Erbil ve Bağdat, sorunların çözümü için 4 madde üzerinde anlaştı

IKBY Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, görüşmeden Irak’taki gelişmeler ve siyasi sorunların ele alındığı belirtildi.

Irak hükümeti ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY), bağımsızlık referandumunun ardından yaşanan krizin çözümü için 4 maddelik bir anlaşma sağladı.

IKBY Başkanı Mesut Barzani, Başkanlık Divanı Başkanı Fuad Hüseyin, Süleymaniye’de bugün Irak Cumhurbaşkanı Fuad Masum’un yardımcıları İyad Alavi ve Usame Nuceyfi ile bir görüşme yaptı.

Hürriyet’in haberine göre, toplantıda bir grup Iraklı parlamenterin de hazır bulunduğu ifade edildi. Usame Nuceyfi, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, IKBY’nin ablukaya alınarak cezalandırılamayacağını söylediği öne sürüldü. Nuceyfi, “Kürdistan Bölgesi ablukaya alınarak cezalandırılamaz. Çözülmesi gereken sorunların hepsini diyalogla çözmemiz lazım. Tarafların birbirini anlaması gerekiyor. Irak çerçevesinde sorunların çözülmesi gerekiyor” ifadeleri kullandı.

“Erdoğan’ın sözlerini ilettik”

Birkaç gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birkaç gün önce görüşen Nuceyfi, Türkiye Cumhurbaşkanının mesajını da Barzani’ye ilettiğini açıkladı. Nuceyfi, “Komşularımızın durumu anlamasını sağlamalıyız. Bu konuyu kendileri için tehdit olarak görmemeliler. Tehdit üslubunun da kullanılmaması gerekiyor” diye konuştu.

Kürt Bölgesel Divanı Başkanlık Divanı Başkanı Fuad Hüseyin ise görüşme sonrası yaptığı açıklamada, “Bu toplantının Erbil’de yapılması kararlaştırılmıştı ancak şartlar burada yapılmasını gerektirdi” diye konuştu.

“4 maddede anlaştık”

Ofisinden yapılan açıklamada, Barzani, Allavi ve Nuceyfi’nin üçlü toplantısıda, Irak’ın içinde bulunduğu mevcut durum ve siyasi gelişmelere bağlı sorunların çözü yollarını ele aldıkları ifade edildi.

Açıklamada üç tarafın da “Irak’taki gergin atmosferin yatıştırılması için siyasi partiler ve taraflar arasında görüşmelerin başlaması, görüşmelerin açık bir ajanda üzerinden yürütülmesi, IKBY üzerindeki yaptırımların ivedi bir şekilde kaldırılması ve en yakın zamanda Bağdat ile Erbil arasında toplantıların başlaması.” maddeleri üzerinde mutabakata vardığı kaydedildi.

Kaynak : http://t24.com.tr/

“Irak’ta Ne Yaptığını Biliyoruz”

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partrisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasında en dikkat çekici bölüm, Erdoğan‘ın damadı ve Enerji Bakanı Berat Albayrak’a yönelik mesajlarıydı.  Kılıçdaroğlu, Albayrak’a “Irak’ta ne yaptığını biliyoruz” dedi.

İşte Kılıçdaroğlu’nun grup konuşmasından o bölüm;

“Irak’ta ne yaptığını biliyoruz”

“Berat Albayrak’ın Irakta ne yaptığını biliyoruz. Türkiye’nin gündemi olmadığı icin şimdilik susuyoruz. Berat Albayrak kulağına küpe etsin, vakti zamanı geldiğinde söyleyeceğim.”

“Bunlar kendi torunlarını, çocuklarını vekil yapıp askerlikten muaf tutacaklar”

“Dikta yönetimini bırakın 12 Eylül’ü bile aratıyorlar. Biz CHP olarak, kim mağdursa onun yanında duracağız. Halkın gündeminde ne var: İşsizlik. Ne diyorlar, “18 yaşına bastın mı milletvekili olacaksın” diyorlar. Geçen gün bir baba “Benim oğlum yıllardır işsiz. Biz milletvekili olmak istemiyoruz, iş istiyoruz” diyor. Bunlar kendi çocukları ve torunlarını milletvekili yapacak. Askerlikten de muaf tutacaklar.”

“Galatasaray-Fenerbahçe maçında Galatasaray Başkanı hakem olabilir mi?”

