Yeni kabinenin tartışmalı ‘imar’ işleri

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy (solda) ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca (sağda)

Eski CHP’li İBB Meclis Üyesi Hüseyin Sağ: ‘İBB eski başkanı Topbaş bugüne dek Medipol’e ilişkin ne kadar plan değişikliği varsa hepsini onayladı’ ETS’nin ise Kissebükü Adalıyalı’da yapmak istediği otele karşı mücadele sürüyor. Son olarak yatırım sahasındaki sit dereceleri düşürülmüş.

Eski CHP’li İBB Meclis Üyesi Hüseyin Sağ, yeni kabinenin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sahibi olduğu özel hastane zinciri Medipol’ün bağlı olduğu Medipolitan Sağlık ve Eğitim A.Ş’ye ilişkin “Medipol grubuna ait ne kadar bina varsa tamamı İBB’de parsel bazında plan değişikliği yapılarak hayata geçmiştir. Aynı gün İBB’de 2 plan değişikliğinin yapıldığı bile oluyordu” dedi. Yeni Sağlık Bakanı Koca’nın sahibi olduğu Medipolitan Sağlık ve Eğitim Hizmetleri A.Ş’ye ait binalara ilişkin bugüne dek pek çok imar değişikliği yapıldı. Eski İBB Meclis üyesi Hüseyin Sağ, “Bugün Fahrettin Koca’nın ne kadar hastanesi, neyi varsa hepsi İBB’de parsel bazında plan değişikliği yapılarak hayata geçirilmiştir. Eski İBB Başkanı Kadir Topbaş, İBB bugüne dek Medipol’e ilişkin hiçbir plan değişikliğini reddetmemiştir. Aynı gün iki plan değişikliğinin bile yapıldığı olmuştur” değerlendirmesini yaptı.

İşte Koca’nın sahibi olduğu şirketlere ilişkin yapılanlardan bazıları şöyle:

-Medipol Bağcılar Hastanesi: Türkiye’nin en büyük özelüniversite hastanesi kompleksi olarak adlandırılan ve 2012’de açılışı yapılan Bağcılar’daki Medipol Mega hastanesininimar planlarına aykırı ruhsatlandırıldığı iddia edilmişti. O dönem CHP Bağcılar Meclis Üyesi olan Muzaffer Yedigöl, 1 Ekim 2012 tarihinde Meclis toplantısında söz alarak “Burada kaçak bir inşaat olduğu ortaya çıkmaktadır. Yapılan kanundışı işlemlere karşıyız” demişti.

-Unkapanı’ndaki TEKEL binası Medipol Grup’a verildi: Maliye Bakanlığı, 2010 yılında TEKEL’e ait Unkapanı binasının 49 yıl süre ile Medipol Grup’a verildiğini açıklamıştı. Dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, o dönem başbakan olan Tayyip Erdoğan’a Unkapanı’ndaki TEKEL binasının 49 yıllığına Metropol Grubu’na devredilmesini sormuş ve binanın yandaşa peşkeş çekildiğini söylemişti. Maliye Bakanlığı da yaptığı yazılı açıklamada, hazineye ait taşınmazların kamu yararı gözetilerek eğitim, sağlık, kültür ve sportif faaliyetlerde kullanılmak üzere irtifak hakkı kurulmak suretiyle bu alanlarda görev yapan kamu yararına çalışan derneklere, vergi muafiyeti tanınan vakıflara, vakıflarca kurulan yüksek öğretim kurumlarına, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına verilebildiğini kaydetmişti.

 -Medipol Üniversitesi’nin yeni kampusu için Beykoz Kavacık’taki 220 bin metrekarelik arazinin planları değiştirildi: 2010 yılında İstanbul Medipol Üniversitesi’nin yeni kampusu için Beykoz Kavacık’taki 220 bin metrekarelik arazinin planları CHP’lilerin hayır oylarına karşın değiştirilmişti. CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi üyesi yüksek Mimar- Mühendis Mehmet Yıldız imar planı değişikliği ile 1.5 emsal inşaat artışı ve 10 kat yapılaşma izni verildiğini anımsatarak “Bu kadar yüksek yoğunlukta bölgenin doğal yapısı kalır mı? Koruma Kurulları buna nasıl onay verecek? Normal dönemlerde olsa, 10 yıl önce olsa bu plan için dünya ayağa kalkardı” demişti.

