| 
Avrupa ülkeleriyle peş peşe referandum toplantılarının iptal edilmesiyle başlayan kriz, akıllara yurt dışında seçim propagandası yapmanın hangi şartlara bağlı olduğu sorusunu getirdi. İktidardan bakanlar, bir süredir ‘oy deposu’ olarak görülen Avrupa’daki ülkelerde ‘referandum turnesi’ne çıkmaya gayret ederken, toplantılar Avrupa’yla diplomatik gerginliğe neden oldu. Almanya’yla başlayan krizi, Avusturya ve son olarak da Hollanda’yla ‘zirve yaptı.’ Ancak seçimler döneminde propaganda ve oy kullanımı gibi konuları düzenleyen Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun’da 2008 yılında yapılan değişiklik, yurt dışında kendi yaşadıkları ülkelerde oy kullanmak isteyen seçmenler için gerekli düzenlemeleri içerirken, siyasal partiler için de ilginç bir yasak barındırıyor. 

Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun iniş iznini iptal eden ülkesine ‘Nazi artığı’ diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yanıt verdi: “Çizgiyi aştı.” Çavuşoğlu, bu sabah katıldığı canlı yayında Hollanda’ya gideceğini yinelemişti, iniş izninin iptal edilmesi durumunda Hollanda’ya ekonomik ve siyasi yaptırım uygulanacağını söylemişti. 

WikiLeaks, CIA ve müttefiki istihbarat servislerinin bilgisayarlar ve internete bağlanan televizyonların yanı sıra akıllı telefonlardaki Signal, WhatsApp ve Telegram gibi haberleşme programlarındaki şifreleme sistemini aşarak sızmayı başardığını ortaya çıkarmıştı. Bu olaydan sonra Apple’ın sözcüsü BBC’ye yaptığı açıklamada kullanıcıların iOS’un son güncellemesini indirmelerini isteyerek “iPhone’un içindeki teknoloji bugün tüketiciler için en iyi veri güvenliğini temsil ediyor ve biz bunun böyle devam etmesi için çalışıyoruz. Ürünlerimiz ve yazılımlarımız kullanıcılarımızın hızlıca en son güvenlik güncellemelerini elde etmesi için tasarlandı. Kullanıcıların yüzde 80’i işletim sistemimizin son sürümünü kullanıyor. Yaptığımız ilk incelemeye göre sızıntılarda belirtilen konular son iOs sürümünde düzeltildi. Herhangi bir belirlenmiş savunmasızlığa yanıt vermeyi sürdüreceğiz” dedi. 

Almanya, ilişkilerin her geçen gün gerginleştiği Türkiye’nin ülke içindeki casusluk faaliyetlerini artırdığını açıkladı. Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) bağlı imamların camilerinde görevli bazı imamların Gülen Cemaati hakkında Ankara’ya bilgi notları göndermesi iki ülke arasında ‘casusluk’ gerilimine yol açmıştı. Söz konusu imamların muhalif ve Kürt kökenli Türkiyelileri de takibe aldığı belirtiliyordu. Son olarak hükümet yetkililerinin referandum toplantılarının birer birer iptal edilmesiyle gerginlik iyice tırmanmıştı. 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrası konuşan Sigmar Gabriel, “Zor bir görüşme oldu. Nazi benzetmesiyle sınır aşılmıştır” dedi. Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Berlin’de biraraya geldi. Alman kamuoyunda önemli yer tutan toplantı krizi ve Welt muhabiri Deniz Yücel’in tutuklanmasının ardından yüz yüze gerçekleşen ilk görüşme yaklaşık bir buçuk saat sürdü. 

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2016 İnsan Hakları Raporu’nda Türkiye’deki hak ihlalleri sıralanırken ifade ve basın özgürlüğü konusunda yaşanan gerilemeye dikkat çekildi. Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğüne sert eleştiriler yöneltilirken 15 Temmuz darbe girişimi sonrası hükümetin OHAL ve KHK uygulamaları ile birlikte bir çok hak ihlali yaşandığı vurgulandı. Raporda, tutuklu gazeteci sayısının fazlalığına dikkat çekilirken gazetimize yönelik operasyonlara, muhaliflere yönelik baskılara işaret edildi. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson geleneği bozarak, bir önceki Obama yönetiminin hazırladığı raporu kendisi açıklamadı. İnsan hakları savunucuları bu durumu eleştirdi. 
| |