Bu işte bir tuhaflık var: Altın ithalatı yüzde 1400 arttı, ihracat 96.4 tonu buldu!

“Bakanlık açıklama yapmalı”

Türkiye altın ithalatının üçte birini, ihracatının beşte dördünü tek başına Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yaptı. “Ne Türkiye ne de BAE altın üretiyor” diyen ekonomistlere göre ‘bu işte bir tuhaflık var.’ Türkiye’nin altın ithalatı Temmuz ayında 62.8 ton ile aylık bazda tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Borsa İstanbul Kıymetli Madenler Piyasası altın ithalat verilerine göre önceki yıl aynı dönemde 4.4 ton olan altın ithalatı, geçen ay yaklaşık yüzde 1400 arttı. Ocak-Temmuz döneminde ise altın ithalatı, geçen yılın ilk 7 ayına göre 8 kat artışla 237.6 tona fırladı. İlk 7 aylık bu rakam, şimdiden 2016’nın tamamında yapılan 106.2 tonluk ithalatı geride bıraktı. Türkiye’nin altın ihracatı ise ilk 6 ay sonunda, 96.4 tonu buldu.

Cumhuriyet’te Gamze Bal imzasıyla yayımlanan haber aynen şöyle:

Altın ihracatının yüzde 87’sinin ise tek başına Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yapılması soru işaretlerini de beraberinde getirdi. BAE’nin Türkiye’nin ilk 6 aylık altın ithalarındaki payı ise yüzde 36’yı geçti.

Altın aldık, altın sattık!

İşin ilginç yanı ise ne Türkiye ne de BAE altın üretiyor ancak Türkiye’nin altın ithalatında da ihracatında da adres BAE’ye çıkıyor. Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’nin BAE’e en çok sattığı ürün, (işlenmemiş) altın. BAE’den en çok aldığı ürün de yine açık ara (işlenmemiş) altın. Bu yılın ilk yarısında Türkiye BAE’ye 3.4 milyar dolarlık altın satarken, BAE’den 2.9 milyar dolarlık altın aldı. Yaşanan bu durum, Türkiye ile İran arasında 2013 yılında patlak veren “altın” ticaretini akla getirdi. Hatırlanacağı üzere İran, Türkiye ve Dubai (BAE) üzerinden altın ile ticaret yapılarak ambargonun delinmesi, İranlı işadamı Rıza Zarraf ile Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın ABD’de tutuklanmasına kadar giden sürecin fitilini ateşlemişti. Söz konusu dönemde Türkiye’nin altın ithalatı İran ile rekor kırmıştı.

‘Normal değil’

Dört yıl aradan sonra 2017 yılında Türkiye’nin BAE ile artan altın ticareti, ekonomistleri, “Arkasında normal olmayan unsurlar var” düşüncesinde birleştirdi. Durumun ekonomi mantığıyla açıklanamayacağını ifade eden iktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, İran’a geçmiş yıllarda uygulanan ambargoya benzer bir durumun yaşanabileceğine dikkat çekerken; BAE ile olan altın ticaretini, “Bu sonuçlar ve rekor, normal değil” diyerek değerlendirdi. Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ise ithalattaki artışın iç taleple açıklanamayacağı görüşünde.

‘Bakanlık açıklama yapmalı’

Temmuz 2017’deki aylık bazlı altın ithalatının 2016’da gerçekleşen toplam altın ithalatına eşit olduğuna dikket çeken Altınbaş Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, “Bu ithalat, Türkiye’nin altın talebiyle açıklanamaz” dedi. Kozanoğlu, “Türkiye’deki düğünler, yurttaşın altına olan talebi ya da herhangi başka bir ekonomik durum bu ithalatı açıklayabilecek seviyede değil. Ciddi olarak makro ekonomiyi etkileyecek bir durumdan bahsediyoruz. Maliye Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığı bir an önce bu duruma açıklık getirmeli” diye konuştu. Kozanoğlu, “BAE’ye dayalı olarak bu rakamlardan bahsetmemiz ‘bu ithalatın arkasında ne var’ sorusunu akla getiriyor” dedi. Altın ithalatının gelecek ayın ödemeler dengesini de ciddi etkileyeceğine değinen Kozanoğlu, şunları söyledi: “Öteden beri cari işlemler açığı veren bir ülkeyiz. Altın da devreye girince içinden çıkılmaz bir hal oluyor. Bir ayda böyle büyük bir sıçramanın gerçekleşmesi, döviz sorunu yaşayan bir ülke olarak Türkiye için risk.”

