| 
 Zeynep Miraç Ahmet-Zeynep-Efe Özal, Mert- Berk Çiller, Fatih Erbakan… Siyasetçilerin çocuklarıyla ilgili, gazete sayfalarını dolduran sayısız haber okuduk. Siyasetçi oğlunun siyasete yakınlık duyması da pek yeni sayılmaz, pek pırıltılı bir örnek olmasa da Tuğrul Türkeş duruyor önümüzde. Yine de Bilal Erdoğan, bir siyasetçi çocuğu olmanın ötesinde bir portre olarak çıkıyor karşımıza. Kartların yeniden karıldığı, kuralları kazananların yeniden yazdığı ‘Yeni Türkiye’nin sembolik bir portresi olarak… 
 Yılmaz Özdil Putin, Leningrad Üniversitesi’nden hukuk diploması alırken, bizimki imam hatipten mezun oldu. Putin KGB’ye girdi, bizimki İETT’ye girdi. Putin yarbay rütbesiyle Doğu Almanya’da casusken, bizimki kantin asteğmeniydi. Putin KGB’nin yerini alan istihbarat teşkilatı FSB’nin başkanlık koltuğuna otururken, bizimki Taliban’ın dizinin dibinde oturuyordu. Putin düzenli olarak yüzüyor, rafting ve kayak yapıyor, badmington ve buz hokeyi oynuyor, judo ve karatede kara kuşak, dünyada 10’uncu dan mertebesine ulaşmış sadece yedi kişi yaşıyor, Putin karatede altıncı dan, judoda sekizinci dan, sambo’da master seviyesinde, silahsız savunma manasına geliyor, aikijutsu, jujitsu, aikido, judo ve güreşin karışımından oluşuyor, modern savaş sanatı kabul ediliyor, bizimki spor yapmıyor. 

 Çiğdem Toker Sayıştay’ı kutlamak lazım. Eli kolu bağlı halde yaptıkları için. Küçük not: Sayıştay’ın yetkileri, 17 Aralık operasyonundan dokuz gün önce yönetmelik değişikliğiyle kısıtlandı. Denetimin belkemiği olan mali raporların Sayıştay’a gönderilmesi üç yıl ertelenerek. Artık Sayıştay kamudaki yolsuzlukları eskisi gibi göremiyor. Ama görebildikleri bile, vergilerimizin nasıl gasp edildiği hakkında fikir veriyor. Üstelik akla gelmesi gereken son kurum olan Maliye üzerinden. *** 

 Hasan Cemal Tayyip Erdoğan konuşuyor televizyonda. – Alçaklar!
– Şerefsizler!
– Hainler! Kimmiş bunlar?
Benim meslektaşlarım, NOKTA dergisini çıkaran gazeteci milleti.
Ne yapmışlar?
Erdoğan’ı iğneleyen, eleştiren bir kapak.
Beğenirsin, beğenmezsin.
Demokrasileri demokrasi yapan bağımsız medya anlayışı çerçevesinde ‘ifade özgürlüğü’nün gereğini yerine getirmişler.
Ama Erdoğan’ı rahatsız etmişler…
Olabilir.
Erdoğan küplere binmiş… 
 Hasan Cemal Akan kanın bir numaralı sorumlusu, Saray’daki Sultan’dır, nokta!
Ve bu yalın gerçek kafalara dank etmeden kan gölünden kurtuluş yok! Bir kez daha vurguluyorum:
Akan kanın bir numaralı sorumlusu, Saray’daki Sultan’dır.
Türkiye’de yeniden oluk gibi kan ve gözyaşı akmaya başlamışsa, bundan sorumlu olanların en başında, hiç kuşkunuz olmasınTayyip Erdoğan vardır, başkası değil.
Çünkü, Erdoğan 7 Haziran yenilgisini kabullenmemiştir.
Çünkü, Erdoğan tekrar seçim yolunu açmak için Türkiye’nin önünde cehennem çukuru kazmaktadır.
Oysa, Türkiye bu kanlı kaosu yaşamak zorunda değildi.
Erdoğan’ın tekrar seçim inadıdır, Türkiye’ye bu kaosu yaşatmakta olan.
7 Haziran’la birlikte bir büyük koalisyon kurulsaydı, kendimizi bu kan gölünün ortasında bulmazdık. 
 Yılmaz Özdil Burası da Aspat değil, aman Bitez yalısındayım. Sahilde kıvrıla kıvrıla giden yaya yolunun ismi, Çökertme caddesidir. Daracıktır, trafiğe kapalıdır, 24 saat cıvıl cıvıldır. Bu caddenin üzerinde, restoranların arasında, küçücük sevimli bir cami vardır, Yalı cami… Sabah erkenden yürüyüş yaparken önünden geçiyorum, avlusunda çoluk çocuk en az yüz Suriyeli uyuyor. Her sabah… Bugün gördüklerim yarın yok, yarın başkaları gelip uyuyor, sırası gelen lastik bota binip umuda açılıyor. 
 Saygı Öztürk AKP bürokraside yapacağı tüm atamaları yaptı. AKP’nin kurduğu bürokrasi düzeni “seçim hükümeti”ne atama yasağı getirerek sürdürülmek isteniyor. “Bağımsız” diye bakanlığa getirilenlerin, AKP’ye en yakın isimler olduğu da ortada… Bürokrasideki düzensizlik yargıya da sıçramış durumda… Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) başkan seçmek için 15 Temmuz’da başlayan seçim turlarından bir türlü sonuç çıkmadı. 18. tur yarın yapılacak ama yine sonuç alınamayacak. RTÜK’teki durumdan daha beteri Yargıtay’da yaşanıyor. 28 Nisan’dan bu yana Yargıtay’da üç daire başkanlığı için bazı günler 3-4 kez seçim turları yapılıyor ama hiçbir aday seçilecek çoğunluğu elde edemiyor. 
| |