| Sunday Times gazetesinde dün Ankara’da yapılan bombalı saldırıyla ilgili olarak Owen Matthews’ün bir analizine yer veriliyor.
Matthews, Erdoğan’ın siyasi hırsları nedeniyle barışın eşiğindeki Türk-Kürt çatışmasının alevlendiği değerlendirmesinde bulunuyor. Türkiye konularında yorumcu olarak tanınan Matthews’ün, 95 kişinin hayatını kaybettiği ve 200’den fazla kişinin yaralandığı saldırıyı değerlendirdiği yazısında şu ifadeler yer öne çıkıyor: “Ankara’da kalabalığı kasıp kavuran bomba saldırısıyla ilgili iki şey kesin. Birincisi bu trajedi Türkiye’deki 14 milyon Kürt ile Türk çoğunluk arasındaki çatışmayı alevlendirecek. İkincisi ise Recep Tayyip Erdoğan, ülkenin güçlü ve İslam eğilimli cumhurbaşkanı bu saldırıyı Kürt yanlısı muhalefetin itibarını zedelemek için kullanacak.” 
Türkiye’yi kan gölüne çeviren hareket noktası, tartışmasız AKP’nin iktidar gücünü yitirmesi.
HDP’nin barajı aşacağı kesinleşince, seçimlere iki gün kala bugünkü tablonun ilk katliamı yaşandı. Seçimlerin ardından barış süreci buzdolabına konuldu, PKK ile savaş yeniden başladı. 
Sedat Peker, memleketi Rize’de “teröre lanet” mitingine katıldı. Burada MHP’yi eleştiren Peker, ülkenin geleceği için AK Parti’nin yeniden tek başına iktidar olması gerektiğini söyledi.
Sedat Peker, memleketi Rize’de düzenlenen “teröre lanet” mitingine katıldı. MHP’yi eleştiren ve 1 Kasım seçimlerinde AK Parti’yi destekleme çağrısında bulunan Peker, Erdoğan’ı desteklemenin vatanseverliğin kendilerine yüklediği bir misyon olduğunu ileri sürdü. 
KCK’nin, 11 Ekim Pazar günü ‘çatışmasızlık’ kararı verdiğini açıklaması bekleniyor.
KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Bese Hozat, Özgür Gündem gazetesindeki köşesinde, “Özgürlük Hareketi, HDP’nin 1 Kasım’daki büyük zaferine daha fazla katkı sunmak için tekrardan tarihi bir tutum takınarak AKP’nin tüm iğrenç planlarını bir kez daha boşa çıkaracak ve gereken hesabı soracaktır” diye yazdı. Yazar Celal Başlangıç, T24’te kaleme aldığı yazısında, KCK’nin 11 Ekim 2015 Pazar günü ‘çatışmasızlık kararını’ açıklayacağını belirtirken, “PKK, 1 Kasım’a kadar sürecek bir ‘tek taraflı çatışmasızlık süreci’ ilanına hazırlanıyor” ifadelerini kullandı. 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran’dan sonra artan terörün sorumluluğunu bürokratlara yükledi. Çatışmaların başlamasını şahsına ve hükümete fatura edenler olduğunu belirten Erdoğan, “Kamu görevlilerinin gelişmeleri eksik veya yanlış değerlendirmesinin, bu konuda zafiyete yol açtığı anlaşılıyor” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çözüm sürecindeki zafiyet sebebiyle terör örgütünün güçlenmesini ve 7 Haziran seçiminden sonra artan terörün faturasını kamu görevlilerine kesti. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda 11. kez ağırladığı muhtarlara konuşan Erdoğan, “Maalesef, demokrasi ve özgürlükler art niyetlilerin elinde istismara açık hale dönüşüyor. Bu süreçte terör örgütünün kötü niyetlerini hayata geçirmek için istismar ettiğini gördük. Kamu görevlilerinin gelişmeleri eksik veya yanlış değerlendirmesinin, bu konuda zafiyete yol açtığı anlaşılıyor.” ifadelerini kullandı. 

İçişleri eski Bakanı Efkan Ala, PKK’ya yönelik operasyonlara izin verilmemesine ilişkin tartışmaları değerlendirdi. Ala, ‘Jandarma ya da emniyet herhangi bir terörist faaliyete engel olmak için validen onay almak zorunda değildir’ dedi. Dün açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan da kamu görevlilerinin eksik değerlendirmelerinin zafiyete yol açtığını söylemişti. Genelkurmay kaynaklı ‘operasyonlara izin verilmediğine’ ilişkin haberler ve belgelerin ortaya çıkmasının ardından AKP Hükümet’i yetkilileri topu güvenlik güçleri ve bürokratlara atma yarışına girdi. Dönemin Başbakan’ı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala da açıklamalarda bulundu. 

MİT’in, Roboski katliamından önce Genelkurmay’a PKK’li Bahoz kod adlı Fehman Hüseyin’in eylem arayışında olduğunu, bölgede 28 Aralık 2011 tarihini de kapsayacak şekilde eylem yapacağına ilişkin belge gönderdiği ortaya çıktı. Roboski (Uludere) katliamından sonra istihbaratı kimin verdiğine ilişkin tartışmalarda odak noktası olan MİT Müsteşarlığı ile Diyarbakır Başsavcılığı arasındaki yazışmalar, üzeri örtülmek istenen katliamla ilgili kritik bilgileri gün ışığına çıkardı. Yazışmalar ve belgeler, MİT’in, olaydan hemen önce Genelkurmay’a PKK’li Bahoz kod adlı Fehman Hüseyin’in bir eylem arayışında olduğu ve bölgede, katliamın yaşandığı 28 Aralık 2011 tarihini de kapsayacak şekilde, 21 Aralık-30 Aralık tarihleri arasında eylem yapacağına ilişkin bilgi gönderdiğini ortaya koydu. 
| |