Kaynakhttp://t24.com.tr/

Mahkemeden emekli maaşları için emsal olacak karar

İzmir’in Aliağa İlçesi’nde emekli Yüksel Öztürk, aldığı kredi ödemeleri aksayınca 8 aylık emekli maaşına bloke ettiği bankaya açtığı davayı kazandı. Blokenin kaldırılmasına, emekli maaşının ancak dörtte birinin kesilmesine karar veren mahkeme, bankanın bloke ettiği 7 bin 452 lira parayı yasal faiziyle birlikte Yüksel Öztürk’e ödemesine hükmetti.

Aliağa’da bir fabrikada çalışıp emekli olan Yüksel Öztürk, bankadan konut kredisi kullandı. Ancak ödemeler aksayınca banka, imzalattığı kredi sözleşmesine göre Öztürk’ün 8 aylık emekli maaşının toplamı olan 10 bin 302 lirasını bloke etti.

Bunun üzerine Yüksel Öztürk, avukatı Orhan Altın aracılığıyla İzmir 2. Tüketici Mahkemesi’nde, ‘haksız kesintinin iadesi’ için bankaya dava açtı.

Dava dilekçesinde müvekkilim borçlarını düzenli öderken, yaşadığı ekonomik sorunlardan dolayı bazı gecikmeler olduğunu belirten avukat Orhan Altın, “Kredi kullandığı banka bunu fırsat bilip, SGK’dan almış olduğu 8 aylık emekli maaşına bloke koymuştur. 5519 Sayılı Kanunun 93. maddesine göre borçlunun muvafakatı bulunmadıkça borçlunun emekli maaşı haczedilemez. Ayrıca emekli maaşlarının haczi için borçlu tarafından muvafakat verilmiş olsa bile kesintinin dörtte bir oranında yapılması ve muvafakatın icra takibinden sonra icra dosyasına borçlu tarafından beyanı gerekir” dedi. Dilekçede, emekli maaşına blokenin kaldırılması ve paranın faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istendi.

İzmir 2. Tüketici Mahkemesi Hakimi Feryal Atay dosyayı inceleyip, taraflara delil ve belgeleri sunmaları için iki haftalık süre verildi, bankanın Aliağa şubesinden kredi sözleşme örneğini, kredi kullanım tarihinden dava tarihine kadar ödemeleri gösteren hasep ekstreleri istedi ve tedbir olarak emekli maaşı üzerindeki blokeyi kaldırdı. Davanın bugün yapılan karar duruşmasında banka avukatı gelen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini istedi. Yüksel’in avukatı ise dilekçede belirtikleri gibi davanın kabulünü istedi.

Mahkeme, davacı Yüksel Öztürk’ün emekli maaşındaki blokenin tamamen kaldırılmasına, bloke edilen 7 bin 452 lira 86 kuruşun dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte geri verilmesine karar vererek davayı bitirdi. Karara, 15 gün içinde itiraz edebileceklerini de taraflara bildirdi.

Emekli Yüksek Öztürk’ün avukat Orhan Altın, mahkemenin verdiği kararının emsal teşkil ettiğini, bu şekilde mağdur olanların dava açabileceğini söyledi. DHA

Kaynakhttp://www.cumhuriyet.com.tr/

Mehmet Şimşek’ten önemli açıklamalar

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek önemli açıklamalarda bulundu, Şimşek, “En karanlık saatler, insanların en korktuğu saatlerdir. Ama en karanlık saatler güneşin doğumunda hemen önceki saatlerdir. Şu anda Türkiye’den kaçmak ya da uzaklaşmak doğru strateji olmayacaktır. Türk varlıkları şu anda değerinin altında. Hangi standarttan bakarsanız bakın normalde bu içinde olduğumuz zamanlar piyasaya girilmesi gereken zamanlardır. Piyasadan kaçma zamanları değildir” dedi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, İstanbul’da “12.Türk-Arap Ekonomi Forumu”na katıldı.  Forumun açılışında da bir konuşma yapan Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Küresel medyadaki yansımalarına baktığınızda Türkiye’nin bir demokratik buhrana doğru gittiğini düşünmeniz işten bile değil. Sanki Türkiye, demokrasiden uzaklaşıyormuş gibi bir imaj yaratılmaya çalışılıyor. Aslında durum bunun tam tersi. Türkiye anayasa reformu yoluyla istikrar kazanacak, idari istikrar mümkün olacak. Bu anayasa reformu çok daha demokratik, çok daha sağlam ve güçlü bir ülkenin temelleri atacak. Ne yazık ki Türkiye’de algı ile gerçeklik arasında büyük bir boşluk oluşmuş durumda. Gerçekliğe baktığımız zaman algının çok daha önde ve çok daha iyi olduğunu görüyoruz. Anayasa değişiklinin algıya nasıl yansıdığı ne yazık ki bu olumsuzluklardan muzdarip ve bu algı gerçeklere dayanmıyor. İnsanların kendi idrakiyle alakalı bir durum. Ne görmek istiyorsa onu görüyor insanlar” dedi.