-Belediye onardı, özel üniversiteye verildi: Fatih Belediyesi’nin onarım yaptıktan sonra Bilgi Evi olarak kullandığı ve mülkiyeti İstanbul Veremle Mücadele Cemiyeti’ne ait Cibali’deki eski Verem Savaş Dispanseri binası ise geçen günlerde 10 yıllığına Medipol Üniversitesi’ne tahsis edildi. Sağ, “Kamu parası harcanarak onarılan bu bina Fatih için Bilgi Evi olarak gerekli. Verem Savaş Derneği neden kendi binasında sağlık hizmeti vermeyip özel bir üniversiteye tahsis ediyor” demişti.

Bodrum Ersoy’u tanıyor!

Mavi yolculuğun en önemli duraklarından Kissebükü Adalıyalı Koyu’nda tüm tepkilere karşın otel yapmak isteyen ETS Tur şirketinin sahibi Mehmet Ersoy , yeni Kültür ve Turizm Bakanı oldu. Son olarak şirket için Adalıyalı’daki SİT derecelerinin 1’den 3’e düşürüldüğü ortaya çıktı. Doğa katliamına karşı yıllardır mücadele veren, dava açan yurttaşlar, şimdi “temkinli iyimserlik” beklentisine girdi. Ersoy’un artık “81 milyonun bakanı” olması ve yatırdığı 5 milyon dolarını geri alarak, yatırımdan vazgeçtiğini açıklaması isteniyor. Dünyanın en güzel koyları listesinde de yer alan Adalıyalı, Kissebükü’nün girişinde bulunuyor. Adını, kıyıya yakın küçük bir adadan alıyor ve olumsuz hava koşullarında teknelerin sığınacağı doğal liman özelliğiyle biliniyor. Bodrum’da 3 oteli bulunan ETS, Adayalı’ya 4.’sünü yapmak için bakanlıklardan tahsis izni ve “ÇED gerekli değildir” kararı aldı. Bölgenin yapılaşmaya açılmasından endişe duyanlar da, özellikle 2004 yılından itibaren davalar açtılar, eylemler ve imza kampanyaları düzenlediler. Yatırımla ilgili son birkaç yıldır ses seda çıkmazken, çalışmaların kamuoyu gündeminden uzakta sürdürüldüğü öğrenildi.

Sit değişikliği

Bodrum Deniz Ticaret Odası ve Bodrum Denizciler Derneği adına, hazırlanan imar planları ve “ÇED gerekli değildir!” kararına karşı açtıkları davalar sürerken, bölgedeki sit derecesinin 1’den 3’e düşürüldüğünü öğrendiklerini vurgulayan Avukat Betül Sümer Cinmen, “Bu karar neye dayandırıldı, bilmiyorum” dedi. Buraya yapılacak bir otelin, mavi yolculuğa ağır bir darbe vuracağına dikkat çeken Cinmen, “Adalıyalı küçük bir koy. Doğal sığınak işlevi görüyor. Bodrum’dan Gökova yönüne giden mavi yolculuk tekneleri ilk molayı orada verir. Hava bozduğunda sığınacak ilk yerdir. Burada bırakın oteli, yapılacak iskeleler bile telafisi imkânsız bir bozulma yaratır” diye konuştu. Bugüne kadar hiçbir bakanlığın şirkete engel çıkarmadığını vurgulayan Cinmen, şunları söyledi: “Zaten ETS’nin sahibi bakanmış gibiydi. Şimdi bakanlığın başına, çevreye, turizme onun gibi bakan birinin geçmiş olması, bizim özelimizde bütün Gökova Körfezi’ni sarsacak bir durum. Çünkü ‘nereye otel yapalım’ düşüncesindeler.Otel ne kadar lüks, tüketime dönük ve zengin Arap müşteriyi ağırlayacak özelliklere sahipse, mükemmel bir yer yaptıklarından emin oluyorlar. Oysa Gökova’da buna ihtiyaç yok. Buraya gelenler teknelerinden baktıklarında otel değil, doğa görmek istiyor.” Mavi Yol Girişimi’nden Rüştü Tezcan, sit derecelerinin son 1 aylık süreçte düşürüldüğünü belirterek, Ersoy’un bakanlığını “Kuzuyu kurda emanet etmişler. Daha önce yatırımcıydı ama şimdi 81 milyonu temsil ediyor. Sürdürülebilir turizm için bu yatırımından vazgeçmesini umut ediyoruz” sözleriyle yorumladı.

