 ay beklemeyelim seçimler için buyrun gelin seçimleri erken yapalım” ifadesini kullandı.

Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2018’de erken seçim yapılacağı” yolunda ileri sürülen iddialarla ilgili olarak “Erken seçim gündemimizde yok” demişti.

“Hainsen o koltuktan kalkacaksın”

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın İstanbul’da yürütülen inşaat çalışmalarıyla ilgili olarak kullandığı “Biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz. Ben de bundan sorumluyum” ifadesini de eleştirdi.

“İtirafı” için Erdoğan’a teşekkür eden Kılıçdaroğlu, sözlerine “Eğer itiraf etmeseydi biz bu şekilde konuşamazdık. Hainsen o koltuktan kalkacaksın arkadaş” diye devam etti.

İhsan Eliaçık’a yönelik saldırıya tepki

İlahiyatçı, “Anti-Kapitalist Müslüman”  olarak tanınan yazar İhsan Eliaçık‘ın Kayseri Kitap Fuarı’nda uğradığı saldırıyı da kınayan Kemal Kılıçdaroğlu, “Eliaçık’a yapılam, düşünce özgürlüğüne getirilen büyük bir kısıtlamadır” ifadesini kullandı.

“Bizimkiler namuslu adamlardır”

Kılıçdaroğlu, AKP’li belediyelere yönelik olarak başlayan “istifa” çağrılarının CHP’li belediyelere uzanacağı yolundaki iddiaları da şöyle değerlendirdi:

“Belediyelerimizin üzerine gideceklermiş. Gidin. Demirden korkan trene binmez. Bizim belediye başkanları namuslu adamlardır.”

“İnsan düşmanına dahi insanca davranmalı”

Kılıçdaroğlu’nun, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalar şöyle:

Taşeron işçilerle ilk toplantı yapan bu kardeşinizdi. Taşeronların haklarını sonuna kadar savunmak bir sendikalı işçi kadrolu işçi gibi haklara sahip olacak taşeron işçi de. Hiçbir fark olmayacak. Sizin hakkınızı savunmak boynumuzun borcudur.

Enis Berberoğlu aylardır hapiste. Bir de fıtık ameliyatı oldu. Beni üzen havuz medyası tarafından istismar edilmesi. İnsan düşmanına dahi insanca davranmalıdır. İnsanda biraz ahlak olur. Bunların gözü o kadar kararmış ki yanında olmayanın yakılmasını istiyorlar. Berberoğlu boş durmadı içeride, kitap yazdı. Bu kitabın bütün gelirlerini gazetecilik stajı yapan öğrencilere verecek.

Ergenekon Balyoz davalarında bir Silivri Külliyatı oluşturulmuştu. Onlarca kitap çıktı böyle. Şimdi 20 Temmuz Silivri darbesi sonunda da böyle külliyat çıkacak.

“Bütün gazeteciler serbest bırakılsın”

Bugün Birgün Gazetesi’nden Mahir Kanaat’in duruşması var. Gazeteciler aylardır içeride bir türlü yargı önüne çıkarılamıyor. Bütün gazetecilerin serbest bırakılmasını istiyoruz. Cumhuriyet yazarları neredeyse 1 yıllarını dolduracaklar. Eğer bir ülkede gazeteci hapisteyse o ülkede demokrasi yoktur.

İnsan hakları savunucuları da hapiste. Efendim bu gizli toplantı. Ne gizli toplantısı? Bu aktivistler daha önce AK Parti’nin Bakanlıklarında da göreve yapmışlar. Ne yaptı bu insanlar? Ellerine silah alıp bir yer mi bastılar? Bunları yaptığınız zaman Türkiye dünyada itibar kaybeder. İtibarı demokrasiyle düşünce özgürlüğüyle kazanabilirsiniz. Onlar itibarı parayla kazandıklarını zannediyorlar.

Kayseri’de kitap fuarı yapılıyor. İhsan Eliaçık hepimizin bildiği bir isim. Düşünce, inanç özgürlüğünü savunur. Çok sayıda dini içerikli eseri vardır. Fuarı düzenleyen belediye İhsan Eliaçık’ın oraya gelip kitabını imzalamasını ve konuşmasını yasaklar. Bu Belediye Başkanı en büyük hakareti Kayserililere yapıyor. Demokrattır Kayserililer, düşünce özgürlüğünü savunur. İhsan Eliaçık 28 Şubat’ta mağdur olan bir isim. İbrahim Kaboğlu için de yasak getirilmiş. Bunlar bizde demokrasi olmadığını tek adam rejimi olmadığını gösteriyor. Büyük ihtimalle telefon etmiştir içeri sokmayın diye.