“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TÜRKİYE’Yİ ULUSLARARASI NORMLARA YAKLAŞTIRACAK”

Mehmet Şimşek, “Anayasa değişikliği Türkiye’yi uluslararası normlara yaklaştıracak. Yapmaya çalıştığımız şey, idare anlamında ya da bir hükümet sistemi olarak, parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişi içermekte. Başkanlık sistemi dediğimizde, pek çok ileri demokrasi ülkesinde bunun olduğunu görüyoruz. ABD gibi Fransa gibi ülkelerde başkanlık sistemi var. Türkiye için önerilen başkanlık sistemi de küresel anlamdaki en iyi uygulama örneklerinden hiç bir fark arz etmiyor. Parlamenter sistemin kuvvetli parlamento meclis kısmı muhafaza edilecek ve başkanlık sisteminde de hükümeti halk tarafından doğrudan seçilen bir başkan idare edecek. Yürütme aslında başkanlık makamı adı altında konsolide olmuş olacak. Bir cumhurbaşkanı, bir başbakan arasında bölünmekten ziyade idare tek başlı hale gelecek” şeklinde konuştu.

“BU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ NE YAZIK Kİ ÖZÜYLE DEĞİL, SÖZÜYLE DEĞERLENDİRİLİYOR”

Referandum konusunda konuşan Şimşek, “Burada soru şu; bir kontrol mekanizması var mı, bu uluslararası normlarla paralel mi? Evet kesinlikle öyle. Yargı bağımsız. Yargının üyeleri ağırlıklı olarak parlamento tarafından çoğunluk oyu neticesinde seçilecek. Geri kalan üyeler başkan tarafından seçilecek. Bu, Fransa ve ABD gibi ülkelerde hali hazırda devam eden sistem ve örneklendiği şekilde işlenecek. Dolayısıyla Türkiye’nin anayasa değişikliği ile aslında geriye doğru götürülmeye çalışıldığı gerçeklere dayanan bir yargı değil. Bu anayasa değişikliği ne yazık ki özüyle değil, sözüyle değerlendiriliyor ve bu anlamda söz konusu algı da ağırlıklı olarak bir takım şüpheler üzerinden ilerliyor. Kişilerin kendi idraklarından kaynaklanan şüpheler üzerinden kurulan bir algı söz konusu. Aslında başkanlık sisteminin, Anayasa reformunun idari ve siyasi istikrar getireceği aşikar” dedi.
Şimşek, “Bugün duyduğunuz ‘Türkiye şöyle ilerliyor’ şeklindeki bütün spekülasyonlar, şüpheler, korkular hiç biri aslında bir şeye dayanmıyor. Tamamen mesnetsiz” dedi.

“TÜRKİYE BİR DEMOKRATİK BUHRANA DOĞRU GİDİYOR’ ALGISI KESİNLİKLE DOĞRU DEĞİL”

Mehmet Şimşek, “’Türkiye bir demokratik buhrana doğru gidiyor’ algısı kesinlikle doğru değil. Biz demokrasimizin standartlarını yükseltme konusunda bir taahhütte bulunmuş durumdayız. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu zorluklarda zaten daha fazla demokrasi, daha fazla temel hak ve özgürlük ve hukukun üstünlüğü yoluyla sağlanabilir, bu şekilde aşılabilir” diye konuştu. Şimşek, “Tam tersi Türkiye’nin ilerlediği yol hukukun üstünlüğünü şekillendirmek” dedi.

“TÜRKİYE’DEN KAÇMAK YA DA UZAKLAŞMAK DOĞRU STRATEJİ OLMAYACAKTIR”

Mehmet Şimşek, “En karanlık saatler, insanların en korktuğu saatlerdir. Ama en karanlık saatler güneşin doğumunda hemen önceki saatlerdir. Şu anda Türkiye’den kaçmak ya da uzaklaşmak doğru strateji olmayacaktır. Türk varlıkları şu anda değerinin altında. Hangi standarttan bakarsanız bakın normalde bu içinde olduğumuz zamanlar piyasaya girilmesi gereken zamanlardır. Piyasadan kaçma zamanları değildir” dedi.

“MANŞETLER SİZİN ALGINIZI ŞEKİLLENDİRİYORSA O ZAMAN YANLIŞ BİLGİLENDİRİLİYORSUNUZ DEMEKTİR”

Mehmet Şimşek, “Uluslararası medyadaki manşetlere baktığınızda, bu manşetler sizin algınızı şekillendiriyorsa o zaman yanlış bilgilendiriliyorsunuz demektir. Türkiye’de 80 milyonluk nüfusun arzuları, hedefleri var. Yakalamak istedikleri hedefler var ve bunlar hala ve bunlar aynı şekilde devam ediyor. Coğrafi konumumuz bizim için bir yük değil” diye konuştu.DHA

Kaynakhttp://www.sozcu.com.tr/

Dolar ve Euro Tutulamıyor!

