“Mehmet Cengiz’in 425 milyon liralık borcu silindi, 81 yaşındaki kadın, su borcunu ödeyemediği için gözaltına alındı”

Cengiz’in vergi borcunun silindiği, dönemin Maliye Bakanı tarafından doğrulanmıştı.

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda “Miletin a…. koyacağız” dediği iddia edilen iş insanı Mehmet Cengiz’in 425 milyon liralık vergi borcunun silinmesi yeniden gündeme geldi. Adana’da 81 yaşındaki bir kadının su sayacındaki mührü kaldırıp suyu kullandığı için gözaltına alındığını hatırlatan Twitter’da bir kullanıcı iki olayı birleştirerek yeni bir tweet attı.

Twitter’da “Kaç Saat Oldu?” ismiyle tweet atan kullanıcı, “Milletin A…k diyen işadamı Mehmet Cengiz’in, 425 milyon TL’lik borcu silineli 2 yıl, su borcunu ödemediği için 81 yaşındaki kadın gözaltına alınalı birkaç saat oldu” dedi.

Cengiz’in vergi borcunun silindiği, dönemin Maliye Bakanı Naci Ağbal tarafından doğrulanmıştı.

Adana’da 81 yaşındaki kadın su sayacındaki mührü kaldırıp suyu kullandı. Fark edildikten sonra gözaltına alınan kadına, mahkeme 3 bin lira para cezası verip serbest bıraktı.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Çağlayan Adliyesi’nde ‘Cumhuriyet’ eylemi yapan avukatlara polis müdahalesi; 8 gözaltı!

Çıkan arbedede bazı avukat ve polislerin yaralandığı öğrenildi.

Cumhuriyet gazetesi soruşturması kapsamında tutuklanan gazete avukatlarının serbest bırakılması için İstanbul Adalet Sarayı içinde oturma eylemi yapan avukatlara polis müdahale etti. Müdahale sonrası 8 avukat gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlar arasında Erkan İ., Diren Yeşil, Kemal Aytaç, Özge Serdar, Sevinç Sarıkaya, Hatice Nur Gök, Kıvanç Kayaoğlu, ve İsmail Anıl Başoğlu bulunuyor.

Cumhuriyet gazetesi soruşturmasında tutuklanan avukatlar, Cumhuriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Utku ve Mustafa Kemal Güngör’ün serbest bırakılması talebiyle İstanbul Adalet Sarayı’nın atrium alanında saat 11.00’de bir araya gelen bazı avukatlar, burada oturma eylemi yaptı. Doğan Haber Ajansı’mım (DHA) haberine göre, eyleme HDP’nin hukukçu milletvekilleri Celal Doğan, Filiz Kerestecioğlu ve Garo Paylan da destek verdi.

8 avukat gözaltına alındı

Ellerinde “Savunmaya Özgürlük” dövizleri olan avukatlar bir süre adliye içinde sessiz bir şekilde oturdu. Emniyet yetkilileri avukatlara eylemi sonlandırma çağrısı yaptı. Bir süre emniyet yetkilileri ile görüşen avukatlar eylemlerini saat 13.00’a kadar sürdüreceklerini bildirdi. Polis müdürü avukatlara son kez çağrı yaparak eylemlerini dışarıda devam ettirmelerini söyledi. Bu talebi kabul etmeyen avukatlara, Çevik Kuvvet polisi kalkanlarla müdahale etti.

Müdahale sırasında bazı avukatların yere düştüğü görülürken çıkan arbedede bazı avukat ve polislerin yaralandığı öğrenildi. Dışarıya çıkarılan avukatlar daha sonra birkaç kez daha adliye içine girerek eylemlerini sürdürmeye devam etti. Ancak polis avukatlara yeniden müdahale etti. Çıkan olaylar sonrası 8 avukat gözaltına alındı.

