Erdoğan 36 başdanışmana ne danışıyor acaba?

Ahmet Sever

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşülürken milletvekillerinin sorusu üzerine açıklamış:

“Külliyede 36 başdanışman var”…

Sayı vermiyor ama, “Danışman düzeyinde de çok sayıda hizmet eden arkadaşımız var” diyor…

Başdanışmanların eline, “6 bin 400 ek göstergeye tabi devlet memurlarının aldığı ücretin” geçtiğini, ayrıca özel bir ücret almadıklarını, sadece uçak bileti ödendiğini, harcırah verilmediğini söylüyor…

Geçmişte aynı görevde bulunduğum için, hasbelkader bu konuyla ilgili biraz bilgiye sahibim…

Daha önceki Cumhurbaşkanları döneminde 5 – 6’yı geçmeyen başdanışmanlar şimdi 36’ya fırlamış…

Sayın Kasırga’nın açıklamalarına bakınca, sanki başdanışmanlar kuru bir maaşa çalışıyorlarmış gibi bir algı ortaya çıkıyor…

Önce, Genel Sekreter Kasırga’nın cevabında eksik bıraktığı noktalara bir bakalım…

36 başdanışmanın sekreteri, makam aracı, şoförü, lojmanı, cep telefonu yok mu?

Cumhurbaşkanı ile yurt dışına seyahat eden başdanışmanların 5 yıldızlı otellerde konaklamaları, yeme içmeleri karşılanmıyor mu?

Ayrıca, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan bu 36 başdanışmana neyi, ne kadar danışıyor acaba?

Her birine 15 dakika danışsa, günde 9 saat eder…

Aslında bu başdanışmanların önemli bir bölümünün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ender görüşebildiğini, kendilerine de pek bir şey danışılmadığını düşünüyorum…

Erdoğan, şu veya bu nedenle bakan ya da milletvekili yapamadığı isimleri küstürmemek ve yanında tutmak için başdanışman yapmış…

Cumhurbaşkanlığındaki başdanışmanlık “arpalık” olmuş anlaşılan…

Kasırga, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçesindeki artışı savunurken, bir yerde şöyle bir izahat yapmak gereği duyuyor:

“Bütçemizde yer alan her kuruşu, aziz milletimizin, şehitlerimizin, fakir fukara insanlarımızın bir emaneti bilincinde harcıyoruz”…

Ne diyelim?

Her şey ortada…

Ama en azından, “Aziz milletimizi, şehitlerimizi, fakir fukara insanlarımızı” karıştırmayın bu işe diyelim bari…

Kul hakkına falan girmeyelim…

Kaynak : Ahmet sever – http://t24.com.tr/

Erdoğan’ın Soros bağlantıları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2003 yılında eski AB Bakanı Egemen Bağış ve halen AB Bakanı olan Ömer Çelik’le birlikte, Davos’ta George Soros’la bir araya gelmişti.

Ahmet Sever

Osman Kavala gözaltına alındı…
Yandaş medya her zaman olduğu gibi aynı manşetlerle çıktı:
“Kızıl Soros gözaltında…”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında, Kavala için, “Türkiye’nin Soros’u” tanımlamasını yaptı:

FETÖ ile irtibatı sebebiyle birisini gözaltına alıyorsunuz. ‘STK temsilcisiydi, medya mensubuydu, güzel vatandaştı’ gibi güzellemelerle hedef saptırmaya çalışılıyor. O STK mensubu dedikleri, Türkiye’nin Soros’u denilen kişinin havası çıktı meydana, bağlantıları çıktı ortaya. Siz kime neyi yutturmaya çalışıyorsunuz?”

Sayın Erdoğan şimdi biraz da sizin Soros ile bağlantılarınızdan bahsedelim…
2003 yılının Ocak ayı…
Yer, Davos…
George Soros ile burada bir görüşme yaptınız ve desteğini istediniz:
Türkiye’nin açık toplumu biziz. Bizi destekleyin…

Soros da destekledi…
Türkiye’deki Açık Toplum Vakfı’nın girişimiyle, bir Bağımsız Türkiye Komisyonu kuruldu…
Komisyon’da, eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtissari, eski Fransa Başbakanı Michel Rocard, eski Hollanda Dışişleri Bakanı Hans Van Den Broek, eski İtalya Dışişleri Bakanı Emma Bonino gibi Avrupa’nın saygın siyasetçileri bir araya geldi…
O dönem, hedef Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerinin başlamasıydı…

Türkiye’de TBMM’den ardı ardına reform paketleri geçerken, Bağımsız Türkiye Komisyonu’nun üyeleri de Avrupa başkentleri arasında mekik dokuyor ve Türkiye lehine lobi yapıyordu…
Ve siz bu komisyon üyelerini Ankara’da kırmızı halıda karşılıyordunuz…
Yakın dostunuz Can Paker de, Türkiye’deki Açık Toplum Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanı’ydı…
Ve size Soros’un mesajlarını da getiriyordu…
O dönem, Soros destekli ve sizin Osman Kavala için kullandığınız “Soros bağlantılı” bu faaliyetlerden çok memnundunuz…
Bu arada Can Paker, 2013’te yayımlanan “Geriye Bakmak Yok” adlı kitapta Fatih Vural’a hayatını anlatırken, Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’ın, Soros’un desteklediği TESEV’de staj yaptığını da açıklamıştı.

Yanlış anlaşılmasın…
Bu işbirliği çok doğru bir adımdı ve AB ile üyelik müzakerelerinin başlamasında çok büyük katkısı oldu…
Komisyon üyeleri para almıyor, sadece seyahat, konaklama, yeme içme-giderleri Soros’un vakfı tarafından karşılanıyordu…

Yanlış ve kabul edilemez olan, geçmişte Soros’tan destek talep eden ve desteğini de alan Erdoğan’ın bugün, Osman Kavala’yı, “Türkiye’nin Soros’u denilen kişinin bağlantıları ortaya çıktı” diye suçlaması…

Kaynak : Ahmet Sever – http://t24.com.tr/