“Herkesin oturup düşünmesi lazım”

Şırnak’ta acı bir olay yaşadık 8 işçimiz kömür madeninde hayatını kaybetti. Biri Sıddık’tı.17 yaşında…Okula gitmek yerine kömür madenine gidiyorsa herkesin oturup düşünmesi lazım. Olaydan sonra açıklama yapıldı, maden ocağı kaçak diye. Kaçak değildi ihaleyle verilmişti. Ya bir Bakan yalan söyler mi? Dokularına işlemiş. Yalan söyleyen bakanın görevini bırakması lazım. 8 işçinin kanı onun boynundadır. Kendi kabahatini gizlemek için maden ocağı kaçaKtır diyorsun. İhaleyi sen yaptın!

“Uyuşturucu için verdiğimiz önergeyi parti reddetti”

Uyuşturucu sorununun çözümüyle ilgili verdiğimiz önergeyi AK Partililer reddetti. Buradan özellikle annelere sesleniyorm. AK Partili vekil size “Bir derdiniz var mı?” diye sorarsa deyin ki ‘CHP’nin önergesine niye hayır dediniz? Siz uyuşturucu baronlarını mı koruyorsunuz, çocuklarımızı mı?’

“OHAL bir yılı geçti”

Yine OHAL uzatıldı. Darbe girişiminde sonra Binali Yıldırım ile Çankaya’da bir araya gelmiştik. Çok kısa bir süre için OHAL’in ilan edileceğini söylemişti. Bir yılı geçti.

Her darbe kendi hukukunu yaratıt. 20 temmuz 2016 sivil darbesi kendi hukukunu yarattı ve öyle devam ediyor. Meclis’te bir komisyon kuruldu. O komisyonu engellediler. Gelip ifade vermesi gereken kişileri komisyona davet etmediler. Adil Öksüz’ü serbest bıraktılar. Cep telefonuyla serbest bıraktılar. Takip de etmediler. Dürüst savcıları görevden aldılar. 1 milyon aileyi mağdur ettiler. Ya darbeyi yapanı yakala. Askeri öğrencilerin ne günahı var? Dayısı olanlar parası olanlar dışarıda. Hele bir kayınpederin iyyise damat olarak her yere gideriz. 20 Temmuz’dan sonra yaratılan iklim nedeniyle hakimler adalet dağıtamaz hale geldiler.

“Hainler devlet yönetemez”

Tek adamı kandırırsanız ülkeyi felakete götürürsünüz. Trump kandırdı,PKK kandırdı, Esad kandırdı, Obama kandırdı, FETÖ kandırdı. Herkesin kandırdığı adamın ülkeye faydası olur mu? Her gece sarayda başka odada yatıyor. Niye korkuyorsun? Çık git kahvede otur çiftçiyle sohbet et. Devleti yöneten aldatılırsa ne olur? Devletin kozmik odasını teröre teslim eder. Türkiye devletinin bütün sırlarını terör örgütüne teslim eden vatan hainidir. Sen Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün sırlarını terör örgütüne açtın bunun hesabını verdin mi? Vereceksin!

“16/9 İhanet kuleleridir”

Sayın Erdoğan açıklama yapıyor. ‘Biz bu şehre ihanet ettik ben de bundan sorumluyum’ diyor. Hainler devlet yönetemez. 16/9 kuleleri ihanet kuleleridir. Danıştay kararını hiç kimse takmadı. Hukuk yok ki. Ben bildiğimi okurum diyor. Şimdi ihanet ettik diyor. İhanet ettiysen hain kim? Sensin! ‘Silueti yık’ diyoruz yapan adam ‘ben yıkmam’ diyor. Erdoğan diyor ki ‘Yıkmıyorsan ben seninle küstüm.’ ‘Danıştay kararıyla yık’ demiyor. Geçen yine beraber kurdele kestiler. Hainliğe hala devam ediyoruz diyor. Kendini hain ilan ettiysen o koltuktan kalkacaksın. Nurettin Sözen’i hatırlayın. Otelin kaçak katlarını devletten destek almadan tıraşladı. Bunların yatacak yeri yok bunlar sadece doların yeşilini seviyorlar. İhanetini itiraf ediyor, teşekkür ederiz. Etmese böyle konuşamazdık. Kendisine yürekten teşekkür ediyorum. ‘Benim haberim yoktu’ diyemez. Bir bakanı vardı uzun yıllar TOKİ başkanlığı yaptı. Bir bakanı Çevre ve Şehircilik bakanlığı yaptı. Ne dedi? Ne yaptıysam Erdoğan’ın talimatıyla yaptım dedi. İstifa etti. O etmedi. İhanete devam edecek. CHP’li belediyelerin üzerine gidecekmiş. Gidin. Demirden korkan trene binmez. Bizim belediye başkanları namuslu adamlardır.