Dolar ve euro, yeni haftaya  rekor düzeylere tırmanarak başladı. Dolar, haftanın ilk işlemlerinde geçen hafta test ettiği 3,6401 liralık zirveyi geride bırakarak 3,70’i geçti. Dolardaki tırmanışın da etkisiyle yükselen euro da, geçen haftaki 3,83 liralık rekorunu aşarak 3,9058 liralık yeni rekor düzeye çıktı.

Kaynak : http://gazeteport.com

Böke’den çarpıcı açıklama: Türkiye tarihinde ilk kez oluyor

CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke

CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke

Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selin Sayek Böke, Türkiye ekonomisine ilişkin açıklama yaptı. Böke yaptığı açıklamada ,”Türkiye, tarihinde ilk kez, yeni bir Mali Yıla, daha yasalaşmadan geçerliliğini yitiren bir bütçeyle giriyor” ifadelerini kullandı.

CHP Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke,”Türkiye ekonomisi, AKP’nin 14 yıldır bilerek ve isteyerek yarattığı ekonomik düzenin çöküşüne işaret eden makro ekonomik verilerin yayınlandığı bir haftayı yaşadı”dedi.

Böke’nin basın açıklaması şu şekilde:

“Türkiye ekonomisi, AKP’nin 14 yıldır bilerek ve isteyerek yarattığı ekonomik düzenin çöküşüne işaret eden makro ekonomik verilerin yayınlandığı bir haftayı yaşadı. Verilerin ortaya koyduğu durum gösterdi ki, ekonomideki kötüleşme ne yazık ki artarak sürüyor. Hafta başında açıklanan milli gelir verileri, Türkiye ekonomisinin 2009 krizinden bu yana geçen 7 yılın ardından ilk kez yeniden eksi (-) büyüme yaşadığını ve yüzde 1,8 daraldığını ortaya koydu. Ekonomideki daralmaya rağmen, yıllık birikimli cari işlemler açığı yeniden 40 milyar dolara evrilirken, tarım dışı işsizlik oranı da yeniden yüzde 14’e dayandı.

Halen TBMM’de görüşülen 2017 bütçesi ve ekonominin yol haritası olması gereken Orta Vadeli Program, fiilen rafa kalktı. Türkiye, tarihinde ilk kez, yeni bir Mali Yıla, daha yasalaşmadan geçerliliğini yitiren bir bütçeyle giriyor. AKP hükümetleri 2003’den bu yana rantiye kapitalizminin temsilcisi olarak dış kaynağa bağımlı, ucuz dolar ile beslenen, inşaat ve tüketim temelli, ahbap-çavuş ilişkileri üzerine inşa edilmiş dışlayıcı bir ekonomik düzen inşa etti. Bu yanlış ve bozuk ekonomik düzenin ortaya çıkarttığı tüm ekonomik sorunların ve bugün yaşadığımız çöküşün üzerine, bir de bugün AKP tarafından iyice derinleştirilmiş olan hukuksuzluk – güvensizlik ortamı eklenince, sorunlar artık her kesimin yaşadığı bir gerçeğe dönüştü.”

“SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ SON 29 YILIN EN KÖTÜ DURUMUNU YAŞIYOR”

Selin sayek Böke,Türkiye ekonomisinin 27 çeyrek sonra ilk defa küçüldüğünü belirtti. Böke,Bugün itibariyle Türkiye ekonomisinin ne yazık ki içinde bulunduğu fotoğraf şudur:

Türkiye ekonomisi 27 çeyrek sonra ilk defa küçüldü. 2016’nın üçüncü çeyreğinde GSYİH yüzde 1,8 daraldı. İmalat sanayi yüzde 3,2 daralırken, tüketim yüzde 3,2, ihracat yüzde 7, yatırımlar ise yüzde 0,6 azaldı. Sanayi üretim endeksinde 2016’nın ilk on ayı itibariyle gerçekleşen yüzde 1,6’lık artış, son 5 yılda kaydedilen en düşük artışa işaret ediyor. Ekim ayı itibariyle gerçekleşen yıllık yüzde 2’lik artış da, son 5 yılda oluşan en düşük oran oldu. Daha da kritik bir gelişme var: Sanayi üretim endeksinin değişimi 2016’da reel sektörün sıkıntılarının çok derinleştiğine işaret ediyor. 2016 yılının ilk 10 ayında gerçekleşen yüzde 1,6 oranındaki artış, kriz yılları hariç, 1987 yılından itibaren en düşük düzeydeki artıştır. Yani sanayi üretim endeksi, kriz yılları hariç, son 29 yılın en kötü durumunu, bu yıl yaşıyor” diye konuştu.

