Erdoğan: İdlib’deki operasyonu ÖSO yürütüyor, askerimiz henüz orada değil; yeni inisiyatifler alacağız

“Erdoğan: Kuzey Irak başladığı yere geri dönmeli, yoksa elindeki tüm imkanları kaybeder”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) tarafından Suriye’nin İdlib kentine yönelik olarak bir askeri operasyon başlatıldığını açıkladı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) henüz operasyona katılmadığını belirten Erdoğan, “Bundan sonra da yeni inisiyatifler almaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı.

Gazetecilerin “Fırat Kalkanı Harekâtı’nda olduğu gibi bir yöntem mi kullanılacak?” sorusuna Erdoğan’ın yanıtı “Boksa girildiği zaman yumruğun sayısı sayılmaz” oldu. Erdoğan, “Operasyona Rusya havadan, TSK sınır içinden destek veriyor” dedi.


TSK’nın El Bab’a yönelik olarak düzenlediği Fırat Kalkanı Harekâtı’nda yedi ayda 71 asker hayatını kaybetmişti.


“Fırat Kalkanı bitti, bunun da adı açıklanır”

Operasyonun adının ne olacağına ilişkin yöneltilen soruya Erdoğan, “Fırat Kalkanı bitti, bunun da adı açıklanır” yanıtını verdi. Erdoğan, olası bir göç hareketine karşı gerekli hazırlıkların yapıldığını bildirdi.

Astana’da İdlib konusunda anlaşmaya varılmıştı

Türkiye, Rusya ve İran, “Suriye krizi” ile ilgili yürütülen Astana görüşmelerinin son toplantısında, İdlib’de çatışmasızlık bölgesi kurulması konusunda anlaşmaya varmıştı. Geçen hafta TSK, İdlib sınırına sevkiyat yapmıştı.

“Bugün İdlib’de ciddi bir harekât var”

AKP 26. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“İlk yola çıktığımız günden bugüne kadar hangi kademede olursa olsun AK Parti’ye gönül vermiş tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.  Partimizin iktidara gelişinden bu yana Türkiye’nin kat ettiği mesafeyi Cumhuriyet tarihi ile mukayese ettiğimizde orataya çıkan tablo partimizin karnesidir. Bizlerin de bu tabloyu hatırlaması ve hedeflerimizin çıtasını yükseltmemiz gerekiyor.

“Kendi arkadaşalarımızın arasında bile bu refromların farkında olmayanlar var. Şahsım da dahil olmak üzere her fırsatta bu hatırlatmaları yapmayı sürdüreceğim. Milletimize her fırsatta bu hatırlatmaları ezberden ifade etmenizi istiyorum.

“Milli Takımımız dün akşam mağlup oldu. Üzüntülüyüz. Ama 3-0’a rağmen Eskişehir seyircisinin sonuna kadar Milli Takımımıza sahip çıkmasını sonuna kadar alkışlıyorum.

“Ana muhalefet de dahil olmak üzere silahlı insansız hava araçlarını konuşuyor. ‘Piknik yapmaya gittiler’ diyor. O dağlarda bunların inine dahi gireceğiz. Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. İçeride ve dışarıda ülkemize kim tehdit oluşturuyorsa ‘Hoşgeldin’ demeyeceğiz. Yerinde bastıracağız. Bunun adımları attık, atıyoruz.

“İnsanlar sandık başına gittiklerinde geçmişte aldıkları hizmetler kadar gelecekte kendilerine vaad edilenlere de bakarlar. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. Birileri de kurusıkı atmak suretiyle konuşuyor. Yaptıklarımızı anlatmakla yetinmeyeceğiz. Yapacaklarımızı da ifade edeceğiz. Bizim için Kanal istanbul çok önemli. Süveyş, Panama kanalı nasıl anılıyorsa biz de kanal istanbul ile dünyaya yeni bir marka olarak ses vereceğiz. Bunun da adımını çok kısa zamanda atacağız.

