Yılmaz Özdil canlı yayında cevapladı: ‘AKP tarafından ithal mağduriyet mi yaratılıyor?’

Duayen Gazeteci Uğur Dündar’ın hazırlayıp sunduğu Halk Arenası programına katılan SÖZCÜ yazarı Yılmaz Özdil gündemle ilgili merak edilen konuları yorumladı.

Hollanda kriziyle ilgili Dündar’ın sorduğu; ”AKP tarafından referandum öncesi ithal mağduriyet mi yaratılıyor?” sorusunu cevaplayan Özdil konuyla ilgili olarak AKP’nin henüz yayınlanmamış bir reklam filmi üzerinden cevap verdi.

Ayrıca Özdil, Hollanda’ya gönderilen Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’dan yola çıkarak, gönderilen bakanın neden kadın bakan olduğu konusunda da ilginç tespitlerde bulundu.

http://www.dailymotion.com/video/x5epkbc

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/


”Türkiye için Hollanda’nın başbakanı mı yoksa bu zihniyet mi tehlikelidir?”

http://www.dailymotion.com/video/x5eplsh

Merkel’den Hollanda’ya tam destek

Almanya Başbakanı Angela Merkel Hollanda ile Türkiye arasındaki tırmanan gerginlikle ilgili açıklamalarda bulundu. Merkel Hollanda’ya ‘tam destek’ verildiğini söyledi.

Münih’te Alman iş çevrelerinden temsilciler ile düzenlenen bir toplantıda konuşan Almanya Başbakanı Angela Merkel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuoyu önünde Almanya’ya Nazi benzetmesinde bulunmasını “hiçbir biçimde kabul edilemez” olarak niteledi. Merkel bu tür benzetmelerin yanlış anlamalara yol açacağını, ayrıca Nazi döneminde kurbanların çektikleri acıları da azımsamak anlamına geldiğini belirtti.  

Hafta sonunda Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Hollanda’ya giriş yapmasının engellenmesi üzerine Türkiye ile Hollanda arasında ağır bir kriz baş göstermişti. Olayın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hollanda hükümet üyelerini de “Nazi kalıntısı” olarak nitelendirmişti.

Merkel: Tam bir dayanışma içindeyiz

Federal Meclis’te yaptığı konuşmada, Türk siyasilerin Almanya’ya Nazi benzetmesinde bulunmalarını reddettiğine bir kez daha değinen Başbakan Merkel, bu tavrının Almanya ile dost olan, örneğin Hollanda gibi ülkeler için de tamamen geçerli olduğunu belirtti. Merkel, “Özellikle de Nasyonal Sosyalizm’den en fazla zarar gören ülkelerden birinin Hollanda olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu benzetmelerin hiçbir kabul edilir yanı kalmaz. Bu nedenle Hollanda’ya tam destek veriyorum ve tam dayanışma içindeyim” diye konuştu.

Merkel-Trump buluşması

Başbakan Merkel salı günü ABD’ye giderek, Başkan Donald Trump ile doğrudan temaslarda bulunacak. Merkel, ABD’nin Almanya‘nın ve de tüm AB’nin anahtar konumdaki ticarî partneri olduğunun altını çizerek, „Bu ticarî ilişkiler heriki taraf için de avantajlıdır. Doğrudan görüşmeler her zaman daha iyidir. Başkan Trump ile yüzyüze görüşecek olmaktan memnuniyet duyuyorum” diye konuştu.

Almanya Başbakanı Merkel’in ABD ziyareti öncesinde Alman ekonomi çevreleri de ABD ile ticarî ilişkilerin önemine dikkat çektiler. Alman Sanayiciler Birliği (BDI), ABD Başkanı Trump’ın yabancı şirketlerin gümrük cezaları yoluyla ABD içinde üretim yapmaya zorlanmasını içeren yeni ekonomik planlarının ise soğukkanlıkla karşılanması gerektiğini bildirdi.

© Deutsche Welle Türkçe

dpa/afp/ÇA/BÖ

Kaynak : http://www.dw.com/tr/

Halaçoğlu: Suikastlar yapılabilir, bombalar patlayabilir; ‘evet’ çıkması için her şeyi yapabilirler

“Bize yapılan saldırıyı Ülkü Ocakları yaptı hepsini tek tek tespit ettik”

MHP’de ‘hayır’ cephesinde yer aldıkları için partiden ihraç edilen isimlerden Kayseri Bağımsız Milletvekili Prof. Yusuf Halaçoğlu, Hollanda kriziyle ilgili olarak “Dışişleri Bakanı’nın uçağı Hollanda’ya indirilmezken Aile Bakanı neden Hollanda’ya gönderiliyor” dedi. MHP’li muhaliflere suikast yapılma ihtimaline dair açıklamalarda bulunan Halaçoğlu, “Suikastler yapılabilir mi yapılabilir, bombalar patlayabilir. Yani evet için her şeyi yapabileceklerini düşünüyorum” diye konuştu.