Kaynakhttp://t24.com.tr/

Hürriyet: Halkbank Genel Müdür Yardımcısı, Zarrab soruşturması kapsamında ABD’de tutuklandı

Hürriyet’in New York Temsilcisi, Atilla’nın Zarrab ile aynı cezaevine konulduğunu bildirdi.

Halkbank’ın Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, ABD New York’ta bulunan John Kennedy Havalimanı’nda gözaltına alındı. Bloomberg, Atilla’nın İran’a yönelik uygulanan yaptırımları ihlal etmekle suçlanan Reza Zarrab ile aynı davadan dolayı gözaltına alındığı bildirdi. Hürriyet’in New York Temsilcisi Razi Canikligil, Atilla’nın tutuklandığını ve Zarrab ile aynı cezaevine konulduğunu bildirdi.

New Yok Federal Mahkemesi’ne yapılan şikayete göre Atilla’nın, sahte faturalarla bu ambargonun delinmesinde rol oynadığı iddia ediliyor.

ABD, Zarrab’ın söz konusu işlemler için Halkbank’ın üst düzey yöneticilerine ve bazı hükümet görevlilerine milyonlarca dolar rüşvet verdiğine dair kanıtları bulunduğunu açıkladı.

22 Mart 2016’dan beri tutuklu olan İran asıllı iş adamı Reza Zarrab, hem Türkiye’de hem de Birleşik Arap Emirlikleri’nde yönettiği şirketler ağıyla İran yaptırımlarının etrafından dolaşmakla suçlanıyor.

Zarrab’ın yaptırımları ihlal etmek için kullandığı şirketlerden birisinin ise Türkiye’de faaliyet gösteren Royal Holding AŞ olduğu iddia ediliyor.

ABD’li savcılar, Zarrab ve hakkında tutuklama kararı çıkarılan iki kişinin 2010 – 2015 döneminde aralarında Bank Mellat’ın da bulunduğu büyük İranlı şirketlere finansman sağladığını söylüyor.

Hürriyet Temilcisi: Atilla, Zarrab ile aynı cezaevine konuldu

Hürriyet’in New York Temsilcisi Razi Canikligil, Atilla’nın 23 Mart’ta gözaltına alındığını ve bugün tutuklanarak Zarrab ile aynı cezaevine konulduğunu bildirdi.

Türkiye’de kısa süreli gözaltı

Türkiye’deki 17 – 25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmalarında da sanık olarak kısa bir süre gözaltına alınan Zarrab daha sonra serbest bırakılmış ve hakkındaki suçlamalar da düşürülmüştü. Dava dosyasında Zarrab, o dönem bakanlık yapan isimlere rüşvet vermekle suçlanıyordu.

O dönemde Türkiye’nin altın ihracatı karşılığı İran’dan doğalgaz alımını yürüten isim olduğu ileri sürülen Reza Zarrab, serbest bırakıldıktan sonra kendisine yöneltilen suçlamalara tepki göstermişti.

Zarrab, 2014’te A Haber televizyon kanalına verdiği bir röportajda “25 milyar TL’lik ihrtacat yapmışım, cari açığın yüzde 15’ini tek başıma kapatmışım. Takdir sizin” demişti.

Zarrab davasının savcısı görevden alınmıştı

ABD Başkanı Donald Trump, İran asıllı Türk vatandaşı Reza Zarrab aleyhindeki iddianameyi hazırlayan New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara’yı görevden almıştı.

Preet Bharara Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “İstifa etmedim. Dakikalar önce kovuldum. New York Güney Bölgesi Başsavcılığı sonsuza dek profesyonel yaşamımın en büyük onuru olacak” demişti.

48 yaşındaki Hindistan asıllı Bharara, 2009’da New York Savcısı olduktan sonra 25 farklı ülkeye gönderdiği güvenlik güçleriyle silah ve uyuşturucu ticaretiyle suçlanan kişileri New York’a getirtmiş ve hakim karşısına çıkartmıştı.

Bharara, yüksek profilli kişileri soruşturmasıyla ve açtığı yolsuzluk dosyalarıyla biliniyor.

