Türkiye’den AB ülkelerine iltica başvurularında yüzde 48 artış

Merkezi Malta’da bulunan Avrupa İltica Destek Ofisi’nin (EASO) yayımladığı ön rapor Avrupa Birliği ülkelerine yapılan iltica başvurusu sayısının genel olarak azaldığını; ancak Türkiye’den başvuruların önemli ölçüde arttığını ortaya koydu.

Rapora göre geçtiğimiz yıl Türkiye’den yapılan iltica başvurularında 2017 yılına kıyasla yaklaşık 24 bin 500 kişilik artış görülürken artış oranı yüzde 48’i buldu.

Avrupa ülkelerine iltica başvurularının başını Suriyeliler, Afganlar ve Iraklılar çekiyor.

En çok başvuru Temmuz ve Ekim aylarında yapıldı

Avrupa İltica Destek Ofisi’nin (EASO) raporuna göre Türkiye’den gelenler açısından iltica başvurularının en yoğun yaşandığı dönem 2.884 başvuru ile 2018 yılının Temmuz ve Ekim ayları oldu.

2018 Aralık ayı sonu itibari ile Türkiye’den 17 bin 800 iltica başvurusunun hala sonuca kavuşturulamadığı belirtildi.

Raporda Türk vatandaşlarına yönelik kabul oranının yüzde 33’ten (2017) yüzde 46’ya (2018) yükseldiği belirtildi. Birçok Türk vatandaşına mülteci statüsü tanındığı kaydedildi.

AB’de iltica başvurularında önemli düşüş

Raporda 2018 yılında Avrupa Birliği ülkelerine toplam 634 bin 700 kişinin iltica başvurusunda bulunduğu kaydedilerek 2017’ye göre bu durumun yüzde 10 azalma anlamına geldiği belirtildi.

Avrupa İltica Destek Ofisine göre, 2018’de başvuru kabul oranları da 2017’yılındaki yüzde 40 oranından 2018’de yüzde 34 oranına düştü.

Haziran ayında iltica başvuruları ile ilgili daha kapsamlı bir raporun yayınlanması bekleniyor.

Kaynak : https://tr.euronews.com/

Avrupa Birliği ve NATO’dan art arda ‘Türkiye’ açıklamaları

Avrupa Birliği ve NATO’dan Türkiye ile Hollanda arasındaki diplomatik kriz için art arda iki açıklama geldi.

Türkiye ile Hollanda arasındaki diplomatik kriz gündemdeki yerini koruyor. Krizle ilgili olarak Avrupa Birliği Komisyonu ve NATO’dan art arda açıklamalar geldi.

Avrupa Birliği Komisyonu’ndan yapılan açıklamada, Türkiye’ye aşırı söylemler ve eylemlerden kaçınma çağrısı yapıldı. AB Komisyonu’nun açıklamasında, “Türkiye ve bazı AB üyesi ülkeler arasında son günlerde yaşanan tansiyonun ardından, konunun daha fazla tırmandırılmasından kaçınmak ve durumun sakinleşmesi için yollar bulmak gerekmektedir” denildi.

BİR AÇIKLAMA DA NATO’DAN GELDİ

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise ittifak üyelerine, Türkiye ve Hollanda arasındaki tansiyonun düşürülmesi için çağrıda bulundu. Stoltenberg, “Güçlü argümanlar ve saygı ikisi de demokrasilerimizin özündedir… Bütün NATO müttefiklerini, birbirlerine karşılıklı saygı göstermeye, sakin olmaya ve ölçülü yaklaşıma çağırıyorum. Gerilimin azaltılması ve ortamın sakinleştirilmesi adına artık bizi birleştiren şeylere yoğunlaşmamız önemli” ifadelerini kullandı.

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr/

Gazeteciden Erdoğan’a ‘diktatörlük’ sorusu!

2015-10-14_005859Finlandiyalı gazeteciden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Siz diktatör müsünüz?” sorusu…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Fin bir gazetecinin “Siz diktatör müsünüz?” sorusu üzerine önce bu kişinin nerede çalıştığını merak edip daha sonra “Diktatör olsam bu soruyu soramazdınız” yanıtını verdi.

DİKTATÖR OLDUĞUNUZ KONUŞULUYOR, DİKTATÖR MÜSÜNÜZ?

Finlandiya’dan bir gazeteci Erdoğan’a Türkçe ifadelerle “Halk sizden korkuyor. Ülkenizde sizin diktatör olduğunuz konuşuluyor, siz diktatör müsünüz? Bundan daha vahimi ise Ankara’daki saldırının içinde devletin parmağı olduğundan bahsediliyor. Bu iddialara ne cevap vereceksiniz?” dedi.

 YouTube Preview Image

“DİKTATÖRÜN OLDUĞU BİR ÜLKEDE BÖYLE BİR SORU SORAMAZSINIZ”

Erdoğan bu soru üzerine Fin gazetecinin nerede çalıştığını merak ederek, “Hangi gazeteden?” diye sordu. Ardından gazetecinin sorusuna yanıt veren Erdoğan, “Şimdi şunu bir defa samimiyetle görmek var. Diktatörün olduğu bir ülkede herhalde böyle bir soru soramazsınız. Diktatörün olduğu bir ülkede o ülkenin başbakanı ve cumhurbaşkanına ailesi dahil sınırsız hakaretin olduğunu göremezsiniz. Özgürlüklerin sınırsız yaşandığı ülke Türkiye’dir. Avrupa Birliği üye ülkeleriyle yarışırız onlarla, iddia ediyorum. Yazılı ve sosyal medya, ailem, eşim, çocuklarım olmak üzere her türlü hakaretle karşılaşmaktadır. 13 yıllık süreçte buna sabırla katlandık” dedi.