Halaçoğlu, AKP’li Hüseyin Kocabıyık’ın Hollanda olayında sonrasında ‘evet’ oylarının artığına ilişkin sözlerine, “Zaten bir algı operasyonu bu. Bir mağduriyet ortaya çıkarmadan Türkiye’deki tabloyu değiştirmeleri mümkün değil. Milliyetçilik duygularını yabancı bir devlete karşı kullanmaya kalkıyorlar. Bu millet bütün bunlara aldanmayacaktır, burada başarılı olamayacaklardır. Bu da ters olacak, çünkü niyetlerinde samimi değil bunlar” dedi.

Halaçoğlu TBMM’de düzenlediği basın toplantısında partiden ihraçlarını ve Hollanda krizini değerlendirdi.

“Böyle devlet yönetilmez, adam gibi yönetin bakan gidiyorsa o devletle bağlantı kurmanız lazım” diyen Halaçoğlu, “Hollanda bizim konsolosluğa sormuş ve ‘Hayır bakan gelmeyecek’ denmiş. Bu doğruysa vahim” diye konuştu. Diplomasinin basit bir iş olmadığını da ifade eden Halaçoğlu, iki ülke arasındaki işbirliğine ilişkin bazı rakamları hatırlattı.

YSK’nın uyguladığı 2008 kanunu

İktidarın yurt dışı ve temsilciliklerde propaganda yapılamayacağını hükme bağlayan 2008 yılı kanunu ve bu kanuna bağlı YSK’nın kararına dikkat çeken Halaçoğlu, “Şimdi siz Türkiye’ de demokrasiyi zaten uygulayamamışsınız. Başka ülkelerden demokrasi beklemeniz mümkün değil. Ama, şimdi sesleniyorum başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere, hadi bakalım hayır diyen bizlere TRT’den konuşma hakkı verin” diye konuştu.

“Bize yapılan saldırıyı Ülkü Ocakları yaptı hepsini tek tek tespit ettik”

İhraç edilmeleriyle ilgili değerlendirmede bulunan Halaçoğlu, “Bizi zaten atmak istiyorlardı. Hayır dediğimiz için bunu uyguladılar” dedi. Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ’ın gündeme getirdiği ‘suikast’ iddialarıyla ilgili olarak, “Bize yapılan saldırıyı ülkü ocakları yaptı. Hepsini tek tek tespit ettik. Şikayette de bulunduk. Mehmet Metiner ve Burhan Kuzu bunların açıklamaları işleri karartan bir durum, saldıranlar için ‘Demokratik haklarını kullanmışlardır’ diyor. Maalesef Bahçeli Beyefendi de ‘Ülkücüler yarım bırakmaz’ diyerek teşvik etmiştir. Yani artık her şeyi düşünüyoruz. Mecburen düşünüyoruz. gerçekten akıl ve mantık dışı her şeyi yapabilecek durumdalar.

“Ben bir bahaneyle referandumu iptal de edebilirler demiştim. Biz Hollanda meselesiyle uğraşırken Suriye’de Menbiç, PYD kanton ilan etti. Yani gözden kaçırılıyor bunlar. Suriye’de savaşa girdiğimiz denerek böyle bir tedbir alınabilir mi alınabilir. Suikastler yapılabilir mi yapılabilir,  bombalar patlayabilir. Yani evet için her şeyi yapabileceklerini düşünüyorum.”

“Disiplin süreci bana değil Genel Merkez’e başlatılmalı”

Basın toplantısında partiden ihraç edilmeleriyle ilgili yargıya başvurup başvurmayacağına ilişkin soruya Halaçoğlu, “Bu konuda hala müteredditim. MHP’ye mahkeme kararıyla dönsem bile şu an bu yönetimle zaten bundan sonra hiç anlaşamalıyız. Yönetimle anlaşmak için yönetimin bundan önce söylediği sözlere, tüzüğe dönmesi lazım. Ben ‘Hayır’a devam edeceğim sonuna kadar” yanıtı verdi.

Halaçoğlu’nun değerlendirmesi şöyle:

“Bu çerçevede bir anayasal hak olarak, halk oylamasına sunulan anayasa maddelerine hayır demem suç olmasa gerektir. Zira MHP Genel Başkanı her zeminde, ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ demektedir. Yine bu ziyaretlerime engel olacak bir parti kararı tarafıma iletilmemiştir ve bildiğim kadarıyla da bir parti kararı yoktur. Ayrıca bir parti içi değerlendirme toplantısı da yapılmamış ve anayasa teklifiyle ilgili olarak parti kararı muallakta bırakılmıştır. Dolayısıyla sırf parti taassubu ile Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini feda etmemiz beklenmemelidir. Hiç kimse unutmamalıdır ki tarih muhakkak gerçekleri yazacaktır ve bunun geri dönüşü yoktur. Aslında parti ilkelerinden taviz veren ve ilkelerin dışına çıkan genel merkezdir. Bu sebeple disiplin süreci bana değil, bu ilkelerin aksine politikalar yürütenlere başlatılmalıdır.”