“Biz milletimize her alanda hep yeni şeyler söyledik. Maziden atiye kurduğumuz köprünün kilit taşı değişim konusundaki kararlılığımızdır. Bu gerçekten hareketle bir süredir teşkilatlarımızda ve belediyelerimizde yenilenme ihtiyacını söyledim, söylüyorum. Belediyelerde şimdiden benzer adımları atmanın hazırlığı içindeyiz. Bu milletimizin talebidir. Değişim ihtiyacını kendi irademizle gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Bunu kendimiz yapmazsak sandıkta milletimiz yapar.

“Milletle zıtlaşma olmaz. Hele hele milletle kavga olmaz. Biz siyasi hayatımızı milletimizin bize olan desteğine borçluyuz. Milletimizin 15 Temmuz’da desteği olmasaydı biz bugün yoktuk.

“Belediye başkanlarımızın bir kısmının dinlendirilmesi veya başka görevlerde görevlendirilmesi icap ediyorsa bunu karşılıklı mutabakat içinde yapacağız. Buna kimsenin alınmaması gerekiyor. Bizim kadromuzu yeni isimlerle güçlendirmekten daha doğal ne olabilir. Bunu yapmazsak geçmişteki partilerden bir farkımız kalmaz. AK Parti’yi göz göre göre bu çıkmaza sürüklemeye kimsenin hakkı yoktur.

“Çetin yollar yorgun bedenlerle aşılamaz. 2013 yılından beri öyle saldırılara maruz kalıyoruz ki sadece savunma değil taarruz gücümüzü de artırmamız gerekiyor.

“Kuzey Irak başladığı yere geri dönmeli yoksa elindeki tüm imkanları kaybeder.

“Eğer tek vatan demek milliyetçilikse milliyetçiyiz. Eğer tek bayrak demek milliyetçilikse milliyetçiyiz. Tek devlet demek milliyetçilikse milliyetçiyiz.

“Sandıkla gelen elbette sandıkla gider. Ama o sandığa kadar olan süreci de kimse göz ardı edemez. İhanet etmediği sürece görevden çekilenlerin de yeniden değerlendirme yolu açıktır.

“Sandıkla gelen elbette sandıkla gider. Ama o sandığa kadar olan süreci de kimse göz ardı edemez. İhanet etmediği sürece görevden çekilenlerin de yeniden değerlendirme yolu açıktır.

“Fırat Kalkanı Harekâtı ile açtığımız alanı şimdi de İdlib’in güvenliğini sağlamaya yönelik yeni bir adımla daha ileri taşıma gayretindeyiz. Bugün İdlib’de ciddi bir harekat var ve bu devam edecek.”

Kaynak : http://t24.com.tr/

‘Fırat Kalkanı’nı neden başlattığınızı bu babaya anlatacak mısınız?’

Türk Silahlı Kuvvetleri ile Özgür Suriye Ordusu’nun 24 Ağustos 2016’da başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı dün akşam MGK sonrasında yapılan açıklamayla birlikte sona erdi.

Açıklamada, “Ülkemizin sınır güvenliğini sağlamak, DEAŞ terör örgütünün ülkemize yönelik tehdit ve saldırılarını önlemek, yerinden edilmiş Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine dönüşlerine imkan vermek ve Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde huzur ve güven içerisinde yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak maksadıyla yürütülen harekatın başarıyla sonuçlandığı ifade edilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Fırat Kalkanı Harekatı’nda 71 asker şehit oldu, onlarcası da yaralandı. Şehit askerlerin ardından acılı aileler, babası çocuklar ve yarım kalan hayaller kaldı.

Ağustos ayında başlatılan Fırat Kalkanı’nın sonlandırıldığının açıklanmasının ardından sosyal medyada hükümete eleştiriler yöneltildi. Eleştirilerde, Fırat Kalkanı Harekatı’nın gerekliliği tartışılırken, “Acılı ailelere harekatı neden başlattığınızı anlatacak mısınız” sorusu soruldu.

Fırat Kalkanı Harekatı ile ilgili sosyal medyadaki tepkilerden bazıları şöyle…

Kaynakhttp://www.cumhuriyet.com.tr/

Erdoğan’dan ‘Karargah rahatsız’ haberine tepki: Bedelini ağır ödeyecekler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan’a gidişi öncesi Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, Hande Fırat’ın Hürriyet gazetesindeki ‘Karargah rahatsız’ başlıklı haberiyle ilgili, “Açık ve net söylüyorum; terbiyesizliktir, seviyesizliktir. Bizi kendi içimizde kim birbirimize düşürmek istiyorsa, açık ve net söylüyorum bedelini ağır ödeyecektir. ” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan ziyareti öncesinde Atatürk Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin sorulara yanıt verdi.

Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile dün Beylerbeyi Sarayında yaptığı görüşmeye ilişkin bir soruyu yanıtlayan Erdoğan, “Genelkurmay Başkanımızla dün Beylerbeyi Sarayındaki görüşmemiz birinci derecede malum El Bab operasyonunun tamamlanması sürecine yönelik yapılan bazı çalışmalar var. Türkiye Amerika Rusya arasındaki bu görüşmelerde nerelere geldik, bundan sonra onlarla yapılacak, görüşmelerde ne durumdayız onların bir değerlendirmesini yapma fırsatı bulduk. Malum El Bab operasyonu tamamlandı. Ama bu oradaki sürecin bitmesi anlamına gelmiyor. Bizim buradaki hedefimiz Cerablus, Dabık, El Bab ve ondan sonra da koalisyon güçleri ile mutabık kalmamız halinde Münbiç ve Rakka’ya yönelik atılacak adımlar var. Bunları birliktelik içinde yürütmek önemli bir hedefimiz. Bunları uzaktan seyretmek gibi bir durum içerisinde olamayız. Daha önce bunları çok uzaktan seyrettik. Seyrettik ama bunların bize beli bedelleri oldu. ‘Artık hem masada, hem arazide olacağız’ dedik. Bunları dost ve müttefik ülkelerimize de söyledik” ifadelerini kullandı.

“BEDELİNİ AĞIR ÖDEYECEKLER”

“Karargah rahatsız” manşetini de değerlendiren Erdoğan, “Bu gazetede ön sayfada atılan başlık tabii içeride atılan başlık, çok çok daha çirkindi. ‘7 soruya 7 cevap’, öbür tarafta ‘Karargah rahatsız’ gibi ifadeler bizleri rahatsız ettiği gibi Türk Silahlı Kuvvetlerini hayda hayda rahatsız etmiştir. Bizim rahatsız olduğumuz bir konudan silahlı kuvvetlerimizin rahatsız olmaması mümkün değildi. Biz aynı vücudun azaları gibiyiz. Silahlı kuvvetler rahatız olmuşsa biz rahatsız oluruz. Bu işin başı devlettir, hükümettir. Silahlı kuvvetler devletin bir uzvudur. Burada yapılan atılan başlık bir terbiyesizliktir, seviyesizliktir. Böyle bir başlığı atmaya bu gazetenin ne yönetimi, ne patronaj kadrosu muktedir, değildir, olamaz. Bu işini hukuki süreci neyse şu anda bazı adımlar atılmış vaziyette. Bizler bunun takipçisi olacağız. Devleti kendi içinde birbirine düşürmeye kimsenin hak ve yetkisi yoktur. Bunların bu eski alışkanlıkları. Herkes yerini ve konumunu bilecek. Yerini ve konumunu bilerek adım atacaklar. Siz kalkıp da ‘7 soruya 7 cevap’ derken bir defa silahlı kuvvetlerimizi zan altında bırakıyorsunuz. Öbür tarafta kalkıp işi daha da ileri götürüp ‘Cumhurbaşkanı nereye giderse, Genelkurmay yanında’ gibi ifadelerle ayrıca terbiyesizlik yapıyorsunuz. Bir Genelkurmay Başkanının Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile uluslararası bir toplantıya gitmesinden daha doğal ne olabilir. Bunlar dünyayı tanımıyorlar. Dünyanın tüm liderleri ülkemize geldikleri zaman yanlarında Genelkurmay Başkanlarını da, güvenlikle ilgili yetkililerini de alır gelirler. Sorduğun zaman ‘yok amiral gemisiymiş’, ‘yok şuymuş’ gibi hava atarlar. Kusura bakmasınlar artık böyle bir şey yok. Bizi kendi içimizde kim birbirimize düşürmeye çalışıyorsa bunun bedelini ağır ödeyecektir. Bizler şu anda bir ekonomik zirve toplantısına gidiyoruz. Bu zirve birçok konuyu görüşeceğimiz bir zirvedir. Bunun içinde savunma vardır, ticaret alanları vardır. Bunları biz görüşürken bu işin sorumlusu olan kişilerin bizim yanımızda olmasından daha doğal ne olabilir. Bu ne densiz bir yaklaşımdır. Böyle bir şey olabilir mi? Kusura bakmasınlar. Bunu da tabii sayın Genelkurmay Başkanımızla görüştük. Biraz sonra kendileri de bu konu ile ilgili biraz daha detaylı açıklamayı kendi sitelerinde yapacaklar. Bunu da oradan almak mümkün olacaktır. Bunlar yani bizleri ciddi manada üzmektedir. Her zamankinden daha fazla birliğe beraberliğine kardeşliğe ihtiyacımızın olduğu dönemde bu tür yaklaşımları kusura bakmasınlar affedilir bulmuyorum” şeklinde konuştu.