Erken seçim çağrısı

Yüzde 49,5 oy alan Başbakanı görevden aldı. Milli iradeyi hiçe saydı. Milli irade benim diyor. Sonra seçimle gelen belediye başkanlarını istifaya zorluyor. Böyle bir adam Türkiye’de cumhurbaşkanlığı makamını işgal edemez. Bir daha söylüyorum, namus ve şeref kavramını yüreğinde taşımayan insanların o koltukta oturmaya hakları yoktur. Tehditle, şantajla baskıyla devlet yönetilir mi? Ben bunları söylediğim zaman siz belediye başkanını mı koruyorsunuz diyorlar. Biz demokrasiyi koruyoruz. 17 ay beklemeyelim seçimler için buyrun gelin seçimleri erken yapalım.

Kaynak : http://t24.com.tr/

CHP’li Sağlar: Derste olması gereken öğrenciler, neden miting için yolda can vermiştir?

Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, derste olması gerekirken AKP mitingine taşınan ve yolda hayatını kaybeden öğrencileri Meclis’e taşıdı.

AKP mitingine taşınırken hayatını kaybeden öğrencilerle ilgili Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması için soru önergesi veren Sağlar önergede, ”Öğrenciler ne için can vermiştir? Meydanların daha dolu görünmesi için mi?” dedi.

Sağlar, verdiği önergede Başbakana şu soruları sordu:

Aşağıda belirtilen sorularımın Başbakan Binali Yıldırım tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Bilindiği üzere Ankara’da büyükşehir belediye başkanı Melih Gökçek, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın konuşma yapacağı tören için belediyeye ait ulaşım araçlarını ücretsiz yapmıştı.7 Nisan Cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Adana’da yapacağı mitinge belediyeye ait otobüsler,metrolar, özel toplu taşıma araçları yine ücretsiz hizmet vermiştir. Adana Valisi Mahmut Demirtaş, muhtarları ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mitingine katılma ve mahalleleri organize etme görevi verdiği öne sürülmüştür.

Kozan ve Aladağ’dan Adana’ya miting için öğrencileri taşıyan midibüs kaza yapmış ve 3 öğrenci hayatını kaybederken, 24 kişi yaralanmıştır. Olay yerine gelen ambulans ise sel sularında mahsur kalmıştır. Çocuklarını okula yollayan aileler, çocukların cansız bedeni ile karşılaşmıştır. Okulda olması gereken öğrenciler, kamu kurumunda çalışıyor olması gereken memurlar vali baskısı ile miting alanına gönderilmiştir.

Bu çerçevede:

  1. Derste olması gereken öğrenciler, neden miting için yolda can vermiştir? Bu sorumsuzluğun hesabını sizin propagandanızı yapan vali mi siz mi ödeyeceksiniz?
  2. Menfaatiniz için vatandaşların kullanılmasından hatta ölmesinden hiç utanç duyuyor musunuz?
  3. Öğrencileri mitinge yollayan okul müdürlerine soruşturma açılacak mıdır?
  4. Öğrenciler ne için can vermiştir? Meydanların daha dolu görünmesi için mi?
  5. Evet propagandası için imamların, muhtarların, belediye imkanlarının kullanılmasını hukuka uygun buluyor musunuz?
  6. Tarafsız olması gereken valilerin, kaymakamların özellikle Mardin, Ağrı,Şanlıurfa illerinde halka büyük baskılar yaptığı iddiası doğru mudur? Atanan vali mevcut iktidarın valisi midir, atandığı ilin valisi midir?
  7. Atanan valisi sizin valiniz midir, atandığı şehrin mi?Kamu görevlilerinin aleni taraf tutmasının anayasal suç olduğunun farkında mısınız? Bu suçun hesabını nasıl vereceksiniz?