Mehmet Hakan Atilla kimdir?

Uluslararası Bankacılık 1970 yılında Ankara’da doğdu. Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü’nden mezun oldu. Meslek hayatına 1995 yılında T. Halk Bankası A.Ş.’de Araştırma Geliştirme ve Planlama Müdürlüğü’nde Uzman Yardımcısı olarak başladı. Bankacılık Kartları ve Nakit Yönetimi Müdürlükleri’nde Uzman olarak görev aldıktan sonra Stratejik Planlama Daire Başkanlığı’nda Yönetmen ve Bölüm Müdürlüğü görevlerinde bulundu. 22.06.2007-11.11.2011 tarihleri arasında Finansal Kurumlar ve Yatırımcı İlişkileri Daire Başkanı olarak görev yapan Atilla, 11.11.2011 tarihinden itibaren Uluslararası Bankacılık’tan sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütmektedir.

Kaynakhttp://t24.com.tr/

‘Çağrı’ yapan Halkevleri üyesi: Bakanlık katili bulsun, laikliği savunmak suç değil

İçişleri bakanlığının ‘sakıncalı’ bulup terörle mücadele ekiplerine yönlendirdiği bir videoda laiklik çağrısı yapan Halkevleri üyesi  Ergin Çevik, “Bakanlık gitsin, Reina’da onlarca kişiyi katledip elini kolunu sallayarak mekandan çıkan katili bulsun. Laikliği savunmak suç değildir” dedi.

Ünlü gece kulübü Reina’da 39 kişinin hayatını kaybettiği saldırı öncesi sosyal medyada yılbaşı kutlamalarına yönelik yükselen ayrımcı söylemler tedirginlik yaratmış, ancak hiçbir yaptırımla karşılaşmamıştı. Saldırının ardından ise vahşeti öven paylaşımlarla ilgili emniyet müdürlüğüne ihbar yapılabileceği belirtilmişti.

 

Ancak bunlar yerine, laiklik çağrısı yapılan bir video hedefe oturtulmuştu.

 

 

Okmeydanı’nda çekilen ve Halkevleri’nin paylaştığı videoda konuşan Ergin Çevik şöyle diyordu: “Artık buraya kadar. Bundan sonra mahallelerimizde ne bir IŞİD’çiye, ne de bir gerici cihatçıya izin vermeyeceğiz. Gericiliğe karşı yükseltilmesi gereken bir bayrak vardır. O da laiklik bayrağıdır. Bizler herkesi bu mücadelenin birer neferi olmaya çağırıyoruz. Gericilerden, faşistlerden, bakanlık sevdalılarından hesap sormaya çağırıyoruz.”

Bir kişi videoyu iç savaşa davet ettiği gerekçesiyle polise ihbar etmiş, İçişleri Bakanlığı da ihbarı hayli ciddiye alıp terörle mücadele ekiplerine iletildiğini duyurmuştu.

Bakanlık, yoğun tepki çeken tweeti yaklaşık iki saat sonra sildi ancak Çevik’in konuştuğu esnada arkada beklediği görülen Halkevleri üyesi Ayşegül Başar sabah gözaltına alınmıştı.

‘Bu katliam ilk değildi ve bu gidişle son da olmayacaktı’

sendika.org’a konuşan Çevik, “IŞİD veya IŞİD’in izinden giden cihatçı katiller, kendilerine destek veya yol verenlerle de birlikte bir katliama daha imza attı. Bu katliam ilk değildi ve bu gidişle son da olmayacaktı. Bizse bu katliamın bir son olmasını istediğimizi ve bunun için de laiklik mücadelesinin yükseltilmesi gerektiğini belirttik” dedi.