“Sayın Erdoğan’a yürekten teşekkür ediyorum yine. ‘Bir insanın karakterinde tarafsız olmak diye bir şey olur mu’ dedi. Peki TBMM’de tarafsızlık yemini eden kimdi? Galatasaray-Fenerbahçe maçında Galatasaray Başkanı hakem olabilir mi? ‘Görevimi tam bir dürüstlük ve tarafsızlıkla yerine getireceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim’dedi. Peki anayasa değişikliğinde yargı bağımsızlığının yerine niye tarafsızlık eklediniz. Peki Cumhurbaşkanı referandum sonrası Meclis’e gelip yemin etmeyecek mi? Neresinden tutarsanız dökülüyorlar.”

Kaynak : http://gazeteport.com/

Putin: ABD terörü destekliyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’nin bölgede terörü desteklediğini ve “kavga kaçınılmazsa ilk yumruğu sen vuracaksın” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, terör örgütü IŞİD’le mücadele bağlamında Suriye’de ulusal çıkarlarını koruduklarını vurguladı ve Suriye’de teröristlerle mücadeleye devam edeceklerini belirtti. Putin, ABD’nin bölgede terörist grupları desteklediğini de sözlerine ekledi. 

Soçi’de düzenlenen Valdai Kulübü’nün toplantısında konuşan Putin, teröristlerle mücadeleyi anlatırken, eski Sovyet yıllarından kalma kavga kuralını da hatırlattı. Putin, “Suriye’de teröristlere karşı savaşmak lazım. 50 yıl önce Leningrad sokağı (doğduğu ve büyüdüğü kent) bana şu kavga kuralını öğretti: Eğer kavga kaçınılmazsa, bu durumda ilk yumruğu sen atacaksın!” dedi.

Putin attends a session of the Valdai International Discussion Club in Sochi‘ABD TERÖRÜ DESTEKLİYOR’

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’yi bölgede ‘terörü desteklemekle’ suçladı. Washington’un bölgede ‘çifte oyun’ oynadığını söyleyen Putin, ABD’yi kişisel çıkarlarını takip etmekle suçladı.putin-soci-670-3

Putin ABD’yi, beğenmediği rejimleri devirmek için terörist grupları kullanmakla suçladı. ABD’nin bölgedeki satranç oyununda terörist grupları birer yem olarak kullandığını söyleyen Putin, bu grupların ‘ılımlı’ ve ‘ılımlı olmayan’ diye ayrılmasının bir anlam ifade etmediğini belirtti.

‘ASKERLERİMLE GURUR DUYUYORUM’

Teröristlerin Rusya için tehlike oluşturduğunu tekrarlayan Rusya Devlet Başkanı Putin, “Suriye’de çıkarlarımızı koruyan askerlerimizin hepsi kahraman. Onlar kendi hayat ve sağlığını riske atıyor. Onlar bu mesleği gönüllü şekilde tercih etti. Ben onlarla gurur duyuyorum.” şeklinde konuştu.

‘IRAK’A HAVA OPERASYONU DÜŞÜNMÜYORUZ’
Putin, “Biz Irak hükümetinden herhangi bir yardım talebi almadık. Elbette Irak’ta hava operasyonu planı yok. Biz Irak’a silah arz ederek yardımcı oluyoruz. Bunu halen yapıyoruz. Irak yönetiminin terörle mücadelesinde silah ve mühimmat arzı ile katkı sağlıyoruz.” dedi.

Rusya’nın Irak hükümeti ile Suriye’de devam eden operasyonlar çerçevesinde istihbarat paylaşımı da yaptığına değinen Vladimir Putin, “Bildiğiniz üzere İran, Rusya, Suriye ve Irak, Bağdat’ta kurulan istihbarat merkezi üzerinden IŞİD dahil olmak üzere, terörle mücadelede bilgi paylaşımı yapıyor.” bilgisini verdi.

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/

PKK 1, IŞİD 2 numara

erdo670

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CNN International’a röportaj verdi.

Erdoğan, röportajında  Türkiye’nin önceliklerini yineledi. Röportajın satırbaşları;

– Mücadalemiz sadece IŞİD ile değli, aynı zaman PYD, PKK ve DHKP-C ile. Batı bizi bu mücadalede hep yalnız bıraktı.

– IŞİD’e karşı mücadele devam ediyor. PKK ile mücadelemiz devam ediyor. PKK ile mücadeleyi sonuna kadar sürdürmek zorundayız.

– Türkiye için 1 numaralı tehdit PKK’dır.IŞİD bize dışardan gelen bir tehdit ve bizim için 2. sıradadır.

