Adnan Oktar ve 235 destekçisine operasyon; inanç istismarı, cinsel saldırı ve casusluk suçlaması var

Suçlamalar arasında ‘yaşı küçük çocuklara taciz, uluslararası ajanlık, kara para aklama, tehdit ve şantaj’ yer alıyor.

A9 kanalında yaptığı programla tartışılan ve kamuoyunda Adnan Hoca ismiyle bilinen Adnan Oktar ile yaklaşık 200 destekçisi gözaltına alındı. Oktar’ın İstanbul Çengelköy’deki evinde kaçmaya çalışırken yakalandığı kaydedildi.

Operasyon kapsamında 166 şüpheli gözaltına alınırken; Adnan Oktar’ın malvarlığına el kondu.

Operasyon kapsamında, Türkiye’nin adını ilk olarak 1999 yılında düzenlenen geniş katılımlı ilik bağışı kampanyasıyla duyduğu Oktar Babuna da gözaltına alındı. 

Operasyonun başlamasının ardından gözaltına alınmadan önce Cumhuriyet gazetesine konuşan Oktar, seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’yi desteklediklerini belirterek, “Biz vatanına milletine bağlı insanlarız. PKK’ye, vatan millet düşmanlarına operasyon yapılaması gerekirken bize yapılıyor. Bu operasyondan Tayyip Bey’in de İçişleri Bakanının da haberi olduğunu düşünmüyorum. Kırgın değilim ama şaşkınım” dedi.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Oktar ile beraber 235 kişi hakkında 4 ilde toplam 120 adreste operasyon başlatıldı. İstanbul, Ankara, Antalya ve Muğla’daki operasyonlarda gözaltı kararı verilenlerden 106’sının kadın olduğu öğrenildi.

İstanbul’da 22 ilçede 115 adres, Ankara’da 2 ilçede 3 adres ve Muğla ile Antalya’da 1’er adrese baskın yapıldığı öğrenildi. Yaşları 11 ile 40 arasında değişen çok sayıda şikayetçi olduğu belirtildi. Operasyonda gözaltına alınanlar sağlık kontrollerinin ardından emniyet müdürlüğüne getirildi.

Hangi suçlamalar yöneltiliyor?

Adnan Oktar ve çevresindekilere yöneltilen suçlamalar arasında ‘yaşı küçük çocuklara taciz, organize suç örgütü kurmak, uluslararası ajanlık, kara para aklama, tehdit ve şantaj’ yer alıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada da, gruba şu suçlamaların yöneltildiği kaydedildi:

“Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması cinsel taciz, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, siyasi ve askeri casusluk, dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, özel hayatın gizliliğini ihlal, resmi belgede sahtecilik, terörle mücadele kanununa muhalefet, tehdit, cebir, iftira, halkı askerlikten soğutma, hakaret, suç uydurma, yalan tanıklık, nitelikli dolandırıcılık, kaçakçılıkla mücadele kanuna muhalefet, vergi usul kanununa muhalefet, rüşvet, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, eziyet, kişisel verilerin kaydedilmesi siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin engellenmesine dair kanuna muhalefet”

“İngiliz derin devletinin bir komplosuyla karşı karşıyayız”

Adnan Oktar’ın televizyon kanalı A9 ‘da programlar yapan Hüma Babuna isimli kişi de sosyal medya hesabından opersayon bilgisini doğrulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Şu anda bütün Adnan Oktar hocam ve arkadaşlarımın evlerine polis baskını var. İngiliz derin devletinin oyunu bu son zamanlarda yaptığımız faaliyetler neticesinde oluyor. Allah tuzaklarını başlarına geçirsin.

“Sayın Cumhurbaşkanımı buradan bilgilendiriyorum şu anda yine İngiliz derin devletinin bir komplosuyla karşı karşıyayız Adnan Oktar Bey’in ve arkadaşlarının bulunduğu evkere polis baskını oluyor komplolara karşı müdahalesini istirham ediyorum.”