Kaynakhttp://www.birgun.net/

CHP’li Veli Ağbaba’dan Melih Gökçek’e: O, siyasetteki ‘FETÖ’ imamıdır

Fotoğraf: DHA (Arşiv)

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in ‘FETÖ’nün siyasetteki imamı olduğunu öne sürdü.

CHP Sözcüsü Selin Sayek Böke ile beraber Adana’da gündemi değerlendiren Ağbaba, ‘Sol Siyaset ve FETÖ ilişkileri’ isimli kitabı geçen günlerde çıkan Melih Gökçek’in ‘FETÖ’nün siyasi imamı olduğunu söyledi: “Boşuna yazmadı o kitabı. O siyasetteki ‘FETÖ’ imamıdır. Karısının ismini ‘FETÖ’ okullarına veren, parsel parsel Ankara’yı teslim eden siyasetin imamı utanmadan çıkmış kitap yazmış. Solda, o topraklarda ‘FETÖ’ yetişmez, onu bilin. ‘FETÖ’ ile ilgili Akıncı iddianamesinde siyasi ayak yok diyorlar. Bu iddianameyi bakanlık koridorlarında değiştirenler, müdahale edenler darbenin siyasi ayağıdır. Şu anda meclistedir ve hükümettedir. Siyasi ayak olmadan darbenin planlanması ve yapılması mümkün değildir.”

Kerkük’ün ‘Evet’ kampanyası için Barzani’ye ‘teslim edildiğini’ de savunan Ağbaba, “Barzani ‘Evet’ demenin karşılığında Kerkük’ü almıştır. Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden cesaret almadan Barzani’nin Türk şehri olan Kerkük’e bayrak asması mümkün değil. ‘Evet’ karşılığında Kerkük satılmıştır. Geçmişte petrol karşılığında nasıl tavizler verilmişse hükümet Barzani ile pazarlık yapmıştır ve Kerkük’ü teslim etmiştir” dedi.

Kaynakhttp://www.diken.com.tr/

Gökçek’ten ‘İbrahim Kalın’ açıklaması!

Gökçek’in “Erdoğan’ın baş danışmanı CIA ajanı çıktı” konulu bir haberi Twitter adresinde paylaşmıştı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın hakkında paylaştığı bir mesaj için açıklama yaptı ve “İbrahim Bey’e linki direkt mesaj atmaya çalışırken sehven yanlış tuşa basmışım, mesaj genele düştü” dedi. Kalın ise iddiaya ilişkin olarak herhangi bir açıklama ya da paylaşımda bulunmadı.

Gökçek’in Twitter’da Kalın hakkında yaptığı paylaşımda turkishnews.com adlı bir siteden “Erdoğan’ın baş danışmanı CIA ajanı çıktı” başlığıyla yayımlanan bir haber bulunuyor ve haber için kullanılan görselde “Recep Tayyip Erdoğan’ın baş danışmanı İbrahim Kalın’ın derin bağlantıları” ifadelerine yer veriliyor.

Gökçek, “İB.KALIN” notuyla paylaştığı bu mesajı Kalın’ın ‘ikalin1’ rumuzlu Twitter hesabına direkt mesaj olarak göndermek istediğini ancak yanlışlıkla takipçilerine gönderdiğini söyledi.

Gökçek’in Twitter hesabından yaptığı açıklama şöyle:

“Twit alemi. Fetocu alçakların İbrahim Kalın kardeşimle ilgili daha önce yaptıkları haberi tekrar gündeme getirmek istediklerini gördüm. İbrahim’e bu linki direkt mesaj atmaya çalışırken sehven yanlış tuşa basmışım mesaj genele düştü… Kimse bundan bir ekmek çıkartmaya kalkmasın… İbrahim Kalın kardeşimle de konuştum. Fetocuların ilk defa Taraf gazetesinde dile getirdikleri bu yalan ve alçak haberin hiçbir kıymeti yoktur. Fetocular attığınız bu iftiraların içinde kendiniz boğulacaksınız…”

Kaynak : http://t24.com.tr/

15 Temmuz Skandalı

Beyaz TV, 15 Temmuz yayınında büyük bir skandala imza attı. Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’in katıldığı dinamit programında 15 Temmuz’da şehit olan özel harekat polislerinin görüntüleri “52 Özel Harekatçı Kömür Oldu ” başlığı ile yayınlandı.  Beyaz TV’ye Twitter’da büyük tepki gösterildi ve “Beyaz Tv kapatılsın” kampanyası başlatıldı.