“KAPANAN GERÇEK KİŞİ TİCARİ İŞLETME SAYISI YÜZDE 1,68 ARTTI”

Selin Sayek Böke, TOBB istatistiklerine göre, şirket kapanmaları hızla arttığını, küçük işletmelerin kapılarına ise kilit vurulduğunu kaydetti.

Böke,”Öte yandan, şirketler kapanırken, bir yandan da yeni kurulan şirket sayısı azalıyor. Bugün açıklanan veriler, Kasım ayında kapanan şirket sayısında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 47,8 artış olduğunu ortaya koydu. Yani kapanan şirket sayısı yarıya yakın arttı. Kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında ise yüzde 83,3 oranında artış var. Yılın ilk 11 ayında ise, geçen yılın aynı dönemine göre kapanan şirket sayısı yüzde 9,53, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 1,68 arttı. Öte yandan yine 11 aylık dönemde, geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısı yüzde 2,8, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı ise yüzde 12,5 oranında azaldı” dedi.

“MEĞER, 2015 YILINDA TÜRKİYE EKONOMİSİ YÜZDE 6,1 ORANINDA BÜYÜMÜŞ”

Selin Sayek Böke,”Şu anda Türkiye ekonomisinin en temel göstergeleriyle ilgili neyin doğru, neyin yanlış olduğunu kimse bilmiyor”dedi. Böke’nin açıklamaları şöyle:” TÜİK’in milli gelir hesaplarında yaptığı ve nedense ekonomideki bozulmanın çok belirgin görüleceği bu çeyrek için uyguladığı “revizyonla”, kağıt üzerinde sadece Milli Gelir ve Kişi Başına Düşen Gelir değil, yıllık büyüme oranları da neredeyse iki katına çıkmış oldu. Buna göre meğer, 2015 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 6,1 oranında büyümüş. Ancak aynı yıl bu büyümeye rağmen işsizlik yine de artmış, sanayi üretiminin önceki yıla göre gerilemiş. Benzer şekilde 2013 yılında da büyüme yüzde 4,2’den yüzde 8,5’a revize edildi. Ancak bu derece yüksek bir büyümeye rağmen aynı yıl işsizlik yüzde 8,8’den yüzde 9’a çıkmış. TÜİK’in bu revize verilerini destekleyici başka herhangi bir makro ekonomik verinin bulunmayışı sağlıklı bir değerlendirmeyi imkansız kılıyor. Şu anda Türkiye ekonomisinin en temel göstergeleriyle ilgili neyin doğru, neyin yanlış olduğunu kimse bilmiyor. Ortaya çıkan fotoğraf şuna benziyor: Kar yağıyor ama termometre 30 derece sıcaklık gösteriyor. Hükümete, dışa açık bir ekonomide bağımsız kurumların ve güvenilir istatistiklerin yaşamsal önemde olduğunu hatırlatıyoruz. Çünkü AKP Hükümeti hariç, tüm dünya şunu iyi bilir: Güven bir kez kaybedilirse, bir daha sağlamak eskisinden de zor olur.”

“FED’İN İKİ DUDAĞI ARASINA SIKIŞTIRAN AKP’NİN 14 YILLIK EKONOMİ MODELİDİR”

Selin Sayek Böke açıklamasında, “ABD Merkez Bankası FED’in 25 baz puan faiz artışı ve 2017 yılında 3 ayrı faiz artışını işaret ettiği karardan, olumsuz olarak en fazla etkilenen ülke para birimlerinden biri TL oldu. AKP’nin çarpık ve dışa bağımlı ekonomik düzeni Türkiye ekonomisini kırılganlığa mahkum etmeseydi, üretim odaklı bir kalkınma modeli ortaya koyabilmiş olsaydı, demokratik-kurumsal reformlarını gerçekleştirseydi, FED kararından, dünyada en çok etkilenen ekonomilerden biri olmazdık. Bakkal Ali Amcayı, Çiçekçi İrfan Beyi, Manav Aysel Ablayı, FED’in iki dudağı arasına sıkıştıran AKP’nin 14 yıllık ekonomi modelidir. Ancak bütün bunlara rağmen, ülkenin hem bugünü hem de geleceği için yapılması gerekenler de bellidir. Yeter ki yapmaya dönük samimi bir niyet ve irade olsun” ifadelerini kullandı.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Durdurulamayan dolar 3.30’u da geçti: 3.3203

2016-11-16_214852

Son bir aylık dönemde üst üste tarihi zirvelerini gören dolar, 3.30 lirayı aştı.

