| 
Abdullatif Şener, Vatan Gazetesinin sorularını yanıtladı. Her şey özelleştirilirken neden inşaat sektörü devletleştiriliyor? Bu kadar özelleştirme meraklısı Başbakan, inşaat sektörünü niçin devletleştiriyor? TOKİ’yi niçin doğrudan kendisine bağlıyor? Bunda bir terslik yok mu? Birbirine aykırı iki politika sürdürülüyorsa ikisinin ortak bir tarafının olması lazım. Birinde özelleştirme var, diğerinde devletleştirme! İkisinde de ortak olan şey nedir? Bir tarafta özelleştirirken, diğer tarafta devletleştirirken mi siyasi rant sağlanıyor? 

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın özür dilemesine ilişkin, “Şahsımla ilgili özrü kabul edebilirdim. Ancak asıl özür dilenmesi gereken yer, Meclis Başkanlığı, dolayısıyla TBMM’nin manevi kişiliğidir” dedi. Mumcu, yaptığı yazılı açıklamada, Arınç’ın, Başbakan Yardımcısı olduğunu, yurtiçinde ve yurtdışında Hükümeti temsil ettiğini anımsatarak, “TBMM Başkanlığının kürsü arkasındaki makam odasına geldiğinde de Başbakan Yardımcısıdır” ifadesini kullandı. 

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın özür dilemesine ilişkin, “Şahsımla ilgili özrü kabul edebilirdim. Ancak asıl özür dilenmesi gereken yer, Meclis Başkanlığı, dolayısıyla TBMM’nin manevi kişiliğidir” dedi. Mumcu, yaptığı yazılı açıklamada, Arınç’ın, Başbakan Yardımcısı olduğunu, yurtiçinde ve yurtdışında Hükümeti temsil ettiğini anımsatarak, “TBMM Başkanlığının kürsü arkasındaki makam odasına geldiğinde de Başbakan Yardımcısıdır” ifadesini kullandı. 

Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu’nun odasına giderek yasamaya baskı yapmakla suçlanan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç “hareketimde kastımı aşan bir nokta olduğunu düşünüyor ve Sayın Mumcu’dan özür diliyorum” dedi. Bülent Arınç, Kanal D Haber’de Mehmet Ali Birand’a konuştu. 

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın kendisine yönelik dünkü sözlerine karşılık, “Kendisini Zahid Akman’ın emrine veren bir kişi bize demokrasi dersi, demokratik ahlak dersi vermeye kalkmasın” dedi. Bülent Arınç dün Kılıçdaroğlu’na yönelik olarak, “Birilerinin şişirmesiyle ortaya çıkanlar olabilir. Gandi diye gösterilen biri vardı. Şimdi dandi oldu” ifadesini kullanmıştı. 

RTÜK toplantısında inanılmaz bir olay meydana geldi ve eski başkan Zahit Akman, CHP’li üyelerden Hülya Alp ve Mehmet Dadak’ın üzerine yürüdü. RTÜK yasa taslağı tartışmaları sırasında CHP kontenjanından üyelere hakaret eden Akman ceketini çıkartıp üzerlerine yürüdü. Akman, kurulun tek kadın üyesi Alp’in göğsüne göğsüyle vurdu. Olayı öğrenen Arınç “ayıp etmiş” dedi. 2 Ekim tarihinde toplanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda, kurulun yasa tasarısı taslağının “müeyyideler” bölümü tartışma yarattı. Kurul üyesi Zahid Akman kendi başkanlığı döneminde hazırlanan taslakta yer alan hükümlerin geçerli olmasını istedi ve yeni Başkan Davut Dursun’un hazırlattığı yeni taslağa itiraz etti. 

CHP’li Alı Kılıç: Deniz Feneri davasında Başbakan Erdoğan şüpheliler arasında. ANKARA- Almanya’da ortaya çıkan Deniz Feneri Yolsuzluğu ile ilgili davayı yakından izleyen CHP MYK üyesi Alı Kılıç, Başbakan Tayip Erdoğan’ın adının Almanya’da mahkumiyetle sonuçlanan Deniz Feneri e.V. davasının hazırlık soruşturması dosyasında şemanın en üst noktasında bulunduğunu savundu. Kılıç, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Frankfurt polis şefliği tarafından hazırlanan soruşturma dosyasında Başbakan Tayip Erdoğan’ın adının şüpheliler arasında yer aldığını ileri sürdü ve buna ilişkin bir belgenin fotokopisini basına dağıttı. 
| |