Bodrum Denizciler Derneği ve Bodrum Kent Konseyi Başkanı Mustafa Demiröz de, öncelikle kutladığı yeni bakana büyük bir sorumluluk ve görev düştüğünü vurguladı. Ersoy’u, 81 milyonun bakanı olarak yatırımdan vazgeçtiğini açıklamaya çağıran Demiröz, “Ersoy’un, ‘Çok da içimize sinmiyor bu güzel doğa parçasına yatırım yapmak. Ama 5 milyon dolar para yatırdık, bakanlık geri verse vazgeçeriz’ gibi söylemleri olmuştu. Şimdi kendisi bakan oldu. Alsın 5 milyonunu vazgeçsin. Gelecek kuşakların hakkını gaspetmeye kimsenin hakkı yok. Artık ETS’nin sahibi değil tüm ülkenin bakanı” dedi.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Yanan köşkün inşaatı için Mehmet Cengiz’e müze ve kütüphane ruhsatı

CHP’li meclis üyeleri, İBB’ye soru önergesi verdi.

AKP’ye yakınlığıyla bilinen iş adamı Mehmet Cengiz, İstanbul Boğazı manzaralı Üsküdar’daki Hüseyin Avni Paşa Korusu’ndaki yanan köşkün inşaatı için müze ve kütüphane inşaatı ruhsatını aldı. Cumhuriyet’ten Hazal Ocak‘ın haberine göre, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı (İBB), koruda inşaat için gerekli izinlerin alındığını, müze ve kütüphane vasıflı yapı ruhsatının 19 Mart 2015’te verildiğini belirtti.

“Yangın tesadüfi…”

81 bin 511 metrekarelik Hüseyin Avni Paşa Köşkü, 2002 yılında “Yıkılmadan korunması gereken 1. sınıf kültür varlığı” olarak tescillendi. Koru ve köşk, 2009’da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satışa çıkarıldı. Köşkü, Mehmet Cengiz satın aldı. 8 Mart 2013 tarihli tapu kaydında korunun ve köşkün satış bedeli “0” TL olarak yer aldı. Konu gündeme gelince Cengiz İnşaat koru içindeki tarihi köşkü restore ederek kullanıma açmayı planladığını açıkladı. Restorasyon için de 6 No’lu Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na başvurdu. Şirket restorasyon için izin aldığını açıkladı ancak kurul, 23 Haziran 2014 tarihli kararında projenin yerinde inceleme yapılmasından sonra değerlendirilebileceğine karar verdi. Karardan 5 gün sonra 28 Haziran’da köşk yanarak kül oldu. Cengiz İnşaat, 23 Aralık 2015’te 6 Numaralı Koruma Kurulu’na başvurdu. Kurul, şirketin koru içinde “makineli kazı” yapma talebini ocak ayında gündemine aldı ve kazı izni verdi. Kazı çalışmaları geçen yaz ayında başladı. İş makineleriyle yapılan çalışmada çok sayıda ağacın köklerinin dışarıya çıktığı görüldü.

İBB’ye soruldu

CHP’li meclis üyeleri Nezih Küçükerden, Hüseyin Sağ, Yunus Can ve Ercan Erdem, İBB’ye soru önergesi verdi. Yeşil dokunun tahrip edildiğini belirten CHP’liler, bölgede neler yapıldığını, izinlerin verilip verilmediğini sordu. İBB’den meclis üyelerine gelen yanıtta 19 Mart 2015’te köşke ilişkin yapı ruhsatının düzenlendiği, bu ruhsata göre yapının da müze ve kütüphane vasıflı olduğu belirtildi. Ağaçların durumuna ilişkin ise bilgi verilmedi.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Kadir Topbaş hakkında ‘FETÖ’den suç duyurusu!

