|  Almanya Başbakanı Angela Merkel Almanya Başbakanı Angela Merkel, Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyonu eleştirdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyonu ve gazetecilerin göz altına alınmasını eleştirerek, “Durum alarm verici” dedi. Türkiye’deki basın özgürlüğüne yönelik gelişmelerin kendisi ve Alman Hükümeti için alarm verici olduğunu kaydeden Merkel, bu konuda yaşanan son üzücü durumun Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve gazetecilere yönelik tutum olduğunu söyledi. 
 Fotoğraf: Reuters ABD’nin prestijli gazetelerinden New York Times, Türkiye’nin darbe girişiminin ardından önlem almakta haklı olsa da, yapılanların var olan tehdidi çoktan aştığını belirtip, ülkenin başka ülkelerde de denenmiş bir otoriterleşmeye doğru gittiğini yazdı. ‘Türkiye demokrasisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kurtulabilir mi’ başlıklı başyazıda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın otoriterleşmesinin ‘rezil biçimde’ başka ülke deneyimleriyle tanıdık olduğu belirtilerek, darbe girişiminin ‘gerçek ve hayali düşmanların’ toplu tasfiyesi için bahane haline geldiği, ‘tek bir adamın dış hasımların şiddetli saldırılarına karşı koyduğu’ iddiasıyla medyanın susturulduğu kaydedildi. 
Spor Bakanlığı, DW’nin kayıtlarına el koymuştu.
DW, Conflict Zone programının kayıtlarına el koyan Türkiye Gençlik ve Spor Bakanlığı’na dava açtı. DW Yayın Konseyi de başlatılan hukuki girişime destek verdi. DW’nin basın açıklaması şöyle: “Deutsche Welle (DW), gerçekleştirdiği bir söyleşisine ait video materyallerinin geri verilmesi talebiyle Ankara’da Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açmıştır. DW’de yayınlanan Conflict Zone adlı programın moderatörü Michel Friedman’ın 5 Eylül 2016 tarihinde Ankara’da gerçekleştirdiği TV söyleşisinin çekiminden sonra video materyallerine Türkiye Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın talimatıyla el konulmuştu. 
 ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Elizabeth Trudeau Erdoğan, “ABD er ya da geç bir tercih yapacaktır, ya Türkiye, ya FETO” demişti. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Fethullah Gülen’in iadesi ile Türkiye’yle olan ortaklığı arasında bir seçim yapmasının gerekmediği belirtildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, demokrasi nöbetlerinin son gününde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde halka seslenirken “ABD er ya da geç bir tercih yapacaktır, ya Türkiye, ya FETO” demişti. 
İki lider, uçak krizinin yaşandığı Kasım 2015’ten bu yana ilk kez bir araya geldi.
Türkiye ile Rusya’yı sıcak çatışmanın eşiğine getirerek iki ülke tarihinin en büyük krizlerinden birine neden olan Rus savaş uçağının Türk hava sahasında düşürülmesi ve pilotunun öldürülmesinden yaklaşık dokuz ay sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin St. Petersburg’ta ilk kez bir araya geldi. 24 Kasım 2015’teki uçak krizinden sonraki bu ilk yüz yüze ve heyetlerarası toplantıların ilk bölümünde ekonomik-ticari ilişkiler ele alındı, Suriye’deki krizin çözümün ilişkin görüş ayrılıkları aynı gün içindeki ikinci toplantıya bırakıldı. Erdoğan’ın “Türkiye-Rusya ilişkilerinin geçmişe göre çok daha güçlendiğini düşünüyoruz” sözleriyle özetlediği görüşmeler için Putin, “Kriz öncesi döneme dönebilmemiz için zamana ihtiyaç olacak. Çok zor bir dönemden geçtik ama şunu söylemek istiyorum ki Türk dostlarımıza bunu atlatabileceğimizi söylüyorum” değerlendirmesini yaptı. 
Zarrab kefalet talebinin reddedilmesinin ardından ‘Suçumu kabul ediyorum’ pozisyonuna geçmek için Başsavcılıkla görüşmeye başladı.
Kaynaklar: Zarrab suçlarını itiraf etmeye hazırlanıyor New York Güney Bölgesi Başsavcılığına yakın güvenilir kaynakların belirttiğine göre Reza Zarrab savunmasını değiştirerek ‘suçumu kabul ediyorum’ pozisyonuna geçmek üzere başsavcılıkla görüşmelere başladı. 27 Nisan günü New York’da yapılan ilk mahkemeye Zarrab bizzat katılarak, hakkındaki suçlamalara karşı ‘suçsuzum’ demiş ve Bharara’nın ofisinin yaptığı suçlamalara karşı bu pozisyonla savunmaya başlayacağını göstermişti. 
“Vergi kaçırılması yüzünden orta ve düşük gelirli ailelerin vergi yükü büyüyor”
ABD Başkanı Barack Obama, Panama Belgeleri’ne ilişkin, “Son birkaç günde Panama’dan çıkan belgelere ilişkin haberler, vergi kaçırmanın küresel bir sorun olduğunu bize hatırlattı. Bu sadece diğer ülkelere özgü bir sorun değil, açıkçası ABD’de aynı şeylerden çıkar sağlayan kişiler var” dedi. CNN Türk’ün haberine göre, Obama, son günlerde Panama belgeleriyle gündemde olan offshore hesaplara yönelik denetimlerin ABD Milli Gelirler İradesi’nin (IRS) bütçesinde yapılan kesintiler nedeniyle zorlaştığını ifade etti. 
| |