Biden, akademisyenlerin ihanetle suçlanmasını eleştirdi

160122155641_joe_biden_624x351_reuters_nocredit

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden

Türkiye’yi ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, akademisyenleri ihanetle suçlamanın Orta Doğu’ya ‘iyi bir örnek olmadığını’ söyledi.

Sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklama yapan Biden, Türkiye’nin dünyaya verdiği mesajların önemini vurguladı ve ekledi:

“Ancak medyaya gözdağı verildiği veya eleştirel haberler nedeniyle hapse atıldığında, internet özgürlüğü kısıtlandığı ve YouTube ve Twitter gibi sosyal medya siteleri kapatıldığında ve 1,000’den fazla akademisyen sadece bir bildiriye imza attıkları için hainlikle suçlandığında, bu gösterilmesi gereken örnek tutum değil” dedi.

İngiliz yazarlardan Cameron’a Türkiye mektubu

cameronİngiltere’nin önde gelen yazarları, Başbakan David Cameron’a bir mektup göndererek, mevkidaşı Ahmet Davutoğlu’na Londra ziyareti sırasında basın ve ifade özgürlüğünü gündeme getirmesini istedi.

Uluslararası Yazarlar Birliği’nin (PEN) İngiltere, Galler ve İskoçya’daki başkanlarının da aralarında bulunduğu 25 yazar; mektupta “Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik görülmemiş baskılar” ile ilgili ciddi endişelerini iletti. Gazeteci, yazar ve yayıncılara tehdit ve fiziksel saldırıların artık sıradan hale geldiğini belirten yazarlar; Hürriyet bürolarına saldırı, Koza İpek medya grubuna baskın yapılması ve el konulmasını saydı. Söz konusu basın organlarının cumhurbaşkanına eleştirileri ile bilindiği kaydedildi. İngiliz Vice News kurumu için çalışan 3 gazetecinin tutuklanması ve diğer gazeteciler hakkında dava açıldığı ve tutuklamaların sürdüğü de vurgulandı.

Milliyet’te tutanak krizi

Milliyet’te son 24 saatte gazetede büyük çalkantı yaşandı. Demirören ile tartışan Yayın Yönetmeni Derya Sazak istifanın eşiğinden döndü. Can Dündar ve Hasan Cemal de bu krizden payını aldı. Bu arada Can Dündar’ın, Öcalan’dan belgesel ricasının da tutanaklardan çıkartılarak yayınlandığı öğrenildi. İşte aşama aşama Milliyet’te yaşananlar;

İSTANBUL- “İmralı Tutanağı” başlıklı haberiyle Türkiye gündemini değiştiren Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Derya Sazak, gazetenin patronu Erdoğan Demirören tarafından uyarılınca odasını boşalttı. 

Bizimle oynuyorlar

Can Dündar

Oyun, çocuk dünyasında gerçeğin yansımasıdır. Çocuk, hayatı oyun aracılığıyla algılar, büyüdükçe de oyunda öğrendiğini hayata geçirir.

Anlaşılan stratejistler de öyle…

Oyunla dünyayı algılıyorlar, sonra da oyunu hayata geçiriyorlar.

* * *

Hürriyet’te Tolga Tanış’ın Washington’dan verdiği haber, son dönem yaşananların en net izahı gibiydi.

Din dersi de kaldırılsın o zaman

Can Dündar

Tabii talebenin çoğu, muhtemelen milli güvenlik dersi yerine kimya ya da fiziğin kaldırılmasını isterdi.

Ne de olsa milli güvenlik, kolayından geçilen, tam notun neredeyse garanti olduğu, ortalamayı yükselten bir dersti.

O açıdan kaldırılması, sınıflarda yeterince destek bulmamış olabilir.

Lakin bir yandan da bazı disiplinli askerlerin elinde bu dersin bir militarizm tahsiline dönüştüğü sır değil.

Dolayısıyla kararı alanları tebrik ederken milli güvenlik yerine mesela “sivil toplumun önemi” gibi bir dersi tercih ve tavsiye ederiz.

Belki bu sayede okullarda “Hazır ol!”dan “Rahat”a geçeriz.

Merve Kavakçı’nın evi basıldığında kıyamet koparmışlardı

Can Dündar

Başbakan’ın “Buyursun dağa gitsin” uyarısının ardından polisin Leyla Zana’nın evini basması zorbalıktır.

12 yıl önce de DGM savcısı, Fazilet Partisi Milletvekili Merve Kavakçı’nın evini basmaya kalkışmıştı.

O zaman da, merkez medyadan alkış sesleri yükselirken şiddetle karşı çıkmış, “Geceyarısı eşkıya kovalar gibi kapıya dayanıp zorbaca haneye girmeye kalkışan savcıyı” eleştiren bir yazı yazmıştım.

Faziletçiler henüz mağdur cephedeydiler. Hemen Kavakçı’nın evine koşmuş, savcının, dokunulmazlığı olan bir milletvekilinin evini basarak bizi dünyaya rezil ettiğini söylemişlerdi.

Parti yöneticisi Bülent Arınç “Bu, partimiz aleyhine tertiplenmiş bir komplodur” demiş, Meclis Başkanı’ndan özür dilemesini istemişti.

Hadi kadınlar, evinize!

Can Dündar

Zaman yazarı Ali Bulaç, geçen hafta kadınlarla ilgili dört yazı kaleme aldı. İlk üç yazıdaki kimi yorumları, küreselleşme karşıtı bir sol dergide yer bulabilecek radikallikteydi.

Özeti şu:

“Küresel piyasa ekonomisi, kadını sömürmek için onu evden koparmaya dönük bir seferberlik yürütüyor.”

Öyle anlıyorum ki, Bulaç’a göre;

AB’nin iş yaşamında kadınlar lehine ayrımcılık uygulaması da bu amaca dayanıyor.

Diğer sounçlar..

Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Filter by Categories
BİLİM VE TEKNOLOJİ
DÜNYA
DW HABER
EKONOMİ
GÜNDEM
KÖŞE YAZILARI
KÜLTÜR & SANAT
MEDYA & MAGAZİN
SAĞLIK
SPOR
YOUTUBE