646507355

CHP’li Belediye Meclisi üyeleri Topbaş’ın ‘FETÖ’den tutuklanan damadının projeleri delil olarak gösterildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) CHP’li Meclis üyeleri Hüseyin Sağ ve Süleyman Nadir Ataman, İBB Başkanı Kadir Topbaş hakkında, “FETÖ Terör örgütüne yardım ve yataklık”,” Kamu imkanlarını ve gücünü kullanarak şu an FETÖ terör örgütü ile bağlantısı olan kişi ya da kurum yöneticilerine menfaat sağlamak”, “Görevi kötüye kullanmak”, “İmar Kirliliğine neden olmak” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. DHA’da yer alan habere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu suç duyurusunu işleme koydu. Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı da ‘FETÖ’ye finansal destek sağlamak’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. 

“Uygun bulunmayan, olumsuz görüş verilen plan değişiklikleri İBB Meclisi’nde kabul edilmeseydi, FETÖ terör örgütü bu ekonomik güce kavuşamayacak, örgüte insan devşiremeyecekti” denilen suç duyurusu dilekçesinde şu ifadelere yer verildi:

“El konulan mal varlıklarına bakıldığında, şirket genel merkezleri dahil tamamı İBB parsel bazında ya da bölge planlarında özel plan değişikliğine uğramıştır. Örgüt varlığını, plan değişikliklerinden elde ettiği yeni lejantlar sayesinde kurduğu Eğitim, Sağlık, Yurt ve Özel Sosyal kültürel tesis alanlarından sağlamıştı.”

Topbaş’ın damadının projeleri kanıt olarak sunuldu

‘FETÖ’ soruşturması çerçevesinde el konulan Üsküdar, Silivri, Bahçelievler’de bulunan bazı okullar ile Süleyman Şah Üniversitesi’nin örnek olarak gösterildiği suç duyurusunda, Kadir Topbaş’ın Ömer Faruk Kavurmacı’nın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Aydınlı Grup’a ait projelerden de söz edildi. Suç duyurunda ‘FETÖ’ye yardım etmek, para aktarmak’ suçlarından tutuklanan inşaat müteahhitleri ve firmalara ait projeler de yer aldı. Konuyla ilgili basında yer alan haberler, İBB Meclis tutanakları, tapu kayıtları delil olarak sunuldu.

Suç duyurusunda, “Belediye meclislerinde Belediye Başkanı’nın havale etmediği hiç bir konu görüşülemez. Vatandaşlar için 1 yıllık süreç 28 güne çekilerek özel işlem yapılmıştır. ‘Benim imzam yok, vekilimin var’ denemez. Bu doğru değil. Yine gündem Topbaş’a sunulur ve öyle hayata geçer” ifadelerine yer verildi.

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ‘FETÖ’ ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle birçok özel eğitim, özel sağlık, özel yurt kurumuna el konulduğunun belirtildiği dilekçede, ‘FETÖ’ye ait bütün kurumların tespit edilebilmesi için İBB arşivlerinin 2004-2016 Temmuz ayı dahil olmak üzere tarafsız bilirkişiler tarafından incelenmesi talep edildi. Yapılan plan değişiklikleri ile yapılan “İBB dosyalarındaki mülkiyet sahiplerinden yola çıkılarak, emsal artışları ile haksız rant kazanan kişilerin kolaylıkla ortaya çıkarılabileceği” belirtildi.

“Topbaş hakkında dava açılsın”

Kadir Topbaş hakkında “FETÖ terör örgütüne yardim ve yataklık”, ” Kamu imkanlarını ve gücünü kullanarak şu an FETÖ terör örgütü ile bağlantısı olan kişi yada kurum yöneticilerine menfaat sağlamak”, “Görevi kötüye kullanmak”, “İmar Kirliliğine neden olmak”, “irtikap” ve “nüfuz ticareti” suçlarından hakkında dava açılması istendi.

Kaynak : http://t24.com.tr/