‘Bu cihatçı katillerin kökleri ile uğraşsınlar’

Bakanlığa ‘katliamın sorumlularını bulma’ çağrısı yapan Halkevleri üyesi Çevik, şöyle devam etti: “Bu ülkede bunca katliam yaşanırken, her geçen gün ülkemiz ve halklarımız daha fazla karanlığa gömülmek istenirken; İçişleri Bakanlığı’nın görevi, insanların kahvelerde ne konuştuğuyla ilgilenmek midir? Gitsinler, katliamların sorumlularını bulsunlar. Gitsinler, Reina’da onlarca kişiyi katledip elini kolunu sallayarak mekandan çıkan katili bulsunlar ve bu cihatçı katillerin kökleri ile uğraşsınlar. Laikliği savunmak suç değildir. Halkevleri, laikliği savunmaya her daim devam edecektir!”

Kaynak : http://www.diken.com.tr/

BirGün, Diken, DİHABER… Gazetecilere pazar baskını: Siz Ermeni p.çsiniz, hadi şimdi de haber yaz

BirGün Gazetesi İdari Sorumlusu Mahir Kanaat, Diken İnternet Sitesi editörü Tunca Öğreten ve gazeteci Metin Yoksu İstanbul’da, Dihaber editorü Ömer Çelik ise Diyarbakır’da gözaltına alındı.

BirGün Gazetesi İdari Sorumlusu Mahir Kanaat, Diken internet sitesi editörü Tunca Öğreten ve Dihaber editörü Ömer Çelik ile muhabir Metin Yoksu gözaltına alındı. Dihaber muhabiri Metin Yoksu ve Diyarbakır Büro Şefi Ömer Çelik de eş zamanlı baskınlarla gözaltına alındı.

                                        Tunca Öğreten

Sendika.org’da yer alan habere göre, Tunca Öğreten’in evi gece 3 sıralarında basılırken polisin 3 saat boyunca arama yaptığı, gazeteciyi “terör örgütüne üyelik” gerekçesiyle gözaltına aldığı belirtildi. Öğreten’in 5 gün boyunca avukatıyla görüştürülmeyeceği belirtildi.

 Ömer Çelik                                                                               Metin Yoksu

Polisten Ömer Çelik’in annesine: Sen niye oğlunu gazeteci yaptın

Gazeteci Ömer Çelik’in, Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesindeki evine gece 04.00 sıralarında özel harekat polisleri tarafından baskın düzenlendi. Dihaber’in haberine göre, ailenin kapıyı açması ile birlikte Çelik’in annesini ve eşini yere yatırdı. Ömer Çelik’i ise önce salona, ardından da evin balkonuna götürerek yarım saat boyunca darp, hakaret ve küfüre maruz kaldığı belirtildi. Çelik’i darp eden polisler sık sık, “Sen haber yazıyorsun ha! Hadi şimdi de yaz. Siz Ermeni p.çsiniz. Hadi şimdi de haber yaz” deyip, küfretti. Bir ara Çelik’i banyoya götüren polisler, burada da eşi ve annesinin yanında darp etti.

Anne Çelik’in başına silah doğrultan bir polis ise “Sen niye oğlunu gazeteci yaptın? Niye izin verdin?” diye hakaret etti. Polisler Çelik’i kelepçeleyerek, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürdü. Evdeki herkesin cep telefonuna, kitap ve flash belleklere el koyan polisler, evden ayrıldı. Dosyada gizlilik kararı olduğu öğrenildi.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Seçilmişlere gece operasyonu: HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve 6 HDP’li vekil gözaltında

figen-yuksekdag-selahattin-demirtas

HDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, HDP’li vekiller Sırrı Süreyya Önder, Nursel Aydoğan, Selma Irmak, Leyla Birlik, Gülser Yıldırım, Ziya Pir ve Ferhat Encü gözaltına alındı.

Seçilmişlere gece opereasyonu başladı.

HDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş,Figen Yüksekdağ ve HDP’li vekiller Sırrı Süreyya Önder, Nursel Aydoğan, Selma Irmak, Leyla Birlik, Gülser Yıldırım, Ziya Pir ve Ferhat Encü  gözaltına alındı.

