Deniz Feneri davasının kilit ismi, dava başladığı gün şikâyetinden vazgeçti.
Skandalla başladı
Deniz Feneri yolsuzluğunun mağdurlarından gurbetçi Sadık Deniz, 14 Ocak’ta gazetemizde yayımlanan açıklamasında muhafazakâr bir insan olduğunu belirterek o dönem Kanal 7’nin Deniz Feneri reklamlarından etkilenerek bağışta bulunduğunu söylemişti. Deniz, Deniz Feneri’nin bir avukatının yanına gelerek, “Şikâyetini geri al. Sana Yimpaş’a yatırdığın parayı vereceğim” şeklinde teklifte bulunduğunu ileri sürmüştü.
Almanya’daki Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman ile eski RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın da aralarında bulunduğu 20 tutuksuz sanığın yargılanmasına dün başlandı. Mahkeme CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ile CHP Kâğıthane İlçe Başkanı avukat Zeynel Öztürk’ün davaya katılma talebini suçtan zarar görmedikleri gerekçesiyle reddetti.
Çağlayan’daki adliye önünde açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, “Başından beri bu davaya sahip çıkan yurtseverler, milletvekillerimiz, Türk halkı bu yolsuzluğun arkasını bırakmayacak” dedi. Davanın müştekisi Sadık Deniz’in mahkemeye faks göndererek şikâyetinden vazgeçtiğini belirtirken, avukatları da “Bu fakstan şimdi haberdar olduk. Kendisiyle görüşüp, talebimizi bildireceğiz. Faks dün gönderilmiş. Gerçek olup olmadığını öğrenmemiz lazım” dediler.
İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına Zahid Akman ve Zekeriya Karaman dahil 14 sanık katıldı. Duruşmayı, CHP milletvekilleri İlhan Cihaner, Ali Özgündüz, Kadir Öğüt, Bülent Tezcan, Ömer Suha Aldan, İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı da izledi.
Kimlik tespitinde evli ve 5 çocuğunun olduğunu belirten Akman, yayıncılık yaptığını ve aylık gelirinin de 25 bin TL olduğunu söyledi. Evli ve 3 çocuk babası olduğunu, yöneticilik yaptığını belirten Karaman ise aylık gelirini 40 bin TL olarak beyan etti.
Faksla vazgeçti
Mahkeme Başkanı İsmail Hakkı Yolmaz, davanın müştekisi Sadık Deniz’in mahkemeye faks göndererek şikâyetinde vazgeçtiğini belirtti. Deniz’in avukatları da, “Bu fakstan şimdi haberdar olduk. Kendisiyle görüşüp, talebimizi bildireceğiz. Faks dün gönderilmiş. Gerçek olup olmadığını öğrenmemiz lazım” dediler.
Müdahale tartışması
CHP milletvekili Mahmut Tanal ve CHP Kâğıthane İlçe Başkanı Zeynel Öztürk davaya katılma talebinde bulundu. Tanal’ın konuşması, sanık avukatlarından Ersan Şen’in araya girmesiyle bölündü. Sözünün kesilmesine tepki gösteren Tanal’ın açıklama yapmasına, “Burası parlamento değil” diyen, diğer sanık avukatları da engel oldu. Daha sonra yeniden söz alan Tanal, suçun niteliği açısından davanın özel yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini söyleyince, sanık avukatları yine araya girdi. Mahkeme Başkanı’nın da “Önce katılma talebinizin kabul edilmesi lazım” demesi üzerine Tanal, “Söz alırken sanık avukatlarının bize sataşmasını önleyin. Birilerine yanıt vermek zorunda değilisiniz” diye konuştu.
Avukat Ersan Şen, müdahil taleplerinin reddedilmesini isteyerek “Bu dava siyasi değildir. Almanya’daki derneğin mal varlığının suiistimal edilip edilmediğine ilişkindir. Halkın vekili olmak her mahkemede, davalara katılma yetkisi vermez. Görevini Meclis çatısı altında yürütsün. CHP’nin zarara uğradığı söz konusu değil” dedi.
‘Zarar görmediler’
Mahkeme heyeti Tanal ve CHP Kâğıthane İlçe Başkanı Zeynel Öztürk’ün suçtan zarar görmedikleri gerekçesi ile davaya katılma taleplerini reddetti. Sadık Deniz’in avukatının katılma talebi ise faksın aslının mahkemeye gönderilmesinden sonra değerlendirilecek. Tanal ve Öztürk, müdahillere ayrılan bölümden izleyicilerin olduğu tarafa geçerken bir sanık, “Güle güle” diye laf attı. Tanal da, “Güle güle demeyin. Her gün bu davayı izleyip peşinizi bırakmayacağım. Bir de utanmadan güle güle diyorlar” diye tepki gösterdi. Sanık avukatlarının özetlenmesini istemesine karşın, mahkeme, 520 sayfalık iddianamenin okunmasına karar verdi. İddianame 137. sayfasına kadar okundu. Davaya bugün devam edilecek.
Vasfı da değişmişti
Almanya’daki Deniz Feneri e.V. Derneği davasının Türkiye bağlantılarını ortaya koymak üzere başlatılan soruşturmayı yürütürken görevden alınan 3 savcının mahkemeye sevk yazılarında sanıklara “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek”, “çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmak”, “evrakta sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık”suçlaması yöneltiliyordu. Savcıların görevden alınmasının ardından yeni savcıların hazırladığı iddianamede suç vasfı da değişmişti. İddianamede sanıklara, çıkar amaçlı örgüt kurmak ve nitelikli dolandırıcılık suçlamalarının yerine “özel belgede sahtecilik”, “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak” gibi suçlamalar yöneltilmişti.
Sadık Deniz ne demişti?
Mağdurlardan Sadık Deniz, 14 Ocak’ta gazetemize yaptığı açıklamada, Kanal 7’nin Deniz Feneri reklamlarından etkilenerek bağışta bulunduğunu belirtmişti. Sadık Deniz, Deniz Feneri’nin bir avukatının “Şikâyetini geri al. Sana Yimpaş’a yatırdığın parayı vereceğim” şeklinde teklifte bulunduğunu ileri sürmüştü.




Bu konu hakkındaki yorumunuz