-Suriye’de güvenli bölge talebimizin amacının o bölgede Kürt yönetimi kurdurmanın önüne geçmek olduğu yalandır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “PKK’yı bir terör örgütü olarak ilan eden AB, ne yazık ki kendi bağlısı ülkeler içerisinde bu PKK terör örgütü elemanlarının barınmasına hep göz yummuştur, hatta hatta onların liderlerinin oralarda gövde gösterilerine de ne yazık ki fırsat vermiştir, şu anda da devam etmektedir; bunu da çok açıkça söylüyorum” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CNN International’da Becky Anderson’ın “Connect to World”programında yayınlanan söyleşide, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Suriye’deki iç savaşın yol açtığı mülteci dramının yanı sıra DAEŞ ve PKK ile yürütülen mücadele konusunda açıklamalar yapan Erdoğan, özellikle son günlerde üç yaşındaki Aylan Kurdi’nin Bodrum’da kıyıya vurmuş cansız bedeniyle dünyanın gündemi sarsan Suriyeli mültecilerin durumuna dikkati çekti.

Erdoğan, Suriyeli mültecilerin yaşadığı dramdan tüm Batı dünyasını sorumlu tutarak, “Ben doğrusu tüm Batı dünyasını bu konuda suçlu buluyorum” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa’yı, Akdeniz’i bir mezarlığa çevirmekle suçlarken gerçekten bunu mu söylemek istediği yönündeki soruya, “Bunu bilerek söyledim, inanarak söyledim, böyle bir vaka var ortada. Şimdi bakıyorsunuz Akdeniz’e sınır olan ülkeler, ‘Benim ülkeme gelmesin, ne olursa olsun’ diye bakıyor. Ama biz öyle bakmıyoruz; eğer bizim sınırlarımıza dayanmışsa, gelmişse onları önce alıyoruz misafir ediyoruz, kendi ülkesine gönderilmesi gerekenler olursa bunları kendi ülkelerine gönderiyoruz. Yok, bizde misafir etme imkanı varsa onları kendi ülkemizde misafir ediyoruz”yanıtını verdi.

Suriye ve Irak’tan Türkiye’ye gelen mülteci sayısının iki milyonu aştığına işaret eden Erdoğan, Yunanistan, İtalya, İspanya, Fransa, Macaristan ve diğer ülkelerin mültecilere kucak açma konusunda Türkiye’nin yaptıklarını yapabileceklerini söyledi. Erdoğan, “Ama ne yazık ki bunlar yapılamadı. Almanya’nın sorumlu bir bakanı diyor ki; ‘Türkiye bunları alsın, Türkiye bunları aldıktan sonra biz bunların içinden seçelim alalım.’ Bir başka Avrupa elçisi yine benzer bir şey söylüyor. Bu nasıl bir yaklaşımdır, bunu anlamak mümkün değil. Ben nasıl sorumluluk mevkisindeyse, onlar da sorumluluk mevkisinde ve burada ortak bir operasyon yapmak suretiyle bizim bu insanların kurtuluşuna bir fırsat vermemiz lazım. İşte az önce gösterdiğiniz şu resmi biz görmek istemiyoruz” diye konuştu.

-”Zalim yöneticiye sahip çıkıldı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün yaşanan mülteci dramının, Suriye’de ve Irak’ta meydana gelen tüm gelişmelere seyirci kalmanın bir sonucu olduğunu vurguladı. Erdoğan, “Hiçbir zaman Suriye’ye bir müdahale yapılsın istenmedi. Suriye’nin başında zaten bir zalim yönetici var, bu zalim yöneticiye hep sahip çıkıldı. Bunun oradan alınması için ne yapmamız gerekir, bu düşünülmedi” dedi.

Türkiye’nin bu konuda dostlarıyla hep temas halinde olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada Rusya’nın yapması gerekenler var, İran’ın yapması gerekenler var. Bütün bunlar şu anda buralara destek veren ülkeler. Ben kendileriyle konuştuğum için burada da açıkça söylüyorum bunu. Söylemek zorundayım; çünkü benim canım yanıyor: Buralara silah desteği veriyorlar, parasal destek veriyorlar ve bu yönetimin ayakta kalmasına göz yumuyorlar ve oradaki muhalifleri nasıl yok ederiz, nasıl ortadan kaldırırız bunun gayreti içerisindeler. DAEŞ, şu anda rejimle dayanışma halinde değil mi? DAEŞ’in en büyük destekçisi şu anda birinci derecede rejim ve bu rejimin ayakta kalması için gayret sarf edenler bunun sorumluluğunu taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Suriye’deki rejimi sahiplenenlerin, desteklerini geri çekmesi gerektiğini vurgulayarak, bunun gerçekleşmesi halinde Esed rejiminin 24 saat dayanamayacağını kendilerine ilettiklerini söyledi ve “Niçin bu Esed’e borçluluk? Şu anda Suriye yanmış yıkılmış durumda. Yanan, tamamıyla yerle bir olmuş bir Suriye ile mi iftihar ediyoruz?” ifadesini kullandı.