Gözaltına alınan HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, haziran ayında daha önce aldıkları karar gereği ifade için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına kendi istekleriyle gitmeyeceklerini açıklamışlardı.

Figen Yüksekdağ ve Sırrı Süreyya Önder Ankara’da gözaltına alındı.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, evinin önüne polis mensupları olduğunu belirterek “Zorla gözaltına kararı var” dedi. HDP’li vekil Meral Danış Beştaş, Demirtaş’ın evine doğru hareket etti. 

2016-11-04_024012

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın evine polisler tarafından baskın yapıldı. Baskının, Yüksekdağ’ın Ankara’da kaldığı eve yapıldığı belirtildi.Polisler, görüntü alan basının internet üzerinden yaptığı canlı yayını müdahale ederek durdurdu.

HDP’li vekil Ziya Pir gözaltına alındığını Twitter hesabından, “Diyarbakır’daki evimde gözaltına alınıyor” yazarak duyurdu.

_ziya_pir

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Gözaltına alınırken intihar eden emniyet amirinin eşi: Eşim FETÖ ile anılmasın; bayrağı için canını verdi!

661195516Aynzeliha Beşli, eşinin intihar etmediğini, sorgulama sırasında öldürüldüğünü iddia etti.

Hatay’ın Belen İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde “FETÖ” soruşturması kapsamında gözaltına alındığı sırada beylik tabancasıyla intihar ettiği açıklanan 45 yaşındaki Emniyet Amiri Ahmet Beşli,memleketi Şanlıurfa’da toprağa verildi. Beşli’nin eşi Aynzeliha Beşli, “Benim eşim yıllarca devletine emek verdi. Eşimde en ufak bir leke yoktur. Eşimin adı FETÖ ile birlikte anılmasın, eşim vatan hain değildir. Benim eşim vatanı ve bayrağı için canını verdi” dedi.

Babasının ‘FETÖ’ ile bir ilişkisi olmadığını gözyaşları içerisinde anlatan 23 yaşındaki Pelin Beşli de, “Benim babam vatan haini değil, şehittir” dedi.

Toprağa verilen emniyet amirinin eşi Aynzeliha Beşli, kocasının olaydan bir gün önce el yazısıyla kaleme aldığı bir mektup bıraktığını söyledi. Mektubu savcılığa teslim ettiğini anlatan acılı Aynzeliha Beşli, eşinin intihar etmediğini, sorgulama sırasında öldürüldüğünü iddia etti.

8c7732150944b34

Kaynak : http://t24.com.tr/

“Bu suça ortak olmayacağız” diyen akademisyenlere gözaltı!

671256534Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi, bir süre önce bir bildiri yayınlamış, bu bildiriye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümetten tepki gelmişti.

Güneydoğu’da yaşanan sokağa çıkma yasakları ve çatışma ortamı neticesinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin “Bu suça ortak olmayacağız” metne imza attıkları gerekçesiyle Kocaeli, Bursa, Bolu ve Erzurum’da gözaltına alınan 28 akademisyenin tamamı serbest bırakıldı

Kocaeli’nde gözaltına alınan ‘Barış İçin Akademisyenler’ inisiyatifinden 21 kişi ile Bolu ve Bursa’da gözaltına alınan üçer kişinin savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldıkları belirtildi. Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Erzurum Atatürk Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden Ramazan Kurt da yurt dışı yasağı konarak serbest bırakıldı.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde 3 akademisyenin evinde arama yapılırken, Giresun Üniversitesi, imzacı öğretim üyesini görevden uzaklaştırdı. Gaziantep’te 4 ve Mersin’de 20 akademisyene soruşturma açıldı. Arel Üniversitesi metne imza atan 9 akademisyenin okulla ilişiğini keserken, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, bildiride imzası bulunan İzmir’deki çeşitli üniversitelerde görevli 37 akademisyen hakkında ‘Devletin Güvenliğine Karşı İşlenen Suçları’ kapsayan TCK’nın 302. maddesi gereğince soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Kocaeli’de 21 gözaltı

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü soruşturma kapsamında, “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak” ile “terör örgütü propagandası yapmak” gerekçesiyle gözaltına alınan 21 kişi, savcılıktaki sorgularının ardından serbest bırakıldı.