“AMERİKALI DOSTLARIMIZLA NE YAZIK Kİ ANLAŞAMADIK”

“Fırat Kalkanı” operasyonunda gelinen son nokta ve Suriye’de bundan atılacak adımlarla ilgili bir soruya da yanıt veren Erdoğan şunları söyledi:

“Başından beri bu süreci Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile beraber yürüttük. Ta başından beri hatırlayın benim hep kullandığım bir ifade var. Burada 3 başlık uygulamada olmalı. Eğit donat, terörden arındırılmış güvenli bölge, uçuşa yasak bölge. Bunu Amerikalı dostlarımızla ne yazık ki anlaşamadık çünkü onar eğit-donat fikrine bir yere kadar olumlu bakarken, uçuşa yasak bölge olayına sıcak bakmadılar, hatta terörden arındırılmış güvenli bölge olayına ‘gayet güzel’ demiş olmalarına rağmen bu konuda adım atmadılar. Biz burada yalnız kaldık. Gaziantep’teki malum olaya kadar. Gaziantep’te 56 vatandaşımız şehit edilince ‘artık durmak yok’ dedik. ÖSO ile birlikte buraya girildi ve biz de kendilerine destek verdik. Bu desteğin birçok boyutu var. Amerika yine burada ÖSO’ya başta olumlu yaklaşmasına rağmen daha sonra Suriye demokratik güçleri diye bir yapı ortaya koydu. Biz buna karşı çıktık çünkü bu yapı içinde PYD, YPG gibi terör örgütü mensupları da var. Biz kesinlikle PYD ve YPG’den kimse ile beraber olmamız mümkün değil. Bunlarla birlikte böyle bir mücadele içine girmeyiz. Çünkü biz bir terör örgütün diğer terör örgütünün karşısı gibi görmemiz mümkün değil. Terör örgütlerinin biri iyi biri kötü diye bir şey olmaz. Mücadelemizi bu kararlılıkla ÖSO ile yürüttük. Cerablus’ta başarı, Rai’de başarı, El Bab’a geldik başarı. ÖSO’nun çok şehitleri oldu. Bizim de şehitlerimiz var. Ama DEAŞ’a yükü bri bedel ödetti kahramanlarımız. 3 bini geçti oradaki sayı. Şimdiki safha daha önce belirlediğimiz Münbiç’tir. Münbiç Araplara ait olan bir yerdir. ‘Fırat’ın doğusuna kesinlikle PYD ve YPG’nin geçmesi gerekir’ dedik. Onlar ‘geçti geçiyor’ sürekli bunu söylediler ama halen geçmiş değil. Oraya Münbiç’in yerel halkının gelmesi lazım. Bezim buradaki mücadelemiz DEAŞ iledir. Eğer hakikaten müttefiklerimiz DEAŞ mücadelesinde samimi iseler biz diyoruz ki birlikte hareket ederiz. Gelin DEAŞ’ı Rakka’dan da temizleyelim. Türkiye olarak bizim burada kalma derdimiz yok. Buranın sahipleri kimse onlar gelsin. Buralar bize tehdit oluşturuyor. Biz tehdit oluşturacak bölge istemiyoruz”