Kaynak : http://www.sozcu.com.tr/

Elçiye zeval olmaz: Hâlâ anlayamıyorum

Başbakan Tayyip Erdoğan, Zaman Gazetesi’nin 25. yıldönümü töreninde, dışarıda basın özgürlüğü ile ilgili yapılan yorumların Türkiye’ye haksızlık olduğunu söylemişti. Başbakan’ın konuşmasından 2 saat önce, Türkiye’deki ilk günlerinde demokratikleşen bir ülkede gazetecilerin tutuklanmasını anlayamadığını söyleyen ABD Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone de aynı konuda sorulara muhatap oluyordu. 

Gazetelerin Ankara temsilcileriyle buluşan Ricciardone, düşünce özgürlüğü konusunun kendileri için ‘üzerinde çalışılan’ bir konu olduğunu söyledi. Türkiye’nin demokrasisini ileri götürme çabasından övgüyle söz eden Ricciardone, “Her ülke nefret konuşmaları ile düşünce özgürlüğü arasındaki dengeyi bulmak zorundadır. İnsanlar aptalca ve yanlış şeyleri söylemekte özgür olmalı ve bunların değerini kamuoyu belirlemeli. Hükümetleri eleştirmekte ya da hükümet aleyhine konuşmakta özgür olmalı” dedi.

Türkiye’ye geldiğinde “Anlamadım, anlayamadım” dediğini anımsatan Büyükelçi, “Bunu yine söylemeliyim” dedi. Türkiye’nin, 1. sınıf bir demokrasi olmaya heves eden bir ülke olduğunu, komşularını değil, AB’yi örnek aldığını vurgulayan ABD Büyükelçisi şöyle konuştu: “Çünkü en üsteki halkada olmak istiyorsunuz. Bu da hem hükümetin hem muhalefetin ortak politikasıdır. Eminim buna ulaşacaksınız. 82 Anayasası’nı bir kenara bırakıp boş bir sayfa açıyorsunuz çünkü özgürlükler ve bireysel hakların korunması konusunda daha fazlasını istiyorsunuz. Bu nedenle iyimserim. Fakat itiraf edeyim, anlamıyorum: Demokrasisi buraya kadar gelmiş, özgürlüklere değer veren ve demokrasiyi bu kadar bağrına basan insanların yaşadığı bir ülkede entelektüeller ve gazeteciler nasıl parmaklıkların arkasında olur? Açıkçası anlamıyorum. Biliyorum terörizm suçlamasıyla parmaklıkların arkasındalar. Bu açıklamayı da anlıyorum. Fakat hükümetinizin liderlerinin uzun tutukluluk dönemlerinden kaygılandığına dair açıklamaları var. Anlamaya çalışıyorum.”

Entelektüeller özgür olmalı

Teksas Valisi Perry’nin Türkiye ile ilgili sözlerini hatırlatılıp, “Aptalca şeyler söylenebilir sözlerinizle bunu mu kastediyorsunuz” sorusu yöneltilince Ricciardone, “İşte mükemmel bir örnek” yorumunu yaptı. 11 yıl sonra geldiği Türkiye’de demokrasi alanında ilerlemeyi gördüğüne dikkat çeken Büyükelçi, “Entelektüeller nasıl cezaevinde olur? Bomba atsalar, devlete karşı şiddeti destekleseler şaşkınlık duymam. Ancak insanlar eleştiri içeren, öfkeli bir şeyler söylediler diye parmaklıklar arkasına konmamalıdır” dedi.

Uludere olayıyla ilgimiz yok

ABD Elçisi’nin 34 kişinin PKK’lı diye öldürülmesiyle ilgili yorumu, “Uludere’de hedef seçimi konusunda hiçbir şey yapmadık. Biz PKK’ya karşı istihbarat desteği sağlıyoruz. Fakat hedef belirleme tamamiyle Türkiye’nin kendi kapasitesiyle yaptığı bir iştir. Başsağlığı diliyorum. Trajik bir hataydı, yaşanmamalıydı” oldu.

Geçmişin hayaletleriyle yüzleşin

Türklerin ve Ermenilerin 1915 olaylarıyla ilgili gerçekleri kabullenmesi arzusunu dile getiren Ricciardone, “İletişim gerek. İki taraftan tarihçileri bir araya getirmeliyiz” dedi. Türklerde geçmişte yaşananların ne anlama geldiğine karar verme konusunda büyük bir güven olduğunu, tarihin acılarının eğlence sektöründe bile ele alınmaya başlandığını (Muhteşem Yüzyıl dizisini kastederek) anlatan Elçi, Türkiye’nin büyük hedeflerine ulaşabilmek için geçmişin hayaletleriyle yüzleşmesi gerektiğini ifade etti.

Ricciardone, Malatya’daki NATO radarının operasyonel halde olduğunu belirterek, “Savunma amaçlı bir sistemdir. Füze sistemi değildir. Türkiye’de yaşayanların daha güvenli hissetmesini sağlamasını umuyoruz” dedi.

Kaynak : Radikal.com.tr