Melih Gökçek programı “kanınız donacak” diye tanıtmıştı.

52 Şehidimize Şehit kelimesini kullanmadn kömür oldu diyn Melih Gökçek kanal içn savcılar göreve!#BeyazTVKapatılsınpic.twitter.com/YajXeYMAM4

— Vatan🇹🇷ım (@vatanturkun) 4 Mart 2017

Şehitlerimizi kirli siyasetinize yıllarca âlet ettiniz. Yetmedi, bir de “kömür” yakıştırması yaptınız. Biraz âr edin! #BeyazTVKapatılsınpic.twitter.com/LicFX2I7p2

Bu şehitlerimizin anası, babası, eşi, çocuğu kahroldu bu gece… Yazıklar olsun… #BeyazTvKapatılsın

Gökçek kendi sözleri için KJ’ciyi suçladı

Programın sunucusu Latif Şimşek, sosyal medyadan gelen yoğun tepki üzerine özür dilemek zorunda kaldı. Şimşek, bu KJ’nin atılmasının nedeni ve soruşturulmasını bizzat takip edeceğini ve elinden geleni yapacağını belirtti. Programda konuk olan ve aynı zamanda kanalın sahibi olan Melih Gökçek ise şu açıklamayı yaptı: “Ben atılan bombanın verdiği hasarın büyüklüğünü belirtmek için ‘oradaki her şey bombanın tesiri ile yandı ve kömür oldu’ dedim. Şehit ailelerinden özür diliyoruz. Bu KJ’nin verilmesi büyük bir hata. Bunun hesabını soracağız.”

Kaynak : http://gazeteport.com/

ABD’den akademisyenler açıklaması: Endişe verici bir trend

150727233609_john_kirby_624x351_ap_nocredit

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby, Türkiye’de ‘Barış için Akademisyenler’ bildirisini imzaladıkları gerekçesiyle 20’nin üzerinde akademisyenin gözaltına alınmasını ‘Endişe verici bir trendin bir parçası’ olarak yorumladı.

Günlük basın toplantısının soru cevap bölümüne geçmeden Dışişleri Bakanlığı’nın konuyla ilgili yazılı açıklamasını okuyan Kirby, “Resmi makamlar, emniyet güçleri ve yargı otoritesi meşru bir siyasi söylemi bastırmak için kullanılıyor” dedi.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass’ın açıklamasını da anımsatan Kirby, “Hükümet eleştirisi vatana ihanet anlamına gelmez” ifadelerini tekrarladı.

Türkiye demokrasisinin ifade özgürlüğünü kucaklayacak güçte ve dayanıklılıkta olduğunu ifade eden Kirby, “Türkiye’deki, yetkilileri evrensel demokratik değerleri korumaya davet ediyoruz” dedi.

‘Türkiye’nin en iyi dostu biziz’

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek‘in ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass’ın Twitter’dan paylaştığı mesajlarına yine Twitter üzerinden “Ülkene dön” ve “Susmasını öğren! Lütfen Türk ABD ilişkilerini bozmaya çalışma” şeklinde yanıt vermesini de değerlendiren Kirby basın toplantısının soru cevap bölümünde şunları söyledi:

Türkiye’nin ABD’den daha iyi bir dostu yok. Büyükelçi Bass da bu dostluğu en iyi şekilde temsil ediyor. Türkiye’nin başarılı olmasını bizim kadar isteyen başka bir ülke yok. Büyükelçi Bass da aynı görüşte. Türkiye halkını ve demokrasisini düşündüğü için o açıklamayı yaptı.

ABD’nin devam eden tartışmada akademisyenlerin tarafını tutmadığını da vurgulayan Kirby, burada önemli olanın düşüncelierin özgürce ifade edilmesi olduğunu vurguladı.

Kaynak : http://www.bbc.com/turkce/

Melih Gökçek’in Muharrem İnce planı tutmadı!

ince-mansetCHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce ile AKP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasında ‘’Gecikmeli tavuk tartışması” çıktı.

İnce, 30 Mart 2014’de yapılan yerel seçimleri öncesinde bir TV kanalında “AKP, yüzde 49 oy alsın bırakırım. Siyaseti bırakırım, başka ne yapacağım ki? Giderim kitap okurum, tavuk beslerim köyde” açıklaması yapmıştı.

