| 
Yaklaşık 3 yıl dinlenen şüphelilerin görüşme kayıtları silindi ‘Fener’ imha edildi Almanya’da yüzyılın bağış yolsuzluğu olarak adlandırılan Deniz Feneri soruşturmasındaki “örgüt” suçlamasıyla ilgili verilen takipsizliğin kesinleşmesinin ardından, dosyadaki telefon dinleme kayıtları da imha edildi. Yok edilen kayıtlar arasında “köstebek” iddialarına neden olan soruşturmadaki arama kararının sızdırılmasına ilişkin görüşmeler de yer aldı. CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, İstanbul’daki Deniz Feneri davasında mahkemenin suçun niteliğini değiştirebileceğini ve “örgütün varlığına” işaret edebileceğini söylerken kayıtların imha edilmesiyle bunun zorlaştırıldığını kaydetti. 

Deniz Feneri Soruşturması’nda Bakan’ın koruma müdürü ile başlayan ve Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Karaman’a kadar giden telefon zinciri ortaya çıktı. ANKARA – Deniz Feneri soruşturmasında yeni savcılar “örgüt” ve “köstebeğe” takipsizlik kararı verirken dava dosyasından çıkan telefon görüşmeleri; şüphelilerin, işyerlerinde yapılacak aramayı önceden öğrendiklerini ortaya koydu. Kanal 7 Yönetim Kurulu üyesi İsmail Karahan’ın sekreteri, 16 Ekim 2009’da yapılan aramadan bir gün önce, şüphelilerden Mehmet Sıddık Balıkçı’ya, patronunun “İşyerinde kayıtlı olan bir şeyler varsa onların hepsini ortadan kaldırmanızı istiyor (Karahan’ı kastediyor). 

Deniz Feneri davasında savcılık 20 şüpheli hakkında, 526 sayfalık iddianame hazırladı. İddianamede, 20 şüpheli hakkında, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından takipsizlik kararı verildi. ALMANYA’daki Deniz Feneri e.V. Derneği’nin Türkiye bağlantılarının araştırıldığı, 2008 yılından bu yana süren soruşturma tamamlandı. Savcılık, Almanya’daki dernek aracılığıyla Türkiye’de 41 milyon Euro’luk yolsuzluk yaptıkları iddia edilen eski RTÜK Başkanı Zahid Akman ile Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın da aralarında bulunduğu 20 şüpheli hakkında, 526 sayfalık iddianame hazırladı. 

Almanya’da faaliyet gösteren Deniz Feneri e.V. Derneği aracılığıyla Türkiye’de faaliyet gösteren Kanal 7 televizyonu başta olmak üzere bazı şirketlere yasadışı yollardan para transferi yapıldığı iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında yaklaşık 3 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılan eski Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman, Kanal 7’de kendisine ofis açtı. Ancak bu durum ”Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler” hakkındaki yasaya aykırı. 

Geçen hafta Emniyet’in İstanbul’da 25 noktaya baskın düzenleyerek start verdiği reyting ölçüm şirketi AGB’ye yönelik operasyonun yankıları sürüyor. Dün manşete taşıdığımız, cemaatin reyting planlarının İsmailağa Cemaati Soruşturması’nda ortaya çıktığı haberinin ardından, bugün o dinlemeleri yaptıran eski Başsavcı İlhan Cihaner ile cemaatin reyting planını konuştuk. 

Reyting ölçme işinde usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle geçen hafta başlatılan reyting operasyonları meğer ‘geliyorum’ demiş. CHP Milletvekili İlhan Cihaner’in Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde hazırladığı (2010’un başları) İsmailağa İddianamesi’nde yer alan telefon dinlemeleri, operasyonun başladığı noktayı gözler önüne seriyor. 

Ahmet Hakan’dan çarpıcı Deniz Feneri ifadesi GAZETECİ AHMET HAKAN’DAN ÇARPICI İFADELER ‘İki Fener arasında organik bağ var’ Bir dönem Kanal 7’de çalışan gazeteci Ahmet Hakan’ın Deniz Feneri soruşturmasında çarpıcı ifadeler verdiği ortaya çıktı. Zekeriya Karaman’ın Kanal 7 için Deniz Feneri’nin parasını kullanmış olabileceğini söyleyen Hakan’ın kanaatine göre Türkiye’deki Deniz Feneri ile Almanya’daki Deniz Feneri arasında da bağlantı var. 
| |