| 
İsviçre Federal Savcılığı ülkedeki Türklere yönelik casusluk iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Savcılık, İsviçre’deki Türklerin takip edildiği yönünde somut kuşkular bulunduğunu bildirdi. İsviçre Federal Savcılığı ülkedeki Türklere yönelik casusluk iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Federal Savcılık tarafından Fransız Haber Ajansı AFP’ye Cuma günü yapılan açıklamada, “siyasi bir istihbarat birimi” tarafından İsviçre’deki Türklerin takip edildiği yönünde “somut” kuşkular bulunduğu belirtildi. Savcılığın açıklamasında, İsviçre hükümetinin yeşil ışık yakmasının ardından soruşturmanın mart ayının ortasında başlatıldığı ifade edildi. Ancak soruşturmadan etkilenen kuruluşlar ve kişiler konusunda ayrıntılı bilgi verilmedi. 
 Ahmet Takan “Maskeli balo sona eriyor” mu?.. Hiç sanmıyorum!.. AB ile ortaklaşa tiyatro sahnesine konulan “Haçlı-Hilal kavgası” son sürat devam ediyor… Hıristiyan anayasasını, Papa hazretlerinin manevi huzurunda, Hollanda Başbakanının hediye ettiği dolma kalemlerle imzalayanların en yüksek perdeden sallamaları!.. Paralelinde yurt içinde yapılan ahret istismarları, üretilen sahte hadisler, dinbazların camilerde referandum propagandaları… Şöyle kısa geçmişi bir hatırlarsak, aslında maskeli balonun devam ettiğini, hiç de sona ermediği ve aklımızla irademizle alay edilmesine müsaade ettiğimiz sürece de devam edeceğini de çok net olarak görebiliriz. 

Almanya Başbakanı Angela Merkel Hollanda ile Türkiye arasındaki tırmanan gerginlikle ilgili açıklamalarda bulundu. Merkel Hollanda’ya ‘tam destek’ verildiğini söyledi. Münih’te Alman iş çevrelerinden temsilciler ile düzenlenen bir toplantıda konuşan Almanya Başbakanı Angela Merkel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuoyu önünde Almanya’ya Nazi benzetmesinde bulunmasını “hiçbir biçimde kabul edilemez” olarak niteledi. Merkel bu tür benzetmelerin yanlış anlamalara yol açacağını, ayrıca Nazi döneminde kurbanların çektikleri acıları da azımsamak anlamına geldiğini belirtti. 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hollanda Başbakanı Mark Rutte‘a yönelik olarak “Sen ne lalesisin bilmiyorum” demişti. Portakalları sıkıp suyunu içmek, kendi kimlik kartında bulunması gereken kelimeleri yabancı ülke adının başına koyup hakaretler savurmak, temsilcilikler önünde, polisin sana bir şey yapmayacağını, aksine muhtemelen destek olacağını, en fazla, taşkınlığı ileri götürürsen “yapma birader” diyeceğini bilerek, bütün o rahatlık içerisinde, her an içeri dalıp küffarı telef, malını yağma edebilecekmiş pozlarıyla tafra yapmak filan kolay. 

“Yapılan açıklamalar yurt dışındaki Türkleri değil, içerideki MHP’lileri hedef alıyor” AKP’li yetkililerin 16 Nisan’da gerçekleşecek Anayasa referandumu öncesinde Avrupa’da düzenlemeyi planladığı bazı etkinliklerin iptal edilmesinin ardından başlayan ve karşılıklı açıklamalar/eylemler ile tırmanan gerginliği değerlendiren New York Times yazarı Patrick Kingsley, Türkiye-Avrupa ilişkilerinin çöküşe geçtiğini savundu. 

Fransa’nın önde gelen gazetelerinden Le Figaro, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Almanya ve Hollanda için kullandığı ‘Nazi benzetmesi’ için anket açtı. Gazetenin bugün internet sitesinden başlattığı ankette okuyuculara “Avrupa, Almanya ve Hollanda’ya Nazi dediği için Türkiye’yi cezalandırmalı mı?” diye soruldu. 

Türkiye’yi başkanlık sistemine götürecek anayasa değişikliğinin oylanacağı referandum öncesinde Türk siyasetçilerin Avrupa’da yapmayı öngördükleri mitingler nedeniyle yaşanan gerilime dair yorumlar öne çıkıyor. Hafta sonunda Hollanda’nın önce Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun uçağına iniş izni vermemesi, ardından kara yoluyla Rotterdam Başkonsolosluğu’na gitmeye çalışan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’yı sınır dışı etmesiyle iki ülke arasındaki ilişkiler gerilmiş durumda. Son olarak Çavuşoğlu, Hollanda için “faşizmin başkenti” ifadesini kullandı. 
| |