Bu cinayetleri işleyenlerin korkusuzluğundan hepimizin korkması gerekiyor. Başta da iktidar partisi mensuplarının!
Mehmet Y. Yılmaz
Soruşturmayı yürüten savcılar ve polisler ile ilgili gelişmeler de cinayetin ardındaki gücün siyaseten korunmak istendiğini gösteriyor. Ve bundan da her halde öncelikle rahatsız olması gereken kişiler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısından çıkarken “Sinan Ateş cinayetini” soran gazeteciye “hadi işine bak, hadi bakayım” diyerek tepki gösterdi.
Normal bir demokraside bir gazetecinin işi de esasen tam olarak budur.
Demirbaş’ın serbest bırakılması işlemi savcılık üzerinden gerçekleştirildi. Ve yine kritik bir işlem yapıldı: Polisin, “gecikmesinde sakınca bulunan hâl” kapsamında soruşturma savcısının sözlü talimatıyla gerçekleştirdiği gözaltı işlemine esas olacak dosyanın içi boştu!
Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş‘in öldürülmesine ilişkin soruşturma sürüyor.
Olayla ilgili yürütülen tartışmaların odağında MHP Milletvekili Olcay Kılavuz var. Kılavuz’un bulunduğu adreste yakalanan cinayet zanlılarından birinin nasıl bırakıldığı merak konusu…
Ülkücü camia içinde büyük tepki çeken suikastın organizasyonunda görev yaptığı iddia edilen Tolgahan Demirbaş‘ın yakalanması sürecinde yaşananlarla ilgili önemli bilgilere ulaştım.
Kulislerde konuşulan iki iddia: İlki, soruşturma çerçevesinde MHP’nin bir isminin evinden yapılan gözaltı işlemi. Bu ismin evinden bir kişinin gözaltına alınması Ankara Emniyeti’nde kriz yarattı. Yapılan gözaltı işleminden Emniyet Müdürü Yılmaz’ın bilgi dışında olduğu ve sonrasında söz konusu kişinin serbest bırakıldığı emniyette dilden dile konuşuluyor dünden bu yana. İkincisi ise, olayın ardından bir Suriyeli’nin gözaltına alınması
Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş, yeni yıla iki gün kala başkentte muhafazakâr kesimin adresi olarak bilinen Çukurambar’da öldürüldü.
Suikast, son dönemde sıkça tercih edilen motosikletli eylem ekibince gerçekleştirildi.
Sinan Ateş’in cenazesine MHP’den ve Ülkü Ocakları’ndan hiçbir yetkili katılmadı. (Fotoğraf: DHA)
Sinan Ateş cinayetinde sır perdesi aralanmış değil. MHP ve Ülkü Ocakları’nın sessizliğini koruması ve İl Yöneticisi Ufuk Köktürk’ün şüpheliler arasında bulunması ‘iç hesaplaşma mı?’ sorusunu gündeme getirdi.
Politika Servisi
Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in ölümünün üstünden günler geçti ama suikastın üstündeki perde hâlâ kalkmış değil. Ateş’in ölümünden hemen önce MHP’liler tarafından tehdit edildiği iddiası, İYİ Partililerle fotoğraf vermesi, MHP’nin ve Ülkü Ocakları’nın olaya ilişkin sessizliği İçişleri Bakanlığı’nın herhangi bir açıklama yapmaması birçok soru işareti yarattı. Suikastta adı geçenlerden birinin MHP İstanbul İl Yöneticisi olması da ‘bir hesaplaşma mı’ sorusunu gündeme getirdi.
Ülkü Ocakları’nın eski genel başkanı Sinan Ateş, Ankara’da uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Ateş’in ölümünün ardından Cumhur İttifakı’nın iki kanadından da tek bir açıklama gelmemesi dikkat çekti.
Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş Çankaya Çukurambar’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Türkiye gündemini sarsan bu olay üzerine polis, kaçan saldırganların yakalanması için çalışma başlattı. Saldırı sonrası bütün siyasi partilerden taziye açıklaması geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da taziye açıklamasında “Devlet, bu cinayeti tümüyle aydınlatmalıdır. Sokakları karıştırmak isteyenlerin oyunlarına düşülmemelidir” çağrısı yaptı.