TSK’DE BAŞÖRTÜSÜ YASAĞININ KALKMASINI DEĞERLENDİRDİ

Cumhurbaşkanı Türk Silahlı Kuvvetleri’nde başörtüsü yasağının kalkmasına ilişkin bir soruya ise şöyle yanıt verdi:

“Bu konu tabii yeni bir konu değil. Bu konuda arkadaşlarımız değerlendirmelerini yaptıktan sonra konu ile ilgili olarak adım atıldı. Hayırlısı ile başlamış vaziyette. Temennimiz odur ki hazırlanan bu noktadaki mevzuata göre hanım kardeşlerimiz de kendilerinin inanç hürriyetinden, bu noktadaki emek noktasında iş temini noktasındaki özgürlüklerinden her yerde ifade edebilmesidir. Bu silahlı kuvvetlerimizde de, emniyet teşkilatımızda da, yargıda da, eğitimde de her yerde bu ön açılmış vaziyette. Bundan sonraki süreçte de tüm bu mağdur hanım kardeşlerimiz bundan istifade etmek suretiyle tüm kurumlarla yerlerini alacaktır. Dünyada bakıyorsunuz he yerde var. Amerika’da da var. Oradaki Müslümanlar inancının gereği neyse yapabiliyorlar. Oralarda bu oluyor da halkının yüzde 99’u Müslüman olan ülkemizde niye olmasın. Temennim odur ki hiçbir aşırılığa fırsat vermeden bunların çerçeve içerisinde devamı. İnanıyorum ki bütün gerilimleri bunlara alacak, bu kurumlarımız inşallah rahat şekilde yoluna devam edecektir”

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Ortadoğu uzmanı Cockburn: Türkiye Suriye’de beklenmedik büyük kayıplar veriyor

Fotoğraf: Reuters

Britanya’nın önde gelen gazetelerinden Independent’ın Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn, Türkiye’nin ‘Fırat Kalkanı’ operasyonu kapsamında Suriye’de ‘beklenmedik ölçüde’ büyük kayıplar verdiğini belirtti.

BCC Türkçe’nin aktardığına göre, Türk ordusunun Halep’in kuzeydoğusundaki El Bab kasabasını almak için ilk kez IŞİD savaşçılarıyla ‘gerçek bir muharebeye’ girdiğini ve ‘beklenmedik derecede ciddi asker ve ekipman kaybı’ vermeye başladığını kaydetti.

Cockburn, IŞİD’in Ankara’nın öngördüğünden daha kararlı ve usta direnişi nedeniyle harekatın ‘çok daha maliyetli ve yavaş’ ilerlediğini belirtti.

‘Fırat Kalkanı ilk aşamalarında başarılıydı’

Yazar Türkiye’nin öncelikli olarak Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) şemsiyesi altındaki Arap ve Türkmen milislere güvendiğini ve bu gruplara, top atışları, hava operasyonları ve sahadaki sınırlı sayıda askerle destek verilmesi öngördüğünü vurguladı. Cockburn, bu stratejinin Cerablus’un alındığı Fırat Kalkanı Harekatı’nın ilk aşamalarında başarılı olduğunu söyledi.

Ancak yazar El Bab’ta ağır giden ilerlemenin Suriye’ye askeri müdahalenin ilk aşamalarında Türkiye’ye ağır bir bedel getirdiğini yazdı.

El Bab civarındaki muharebenin, Astana’da açıklanan ateşkes planlarının en önemli zaafını da ortaya koyduğunu belirten Cockburn şöyle devam etti: “En güçlü iki isyancı silahlı hareket olan IŞİD ve eski adı El Nusra olan Şam’ın Fethi Cephesi, ateşkesin kapsamında bulunmuyor. Dahası, El Nusra, barış görüşmelerine ve ateşkese sıcak bakan isyancı grupları ortadan kaldırmak için Batı Halep’te bir harekat başlattı.”

Cockburn, Irak ve Suriye hükümetinin beklentilerinin aksine IŞİD’in hala çok farklı cephelerde savaş yürütebildiğini belirtti.