Kocaeli Üniversitesi Senatosu, bildiriye destek veren akademisyenlere ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“11.01.2016 tarihinde, çeşitli üniversitelere mensup bir grup akademisyen tarafından yayınlanan bildiri, tüm yurtta olduğu gibi üniversitemizde de büyük infial yaratmıştır. Devletimizin birliği ve bekası için güvenlik güçleri tarafından vatan toprağında teröre karşı verilen kahramanca mücadeleyi, bu uğurda dökülen şehit kanlarını hiçe sayarak ‘katliam ve kıyım’ olarak nitelendirmek demokratik hak ve özgürlük kavramı ile asla bağdaşmamaktadır. Terörün her türlüsünün karşısında yılmadan duran Kocaeli Üniversitesi, bazı akademisyenlerin bu yaklaşımını teröre destek olarak görmekte ve yayımlanan bildiriyi şiddetle kınamaktadır. Bu bağlamda kurumumuzdaki ilgili kişiler hakkında Rektörlüğümüzce idari soruşturma süreci başlatılmış olup, kamuoyuna saygıyla duyurulur.”20160115112159_arama

Bolu’da 3 akademisyenin evinde arama

Bolu’da bildiriye imza veren Dr. Ülkü Güney, Doç. Dr. Selime Güzelsarı ve Prof. Dr. Barış Kılıçbay‘ın evlerine bu sabah erken saatlerinde arama kararı ile ekipler geldi. Bianet’in Eğitim Sen Bolu Şubesi Hukuk Sekreteri Zehra Kulalı Gezçici’den aldığı bilgiye göre üç akademisyenin ev, işyeri ve araçlarındaki aramaya dair kararda bildiriden bahsedilmezken, örgüt üyeliği suçlaması yer aldı.

Akademisyenlerin evlerindeki aramada cep telefonlarına da el konuldu. Aramaların ardından terörle mücadele ekiplerince emniyete götürüldü. Bildiriye imza veren babası Dr. Mehmet Ali Kılıçbay da destek için Barış Kılıçbay’ın yanında. Akademisyenler, savcılıktaki sorgularının ardından serbest bırakıldı.

Giresun Üniversitesi’nden uzaklaştırma        

Giresun Üniversitesi de bildireye imza atan bir öğretim üyesinin görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Üniversiteden yapılan açıklama şöyle:

“Terör örgütü PKK’ya karşı yürütülen operasyonları ‘katliam’ olarak nitelendiren ve teröre destek amaçlı yayımlanan bildiri kapsamında üniversitemizce ivedilikle soruşturma başlatılmış ve Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 26. maddesi uyarınca görevden uzaklaştırılma kararı alınmıştır.”

Gaziantep’te 4 akademisyene disiplin soruşturması

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Rektörlüğü tarafından “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi”nin yayımladığı bildiride imzası bulunan araştırma görevlisi Çağrı Aslan, Yrd. Doç. Dr. Fulya Doğruel, Yrd. Doç. Dr. H. Pınar Şenoğuz ile Yrd. Doç. Dr. Rana Gürbüz hakkında Rektörlük tarafından disiplin soruşturması başlatıldı.

Söz konusu akademisyenler hakkında YÖK ve savcılık tarafından da soruşturma açıldığı öğrenildi. 

Mersin’ de 20 akademisyene soruşturma

Mersin Üniversitesi Rektörlüğü, bildiriye imza attığı belirlenen 20 akademisyen hakkında idari soruşturma başlattı.