Suriye rejimine destek veren ülkelere bu soruları yönelttiğinde bir cevap alamadığını dile getiren Erdoğan, söz konusu ülkelerin, hala bölücü bir terör örgütünü bu denli destekleyen bir rejime maddi destek vermeyi sürdürdüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son dönemde İran ve Suudi Arabistan ile yapılan diplomasinin, Suriye’de bir çözüme yön vermiş olup olamayacağı yönündeki soruya da, görüşmelerde İran’ın Esed’in yanında yer almakta kararlı olduğunun gözlendiği, öte yandan öncesinde farklı bir yaklaşım sergileyen Rusya’nın daha sonra yaptığı açıklamaların kendisini şok ettiği yanıtını verdi.

-”Rusya’dan yapılan açıklamalar beni  şok etti”

Erdoğan, “Sayın Putin ile de ben görüşmelerimi yaptım; daha son Bakü’deki Olimpiyat Oyunları’nda kendisiyle bunları etraflıca görüştüm. Ben Sayın Putin’i çok daha farklı görmüştüm ve biz dışişleri bakanlarımızı görevlendirdik. Fakat akabinde Rusya’dan yapılan açıklamalar beni doğrusu şok etti. Bunu da anlamakta zorlanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte DAEŞ’e karşı yürütülen uluslararası koalisyonun, Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda olmadığı yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine “Şimdi biz tabii başından beri biliyorsunuz bu işe hep karşı olduk, karşıyız. Türkiye sadece DAEŞ değil aynı zamanda PYD, PKK, DHKP-C gibi terör örgütlerine karşı mücadele veriyor” dedi.

Batılı ülkelerin bu mücadele Türkiye’yi hep yalnız bıraktığını ifade eden Erdoğan, “Yani PKK’yı bir terör örgütü olarak ilan eden AB, ne yazık ki kendi bağlısı ülkeler içerisinde bu PKK terör örgütü elemanlarının barınmasına hep göz yummuştur, hatta hatta onların liderlerinin oralarda gövde gösterilerine de ne yazık ki fırsat vermiştir, şu anda da devam etmektedir; bunu da çok açıkça söylüyorum” ifadesini kullandı.

Erdoğan, bütün bunlara rağmen Türkiye’nin ABD, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerle oluşturulan koalisyon ile DAEŞ’e karşı böyle bir mücadeleyi sürdürdüğünü belirterek, aynı zamanda iç tehdit oluşturan PKK ile mücadelenin sürdüğünü ve bu mücadelenin sonuna kadar sürdürülmek zorunda olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Türkiye’nin Suriye içinde oluşturulmasını istediği güvenli bölgenin Kürtlerin kendi alanlarını teşkil etmelerini engelleyeceğine yönelik iddiaları kabul etmeyerek, buradaki operasyonun, aslında PYD’nin Suriye’nin kuzeyini işgal etmek suretiyle Akdeniz’e açılma politikası olduğunu ve Türkiye’nin bunları gördüğünü söyledi.

Erdoğan, iddialarla ilgili olarak “Bir defa bu tamamıyla yalan. Bunun hiçbir doğru yanı yok. Şu anda bizim bu söylediğimiz bölgelerin Kürtlerle de alakası yok. Bu bölgeler aslında tamamıyla Arap, Türkmen, onlara ait olan bölgelerdi” açıklamasında bulundu.