Erdoğan ‘El Bab hallolmak üzere’ demişti

Geçen ekim ayında, IŞİD’in elindeki El Bab, YPG’nin elindeki Menbiç ve IŞİD’in başkent ilan ettiği Rakka’ya yöneleceklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 23 Aralık 2016’da El Bab’ın ‘hallolmak’ üzere olduğunu öne sürmüş, 27 Aralık 2016’da ise El Bab’ın ‘tamamen kuşatıldığını’ ifade etmişti.

Suriye’nin kuzeyinde yürütülen ‘Fırat Kalkanı’ harekatında şu ana kadar 53 asker hayatını kaybetti.

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

Rusya, El Nusra ve muhalifleri bombalıyor

isid_putinPutin’in talimatıyma Suriye’de harekata başlayan Rus uçaklarının sadece IŞİD’e değil El Nusra ve ÖSO’yu da vurduğu ortaya çıktı.

Rusya Suriye’de “Ben de varım” dedi ve aktif olarak hava harekatına başladı. Son model uçaklarını bölgeye gönderen Putin’in hava kuvvetleri, Türkiye’nin desteklediği muhalifleri de vurmaya başladı. Vurulan gruplar arasında El Nusra ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) diye bilinen Suriyeli muhaliflerin de olduğu açıklandı. Rus uçakları Hama ve Humus çevresindeki muhalif gruplar üzerinde çok sayıda uçuş gerçekleştirdi ve ardından da SU-24 savaş uçakları, muhalif hedefleri vurmaya başladı.

HAMA VE HUMUS’U VURDULAR

Hama ve Humus’taki muhalifler, Rus uçaklarının gözlem uçuşlarını ve bombamalarını fotoğraflayıp internete koydu. Uçakların hedefinin IŞİD olmadığı da böylece netleşti.
Çeşitli Alman ve Avrupalı kaynaklar da bombalamayı doğruladı. Türkiye’nin desteklediği gruplar olan El Nusra Cephesi ile Suriyeli muhaliflerin bombalanmasında füzeler ve şimdiye kadar görülmemiş etkili bombalar kullanıldığı açıklandı.

Bir Alman internet portalı aracılığı ile açıklama yapan muhalifler, “Bunlar varil bombaları gibi değil. Çok korkunç. Birisi koskoca bir apartmanı yıktı ve insanları yerin altına gömdü” dedi.

SAVAŞTA DRAMATİK BİR DÖNÜŞ

Muhalifler, Rus Hava Kuvvetleri’nin ilk hedefinin Hama, Humus ve İdlip çevresini temizlemek olduğunu düşünüyor. Alman basını, olayı „Suriye’de dramatik bir dönüş“ olarak tanımladı.

Bugünkü saldırılara 4 tane Suchoi savaş uçağının katıldığı açıklandı. Bu arada, insansız hava araçları ve drohne’ler de bu kentlerin üzerinde turlar atıyor.
ABD de, şu ana kadar Rusya tarafından vurulan bir IŞİD hedefi olmadığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı ise hedeflerin çok dikkatli seçildiğini ve islamcı terör gruplarının silah ve mühimmat güçlerinin hedef alındığını duyurdu.

İşte Suriye’deki Rus hava gücü

RUSYA bu tablodaki hava kuvvetleri silahlarının her birinden çok sayıda olmak üzere Suriye’ye yığmış durumda. Nakliye uçakları, tankları da getiriyor.

–        Ka- 27 Helix
Deniz Kuvvetleri, çok amaçlı helikopter
–        Mil Mi- 24 P „Hind-F“
Kara ordusu, savaş helikopteri
–        SU-25 „Frogfoot“
Bombardıman uçağı
–        SU- 30 „Flanker“
Çok amaçlı savaş uçağı
–        MİG-31 „Foxhound“
Son model avcı uçağı
–        SU-34 „Fullback“
Avcı bombardıman uçağı
–        SU-24M2 „Fencer“
Bombardıman uçağı
–        Il-20 „Coot-A“
Gözetleme, dinleme uçağı
–        Il-78M „Midas“
Havada yakıt ikmal uçağı
–        AN 124 „Condor“
Tank veya zırhlı araç nakliye uçağı. Ağır nakliye uçağı.

Kaynak : Ali GÜLEN /FRANKFURT – http://www.sozcu.com.tr/