Uludağ Üniversitesi’nde üç gözaltı

Bursa’da Uludağ Üniversitesi’nde Barış İçin Akademisyenler Girişimi’nin imza metnine destek veren Şule Akköse Aydın, Aylin Çakı ve Gökhan Yavuz Demir üniversite kampüsünde gözaltına alındı. Gözaltına alınan üç akademisyen de serbest bırakıldı.

Ne demişlerdi?

‘Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’ 11 Ocak’ta Ankara ve İstanbul’da düzenledikleri basın açıklamalarında “Bizler bu suça ortak olmuyoruz” başlıklı bir bildiri yayınladı. Türkiye ve yurt dışından 89 üniversiteden 1128 akademisyenin imzaladığı bildiride şöyle deniyordu:

“Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlâl etmektedir.

Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan hakları ihlallerinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını, yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararların tespit edilerek tazmin edilmesini, bu amaçla ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasına izin verilmesini talep ediyoruz.”

Müzakere koşullarının hazırlanmasını ve kalıcı bir barış için çözüm yollarının kurulmasını, hükümetin Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritasını oluşturmasını talep ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘aydın müsveddeleri’ dediği ‘Barış İçin Akademisyenler’i suç örgütü lideri Sedat Peker,  “Oluk oluk kan akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız” diye tehdit etmişti.

Kaynak : http://t24.com.tr/

Nokta’ya toplatma ve yöneticilerine gözaltı kararı

2015-11-02_210846Nokta Dergisi’nin bu haftaki 24’üncü sayısı hakkında, kapak konusu sebebiyle toplatma kararı verildi. Derginin yayın yönetmeni ve sorumlu müdürü gözaltına alındı. Güven ve Çapan, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi.

Derginin bu haftaki kapağında Erdoğan’ın fotoğrafıyla birlikte ‘2 Kasım Pazartesi Türkiye İç Savaşı’nın Başlangıcı’ başlıklı haber yer aldı.

Bunun üzerine, halkı suç işlemeye tahrik suçlamasıyla soruşturma açan basın savcısı Umut Tepe, dergi hakkında toplatma kararı talep etti. Derginin genel yayın yönetmeni ve sorumlu müdürü hakkında da gözaltı kararı alındı. İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimi Cevdet Özcan da savcının talebi üzerine dergi hakkında toplatma kararı verdi.

Nokta Dergisi binasına gelen Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Ekipleri, kararı dergi yönetimine tebliğ etti.

Noktadergisi.net adresinden yapılan açıklamada şöyle denildi: “Dergi binamızdaki tüm dergiler polisler tarafından toplandı. Toplatma işleminin dağıtım yerlerinde de başladığı öğrenildi. Toplatma kararıyla birlikte Genel Yayın Yönetmenimiz Cevheri Güven ve Sorumlu Yazıişleri Müdürümüz Murat Çapan, da polis eşliğinde savcılığa ifadeye çağrıldı.”

YAYIN YÖNETMENİ VE SORUMLU MÜDÜR GÖZALTINDA

Okmeydanı’ndaki dergi binasına 16.00 sıralarında gelen polis memurları Nokta’nın 24. sayısındaki kapak haberi sebebiyle Cevheri Güven ve Murat Çapan’ı gözaltına aldı. Güven ve Çapan’ın “Halkı alenen kışkırtmaya, suç işlemeye alenen tahrik” iddiasıyla gözaltına alındığı öğrenildi.

Güven ve Çapan sağlık kontrolü için önce Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi. Bir süre burada acil serviste bekletilen Güven ve Çapan, doktor olmadığı gerekçesiyle Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne götürüldü.

Güven, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden çıkışı sırasında yöneltilen “Neden gözaltına alındınız?” sorusuna; “Haber yaptığımız için. Türkiye’nin durumuyla ilgili bir haber.” cevabını verdi.

Güven ve Çapan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ndeki işlemlerinin ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

Kaynak : MÜRSEL GENÇ – http://www.zaman.com.tr/