MELİH GÖKÇEK KULLANDI

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ise İnce’nin bu sözlerini ve TV’deki konuşmasının videosunu 1 Kasım seçimleri için söylenmiş gibi yayınlayarak, Muharrem İnce’ye tavuk resimleri gönderdi ve siyaseti bırakma çağrısında bulundu.

Gökçek twitter hesabında, İnce’ye “Bana dediler ki Muharrem siyaseti bırakır mı? Dedim ki, Muharrem erkek adamdır. Sözünde durur. Lütfen beni mahcup etme… Muharrem Kılıçdaroğlu’nu ortak alsın, beraber tavuk çiftliğinden paraya para demezler” diye yazdı.

“İYİ HAVLAYAN KÖPEĞE İHTİYAÇ VAR”

İnce ise twitter hesabından açıklama yaptı ve bu sözleri 30 Mart yerel seçimlerinden önce söylediğini hatırlatarak, “Melih dededen kalma toprak var, tavuklar da kolay, ama kümesi hırsız tilkilerden korumak için, iyi havlayan bir köpeğe ihtiyaç var” diyerek, çok sert bir gönderme yaptı.

İnce, Gökçek’e “Melih ben o sözü 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde ve o seçimler için söylemiştim. Nitekim o seçimlerde AKP o oyu alamadı. 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesinde söylediğim bir sözü, bu seçim öncesinde söylemişim gibi tweet atana Melih denir:) ” diyerek yanıt verdi.

Kaynak : Deniz AYHAN / ANKARA – http://www.sozcu.com.tr/


 MUHARREM İNCE – REKOR KIRAN VİDEO

YouTube Preview Image

ERDOĞAN’I MECLİSTEN KAÇIRAN O KONUŞMA !!!

YouTube Preview Image

Gökçek konuştu, 155’e ‘ihbar’ geldi, Polatsoy tutuklandı

2015-10-30_192259Barış mitinginin toplanma alanı olan Ankara Garı’ndaki patlamadan sonra patlamayı öngören paylaşımların atıldığı “Twitter” hesapları nedeniyle gözaltına alınan ancak bu hesaplarla ilişkisi bulunamadığı için serbest bırakılan HDP’li Mehmet Serhat Polatsoy, tartışma yaratacak gerekçelerle tutuklandı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in katıldığı televizyon programlarında Ankara’daki patlamanın faili olduğu iddiasıyla hedef gösterdiği Polatsoy’un 155’e yapılan bir ihbarla evinde patlayıcı sakladığı iddiasıyla evini basan polis patlayıcı bulamamasına rağmen çalıştığı Özgür Gündem gazetesine yazdığı yazılar, bu yazıları sosyal medyada paylaşması ve katıldığı yürüyüşlerin yanı sıra “patlayıcı madde bulundurma kuşkusu” gerekçe gösterilek tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ankara Garı’ndaki patlamanın IŞİD tarafından yapıldığı yönündeki kesin açıklamasına rağmen AKP, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek eliyle manüplasyonlarına devam ediyor.

Gökçek kanal kanal dolaşarak HDP Şanlıurfa milletvekili aday adayı ve Özgür Gündem yazarı Mehmet Serhat Polatsoy’u patlamayla ilişkilendirmeye çalışıyor. Patlamadan sonra “Bombalar Ankara’da patlayacak” mesajının paylaşıldığı Twitter hesabınının kullanıcısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Polatsoy, bu hesapla ilgisinin olmadığı anlaşılınca serbest bırakılmıştı.

Polatsoy önceki gün de “terör örgütü üyesi olmak” ve “bomba bulundurmak kuşkusu” ile tutuklandı. Polatsoy’un örgüt üyeliğinden tutuklanmasının gerekçesi olarak Özgür Gündem gazetesindeki yazıları ile Abdullah Öcalan’ın doğum günü için yapılan yürüyüşe katılması gösterildi. Bomba bulundurmak kuşkusu ise daha ilgiç gerekçelere dayandırıldı. Savcılığın, Polatsoy’un evine bomba getirerek sakladıklarını iddia ettiği 2 kişi serbest bırakılırken Polatsoy’un evinde yapılan aramada da hiçbir suç unsuru bulunmadı. Buna rağmen Polatsoy bu suçtan da tutuklandı. Polatsoy’un tutuklanması ile Ankara Garı’ndaki patlamanın hiçbir ilgisi olmamasına rağmen Melih Gökçek çıktığı kanallarda Polatsoy’un tutuklanmasını iddialarına dayanak olarak gösterdi.
 