18 Ekim’de 3.09’dan işlem gören dolar, kademeli olarak 3.11 ve 3.15’i görmüş; ABD’deki başkanlık seçimlerini Cumhuriyetçi Parti’den Donald Trump’ın kazanmasıyla birlikte 3.23 seviyesini de aşmıştı.

Haftanın ilk iki gününe 3.28 – 3.29 aralığında başlayan dolar, bugün 3.3124 seviyesinin ardından öğle saatlerinde 3.3203’e kadar yükseldi.

Dolardaki artışın sebebi olarak ABD Merkez Bankası’nın (FED) aralık toplantısında faiz artışı yapma olasılığının artması ve Türkiye’deki siyasi gerginliklerin artması olarak gösteriliyor.

Geçen hafta 3.64’e kadar yükselen avro da 3.55 seviyesinde işlem görüyor.

Güne 75 bin 300 seviyesinden başlayan Borsa İstanbul ise 0.2 puanlık düşüşle 74 bin 800 seviyesinde işlem görüyor.

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Borsa İstanbul’u sallayan gizemli yatırımcı

457896523Piyasa oyuncuları tarafından “herif” olarak adlandırılan ve gizli bir algoritma kullandığından şüphelenilen kimliği bilinmeyen yatırımcı Borsa İstanbul’a yön veriyor.

Bir buçuk yıl önce ortaya çıkan ve bazen bir günde 450 milyon dolarla piyasa ortalamasının iki katı kadar işlem yapan gizemli bir yatırımcı Borsa İstanbul‘u sarsıyor. İşlem sıklığını ve büyüklüğünü iyice artıran yatırımcı, bir sonraki adımının ne olacağını kestiremeyen rakiplerini korkutuyor.

BusinessHT‘nin haberine göre, bir yerli aracı kurumdan diğerine geçen yatırımcı, işlemlerini iyice artırarak en son durağı Yatırım Finansman‘ı piyasadaki açık ara en büyük net alıcı yapmış durumda.

İstanbul Portföy’den Turgay Ozaner ve ortakları, bu gizemli yatırımcının kimliğini bulmak için aylardır günlük işlem faaliyetlerini incelese de henüz şifreyi çözebilmiş değiller.

“Kimse kesin bir şey bilmiyor” diyen Ozaner, “Ve burası Türkiye, genelde ne olup bittiğini bildiğimiz bir yer” dedi.

Konuyla ilgili konuşan bir kaynak, gizemli yatırımcının karmaşık formüllerden oluşan bir algoritma sistemiyle işlem yaptığına karar verdikten sonra, en az bir Avrupa bankasının müşterilerinin Türk hisselerinde kısa pozisyon almayı bıraktığını, diğerlerinin ise daha fazla bilgi sahibi olana kadar Türk piyasalarından uzak durduğunu söyledi.

Piyasa oyuncuları tarafından “herif” olarak adlandırılan gizemli yatırımcı, bu yıl Borsa İstanbul’da günlük işlem hacminin yaklaşık yüzde 8 artırmasına yol açtı. Borsa İstanbul’un benzer rakipleri Varşova borsasında hacim bu yıl yüzde 15 düşerken, Moskova’da düşüş yüzde 27 oldu. Bu dönemde BIST 100 endeksi de yüzde 13 yükselerek, Rusya’nın Micex ve Polonya’nın WIG20 endekslerini geride bıraktı.

PİYASAYI OLUŞTURUYOR

İki yıl önce tüm işlemlerin sadece yüzde 2’sini gerçekleşen Yatırım Finansman ise, bazı günler işlemlerin çoğunu gerçekleştiren kurum oluyor. Örneğin resmi verilere göre 22 Şubat’ta, 486 milyon liralık hisse emriyle ikinci en çok emir veren Merrill Lynch’in 15 katı büyüklüğünde işlem yaptı. Ve 8 Mart’a kadar geçen 16 işlem gününde Türkiye’nin en büyük altı bankası ve Türk Hava Yolları’ndan yaklaşık 1 milyar liralık hisse alarak BIST 100 endeksinin üç ayın en yükseğine çıkmasına yardımcı oldu.

Ocak ve Şubat aylarının tamamında Yatırım Finansman net 1,23 milyar liralık hisse alarak bir sonraki en büyük alıcı UBS Menkul Değerler’den yüzde 70 daha fazla alım yaptı. İstanbul Portföy’den Ozaner’in gizemli alıcının artık “piyasayı oluşturduğunu” söylemesinin sebebi de bu.