Kobani olayları meydana geldiğinde buradan kaçan 220 bin kişiye Türkiye’nin ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Erdoğan, “Şu anda bu Kobani’den gelen 220 bin insanın 80 bini tekrar döndü, ama diğerleri hala Türkiye’de, onlar Kobani’ye dönmedi. Yani biz burada da yine ev sahipliğimizi, misafirperverliğimiz bütün güçlüklere rağmen yaptık, yapıyoruz, onları da kamplarımızda ağırlıyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ulusal güvenliğe yönelik en büyük tehdidin PKK mı yoksa DAEŞ mi olduğu sorusuna, “İçeride terör örgütlerinin hepsini tehdit olarak tanımlıyoruz. Ama içeride birinci derecede şu anda PKK. Ülkemizdeki terör noktasında birinci derecede tehdidi PKK oluşturmaktadır. DAEŞ, şu anda bizim için yurt dışında bir tehdit oluşturmakta. Sıralamayı yapacak olursak sıralama böyledir. Özellikle PKK ile olan mücadelemizde bugüne kadar olan kaybımız 50 bini aşmıştır. Bunları bu ülkede yaşadık. Dolayısıyla PKK terör örgütü birinci derecede, DAEŞ ise ikinci derecede tehdit oluşturuyor. Biz her ikisiyle de olan mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz, sürdüreceğiz” cevabını verdi.

Kaynak : SÖZCÜ Gazetesi

Haşimi’den ‘kırmızı bülten’ yorumu

Haşimi yaptığı açıklamada, “Baskıya ve şantaja boyun eğmeyeceğim, umarız Maliki’nin hileleri Iraklıları kandırmaz” dedi.

Diplomatik kaynaklar, Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi hakkında Uluslararası Polis Teşkilatı’nın (Interpol) kırmızı bülten çıkartmasının ”tutuklama emri” anlamına gelmediğini bildirdi.

”Kırmızı bültenin uluslararası bir tutuklama emri olmadığını” bildiren kaynaklar, ”Haşimi hakkında kesinleşmiş bir karar yok” ifadesini kullandı. 

Kaynaklar, Haşimi’nin, halen Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı olduğuna dikkati çekerek, bu çerçevede diplomatik dokunulmazlığının da devam ettiğine işaret etti.

Interpol’ün, haklarında kırmızı bülten çıkarılan şahıslarla ilgili ne gibi bir tasarrufta bulunulacağını üye ülkelerin takdirine bıraktığını ifade eden diplomatik kaynaklar, Interpol’ün, yakalanması talebi bulunan kişinin, suçluluğu kanıtlanana kadar masum olarak değerlendirilmesi gerektiği konusunda da bir ilkesi bulunduğunu hatırlattı.

Haşimi: Suçlamalar asılsız

İnterpol’ün kırmızı bülten yayımlamasının ardından basın bürosu aracılığıyla bir açıklama yapan Tarık Haşimi, kendisi için çıkartılan tutukluluk kararı metnini okuduğunu belirterek, “Interpol’ün uluslararası sahada suçluları yakalama hususunda gösterdiği çabaları takdirle karşılıyorum. Ancak benim için çıkartılan tutuklama emrini uygulamaya koymada acele etmemesi ve daha fazla tetkikte bulunması gerekir. Ben bir suçlu değil zanlıyım” ifadesini kullandı.

Kaynak : GAZETEPORT

Maliki’den Erdoğan’a sert tepki

Irak Başbakanı Nuri El Maliki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Irak’la ilgili bugün yaptığı açıklamaları “provokatif” olarak nitelendirdi.

Bağdat- Irak Başbakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Maliki’nin “Türkiye Başbakanı’nın en son Irak’la ilgili yaptığı açıklamalar, Irak’ın içişlerine yeniden karışmaktır. Tüm Iraklılar için provokatif bir durumdur. Bu, yetkililerin, özellikle liderlerin ilişkilerinde alışılagelen bir durum değildir” sözlerine yer verildi. 

Tüm Iraklıların vatanlarına bağlılıklarıyla gurur duyduğunu belirten Maliki, Iraklıların vatanlarından başka hiçbir ülkeye bağlı olmadıklarını ve Erdoğan’ın yaptığı açıklamalarla tüm Iraklıları provoke ettiğini savundu.

Iraklıların kardeş olduğunu vurgulayan Maliki, ülkedeki Sünni ve Şiiler arasında sevgi bağı olduğunu belirtti.

Türkiye’nin çıkarı, istikrarı ve ortak çıkarlar için bölge ülkeleri arasında koordinasyon ve işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Maliki, ülkelerin birbirlerinin içişlerine müdahale etmesine gerek olmadığını söyledi.

Maliki, “Irak, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerle ilişkileri güçlendirmeye çalıştığı bir sırada içişlerine karışılmasını kabul edemez” ifadesini kullandı.

Kaynak : Cumhuriyet Haber Portalı