Kendi yazısını paylaşma suçu

Cumhuriyet’in ulaştığı sorgu tutanağına göre polis Polatsoy’a “İnternet sosyal medya ulusaml ve yerel medya araştırmasında elde edilen verilere göre PKK-KCK örgütünü ve örgüt militanlarını övücü mahiyette çok sayıda makale yazdığınız ve tüm bu yazılarınızı ulusal ve yerel gazete, dergi, TV bilgilerini sosyal medya paylaşımları vasıtasıyla yaydığınız tespit edilmiştir” suçlaması yöneltildi. Polatsoy bu soruya “Benim şu anda ifade özgürlüğüm sorgulanmaktadır. Dolayısıyla bu soruya cevap vermeyi uygun bulmuyorum” yanıtını verdi.

“Öcalan’la yüz yüze görüştün mü?”

Abdullah Öcalan yakalandığında 19 yaşında olan Polatsoy’a “PKK terör örgütünün ele başısı Abdullah Öcalan ile yüzyüze hiç görüştünüz mü? Kurye vasıtasıyla irtibatlaştınız mı?” sorusu yöneltildi. Polatsoy bu soruya “Hayır” yanıtını verdi. Polisler bunun ardından Polatsoy’a Öcalan ile mektuplaşıp mektuplaşmadığını, Öcalan’a kitap yollayıp yollamadığını sordu, Polatsoy’un yanıtı ise yine “Hayır” oldu.

Lise arkadaşıyla fotosuna “eğitim kampı” denildi

Polatsoy’a ayrıca örgütün “devrim hücreleri” olarak adlandırdığı eğitim kampı olarak kullanılan mağaralarında çektirdiği ileri sürülen bir fotoğraf gösterildi. Polatsoy “Bu fotoğraf ya Diyarbakır surları ya da Harran kalesidir. Fotoğraftaki iki kişi de benim lise arkadaşlarım Ş.T ve E.F’dir” yanıtını verdi.

155 ihbarı

Abdullah Öcalan’ın doğum günü yürüyüşüne katılma nedeni sorulan Polatsoy “Türkiye halklarına barışın Öcalan’ın özgürlüğünden geçtiğini düşündüğüm için yürüyüşe katıldım. Kaldı ki Türk devleti de o sıralarda Öcalan ile görüşüyordu” yanıtını verdi. 

Polis, Polatsoy’a 25 Ekim 2015’de 155 Polis İmdat hattına yapılan bir ihbar sonucu gözaltına alındığını belirterek “Bu ihbarda 1 Kasım seçimlerinden önce sizin Şanlıurfa’da büyük bir patlama eylemi yapacağınız, yanınızda Batman kod adlı M.T, M.A, Çavo kod adlı A.D ve Veysi kod adlı B.K isimli kırsalcı teröristlerin olacağı, Ankara patlamasından sonra sizin gözaltına alınarak serbest bırakıldığınızdan dolayı polisin sizden şüphelenmeyeceği ve patlayıcıların sizde olduğu belirtilmiştir. Bu konuda diyeceklerinizi söyleyiniz” sorusu yöneltildi. Bu kişilerin hiçbirini tanımadığını söyleyen Polatsoy ihbarın doğru olmadığını söyledi.

“Ankara komplosunun devamı”

Polatsoy’un avukatı Faruk Yaygın, müvekkilinin evine patlayıcı getirdiği iddiasıyla gözaltına alınan A.D ile M.A’nın serbest kaldığına dikkat çekti. Yaygın, “Ankara komplosundan beklenen sonuç elde edilmeyince başka şekilde bu komployu sürdürmeye çalışılıyorlar. Ankara olayı ile hiçbir bağlantısı yok bu tutuklamanın ama bazı medya organlarında sanki ankara saldırısından dolayı tutuklanmış gibi bir algı yaratılıyor. Müvekkilimin tutuklanmasını gerektiren hiçbir suç da yoktur. İddia edilen bombalar bulunmadı ama tutuklama kararı verildi” dedi.

Kaynak : Kemal Göktaş – http://www.cumhuriyet.com.tr/

Sayfa1 → 212