| 
 Ali Ufuk Arikan ‘Kapılar açılsa iki haftada Gazze’yi doyururuz’ diyor Deniz Feneri Derneği Başkanı. Hafızalar kolay yitiriliyor sanılınca bu sözler rahat rahat dile getirilebiliyor. Bu durumda bize de bu sözlerin arkasındaki kiri ve gerçekleri hatırlatmak düşüyor.
Artık herkes isimlerini unuttu. Almanya’daki “yüzyılın yolsuzluk dosyası”ndaki Türklerdi onlar. Zekeriya Karaman ve Zahid Akman’dan söz ediyoruz ilk olarak. Biraz da “Eğer Hürriyet’te yazmıyor olsaydı tutuklanabilirdi” denilen Ahmet Hakan’dan. 

Almanya’daki Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma sonucunda açılan davanın bugünkü duruşmasında sanık Ömer Zahit Karaman “Deniz Feneri e.V. ile hiçbir bağlantım olmamıştır” dedi. İstanbul- Almanya’daki Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma sonucunda 20 sanık hakkında açılan davanın beşinci duruşması başladı. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, aralarında Zahid Akman ve Zekeriya Karaman’ın bulunduğu 13 tutuksuz sanık ile avukatları katıldı. 

Deniz Feneri davası sanıklarından Zekeriya Karaman, Almanya’daki sanıkların mahkeme ile daha az ceza almak için pazarlık yaptığını ve kendilerinin asıl fail ilan edildiğini söyledi. 20 sanık hakkında açılan davanın bir sonraki duruşma yarına ertelendi. İstanbul- Almanya’daki Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma sonucunda 20 sanık hakkında açılan davanın dördüncü duruşması başladı. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, aralarında Zahid Akman ve Zekeriya Karaman’ın da bulunduğu 14 tutuksuz sanık ile avukatları katıldı. 

Deniz Feneri davasının kilit ismi, dava başladığı gün şikâyetinden vazgeçti. Skandalla başladı Deniz Feneri yolsuzluğunun mağdurlarından gurbetçi Sadık Deniz, 14 Ocak’ta gazetemizde yayımlanan açıklamasında muhafazakâr bir insan olduğunu belirterek o dönem Kanal 7’nin Deniz Feneri reklamlarından etkilenerek bağışta bulunduğunu söylemişti. Deniz, Deniz Feneri’nin bir avukatının yanına gelerek, “Şikâyetini geri al. Sana Yimpaş’a yatırdığın parayı vereceğim” şeklinde teklifte bulunduğunu ileri sürmüştü. 

Deniz Feneri davasının mağduru Sadık Deniz, ilk kez Cumhuriyet’e konuştu. Deniz ‘Dini duygularımı istismar ettiler, kandırdılar. Hakkımı helal etmiyorum’ dedi. Deniz Feneri yolsuzluğunun mağdurlarından gurbetçi Sadık Deniz, 16 Ocak’ta başlayacak dava öncesi çarpıcı açıklamalarda bulundu. Muhafazakâr bir insan olduğunu, o dönem Kanal 7’nin Deniz Feneri reklamlarından etkilenerek bağışta bulunduğunu belirten Sadık Deniz, “Fakat bu insanlar güvenimi kötüye kullandı, dini duygularımı istismar etti” dedi. 

Deniz Feneri e.V soruşturmasında skandal bir gelişme yaşandı. Sanıklar arasında yapılan telefon görüşmelerine ilişkin tüm kayıtların imha edildiği belirlendi. İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Cengiz’in suç duyurusuyla açılan soruşturmayı yürüten savcılar hazırladıkları iddianamede “örgüt” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlaması yapmayınca yapılan tüm telefon dinlemelerine ilişkin kayıtların Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından imha edildiği öğrenildi. 

Yaklaşık 3 yıl dinlenen şüphelilerin görüşme kayıtları silindi ‘Fener’ imha edildi Almanya’da yüzyılın bağış yolsuzluğu olarak adlandırılan Deniz Feneri soruşturmasındaki “örgüt” suçlamasıyla ilgili verilen takipsizliğin kesinleşmesinin ardından, dosyadaki telefon dinleme kayıtları da imha edildi. Yok edilen kayıtlar arasında “köstebek” iddialarına neden olan soruşturmadaki arama kararının sızdırılmasına ilişkin görüşmeler de yer aldı. CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, İstanbul’daki Deniz Feneri davasında mahkemenin suçun niteliğini değiştirebileceğini ve “örgütün varlığına” işaret edebileceğini söylerken kayıtların imha edilmesiyle bunun zorlaştırıldığını kaydetti. 
| |