‘DEV BOĞA’

Gelişen piyasalarda tek bir oyuncunun kısa vadeli işlemlerle endekse yön vermesi seyrek rastlanan bir durum değil; özellikle de Türkiye gibi yabancı girişlerine bağımlı ülkelerde. Ancak hiç kimse İstanbul’da daha önce buna benzer bir şey görmediğini söylüyor.

Ak Portföy fon yöneticisi Kerem Baykal, “Züccaciye dükkanında dev bir boğa var. Cebi oyundaki herkesten daha dolu ve piyasayı istediği yöne götürebilir” dedi.

Borsa İstanbul ve Yatırım Finansman yorum yapmak istedi. Trader ve bankacıların gizemli yatırımcının işlemler için kullandığını söylediği iki diğer aracı kuruluş Gedik Yatırım veMeksa Yatırım ise yasal olarak müşteri bilgilerini paylaşmalarının yasak olduğunu söyledi.

Meksa Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Figen Özavcı, borsanın daha komplike bir sisteme çok hızlı geçerek piyasayı “sert hareketlere karşı daha kırılgan” hale getirdiğini, bunun da yatırımcıların “nasıl bir ortama girdiklerini” anlamalarını zorlaştırdığı değerlendirmesinde bulundu.

ROBOT PARMAĞI MI VAR?

TEB Yatırım stratejisti Işık Ökte, “herifin” kim olduğundan ziyade ne olduğunun önemli olduğunu söyledi.

İsmi geçen üç aracı kurumun da ortak özelliği yüksek frekanslı traderları, yani işlem fikirleri için algoritmaları kullanan şirketleri kullanabilmeleri.

Borsa İstanbul geçen yılın sonunda robot traderlardan daha fazla işlem çekmek amacıyla serverlarını yeni bir veri merkezine taşımıştı. Yüksek frekanslı işlem şirketleri, borsa bilgisayarlarına mümkün olan en hızlı erişimi sağlamak için kendi bilgisayarlarını bu merkeze taşıyor.

Ökte, bilinmeyen yatırımcının da bu şekilde işlem yaptığını düşündüğünü söyledi.

“Bu algo adam yeni bir piyasa keşfetti ve yeterli rekabet olmadığı için kendi şovunu yapıyor, ancak rekabet gelecek” diyen Ökte, “Çok erken aşamalarındayız, ancak gelişmiş piyasalara baktığımızda makinaların her zaman bu oyunu kazandığını görüyoruz” dedi.  

Kaynak : http://t24.com.tr/

Bayır, Cumhurbaşkanı danışmanı Bulut’un İş Bankası ‘Manipülasyonu’nu Meclis gündemine taşıdı

11923

İzmir Milletvekili Tacettin Bayır

İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu önergede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomiden sorumlu başdanışmanı sıfatındaki Yiğit Bulut’un İş Bankasına el konulması söyleminin yansımalarını ele aldı.

İzmir Milletvekili Bayır, önergesinde şu ifade ve sorulara yer verdi:

“19 Ocak 2015 ‘te Devlet kanalı TRT Haber’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomiden sorumlu başdanışmanı sıfatındaki Yiğit Bulut, 1924’te Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan ve Cumhuriyet döneminin ilk ulusal bankası olan İş Bankası’na “el konması” gerektiğini buyurmuş. Kuruluşundan bu yana faaliyetlerini başta Bankacılık Kanunu olmak üzere mevzuata uygun bir şekilde yürütmekte olan İş Bankasının hisseleri bu açıklamadan sonra dibe vurmuştur.

1. Hükümetinizin kontrolündeki kanalda İş Bankasının kapatılması konusunda mesaj veren kişi hangi sıfatla bu açıklamayı yapmıştır? Cumhurbaşkanının ekonomiden sorumlu baş danışmanı olarak yapmışsa işlediği suçtan dolayı nasıl bir süreç işleteceksiniz? Hakkında soruşturma açtıracak mısınız?

2. Manipülasyon yaparak haksız kazanç elde ettiğini düşünüyorsanız Yiğit Bulut denen kişinin veya yakınlarının İş bankasından aldığı hisse var mıdır? Araştırılması için talimat verecek misiniz?

3. Bu açıklamayı yapan kişi Cumhurbaşkanı başdanışmanı ise Sermaye Piyasası Kanununa aykırı beyanatı ve bankada hissesi bulunan mudileri zarara uğratması sebebiyle söz konusu kişi hakkında Cumhurbaşkanı’na bilgi verecek misiniz?”

Kaynak : https://www.chp.org.tr/

Yaptırımlarımız Ankara’ya büyük zarar verecek

2911151200_m2Rus uçağının düşürülmesine misilleme olarak Rusya Yönetimince uygulanacak yaptırımların Ankara için “ciddi sonuçlarının olacağı” öne sürüldü.