Kaynak : http://t24.com.tr/

Saadet Partisi: Bakanın Hollanda’ya gitme ısrarı doğru değildi; bu yaklaşım şahsiyeti zedeler ve krizi derinleştirir

Karamollaoğlu diplomatik krize ilişkin basın açıklaması yaptı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Hollanda’yla Türkiye arasında yaşanan diplomatik kriz üzerine basın açıklaması yaptı. Karamollaoğlu, Hollanda’da Türkiye’nin Rotterdam Başkonsolosluğu’na alınmayarak sınır dışı edilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkında “Hollanda’nın, bu yakışıksız ve derin problemlere sebebiyet verecek tavrını doğru bulmadığımız gibi Dışişleri Bakanımıza yönelik tavra rağmen başka bir bakanımızın aynı gün Hollanda’ya gitme hususunda ısrarını da doğru bulmuyoruz. Zira bu ısrarcı yaklaşım bırakın diplomasiyi, kişisel münasebetlerde bile şahsiyeti zedeler ve oluşmuş krizi daha da derinleştirir. Hükümet temsilcilerinin ülkemizi böyle bir duruma sokmaya sebebiyet vermelerini de tasvip etmiyoruz” diye konuştu.

“Son günlerde bazı Avrupa ülkelerinin ülkemize yönelik hayretler verici tavırlar takındığını” söyleyen Karamollaoğlu, “Avrupa’nın tutumu son derece yakışıksızdır. Özellikle Hollanda’nın Dışişleri ve Aile Bakanlarımıza yönelik takındığı tutum ve uyguladığı muamele diplomatik nezaketsizliğin ötesinde büyük bir hatadır. Bu hatalı tavır, sadece iki ülke arasında oluşacak bir problem olarak kalmayacak çok daha büyük problemlere sebebiyet verecek bir mahiyettedir. Biz Hollanda’nın bu tavrı neden takındığını bilmiyoruz. Elbette kendileri açısından bu tavrın bazı nedenleri vardır. Ancak ne sebeple olursa olsun takındıkları bu tavrı doğru bulmadığımızı ve kınadığımızı ifade etmek istiyorum. Ayrıca Hollanda hükümetini bu hatalı tavırdan biran evvel dönmeye ve bu hatasını telafi edecek adımları atmaya davet ediyorum. Zira Hollanda hükümeti mevcut yaklaşımı ile ne elde etmek istiyorsa bilmeli ki, bu yaklaşımlar çok farklı ve genelde beklenenin aksine neticeler doğurabilir” diye konuştu.

“Meseleler akl-ı selim ile çözülür”

“Sorunların akl-ı selim ile çözülmesi gerektiğini” vurgulayan Temel Karamollaoğlu, “Hollanda’nın, bu yakışıksız ve derin problemlere sebebiyet verecek tavrını doğru bulmadığımız gibi Dışişleri Bakanımıza yönelik tavra rağmen başka bir bakanımızın aynı gün Hollanda’ya gitme hususunda ısrarını da doğru bulmuyoruz. Zira bu ısrarcı yaklaşım bırakın diplomasiyi, kişisel münasebetlerde bile şahsiyeti zedeler ve oluşmuş krizi daha da derinleştirir. Hükümet temsilcilerinin ülkemizi böyle bir duruma sokmaya sebebiyet vermelerini de tasvip etmiyoruz. Devlet yönetimi bilgi, hikmet, sağduyu ve akl-ı selim gerektirir. Bu itibarla devleti yönetenlerin hamasi konuşma ve duygusal tavır alma hakları yoktur. Attıkları adımlar, sadece kendilerinin şahsi ve siyasi tutumlarına tesir etmez.  Bunun çok ötesinde etkileri olur ve bu durum büyük bir sorumlulukla hareket edilmesini zaruri kılar. Bu çerçevede gerek ülkemiz gerekse Avrupa ülkeleri yöneticilerini akl-ı selimle hareket etmeye davet ediyorum” dedi.

