| 
Kitapta başka dikkat çekici ifadeler ise öğrencilere öğretilen “sağlık ve hastalık” konusunda yer aldı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni eğitim ve öğretim müfredatında imamhatip liselerinde okutulacak Akaid ders kitabını içerisinde doğal afetler “Allah’ın kullarını imtihan etme” şekli olarak gösterildi. Birgün’den Çağlar Ballıktaş‘ın haberine göre, Yeni öğretim yılında okutulacak olan yeni müfredatın ders kitaplarında yer bulan skandal ifadelere bir yenisi daha eklendi. Her yaşanan deprem sonrasında kamuoyu gündemine gelen “günahkârlıktan kaynaklanıyor” söylemleri yeni müfredatta kendine, “Allah’ın kullarını imtihan etme şekli” olarak sunuldu. Kelam dersi kitabında yer alan “Kelam İlmi ve Güncel Meseleler” ünitesi içerisinde işlenen sekülerizm, nihilizm, ateizm ve deizm gibi düşünce akımları hakkında bilimsel olmayan ifadelere yer verildi. 

ODTÜ Felsefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Yasin Ceylan gençler arasında yaygınlaşan deizmi (dinsiz tanrı inancı) anlattı. İslam ve inanç sistemine ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı: İslam mutluluğu erteler. Mutsuz insan ahlaklı olamaz, sevemez “Deizmin Yaygınlaşması Normal”Geçtiğimiz hafta pek çok yazarın köşesine taşıdığı bu iddia, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından çıkarılan aylık ‘Diyanet’ dergisinin ağustos sayısında “Deizm, Ateizm, Nihilizm Kıskacında İnsanlık” konusunun işlenmesinin ardından alevlenmişti.Türkiye’de ve dünyada semavi dinlere sempati azalıyor. Deizm hızla yaygınlaşıyor. Peki neden? HaberTürk gazetesinde Kübra Par bu konuyu İmam hatip mezunu ve imam hatip ve ilahiyat mezunu olan ODTÜ Felsefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Yasin Ceylan’a sordu. 

Öğrencilere yaz okulu kapsamında dini eğitim veriliyor. İzmir’in köklü eğitim kurumlarından Atatürk Lisesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın yöneticisi olduğu Türkiye Gençlik Vakfı’na (TÜGVA) tahsis edildi. TÜGVA’nın bu yıl 25 bin öğrenciyi yaz okulu kapsamında din eğitimine aldığı öğrenildi. Bilal Erdoğan’ın Yüksek İstişare Kurulu üyesi olduğu TÜGVA’nın Atatürk Lisesi’ni kullanımı, MEB ile vakıf arasında imzalanan Medeniyet ve Değerler Protokolü’ne dayanıyor. TÜGVA’dan İzmir Atatürk Lisesi’ne gönderilen yazıda, protokol kapsamında okuldaki 7 sınıfın 11 Eylül’e kadar pazartesi-perşembe günleri kendilerine tahsis edilmesi istendi. Tahsis sonrası okulda ilk olarak öğrencilere konferans verildi. 

“Bakanlık açıklama yapmalı” Türkiye altın ithalatının üçte birini, ihracatının beşte dördünü tek başına Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yaptı. “Ne Türkiye ne de BAE altın üretiyor” diyen ekonomistlere göre ‘bu işte bir tuhaflık var.’ Türkiye’nin altın ithalatı Temmuz ayında 62.8 ton ile aylık bazda tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Borsa İstanbul Kıymetli Madenler Piyasası altın ithalat verilerine göre önceki yıl aynı dönemde 4.4 ton olan altın ithalatı, geçen ay yaklaşık yüzde 1400 arttı. Ocak-Temmuz döneminde ise altın ithalatı, geçen yılın ilk 7 ayına göre 8 kat artışla 237.6 tona fırladı. İlk 7 aylık bu rakam, şimdiden 2016’nın tamamında yapılan 106.2 tonluk ithalatı geride bıraktı. Türkiye’nin altın ihracatı ise ilk 6 ay sonunda, 96.4 tonu buldu. 
 Tarık Ziya Ekinci Atatürk ve arkadaşlarının 1923’te kurdukları Kemalist rejim 16 Nisan 2017’de kabul edilen anayasa değişikliği ile ustaca tasfiye edildi. Yerine Sayın Erdoğan’ın riyasetinde ve Sünni İslam ekseninde yeni bir rejim kuruluyor. Bu bir yorum değil, Sayın Erdoğan’ın tasfiye amaçlı bir KHK münasebetiyle “Türk devletindeki tasfiyeler sayesinde ‘sıfır kilometre’ bir devlet” kuracaklarını açıklamasıyla resmiyet kazanan bir gerçekliktir. Kemalist Devlet, Kurtuluş Savaşı’nın bitimini izleyen ortamda devrimci bir yöntemle kuruldu. Yeni Rejim ise evrimci bir yöntemle kuruluyor. Yeni Türkiye’nin kuruluşunda tedrici geçiş yolunun seçilmesinin nedeni Kemalist rejim yandaşlarının tepkisini asgari düzeyde tutmak ve yeni rejimin sorunsuz biçimde kurulup yaygınlaşmasını sağlamak olduğu açıktır. Yeni Türkiyemimarlarının diğer bir becerisi de Kemalist rejimin sözel dayanaklarını anayasada koruyarak onu işlevsizleştirmeyi başarmış olmalarıdır. 
Evin çevresi mavi branda ile kapatılmış durumda.
Tarsus 82 Evler Mahallesi’nde bulunan 3103 Sokak’ta takvimler 13 Kasım 2016’yı gösterdiğinde başlayan kazı, uzun süre kamuoyunu meşgul etti. Büyük gizlilik içinde başlatılan kazıda polisin, hatta Özel Harekât ekiplerinin nöbet tutması, hiçbir yetkilinin kazıyla ilgili açıklama yapmaması, olayın gizemini daha da artırdı. Kazının üzerinden 256 gün geçmesine rağmen herhangi bir yetkili açıklama yapmadı. 

“Herkesin risk alması lâzım, kararlarıyla bunu göstermeleri lâzım” ‘Devrimci Karargâh’ soruşturması kapsamında 3 yıl 9 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, Cumhuriyet çalışanlarının yargılandığı davaya tepki gösterdi. Avcı, “Yanlışlara direnilmesi ve tavır alınması gerekir” diyerek, “Yargının toplu tavır alması lâzım” ifadesini kullandı. Hanefi Avcı, yargının toplu tavır alması gerektiğini belirterek, “Bunu yapanlar yargılanacak. Gerektiği zaman direneceksiniz, bu yanlış diyeceksiniz, yargının toplu tavır alması lâzım. Bu kadar ülkeyi kötü gösterecek, bu kadar haksızlık yapacak, adaletsizlik yapacak ortama meydan vermemesi lâzım. Herkesin risk alması lâzım. Kararlarıyla bunu göstermeleri lâzım. Bu iddianameler boş demeliler. Bunu siz demezseniz kim yapacak? Kabul edilemez sınırları aşıyor, birçok Avrupa ülkesi bizi Afrika gibi görüyor. Bunu yapanlar yargılanacaklar, çünkü yaptığınız yanlış. Bu kimseye fayda getirmez” dedi. 
| |