Rus uçağının düşürülmesine misilleme olarak Rusya Yönetimince uygulanacak yaptırımların Ankara için “ciddi sonuçlarının olacağı” öne sürüldü. Yaptırımlar için “orantılı” ifadesini kullanan Duma Dışişleri Komitesi Başkanı Aleksey Puşkov, “Türkiye’de bu durumdan memnun olmayanları Erdoğan’a başvurmaya çağırıyoruz” şeklinde konuştu.

Duma Dışilişkiler Komitesi Başkanı Aleksey Puşkov, Türkiye’ye getirilen yaptırımların “Ankara için ciddi sonuçlar doğuracağını” savundu. Twitter hesabından açıklama yapan Puşkov, Rus uçağının düşürülmesinin ardından Türkiye’ye yönelik yaptırımı “iyi düşünülmüş ve orantılı” bir adım olarak niteledi.

Puşkov “Türkiye’ye getirilen iyi düşünülmüş ve orantılı yaptırımlar Ankara’ya büyük zarar verecek. Türkiye’de bu durumdan memnun olmayanları (Cumhurbaşkanı) Erdoğan’a başvurmaya çağırıyoruz” sözlerini kullandı.

Kaynak : Odatv.com

Rus Savunma Bakanlığı: Türkiye ile tüm askeri ilişkiler askıya alındı

yeni_mansetTürkiye ve Rusya arasında patlak veren ‘uçak’ krizi sonrası Rus Savunma bakanlığı, Türk genelkurmayıyla tüm askeri ilişkileri askıya aldı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Rus Savunma Bakanlığı, “havada çatışmayı önlemek için kurulan kırmızı hat dahil Türk Genelkurmayıyla tüm askeri ilişkiler askıya alındı” dedi.

rusya-savunma-bakanligiSputniknews’te yer alan habere göre, Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov, Suriye’de olası hava kazalarının önlenmesi için açılan kırmızı hat da dahil olmak üzere Türkiye Silahlı Kuvvetleri ile tüm ilişkilerin askıya alındığını söyledi.

Daha önce alınan karara göre, Rusya Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki tüm işbirliği kanalları askıya alındı. Buna Suriye’deki terörist yapılanmalarının imhası esnasında oluşabilecek hava kazalarını önlemek için başlatılan kırmız hat da dahil.

Karadeniz Filosu’nda Türkiye Deniz Kuvvetleri ile faaliyetlerimizi koordine eden temsilcimizi Moskova’ya çağırdık.

Türkiye, Rusya’nın askeri ataşesine Rus Su-24 uçağına yapılan saldırıyla ilgili belgeleri vermeyi reddetti.

‘PİLOTLARIN KONUŞMALARIYLA İLGİLİ HABERLER UYDURMA’

Türkiye Genelkurmay Başkanlığı yetkilileri, Rus ataşesine F-16 pilotları ile Su-24 pilotları arasındaki konuşmaları basına vermediklerini bildirdi. Bu bilgi, bugün basında çıkan ve pilotların konuşmasının yer aldığı iddia edilen haberlerin uydurma olduğunu kanıtlıyor.

Hayatta kalan Su-24 pilotunun kurtarıldığı bölgede faaliyet gösteren terörist gruplar imha edildi.

Suriye ordusu, Rus hava güçlerinin desteği sayesinde Lazkiye’nin kuzeyindeki dağlık bölgeleri kontrolü altına aldı.

‘SON 3 GÜNDE 450 TERÖRİST HEDEFİ VURDUK’

Rus uçaklarının Suriye’de Türkiye’den gelen bir insani yardım konvoyunu vurduğuna ilişkin haberler gerçeği yansıtmıyor.

Rus savaş uçakları son 3 gün içinde 134 sorti yaptı, Suriye’nin 8 farklı kentinde teröristlere ait 450 hedefi vurdu.

Tüm Rus savaş uçakları, görevlerini tamamladıktan sonra sağ salim Hmeymim üssüne döndü.

Rus Su-25 uçakları, Suriye’nin İdlib kentinde El Nusra militanlarının bulunduğu noktaya operasyon düzenledi. Operasyon sonucunda bir tank, iki zırhlı araç, üç araba ile çok sayıda terörist imha edildi.

Rus uçakları, Suriye’de IŞİD kontrolündeki petrol üretim tesislerini hedef almaya devam etti. 24 Kasım’da Su-34 uçakları, Deyr Ez Zor ve Rakka’da petrol taşıyan konvoyları, petrol işleme tesislerini ve petrol depolarını vurdu.

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/

Sayfa1 → 421234Son Sayfa »