Kaynak : http://t24.com.tr/

Ümit Özdağ: Hollanda krizinde Başbakan istifasını verdi mi?

MHP’den ihraç edilen milletvekili Ümit Özdağ Zonguldak’ta basın mensupları karşısında çarpıcı bir iddia ortaya attı. Özdağ, Hollanda krizi sonrasında Yıldırım’ın istifa ettiğini ama istifasının kabul edilmediğini öne sürdü.

MHP’den ihraç edilen milletvekili Ümit Özdağ, Başbakan Binali Yıldırım’ın istifa ettiğini ancak kabul edilmediğini işaret eden yeni bir iddia ortaya attı. MHP’den ihraç edilen Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Hollanda ziyareti sırasında yaşanan olayla ilgili olarak, “Acaba Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, Başbakan’ın aksi talimatına rağmen Hollanda’ya geçti mi? Bunun üzerine Sayın Binali Yıldırım istifasını verdi mi? İstifası kabul edilmedi mi?” dedi.

http://www.dailymotion.com/video/x5g7b41

Ümit Özdağ, referandum çalışmaları kapsamında Zonguldak’ta esnaf ziyaretlerinde bulundu. Özdağ, ardından Genel Maden İşçileri Sendikası’nda referandum konulu konferansı öncesinde basın mensuplarına açıklama yaptı. Türkiye’yi dolaşarak vatandaşlara ‘hayır’ın gerekçelerini anlatmaya çalıştığını söyleyen Özdağ, “Ne yazık ki Başbakan da devletin bütün imkanlarına sahip olmasına, devletin bütün kaynaklarını kullanmasına rağmen neden ‘evet’ denilmesi gerektiğini anlatmaktan çok, Türk milliyetçilerine iftira atmaya devam ediyor. Sayın Başbakan’ın artık bu iftiralarına, bu kara çalmalarına bir son vermesi gerekiyor. Başbakan ve başında bulunduğu hükümet, netice itibariyle 12 sene boyunca bir terör ve casusluk örgütünün terör ve casusluk örgütü olduğunu anlayamamıştır. Biz bu örgütün bir terör ve casusluk örgütü olduğunu söylerken Başbakan ve arkadaşları, bu terör ve casusluk örgütünün işbirlikçisi konumundaydılar. Ve şimdi Sayın Başbakan bizi, Türk milliyetçilerini, ‘Mevcut anayasa kalsın’ diyen insanları, teröristlerle ve darbecilerle yan yana gösterme çabası içinde bulunuyor” dedi.

‘BAŞBAKAN İSTİFASINI VERDİ Mİ?’

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Hollanda’da Türk Konsolosluğu’na girişine izin verilmemesiyle ilgili de iddialarda bulunan Özdağ şöyle konuştu:

“Önce Sayın Başbakan şunun cevabını Türk kamuoyuna versin; Acaba Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Hollanda’ya geçmek istediği gece, Başbakan Hollanda’ya geçmesini yasakladı mı? Bakan Hanım, kendisine ‘gitme’ demesine rağmen Başbakan’a, ‘Sizin talimatınızı dinlemiyorum’ dedi mi?’ Ve Başbakan’ın aksi talimatına rağmen Hollanda’ya geçti mi? Bunun üzerine Sayın Binali Yıldırım istifasını verdi mi? İstifası kabul edilmedi mi? Ve istifası kabul edilmediği günden bu yana Sayın Binali Yıldırım, istifa etmeyi bile beceremeyen bir Başbakan olarak protestosunu, toplantı saatlerini, Cumhurbaşkanının saatleriyle çakıştırarak mı yapıyor? Yoksa bunların hiçbirisi doğru değil mi? Ben Sayın Binali Yıldırım’a bize iftira atmayı bırakmasını ve önce bu soruların cevabını kamuoyuyla paylaşmasını rica ediyorum. DHA

Kaynakhttp://www.sozcu.com.tr/