| 
Erdoğan’ın Nazi kıyaslamasına Berlin tepkili. SPD Genel Başkanı Martin Schulz, suçlamaları “küstahlık” diye nitelendirdi. CDU’lu politikacı Röttgen de “Başkanlık sistemine geçilirse, AB ilişkileri kesilir” dedi. Almanya’da Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) pazar günkü kongresinde bütün delegelerin oylarıyla parti genel başkanlığına seçilen Martin Schulz, Almanya Başbakanı Angela Merkel’i “Nazi uygulaması” kullanmakla suçlayan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sert tepki gösterdi. Partinin başbakan adayı Schulz, Erdoğan’ın sözlerini “küstahlık” olarak niteledi. 
 Ömer Dinçer ALMANYA ve Hollanda ile son zamanlarda yaşanan gerginlik, AB ülkelerinin Türkiye’ye karşı takındığı olumsuz tutum hakkında söylenecek çok söz var: Batılıların ikiyüzlülüğü, WASP kibri, başka milletler karşısında kendi çıkarlarından başka hiçbir beşeri ve ahlaki değeri gözetmemeleri gibi. Ama bu, yeni ortaya çıkmış bir durum değil. İlk devletlerden beri var olan bir olgu. Bu nedenle, geçmişte uluslararası ilişkiler konusunda neler düşünülmüş, iki ülke arasındaki düşmanlıklar nasıl yönetilmiş ve ülke yöneticilerine neler tavsiye edilmiş merak ettim. Bugün size o tavsiyelerden bir demet seçtim. 

CHP’li Deniz Baykal’ı daha önce ‘kaset olayı’ nedeniyle makamına çağıran İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bu kez “Senin bir de Diyanet İşleri Başkanlığı’na gitmen lazım” dedi. Soylu, Baykal’a hitaben “Yüreğin yetiyorsa içişleri bakanlığına bir gel, Kemal Kılıçdaroğlu’yla sana kaset kumpasını kim kurdu bir gösterelim” demiş, Baykal da “Yedi yıl oldu, ortada hiçbir şey yok. Derhal gereğini yapsın” yantını vermişti. İstanbul’da Trabzonlular Derneği’nin etkinliğinde konuşan Soylu, Baykal’ın kendisine verdiği cevaba değindi. 

“FETÖ’nün siyasi uzantılarına ileride dokunulabileceği kanaatindeyim” AKP’nin kurucu isimlerinden ve ilk Dışişleri Bakanı emekli diplomat Yaşar Yakış, “Gülen Hareketi’ne yakın olmak, AK Parti’de siyasi kariyer yapmanın en etkili yollarından biriydi” dedi. “Belli bir tarihe kadar ‘Gülen Hareketi’nin şimdi şikâyet edilen türden eylemlere bulaştığını bilmiyorduk’ demenin bir mantığı var” diyen Yakış, “Fakat bunu hangi tarihte öğrendikleri konusunda bir milat ihdas edilecekse, bu tarihin 25 Ağustos 2004 olması gerekir. Çünkü o tarihte yapılan MGK toplantısında, ‘Fetullah Gülen Grubu’nun faaliyetlerine karşı alınması gereken önlemler’ başlığıyla alınan kararda, ‘ağır yaptırımlar için eylem planı hazırlanmalıdır’ ibaresi yer almaktadır” ifadesini kullandı. 

“Yapma yav“ Çanakkale Zaferi’nin 102. yıldönümü nedeniyle Çanakkale’de bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı Şehitler Abidesi’nde helikopterden indikten sonra Jandarma’nın atlı birliği karşıladı.4 atlı askerin önünde duran Erdoğan, atların cinsini sordu. Astsubay, 2 atın Hollanda cinsi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanının Hollanda cevabını aldıktan sonra ‘yapma yav‘ dediği öğrenildi. 

Bulgar hükümetinin, seçimlere müdahele etmekle suçladığı Türk hükümetine karşı tepkisi sertleşiyor. Bulgaristan, Ankara Büyükelçisi’ni geri çağırdı. Bulgaristan’daki seçimlere katılma hakkı olan Türkiye’deki Bulgarların sayısı 100 bin dolayında. Bu rakam seçim sonucu etkilemeye yetecek düzeyde olmasa da siyasi nüfuzu arttırabilecek olması bakımından önem taşıyor. 26 Mart genel seçiminin Rusya ile AB arasındaki gerginliğin arasında kalan Bulgaristan’ın yönünü tayin edebileceği belirtiliyor. 

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında tutuklanan hakim ve savcıların verdiği ifadeler doğrultusunda 202 hakim ve savcıyı daha meslekten ihraç etti. HSYK Genel Kurulu ile ilgili bilgi veren HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, daha önce ihraç edilen hakim ve savcıların verdiği ifadeler doğrultusunda 202 hakim ve savcının daha durumunu görüştüklerini bildirdi. Yılmaz, toplantı sonunda, olağanüstü hal kapsamında yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname gereği, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak, irtibat ve bağlantısı olduğu iddia edilen 202 hakim ve savcının, açığa almadan meslekten ihracına karar verdiklerini söyledi. 
| |