| 
Deniz Feneri Soruşturması’nda Bakan’ın koruma müdürü ile başlayan ve Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Karaman’a kadar giden telefon zinciri ortaya çıktı. ANKARA – Deniz Feneri soruşturmasında yeni savcılar “örgüt” ve “köstebeğe” takipsizlik kararı verirken dava dosyasından çıkan telefon görüşmeleri; şüphelilerin, işyerlerinde yapılacak aramayı önceden öğrendiklerini ortaya koydu. Kanal 7 Yönetim Kurulu üyesi İsmail Karahan’ın sekreteri, 16 Ekim 2009’da yapılan aramadan bir gün önce, şüphelilerden Mehmet Sıddık Balıkçı’ya, patronunun “İşyerinde kayıtlı olan bir şeyler varsa onların hepsini ortadan kaldırmanızı istiyor (Karahan’ı kastediyor). 

Deniz Feneri davasında savcılık 20 şüpheli hakkında, 526 sayfalık iddianame hazırladı. İddianamede, 20 şüpheli hakkında, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından takipsizlik kararı verildi. ALMANYA’daki Deniz Feneri e.V. Derneği’nin Türkiye bağlantılarının araştırıldığı, 2008 yılından bu yana süren soruşturma tamamlandı. Savcılık, Almanya’daki dernek aracılığıyla Türkiye’de 41 milyon Euro’luk yolsuzluk yaptıkları iddia edilen eski RTÜK Başkanı Zahid Akman ile Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın da aralarında bulunduğu 20 şüpheli hakkında, 526 sayfalık iddianame hazırladı. 

Frankfurt 29. Ceza Mahkeme Hakimi Klaus Wienz, “Frankfurt Mahkeme Başkanlığı Türkiye’deki Deniz Feneri savcılarının görevden alınmasından sonraki durumu değerlendirecektir” açıklamasını yaptı. İstanbul- Gazeteport’tan Safile Usul’un haberine göre, Türkiye Deniz Feneri davasında görevli savcılar Nadi Türkaslan, Mehmet Tamöz ve Abdulvahab Yaren’in sanıklar aleyhinde düzmece delil oluşturma suçlamasıyla görevden alınmasının ardından Deniz Feneri davasının bundan sonraki süreçte nasıl yürüyeceği kamuoyunda merak konusu olmuştu. 

Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı görevden alınan Deniz Feneri Savcıları hakkında 1 yıldan 11 yıla kadar hapis istemi ile dava açtı. ANKARA – Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun kovuşturma izni verdiği eski Deniz Feneri savcıları Nadi Türkarslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz hakkında Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı dava açtı. 

Yüzyılın en büyük yolsuzluğu olarak adlandırılan Deniz Feneri e.V soruşturmasında, derneğin Türkiye’deki mal alımlarını inceleyen bilirkişi, “fatura teslim yeri olarak ‘Frankfurt-Ammain’ olarak düzenlenmiş olmasına rağmen, yurt dışına çıkış ile ilgili herhangi bir gümrük çıkış beyannamesine rastlanılmamıştır” dedi. 

Deniz Feneri soruşturmasını yürüten Savcı Nadi Türkaslan’ın 3 yılda başına gelmedik kalmadı. Cumhuriyet- Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturmanın Türkiye ayağının başındaki en önemli isim Cumhuriyet Savcısı Nadi Türkaslan’ın 3 yılda başına gelenler, “dokunan yanar” sloganıyla örtüşüyor. Türkaslan’ın Ekim 2008’den bu yana yaşadığı süreç; iktidardaki isimlerle yakınlığı kamuoyuna yansıyan Deniz Feneri sanıklarıyla ilgili soruşturmayı nasıl zorluklarla yürüttüğünü de ortaya koyuyor. 
 Savcıların görevden alınmadan önce Almanya ziyaretlerinde çekilen bir fotoğrafı. Soldan sağa Mehmet Tamöz, Abdulvahap Yaren ve Nadi Türkarslan. Deniz Feneri savcılığından el çektirilen Nadi Türkarslan ve Abdulvahap Yaren’in basın soruşturma bürosundaki görevlerine de son verildi. Daha pasif birime atanan iki savcı, bitki çeşitlerine ait islahatçı haklarının korunması gibi konular üzerinde çalışmalar yapacak. 
| |