Perde arkasında Erdoğan-Yıldırım kavgası mı var

Varlık Fonu başkanlığı görevinden Mehmet Bostan’ın alınmasının perde arkasında ne var?

3 Kasım 2016’da Özelleştirme İdaresi başkanlığı görevinden Türkiye Varlık Fonu başkanlığı görevine getirilen Mehmet Bostan, dün görevden alındı. Bostan’ın yerine vekaleten Borsa İstanbul Başkanı Himmet Karadağ’ın getirildi.

Mehmet Bostan’ın neden görevden alındığı tartışılırken, bugün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan Varlık Fonu’na ilişkin dikkat çeken açıklamalar geldi. Erdoğan konuya dair “Varlık Fonu’nda hedeflenen, arzulanan bir süreç olmadı. Bu olmayınca sayın Başbakan, Varlık Fonu ona bağlıdır. Cumhurbaşkanı olarak benimle herhangi bir bağlantısı yoktur ama biz bunları istişaretisini yaparak bu konuda kararımızı alırız. Gelişmeleri gördük, böyle yürümeyeceğine karar verdik. Sayın Başbakan da bu konuda adımını attı, hayırlı olsun diyeceğiz. Varlık Fonu’nu bizim yeniden bir reorganize etmemiz şart. Kazakistan dönüşü o adımları atacağız.” dedi.

Bozdağ: Cumhurbaşkanı ile ilgili soru sorulamaz

“Cevap verilmesine yasal imkân görülmedi”

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın sağlık harcamalarına ilişkin verdiği soru önergesine, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’dan yanıt geldi: Sayın Cumhurbaşkanımızla ilgili konularda ‘soru’ sorulamayacağından soru önergesinde yer alan hususlara cevap verilmesine yasal imkân görülmemiştir.

CHP’li Emir, 6 Temmuz 2017’de TBMM Başkanlığı’na Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle, Cumhurbaşkanlığı’nın sağlık harcamalarına ilişkin yazılı soru önergesi verdi.

Türkiye genelinde oyların tamamı sayıldı: ‘Evet yüzde 51.4, ‘Hayır’ yüzde 48.6

Türkiye ‘partili cumhurbaşkanlığı sistemi’ni oylamak için tarihi bir referanduma gitti.

Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu’nu kaldırarak Türkiye’de parlamenter sistemi sona erdiren ‘cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi’ yüzde 48.6’ya “hayır” oyuna karşılık yüzde 51.4 “evet”, oyuyla kabul edildi. Katılım oranının yüzde 83,3 olarak gerçekleştiği referandumda ‘evet’ 24 milyon 325 bin 985, ‘hayır’ 23 milyon 189 bin 21 oy aldı. Referandumda oy farkı 1 milyon 136 bin 964 oldu, 1 milyon oy geçersiz sayıldı. Yurt dışından yapılan oylamada yüzde 40,83’e karşılık yüzde 59,17’yle ‘evet’ oyları yarışı önde bitirdi. CHP ve HDP Mühürsüz oy pusulaları ve zarfların kullanıldığı iddiasıyla 2,5 milyon oyun şüpheli olduğunu öne sürdü. YSK, yasada ‘geçersiz’ olarak nitelendirilen mühürsüz oy pusulaları ve zarflarla ilgili olarak “Bizden önceki kurulların da uygulamış olduğu bir karar” açıklamasını yaptı.

Times: Ücretsiz otobüslere rağmen Erdoğan’ın mitingine katılım düşük

Haberde Erdoğan’ın konuşması sürerken insanların miting alanını terk etmeye başladığı yer aldı.

İngiliz The Times gazetesi, Türkiye’deki referandum öncesi atmosferle ilgili bir haber yayınladı.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı gözlemcilerinin referandumun eşit koşullar altında gerçekleşmediği ve kamu kaynakları evet kampanyası için kullanılırken hayır kampanyalarının engellerle karşılaştığını belirten raporuna yer veren haberde hafta sonu İstanbul’da düzenlenen evet mitingi de anlatıldı.

Hannah Lucinda Smith imzalı haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binalı Yıldırım’ın katıldığı mitinge devlet medyasının iki milyon kişi iddiasına rağmen yüz bine yakın kişinin geldiği, katılımın ücretsiz otobüslere rağmen düşük olduğu aktarıldı.

CHP’li Sağlar: Derste olması gereken öğrenciler, neden miting için yolda can vermiştir?

Cumhuriyet Halk Partisi Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, derste olması gerekirken AKP mitingine taşınan ve yolda hayatını kaybeden öğrencileri Meclis’e taşıdı.

AKP mitingine taşınırken hayatını kaybeden öğrencilerle ilgili Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması için soru önergesi veren Sağlar önergede, ”Öğrenciler ne için can vermiştir? Meydanların daha dolu görünmesi için mi?” dedi.

Yıldıray Oğur: Cumhuriyet’çilere yapılan ‘ByLock’ suçlaması, Gülen’i arayan isimlere de yöneltilebilir!

Latif Erdoğan ve Hüseyin Gülerce’yi tanık yapmak sahiden mizah olabilir.

Türkiye yazarı Yıldıray Oğur, Cumhuriyet’in yönetici, yazar ve avukatları hakkında “PKK/KCK, FETÖ/PDY ve DHKP-C’ye müzahir oldukları” iddiasına ilişkin olarak yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamedeki suçlamalarla ilgili olarak “2013’ün Kasım ayında hastalığı için doğrudan Fetullah Gülen’i (herhalde o telefonda da Bylock vardır) arayıp geçmiş olsun diyenlerle de aynı irtibatlar bulunabilir” dedi.

Darbe girişiminin planlayıcısı olduğu ileri sürülen Fethullah Gülen, 24 Ekim 2013’te, geçirdiği rahatsızlık dolayısıyla kendisini arayan isimlere iki ayrı ilan yayınlayarak teşekkür etmişti.

Kılıçdaroğlu bir kez daha ‘kontrollü darbe’ye işaret etti: Üstünü kapatarak suç işliyorsunuz

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ‘FETÖ’nün siyasi ayağı’ olmadığını söyleyen hükümete seslendi: “Darbeyi kapatmak suç işlemek demektir. Darbenin siyasi ayağını ortaya çıkarmamak suç işlemek demektir.”

Meclis’te kurulan ‘darbe komisyonu’nun AKP’li başkanı Reşat Petek, “Darbenin siyasi ayağıyla ilgili yapılan incelemelerde iktidardan ve muhalefetten bir isim tespit edilmiş değil” demişti.

Başbakan Binali Yıldırım ise geçen hafta katıldığı bir televizyon programında “FETÖ’nün siyasi ayağı yok. Olanlarla ilgili temizliği yaptık, bizim bilmediğimiz bir şey var da Kılıçdaroğlu biliyorsa açıklasın” demişti.

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE