| 
Türkiye Barolar Birliği, referandum ile ilgili yaptığı açıklamada “Seçimlerin yargı güvencesinde yapılacağına ve bunun sağlanmasından da YSK’nın sorumlu olacağına dair Anayasa’nın 79.maddesinin içi, maalesef bizzat YSK tarafından boşaltılmıştır” denildi. Türkiye Barolar Birliği’den yapılan açıklama şöyle: 1- 16 Nisan 2017 Halk Oylaması sürecini hep birlikte yaşadık. Bu süreçte görev alarak yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü için mücadele eden tüm baro başkanlarımız ile meslektaşlarımıza, toplantılarımıza katılan ya da sosyal medyadan izleyen, düşüncelerini paylaşan tüm vatandaşlarımıza, tercihi ne olursa olsun oyunu veren herkese içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. 

Türkiye’de bulunan uluslararası referandum gözlemcileri düzenledikleri basın toplantısı ile ön raporu açıkladı. AGİT, YSK’nin mühürsüz oyların da geçerli olacağına dair aldığı son dakika kararı için “kanuna aykırı” değerlendirmesini yaptı. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’na göre (AGİT) Türkiye’de düzenlenen referandum, “uluslararası standartlara uyumun gerisinde” kaldı. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı/ Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Birimi (AGİT/ DKİHB) tarafından oluşturulan Sınırlı Referandum Gözlem Heyeti’nin (SSGH) düzenlediği basın toplantısında konuşan Heyet Başkanı Tana de Zulueta, “standart dışı sahada oynandığı”nı söylediği referandumda, “evet” ve “hayır” taraflarının “eşit olmayan koşullarda” yarıştığını vurguladı. 

2017 Anayasa değişikliği referandumunda 2 buçuk milyon mühürsüz ve şaibeli oy itirazları devam ediyor. YSK’nın son saniyede verdiği “mühürsüz oylar geçerlidir” kararının ise geçmişte AKP’ye uygulanmadığı ortaya çıktı. 2014’teki yerel seçimlerde, Bitlis’in Güroymak ilçesindeki bir sandıkta ‘sadece bir mühürsüz zarfla’ oy verildiği tespit edilince AKP’nin itiraz edip, ilçedeki seçimi iptal ettirdiği ve İl Seçim Kurulu kararıyla yeniden seçim yapıldığı akıllara geldi. Üstelik o dönemde de Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığını yine Sadi Güven üstleniyordu… 

Tayyip Erdoğan’ın referandum için ” Atı alan üsküdar’ı geçti” dedi ama ekranlara yansıyan yüz ifadeleri tam tersini söyledi. 

CHP İstanbul Milletvekili Sencer Ayata kullanılan mühürsüz zarf sayısının 2.5 milyon olduğunu söyledi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, CHP Genel Merkezi’nde yaptığı açıklama ile Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) dünkü tarihi referanduma ilişkin verdiği “mühürsüz pusula ve zarf kararını” değerlendirdi. Tezcan, referandumun yenilenmesi gerektiğini belirterek “Tek bir karar vardır; o da seçimin, YSK tarafından iptal edilmesidir” ifadesini kullandı. 

“Bu sonuç, Türkiye’de siyaseti daha da büyük bir istikrarsızlıkla sürükleyecek.” ABD’nin saygın dergilerinden Foreign Policy, “1921’de Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile Atatürk’ün yolunu açtığı modern Türkiye’nin, dün düzenlenen referandumla artık ortadan kalktığını” yazdı. Steven A. Cook imzalı yazıda, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun Mustafa Kemal Atatürk’ün hayal ettiği gibi Türkiye’yi yasama ve yürütme ile yönetilen modern bir ülke haline getirdiği, Osmanlı İmparatorluğu döneminde sultanın elindeki yetkilerin halkı temsil eden Meclis’e devredildiği belirtildi. 
 Levent Gültekin Anayasa değişikliğinin ülkeyi tek adama teslim etmek olduğunu, bağımsız yargıyı yok ettiğini, ülkeyi parti devletine dönüştürdüğünü, 80 milyonun değil, bir kişinin huzurunu teminat altına aldığını yazdık, konuştuk. Dilimiz döndüğünce, imkan buldukça anlatmaya çalıştık. Fakat tam olarak ne olduğunu, ne getirip ne götüreceğini topluma anlatacak imkanımız olmadı. Medya onların kontrolündeydi. Her gün 25 kanalda sabah akşam halka yalan söylediler. Yalancı bir cennet vaat ettiler. Para onlardaydı, dağı taşı afişle donattılar. Kaymakamı, valisi, askeri, polisi, bürokratı… devletin tüm imkanlarını kullanarak ‘Evet’ kampanyası yaptılar. 
| |