“D-8 harekete geçirilmelidir”

Hollanda’da yaşanan krizin ardından AB üyeliği silbaştan ele alınmalı gerektiğini ifade eden Karamollaoğlu, “Bu meseleyi ifade ederken şunu da belirteyim ki, biz her vesile ile AB’nin bizim için asla medeniyet projesi olmadığını, batının genelde çifte standartlı olduğunu dile getiriyoruz. Tarih, Batı aleminin bu tavırlarının örnekleriyle doludur. Ülkemizin bu tavırlara karşı duruşu ancak şahsiyetli bir dış politika anlayışı ile engellenebilir. Bu yaşananlar AB ile üyelik görüşmelerimizin silbaştan ele alınmasını gerektirecek kadar önemli olduğu kanaatindeyiz. Öte yandan ülkemiz bu krizi fırsat bilmeli ve önündeki en önemli alternatif olan D-8’i bir an evvel harekete geçirmelidir” şeklinde konuştu.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Hollanda Başbakanı Mark Rutte’den Türkiye’ye suçlama: Herkes haddini bilsin

Türkiye ile Hollanda arasındaki diplomatik krizle ilgili olarak Hollanda Başbakanı Mark Rutte’den yeni bir açıklama geldi. “Herkes haddini bilsin” diyen Mark Rutte, “Olayları çığırından çıkarmak için ellerinden geleni yaptılar” ifadelerini kullandı.

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Türk hükümetinin iki ülke arasında yaşanan ziyaret krizi ile ilgili olarak oldukça tuhaf davrandığını savunarak, “Olayları çığırından çıkarmak için ellerinden geleni yaptılar” dedi.

Rutte, “persona non grata” (istenmeyen kişi) ilan edilerek sınır dışı edilen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın diplomatik dokunulmazlığa sahip olmadığını ve sınır dışı kararında haklı olduklarını savundu.

BBC Türkçe’den Yusuf Özkan’ın haberine göre; Rutte, Pazar sabahı katıldığı bir televizyon programında, Türk bakanlarının Hollanda’da referandum kampanyası yapmasına izin verilmemesi ile gelişen süreci değerlendirdi.

Yanlış bir filmin içine düştüm. Daha önce hiç böyle bir şey yaşamamıştım” diyen Rutte, olayların çığırından çıkmasını engellemek için yoğun çaba sarf ettiğini söyledi.

“BİNALİ YILDIRIM’I 8 KEZ ARADIM”

Sadece Cumartesi günü sekiz kez Başbakan Binali Yıldırım’ı telefonla aradığını anlatan Rutte, en son Pazar sabahı saat 02.00’de Rotterdam’da olayların büyümesi üzerine Türk mevkidaşı ile görüştüğünü belirtti.

Hollanda’nın sağduyulu taraf olacağını vurgulayan Hollanda Başbakanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Nazi kalıntısı” suçlamasının kabul edilemez olduğuna işaret etti.

“ONLAR TÜRKİYE DEĞİL, HOLLANDA VATANDAŞI”

Rutte’ye göre, iki ülke arasındaki en önemli sorun, Türkiye’nin sürekli olarak Hollanda’daki Türklerden “vatandaşlarımız” diye söz etmesi. “Onlar Hollanda vatandaşıdır” diyen Rutte, Hollanda’nın da Türkiye kadar gururlu bir ülke olduğunu söyledi.

Türk hükümet yetkililerinin ağır yaptırım tehdidinin de kabul edilemeyeceğini dile getiren Hollanda Başbakanı, “Biz kendimize şantaj yaptırmayız” dedi.

Başbakan, Bakan Kaya’nın “istenmeyen kişi” ilan edilerek sınır dışı edilmesinin haklı bir davranış olarak değerlendirdi.

Rutte, “Türk hükümetinin iddia ettiği gibi bakan hiçbir diplomatik dokunulmazlığa sahip değildi” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile birlikte Hollanda’ya iniş izni iptal edilen Bakan Kaya’nın istenmediğinin altını çizen Rutte, buna rağmen Türk bakanın Rotterdam’a gelmekte ısrarcı olduğunu söyledi.

12 GÖZALTI VAR

Hollanda Başbakanı, Kaya’nın Rotterdam’a geldikten sonra da değişik yöntemlerle polisi atlatmaya çalıştığını anlattı.

BELEDİYE BAŞKANINDAN BAKANA SUÇLAMA

Rotterdam Belediye Başkanı Ahmet Abutalip de, Türkiye’nin Rotterdam Başkonsolosu’nun kendisini kandırmaya çalışarak, “Bakan gelmeyecek diyerek yalan söylediğini” söyledi.

Başbakan Rutte, Bakan Kaya’nın sınır dışı edilmesi nedeniyle Abutalip ve polisin tutumunu överek, teşekkür etti.

Hollanda Başbakanı, Cumartesi akşamı Türk bakanının gelişi sonrası Rotterdam’da yaşanan olayların kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Herkes haddini bilsin” dedi.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/